![]() |
|
![]() |
#1 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Özlem
Gözlerimi yeni bir güne daha açtım. Güneş ışığı perdenin arasından odama sızıyordu. Perdemi aralayarak biraz dışarı baktım, Herkes bir şeyler yapıyordu, kimi acı - kimi tatlı. Ama ben yatağımdan kalkmak istemiyorum bu sabah. O aynı rüyâyı tekrar görmek istiyorum. Benim görmek istediğim manzara bu değil. Bu iğrenç, bu korkunç, bu aşağılık manzara değil. Rüyamda gördüğüm, özlemini duyduğum, Mutlu dünyayı görmek istiyorum tekrar. Kimsenin kimseye kötülük etmediği, Kimsenin kimseyi öldürmediği, Kimsenin, şahsî çıkarları için halkı kemirmediği, Kulun, kula kulluk etmediği, Sen bizden değilsin diye başların ezilmediği, Adam tutulmadığı, torpilin geçmediği, Vergi kaçırılmadığı, rüşvet yenmediği, Mahkeme, cezaevi gibi yerlere lüzum görülmediği, Bencilliğin hüküm sürmediği, Göklerinde kardeşlik rüzgârlarının estiği, Sularının mutluluk şarkısı söylediği, Tüm halkının el ele vererek gülüp eğlendiği, Tüm halkının el ele verip her zorluğu yendiği, Mutlu dünyayı görmek istiyorum tekrar. Gözlerimi yumuyorum, uyuyamıyorum bir türlü. Bu iğrenç manzaraya gireceğim bugün de. İstesem de – istemesem de.......... 1976 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#2 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Paylaşmak
Paylaşmak, Bölmek bir bütünü parçalara. Dağıtmak her parçayı, kısım kısım, ufak ufak. Ve elde kalan ufak bir parçayla da yetinmek. Artan kısmı dağıtmak değil ha! ! Artan kısmı, hayvanlar da bırakır gider. Dikkat et, ihtiyacın olandan dağıtmak, Ve kalanıyla yetinmek. Bunun adı miskinlik değil, yanlış anlama. Yeter bulmaktır, hissetmeye çalış. Yoksa, enayilik mi dersin buna? Evet, zaten bu hep böyle bilindi. Paylaşılırsa bitecek, Paylaşılmazsa bir ömür yetecek zannedildi. Ama yanıldı, yanılıyor da hâlâ insanoğlu. Varlığı, başkalarının onunla paylaşmasındandı Farkında olsa biraz! Dünyadaki pastanın miktarı belli, hep sabit. Ona da bu pastadan düşmedi mi o pay? Öyleyse, kendisi niçin vermez? Hoş, nasıl olsa alınır o, ondan ama, Kendi iradesiyle niçin vermez? Yazdıklarıma mistik şeyler deme sakın.. Hiç bir şey yoktan var, vardan yok olmaz, Sadece biçim değiştirir. Gerçeğini bulmadı mı Einstein? Entelektüel geçiniyorsun ama, Anlayamamışsın hâlâ bu bilimsel gerçeği. Sen ne mistik, ne de entelektüelsin. Aslında ne olduğunun sen de farkında değilsin. Bilim, tabiatın sırrını çözmek değil mi, Milyarlarca yıl önce var olan tabiatın? Yeni şeyler bulmak değil bilimin yaptığı. Milyarlarca yıldır var olan şeyin henüz farkına varmak. Düşünsene, yeryüzündeki su Buharlaşarak kendini güneş ısısına teslim etmese, Gökyüzündeki nem, Yoğunlaşarak yeryüzünün kurak yerlerine inmese, Ne olurdu dünyanın hali? Senin mevcutlarından bir kısmı da buharlaşsın ki, Onlara ihtiyacı olan yerlere yağsın. Diğerlerinin buharlaşan mevcutlarından da, İhtiyacın olanlar sana yağsın. Unutma, ağaç budandıkça daha iyi meyve verir. Budamazsan, nasıl olsa, yağmur-dolu-kar- kırar dallarını. Hatta gün gelir, fazla meyvesi kayırır kendi dallarını. Ağacın verimsizleşir, kökten kurur. Kendi ağacını kendin buda ki, Taze ve bol meyve versin sana. Baraj, suyunu hiç salmasa ne olur? Bendi yıkılır Veya onu besleyen sular yatak değiştirir, Daha alçak yerlere akar değil mi? Düşünsene, seni mutsuz eden, Bendinin zorlanmasından, yıkılmasından, Beslendiğin suyun yatak değiştirmesinden başka ne? Sal suyunu, korkma bitecek diye. Sal ki, dağdan gelen tertemiz ve taze sular, Bendini zorlamasın, yıkmasın. Seni besleyen kaynaklar, yatak değiştirmesin. Sana huzur ve mutluluk versin. 6.12.1997 - Saat: 13.00 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pergel
