Özlem…
Kalbim sürgünde, pranga vurulmuş mahkûm…
İçimde sonsuz bir âlem, onu düşünmekten yorgunum!
Yalnızca bakıyorum, görüyorum… Ya sabır! Susuyorum,
Zorundayım sanki oyuncu olmaya,
Senaryo okuyup, yaşamaya!
Ne doğayı nede doğalımı bir nefeste alamıyorum,
Ruhum dört duvar arasına sıkışmış, her an ölüyorum!
Bir tomurcuk, hani filizlenecek… Şuracıkta görebilsem,
Aksa hayat suyum pırıl, pırıl içinde balıklarla yüzebilsem,
Bastığım toprak üzerinde tanıdık ayak izi bulabilsem,
İçimde yangınlar, anılar, neler… Kendimi bir yere koyamıyorum!
Her şey bensiz: sesler, gezenler, temaslar…
Âlemin kokusu, gelecek korkusu, umudumun yolu!
Oysa düşümde dünya eşsiz: sevgiler, seçenekler, sebepler…
Tarih şuuru, yürek coşkusu, herkes bilir beni kimin kulu!
Ne ispat var özlemimde nede şaşırtan icat… Senaryo anlık doğuş!
Kalmamış suç, insan olmak büyük güç, âlem bedenimde koğuş!
Safet Kuramaz
|