Damla
Hışırtılı dokunuşlarımla usulca dokunarak,
Kadife yapraklarının arasına,
Sarılan her damarında senin,
Akan ip incecik bir suyum ben.
Bir sana,
Bir kendime karışır giderim.
Su olurum da gelir gözlerine dökülürüm.
Damla damla
Bir damlayım ben.
Bir damla sevdanla,
Bin damla türkü olur,
Katmer katmer açılırım dillerinde.
Bir damla da sen bırak,
Hadi sen bana.
Güneş’ten aldığın parlak ışığından,
Kirpiklerine süzülen her bir damlanla,
Hadi damla,
Damla ki bana,
Kucağıma dökülsün gökyüzü maviliğin,
Damla damla.
Adı,
Bir damla acı,
Bir damla gözyaşı da olsa;
Yeter ki seni bana müjdeleyen bahtiyârlığın,
O bir damlacığın her zerresinden aksın bana,
Damla damla.
..
/Gizemli bir noktasında her insanın, mutlaka bir “Damla” sı vardır; /
Ulaşsa da ulaşmasa da ona /
Belki bir dantel inceliğinde örülmüş,/
Belki de bir sarmaşık gibi sarmıştır/
Ruhunu./
Platonik bir aşk ironisi halinde/
Saklar durur yüreğinin bir köşesinde devamlı./
O da hisseder,sezer bunu. /
Birikir birikir. /
Dilinin ucuna kadar gelir../
Kalır…/
Her şey kendi damlası içinde…/
İşte o bir damladaki büyünün lezzettir ki /
Bir yaşam sevinci halinde damlar biteviye/
İnsana… /
Hayata…/
Ve Doğaya…/
Ali Arslan
|