![]() |
![]() |
#151 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kumdan Evler-2
insan yitirince keşfediyor yitirdiğini kanıyor geriye dönmeyecek andaki gülüş nereye gidiyor geçmiş zamanda kalan ürperti büyülü bakışlara bir örümcek ağ örüyor durmadan hani o kızlar vardı esin esin esintiydi gül sağnağı yürüyüşleri ölümü yarar giderdi zamanı yoklar giderdi sevdayı okşar giderdi memeleri şimdi boşalmış birer dağarcık nerede tükendi çılgın çalkantıları nice gülüşler vardı kuş sağnağı geceye mehtap katardı dolu vurmuş güller gibi yüreklerinden koparıldılar cellattı cellatlara mezar olacak kadar bağışlamak bilmeyen kaldırımlar insan yitirdiklerini yitirdiği zaman anlar bir deli yağmurdur ömrün ki nafiledir yalan bütün saltanatlar hanlar hamamlar saraylar kumdandır bütün evler bütün hevesler yalan yüreğinde yaşadığın ne varsa bir onlar ömründen kalan... |
![]() |
![]() |
![]() |
#152 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kumdan Evler-3
hevesler ki mutlak geçicidirler gönlünü oyalar yayılır kof bir ömrün sınırlarına ulaşılmazlıkla büyürler hevesler neyi besler insanlığın o büyük o mutsuz bahçesinde her aşk bir başka katılmak yaşamın dokusuna dönülmez akşamın ufkunda aslolan bir insanlık şarkısı mırıldanarak katılmak ayın doğuşuna hevesler cangılında bütün vakitler geç son bir faslı yok ömrün yürek insanlık ırmağının damarlarında akıyorsa sultanlar ölürken anlar göçer bütün saltanatlar bir hiç bile değil toz olup uçtuğunda kof keyifler-sırça saraylar kumdandır bütün evler bütün hevesler yalan hevesler ömrümüzün sırtına vurulmuş eyer ayırmak kendini başkalarından seni yalnızlığa boğan. yalan beklentiler ki mutlak geçicidirler zındanlar kimin kanıyla kimin canıyla savaşlar onuruna tecavüz edilmiş sömürgeler gerillalar kula kulluk ve yağma umudu hapseden zındanlar yıkılmadan kırılmaz zinciri aşkın taş duvarlar sarar gülüşün bir yanını dünya insanca olmadan bütün evler kumdan olur bütün hevesler yalan... |
![]() |
![]() |
![]() |
#153 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kumdan Evler-4
toprakta çekirdek gülün damarında su yürekte hüzün ve görünmez saati ömrümüzün işler kurmadan büyülü bakışlara bir örümcek ağ örüyor durmadan zalime baş eğme yüzüne tükür cellâdın karanlığa ışık doku yıkılmadan özgür değilsin kendine ördüğün zından ne verir ki başkasına kabuğunu kıramayan sonunda bitecek ömrün daldan düşen yaprak gibi o zaman: her an öyle yaşayacaksın bir aşk mektubunun zarfını açmak gibi... |
![]() |
![]() |
![]() |
#154 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kurye
Bin yıllar öncesinden bir kilim gibi söylenmesi yasak acılar dokunmuş yüzü kırçıl sakallarında kıvıldar durur zaman böcekleridir güneş kırıntıları İri ellerinde yas sessizliği bir meşe seli gibi çağlar avuçlarında direniş destanlarının ateş cevheri Bütün yitirmelerden parmakları yorulmuş sanki unutulmuşlukların kısır dalları... Duyarak gökyüzünde dönmeyecek olanların sesini söküldüğü toprağı okşarcasına okşar- emektar kafesini ve o zaman yıkılır- yüreğinin setleri yüzündeki çizgisiz tek yeri gözlerinde ürperir titrek bir kandil alevi gibi yeşermeğe hazır dalın bedeni hep böylesi anlarda yeniden cana gelir ekin biçtikleri tarlanın sınırında engereğin başını ezen babasının ayakları dam dibinde anasının bit kıran tırnakları... Yaslamış sırtını kedere ulu gövdesinde kocca bir ülke zonklar Sıhhiye pazarının bir kıyısında tarihi yara yara gelmiş eski bir isyancının heykeli ve daha çok ileriye taşıyacağı yüzü derin gizemlerin mahyası yüzü hüzünler aynası... ne ölüm-ne zulüm-ne rüzgar durduramaz taşıdığı haberi maviş çocuk gözleri bir çift deniz feneri kanlı fırtınalarda yüzyıllara göz kırpar... çökermiş sıhhiye