![]() |
|
|
#321 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Kimsiz Nerede
Yok bir ruh bu ağaçların arasında Ve ben bilmiyorum nereye gittiğimi
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#322 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim İkna Edebilir Denizi
Kim ikna edebilir denizi makul olması için? Yıkarak neler alır acaba deniz mavi kehribardan, yeşil granitten? Ve niçin bunca kırışıklık var ve bunca delik kayalarda? Denizin ardına geçerim, nereye giderim keserse yolumu? Denizin tuzağına düşerek niçin kapattım ki yolumu?
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#323 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kim Çalışır Toprakta Daha Çok
Kim çalışır toprakta daha çok insan mı yoksa mısırın güneşi mi? Kim sever toprağı daha fazla çam ağacı mı yoksa gelincik mi? Hangisini yeğlemeli orkideleri mi yoksa buğdayı mı? Niçin bunca görkem çiçeğe ve sadece lekeli altın buğdaya? Yasal bir şekilde mi gelir yoksa kaçak bir mevsim midir güz?
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#324 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kilis'ten Şemdinli'ye Giden Kaçakçının Türküsü
Reşko ve Cilo harman savuran kızın memeleridir Oturmuş cıgara sarar emmiler Bir çay daha demlenir şimdi bizim orda Bir çay daha kar suyundan Bir muhabbet daha koyulur Orda, mor dağların ardında Ak sakallı dağlar, yol verin Doru kısrağım huysuz, bastı basacak mayına Terkimde Kilis'ten getirdiğim bir kilim Avcumda anamın rahminden kopardığım kan pıhtısı Beni Islahiye bile ıslah edemez gayrı
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#325 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kızlar
Sizler, büyük aşkı arayan kızlar, o korkunç büyük aşkı, ne oldu sizlere böyle, ey kızlar? Belki, zaman, zaman! Çünkü şimdi burada, bak, nasıl gider ve sürükler göksel taşları yerinden ve mahveder çiçekleri ve yaprakları köpüklenen bir köpük gürültüsüyle senin dünyanın bütün taşlarında atmıktan ve yaseminlerden bir rayihayla, o kanlı aya yakın. Ve şimdi ne yapacağını bilmeksizin dokunursun suya küçük ayaklarınla, küçük yüreğinle? Yolculuğu sürdürmektense bazı gece yolculukları daha iyidir, bazı vagonlarla, bazı çok şen gezintilerle, büyük sonuçlar olmaksızın bazı danslar! Öl öyleyse korkudan ya da soğuktan, ya da şüpheden ki ben büyük adımlarımla bulayım onu, senin içinde, ya da senin çok uzağında, ve bulsun o beni, aşkın üzerinde titremeyen o, hayatta ya da ölümde benimle birlikte erimek isteyen o.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#326 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kızım’a Verilmiş Bir Çiçek
O beyaz gül narindir ve narin Elleri O’nun Ki zamanın solgun haresinden de solgun Bir ruhu var O’nun. Gül narini ve alımı - güçsüz gene de Bir umarsız mutsuzluğun İçine düşürür gözlerini, Mavi damarlı çocuğum benim.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#327 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kızıl Gerdan Kuşu
Yakınımda benim, sen kan kızılı, ve gene de uzaksın. O zalim masken ve savaşçı gözlerin arasında toprak tepeciklerinin, hopluyorsun bir hazineden diğerine saf ve yabanıl mükemmelliğinde. Anlat bana nasıldır diğer bütün yaratıklar arasında, yuvalardan bir karanlık manzaranın ortasında yağmur gibi sık çalılığımızda boyanmıştı kendi şikayetlerine, nasıl göğsün yalnız topluyor dünyanın lalını? Ah, kırmızı yaz sıçramış üzerine, dalmışsın eflatun çiçektozunun mağarasına ve göğsünün lekesi eziyor bütün ateşi. Ve hemen hemen gök kubbe ve bu kar beyazı gece kendi yaban ördeği tabyasında açtığında gündelik kanatlarını, tutmuyor hiç bir şey bu bakışları: sadece senin diken çalın sürekli alazlanıyor kavurmadan toprağı.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#328 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kız
