Onurun Gölgesinde - 1
Bir fincan kahvenin hatırı
yetim kaldı Hocam, yüreğinde.
yalnızlığın gözde acısı – bildiğim,
dört duvar arasında.
Bitmeyen *******de karardı dünyan,
ısrarla aldığın uzun mesafeler
gözünde, günlerdir yalan.
Bir elinde tartı, diğerinde –
hesap makinesi.
Zamanda yolculuğun mutlu kalıntıları
yalnızlığınla birlikte.
Saçlarında aklar, akıp giden suların
derinliklerinde...
Vicdan muhasebesi.
Gözlerini kapattığında, gönlünün yarısı
bir eş - sanat harikası
yaralı yüreğini dağlayan,
ne kadar çok özlediğini anlatan,
yalnızlığın ifadesi onurun gölgesinde.
Yüzünde hala korkuların izleri,
kırışıklıklarında gizlenen umut zincirleri...
Biliyorum Hocam, ay ışığında sabahladığını,
ziyalardan uzak, yakamozlar yabancı.
şehir sokaklarında dolaştığın
kaldırımlar bomboş.
Derin acılarından uzak...derdinden sarhoş.
Boğazında düğümlenen anlamsız kelimeler,
yalnızlığın şarkıları dilinin ucunda.
Acizliğin denizinde acımasız dalgalarda
dümeni kırık yarısı geminin...sular altında.
yalnız sen bir de ufukta uzun *******,
kaderin onurlu savaşına daldığında.
Kaçamazsın Hocam!
Kuşanır duyguların silahını
hep sen kazanırsın – bildiğim,
yeniden doğarsın!
Büyüttüğün çiçekler, filiz atmış Hocam,
birlikte diktiğiniz merhumun eşliğinde.
Güneşin doğuşunu birlikte seyrettiğiniz
hayalleri süsleyen hayat ağacın altında,
yıldızları saydığınız *******i,
karanlık gökyüzünde...yeni umutlar
taşlanmış sanki acılı yüreğinde...
__________________
Buraya Kadarmış ..
|