![]() |
|
|
#11 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57962
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Buğulu Ses
Vuslatın var mı busesi, neş'esi Kavuşmak mı? Bilinmez ne berisi ne ötesi Canözüm duy bu buğulu sesi Vedanın alnına buse kondurmuşlar Zamanı aşkın kapısında dondurmuşlar Sen gelsen... Bir el versen Zaman çözülür fikrimce Senin gözlerin Fırat'tan coşkun Bakışların Sırat'tan ince Hele ki bir çift yaş süzülünce Billur jaleler peşi sıra dizilince Çöllerde bahar olur Güller de nehir olur Akar İbrahimî aşklar Sözcükler sihir olur Açılır aşkın kapısı Kalbin sevdamın tapusu O narin kalbin ki; Senden sana firarımın yapısı Açma sineni, dinmez tipisi Sağda bir, solda bir iki nur var Nurlar başına taç iki nar var Sevdana selam durmazsam Bil ki bende kusur var Ben bir sana sevdalı Ben bir sana deli Lakin bilesin Bende senden öte bir Var var Kalbimde aşktan örülü bir hisar var Her halime şahit bir sır var İkbâlim istikbâlime şahit olsun Bir aşk ki, tarifi yok, sığmaz zamana Senden evvel bin yıl Senden sonra sürecek bir asır var Ama sakın korkma! Aşkından hatıra, Yüreğimden silinmez bir sır var. Adın ummanlara denk Bitmez hasretim Bitmez bu cenk Ey sevgili kâri! Hasretim gayyanın derûnuna düştü Ne olur sen anla... Sen anla bâri. 13 ARALIK 2004 Saat: 02:27 ANKARA Faruk Gökbulut
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|