Bekledim...
Karanlığın doğurduğu seher yeline hasret bekledim,
Güneşim dedim, yıllarca seni aradım!
Uykudan uyandığımda varsın yanımda diye seni seyrettim!
Ellerimde güllerin demet demet iş çıkışı sana taşıdım!
Yiğitlik damarımda efe gibiydim,
Sevdalı ve seninleydim.
Umursamadım gözlerimden akan uykuya başım dik bekledim!
Ruhunla her an yürüdüm.
Evreni geçtik bulut başkaydı,
Acı tatlıydı,
Çünkü senin yanındaydım!
Nereye gel desen gelecektim
Her sözüne inandım!
Sen doğmak nedir bilir misin aşkın yürekte…
Senin yüreğinde!
Öyle çiçeklerin arasında kokmayı bilir misin?
Ama senin bedeninde...
Canım ya... Hiç hissetmediğim şeyler ruhuma senden karışan
Gerçek bir aşk benimkisi...
Sadece sana!
Gözlerinden yansıyan ışığına tiryakiyim
Ne olur yüreğinde taşı beni…
Benim ol bir temmuz gecesi odanda!
Issız ve keşfedilmemiş kalbinde
Sonsuza kadar kalabilirim…
Emin ol o kadarda hafifim
Uyanırım aşkın her sabahında kokunla!
Lale bahçesinde öpmek istedim seni,
Annenin çocuğu öptüğü şefkatle buse buse…
Ama korktum bir an ya erirse diye!
Seni yaşatmak amacım daima… Daima huzur vermek!
Öyle bir coşku ve heyecan var ki,
Ne güzel hediye ah bilsen seni düşünmek!
Senin yelin bu esen meltem...
Savurur çöl ateşinde, sıcacık!
Söyle sana doyulur mu?
“Hayır doyulmaz... Doyulamaz! ” diye gaipten bir ses!
Kana kana içsem yine içerim,
Tadına tiryakiyim…
Uyandığın seherine şahidim
Böyle mükemmel başka düş olabilir mi?
Yüreğimde gezen sensin!
Coşkuluyum hala, gecenin son vaktinde
Her an cennetinle baş başa bırakıyor…
Ah bedenine dokunabilsem!
Ah bir merhem kadar yakın olabilsem!
Kokunu içime çeksem...
Acaba çekmeye kıyabilir miyim?
Kahrolurum ya bitirirsem diye belki de…
İstanbul kadar uzakta olsan bile,
Derin bir ohla çekiyorum seni içime!
Kollarım açık,
Yüreğim delice…
Asrın mecnunuyum
Ama senin!
Gözlerini gördüm ya…
Ruhunu tanıdım ya…
Merak etme ben seni çoktan tanıdım!
Senden seni, daha çok tanıdım!
Gözlerinden dudaklarına inen yolculuk o kadar samimi
Coşkusu dilimde, aynı sevdayı söylüyor…
Birisini tanımak dediğin nedir ki?
Hem...
Kim kimi tanımaya çalışıyor ki!
Cinsellikle noktalanan beraberlikler…
Ölmüyor mu hemen, ardından nefret okuyorlar!
Yüreğim bunu aşmış!
Ruhunu seviyor “seni seviyorum” derken!
Senin ölmeyen yerini,
Gerçek olan seni…
Parmakların değerken dudaklarına,
Bir buse kondurmak isterdim belki.
Otuz bir senelik bekleyiştir adı
Seni çok beklemişim, prensesimi!
Sen benim özlemimsin,
Kaç yıldır beklediğim özlemsin...
Sen benim olacaksın değil mi?
Hazırsın değil mi ruhunda benim olmaya...
Gerçekten olmaya!
Can atan, çıldıran ruhum
Bedenine karışmak istiyor…
Her yaşanan saniyesinin etkisi
Hiroşima’ya atılan atom bombası gibi yakıcı…
Etkisi yıllarca geçmeyecek kadar kalıcı!
İzlerini bedenim daima taşıyacak, canısı.
Hep benimle kalacaksın değil mi?
Yüreğinden gelerek gerçekten seveceksin değil mi?
Ben ölene kadar, hatta öldükten sonrada doldur mahşerimi...
Dileğim dualarımda, Mevla’dan daima seni isteyeceğim,
Cennette hurimi…
Eğer benden bir gün bıkarsan bil ki ben ölmüşüm!
Dünya dar gelir bana gülüm...
Kaçıncı boyutta bile olsam özlemin öldürür…
İnan öldürür!
Ne olur söz ver!
“Seni seviyorum…” demek için!
Yüreğin bu içtenliğime ses versin...
Sinyal versin,
Düşünmesin, sadece sevsin…
Söz mü?
Eğer bir gün sevdamız tene düşerse,
Görüşebilirsek gerçek anlamda,
İzlerin asla silinmez...
Süslenir yaşamımda,
Resimlenir beyaz duvağında!
İzler…
Ruhtan bedene yansıyan ağır geliş…
Sabırla yoğrulacak alaca karanlıkta,
Güneşine erişmek için
Aşkımızın aynalarına...
İki saat uykuyla bile olurum dağlar kadar güçlü ve ayakta...
Verdiğin moralin yeter bana.
Varlığın, nerede olursan ol düşer aklıma.
Uykusuz kalabilirim!
Yanında olabilsem yeter ki, uyusan da beklerim
İnan ki Beklerim!
Safet Kuramaz
__________________
Buraya Kadarmış ..
|