![]() |
![]() |
#91 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Üç damla düştü
Damlalar arasında kaldı şiirler Bulutlar kayarken pencereden Saçlarından düştü mavi notalar Islak ıslak Akşamları içten içten tutuştu Titrek gölgede Küçük bedenden düşen büyük görüntü Eriyen isli mum kokusunda Ve aşkı çağıran dudaklar ıslandı Yalnızlığın isyanında Can kırıkları düşünce Damla damla Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#92 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() -Sen istedin diye yağmur vardı İstiklal’de-
I Birikmiş şımarıklıklarıyla Saklandıkları odadan çıkmış Üç kız çocuğu vardı masada Yaşanmışlıkları kaldırıp Çocuk oldular... birkaç saat Gözlerinde yaşlarıyla En son ne zamandı bu kahkahalar Çıt-kırıldım konuşmalardan uzak Ne zamandı Alabildiğince hovarda konuşmaları Konuştular Güldüler Gül-düler Çakıllı yıllarda Dört mevsim açan Yağmurlu saatlerde Cadde üstü bir mekanda Mavi bilyelerini yuvarladılar Rengi yitik yarınlara Üç kadın Üç çocuk Üç taştılar Hayat oyununda II Kırık umutlarıyla Saklandıkları odadan çıkmış Üç kız çocuğu vardı masada Gece on iki olduğunda Yıldız yağmurlarında Sönecekti pembe bulutları Büyümek değil Zor olan çocuk olmaktı III Basit olmalıydı soluklanmak Halbuki Anlamını yitirirdi -yaşam- büyük düşününce Çar-çamur içinde gelip Ellerini yıkarsın ya hani Öyle temizlenmeliydi yaralar Büyüdükçe Küçülen yanlarımız vardı Sevgi, merhamet gibi Yaşlandıkça Yaslandığımız bahanelerimiz arttı Hayatı ertelemek için Sahi biz olmasaydık Güneş doğmaz mıydı? Dalgalanmaz mıydı denizler? Kuşlar göçüp gitmez miydi? Durur muydu mevsimler? IV Birikmiş şımarıklıklarıyla Saklandıkları odadan çıkmış Üç kız çocuğu vardı masada Yaşanmışlıkları kaldırıp Çocuk oldular... birkaç saat yemek bittiğinde Biri kahkahaları topladı Kızının küçük kırmızı çantasına İkincisinin kahve telvesinde kaldı aklı Üçüncüsü zaten alışıktı Büyüse de çocuk sayılmaya -boyu kısaydı- hayat da kısaydı ya V büyümek zorunda kalan üç kadındı üç ayrı renk üç ayrı tad Üç taştılar Hayatta oysa taşlar da ufalanırdı __ eha! ! ! Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#93 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Üzülme Sevdam
Artık biliyorum yalnızlığı.Sürpriz değildi bu ayrılık. Pembe bulutlara asılı kalamazdım daha fazla. Hayallerimi de çekemezdi zaten, göğe kurduğum sarmaşık merdivenler. Düşlerle gerçekler arasında gel-gitlerdeyken, sabun köpüğünden bakabildim hayata. İnan, canımı acıtmadı gitmelerin.Sen özgür *******in adamısın, bensiz sabahların. Göğsünde ki deli taylar gibi, dört nala yaşarsın aşkları. Gecenin kucağında, kızıl sevişlerde, kimbilir kaç çeşni bedenden düşmüştür terler tenine. İnan, paylaşmaktan korkmadım seni.Benim olmayacağını biliyordum zaten. Sadece büyümeyi öğretmeni istedim. Yıldız gözlerinde dolunay gibi olgunlaşmayı. Küçük yüreğimdeki büyük ateşten, bir kıvılcım sıçratabilsem gözlerine yeterdi..Yine yangınında kaldı pembe düşlerim, isine bulandı ayrılığın.Yine koru elimde kaldı sevdanın.Sen bilmezsin, külleri bile acıtmakta canımı ya...neyse! Sakın üzülme sevdam...küçüğün buna da güler geçer.. Sen mutlu ol, bu bana yeter. |
![]() |
![]() |
![]() |
#94 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() V a k i t...
