Ah Dedikçe
Ah dedikçe kara bağrım yanıyor
Çam özünden çıkmış çıralar gibi
Yavaş yavaş kaynayarak kanıyor
Kapanmak bilmeyen yaralar gibi
Yanmış yürek dilik dilik dilinir
Göz göz olup delik delik delinir
Uzaktan bakmadan gârip bilinir
Kat kat boya yemiş karalar gibi
Gurbette kalırsan ismin bilinmez
Bir kerecik olsun kapın çalınmaz
Özden taşıp akan yaşlar silinmez
Dağdan gelen coşkun dereler gibi
Zâlimler yalnızı tutup savurur
Öfkesi dinmezse vurup devirir
Zevk için ateşe sürüp kavurur
Yolup yolup yığar paralar gibi
Gâribin derdine çare bulunmaz
Kimsesiz ölene namaz kılınmaz
Arkasından bir fâtihâ salınmaz
Koyarlar bir kâbre küreler gibi
Tasalanma fırtınadan boradan
Dön O’na putları çıkar aradan
Şükredeni korur yüce yaradan
İnleme Muhsin’im curalar gibi
|