![]() |
|
![]() |
#1 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kuş Hatıraları
Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar rüyalarımıza melekler uğrardı. Kapımızdan yoğurtçu bahçemizden ishakkuşu kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi. kışın bir sobamız olurdu sobanın yanında kedimiz kedinin önünde yün yumağı bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik. Yerli malı kullanan yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili kuruincir üzüm fındık tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren kuruüzüm inciri satan karşılığında çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan bir toprağın fertleri... Biraz yoksul biraz mütevekkil biraz mahcup biraz kırılgan biraz naif ama hep umutlu... Özlerdik. Memleketteki halamızı ince doğranmış bir dilim pastırmayı yurttan sesler korosunu akşam komşuluklarını radyo tiyatrolarını sabah ezanını kalaycıyı bozacıyı münir nurettin şarkılarını orhan boran yarışmalarını kandil *******ini duvarlarımızın sarmaşıklarını bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını okulönü kozhelvalarını akşam oturmalarını ve hayatı... Top oynardık ip atlar kedi kovalar taşlarla birbirimizin başını yarar mahalle savaşları çıkarır gece olunca da tutar babalamızın elinden yazlık sinemaya gider Sadri Alışık Vahi Öz Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder Olimpos gazozlar içer güler eğlenir bağırır çağırır dönerken yıldızları sayardık. Sıkı çocuklardık. Hepimizin birer yıldızı vardı onlara isim takardık onlar da bize isim takardı pus ve dumandan önce bu şehrin *******i gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı. Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik biz kimseden yana değildik. Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri olmazdı. Bir değirmendeydik öğütülen öğütülürken türküler söyleyen buğday başaklarına benziyorduk. Ben çorbalardan tarhanayı yemeklerden kurufasulyayı sigaralardan harmanı belki bunun için çok sevdim. Yollar bozuk musluklar bozuk ziller bozuk paralar bozuk ama adamlar sağlamdı. Bu şehrin yıldızları vardı. Saçlarına kurdelalar takan çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan gözleri önlerinde yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde küçük çocukları vardı bu şehrin bu şehrin yıldızları vardı. Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı. Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi. Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar Şişhane'de mutlak raydan çıkardı. Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı. Muammer Karaca adına bir tiyatro binası yoktu bizzat kendisi vardı. Başımız ağrırdı komşumuz vardı gönlümüz daralırdı komşumuz vardı Çorbamızı umutlarımızı memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız vardı. *******i bekçimiz gündüzleri sütçümüz bizim kadar zayıf da olsa nohuta makarnaya alışmış da olsa Sarman adında bir kedimiz ceperimizde kırık misketlerimiz çamur bulaşığı ellerimiz ve gülümseyen bir yüzümüz göstermekten utanmayacağımız bir içimiz bir araya gelerek çektirebileceğimiz bir aile fotağrafımız vardı. Bir sabah bütün iyi şeylerin Ayvansaray iskelesinden hayal ülkesine doğru demir alan bir şirket-i hayriyye vapuru gibi aramızdan ayrıldığını gördük. Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı gazeteler Süheyla hanımın Raci beyin Melahat mehveş ablanın Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise yazmadılar nedense Ama yok ama yoklar. Ne harma sigarası kaldı geriye ne olimpos gazozu ne Sadri alışık. Kalan bir tortuydu belki. Belki kırık bir rüya denizi belki suya düşürdüğümüz suretimizin cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey. Herşey Maltepe sigarasının her arandığında her bakkalda bulunabilmesi ile büyüsünü kaybetmişti belki de. belki de biz bir rüya mı görmüştük? Hadi hepsi yalandı. Hadi hepsi hayaldi. Hadi hepsini ben uydurmuştum Ama rüyalarımızın melekleri ve sofralarımızın daim konukları kuşlar? Ya onlar? Onları siz de görmediniz mi? Sizin de sofranıza konup rüyalarınıza uğramadılar mı? Onlar da mı yalandı? |
