![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Günahkâr
Öyle sevdim ki seni Günahkar ettin beni. Doğru yolu unuttum gözlerinden, Yanlış bir yol tuttum peşinden, Günahlara tuttun ateşinden... Öyle sevdim ki seni Günahkâr ettin beni. Dillere destan güzelliğinden Bana yer ayır, Onların son bulmayacağı, Ömrünün en güzel yerinden; Parlamayacağı gözlerinin, Yaşlanacağı vücudunun, Saçlarının ağaracağı Günlerinin öncesinden... Öyle sevdim ki seni Günahkâr ettin beni. Beni sevme istersen Ama yanında bulundur, İstersen kölen olurum, Yeter ki emrin olur, Tek seni dinlerim, Tek seni izlerim, Bir isteğini beklerim; 'Öl.' desen ölürüm, Dilediğin için. 'Sev.' desen, severim, Başım üzeridir emrin. Öyle sevdim ki seni Günahkâr ettin beni. Ne olduğumu bile unuttum, Başka bir yol tuttum, Benim için umuttun. Devam ederim yoluma Ama Seni aradığım yerlerde Hep yalnızlığımı bulurum: Benim çok olduğum, Senin yok olduğun; Varlığım için kalabalık, Cismin için boş, Işık için loş olan bir yerde. Ve suskun ve üzgünce dururum, Yine aynı yerde Günahlarımı da bulurum. Öyle sevdim ki seni Günahkâr ettin beni. (1996–1997) Rıfat İlkaya |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
Konu Araçları | |
Görünüm Modları | |
|
|