![]() |
|
|
#161 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Siste Ölür Miranda (1816)
Günün geç saatinde Avrupa'nın içine daldığınızda yüksek şapkanızla birden çok baharla süslenmiş bahçede fıskıyenin mermeri yanında düşerken eski altından yapraklar İmparatorluğun üstüne kapıda çiziktirilir bir biçimin hatları Sankt Petersborg'un gecesine doğru. Büyük kızağın çanı titreşir ve birileri o beyaz yalnızlıkta ya da aynı türden bir adım aynı soru eğer çıkarsan Avrupa'nın süslü kapısı arasından siyah giysili efendi bir bay zeki tanıma işareti altından bir emir şeriti Özgürlük Eşitlik bak alnına O'nun yankılanan ağır toplar arasından adalarda tanıdı halılar O'nu Sanıyorum girdi içeriye okyanusları alan Bütün gemiler ve sis adım adım izliyor O'nun gündüz işini mason localarının kitaplıklarındaki bir oyukta bulunan şöyle ya da böyle bir eldiven kılıç bir kartla yazı dosyası ağzına dek dolmuş olarak havagemileriyle dolmuş kentlerle Trinidad'ta sahile karşı duman bir savaştan ve bir başkası daha ve deniz taptaze ve bir kez daha Bay caddesinin merdivenleri atmosfer ki solunmazmışcasına karşılıyor O'nu bir elmanın yoğun özü gibi ve bir kez daha bu asilzade eli bu maviye çalan savaşçı eldiveni saray odasında sonsuz yollar savaşlar ve bahçeler yenilgi dudaklarında başka bir tuz başka bir tuz değişik bir yakıcı sirke Cadiz zincirlenmiş duvara ağır halkalarla düşünceleri soğuk korku kılıçtan zaman tutsaklık farelerin arasına inecekseniz bu yeraltı tüneline ve cüzzamın granit kayasına bir başka kilit var asılı tabutta o eski yüz ki ölüp gitti orda ölü bir söz bir söz adımız bizim dünya adımlarının gittiği yere doğru özgürlük titreşen alevi için O'nun batırıyorlar O'nu suya halatlarla düşman toprak selâm sabah yok ve soğuk mezar soğukluğu Avrupa'da.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#162 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Siste
sisle dolu bütün gece o bitkibahçesi - bir park gibi ve arkasında onun çitin arkasındaki sis-ormanında gugukkuşunun sesi hâlâ-dinelen bir dinmemişlik gibi uzaktaki baba-halkta uzun bir zaman çok önceden babam (geçit resmi-ve-şarkı gibi kıvrılan kalabalıkta)
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#163 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sis
Küçük kedi ayaklarla gelir sis. Sessiz kalçalarla oturur bakar limanla kente ve sonra çeker gider.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#164 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sınırsız
Görüyor musun bu elleri? Bunlar ölçtü yeryüzünü, ayırdı mineralleri ve mısır türlerini, barıştı ve savaştı, yendi uzaklıkları bütün denizlerde ve ırmaklarda, ama gene de, yolculuk edip dururken sende, ey küçüğüm, ey buğday tanem, ey toygarım, tam olarak algılayamazlar seni, göğsünde ya dinlenen ya da uçan ikiz güvercinleri avlamaktan yorulurlar, dolanırlar bacaklarının mesafesinde, dolanırlar belinin ışığında. Benim için bir hazine odasısın, sonsuzca varsılsın denizden ve onun yığıntılarından, ve beyazsın ve mavisin ve enginsin bağ bozumunda toprak gibi. Bu bölgede, ayaklarından alnına, dolanarak, dolanarak, dolanarak, geçireceğim hayatımı.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#165 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevmeyi Öğrenmek
Seni sevmek yeni bir dil öğrenmek gibi Tutuyorum ellerini, böylece yaratıyoruz birleşmek eylemini Öpüyorum usulca seni, yumuyorsun kirpiklerini Böylece yeniden var oluyor 'seni seviyorum' bütün dillerde Farkında mısın çoğaldığımızın? Böylece yok oluyor acı bütün sözlüklerde. Sessizce bir geleneği sürdürüyoruz seninle Şimdi tam 'bir geyik yolunu şaşırdı dağda' diyerek Öpmenin sırası memelerini Gidişin sürgünümdür, gitme Gidersen unuturum bütün o sözcükleri Dilsiz kalırım, gitme
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#166 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Seviyorum Barındırdığın Her şeyi, Valparaiso
Seviyorum barındırdığın her şeyi, Valparaiso, Parlattığın her şeyi, ey okyanussu gelin, daha da uzun senin kasvetli halenin vardığı yerde. Seviyorum denizin gecesinde denizci için fırlattığın şiddetli ışığını, değil mi ki aydınlatıcı ve çıplaksın sen - portakal çiçeği gülüm benim -, ateş ve sissin. İzin verme kimseye benden başka, seni savunmayı ya da kızgın çekiciyle sevdiğim şeyleri kırmaya gelenin yaklaşmasına, ne de senin yayılmış çiy'den elyapılarının arasındaki sesimden başka kimseye, denizin tuzlu analığının seni öptüğü basamakların üstünde, benim dudaklarımdan başkasına izin verme dorukların havasındaki yüksekliklerde senin soğuk Siren-tacına doğru, benim okyanussu sevgilim, Valparaiso, Bütün dünya kıyılarının kraliçesi, dalgaların ve teknelerin gerçek amacı, sen ey içimde ay ya da korunun içindeki rüzgârın yönü gibi. Seviyorum senin suçlu sokaklarını dağların üzerindeki ay'dan hançerini ve bulvarlarındaki izinli denizcilerin ilkbaharın mavisini giymelerini. Anla bunu, rica ederim, limanım, iyi de olsa kötü de olsa sana yazmaya hakkım var, çünkü acımasız lambalar gibiyim kırık şişeleri aydınlattıklarında.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#167 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgili Yürek, Niçin Hor Kullanıyorsun Beni?