![]() |
![]() |
![]() |
#2 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kırmızı Araba
Süleyman kara bıyıklı bir işçidir Ve bu kara bıyıklı Süleyman'ın hikayesidir İş bulduğu günlerde evine dik dönmekte Ve götürdüğü ekmeği yemektedir Karısı Neriman ve oğlu Cevahir'le birlikte Ne kadar zalim esse de rüzgar Ne kadar belini bükse de ekmek parası Aslan gibi bir adamdır işçi Süleyman Onun Cevahir’i vardır Cevahir altı yaşındadır Çünkü gözleri çakmak çakmaktır Çünkü Süleyman’a bir başka bakmaktadir Bir pazar sabahi Tutar babasi Süleyman; Cevahir'in elinden Ve yaninda kader yoldaşi karisi Neriman Çikarlar gezmeye Istanbul’u inadına Bir yol düşünür Süleyman Ulan bu bahtı kapalı kentte Yürümek de parayla değildir elbette Üstelik Neriman’a hanidir istediği o naylon terlikle Canından özgü Cevahirine Bir gazozla bir simidi alabilecek kadar Para da vardır cepte Yürürler İstanbul şehrinin kalbine Önce Nerimanın naylon terliği alınır bir seyyardan Sonra da beğenirler simidin en hasosunu umutları Cevahir’e Anlatır işçi baba Süleyman İş ararken adım adım arşınladığı sokakları Bak Cevahir işte şu Yeni Cami Hem cami hem güvercinlerinin bakması nasılsa bedavadır Bak Cevahir şu dumanı tütenler vapur Şu çığlık çığlığa ağıt yakanlar martılardır Hem vapurun dumanı hem vapurun düdüğü de bedavadır Bak Cevahir şu uzakta görünen de köprüdür Geçmesi değilse de onun da bakması bedavadır O pazar günü Kara bıyıklı işçi Süleyman Karısı can yoldaşı Neriman Ve gözleri çakmak çakmak olan oğulları Cevahir Gezerler İstanbul şehrini böyle bedavadan Ve birden mumun alevi söner İstanbul’un yalanı biter Nasıl olur bilinmez takılır Cevahir’in gözü Bir oyuncakçı vitrininde Pırıl pırıl yanan kırmızı oyuncak arabaya Döner karabıyıklı dağ gibi babası Süleyman’a Bana şu kirmizi arabayi alsana baba Alsana be Süleyman Canina can parçana Bir oyuncak araba almayacaksan eger Yuh olsun sana Nasil olsa babasi onu çok sevmektedir Işin belasi küçük Cevahir bunu bal gibi bilmektedir Bir vitrindeki kirmizi arabaya bakar Süleyman Bir karisi Neriman’a Sonra takılır gözleri Cevahirin gözlerindeki umuda inadına Ulan alt tarafı bir oyuncak araba Dünya yansa yorganın yok içinde Süleyman Alem çökse üstüne hayıfın çok Süleyman Bakarsın cepteki son gazoz parasına Cevahir’in o kocaman umuduna Yakışır şu kırmızı araba Bırakır karısı Neriman’la Cevahir’i dışarda Girer iflah etmez bir umutla dükkana Sorar dağ gibi Süleyman Usta şu vitrindeki nazlı gelin Şu zalımın ışıltısı Şu bahtımın kara yıldızı Şu İstanbul ağrısı Şu Cevahir’in çakmak çakmak gözleri Şu kirmizi araba kaç para Bir Süleyman’a bakar adam bir arabaya Çok para der hemşerim yani çok para Süleyman cebinde bir gazoz parasi Yikilmiş bir dag artigi Bir tufan sonrasi perişanligi Döner kapiya çikmak için dişari Oglu Cevahir Kirmizi arabayla getirecek Babasini beklemektedir Nasil olsa babasi ordan O kirmizi arabayla çikacaktir Nasil olsa Kara biyikli dag gibi Işçi Süleyman babasidir Yani Cevahir’in gözünde o Dünyanın en güçlü Dünyanın en zengin Dünyanın en büyük adamıdır Süleyman Ama Süleyman Eli boş çıkar dükkandan Sorar Cevahir hani baba Hani kırmızı araba Sorar hesabı bulutlar dağa Nasıl desin Süleyman Nasıl desin adam yüreği Ben onu sana alamadım Benim ona param yetmedi diye Başlar ağlamaya Cevahir Başlar bulutlar ağlamaya Yanar yerin yedi arzı Ve güvercinlerin kalbi başlar kanamaya Ulan istanbul yanar içine Süleyman’ın Sorar Cevahir Hani baba hani kırmızı araba Martıları