vakit; seni gördüğümdür... çeker alır silik gamzen kirpiğinden renkleri her sabah umuda gebeyken ölü doğar çocuklarım gün seni solur yokluğunda ******* tık nefes hazin bir şarkıda öksürür aşk oysa; ıhlamur sıcağımsın... Ayaz *******e ter damlatır sevişlerin, dilinin ucunda intiharı beklerim leyli yarısı... Atıp tutmayla, kesip biçmekle, yırtıp dökmekle yaşanmaz aşk. Gün esrarlı duvarda, bir o kadar dipsizlikte sorular...yankısı cevapsız. Kaç kadının kokusu sinmiş günahlarına! Yarının dünden muamma. Hecelere mühürlesen ismimi sanır mısın ki şiirin olurum? Neyzen olsan, nefesinde mi ağlarım? Ellerim olsan, göğsüm olsan sana mı sarılırım? Vakit; seni gördüğümdür... Söker alır kızgınlıklarım hınzır gülüşleri Her sabah sil baştan etmişken Açarım bir yaprağım daha kopuk Rengim seni solar Yokluğunda siyahlar da hercai Hazin bir şarkıda küstürür aşk Oysa; arsız çığlığımsın... Çırılçıplak güne, kan ter içinde uyanmaktır seni sevmek... yastık altında kırışmış hayallerim. Sandık lekeleri bulaşmış yüzüme, yüzüm eylül. Baş parmağımdan fırlayan misketlerde masumiyet. Elinden kurtulan balon gibi kaçarcasına adımlarım... İp ip söküldün tenimden, mevsim mevsim geçtin. Deniz düşünceliyken kırılır aklımdan geçsen Tuz beyazı yalnızlığım ...tutsaklığım bu yüzden, hırslarıma kilitliyim. Sanma ki çıkışı yok bu dar sokağın. Kapılar aralanır, silik ışıklar keser arnavut kaldırımlarını. Şehir ayaklanır sensiz! Diker kum kalelerini çalınan çocukluğum Yitik ülkelerin bayraklarını çeker uykularım Sınırları küçültürüm sen dışta kal diye Mavilere geçer tırnaklarım Rüzgarımda özgürlük marşları leyli yarısı seni gördüğümdür vakit... Ö l ü m; dönüp g i t t i ğ i m. 2007-12-14 |
![]() |
![]() |
![]() |
#95 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Vakit ne vaktidir
En derin sessizlikte Yankılanmaya başladı Sensizliğin çanları Güneşi kesen hilal saptan yansıyor korkularım Karanlıkta binlerce göz Saklıyor kendini Ya da ayağı kayıyor Uzanıp bakan yıldızların Tek başıma saatlerde Kıyametler koparken Sus pus oluyor şehir Zamanla yarıştan yorgun Bedenimde soluklayan hayat Vakit ne vaktidir Bilinmez Bilinmez ne zamandır ölüm Ne de zamanıdır ölümün Rüyalarıma kardığım saçların Karanlık ve ıslak Bedeninde gün esmer Açılmaz saçların Açılmaz gece Açılmaz tenin Islaksa hala gözlerim Sensizliğin çanları Yankılanmaya başladı En derin sessizlikte Uyuyan suya tutunmuş yıldızlar Yosunlar serilmiş altına Salkım saçak Vakit ne vaktidir Bilinmez Bilinmez ne zamandır aşk Ne de zamanıdır aşkın Ben gibi dalgın gece denize Ben gibi aşık deniz tenine Sen gibi uzak kıyılarım Sen gibi... |
![]() |
![]() |
![]() |
#96 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ay düşümündeyim
Bir kenarda birikmiş kirli sular Gözlerimde yaşlar birikmiş Ve toplanmış şehrin üstüne bulutlar Hadi akın artık! Lekesi kalksın koca şehrin. Sokakları yıkansın. Ve gözlerimde arınsın Doğma büyüme soluduğum buralar. Hadi aklanın artık! Kapana sıkışmış güneş Ellerim kenetli Sınır kapıları kapalı. Ne gelen var ne giden, gecenin bu vakti… Uykusuzluğumun sebebi Yazılmamış bir şiir rahatsızlığı. Kelimeler yaka paça savruk Hiç biri dizilmez İmlası bozuk mu bozuk. Ne di’ li var, ne de yarını Üç nokta kol kola O bana bakar, ben onlara Ötesi…yine yazılmaz şiir. İlerler gece Uykusuzluk cam batığı Çakmak çakmak gözlerde. Gözlerde kan! Günden kalma belki de, Belki de, dünden güne akmakta: Ne –dur! diyen var, ne –git! diyen… Herkes ölümü seyretmekte Savaşa buyur etmede Yere