![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İçimdeki Damarda Tıkandım
herşey peygamberdevesinin kendini dişisine kurban etmediği bir dalı kırmasıyla başladı. Ve ardından yusufçuklar kaçırdı yumurtalarını bataklıklardan... Ardıç kuşlarına niye saldıramadı kartal o gün, niye sinemedi gelincikler çukurlarına bukelamunlar niye renk vermediler ve koalalar neden yaprak aramadılar gecenin soğuğunda? ? ? tanrının zekasını kıskanmışımdır hep çılgınca mı? kıskançlık ve tanrı... çözüm ne peki söyle, anlat hadi balarısı? 'çakıltaşlarının sevişmesiyle doğmuştum ben avlarım mağaramda hazırdı evlatlarıma bir kayadan akan kanla yayıldı zekanın sarmaşıkları yeryüzüne Deniz akrepleri sığ sulara saldırdı sonra medcezirlerle çoğaldılar toprakta telef oldu köpük kusan balıklar bir kere azmışlardı korkunç yaratıklar kömür suratlar az durmadı yerinde istilalar başgösterdi azgın sularda tüyler havalandı kadavra kokulu çağda kapandı yaralar bir süre de olsa zeka nefes aldı.... kafataslarını algıladı ışık yarımyamalak bela geliyordu usulcana çırpınarak korkusuzca... çenelerin donduğu bir yörede bir aile aldı eline çiviyi sürüyle bitti gösterileri sürüyle yüzüldü derileri.... killere boyandı alınlar boncuklar takıldı boyunlara izinsiz mideler kalktı ayağa çöpler birikti tepelerde buram buram ırk savaşçıları çalışmaya başladı ihtiraslar büyüttü gözbebeklerini, tıpkı bebek gibi silkinemedi zeka anlatamadı derdini bir türlü akınlar oldu bir sonraki gün çığlar düştü üstüne lavlar aktı yerine dayandı üşümedi, üşütmedi evlatlarını gece yol aldı sabah kalkamadı yerinden karanlık kilimlerle uçtular etrafa çocuklar ağladı beşiklerde heykeller uyandırdı sabahı neşeli çığlıklarla büyüdü ormanlar el işi görgüler kazandı yarını ama zekayı iyileştiremedi bir türlü ıslak bıyıklarla üstün geldi peçeler kalın ciltler hükmetti hayata ama bir çıra idi aradığı sonun küller düştü okyanuslara kolonilerce arı geldi bir araya sığırların kuyruklarında buluştular daima saklandı bilgiler gizli yerlere ayaklar bulamadı onu bir türlü çılgın heyacanlar ritm tuttular ateşler etrafında kaçırdılar nesilleri özlemediler berilerini düşünemediler gerisini ve zeka ayırdı onları izlediler birbirini ama birleşmedi türleri selim basiretler gırtlağa düğümlendi' ıhlamurlarım kaynamıştı artık süzüldüm kartalların sırtında çömleklerim kurumadı ama güneşte özgürlük haykıramadı yerin dibinden zeka kayboldu yerinden..... Babil'deki dilimi arıyorum suskunluğun özünü izlerin bedelini tanrının dilini... şeytanı bile affettim. sansa da dost benle yalan mı kaldım onla bir ömürde yok oldu bağrıma basınca nedense kıskandım seni her zaman sayılarını göstermedin sakladın kaldın terli çarşaflarda görüntün gözlerime indi kuru toprakta ağırlığın bedenime bindi. çelişkilerini bile çözdüm ne kadar dost olduğunu sözlerinin beni çağırdığı içimdeki damarda tıkandım. Babil'de kaybettiğim dilimi özlüyorum suskunluğun özünü izlerin bedelini tanrının dilini... Reha Başoğul |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|