pazarının yanına ateş serüvencileri kuryesi binlerce ceset taşır yaslı bağrında ve yapışmış yüreğine binlerce gencecik göz ağlamaz-kanar iki oğul vermiş dalyan gibi iki gürbüz can parçası seksen öncesinde koca ihtiyar... Aktı kendi dünyasında kör-sağır-dilsiz ırmak sevinç-hüzün-telaş-karmaşa-yalnızlık aktı kalabalık o baktı uzak ve yürüdü sancılar sakladığı derinlerine uykular kırbaç artığı-umuda yargısız infaz-düşler çarmıhta sirenler yüreğini göz göz sızlatır hala sirenler ne zaman çalsa iki dağ gibi oğul oğul oğul kanar bağrında o gün bu gün kimi zaman küfesinde yasak yayınılar kimi zaman bildiriler-haberler taşıdı yıllar önce mahpusta dinlediği Kuvayı Milliye'deki Nazım'ın kağnılarını düşünerek her gün pay ayırdı nafakasından zındanlar dolusu çocuğuna sonunu bilmediği yolcululara çıktı tanımadığı insanlarla buluştu karanlıklarda Hayır hüzün değildi şimdi yüzünde ışıyan bulut ayaklar altında linç edilmiş bir hüzün olur muydu biliyordu gülmeğe kapıları çoktan kapanmış yüzünde gayri ağlayacak tek bir yer yoktu... Doğruldu kanayışını bastırıp derinlerine Cebeci'ye doğru yola koyuldu... Ansızın bakışları yıldız yıldız çoğaldı yüzü yarık yarık bir göz tarlası ve kendi yüreğine hançer saplarcasına ta içinde kanadı köşedeki dilenci kara-kirli dudaklarında mecalsiz kıpırtılar bir şeyler fısıldıyor sağır kalabalığa yüzü çoktan yıkılmış kerpiçten köhne bir ev tüm sahipleri ölmüş duldasız düşsüz artık açılan bir kapısı olmayacak bir daha ışıklar yanmayacak penceresinde boynunda o kahreden büküklük sanki sonsuza dek doğrulmayacak kirli mendilinde nikel bir para bir vicdan rahatlatma fiyatı taş olmuş bir damla göz yaşı tomurcuğu dokunsan parçalanacak... Eski bir zemheri esti bedeninden teri buz kesti kurye'nin geçti bir şimşek hızıyla gözlerinden kanlı bir ezgi gibi kırk yıl öncesi yoksulluktan kovgun düşüp umutlarla gelmişler öğür olup omuzdaşlık etmişler azmışlar karmaşasında koca kent ormanının birbirini yitirmişler... şimdi karşı köşede dilenen baht yoldaşı kıtlığın-kıranın yıkamadığı bileğini kimselerin bükemediği el açmış da yalvarıyor türküsü-onur yarası sökülüp yüreğinden kahredilmiş can parçası bakışları yıldız yıldız çoğaldı yüzü kasırgalı bir göz deryası yine boğazına o yanardağ tıkandı bağrındaki mezarlıkta yıldırımlar parçalandı düştü sırtındaki ekmek teknesi semeri yuvarlandı geçti yara yara kalabalığı sanki ardı sıra iki şahanı kısır gök birden bire kıraç kıraç çatladı ateş magmaları boşaldı yere bedeninde depremsi bir titreme dizlerinin bağı çözülüverdi çökerdi bağrı boydan boya yarıldı savruldu yüreği kaldırımlara ölecek bir yaralıyı kucaklarcasına dilenciye sıkı sıkı sarıldı ve yitik bir çocuk gibi bağıra bağıra bütün köprüleri setleri yıka yıka isyanları kan köpürdü-çağladı bir zaman kuryesi ağladı... ve aktı kalabalık başıboş karmaşasında kör-sağır-dilsiz bir ırmak gibi sürüklenerek Acı/suların söndüremediği ateşti kirli mendilin üzerindeki para yanan bir kentin akşamında sönen güneşti... |
![]() |
![]() |
![]() |
#155 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kırık Ayna
anımsa... akşamları bulutların arasında yarasını yalarken güneş tıpkı evsiz bir köpek gibi ölmeden önce ıssızda yapraklarına düşerken yağmur bil ki ben de yağmıştım sana ama rüzgarları sen çağırdın ve beni taşıyan bulut göç etti dönmez bir daha bir sarmaşık gibi büyümeyi reddettin ve kırıldı kalbimin saksısı yokluğundan seni her kırık yerinde nasıl çoğalttığımı gör bak kalbimin o her çatlağında bir başka suretin düşen yokluğundan paramparça olmuş aynanım senin-anımsa anımsa... şafak buğulanıyordu... kuşlar deliydi... ben senin gönlünü kaçıran atlı orada su başında bana dedin ki -suyun aynasında yüzünü görüp bakarak hayranlıkla- “sen bir söz ustası olsan da tüm sözler beni tarif etmeye yetmez ey şair” ve ben atımı sürüp gittim... seni kendine sevdalı bırakarak sonra o uzun gecen çöktü ve bir yerlerde kendi aynama bakmadayım şimdi bana bunu yapma aynalara bakma |
