Körlük
Dokun bak ey sevgili,
Yaralarım ne kadar çıplak.
Göğsümde ağulu bir ezgi,
Ağzımda çürük sakız tadında,
Paslı yemin törenleri.
Buhurdan desteğinde katlanılan ölüm kokularına,
Ve hiç hazır değilken yas rengi bir hayata,
Bebeğimi emzirirken yakalandım kıskıvrak.
Dinle bak ey sevgili,
Adın gerçeğe ne kadar uzak.
fFrçanın kabzasını kuvvetle kavradım senin için,
-her nesne biraz silahtı bizim için-
Sonra paletimdeki renklere baktım,
Yoktu,
Dünyanın nü resmini yapacağım renk kaybolmuştu.
İnanamadım,
Rengini kaybetmiş bir nesne,
Nasıl kendi olabilir ki;
-iyi ki değişim tek Tanrım,
yoksa çıldıracaktım bu komediye-
Vodvil hareketli olsun diye,
Kimsenin kaderinde yoktu yansıyanı yansıtmak.
Ey sevgili dikkatle bak,
Bakışlarım anlamaktan ne kadar uzak.
Bir tane daha istemek yerine,
Varolandan birini vermeli diyet niyetine.
Üçüncü gözüm işe yaramayacak,
Anladım,
Tek gözüm sınırımı hatırlatacak,
Al birini-ki diğeri zaten kendine tutsak-
Yaklaş bak ey sevgili hayat,
Gördüğüm senden ne kadar uzak.
|