...Gazel Sarısı...
başka yolu yok
yağmur tozu serpeceksin saçlarıma
ya da dördüncü zamanın
çürüyen tenimde küf tutan toprağına
içime konuşur gibiyim nicedir
çınar altlarında arama suretimi
yaprak hışırtısından sorma hiç
böyle yetim akıyor nehrim
___söğüt küs
yosun tutmaz oldu su kenarları…
nicedir kum masallara bağışlandım
onlar ki dilsiz ve sağırdırlar
cinlerden vergi
bir sayrılık böğrümde kıyasıya yüzleştiğim
kırık dökük heceler dans ediyor eteklerimde
işgalci hüznümle dörtnala koşan
infazcı dilim bir de
susacak elbet nal sesleri bir gün
dalını yitiren serçeler yas tuttuğunda
gideceğim rüzgarın oğlu ey!
şarkılar gülmeyi unuttuğunda…
solgun mevsimlerin en şaşaalısı
___aşkı bilenim!
sararmış yapraklara yazdığım divanı yakmak yine sana kaldı
ellenmeden solan delifişek düşlerim adak ağaçlarında
‘bir yağmur inmeli’ diyorum gazel sarısına
yok başka yolu anla!
bir yağmur ki boylu boslu hüznümün endamında…
(27 Ocak 2006)
Üç yıl önce yüreğimdeki hüzünle gelmiştim Antoloji’ye. Dilimin döndüğünce yazdım, söyledim, “söz”ledim kendimi. Dördüncü yıl başlıyor bugün. Bir dolu şiir çocuğu ve dost edindim bu sayfalarda. Kimisi kaldı, kimisi gitti, kimisi gönderildi ve ben hiçbirisini unutmadım…
Nal sesleri susuncaya dek, hüznümle buradayız…
Vakitli vakitsiz çöreklenir durur içime.
Ben ise yağmuru beklerim! ...
Sevgiyle
Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|