www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Forum > Eskiler (Arşiv)

Eskiler (Arşiv) Eski konular

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 10-31-2008, 06:33 PM   #201
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Rapa Nui

O muhteşem denizin göbeğisin, Tepito-te-henúa,
denizin atölyesi, söndürülmüş taç.
Senin lav püskürtülerinden yükseldi insanın
alnı okyanusun yücesinde,
taşın çatlamış gözleri
ölçtü o siklonsu evreni,
ve hayatın beli senin heykellerinin
tamamlanmış boyutunu diken eldi.

Tanrısal kayaların oyuldu
Okyanus’un bütün çizgilerine doğru,
ve insan yüzleri çıktı ortaya,
adaların derinliklerinden yaratılmış,
boş kraterlerden doğmuş,
ayakları sessizliğe dolanmış.

Nöbetçilerdi onlar ve kesmişlerdi
bütün nemli imparatorluklardan
gelen suyun dolaşımını,
ve yüz yüze maskelerle geri tuttu
deniz kendi mavi, fırtınalı ağaçlarını.
Bu yüzlerden başka kimse şeneltemezdi
deniz imparatorluğunun dolaşımını. Dilsizdi
bir gezegenin kapısı gibi,
adanın ağzını geren bu tel.

İşte böyle, denizin dışbükey ışığında
taçlanıyor taşın masalı
ölü madalyalarıyla ölçümsüzlük,
ve o küçük krallar, dalga köpüğünün
sonsuzluğu için,
bütün bu ıssız monarşiyi kuranlar,
geri dönüyorlar denize o görünmez geceden,
geri dönüyorlar tuzdan lahitlerine.

Sadece ay balığı öldü kumda.

Sadece zaman kemiriyor moais tanrılarını.

Sadece sözcükler biliyor
kumdaki sonsuzluğu:
mühürlenmiş ışık, ölü labirent,
boğulmuş kadehin anahtarları.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:33 PM   #202
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Rahoon İçin Ağlıyor

Rahoon’a yağmur usulca iner, incecik,
Düşer esmer yarimin kabrine incecik.
Sesinin kederi gel der, mahzunca
Gri ay ışığında.

Dinle sevgili,
Nasıl da tatlı, mahzun sesi çağırır sonsuzca,
Kimse yanıtlamasa bile, ve kara bir yağmur boşanır
O zaman, şimdi olduğu gibi.

Bizim kara yüreklerimiz de, ah sevgili, bırakalım uzansın
O’nun kırık kalbi gibi ve üşüsün
Altında ay grisi ısırganların, kara toprağın
Ve mırıldanan yağmurun.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #203
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Punitaqui’nin Çiçekleri

Orada anayurt daha da katıydı şimdi.
Saçılmış tuzdu altın,
kırmızı alevler saçan bir balık, ve o hiddetli
toprak parçası doğuyordu ezilmiş küçük
dakikasında onun, kanlı tırnakların getirdiği.

Şafakta soğuk bir badem ağacı gibiydi,
sıradağlarının dişleri altında,
deliyor yürek kendi çıkışını,
araştırıyor, yokluyor, acı çekiyor, tırmanıyor, ve
en merkeze, en gezegensi yüksekliğe ulaşıyor
yırtılmış gömleğiyle.

Yanık yürekli biraderler,
bırakın elime bugün yaptığınız işi,
ve bırakın bir kez daha gitsin o uyuyan katmanlara,
daha da derine, kaçmak isteyen
yaşayan altını elinin bir maşa
gibi tuttuğu daha da derine.

Ve oraya geldiler bir kaç çiçekle
yöre kadınları, Şili yaylalarının kızları,
madenin mineralsi kızları,
ve bıraktılar bir buketi ellerime, bir kaç çiçek
Punitaqui’den, bir kaç kırmızı çiçek,
sardunyalar, bu katı topraktan,
ellerimde en derin dehlizdeymiş gibi
bulunan alelade çiçekler,
döndürdü bu çiçekleri
kırmızı suyun kızları,
insanın derine gömülmüş derininden.

Ellerini ve çiçekleri tuttum, mahvolmuş,
mineralsi toprağını, taçyapraklarının
ve acıların esrarlı kokusunu.
İnceledim onları ve biliyordum geldiklerini
altının kötü yürekli yalnızlığına,
kan damlaları gibi gösterdiler bana
heba olmuş hayatlarını.

Onların yoksulluklarında
çiçek açan kaleydiler, şefkatin
buketi ve uzak metal.

Punitaqui’nin çiçekleri, atardamarlar, hayat,
yatağımın ucunda *******i yükseliyor kokularınız
ve alıp götürüyor beni hüznün
en derin maden dehlizlerine,
geçerek o ezilmiş yüksekliği, geçerek karı,
ve hatta sadece gözyaşlarının ulaşabileceği kökleri geçerek.

