Kırlangıç Özgürlüğünde
bir gün bir dost
unutamadığın
bir anını anlat dedi
bir anı
unutamadığım
içinde sevgi olan
sebepsiz gitti
düşüncelerim
dört duvar
demir kapılar arkasına
oysa bir kırlangıç özgürlüğünde
dolaşmıştı bedenim
dört bir yana dağılmıştı
mevsimler boyu
anılarım
kır çiçeklerin
özlemlerini çağrıştıran
meydanlarda
korkulara siper olan
onurdan
ve
oğlumla
döktüğüm sevinç
gözyaşından
öte bir zamanın
içine sıkıştırmıştı
düşüncelerim
dört koğuş
bir avlu
oda seksen yürek eder
seksenli yılların başında
*******i bir hüzün çöker
koğuşun penceresinden
karartılar görünür sadece
birde karşı iki koğuş
mevsimlerden
bahar olunca
sabahları kuşların
cıvıltıları dolardı koğuşa
paylaşmak için ekmekleri
tünerdik pencere önüne birlikte
bir serçe iki serçe yerdi
üç serçe
seslerini sunarlardı bize
bir yürek iki yürek dinlerdi
on yedi yürek
bir sabah
gün ağarmadan
farklı seslerle uyandık
avlunun köşesine baka kaldık
yuvadan düşmüş bir yavru
çevresi ana baba dolu
yufkayı bilir misiniz
anadolu dokusu
koğuş yufka yürek dolusu
kiminin kalemi kırılmış
kiminin çürümeye yüz tutmuş
kimi on beşlik kimi müebbetlik
hepside ana kuzusu
bir görseydiniz
ahhh o günü
bir görseydiniz
görseydiniz
o gün paylaşılamadı
ne ses ne ekmek
kaşık sesleri gelmedi
bardaklardan
bekledi yirmi yürek
avluya çıkıldı tek yürek
kuşların çığlıkları kesilmeden
kanat seslerine karıştı
yuva iki adam boyu yukardaydı
yavru alındı omuzlar verildi
sanki birden gök gürledi
metalik bir ses durun dedi
durmak olur muydu
saflar tutuldu kapılar korundu
omuzlar üstünde yükselirken
avlu doldu, kavga yaman oldu
kuşlar sustu
kan avluya bulaştı
koğuşumu özledim
avlumu özledim
hücremde bilseniz
neler düşledim
neler
ilk ziyaret cimiz
komutan oldu
“neden
söylemediniz dedi”
gözünde bir bulut
sesinde yağmur habercisi
”değer miydi
değer miydi”
bir sızı vardı
bedenimden öte
gözündeki bulut mu
damlamıştı yüreğime
”kuş yuvadan uçtu dedi”
son gelişinde
anladım
yağmur damlalar
düşüyordu
onunda yüreğine
nedendir bilmem
bir anı anlat dendiğinde
takılırım zamanın
bu köşesine
oysa kırlangıç özgürlüğünde
dolaşmıştı bedenim
|