düşen boş kovanlar Ve kol gezmede kör medeniyet Barut kokan şehirlerde Ve el açmakta masumiyet Mezarsız şehitlere Ne adı var, ne başı Bir bebek namlunun ucunda belki de Bense balkonda sarmaş dolaş geceyle Kelle koltuk savaşı. Lime lime düşlerim. İçimi bir şeyler kesmekte -Hangi yüzün aydınlık Ben karanlığım da! Bir ay düşümündeyim Hangi yönde kalır barış Savaşın ortasındayım. Ne şiir yazılır oldu Ne lokma yutulur. Bir yumruk tıkar Bir kurşun sıkar Bir beden düşer Ne kavgası kalır, ne sevdası Yarası kanar kanar durur ölümün… Ya benim günahım ne? Her gün aynı fotoğraflar Kan kusar haberler Her gün bomba sesleri Dört duvarımda yankısı Benim günahım ne… Bestelesem barış şarkılarını Kuşlara ezberletsem Ve sürü sürü geçseler Özgürlük marşları sesinde Bir kurşun vurmadan düşer mi? Patlatmadan söner mi fitil? Yaz kıvılcımlarını bırakırlar mı ateş böceklerine! İçimde, İçimde rahatsız ediyor Savaşa hayır! şiirleri Gel gelelim yazılmıyor Oysa herkesin dilinde Kelimeler mi kanlı? Kalemim mi bitik? Yoksa kırmızıda sızarken yarınlar Canlar mı anlamsız Savaştaki an’lar mı… Aklan artık dünya İşte oluk oluk kan İşte oluk oluk yaş İşte siyah ve beyaz İşte gece ve gündüz İşte kan ve can Savaş ve barış Emanet kimden sahi? Renk kalmadı Tad kalmadı Gündüzleri yorgun barış! ! *******i savaş-ma, seviş! ! Bebek teninde kaldı Deli şairin kokusu Bulutlar dağılın artık Bir ay düşümündeyim. Aklan artık dünya Bir düşün peşindeyim. Uzaktan –kan- görmüşüm Gelincikler içindeyim. Yazamadığım beyaz kağıt Kenetli ellerimde, Güvercin kanadısın artık… İşte ay düşmek üzere şimdi… Sabah baş ucunda bulacaksın Tek kelimelik şiiri. ….. Şiirim Ö Z G Ü R - L Ü K. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#97 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ayşe(m)
Bahardan yeşil çalmış gözlerin Geceden karayı çalmış sözlerin Kaç yıldız öpmüş yüzünde çillerin İbrahim kızı çiçeğimsin Ayşem Otuz bohçaya sardım yaşını Dokuz düğüm attım kara bahtını Dilsiz kalmış bülbül duymuş adını Umman kızı çiçeğimsin be Ayşem Hazan yaprağında ördüm saçını Benimden çaldım kaşına karayı Ak elinde aktım kanlı yaşımı İbrahim kızı meleğimsin Ayşem Yüreğime açmış gonca gülümsün Mürekkebim can adına sürünsün Dün geldin yarenliğin ömür sürsün Umman canı cananımsın be Ayşem Dünya ahret hep varımsın kız Ayşem *** Can abim İbrahim Etem Bingül kızı kardeşim Ayşe'ye ithafen... çilli çitlembiğime sevgilerle. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#98 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Vakitsizim
“Ne ******* ne gündüzler gördüm En vazgeçilmez yeminlerden döndüm Görmedim senin gibi, sevmedim hiç kimseyi Yapayalnızım şimdi, unuttum gülmeyi Sen vaktinden çok sonra gelen Sevdalı bir yağmur gibisin çisil çisil gözlerimde...” Aynada yansıyan gerçek neden kesiyor bakışlarımı? Neden sızıyor gözlerimden hayaller? Yalnışlar neden doğrum oldu şimdi? Geceyi arındırırken avucumdaki suda bakan kim eğreti gülüşüme? Parmaklarımdan akanlara karışsa hatalarım, acılarım. Sıvasam bir parça güneşle yüzümü. Gülüşüm, bakışım, her sözüm ısıtsa üşüyenleri, Isınsam gülüşlerinde. Kendi kıyılarıma vurdu gönül teknem. Doğru bildiklerimin inkarındayım aslında. ‘Asla’ dediklerim vazgeçilmezim, Değerlerim yitik. Dört duvarımda kirpiklerimden fırlattığım keşkeler, Sessizliğinde birikmiş feryatlarım ve karanlıklarda yürek yangınlarım. İse bulanmış gönül tuğlalarım. Ölüyor zaman, ölüyorum da bir ben görmüyorum ...biliyorum oysa! Ne yeminler vardı Çıkmaz