![]() |
|
![]() |
#1 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Toprağım
Ben toprağım beklerim yağmur bulutlarını Güneş kurutur... Çiçeklerim solar.. Çatlaklarımdan sızar acılarım Bulutlar kaysın isterim üzerimden Yağmur bulutlarım Gökkuşağı takılsın ardına Grileşen sabahlar renklensin Uyansın çiçeklerim Gelincik tarlasına düşsün damlaları Düşsün gelinciklerim dudağına... Ben toprağım beklerim yağmur bulutlarını Gün gelirde bir çiçek açarsa üzerimde Damlası düşsün bereketin Kokusunu sersin çatlaklarıma Serinlesin tabiat ana Uyansın... Sarsın insanoğlunun açtığı yaralarımı Dur desin bu katliama Ben toğrağım beklerim yağmur bulutlarını Uzanmış hayale dalmış genç kız düşlerinde Savrulurken saçlarıyla duağı Fal tuttuğu papatyanın son yaprağıyla Göz yaşı düşmekte göğsüme Beklediğim yağmurlar yerine Küçük bir saksıda umut ekersin içime Nice can biriktiririm koynumda Sonsuzluktan gelen canlar Bana bırakır bedenini son yolculuğunda Ben isyandayken hasretlere Baranların susuzluğunda Unuturum bana açları Külleri uçuşan sevdamla Kuruyan bir avuç toprağım bahçende Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#2 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Tut ki
Tut ki geceyim Şehrin üstünde Fısıldıyor güneşin karıncaları Yorgun düşlere inat Büyüdükçe yalnızlık Gözlerinde ay doluyor Tut ki rüzgarım Şehrin üstünde Sökülen bulutların ipleri Düşüyor pencerene –çizik çizik- Teğelliyor bakışını eteklerime Hasretin tenime işleniyor Tut ki şiirim Şehrin üstünde Anason kokusuna sinmiş Dolaşıyorum eski şarkılarda Son dizeme yaz -Seni seviyorum-u.. Koy noktamı. Yoksa ne şiir biter Ne sabah olur Dize çöken şehirde Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Bebeğim
Bu son seslenişim sana Kaç gündür yokluğunla başbaşa gözlerim Kaç saattir ellerim hayaline dokunmakta *******im belki yarına diyen dualarla Binlerce yıldızlar kaysa Ben hep seni dilesem Ve sen güneşle doğsan odama Gamzeni sunsa deniz avucuma Gece gözlüm bu son haykırışım sana Ben bıraktığın yerdeyim Saçlarımda kokusu var nefesinin Yanağımda dokunuşunun sıcaklığı Vücudumda dolaşmakta karanlıklar Ben teninde sevdalı Sesim çıkmıyor artık Kelimeler yetmiyor Gözlerim kavuşmuyor kirpiklerine Ben düşemiyorum gözlerine Rüzgar dağıtıyor sesimi Hasretim uzağından geçmekte Ben deli divane esmer tenine Marmara seni vuruyor sahillere Sarmaş dolaş yürümeliyiz Yağmur o günü yaşatmalı Çisildemeli üstümüze Sözlerin dökülmeli.. Birtanem…canım…bebeğim (bebişim) Tenin düşmeli tenime. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Tutku
karanlık gölgelerde dokunuşların var usul ve ağır rüya sevişmelerinde böyle kırmızı bir şehvetsin tenimde sensizim bu hayal öpüşlerinle dudaklarım ıssız ellerin olsun çıplak arzularımda içimdeyse ıslak mavi nefesin yıldızların aksi düşsün tutuşsun,tutuşup kalmış olayım seninle ve sensiz sevişmelerde gitme düşlerimden gidersen gün sızar gözlerime tenim ağlar gitme sabahı görsün tenimde hayalin yoksa sabahlar ağlar Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Bebek kokusunda kalan iki gönüle
Ayrı iki şehrin insanıydı onlar ama bildik isimlerdi Bir kadın ve bir erkek Yabancı... ama bildik öykülerdendi Hiç görmedi adam kadını, Kadınsa zaten habersizdi Bilindiğinden. Uzaktılar ama bilmedikleri kadar yakınlardı. Altıyol'da gri bir dikiz aynasında Kavuştu gözleri Sözler düştü bir anda Saçılmış iğneler misali Laf yarışıydı Bir kadın ve bir erkek, iki deli Büyümemiş iki çocuk misali Sürtüştüler yol boyu İki kıta arasında asma köprüde Unuttular büyüdüklerini Yollar uzun Yollar kapalı Ufuk açık Yürekler açık Bir de sessiz şahit vardı ki...