![]() |
|
|
#121 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gözlerinin Sahilinde
Bakabilsem dünlere, Yürüdüğümüz yollarda mısın? Dalıp gitsem düşlere Yüreğimden kan olup damlar mısın? Gözlerine gelsem, Yüreğim kapıda kalır mı? Türkülerin nağmeleri derinlerden, Süzülür mü yaşlarla yanağından? Sisler gibi dağılırken karanlıklar Sabahına düşen ışık ben olur muyum? Dönsem sahraya Yürüsem çöllerini, dün olur muyum? Ellerim gezse topraklarda, Gözlerinin sahilinde yaş olur muyum? Gizli sevişmelerin tadına dalsak gitsek, kalır mıyım yüreğinde? Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#122 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gri Sağanaklar
Sağanaklar, ansızın dökülen damlalar, renklerini gören var mı? Islanmayı bilen var mı? Gülerek gelen var mı? Sizi bilmem ama beni anlatayım; dünyaya geldiğim gün bir yumuşaklık, bir şefkatli kucak, yine de ağlıyorum. Çınar gibi bin hayali gölgesinde barındıran ey hayat, aç kollarını çıplak geldim. Açlığa mı, açıklığa mı, bilinmeze mi, yoksa sıcaklığımı kaybettiğime mi? Ağlarım, bilemem, bildiğim şefkatli ellerdeyim. Su gibi akar giderim kucaklarda, sesleri dinlerim, anlamadan, bilmeden oynar ellerim, açılır ağzım hayatın renklerine. Pembe yanaklar ılık sevi rüzgârlarında allanır, okşar tenler, boy verecek bir fidanı bekleyen gönüller. Hayallere ulaşmanın doyumunu yaşar yürekler, düşlerin sabaha erişini, katran karası *******in güneşe dönüşünü kutlar kadehler. Koşturmanın heyecanı dikilir kapıya, vaktimiz mi var? Gün yaşandıkça bitecek, her gün tomurcuklansa da sabaha ben yarınlar için boy vereceğim. Bekler eller, bekler güller. Güllerle koklanacağım, suçum yok, cezam yok, terazinin kefeleri boş şimdi, ne günahım var, ne sevabım. Geleceğin telaşını ben yaşamıyorum, bu görevde iki yürek, gözlerime bakar durur. Umutlarının demlerini içiyor gibiler. Sarmaşıklar sarıyor bahçeleri, büyüdükçe hayata sarılıyorum. Yaşanmış günler bende yaş oluyor ama gözlerimde değil, büyüyorum. Böyle yaşamak ne güzel. Cemreler düşüyor sırasıyla, bilen var mı? Hangisi ilk, hangisi son, yılların hızına hangisi yetişir. Buzlar neden donar, çiçekler neden açar, toprak neden ısınır. Durulmaz bir döngüdeyim zamanla ömrü karıştırdım, bitirmekteyim. Artık duruş yok, terleyeceğim, inleyeceğim, koşacağım sevdalara, özlemlere ve bende her can gibi hasret içeceğim. Aşk ateşlerine sular dökülecek, nefreti, kini barındırmayacağım o berrak yüreğimde ve kar beyaz ruhumda. Mevsimler yaşanacak sıralarla hangisi ilk bilinmez, kovalamaca devam eder, her biri beklenir ayrı tatlarla, her biri yaşanır ayrı adlarla. Gelmekle gitmek arasında bir salıncaktayız, sallanır dururuz, durduk mu biteriz, durduk mu yiteriz sanırız ama aldanırız. Köprülerin üstünden bakarız akan sellere, ama sel gibi gideriz ahir günlere. Damla damla dökülürüz yarın denen günlere. Uzar gider hayat, aynı günler yaşanırsa, soba bile ısıtmaz günleri, üşürüz, anlamsızı sevmeyiz. İmkânsızı bilmeyiz, üstüne gideriz ölümün ve yokluğuna sabahlarız en acı aşkın kapısında. Perde perde sürer bu tiyatro, ne güzel günler unutulur, ne güzel aşklar, başroldedir hayat, bu amansız yaşamakta. Yaşarken çöllere düşüldü mü? Seraplara dolanıldı mı tel tel? Prangalar vuruldu mu? Gel gitler neleri götürdü bilir misin? Aldığımız nefesi verdiğimiz gün ölümdür, ağıtlarla gider doğan can, geçen an ömürdendir, yaşadıklarımızı bir solukla veririz. Biz insanoğlu yaşamayı kâr biliriz. Velhasıl gri sağanaklarda ıslanır gideriz. Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#123 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gurbete
