|
Aşmış Üye
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Cinsiyet : Erkek
|
Belli Başlı Davranış Tedavi Yöntemleri
Sistematik Duyarsızlaştırma :
Bu prosedür ,korkuları yada fobileri yok etmede oldukça etkilidir.İki önemli aşaması vardır.Kişi önce gevşemesi için eğitilir,sonra ya imgelenmede yada gerçek yaşamda,korkulan durumla dereceli olarak karşı karşıya bırakılır.Tedavi,bireyin en az korktuğu ,kaygılandığı durumu hayalinde canlandırıp,bu hayal kafasında canlıyken kendisini gevşetip,rahatlatmayı başarmasıyla başlar ve kişi için daha korkutucu durumlar sırayla ele alınarak devam eder.Aslında fobisi olan kişiler kendilerini korku yaratan durumlarda uzun süre kalmaya zorlayabilirlerse başlangıçtaki dehşet duygusu göreceli olarak azalır.Bu prosedüre “TAŞMA” denir.Özellikle agorafobi(kişinin kendi evi gibi güvenli yerleri terk etme korkusu)ve obsesif –kompülsif bozukluğun tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.(Steketee ve White ,1990;Emmelkamp ve Kuipus ,1979)
Kendine Güvenli Davranış Eğitimi
Bu eğitim bireyin, kendi düşünce ve duygularını kendine güvenli, fakat sosyal ortama uygun bir biçimde ifade etmesini amaçlar (WOLPE) Danışan, hangi durumlarda ne gibi sorunu olduğunu anlatır, nasıl davranması gerektiği tartışılır, karar verilir ve hayalde o sosyal durum canlandırılarak (terapist diğer kişi rolünde) davranış tekrar edilir ve öğrenilir. Birçok tekrardan sonra danışan o durumda kendine güvenli davranışı otomatik olarak yapmaya başlar.
Örnek Göstererek Tedavi Yöntemleri
Albert Bandura ve meslektaşları insan öğrenmesinin büyük bir kısmının başkalarına bakıp, onları taklit ederek oluştuğunu ileri sürer. Kişiye öğretilecek davranışın örnek göstererek öğretilmesi gerektiğini önerirler.
Edimsel Koşullama Yöntemleri
Edimsel koşullama yöntemleri kullanılırken istenmeyen davranış ödüllendirilmez, ihmal edilir istenen davranış ödüllendirilir. En çok kullanılan teknikler kısaca şunlardır.
• Markayla ödüllendirme (jetonla ödüllendirme); Temel ilke iyi davranış için marka (jeton) verme, kötü davranış için markayı geri almadır. Yöntem sık sık suç işleyen çocukların yerleştirildiği kurumlarda ve akıl hastanelerinde kullanılır. Kazanılan markalar kantinden yiyecek, içecek alma, bilardo oynama, TV seyretme vb. faaliyetler için kullanılır.
• Kendini Denetim.
Bireyin davranışının başkaları tarafından ödüllendirilmesi yerine, bireyin kendisinin vereceği ödüllemelerle denetim altına alması temel ilkedir. Hangi tür ödülün kullanılacağı ve hangi davranışın ödüllendirileceğine kişi kendi karar verir.
• Biyobildirim (biyolajik Geri Bildirim)
Birey mekanizmasını bilmediği halde, kendi bedeninin işleyiş tarzını etkiyeyebilen bazı değişiklikleri yapabilir. Bu teknik migren, baş ağrısı yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı ve sanan nöbetleri tedavisinde kullanılır.
• İtici Uyarıcılara Koşullama Yöntemi
Bu yöntem, bırakması gerçekten zor olan alışkanlıklar söz konusu olduğunda, hasta ve terapistin birlikte verdikleri kararla uygulanır.
Teknik, kötü alışkanlıkla acı veren itici bir uyarıcıyı aynı anda vermektir. Bu itici uyarıcı, elektirik şoku olabilir yada verilen bir ilaç sonrası ortaya çıkan mide bulantısı ve kusma olabilir. Ancak bu teknik zor durumda kalmadıkça kullanılmaz.
• Bilişsel Davranış Terapisi
Albert Ellis kurucusudur. Bireyin kendisiyle ilgili olumsuz duygu ve düşüncelerini öğrenilir, bu düşünce tartışılır, yanlış olduğu gösterilir ve olumsuz düşünce değiştirilir. Araştırmacıların vurguladıkları nokta, kendine güvenen ve yeterli beceri ve yeteneğe sahip olduğuna inanan bireyin, enerjisini kaygı ve korkuya harcamayacağı için, içinde bulunduğu durumda başarılı olacağıdır.
• Varoluşçu Humanıstik Terapi
Humanistik görüşü temsil eden psikologlar, psikolojik bozuklukların, kişinin kendi potansiyelini gerçekleştirme süreci, koşullar yada başka kişilerce engellendiği zaman ortaya çıktığını kabul ederler. Kendini gerçekleştirmeyi, psikolojik gelişmenin temelinde görürler, Bireyin şu andaki öznel yaşantısına ve bu yaşantının ne kadar farkında olduğuna önem verirler. Humanist terapiler, kişilerin gerçek benlikleriyle temas halinde olmaları halinde olmalarına, kendi yaşamları ve davranışları hakkında bilinçli seçimler yapmalarına yardımcı olmaya çalışır. Hasta, kendi olma yeteneğini olabildiğince artırmalıdır. Terapistler, kendilerine davranışsal sorunlarından dolayı başvuran kişiye yaklaşımlarında, bir insanla ilişki kurduklarının ve kendilerinin de bir insan olduklarının farkında olmalıdır. Kişiye geçmişten çok, burda ve şimdi yaşamakta olduğu vurgulanır. Amaç, kişinin kendi düşünce ve duygularını keşfetmesini kolaylaştırmak ve kendi çözümlerine ulaşmasına yardımcı olmaktır.
• Danışan Merkezli Terapi
Carl Rogers tarafından 1940 larda geliştirilen danışan merkezli tedavi, kişinin kendisi için en iyi uzman olduğunu ve insanların kendi sorunlarını çözebilecek yetenekte olduklarını varsayar. Terapist, danışan (hasta yerine danışan demeyi tercih eder) kendi gereksinimi ve duyguları hakkında anlattıklarından hareket ederek içgörü geliştirmesine yardımcı olur. Böylece danışanın duyguları açıklığa kavuşmaya başlar. Terapist sorunları danışanın gördüğü biçimde görmeye çalışmalı sıcak ve onaylayıcı olmalıdır. Empati, içtenlik ve gerçekçilik olması gereken en öneli niteliklerdir.
Danışan merkezli terapi haftada bir kez yer alır. Zamanla kişi terapiste gerçekten güvenir ve bu özgür ortamda yavaş yavaş bastırmış olduğu duygu ve düşüncelerinin farkına varır, yarıda kalmış olan kendini gerçekleştirme sürecine yeniden başlamaya girişir, kendini olduğu gibi kabul etmesini öğrenir ve kendi kendisiyle iyi bir iletişim kurar.
|