şaşkın! Tozlu rampanın şık pastanesinde Limonatanın serinliğinde soluklandı kadın Önde iki adam, hesap ödeme savaşında Küçük yanları ne kadar saklı kalmış aslında... Kim almış, kim götürmüş, kim yemiş sahi çikolatalı pastayı Ihlamurların altına bırakıldı araba Merdivenler çıkıldı Kapı açıldı Gözlerinde baharı saklayan bir kadın açtı kapıyı Çekilen dalgalar gibi gülümsedi, pırıl pırıl ve dingin Kadınla adam hala yabancı Ordan burdan isimler dolandı dile Küçüklü büyüklü kahkahalar Masa üstünde çizildi çizgiler İnce bardaktaki çay yudumlanırken Sonra beyazlar içinde Unutulan bir koku getirdi bahar gözlü kadın Ellerinde kavradığı küçücük bir beden Bebek şaşkın Çocuğu kapma telaşıyla kalktı adamla kadın Hasretti, hayaldi... Unuttu her şeyi. Bütün kiri pası gitti dünyanın Bebeğin saçlarını soluklayana kadar Kim kimle ne konuşuyordu, kim kime bakıyordu, umursamadan! Sonra adam geldi, Belli ki o da çok hayalleri sıkıştırmış göğsünde Usulca aldı kadının kollarından Hasretlerini çekti, Boğazında kaldı bir kaç solukluk kokusu, buruklukla sustu. Uzaktan seyretti Derinlere daldı resmetti Bir ninni söyledi içinden Doğmamış çocuklara ya da doğuramadığı çocuğuna Bezden bebeği geldi aklına, annelik yaptığı Bebek gülüşte Bebek adamın ellerinde. Dayanamadı kadın, Alıp yatırdı koltuğun üstüne Küçük gözlerinde, iki büyük surat şaşkınlığı Gıdıkladı bebeği kadın Adam güldürmeye çalıştı Minik ayaklarını öptü,parmaklarıyla oynadı Adam da dokundu ince tenine İki yabancı küçük bedenin avuçlarında dokundu birbirine Kimdi yabancı? İsimler mi? şehirler miydi bilmedik? Oysa bir bebeği ortak sevip, Hayallerine saracak kadar tanıdıktı ikisi de Kim kimin yüreğinde soluklandı bilmedi Geri çekildiler Bebek ortada tekme tekme Cinsiyeti önemsizdi o an Hayallerdekiydi ya yaşanan Renkleri dökülmemiş resimdi Belki bir daha söylenmeyecek türküler çalındı Uyudu bebek Yumdu gözlerini kadın, kolları boş Bebeğin başı hala göğsünde sanki, kokusunda sarhoş Konuşuyordu bahar gözlü, sessiz şahit ve yabancı Akşam yemeğinde geçti zamanın yarısı Leziz gecenin sonunda çaldı veda çanları Telefon telefon üstüne Gitmeliydi kadın Aklı kalacaktı, akılda kalacacaktı belki de. Gecenin koyu kahvesini yudumlarken Tüm yaşananları çekiyordu kokusunda Bir fincan kahve bitimi kadardı süresi Kalktı, kalktılar...bebek uykuda Hayaller dört duvarda kaldı. Üç kişiydiler arabada Ama üç yabancı değillerdi artık Ne olduğuna şaşkın bir kadın Ne olduğunun bilincinde bir adam Dile geldi, dilsiz şahit. Kadın uğurlamak için, indiler centilmence Öylesine yoğundu ki gece, Yabancı kolllar sarılırken ay öylesi parlaktı ki Bir umut daha astı ince elleriyle geceye Başı hala omuzundaydı adamın. işte böyle başladı hikaye... Sonu mu! ! ! Yollar aldı adamı Kadını buruk hayaller Ama bir bebek avucunda kaldı iki gönül Dedim ya bildik öykülerdendi Sonu yazılmamış... ama adam dedi Kızım olsun istiyorum...başka hiç bir şey değil. Kadının dilinde sabah sessizliğinde bir şarkı 'Ağlarsan kıyamam kıyamam ki küçüğüm Gözlerine bakıp da sana yalan diyemem Söylesene diyorsun söylemek zor küçüğüm Başkası var gönlümde sana yalan diyemem Deyip de çektin gittin' Şarkının finalinde belki de adam hala yollarda... 'Unutmak kolay mı kolay mı küçüğüm Ayrılık ölümden beter be küçügüm Kızımız olacaktı gittin küçüğüm Kızımsız yollardayım' Doğmamış kızın D e r i n adına Günün kutlu olsun yabancı(m) Ayrı iki şehrin insanıydı onlar Hiç görmedi adam kadını, Altıyol'da gri bir dikiz aynasında Bir kadın ve bir erkek, iki deli Yollar uzun... Tozlu rampanın şık pastanesinde Ihlamurların altına bırakıldı araba. Kadınla adam hala yabancı Sonra beyazlar içinde Hasretti, hayaldi... Sonra adam geldi, Uzaktan seyretti Bebek gülüşte Gıdıkladı bebeği kadın Kimdi yabancı? Geri çekildiler... Belki bir daha söylenmeyecek türküler çalındı Akşam yemeğinde geçti zamanın yarısı Gecenin koyu kahvesini yudumlarken Üç kişiydiler arabada Kadın uğurlamak için, indiler centilmence işte böyle başladı hikaye... Dedim ya bildik öykülerdendi. Kadının dilinde sabah sessizliğinde bir şarkı Şarkının finalinde belki de adam hala yollarda... Sahi olabilir miydi k ı z l a r ı! ! ! Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ben İstanbul'um