Hasrete yaktığımız ateş köz oldu bizim Günleri hasretle tutuşturup yakmaya geldik. Tozlu yollarda süründü, kalkmadı dizim Gözlerden gurbete bakmaya geldik... Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#124 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gurbette Zaman
Gurbet yollarla kuyulaşır, Gözler biraz daha koyulaşır, Gece hüznümde dayılaşır, Gurbette yamanlara girdiğim zaman. Gurbetten yok gidilecek ötesi, Günler acıların içinde yitesi, Dostları görmeden ömür bitesi, Gurbette amanlara girdiğim zaman. http://www.geocities.com/siirhan68/ Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#125 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gül Annem
Yıllar denizlere düştü ıslandı annem. Gurbet çiğ, gurbet kıraç,gurbet hazan, Verir mi anılarımı yıldızlı *******? Gelir mi giden günler, kokunu özledim annem. Soldu mu leylaklar, açmıyor mu güller? Vermiyor sesini gezdiğim sokaklar. Dayanmak zor, yokluğun ve rutubetli iklimler. Senin için ta oralarda bıraktım, gördün mü? Senin için atan kalbimi ey annem. Çağırsa da dilin gelemem, zincirlerle yürürüm, Yoluna gurbet olurum, her gün ölürüm, Canın, ciğerin yavrun olduğunu bilirim, Yıldızlara gittiğinde orada seni bulurum. Ağlamakla yollar yakın olmaz, Gözüm gözünü görmedikçe gülmez, Kahpe felek bu dünya sana da kalmaz, Yüreğim yanar, yanağım öpüşünü özler annem. Güller dalında ölür bir kaç gün ile, Hasret dağlara yükselir çıkmak nafile, Günler yalnızlık, günler ağıt, günler çile, Yanını özledim, uzat ellerini gül yüzlü annem... Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#126 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gül Kokulu Yağmurlar
Gül kokulu yağmurları çekerim içime Gül suyu yağmurlarla yoğrulurum her akşam üstü İki sevgiliydik acımasızlığın gölgesinde Sevda coşkusunun yüreğinde Yağmurlar yağdı, kışlar oldu Mevsimlerin dolan bacında geçti ömürler Billurları akıtan gözlerimiz, Ölümüne atladı ağıtlara, Türküler yaktı sevdasına Göğsümüzü gerdik, Sırt sırta direndik, En coşkulu sevdayı yaşadık Sevdanın anası nehirlerde İlk kez gözlerime değdi aşkın, İlk kez orada filiz verdi sevda, Sana yağmurları getirdi gözlerim Özlenen yağmurları, Aklındakini topraklara eken yağmurları. Aşkların çınarlarıdır sevdalar Islandıkça büyür aşklar ve çınarlar… Kaptırıyorum kendimi garip bir öfkeyle Üşüyorum, battaniyeye sarılmış düşlerimle, Günün ilk ışıkları yüzümü okşuyor, Direnemiyor düşlerim, kanatlanıp gidiyor. Dünyamı aydınlatan gün ışığım Kuruyan gözlerimdeki ıslaklığın Hislerim sevgiye, mucizem ayak ucumda uyuyan sevdam Susuyorum, gün ışığıma gülümsüyorum, Ve öfkem sisler bulvarına.. Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#127 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Gül ve Sen