Çiçekler, yayla çiçekleri,
madenden ve taştan gelen çiçekler,
Punitaqui’nin çiçekleri, kızları
o acı yeraltının: bendesiniz, ve unutulmadınız hiç,
hep hayatta kalacaksınız bende ve kuracaksınız
ölümsüz berraklığı, taştan bir taçyaprak
ölmez hiç.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #204
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Prolog

Başkalarıyla birlikte olmak
hoştur ya da sıkıntılıdır
coşku ya da bunaltı verir
mutlu olabilir insan başkalarıyla birlikteyken
adamı çılgına da çevirebilir başkaları
hor kullanılabilir insan başkalarıyla birlikteyken
adamı ezebilirler caddede ya da ateş edebilir başkaları
ama ille de bilmek zorunda değil
insan başkalarıyla birlikteyken kim olduğunu
yeter ki her zaman olduğu gibi olsun insan
başkalarının olmasını beklediği insan gibi olsun insan
kendisinin olduğunu sandığı insan gibi olsun insan
yaşayabilir insan başkalarıyla çok çok uzun bir süre
unutursa bütün küstâh soruları.

Yalnız olmak
hoştur ya da sıkıntılıdır
coşturur ya da bunaltır
kendini güçlenmiş hisseder insan yalnızken
kendini yalnız hisseder insan yalnızken
daha iyi yoğunlaşabilir bir konuya insan yalnızken
çıldırabilir insan bir konuya yoğunlaşmaktan
ne tutarsa tutsun yalnızken insan
düşer kendiliğinden bir sorunun içine

Kimsin sen
hayatın bu safhasında kimsin sen
çöl ya da yağmur
kilit ya da anahtar
eski ya da yeni
sen misin yaşlı hırçın iktidarsız berduş
ya da hayatın sonsuzca genç sevicisi misin sen
neyin peşindesin gerçekte
olmanın mı olmamanın mı
var mısın yok musun?

Eğer bir şiir yanıtlayabilirse
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #205
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Pisagualı Adamlar

Fakat seni okşayan el tereddüt ediyor
çölün yakınında, kenarında hemen deniz kıyısının,
ölümün takip ettiği bir dünyada.
Sen misin, anayurdum, sen misin, bu senin yüzün mü?

Bu şehadet, tuzlu su içindeki
paslanmış dikenli tellerin bu kızıl tacı?
Pisugua şimdi senin yüzün mü?
Kim taciz etti seni, nasıl delik deşik edebildiler
senin çıplak balını bir bıçakla?

Herkesten önce gidiyor selâmlarım
adamlara, o acıların oyuklarına,
kadınlara, manio ağacının dallarına,
çocuklara, solgun okul çocuklarına,
Pisagua’nın sahilinde olduğu gibi
takip edildi anayurt, sevdiğim
bu ülkenin bütün onuru.
Yarın sürüklenecek
kutsal onuru kumsallarında,
Pisagua: terörün gecesinde
yakalandı ansızın
sefil bir hainin emriyle
ve fırlatıldı kireç beyazı cehennemine
savunmak için insanın değerini.

Asla unutmayacağım senin ölü kıyını
düşman denizlerden pis dişler
acıların duvarını ısırırlarken,
ve nasıl da o çıplak, iblissi yüceliklerin
iskeleleri ayağa kalkıyor dikine:
asla unutmayacağım nasıl baktığınızı suya
sizin yüzlerinizi unutan bir dünyaya karşı,
asla unutmam, döndürdüğünüz zaman
soru soran ışıkla dolu gözlerinizi
kurtlar ve hırsızların denetlediği
Şili’nin solgun toprağına.
Biliyorum nasıl fırlattıklarını size yiyeceği,
uyuz itlere atılır gibi, o çıplak toprakta,
ta ki sizler küçük, boş konserve kutularından
tabak yapana dek kendinize:
biliyorum nasıl sıra sıra dizildiğinizi,
direngen ve cesur,
aldınız çok sık olarak kuma fırlattığınız
o bozulmuş fasulyelerden.
Biliyorum, nasıl aldığınızı elbiseleri
ve yiyecekleri topluca
bütün anayurdun yayılmış hükümranlığından,
gururla hissettiniz
ki belki, belki sizler yalnız değildiniz.
Sizler cesur insanlar, toprağa yeni
bir anlam veren pekişmiş hemşeriler:
seçtiler sizleri avlayarak
sizin şahsınızda bütün halk
sürgün çöllerde acı çeksin diye.
Cehennemi bulmak için, baktılar
ülkenin haritalarına, en sonunda buldular
tuzla çerçevelenmiş bu hapishaneyi, yalnızlığın
bu duvarlarını, korkutan kaygıyı,
ezilsin diye başınız
o sefil tiranın ayakları altında.