gösterir Süleyman Bak ne güzel uçuyor Cevahir martılar havada Boş ver kırmızı arabayı Baksana martılara Bakmaz martılara Cevahir Bakar yangın gibi arabaya Ama bak der Süleyman Ne güzel uçuyor martılar havada Cevahir bir çocuktur küçük yüreğinde yer çoktur Takılır gözü martılara Gözünden sel olup akan kan rengi yaşlarını siler Evet der ne güzel uçuyor martılar havada Ve unutur gider Cevahir kırmızı arabayı Unutur gider dalar gözleri martılara Cevahir unutur unutmasına ya Kara bıyıklı dağ gibi işçi baba Süleyman Ömrü boyunca unutmaz o kırmızı arabayı Her gece döşeğine yattığında Uyumak için gözlerini kapadığında Demir lokma gibi Bir kırmızı araba takılır durur kursağına Bütün ömrü boyunca İşte bu Kara bıyıklı Süleyman’ın hikayesidir Ve herkesin bir yerine Birgün bir Süleyman acısı değmiştir |
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() MERHABA
Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım merhaba Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım merhaba İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek uyuduğum döşek Gördüğüm rüya, beklediğim umut yaşadığım toprak merhaba Merhaba Ormanda ağaç, ağaçta dal, dalda yaprak, yaprakta tırtıl merhaba Merhaba ovada çimen, denizde dalga, yaylada kar, dağda bulut merhaba Harran, Çukurova, Yedigöller, Çorlu, Isparta, Çaykara Merhaba Çankırı, Çorum, Adana, Niksar, Mudurnu, Bandırma Midyat, İdil, Tarsus, Kemah, Yüksekova merhaba Ula Zeki istanbul neki Erzurum yayla Yayla ulan Erzurum sana da olsun merhaba Merhaba memleketim, mahallede bakkalım, pamuk tarlasında ırgatım Vergi dairesinde memurum, dağda çobanım, yürekte sızım, duvarda sazım Hasatta yazım, gelinim alyazmalım nazım merhaba Merhaba şose yolum, dağ patikam, geçit vermez kaçkarım Adam yutan gavur dağım, İstanbul izmit otobanım merhaba Merhaba Kızılırmak türkülerim, fırat ağıtlarım Dicleye yaktıklarım, yeşil ırmak bozlaklarım merhaba Merhaba ağaçlarım, selvilerim, çınarlarım, Rizede çayım, Anamur da portakalım Önde yürüyenim, arkada düşünim Seferberliğim, süpürge tohumu yiyenim Dedem, edem cennetim cehennemim Ey benim memleketim merhaba Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım merhaba Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım merhaba İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek uyuduğum döşek Gördüğüm rüya, beklediğim umut yaşadığım toprak merhaba |
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() nan gibi
Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın Gelir geçer gemiler Belki sende geçersin diye Bir kumru konar her sabah pencereye Bir miladı taşır gece bir yıldız Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı Hani sarılırsın kendine Hani aklın karışır Bu bir divaneliktir gönül aha alışır Ömrüm bitse ne çıkar Can gibi aklımdasın Gündür bu geçer gider Belki bir şey kalmaz sanırsın Yani bir sabah uyandığında Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın Her şey başka olacaktır Başka bir otobüs başka bir gazete Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın Bir şafak vakti açınca gözlerini Bir merhabayla Yeniden kurulacak dünya Ve sen her şafak Nan gibi aklımdasın Bazen bir şey geçer içinden insanın En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel Fasulyenin tadı yoksa Şarkılar yakmıyorsa içini Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına Denizin tuzu Yalnızlığın bahanesi yoksa bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına zannetmeki ölmek zor ölmek kolay kolay da kan gibi aklımdasın bu da geçer her sabah kanayacak değil ya bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın biraz da helvası bizim bakkalın senden ayırdığım üç beş zeytin otururum sofraya her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum ve nasıl becerdiysem kahrolmayı öyle unuturum ekmek gibi nan gibi aklımdasın Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın An gibi aklımdasın aklımdasın... |