Güle uzanan dikene katlanır, Dikenden sakınan güle uzanamaz Ve o gül dikenleriyle kurur... Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#128 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Günahkar Kaçamaklar
Affedilmez zevklerin gizemli dünyalarında Bir gönül, bir ömür teranesiyle rüyalarında Ruhun kıpırtısı o kaçamak bakışlarında Yaşanıyor gizli duygular hem de günahların gölgesinde. Sakınsak da en küçüğünden masumundan, İçimize sızacak bir geçit bulurlar, Bir rüzgarla savrulup dağılırlar tüm bedenlere. Arzulamak, duyguları kamçılamak, Öfkenin hudut kapılarını zorlamak, Sadakatin ayaklar altına alınışı, İsyanların çılgın yangını. Şefkate muhtaç rollerinde bakışlar, Başkaldırının başrolünü paylaşmaktalar, Sahipsizliğin görüntüsünü aktaran aynalar. Masum çabalar elleri tuttuğunda, Yanan ateşler günah dehlizlerinde, Günahın çemberini daraltır, eteklerini çekiştirir. Dokunamamanın korkunç hazzı, Dokunmayla anlık zevke dönüverir gizli sığınaklarda. Utangaçlığın telaşı gizemleri ele verir. Aç kurtların yırtıcı sessizliği gömülür gizli bahçelere. Yaşayacaktır günahını ilk tecrübesiyle. Canlandırmaya çalışır duygularını, sırları aralar İtiraf edemeyeceği pişmanlıktan dönüş yoktur. İnsafsız çırpınışlarla atan yüreğe söz verilmiştir. Açlık kaygıya egemendir. Fısıltılar ihanete giden yolu paylaşır. Kabaran hayalleri besleyen ihtimaller sıradadır, Biri gelir biri gider bu hengamede. Hayatından çıkardığı kadın acılı özlemlerle de kıvransa, Yerini alacaktır isyan ruhun derinliklerinde, Ayaklara dolanan günahta olsa işlenecektir. Azgın akan nehirler daha bir şiddetli taşıyacaktır özlemleri. Ayartmanın gizemlerini gizlice çektiler ağlarına. Koynuna atabilse, ulaşılmaz masallara çevirebilse günü, Belki de bitiverecektir korkunç açlıklar. Başı bozuk çıkışların sürünüşleri başlamıştır. Kar hızlanmaya, soluklardaki buğu dağılmaya çalışırken, Elin sahibi gülümsemeyle uzatıverdi elini, tutu verdi ansızın, Dudaklarındaydı tüm vücudun yükü. Yerde yatan ne saygı, ne sevgi, ne de yaşamaktı. Gözüne kestirilmiş arzuların giyotiniydi. Cilve ve şehvet uyandıran sözler katarıydı bu gelen. İlk kez dikkatli bakabildiler birbirlerine, Oyunun bedeliydi karanlık. Pencerenin buğusu ve soluklar telaşlı, Kar tipiliyordu, havalar ne de güzeldi dolu kollarda. Nefesler hızlanıyor birbirlerine karışıyordu. Düğmelerini ağır ağır açarken mahrem dünyanın, Mağrur gülüşmeler ve zevk çığlıkları, Mahzun erkeğin vahşi cazibesinde yolcuydu, Heyecan çığlıklarına. Kapılıp gidivermişlerdi azgın akıntılara. Kıvılcımlar kor aleve dönüşürken, Lavların aktığı yangınlarla süslü yollar, Yangınlara gidiyordu, kütükler tutuşmuştu. İhtiraslı arzuların depremiydi yaşanan. Beyazlarla kaplıydı el değmemiş tenler, Ne de pembeydi, ne de kızıldı, Ve de yüreklerde yanan ateşlere benziyordu. Sarılıp sıcaklığına döndüler, Dünyanın dönüşüne yetişemeseler de. Arzuların çığı iniyordu, İpeklerin dalgalanışı, bir göz yanılgısı, Yumuşaklığın hissedilişi, dokunuşlar, okşayışlar, Günahlar manzumesi dökülen çağlayanlar. Gönüller başka ruhlar başka, Günaha süzülen ürkek gözler, Belki bir daha, buluşmayacaklardı. Yalnızlığa itilmişliğin güvenine