Ben İstanbul'um Penceremden doğar güneş maviye Çamlıcada saçlarım ılgıt ılgıt Ortaköy tüm albenimle Cıvıl Cıvıl Sultanahmet Benliğim Beyoğlu'nda salınır Mihrabad bekler gecemi Ben İstanbul'um Yıldızlar üzerimde şimdi. Karanlıkmı beni yutar Ben mi karanlığı bilemem Surlarım bekler fısıltıları Taşı toprağı altın derler ya Ben İstanbul'um İstanbul 'Sen fakiri' Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ben izsiz şiirler kalır geriye
Kokusuna yüklü hasretler taşır Her teli karışır gümüş sırçalara Kah duman olur vapur üstünde Kah martı, duman üstünde. Aşiyan’dan yuvarlanır rüzgar Savrulur Tevfik Fikret şiirleri Mevsimler kalır dudak kenarında Yıkar Marmara gece-i sevişleri Kurutur Üsküdar’da bir mendil Şahittir Kızkulesi sessiz duruşuma Yıldızlar toplanır, Masalardan iskambil Biter kumar, yiter gece Siz bilmezsiniz Anason çoktan sinmiştir çiy damlasına Güller sarhoş, mevsim alkolik. Bir şarkı yalpalanır güneş kızın sesinde Serilir güne saçları Saçları kadar savruk İstanbul. Kirpik örgüsünde giyinirim şehre Şehir bana çıplak Doğumlar düşer sancılarıma Ölümler sarılı, doğumlar çıplak Saçları örülür Boynunda nefesim Biter kadınlığı şehrin, yiter gece Bekaretinde tükenir sanırsınız kelimeler Siz duymazsınız İstiflenir ıslığa yalnızlıklar Şiirler birikir Öfkeler dizilir berduşların başında Çelimsiz gövdelerin gölgesinde Çapraz adımlarla dolaşır caddeleri Adressiz rüzgarlar. Zaman, gümüş kurşun hızında Gel gör ki; Yaprak düşümü sessizliği. Mevsimler dökülür, çizgiler düşer Mısrası saklım Biter ömür, yitip gider şair. Ben izsiz şiirler kalır geriye. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Umarsızca
Köşe başında bir gölge Çelimsiz bedenin ritminde -titreyen dudaklar ve eller- Elleri kara… Toz bulutu saçları Gözleri mavi.. Kirpiklerine hapsetmiş Hani şu uçsuz bucaksız denizi. Yırtık ve kısa bir pantolon, …………………düğmesiz. Bir ip bağlı kemerine Belki de belini kesmiş. Rengi kaçmış bir tişört Yaka paça savruk Kollarını sürdükçe yüzüne Parlar hasta yanının yaldızları Öyle güler umarsızca Patlamış bir top ayağının ucunda Ayakkabısı yırtık Biri bağlı Biri açık Bir de konuşsa kopuk dili Beden yorgun Ayaklar yorgun Bakışlar deli dolu Boş bir cola kutusu Damlasında tadıyor lezzeti Ekmeği hep bayat Katığı hep yokluk Öyle yaşıyor umarsızca Karanlık çöktükçe Yastık oluyor elleri Sarıldığı düşlerine Ayazı sinmiş kahpe şehrin Soğuk ve yalnız uykusu Yıldızlar yıkıyor sabahını Suratını ise bir avuç güneş Ana yok-baba yok Sevgi alıp- verdiği Dört ayak üstünde candaşı Kuyruğu kesik sokak köpeği Ekmeğini, korkusunu paylaştığı Öyle büyür umarsızca Köpeğin gözlerinde ‘çocuk’ Çocuğun gözlerinde ‘şehir’ Bilmez oysa; ‘O’ sokakta büyüdükçe Küçülür ‘insanoğlu’ 03/11/2004 Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ben Senle
Ben senle yarınlara koştum Sabah yüzüne vurduğun su Gözlerine vuran ilk ışığıydım güneşin En son söndürdüğün yıldızdım pencerende Avuçlarınla düzelttiğin saçlarındım Kahvaltında katık ettim gözlerini Sensiz geçecek günde acıkırım sana diye Ben senle koştum geleceğe Ne kadar silmek istediğin iz varsa geçmişte Silmene yardımcı olurum sandım gülüşümle Oysaki ayrı gitmekteymiş adımlarımız Ben sana koşarken Sen hep koşmuşsun bensizliğe Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Unut
Sessiz kal Gözlerimde ..öylece Anason kokusunda Sorular...duman duman Soluklan Sessizliğinde ...öylece Sigara dumanında Türküler... buram buram Yüzün avuçlarımda Kimse yokken ağla Kimse yokken savur Küfürlerini rüzgara Unut kimliğini Kimse yokken ...öylece Gözlerimde Sessiz kal Kim olduğunu unut Unuttur. Arzu Altınçiçek |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|