Bir pergelin ayakları gibi olmalı birliktelikler. Bir ayak basmalı yaşamın tam özüne sapmadan bir milim bile, diğer ayak durmaksızın dolaşmalı tüm evrende. Roller değişilmeli zaman zaman ve ayaklar uzaklaşmalı biri birinden olabildiğince. Hatta ayağın biri bir alemdeyken, diğeri olabilmeli bir başka alemde. Buna rağmen ilişki hiç zayıflamamalı, edinilen bilgilerin paylaşıldığı ve ayakların biri birine bağlandığı “sevgi” isimli o en üst düzeyde. 3. 11. 2003 – Pazartesi / Saat: 05.30 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sanal Âlem
Evrensel zekâ var etti evreni. Aynı zamanda evren içindeki yerküreyi. Sonra da Havva ile Adem’i. Alın, bütün evren sizin dedi. Önce insanı var edip, sonra vermedi evreni. Önce verdi her şeyi, insanı sonra var etti. Bunun için ne para, ne de pul istedi. Velhasılı evreni insanoğluna lûtfetti. Ne akla hizmetse parselledik dünyayı. Yetseydi gücümüz tapulardık Mars’ı ve Ay’ı. Bedava bulmuştuk ya baştan koca dünyayı. Şimdi bedelsiz yiyemiyoruz bir tek meyvayı. Sanal âlemler var ya, bizimki gerçek âlem. Belki sanallar gerçek, gerçekler sanal âlem. İşine nasıl gelirse öyle anla bu sözü. Tüm evreni de soksan doymaz insanın gözü. İlk başta vardı ya her şey, yoktuk biz. Kalacak yine her şey, ama olmayacağız biz. Sahiplendiğimiz şeylerde de bırakamayacağız iz. Niye yaşıyoruz ki? İşte sana en büyük giz. 10. 10. 2001 – Çarşamba / Saat 12.00 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sapma
Umrumda değil ne ekmek parası ne de yarın kaygısı. Önce bir lokmaya muhtaç ettik, sonra da bir lokma için yok ettik insanlığı. Kalmadı insanın insana ne sevgisi, ne de saygısı. 20. 5. 2002 - Pazartesi / Saat:15.00 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sen
Seni düşünüyorum zaman zaman. Ne zaman mı? Ben de bilemiyorum onu. Belki her zaman, Kimbilir, belki de her an. Çünkü, sen olunca düşünülen, Sanki yok oluyor zaman. Seni hissediyorum içimde. Her bir hücremde, kıpır – kıpır, Sevgi ve zekâ dolu, sımsıcak. Daha daha nasıl mı? İşte, onu ben de bilemiyorum. Çünkü, sen olunca hissedilen, Bende olmuyorum ki ben. Seni çalıyorum bağlamamla, udumla. Mızrap mızrap, tel tel, perde perde, Ses ses, nota nota. Nasıl mı yapıyorum bunu? Kendiliğinden oluyor sanki. Çünkü, sen olunca seslendirilen, O sesler akıyor ellerimden. Seni yazıyorum hep kâğıtlara. Kelime kelime, satır satır, Cümle cümle, şiir şiir. Nasıl mı? Hiç farkında değilim ki onun. Çünkü, sen olunca yazılan, Dökülüyor kâğıda içimde olan. Sen, sen, sen... Sen, beni var eden. Sonra, beni bir bedene hapseden. Sen, koskoca âlemi içime düren. Nasıl mı? Ah..! Onu bir bilebilsem. Çünkü, sen olunca kavram. Olmuyor aklımda hiçbir şey tamam. 2.7.1998 – Perşembe – Saat: 01.30 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sesler
Sessiz, sakin bir ortamda olmuşsundur sanırım, Ömründe bir kez de olsa. O sessizliğe, düşünce sessizliğini de eklediysen, Sessizliğin sesini duymuşsundur mutlaka. Hissettiğin o iç huzuru hatırla. Ve şimdi şunları ekle onun üzerine. Çağlayan su sesini düşün, ama şelâle yok, Yağmur sesini düşün, ama yağmur yok, Rüzgâr sesini düşün, ama rüzgâr yok, Dalga uğultusunu düşün, ama deniz yok, Kuş seslerini düşün, ama kuşlar yok, Melemeleri düşün, ama kuzular yok, Vesaire, vesaire... Tüm bu ve benzeri sesleri düşün, Ama çıkaranlar yok. Çok korkunç, çok ürkütücü değil mi? Gerçekten de öyle, inan buna. Bunca şey saydım, sesi var kendisi yok. Sadece ilk yazdığımı düşün yeter. “Çağlayan su sesini düşün, ama şelâle yok.” Çeşmeden damlayan su sesi bile, çıldırtırken insanı Olmayan şelâlenin sesi, Olmayan bunca şeyin sesi, ne yapmaz insana? Bunların kendilerini görerek seslerini duyduğunda, İçin huzur buluyor değil mi? Görünüşlerindeki