Sessiz Soluklar
Bitti artık, bitti herşey...
Ne sesin gelir, rüzgarın peşine takılıp...
Ne nefes alabilirim sensizlik üçgeninde...
Hayal şehrin, hayalet sevdaları...
Ölü şehrin ölü insanları...
Düşlerinde bile sevgisizlikleri yaşarlar...
Sessiz soluklanır hülyaları...
Bir damla yaş olsaydım gözlerinde...
Firar edip kaçsaydım göz pınarlarından...
Gardiyanım olsaydı bakışların...
Kirpiklerin aşılmaz parmaklıklar...
Dikenli teller sarsaydı bedenimi...
Kanasaydı ellerim, kaçamasaydım...
Akşam sirenler duyulsaydı türküler yerine...
Açık görüşlerim olsaydı benim de...
Volta atıp dursaydım yüreğinin avlusunda...
Ayak sesleri değil, yürek çarpıntıların eşlik etseydi...
Sabır tesbihleri dönseydi parmaklarımın ucunda...
Mahkemeler kurulup, celseler açılsaydı...
Kalem kırsaydı Hakim, itham etseydi savcı...
Savunma avukatım olmasaydı, sensizlik üçgeninde...
Protestolar olsaydı gönlünün meydanlarında...
Pankartlar açılıp, sloganlar atılsaydı...
Sensizlik üçgenimin tam ortasında...
Barış güvercinleri havalansaydı, limanlarda...
Bir tekne indirilirken suya sevinç çığlıklarıyla...
Halatlar bağlanıp çözülseydi kalbimin limanında...
Belalım benim, sevdalım benim diyebilseydin...
Elveda, elveda ey sevgili sana...
Şimdi sen uzaklarda, başka kollarda...
Geceni paylaşırken başka başka rüyalarda...
Çözülemeyen bir denklem misali...
İyi uykular sevdiceğim benden sana...
Eylül GÖKDEMİR
Eylül Gökdemir
__________________
Buraya Kadarmış ..
|