sokakların, kapalı kapıların önünde. Her yıldıza savurduğum küfürlü *******im vardı benim. Kırık düşlerim, dokunamadığım umutlarım ve her defasında dört kolla saran yalnızlıklarım. Deniz kenarında bıraktığım çocukluğuma götürdü beni, avucumdaki birkaç çakıl.... Mandolinin titreyen sesine bırakıyorum iç geçişlerimi. En hüzünlü notasından düşüyor özlemlerim, Gam düşüyor şarkılarda, bitiyor sesler. Deniz fenerini görmeyen kör bir balıkçı geçiyor karanlık sularda. Küçük bir tabureye serilmiş gazete üzerinde rakı ve mezesi. Sabah toplanan ağdaki süzülmüş mavi dünyayı çiziyorlar ona arkadaşları. Özlemine tuz basarcasına, nasırlı ellerini birbirine kavuştururcasına... ...dinliyor, rüzgarın yönünde biliyor aslında her şeyi, Denizin kokusundan, dalganın ritminden... Biliyor büyük sevdayı. Yüzündeki çizgilerde gördüğüm kesikleri taşıyor yüreğim. Aynı sevda belki de! İçinde olup da dokunamamak mı asıl aşk? Ahhh bu medcezirler... Küçük bir balıkçı köyünde isimsizim, bilinmezim. Ne ağlayışımı gören var, ne seni bilen. Sırtımda şehir, Bir tahtası kırık nemli bir bankta Bilmediğim tepeye karşı uzatmışım bacaklarımı. Gemiler geçiyor önümden, martılar üzerinde. Binlerce yorgun adımlar altında deniz. Deniz kadar yorgun vapur, Ben şehir kadar yorgun. Siyah kostümleri düşüyor yollara ağaçların, İzliyor dilsiz hilal. Kağıdımda lâl, şişemde lâl bekliyor Dönüş yolunda nöbette kalemim Adımlarım bağlı be aşkım... yollarım kapalı. Bu yüzden seviyorum karanlıkları. Ne yana baksam -boş-. Güneş hiç düşmese şehrime, Gözlerimde caddeler, kalabalıklar Yalnızlığın tokadını vurmasa Aşıkların birleşmiş elleri Öpüşleri kor düşürmese göğsüme Ben gibi kimsesiz Küçük bir balıkçı köyündeyim Deyimi yerindeyse Terkedilmişiz. in cin sessizliğine Düşüyor yollara esrar sarısı mevsim Avucumda hazan saçlarım Bahardan kalma nisan bulutu sıkışmıştı gözlerimde B ı r a k t ı m ! Sen kokan tenim, haziran küllerinde Her busende açıyor kan güllerim S e n! B e n g i b i, en sisli *******im! “Sen vaktinden çok sonra gelen Sevdalı bir yağmur gibisin çisil çisil gözlerimde...” Aynada yansıyan gerçek neden kesiyor bakışlarımı? Parmaklarımdan akanlara karışsa hatalarım, acılarım. Kendi kıyılarıma vurdu gönül teknem. Dört duvarımda kirpiklerimden fırlattığım keşkeler, Ne yeminler vardı Deniz kenarında bıraktığım çocukluğuma götürdü beni, avucumdaki birkaç çakıl.... Deniz fenerini görmeyen kör bir balıkçı geçiyor karanlık sularda. Yüzündeki çizgilerde gördüğüm kesikleri taşıyor yüreğim. Ahhh bu medcezirler... Küçük bir balıkçı köyünde isimsizim, bilinmezim. Bir tahtası kırık nemli bir bankta Gemiler geçiyor önümden, martılar üzerinde. Siyah kostümleri düşüyor yollara ağaçların, Adımlarım bağlı be aşkım... yollarım kapalı. Bu yüzden seviyorum karanlıkları. Ben gibi kimsesiz Düşüyor yollara esrar sarısı mevsim Sen kokan tenim, haziran küllerinde Sen! Sen vaktinden çok sonra gelenim.... V a k i t s i z i m... Olsun varsın... Saatleri bozdum Takvimleri yoldum Doğru bildiğim çok şeyi erteledim Sadece A Ş K için... Ötesi kime ne! Not: “Ne ******* ne gündüzler gördüm En vazgeçilmez yeminlerden döndüm Görmedim senin gibi, sevmedim hiç kimseyi Yapayalnızım şimdi, unuttum gülmeyi Sen vaktinden çok sonra gelen Sevdalı bir yağmur gibisin çisil çisil gözlerimde...”Gökhan Kırdar albümünden * Haziran külleri / İbrahim Ethem Bingül'ün şiir kitabının ismi. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#99 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Var mısın? ?
