![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Rosas (1829-1849)
Toprağın arasından görmek çok zor (berrak tacını kaldıran ve çiyin yüksek toplamını aydınlatan zamanın arasından değil) , fakat toprak undan ve haklı kızgınlıktan şişman, ölülerle ve metallerle perçinleşmiş ambar, beni geri çeviren birbirine dolanmış yalnızlık bırakmıyor ki bakayım dibe. Fakat konuşacağım onlarla, benimkilerle, bir gün kaçmışlardı bayrağıma, temizlik kristal berrağı bir yıldız gibiyken giysilerinde. Sarmiento, Alberdi, Oro, del Carril: sonraları kirletilmiş temiz anayurdum benim, saklamıştı sizlere metalik narin bedeninin ışığını, ve ziraatın yoksul tuğlaları arasında sürgündeki düşünceler dokundu birlikte sert madencilikle ve asmaların tatlı dikenleriyle. Şili bölüştürdü onları kalesinde, verdi tuzu yuvarlanan denizinden ve serpiştirdi kovulmuş tohumu. Bu sırada ovada dörtnal at sürüş. Göksel saçların iplikleri üzerinde kırıldı yüzük, ve terden sırılsıklam hiddetli hayvanların nallarını ısırdı pampa. Hançerler, oligarkların kahkaha merhemleri işkence üzerine. Taçlanmış ay unutulmaz gölgesiyle bir ibiğin ırmaktan ırmağa beyazlığı üstünde. Kızıl üzüm bağlarından bir tren oldun sen, bir maske oldun, mühürlenmiş bir titreyiş, ve rüzgârda değiştirdiler seni trajik bir balmumu eliyle. Senden çıktı gece, dehlizler, kararmış kaldırım taşları, sesin ölüp gittiği merdivenler, karnavalın dört yol ağzı ölüm ve ahmaklarla kesişen, ve göz kapaklarından bir sessizlik gecenin bütün gözlerinin üstüne inen. Köpüklenen buğdayın nerelere gitti? Meyve taşıyan letafetin, geniş kucaklayan ağzın, şarkı söylemek için ne varsa kıpırdayan senin tellerinle, muhteşem davullarında senin gürültülü derinle, sonsuz yıldızla, suskunlaşan altında bu bastırılmış kubbenin vicdansız yalnızlığında. Gezegen, enlemler, güç dolu berraklık, kıyıların boyunca, ortak kardan kuşakların boyunca toplanır gecesel sessizlik sürerek sersemleten bir denizde, ve dalga dalga anlattı çıplak suyu, o boz rüzgâr çözdü titreyen tuzunu ve gece yaraladı bizleri step gözyaşlarıyla. Fakat halk ve buğday karıştı birbirine: o zaman düzleştirildi yeryüzünün başı, ışıkların gömülmüş iplikleri tarandı, ölüm savaşı araştırdı özgür kapıları, harap olmuş rüzgârdan ve yolların toz bulutlarından, batmış değerler, okullar, kavrayış ve çehre yükseldi tozdan tek tek yıldız berrağı birlikler, ışıklı sütunlar, el değmemiş bölgeler olana dek.
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
Konu Araçları | |
Görünüm Modları | |
|
|