Sessiz Çığlık
Karanlık bütün kasvetiyle geceye çöktüğünde
Durulur sular, yakamozlar oynaşır üzerinde
Bir akrep gezinir; düşüncelerimde sinsice
Rüzgârın getirdiğine boyun eğer yapraklar
Tavuk karası gözleri ürkek kıpırdanışlarla
Kim bilir? bu kaçıncı dalga, karaya vuran
Kim bilir? kaçıncı kaçınılmaz kırılış; kayalıklarda
Kim bilir? kaçıncı köpürüş, öfkeyle engellenişe
Daha sabaha çok var; akrebin iğnesi havada
Hava puslu, kurt düşmüş aklın sınırlarına
Ölüm arenasında yaşama savaşı duyguların
Var olma savaşı; kendini sokan umutların
Sabahı beklerken; çıplak bir kayanın üzerinde
Hüzün var; dalgaların sesinde, ürperiş nefesinde
Denizin kucağında ay, ayın kucağında bir adam
Bir akrep gezinir: düşüncelerinde sinsice, kara
Daha sabaha çok var; akrebin iğnesi havada…
Abdurrahman Güleç
|