Fakat kendilerine benzeyenleri bulamadılar:
o çürümüş gübreden yapılmadınız sizler,
kurtçukların yediği hain gibi: onların bilgilendirmeleri
yalan söylüyordu, buldular
halkın metalik inadını,
bakırın yüreğini ve sessizliğini.

Bu metal temeli oldu anayurdun
kumda yitik halktan esen rüzgâr
kovarken kirin kaptanını.

Kararlı biraderler, kararlı,
sizler asmaydınız *******i
saldırılmıştı size kulübelerinizde,
hoyratça çekilip alınanlar,
kolları çelik tellere dolanmışlar,
hâlâ uykuda, tümüyle şaşırtılmışlar
ve eziyet görmüşler, kamyonlarla sürüklenmişler
Pisagua’ya silahlı gardiyanlar eşliğinde.

O zaman dövülürken çocuklar
geri geldiler
ve korunmasız ailelerle tıkış tıkış kamyonlar.

Ve bir kez daha yükseliyor çölün gecesinde
bir uysal çocuk hıçkırığı, bir hıçkırık
binlerce çocuk ağzından,
bir koro gibi arıyor o sert rüzgârı
işitmemiz için, unutmamamız için.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #206
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Peumo Ağacı

Taş katısı bir çalılık yaprağını kırdım: bir tatlı
koku o taze kırılmadan
sarmaladı beni topraktan havalanacak
derin bir kanat gibi, o uzaklardan, o hiç bir zamandan.
Peumo, o zaman görmüştüm yapraklarını, o titiz
yeşil rengini, fışkıran, topraksı gövdeni
ve kokulu genişliklerini içgüdüleriyle örten.
Düşündüm, sen benim bütün toprağımsın: bayrağım
peumo ağacı gibi kokmalı dalgalandığı zaman,
dümen suyunda birdenbire seni anayurtla dolduran
sınırlardan yapılmış bir koku.
Saf peumo, yılın kokusu ve rüzgârda,
yağmurda, uçuşan saçın kokusu, altında dağın
eğri çizgisinin, köklerimizin üzerine düşen
suyun sesiyle, ah aşk, bir yapraktan akan
ve gömülmüş eski bir fincan gibi
toprağa dökene dek dolduran bizleri
ah aroması doğan vahşi zaman.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #207
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Perde Arası: Sömürge Yırtıyor ülkemizi -1-

Kılıç dinlence bulduğunda ve duygusuz
İspanya'nın oğulları, hayalet gibi,
yabanıl ormanlardan ve uzak eyaletlerden
gönderdiler kağıt dağlarını bir yakınma çığlığıyla
saraya, düşünceli monarka:
bütün öykü ağızdan ağıza yayıldıktan sonra
Toledo'daki sokakta
ya da Guadalquivir'in yokuşunda,
ve hortlaksı fâtihlerin partal
gemi donanımı
itildiler liman girişleri boyunca,
ve en son ölüler yatırıldılar tabuta
kiliselerde kanla oluşturulmuş
resmi geçitler için,
erişti yasa ırmakların dünyasına,
geldi dükkân sahibi para kesesiyle.

Sabahın enginliği karardı,
erkek-etekleri ve örümcek-ağları dağıttı
karanlığı, iğvayı, şeytanın
ateşini insan meskenleri arasına.
Bir kandil aydınlattı
sonsuz kar ve bal levhalarıyla dolu,
koskoca Amerika'yı
ve yüzyıllarca batık bir sesle konuştu insan,
öksürdü koştururken sokaklarda
ve haç işareti yaptı avlanırken para için.

İspanyol asıllı geldi dünyanın caddelerine.
Zayıflamış haçlar arasında çekti içini aşktan,
temizlerken deliği
ve ararken hayatın
saklı patikasını
kilise masasının altında.
Balmumu ışığın tohumunda mayalandı
kent siyah cübbeler altında
ve kazınmış balmumundan
biçimlendirildi cehennemsi mahalleler.

Amerika, bir zaman mahogni-ağacının tacıydı
yarayla dolu bir köpüklenişti,
gölgelerle dolup taşan bir ordu hastanesi,
ve serinliğin yaşlı, yayılmış bölgelerinde
büyüdü kurtçuğun alçakgönüllülüğü.
Altın yükseltti havaya çıbanlarını
katı çiçeklerini, suskun asma-kütüklerini,
batık karanlığın binalarını.

Bir kadın irin topladı
ve irinle dolu olan bardağı boşalttı her gün
gökyüzü onuruna,
açlık dansederken altın
Meksika madenlerinde
ve Peru'nun Anddağı'na özgü yüreği
ağladı usulca kömürle
paçavraların altında.