sarılanlar, Kaygılanmıyorlar, dalıp gidiyorlar içerilere, Nezaket sınır tanımıyor. Israrcı güçler tenlerin kralı artık. Sorar gibi baktılar birbirlerine, Saklamaya çalıştılar duygularını, Bir baş kaldırışı saklamışlardı tenlerinde. Görülmemenin hürlüğü kaplamıştı tüm kızıl ufukları. Sefalet mahkumu ise evdeydi, yalnızdı, onsuzdu, Ve ömrünü çürütüyordu, son bekleyişlerle. Daha sonra da görüşmeye karar verdiler Kışkırtıcı duyguların fırtınası dinmişti, Şehir kar’ a teslim olmuştu. Yağmurun son damlaları gözlerdeydi artık. Korkmamalıydılar, günahlarının duldasına siniverdiler. Yenilgi değil zaferdi, beğenilerin alışverişiydi bu. Dolu geçmişlerini dolu vurmuştu. Arzulayıştaki hayranlık ve tutku uzaklaşmaktaydı. Cesaretin gözü karalığı, Zevklerle oynaşmanın hayranlığı ile birbirlerine tutundular. Borçluydular birbirlerine, belki de birilerine. Bir mermi gibi saplanıyordu gözlerindeki kararlılık. O korlu gece de gerçekleşen mucize, Baş döndürücü şehvetlere adını yazıyordu, Tecrübe olmuştu, Günahın kaçamağıydı bu yaşanan. Aldanan birileri vardı, aldatılan da elbet olacaktı, İtaatsizliğin kanı döküldüğünde ateşli vücutlara, Umutların zorbalığı, esaretin raylarında gelip gidiyordu. Güllerin tomurcukları açmaktaydı. Sarı çiçeklerin tozları bir bir gidiyordu, Arıların ayakları sevdalar yolcuydu. Doyurucu huzurun son demlerini yudumladılar. Yumuşak bulutlu bir geceden iskeleye çıktılar. Sevinçten ziyade durağan bir keder karşılarındaydı. Bakışların gölgesinde durdular, Acı çekmenin acısına üzüldüler, Denizin hışırtısını dinlediler, Gözüken uğultulu kalabalığa dalıverdiler, Yaşadıkları günahı hiç çekinmeden terk ettiler... Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#129 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Güneşte Yürürüm
Bir rüzgar eser kalbimde, Sesin kulaklarımda çınlar. Damarlarında dolaşan kanın Sıcaklığı beni sarar. Suların parıltısında hayalini, Bülbüllerin şarkısında sesini, Işıldayan güneşte yüreğini, Mehtapta aşkımızı bulurum. Açılıp bir sandalla denize, Kürek çekeriz aşka, sevgiye... Gözlerimizde alevlenen arzuyla, Birleşen dudaklarımızın tadını, Yıldızların suya düşen şavkında yaşarız... Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#130 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Hasan Dağı
Eylül'de doruğu kara bürünür Eteğindeki köyler bir bir görünür Bulutlur gelir tepesine sarınır Anadolumun incisi, canım Hasandağı Büyüğün ardında küçüğü vardır Çıkış yolları pek zorlu ve dardır Aksaray'ın sırtını dayadığı yerdir Anadolumun papatyası canım Hasandağı Volkanın izleri çevrede görülür Lav taşlarından duvarlar örülür Yufka ekmeklere peynir dürülür Anadolumun yüreği canım Hasandağı Pınarlarından çıkan sular pek tatlıdır Otlayan koyunlar kekik etlidir Yamacındaki güzeller gamze hatlıdır Anadolumun sevdası canım Hasandağı Koruluk ormanları meşedir Aksaray'ın çiçeği, Hasandağı neşedir Yüzyıllar geçse de bitmeyecek sevdadır Anadolumun toprağı canım Hasandağı Yavuz Bayram günün doğduğu yere bakar Dostlarla bir olur dağına çıkar Sevdalar tüter, gönüller yakar Anadolumun çınarı canım Hasandağı Yavuz Bayram Çalışkan
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|