![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Konuşmak
Konuşmak; Suların yolları parçalaması gibi Volkanların patlaması gibi Konuşmak Sabahlara kadar Bugüne dek tüm sustuklarını, Aylar boyu Yıllar boyu Susmaksızın konuşmak, Belki kısık sesle ve tedirgin en başında Ve sonra gürler gibi şehrin meydanlarında Sessizliğin nankör duvarlarını parçalarcasına konuşmak (Korkma çiğden Sen gül yaprağı da olsan Solsan da güzellikten solarsın, Ölsen de cesaretinden ölürsün Korkaklığından değil) Konuşmak; Dinleyen olmasa da sesini Duyan olmasa da Dağ başlarının sessizliğine inat Bütün kuru gürültüleri bölercesine Sevgiliye güzel bir söz söylercesine Konuşmak Susmadan ve kan kusmadan Zalimin zulmüne inat Kelepçeye, işkenceye, Zindana, tel örgüye, Sınırların esaretine inat Konuşmak Suskunluğa inat... 12 Mart 2003 00: 17 Melih Coşkun |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|