Rengarenk Yaşıyoruz
Rengarenk yaşıyoruz
Mavi tulumlu adamlar
(belki denize dalıp uzun uzun, hiç iç geçirmemişlerdi)
Üç kuruşa yıkıyorlar kirlenmiş ölülerimizi
İnfazlar sarıyor moraran boynumu bir kolye gibi
Yeşil arabalar taşıyor kanı çekilmiş bedenimi
Belki burası son bahçesidir çocukluğumun
Hayatın kahverengi gözlerine son bakışım
Ve ayrılığın ince beline son kez sarılışım...
Kına değil ellerine sürülen
Yağmuru içmiş toprağımda kan kızıllığıdır
Oysa bembeyazdı senin ellerin
Düşlerim gibi
Taptaze gülüşlerim gibi bembeyazdı
El sürülmemiş bir pamuk tarlasıydı sanki
Elimi sürsem kırılacağından korkardım.
Rengarenk yaşıyoruz
Gri bulutlar biriktiriyor ağır gövdesinde göz yaşlarımızı
Aşk renginde bir yağmur sonra
Akıyor bütün renkler
Sen kalıyorsun sadece
Islanıyorsun...
2005
Düzenleme
Melih Coşkun
|