Bu kasvetli günün karanlığında
yarattı dükkân-sahibi imparatorluğunu,
idareli kullanarak kafirin ateşini aydınlattı
ve toplayarak kırıntıları,
şimdi bir köz yalnızca, kabul ettiği
küçük bir kaşık İsa.
Ertesi gün, hazırlarken onlar
entarilerini, hatırladı hatunlar
çılgına çevrilmiş bedenlerini,
ateşle dövülmüş ve yutulmuş,
mahkeme-bekçisi araştırırken
küçük lekeyi yakılanın ardından:
yağ-izi, kül ve kan
köpeklerin yaladığıydı.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #208
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Pedro de Valdivia'nın Yüreği

Bir ağacın dibine sıkıştırdık Valdivia'yı.

Yalnızca sabah bir yağmur mavisiydi
soğuk ipleriyle örtünmemiş bir güneşin.
Bütün şöhret, bu gümbürdeyen gökgürültüsü,
dinlendi karma-karışık bir halde
bir yığın yaralı çelikte.
Tarçın ağacı fırlattı dilini havaya,
ve çiyden ıslanmış ateşböceklerinin parıltısı
her yerde debdebeli monarşisinde.
Taşıdık giyitleri ve çömlekleri, dokumalar
evlilik bağı gibi sık,
takılar aybademleri gibi
ve davul doldurdu sanki
Araukanya'yı meşin ışığıyla.
Ağzına dek doldurduk kadehleri şirinlikle
ve dansettik, ayaklarla yere vurarak çıplak kemikleri,
kendi karanlık soyumuzdan yaratılmış.

O zamandan beri vurduk düşmanın yüzüne.

O zamandan beri kestik yiğit gırtlağı.

Aramızda bir nehir gibi bölüştüğümüz
cellâdın kanı ne güzeldi öyle,
hâlâ yanarken, hâlâ hayattayken O.
Sonra bir mızrakla vurduk göğsüne,
ve bir kuş gibi kanatlı yüreği teslim ettik
Araukanyalı ağaca.
Bir kan çağıltısı yükseldi tepesine dek.

Savaşın, güneşin, hasadın türküsü
fışkırdı bedenlerimizden yaratılmış
topraktan
volkanların ululuğuna doğru.
Paylaştırdık kanayan yüreği o zaman.
Deldim dişlerle bu çiçek-tacında
ve uyguladım toprağın yasasını:
'Sun bana soğukluğunu, ey kalleş yabancı.
Sun bana senin kaplan cesaretini.
Sun bana kanınla sulanmış öfkeni.
Sun bana ölümünü ki izlesin beni
ve ayırsın dehşeti seninkilerden.
Sun bana birlikte getirdiğin savaşı.
Sun bana gözlerini ve atını.
Sun bana senin karmaşık karanlığını.
Sun bana mısırın anasını.
Sun bana atın dilini.
Sun bana dikensiz anayurdu.
Sun bana utkulu barışı.
Sun bana yüce efendi tarçın-ağacının
soluduğu havayı.'
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #209
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Patagonya

Ayı balıkları doğuruyor
buz soğuğu bölgelerin derinlerinde,
alacakaranlıkta yeraltı mağaraları oluşturuyor
okyanusun son uçurumunu;
Patagonya'nın inekleri
ayırıyorlar günden kendilerini
bir patırtı gibi, yalnızlıklara karşı
sıcak sütunlarını soğukta yükselten
ağır bir pis koku gibi

Bir çan kadar ıssızsın sen, ey Amerika:

için hiç bir zaman yükselmeyen şarkıyla dolu,
ne eli ne de kulağı var
çobanın, ova çiftçisinin, balıkçının
ne bir piyanosu ne de bir yanak etrafında: izliyor ay onları,
sonsuzluk yüceltiyor hayatlarını, gece gözetliyor onları,
ve diğerleri gibi yavaş yaşlı bir gün doğuyor.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 10-31-2008, 06:34 PM   #210
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Partime

Bana tanımadığım kişiyle kardeşliği verdin.
Bütün yaşayanların gücünü verdin bana.
Bir doğum gibi verdin bana yeniden yurdumu.
Yalnız olanın sahip olmadığı özgürlüğü verdin bana.
İyiliği bir ateş gibi yakmayı öğrettin bana.
Ağacın gereksindiği düzlüğü verdin bana.
Birliği ve insanlar arasındaki farkları görmeyi öğrettin bana.
Gösterdin bana nasıl da kaybolur birinin acısı herkesin utkusunda.
Öğrettin bana biraderlerimin sert yataklarında yatmayı.
Gerçekliği bir kayanın üstüne inşa etmeye yönelttin beni.
Kötü adamın düşmanı ettin beni ve çılgınlığa karşı zırh.
Dünyanın ışığını ve sevincin imkanlarını kabul etmemi sağladın.
Yok edilmez yaptın beni
çünkü seninle ben bende sonsuzlaştım.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:15 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.