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() NAN GİBİ
Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... Gelir geçer gemiler, Belki sende geçersin diye, Bir kumru konar her sabah pencereye, Bir miladı taşır gece bir yıldız, Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı, Hani sarılırsın kendine, Hani aklın karışır, Bu bir divaneliktir gönül ah a alışır, Ömrüm bitse ne çıkar, Can gibi aklımdasın... Gündür bu geçer gider, Belki bir şey kalmaz sanırsın, Yani bir sabah uyandığında, Ne hayatın tortusu, ne kokusu alışmışlığın, Her şey başka olacaktır, Başka bir otobüs, başka bir gazete, Resimlerden silinecek yüzün belki de, Ne adın, ne sanın, Bir şafak vakti açınca gözlerini, Bir merhabayla, Yeniden kurulacak dünya, Ve sen her şafak, Nan gibi aklımdasın... Bazen bir şey geçer içinden insanın, En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey, Ne olacak işte, kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel, Fasulyenin tadı yoksa, Şarkılar yakmıyorsa içini, Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa, Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına, Denizin tuzu, Yalnızlığın bahanesi yoksa, Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına, Zannetmeki ölmek zor, ölmek kolay, kolay da! Kan gibi aklımdasın... Bu da geçer, her sabah kanayacak değil ya, Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın, Biraz da helvası bizim bakkalın, Senden ayırdığım üç beş zeytin, Otururum sofraya, Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın, Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum, Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı, Öyle unuturum, Ekmek gibi, Nan gibi aklımdasın... Ve gözlerin gelir geçer içimden, Su içerken, Sen sokulurken akşam kızıllığına, Ekmeği bölerken, Yalnızsam, yıllar nasıl geçmişse aradan, Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı, Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını, An gibi aklımdasın... An gibi aklımdasın... Aklımdasın.... |
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() ONYEDİ YAŞIM GİBİ
Sen benim onyedi yaşımsın, Deli çağımsın... Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın . İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın. Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim , İlk şiirim, ilk kavgam , Yaşamı ilk farkedişimsin . Sen benim onyedi yaşımsın... Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan. Cebinde iki gazoz parası Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan . İki film bu akşam, Birinde Yılmaz Güney oynuyor, birinde Fikret Hakan. Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plaktan: ...Rüyadır gördüğün bütün düşler , Gözlerin aklımı perişan eyler , Aşk masalından şarkılar söyler , Beni hülyalara salan gözlerin ... Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan , Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var, bilesin... Sen benim onyedi yaşımsın, Deli çağımsın... Aynaya ilk bakışım , Babamla ilk kavgam, Evden ilk kaçışımsın. Serçeleri sevdimse senden, Minibüslerde muavinlik ettiysem. Bir Teselli Ver i dinlediysem Orhan Gencebay dan, Emirgan da çay içtiysem, Tophane de sabahçı kahvelerini öğrendiysem , Nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar ın, Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem, İçimdeki kıpır kıpır bu soluk nereden ... Sen benim onyedi yaşımsın, Deli çağımsın... Okulu ilk asışım, İlk kez birine gümüş kolye alışımsın. Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım, ilk yakalanışımsın. Sen benim onyedi yaşımsın... Mahallenin delikanlısı, Elleri ceplerinde, dudağında ıslığı, Başında kavak yelleri. Şarkılar mırıldanıyor. Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var yeni çalıyor 45lik plaklardan. Hayri Şahin ortalığı kavuruyor. Mahallenin delikanlısı, Cebinde iki gazoz parası. Yüreğinde garip bir pıtırtı Alışmaya çalışıyor sana alışmaya. Akşamları işportaya çıkıyor, Bir defter, bir kalem, bir de çakı alana aynayı bedava veriyor. Yani günler geçiyor onyedi yaşının bütün tadıyla ... Sen benim onyedi yaşımsın, Deli çağımsın... İlk maça gidişim, Cemil Turan ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin. Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme öyle güvendiğimsin. Sabahları eskici geçiyor kapıdan Karşı komşu Nafile Teyze bakkaldan ekmek istiyor Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyi mi, Herşey güzel oluyor. Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul a bana da aşk öyle yakışıyor. Anam koş kapa diyor muslukları,üç gündür akmayan sular geliyor. Ben onyedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor ... Sen benim onyedi yaşımsın, Deli çağımsın... Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın. İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın. Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim, İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk farkedişimsin... Sen benim onyedi yaşımsın, Sen benim, sen benim, sen benimsin. Sen benim herşeyimsin. Hiçbirşeyimsin, hiçbirşeyimsin ... |
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() PARAMIZ YOKSA HAYSİYETİMİZ VAR
dünya dediğiniz abiler aha benim şu yüreğim kadar abiler, hayat dediğiniz ne kadar gülebiliyorsak o kadar boşverin ötesini sallayın gitsin dünyayi paramız yoksa da haysiyetimiz var gözünü seveyim zeytinin, taze ekmeğin, çayın bakmayın, benim de canım elbet çeker şöyle teeryağlı birbuçuk iskender yine de olsun kesmedikten sonra selamı bakkal ender bi de bizim takıma gol olmadıktan sonra ve de en kıyağından ve de en ağırından bi şarkı patlatınca müslüm baba ne gam ne tasa ne fırtına ne kar boşverin abiler paramız yoksa da haysiyetimiz var şimdi beni iyi dinleyin canımdan öte ve de en kıymetli sevdigim muhterem arkadaşlar durumum ortadadır hayat bana da sağlamına harbi bi çelme takmıştır. nevrim dönmüş, midem bulanmış, gözlerim kararmıştır cümlenize olan bilcümle borç edavatım üç vakte kadar askıya alınmıştır. biraz idare edebilirseniz eğer bir de kahveci Nuri den rica edebilirseniz kesmezse tavşan kanı günde üç bardak çayı elbet bu feleğin paslı çarkı birgün benim için de döner ve düşeş gelmese de gelirse eger zarımız mesela bir dubara ve hele de dört cahar işi kolayladık sayın ve de inanın ki abiler paramız yoksa da haysiyetimiz var dalgalan bakalım kızkulesi önündeki dalgalar gibi kalbim hayıflan bakalım hiç kimselere belli etmeden *******i yorganın altında yazıklan bakalım bu da reva mıdır hayatının baharında bir delikanlıya hep kısa çöpü ben mi çekeceğim hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası hep ben bileceğim başkaları mı kapacak beşyüz milyarı hep ben sevip eller mi alacak aslıyı leylayı batsın bu dünya, sende mi leyla, itirazım var yalana dolana ve ben böyle dolana dolana ellerim cebimde dudağımda ıslığım, başımda eski alemlerin sarhoşluğu Orhan Veli tadında basıp voleyi yürüyeceğim hayatın sonuna kadar hiç tasalanmayın abiler paramız yoksa da haysiyetimiz var... |
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() SABRİ ABİ
