Bir kısa mesajınız var!
şafağı yırtan
eni güne merhaba...
kuma gömülü dünden
özlenmek güzel de...
nerede kaldı
değişim
zaman akıyor durmadan
avuçları doldurmalı
bilemedim...
şimdi ben
bir yere mi gitmiştim?
ki
haberim yok! ...
olsa macor alcano onbeş
kartı atardım size...
tazesi bende kalsın
neyse...
bu sözden hep nefret ettim
çıplak ayağıma pranga idi
vurulan
morluklarım d/öndü yeşile
ki bir basamak üstte
görünmez kaza
karışan
yoksa düşlerime
düştükçe düşünce
şeytan dize mi geldi
tek gözlü
''körler''...
göremedi ışığı
neden öğrendim
sesli trafik ışığına
sağır
kırmızı dur bend/e
sarının yanında
bu rakip nokta
ne? ...
aynı sistem
mevcut yine
iskele karşısında
eğik başın karşımda...
çökmüş omzuna
kartal kanadı renksiz
siyah beyaz fener
günlük telaşın
gündeme oturan
kültür seviyesi
medeni savaş
altın kaplamalı dişi
aradın mı
bulunuyorum
ben
buldum
hem belamı
hem Tanrım’ı
bilirsin
pek iyilerim kanser yapar
neşter elimde
k/estim
kara sütüm yağ ardı
yan an ağı
yuvarlak köşe başlı
sevgim bana lazım..
sen kal
-ya da-
kalma
saygımla...
17/5/7
Zeynep Tavukçu
|