Tek Mesajı Görüntüle
Old 04-28-2009, 04:03 PM   #423
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Kırlangıç Özgürlüğünde

bir gün bir dost
unutamadığın
bir anını anlat dedi

bir anı
unutamadığım
içinde sevgi olan

sebepsiz gitti
düşüncelerim

dört duvar
demir kapılar arkasına

oysa bir kırlangıç özgürlüğünde
dolaşmıştı bedenim

dört bir yana dağılmıştı

mevsimler boyu
anılarım

kır çiçeklerin
özlemlerini çağrıştıran

meydanlarda
korkulara siper olan
onurdan

ve

oğlumla
döktüğüm sevinç
gözyaşından
öte bir zamanın
içine sıkıştırmıştı
düşüncelerim

dört koğuş
bir avlu

oda seksen yürek eder

seksenli yılların başında

*******i bir hüzün çöker
koğuşun penceresinden
karartılar görünür sadece

birde karşı iki koğuş

mevsimlerden
bahar olunca

sabahları kuşların
cıvıltıları dolardı koğuşa

paylaşmak için ekmekleri
tünerdik pencere önüne birlikte
bir serçe iki serçe yerdi
üç serçe

seslerini sunarlardı bize
bir yürek iki yürek dinlerdi
on yedi yürek

bir sabah
gün ağarmadan
farklı seslerle uyandık

avlunun köşesine baka kaldık

yuvadan düşmüş bir yavru

çevresi ana baba dolu

yufkayı bilir misiniz
anadolu dokusu

koğuş yufka yürek dolusu

kiminin kalemi kırılmış

kiminin çürümeye yüz tutmuş

kimi on beşlik kimi müebbetlik

hepside ana kuzusu

bir görseydiniz
ahhh o günü
bir görseydiniz

görseydiniz

o gün paylaşılamadı
ne ses ne ekmek

kaşık sesleri gelmedi
bardaklardan

bekledi yirmi yürek

avluya çıkıldı tek yürek

kuşların çığlıkları kesilmeden
kanat seslerine karıştı

yuva iki adam boyu yukardaydı

yavru alındı omuzlar verildi
sanki birden gök gürledi
metalik bir ses durun dedi

durmak olur muydu
saflar tutuldu kapılar korundu
omuzlar üstünde yükselirken
avlu doldu, kavga yaman oldu

kuşlar sustu
kan avluya bulaştı

koğuşumu özledim

avlumu özledim

hücremde bilseniz
neler düşledim
neler

ilk ziyaret cimiz
komutan oldu

“neden
söylemediniz dedi”

gözünde bir bulut
sesinde yağmur habercisi

”değer miydi
değer miydi”

bir sızı vardı
bedenimden öte

gözündeki bulut mu
damlamıştı yüreğime

”kuş yuvadan uçtu dedi”
son gelişinde

anladım
yağmur damlalar
düşüyordu
onunda yüreğine

nedendir bilmem

bir anı anlat dendiğinde
takılırım zamanın
bu köşesine

oysa kırlangıç özgürlüğünde
dolaşmıştı bedenim
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla