![]() |
|
|
|
|
#1 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...“Son Mohikan”*...
bin yıllık sofasına uzanmış tülünün minesinde dalgın o kadın: adı mohikan “son”u noksan hiçlik yankısına adandı süzüldü dilsiz bir dağ yamacından tarih sırıtıyor tel kakülünde hayli kalabalık şeffaf / şakırtılı uçurumda düş arıyor melez kanı iştiyakla tutunuyor iç avlusuna eşeledikçe koku salıyor gönül evi göğünü yaratıyor hayale bakan sardunyalı odasında sol eli “la” sesi minör incelik hava: Verdi’den bir arya ‘doruklarda nefes alan kartal’…öyle mi? bozkıra veda edilir, boş versene! kıyıya da çatırdasın tekneler yıkılsın yaşam iskelesi düşsel intiharlar doğuruyor kadın “vita” kutusuna sıkışık zamanı ufalayan gül manifestosu dokuyor kiliminde çetele tutuyor hazirana dair defter-i kebirinde titreyen tebessüm deli kırbaç ey! mazrufu yok saymak yakışmaz elbet üzülme sen! kalbidir hem gözleri hem nefesi : yansa solsa da susmaz nağmesi mümkün değil söz geçsin bir ilkyaz gülüne! (11 Haziran 2006) (*) …… “mümtaz dedi ki aneyin gözleri doktor yasaklamış net’i bilinmeyen numaraları aradım bir kanat sesi sonra ”yok yok” dedim ”son mohikan o söz geçer mi doruklarda nefes alan bir kartala” Nefise Nar (Nefise Pınar) ..... Bana armağan edilen bu enfes şiiri mutlaka belgelemeliydim. Üstelik de “son mohikan”ın yaşam defterinde, 6.dekad’ın ikinci sayfası açılırken… Teşekkürler Sevgili Nefise Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...“T. Uyar”a*...
bir kış açılış yapıyor içimde katları boşalıyor göğümün gülü bimar edendir buza eriyen külüm beni görmezden gelen ağartı bağışla! “uyar”la beni çaputunu bağla şiir taşıma (*) Turgut Uyar: 4 Ağustos 1927 – 22 Ağustos 1985 (22 Ağustos 2007) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...”Finale”...
duvara konuşmanın anlamını çözmeden olmaz! kışa durmuş orman sabrını öğrenmeden bir ses var içimde ben'i ben'den çıkardığım karanlığa üflenir her çelimli nefes aşk acıyı yalayan duvarlar büyü bozar dil keskinleştiğinde boşluğa ünleyerek bulunur benliğimiz şiir tinsel prelüd gök havzadan rüzgâra bağışlanan töz içimiz bir nefes yaşamaktır her sabah iki nefes ölmek kendini kendiliğine böyle tamamlar zaman... ('6. DEKAD' - Hayal Yayınları, Birinci baskı Ocak 2008) (Hayal Dergisi, Ocak-Şubat-Mart 2008, Sayı 24, 'Şiir ve Kendilik' Dosyasından...) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Abraş...
kimse aldırmıyor di’li geçmişe geleceğe fal tutan sıradan hiçliğe kim imzaladı bizi ipe çeken yasayı? değişiyor kimyası zamanın mürekkep al'dan sarı ince bir acıya yontuluyor çıban insan dönüşüm insan sancı içerisi karadelik ‘öteki’ dışarısı habis böcekleşmenin diğer adı bileğime dolanan asi bu huy nesli tükenen savaşçı ruh kimden kalma kim diyor önce sağaltıp yaramı terimi kurulayacakmış sonra! ‘kimse’ sürgününde yol verdim avuntu teknesine yabana bıraktım dilimin yaldırak yanını ah! diye diye işte böyle dağ yıkıldı bitirmedi(m) çağırdığı(m) türküyü* sökün taşlarınızı! tüm yap-bozlarınızı ipiniz darağacınız ne varsa alıp kendinizle noksanlığınızı alıp tuzunuzu gidin buradan dilim çiçekbozuğu dilim abraş sehpanızda davul çalıyor bugün (*) Emin Akdamar ('6. DEKAD' - Hayal Yayınları, Birinci baskı Ocak 2008) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Acı Yitim...
________________“oysa tanrının şair dediğine ________________deli diyor gören ________________sözlüğe maya çalarken.”* güncemiz ağlayan nilüfer çiçeği vurgunu sahipleniyor yenibaştan kurgulanıyor öykü her sayfa köklü değişim ******* dil bekçisi isyanın zirvesinde yıkımı sorgularken “maya çalan” tozlanmış bir kapı girişinde çekiliyor tanrıların sütü nilüfer, boşluğa yayılan ukde akıl sedefine küs -kırım sürgünü- zaman külrengi çınlıyor yine (*) Özge Dirik (27 Ağustos 2007) - 6. Dekad, HAYAL Yay. Ocak 2008, s. 46 Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Adak Ağaçları Kızgın! ...
delice kıpraşan aklın köşesinde bir dünya barınıyor hüznün gölgesinde gökyüzü kıpkızıl çığlıklar kül rengi kolay değil bulutu yadsımak eprimiş bir takvimin anlamını yok saymak ve susmak tepeye yürüyen patika yolları çöl ılgımıyla birlikte yakmıştım ya en çok adak ağaçları üşüdü! nedir bu melankoli henüz uyuyan bahar ve usturanın kör ucunda benim kışa sökün etmem mi turfanda sevinçlere gebe olmalıydım oysa saat başı davet alıyorum şubat kuşlarından yalnızlığı buza terk etmiş öylece bekliyorlar yediveren bir gönlüm var ya kocaman zoraki bir gülücük bağışlıyorum onlara yürek alacasından insanım ve ruh yorgunu “berbat” hissetme hakkımı kullanıyorum sonuna dek yine kızdırdım işte adak ağaçlarını! umudun suretini astığım ağaçlar ey! sinsi kurtlarınız başkaldırıyor kemirilmiş kelimeler donuyor kuru dallarınızda geçmişte bir gün “acı” eskitmiştik hani bir çocuğun elinden tutup parkları dolaşmıştık kayboldu çocuk sonra acıyla birlikte gezinirken ben de mi bittim yoksa üşüyor adak ağaçları adak ağaçları çok kızgın bana! bahçeler ıssız bahçeler küskün bütün ağaçlar nezir ağacı bugün aç kulaklarını Nazım! iyi dinle beni mutsuzluğun resmini yapıyorum giderayak Abidin’e söylemeyi sakın unutma! meşum bir sessizlikte sevişen kelimeleri odun niyetine yaktığım sükuneti yitirmiş tımarhane aklımda! ... (28 Şubat 2004) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Affidavit...*
onay almaksızın yürüyeceğiz sezmesinler sille tokat giriştiğini bu ayarsızlığa sindiremesinler zamanın yeminli sesini kurd’u diyorlar insana insan için hadi canım sen de! budalalar için de şaklar sözün kırbacı bir daha düşünmeli kategorize edenler ki insan insanın sesi harfi hecesi anlaşılmaz bir manzumede yeşeren ilhamın kendisi sorumluluk payitahtında kuşunu yemlerken bin özenle şakıyarak iç dinamiğinde hazzın hayata dair sırlar devşirdiği alfabesi kaldır kafanı göçükten yürüyoruz! beyan verildi mühür hazır bir dağ serçesi ant içiyor şimdi (*) Affidavit: Yemin altında verilen ifade. (15 Aralık 2005) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Ağlama! Solmaz Gül…
var olmak ölümüne bir yarış…. nahif güllerden geçer aynanın sırrı yerde mi gökte miyiz hangi zaman diliminden kopup geldik umursamayız hiç yaradır yıkıntısına kanayan bir de sevda karası hüzün turkuvaza sığınılır böyle sonsuzu arayan o camdan bu cama müzmin bir ağrıdan arta kalan izleğin peşinde mavileşen yıldıza sor hayra yorulur mu duyguezer kabus tüle ağlayan acının geçitlerinde sınanmadık mı yeterince? mücerret bir hikayenin sandık odasına mezuniyetimiz bırakılır bir gün giz dolu yarından alacaklı kendinden menkul biraz hesaplaşmadı halen özgeçmişiyle biraz meşru hatta güne dünden borçlu birinci doğru: -bilinmezden sonuç çıkaran yanılır en çok! o ki; güneşi dinledi kahinden yok saymadı yaşam ve karmaşayı huşuyla giydirdi geceyi kalbinin külüne ikinci doğru: -sır’ını dökmez soylu aynalar biliriz! ve 'b u d a g e ç e r' dedi kahin 'a ğ la m a s o l m a z g ü l' rengini gizlemez ayna sözün hükmüne çünkü can suyu gibi sinmiştir kederiniz üçüncü doğru: -yaratır acı -hiç durmaz! …. (21 Mayıs 2005) - ' 6. Dekad ' Dosyasından... Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Ah Krates! ... *
herkese açıktı kapı anlamın gizlendiği kuyuda hazza yer yok herkes dışarıda bizden farklı sevişmezdi yaşlılarla ölüler içi boş kavgalar gün biterken önemini yitiren kötüler de çocuktu bir vakitler “düş kuranlar masum” * üstelik vazgeçilebilirdi herkes! aşkla buluşmak kadar çetindir anlamak bunu paslı bir kapıda beklerdi sedef kanatlımız habersizdik bizi çağıran ürpertici kuyudan nahiftik o zaman bilmezdik herkesin önceden dışlanmış olduğunu anlamla çarpışarak iktidar kazanıyor söz “bütün cinayetlere tanıktır şair” *** ah krates! **** elmas kesimini hatırlatıyor kuyum işi eylem halâ vazgeçebilir herkes tehlikeli bir oyun bu! (*) Krates: Stoacı Zenon’un hocası, Suriye kökenli ve Atinalı “kynik” filozof. (**) Tom Waits: (“You are innocent when you dream”: “Düş kurarken masumsun”…) (***) “Şairler bütün cinayetlere tanıktır” – Cenk Koyuncu (****) krates: İktidar (Grek kökenli bir sözcük… demos+krates= demokrasi! ! !) (28 Mart 2007) - 6. Dekad, HAYAL Yay. Ocak 2008, s. 69 Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57955
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
...Ah Yaz! ...
- Doğan Ergül’ün ardından… küle dönüştüğünde gözünü içe kırpmayı biliyor yaz hangi çakırdikeni sağ kalır renklerin tutuştuğu bu âlemde duymaksızın kalınlaştığını acının : iç avlusunda kostaklanarak geçmiş saatlere bozkır yırtan bir hece süzülür ağrılı çekirdeğinden sözün acıyı imler yetimliğimiz içbükey aynaların hızarcı kesiminde anlamak bize düşer ki yazın sahibi yok! (2 Haziran 2007) 'SONRA Edebiyat' Dergisi, Sayı 2: Temmuz - Ağustos 2007 ('6. DEKAD', Hayal Yayınları, Şiir Dizisi 13, Ocak 2008, s. 49) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|