![]() |
![]() |
![]() |
#156 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Köryürek
insanlıktan uzak belle gönlü ile görmeyeni bir yürekten bir yüreğe aşktan kement örmeyeni aşık yanar maşuk görmez-kerem yanar aslı hani ehl-i dil pervane gerektir-ateşsiz tutuşur teni bencilliği dipsiz kuyu-hırsı dağlardan da kavi acı gönül bilmeyene-yanmayan ne bilir seni canını bergüzar versen-çapa vursan-pulluk sürsen deryaları yağmur etsen-yeşerir mi taşın kalbi aşkı alavere sanır-yüreğinden taşar kini kara taşa aşk nakşettim-kör yürekli görmez beni |
![]() |
![]() |
![]() |
#157 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Lacivert Sessizlik
gel söz biçelim suskunluğun diliyle eski zamanlardan sığınmış gemilerin bekleyerek çürüdüğü limanlardan fırtınalara vurgun al bir sandaldı dudakların şimdi derin dalgınlıklar kalmış eski heyecanlardan ipi kopuk uçurtmalar gibi takılmış acının teline bakışların her soluk yırtılıyor bir zaman dans ettiği rüzgardan durağanlık ki pas tutar demir-taş yosunlanır-yürek çürür ağır adımlarla bir ölüm düşer payına katılmadığın fırtınalardan gök soluyup durdu-her solukta ağarıp karalarak zaman ki nice bilgedir kendi yalnızlığından acının başında beklediğimiz demler ne demlerdi öğrendik ki gül fışkırmaz bekleyişin tomurcuğundan kar yağıyor aklığın gibi arıtarak bozkırlarıma istersen gül yağarsın bana sen en bakir baharından bir gün bize dair tek iz kalmayacaksa bu tozlu yolda hadi hesap verelim kendimize yaşattığımız acılardan düşlerin derinlerinde yüzerdim kuralların ağlarından firari hadi soyundur beni balık günlerimin suçluluk duygularından velhasıl yaşamadıklarımız o kadar çok ki yaşama dair ah binlerce yıldır çıkamadık acının çamurundan varamadık gülüşün çimenliğine-senin gözlerinde kandiller yanan zaman dönmez geriye-daha çok sorumluyuz yaşayacaklarından hiçbir yolun sonu yok bir ucu varsa da uçurumlara deme ki cümle aşk şiirleri aşkın acılarından evet acıyı bile anlatır söz-dudaklarından ateş saçarak dil yetmez mutlu aşklara-onu ancak yaşar insan |
![]() |
![]() |
![]() |
#158 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mezra Şiirleri - 01 Gülüşün
ellerin kolların bağlı göllerin çöle dönmüş ödün ödün köle öle öle... yalnızlığın diken tarlası gülüşün üşümüş ıssızlarda mızrapsız bir saz her sözcük dudağında söylerken kanatır dilini bakışın mızrak yanışı gözlerin rezil-rüsva gülüşün kısrak nallarında tank paletlerinde insansız bir mezra... |
![]() |
![]() |
![]() |
#159 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mezra Şiirleri - 02 Bütün Tanrıların Lanetlediği
Suyu balçık ekmeği yas çığlığı kısır umudu kıraç duaları ölü doğar dudaklarından bereketi kırbaç kırbaç pay edilmiş kurtlara itleri sıska çocukları aç bütün tanrıların lanetlediği mezra... |
![]() |
![]() |
![]() |
#160 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mezra Şiirleri - 03 Mızrak Boylarında Zamanın
mızrak boylarında zamanın sonsuz bir tanrı ölüsü kar hiç bir tezek yetmez hiç bir köz... izbanın ekini mavzer yer- gök bir sınırsız terkedilişte avcı mı av av mı avcı bu saralı ıssızda... kal ü bela'dan kalma düş bir ankadır umut yankılanır çığlığı kör korkularda korkulanır sarık sarık karanlık ah şu ekmek diyarları kaç sırat... bir yanda tank bir yanda kısrak bu nasıl bir kast... mayın tarlası yaşamak yukarda uçak dört bir yan mezar can mezat mezat sevdası kapanmaz yara mezra... |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|