güzellikler, O sesleri de güzel işittiriyor sana, Huzur verdiriyor içine. O sesleri çıkaranların görünür olması, En azından korkmamanı sağlamıyor mu? Fındık kabuğunun şıkırtısına katlanabilir miydin, İçinin o güzelim lezzeti olmasaydı? Onlarca, yüzlerce fındık kabuğu kırıyorsun, Ama içleri hep boş, o lezzeti tadamıyorsun. Dayanabilir miydin buna? Bir düşün. Veya teknolojinin gürültüsüne dayanabilir miydin, Yaşamına sunduğu bunca kolaylık olmasaydı? İnsanlara da böyle bak dostum. Onların içindeki özü Ve o özün lezzetini, güzelliğini bir düşün. Görmeye, hissetmeye çalış o güzellikleri. Varlıklarının, Senin pratik yaşamın için gerekliliğini unutma. Ve hiç olmazsa, bu güzellikler için katlan, Bu gereklilik için katlan, Onların kabuk şıkırtısına, Madde bedeni gürültüsüne. Lütfen, zorla kendini bunun için. Eğer görebilirsen, Hissedebilirsen onların iç güzelliğini, Varlıklarının Senin varlığın için gerekli olduğunu anlayabilirsen; Bırak huzursuzluk vermesini, Bırak katlanmayı, Onların kabuk şıkırtısı da huzur verir sana... 15.1.1998 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sevda
Sevdayla, belki şehvetle, belki de hem sevdayla ve hem de şehvetle, her ikisiyle birlikte çıktım yola. Aracılar açısından böyle olsa da, evrensel zekânın mutlak sevdasıyla çıktım yola. Bunu bilerek yürüdüm hep sevdayla ve yürüyorum da hâlâ; yürüyeceğim de sonsuza dek. Biliyorum sevdam bu dünya ile bitmeyecek ve mutlak sevda ile bütünleşecek. 11. 4. 2001 – Çarşamba Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sevgimin Sevgisi
Büyüdün demek ki yavrum, sen de büyüdün. Farklı sevgi deneyimleri yaşayacak ve yaşatacak kadar büyüdün demek ki. Hatta hatta gecenin saat 02.30’unda, bir delikanlıyı uyutmayacak ve ağlatacak kadar sevdalandırdın demek ki. Büyüdün demek ki, ne güzel... Hayattaki tek gerçeği buldun demek ki, kutlarım seni yavrum. Bunlar sadece başlangıçlar, sakın unutma. Sürecek bu yolculuğun yaşamın boyunca. Olanın tamamını ve olduranı sevinceye dek. Sevda yolun açık, yolculuğun güzel olsun yavrum. Hayattaki tek gerçek demiştim. Evet, gerçekten de tek gerçek. Belki gözle görülmüyor, elle tutulmuyor ama hissettiklerini, hissettirdiklerini bir düşünsene! .. Doğru kullan bunu yavrum bu, gerçek olan tek şeyi. Yaratımın temeli çünkü bu, o denli güçlü bir gerçek. Sakın yanlış kullanma bunu ama sakın! ... Çünkü yıkıcılıkta da aynı gücü kullanır sevgi, var etmenin tam tersini yapar yani, yok da eder her şeyi. Aman yavrum, Allah korusun, güveniyorum sana bütün kalbimle, Allah yardımcın olsun bundan sonrası için de. Hep kendi sevdalarımı yazdım bu güne kadar. Bir gün yavrumun sevdasını da yazacaktım demek ki! .. O da duygulandırıp, o da heyecan verecekti demek bana. Hamd olsun Allah’a, sevgimin sevgisini de tattırdı bana. 22. 5. 2000 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Sevginin İç Yüzü
Seviyormuşsun beni öyle diyor dilin. Oysa sevgini yüzünde görmeli gönül gözüm. Görmeliyim aşkın pırıltısını gözlerinde gözlerime bakarken, Hani derler ya, akıl senelik izine çıkarmış aşk başa vurunca. Aşıksan gerçekten eğer serseri davranışların göstermeli bunu, saf ve çocukça. Tek kelime etmeden, hatta kırpmadan gözümüzü seyrederken biri birimizi özlemle, canlarımız konuşmalı biri biriyle, ruhlarımız sevişmeli aşk denilen o en ince düzeyde. Hatta sen dünyanın bir ucunda ben diğer ucundayken bile, hissedebilmeliyiz biri birimizi yüreğimizde. Dahası, özleyebilmeliyiz biri birimizi birlikteyken bile. Seviyormuşsun beni öyle diyor dilin. Dille oluyorsa, söze sığıyorsa sevgi, herkes seviyor biri birini be gülüm 18. 6. 2003 - Çarşamba / Saat:11.00 Abdurrahman Özdemir |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|