…Eylül Kuşları…
yarısı yaz / yarısı kış
yarısı bir dolu hüzün / gece
yarısı günışığı / kışkırtıcı
ipini kopartmış entrikacı fahişe
işte geldi çattı mevsim…
yaz’ı bitirdik diyorum anla!
deniz tatsız / düğünler tavsadı artık
mağazalarda bir ucuzluk furyasıdır gidiyor
ne alırsan üç’e beş’e
oysa “insandan ucuz şey yok” demişti kadın
yakında bizleri de koyarlar vitrinlere
bir geliş / telaşlı
bir gidiş / bir sayrılık
bir de kemirgen duygu / insafsız
kalbe hançer saplayan cinsten
-yaşama sevincimizi çalmıştı hani
sessizce ağlıyorduk / ağlıyorlardı durmadan
ondan söz ediyorum
:
masumiyet gülücükleri
içimizdeki ıssızlığın dudağında kuruyor zamansız
erkekler rızk peşinde
dörtnala ter atıyorlar
işleri varsa ne mutlu!
yaygaracı kadınlar mı
ne desem ki
...yorum yok...
biliyorsun farklı biriyim ben
anlamam onları sizlerin anladığı kadar
önümüz kış’mış aldırma!
yakala eylül kederlerini suyun gözünde
aşka ve ölüme bağışla hüznümü ey sevgili
orada çöreklenen habis intihara
kalbimdeki kuşları sıkı tut yeter
göçmesinler! ....
(27 Eylül 2005 – Eylül Dosyası)
Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|