Sanal Dünya'nın perdesini aralayıp gerçek bir buluşmaya ne dersiniz? Üyesi olduğunuz yahoo gruplardan, yazılarınızı takip ettiğiniz, Sitelerden forum köşelerinden mesajlaştığınız, Eski organizasyonlarımızda bir araya geldiğimiz Tüm yahoo grup ve internet siteleri üyelerimizle, yeni arkadaşlarla tanışarak eğlenmek ve eğlenirken Van'da adını bile bilmediğiniz öğrencilerimiz için! 15 Mart 2006 tarihinde -saat 19.30 itibariyle Profilo Alış Veriş Merkezi _ Mecidiyeköy - Time Out Bowling Salonunda izlerle olmanızı arzuluyoruz. Katılım ücreti 2 Oyun Bedeli olarak 10 YTL'dir Takım ve Bireysel olarak katılacakların Takımlar 6’şar kişilik olacaktır Takım isimleri & Katılımcı isimleri Gsm numaraları ve mail adresleri Bireysel katılımcıların, Kaç kişi geleceklerse, Gsm Numaraları ve mail adreslerini bildirmeleri gerekmektedir. Verilen numara ve adresler gizli tutulacaktır! Dileyen dostlar Bir zarf içinde, Defter-kurşun kalem-silgi-cetvel- hikaye kitabı ve mektuplaşmanız için adres ve onlarla paylaşmak istediğiniz duygularınızı yazabilir, o akşam görevli arkadaşlarımıza teslim edebilirsiniz. Ev ve iş yerlerinden kullanılmış giysi, oyuncak, kitap vb.Malzemeyi doğrudan okullara gönderecek arkadaşlar bana telefonla ulaşabilirler. Van Bölgesi'nde iki okula pc, kırtasiye, giysi ve muhtelif eksikleri için ulaşabildirdiğiniz kadar bu mail arkadaşlarınızla paylaşın. Grup birinciliği, Bay ve Bayan ferdi ödüllerimiz olacaktır. Tüm katılımcılara Dost Kalpler ve Yardım edilen okullar adına 'Teşekkür Belgesi' verilecektir. Konu: 23 Nisan Çocuk Bayramı - Van - Okul turnuvası Merhaba sevgili Dostlar; Ulkemizde yardimlarin akibetlerinin genelde belli olmamasindan dolayi bir cok insan ihtiyaci olanlara yardim etmekten doğudu. Fakat, gitgide kotulesen ekonomik kosullar altinda milyonlarca ezilen insan, dolan yetimhaneler,copten yemek cikarmaya calisanlarin her zamandan cok bize ihtiyaci olduguda gozle gorunen bir gercek. Amacimiz yardımları toplamaktan çok, insanlari yetimhanelere, engelli cocuklara, yasli bakim evlerine,kor okullarina,sokak cocuklarina yani yardima ihtiyaci olan her yere bizzat yardım edecek kişilerin gitmesine vesile olmak. Bu yardim da bir oda boyama,oradakilerle oturup sohbet etme,korlere kitap okuma,evimizdeki kitaplardan kutuphane olusturma… yani buyuk capli olmasa bile onlarin yaninda olmak. Araya ne bir dernek, ne bir araci koymak, varlığımızla ihtiyaci olanlara uzanmak ve onlarin elini tutup onlarla arkadas olmak. Eger bir seylere uzulup kafa cevirmek yerine bizlere katilirsaniz bir seyler degistirebilecegimiz kesin.. her yaş - branş - kültür - vizyon - meslek, parantezleri içindeki 'bir kişi' bile yaşadığımız sürece gereksinim görülebilecek değerlerdir. Haydi puzzle ın parçalarını yapıştırmaya başlayalım Gün gelecek Ellerin boş Dizlerin titrek Gözlerine düşecek puslu bakışlar An gelecek Sarılması için bir kol Dinlemesi için bir dost Paylaşması için Sıcacık bir yürek gerekecek işte o zaman BİZ BURADAYIZ Dost Kalpler İZ BIRAKMAK İSTEYENLERİN ADRESİ Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#100 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Az önce buradaydılar
kirpiklerimle çaldım şehrin yağmurlarını gözlerimi yumdum karanlığa çakıldılar lanetli sınırların duvarları ardında birbirine sokulup toplu intihardalar …a n ı l a r Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|