Masumiyet!
Sıkça kullandığım bir cümle var.
“Masumiyet bir kez kaybedilir! ...”
İkinci bir şansı olmaz insanoğlunun. İçindeki çocuktur ebediyen giden….
Üzgünüm dostlar. Pek çoğumuz gerçekten üzgünüz.
Düşünüyor, duyumsuyor ama yazamıyoruz. Kalemlerimiz tutukluk yapıyor.
Günümüzde yaşanan vahşeti, bazı odakların - belirli başka amaçların yanı sıra -masumiyeti yok etme çabası olarak değerlendiriyorum.
Çalınan şey sırf yaşama hakkı olsaydı eğer, bu denli acıtmazdı. Haksızlık ve kalleşlik var burada. Geride kalanlar ciddi anlamda örseleniyor; kirletiliyor; çamura bulanarak adeta karanlığa itiliyor. İçinde masumiyet ışığının bulunmadığı çıkmaz bir sokak nereye götürebilir ki insanı? ...
Sanırım herkes bir biçimde bu büyük acıyı yaşıyor. Şair belki biraz daha derinden hissediyor. Acı çekerken bile onu ayrıcalıklı yapan duygunun adı ise sorumluluktur. Ve ek olarak, en ağır yükü taşıma alışkanlığı ile keskin gözlerle bakma mecburiyetinden doğan “farkındalık”…
Gözleri acıyor şairin; yummak istiyor…
Kalemin sustuğu andır bu! ...
İçinizdeki çocuk ve sağlıcakla kalmanızı umut ederken, “Umut yoksa yaşamanın ve insan olmanın ne anlamı kalır? ” diyor ve noktalıyorum.
“Masumiyet” adına sevgilerimle…
(8 Eylül 2004) – “Nanik Atak” gurubu için yazılmıştır…
Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|