Ah ulan ah Sabri Abi Yüreği elinde çocuk Diz boyu karda açan ahçiçeği Aşkın kendisi yani Hürriyetin geleceği Sert sakallarında vurgun izi Ah ulan ah Sabri Abi Yorgun akşamların kederli sofralarında Önce duran sonra vurulan dostluğumuz gibi Temiz pak Sen beni bir volkanın kapısında bıraktın Hani sen benim elimden tutacaktın Can olacaktın Sen beni severdin Sen yüreğinde vurgun göğsünde darp izi Sen hani güler geçerdin Ah ulan ah Sabri Abi Gittin Geride kan geride tortu Geride bir hain karanlık Ki diz boyu Geride eski şarkılar kaldı sadece masalara çizdiğimiz Geride takvim yazıları mahpus mektupları Solgun fotoğraflar ve saksıda kurumuş Cezayir menekşeleri Geride bir ömür kaldı yarım bıraktığın Hani güzel günler gelecekteydi Sabri Abi Hani beyaz arabamız bir impalamız olacaktı Hani cebimizde paramız Hani dudağımızda ıslığımız Hani sahilde çay içecektik adam gibi Pahalı birer gömlek giyecektik Jilet gibi ütüleyecektik lacilerimizi Kahpe dünyanın ta ciğerine üfürecektik cigaralarımızı Ah ulan ah Sabri Abi Sensiz erken kapanacak bolkepçe lokantası Bir daha Yılmaz Güney oynamayacak yazlık sinemada Bir daha leblebi kavurmayacak Nuri Amca Kabataş kaldırımlarda Bir daha birlikte çıkamayacağız sabaha Bir daha, bir daha olmayacak Sahilde Kısmetim Teknesi bizim için yanmayacak Tophane Limanı’na Rus Gemisi odesa gelmeyecek Bizi sevmeyecek, yüreğimizdeki umut Bizi sevmeyecek karabaş köpeğimiz Bizim için şikayetsiz bir nar gibi yanmayacak cihangir |
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() SEVDA SOKAĞI
ben sevdanin oturdugu sokakta oturuyorum ******* hic bitmiyor ben hic uyumuyorum gecenin efkari iniyor perde perde sevdanin hayali vuruyor arada bir icime ben sevdanin oturdugu sokakta oturuyorum hani su perdelerinde mavi kus resimleri olan ali bakkalin hemen yaninda 17 numara o kirgin hayatin tam ortasinda hani duvarlarinda hala yazilar olan o sokakta biri gurbetin ,biri ihanetin, biride seni boyle sevmenin hikayesi sevdanin cami bana bakiyor ben cama ve bak sen su seren cama pencere onunde menekseler ,hatmiler bide gece sefasi ,bide haytaligi adamin abi bide sevdanin hayali vuruyor arada icime iyi oluyor diyorum bu sana iyi oluyor arada bir arkadaşlar geliyor lafliyoruz ordan burdan anlarsinya guzel abim ic cebimde bir umut doguyor bide nerden bulduysam resmi sevdanin resimde sevda inadina guluyor sevdam gayri resmi bilmekteyim gelki benim abim birazda ustumuzde macera guzel duruyor yani yakisiyor adama yakisikli bir sevda hayat haybeye vurmuyor yuzumuze belasini hayat sokagimizda bir kehribar tesbih gibi dokuyor tanelerini takir takir yuzumuze ben sevdanin oturdugu sokakta oturuyorum ******* hic bitmiyor ben hic uyumuyorum agzimda fiyakali bir islik zulamda agir yarasi sevdanin ali bakkalin ciragi metin anliyor halinden insanin metin nedir senin niyetin kap bakalim abine bi taze ekmek biraz zeytin bu aksam yine odamda efkar var anlarsinya metin adamin halinden adam anlar |
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() USTA
Oğlum, onüç-ondört anahtarı ver Al usta Oğlum, yat motorun altına Nesi var bir bakıver Olur usta Oğlum, iyi sık cıvatayı Sonra sahibi neder? Sıkıyorum usta Bileğim yettiğince Yüreğim yettiğince Sıkıyorum işte Oğlum, terlemişsin Akmasın terin motora Motor pas yapar sonra Olur mu be usta Ter pas yapar mı Gözyaşı pas yapar mı? Oğlum ne diyorsun bak işine Bakıyorum usta Yalnız ellerim Ellerim çatlamış be usta Ellerim acı içinde Yüreğim var ellerimde Yüreğim yanıyor usta Kan ter içinde Hem usta Sen hiç okula gittin mi Okul nasıl bir şey be usta Öğretmen nasıl biri Usta sahi Orda da motor baktırırlar mı ki Orda da söverler mi çocuklara be usta Orda da döverler mi? Oğlum bak işine kızdırma beni Olur usta ha usta Senin anan da saçlarını okşar mıydı Sana ağlar mıydı gecenin al yalazında Sahi usta sen hiç ağladın mı bir sabah Cansız düşende anan Yavaşca gözlerinin önünde Oğlum bak işine ! Attırma tepemi gir motorun altına Usta dur kızma! Bak giriyorum motorun altına Dünyanın altına Giriyorum usta giriyorum Desteğe gerek yok usta Desteğe gerek yok Ben oraya yüreğimi koyuyorum İnan taşır be usta |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|