Bekleme Salonu
Bir büyük bekleme salonu dünya,
Bekleriz beşikten mezara kadar,
Bekleriz,beklenen gelecek güya,
Bekleriz,gözümüz hep ufka dalar.
Bekleriz'Ah bahar'diye kışlarda,
Baharlar gelince yazı bekleriz,
Renkten renge giren o akışlarda
Hiç tükenmeyecek hazzı bekleriz.
Bekleriz açılsın diye tomurcuk,
Açılır tomurcuk,döner çiçeğe,
Sabır ile helva olurmuş koruk,
Çiçekler dönüşür ballı meyveye.
Bekleriz,bahar da gelir ve geçer
Kavak yelleriyle,gül dallarıyla,
Su gibi süzülür,kuş gibi uçar,
Kayar elimizden ışık hızıyla.
Bekleriz,bir şeyler alıp götürür
Bizi ömrün başka iklimlerine,
Çok şeyler değişmiş gibi görünür,
Aslında orda da bekleriz yine.
Bekleriz,güzler de çalar kapıyı,
Camlara hüzünlü yağmurlar vurur,
Düşer aklımıza hep öbür kıyı,
İçimizde fırtınalar kudurur.
Bekleriz o zaman geçmiş günleri,
Gelecekler gibi onlar da gelmez,
Düşlerde yaşarız ancak dünleri,
Beklemenin artık anlamı kalmaz.
Yine de bekleriz son güne kadar,
Ölümse beklenen,gelir mutlaka,
Bekleriz,gözümüz hep ufka dalar,
Bir büyük bekleme salonu dünya.
Yılmaz Aybar
|