Sevgili yürek, niçin hor kullanıyorsun beni? Beni azarlayan sevgili gözlerin Hâlâ güzel, güzel ama - ah Güzelliğin ne de gizli! Gözlerinin berrak aynası Ve öpüşlerin iç çekişleri arasından Eser inleyen yeller bıçak gibi Aşkın gölgeli bahçesinde. Ve yakındır aşkımızın dağılıp gitmesi Eserken yaban yeller üstümüzden - Ama nedendir, sevgilim, ey sevgili dostum Ah! nedendir bana eziyet vermen?
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#168 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevgi
Şanını ve gücünü yitirip de Bir dost dahi bulamamışa, Küçümseyen ve öfkeli düşmanları arasında bile Soyluluğunu elden bırakmayana, Avutan türküdür, yoldaştır Sevgi.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#169 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Sevebilir misin Beni, Ey Hece Kitabı
Sevebilir misin beni, ey hece kitabı, ve öpebilir misin beni, ey zamir? Bir gömüt müdür bir sözlük ya da kapalı bir bal kovanı mı? Hangi pencerede kalakaldım izlerken gömülen zamanı? Yoksa uzakta gördüklerim henüz yaşamadıklarım mıdır?
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#170 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Seslenerek Geliyor Bir Gün
Sayılar geliyor yankıdan, ölen sayılar ve pislikle kaplanmış rakamlar, nemli ışınlar ve kirli şimşek parıltısı. Yeni bir dul gibi, büyür yankıdan, yalnız geldiğinde gece, bir güvercin ya da bir gelincik ya da bir öpüş gibi, ve yayıldığında onun harika yıldızları. Işık bulunur yankıda: boğulur sesli harfler, düşer ağlayış yapraklara, seslerden bir rüzgâr çarpar bir dalga gibi, ışıldar ve o soğuk esnek balık şeneltir onu. Sesteki balık, yavaşça keskin, ıslak, kuyruğundaki damlalarla dışbükey altın yığını, pullanmış köpek balıkları ve titreyen köpük, donmuş gözlü maviş som balığı. Düşen alet edevat, sebze bıçakları, üzümlere basıldığı zaman çıkan gürültü, suyla dolu kemanlar, taze patlamalar, boğulmuş motorlar ve tozlu gölgeler, fabrikalar, öpüşler, lıkır lıkır şişeler, gırtlaklar, sesleniyor etrafımdaki gece, gün, ay, zaman, ıslak çanlarla dolu bir çuval gibi tumturaklı, ya da kırılgan tuzdan yapılma ürküten ağızlar gibi. Deniz dalgaları, heyelan, eldeki tırnaklar, denizin adımları, yaralanmış hayvanlardan anafor, boğuk sesli sisteki düdük sesi belirliyor o uysal şafağın seslerini uyandığında terk edilmiş denizde. Ruh sarmalanıyor yankıyla düşerken düşlerinden, kara güvercinleriyle çevriliyken daha, yokluktan paçavralarıyla henüz astarlanmışken. Ruh koşuşturuyor yankıya doğru ve kutluyor ve hızlandırıyor hızlı düğünlerini. Kabuğu dökülüyor sessizliğin, bulanık maviden, karanlıktaki şişeler gibi, kapalı eczaneler, sarmalanmış bir sessizlik saçta, bacaksız atlarda dörtnal giden bir sessizlik, ve uyuyan makineler, ve rüzgârsız yelken, ve cesaretsiz yaseminlerden ve balmumumdan trenler, ve ağzına kadar gölgelerle ve şapkalarla yüklü gemiler. Anlık güllerle yükseliyor ruh sessizlikten, ve şafakta çöküyor ve yüzükoyun boğuyor kendini çınlayan ışıkta. Hiddetli ayakkabı ve hayvan ve kap kacak, kendi çöplüklerini aşan saldırgan horozlar gibi dalgalar, kuru karınlar gibi giden saatler, sıkıştırılmış raylarda dönen tekerler, ve tek gözlü güvercinler gibi tahta gözlerle uyanan beyaz tuvaletler, ve onların boğulmuş gırtlakları şelale gibi ses verir bir kerecik. Bak, nasıl da kaldırıyor küf gözkapağını ve serbest kalıyor o kırmızı kilit ve yayıyor çelenk söylemek istediklerini, büyüyen şeyler, büyük tramvaylarla ezilmiş köprüler gıcırdıyor sevişme yatakları gibi, kendi piyano kapılarını açar gece: gün koşuyor bir at gibi mahkemesinde. Yankıdan geliyor büyümenin ve derecenin günü, ve koparılmış menekşelerden ve perdelerden de, genişliklerden, biraz önce kaçan gölgeden, ve göksel kan gibi göğün yüreğinden düşen damlalardan.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|