Direnen öğleden sonralarıyla toplayıcı gece arasında genç bir kızın dik bakışı Bırakıp gidiyor defterini ve yazmayı, bütün varlığı tamamlanmış iki gözde. Duvarda iptal ediyor ışık kendini. Sonunu mu görür yoksa başlangıcını mı? Bir şey görmediğini söyleyecektir. Berrak olgunlaşmadı daha. Ne gördüğünü bilmeyecek asla.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#329 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kıyının Oğulları
Denizin dışladığı, dövülmüş Antarktik köpekler, sustalı bir bıçakla kesilmiş yerlilerin mağrur boyunlarına piyasa fiyatını ödeyen toprak ağalarının ölü kemiklerinin üzerinde dans ettiği ölü yagane yerlileri. Antofagasta’dan Changos ve o kuru kıyı, dışlanmış, okyanusun donmuş biti, Rapa’nın torunu, yoksul Anga-Roa, ezilmiş maymunlar, Hotu-İti’den cüzzamlılar, Galápagoslu köleler, takımadaların kovalanmış serserileri, sefil paçavralar arasındaki o kirli yamalar gösteriyor kavganın dokusunu, havayla tuzlanmış deri, o cesur suskun insan dokusu, kehribar. Denizin memleketine geldi gemi yükü, geldi ip, yelken, müessese, dolduran profiliyle kağıt paralar, cam kırıkları geldi kumsala, geldi Vali, muavin, ve denizin kalbi dikildi, cep oldu, iyot ve ölüm kavgası. Satmak için geldiklerinde güzel bir şafaktı, gömlekler orada aydınlandı kar gibi teknelerde, ve göğün oğulları yandı tutuştu: çiçek ve sevinç ateşi, ay ve devinim. Denizin biti, ye şimdi gübreyi, izle çöplüğü, denizcinin yamalı ayakkabısı, müdürün, dışkı ve çürümüş balık kokusu. Şimdiden girmişsiniz içine sadece ölmek için terk ettiğiniz o dolaşımın. Denizdeki ölüm değil, suyla ve ayla, fakat ölüm yazısı yazanın çökmüş mağaralarında ölüm, çünkü unutursanız yitmişsiniz demektir. Daha önce ölümün kendi bölgesi vardı, ruh dolaşımı, etaplar, istasyonlar, ve dans ederek yükselirdiniz, gülün gündelik çiyine dönüşmüş olarak ya da kılkuyruğun deniz yolculuğu: bugün ölüsünüz sonsuza kadar: batmışsınız dibe keşişin kasvetli fermanında, ve sizler sadece toprağın kurtlarısınız kuyruğuyla en fazla vurabileceğiniz cehennemin yazıcı salonları altında. Gel ve kaynaş denizin üstündeki sahillerde: biz hoşgörü göstermiyoruz daha. Balık avlayabilirsiniz bizim Balık Şirketimiz size garanti verdiği müddetçe: Gelebilirsiniz ve sıyırtabilirsiniz kaburgalarınızı rıhtımlarda, sürükleyebilirsiniz garbanzo bezelyesi dolu çuvalları ve uyuyabilirsiniz kıyının çöp yığınlarında. Gerçekte sizler bir tehditsiniz, köpüğün mirastan yoksun hergeleleri: sizi bekleyen gemiye binmenize rahibin izin vermesi çok daha iyiydi, ve bitle ve diğer şeylerle berabermiş gibi götürecek sizi hiçbir şeye, tabutsuz, silip süpürülmüş son dalgalarla ve gemi batışıyla, yalnızca ödenmeyeceği zaman, ölümde.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
|
|
#330 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57968
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Kıyımlar
Ne ki saklandı kan o zaman altında köklerin, suyla yıkanıp yok ettiler ve inkar ettiler kanı (çok uzun zaman önceydi bu) , Güney'in yağmuru yıkayıp yok etti kanı topraktan (çok çok uzağa götürdü kanı) , güherçile yedi bitirdi kanı bozkırda ve halkın ölümü her zaman nasıl ise öyleydi: sanki kimse ölmedi, hiçkimse, sanki kayaydı düşen toprağa ya da suydu düşen suya. Taşla ezildikleri ya da yakıldıkları Kuzey'den Güney'e dek gömüldü ölüler karanlıkta ya da yakıldı geceleyin göze çarpmadan, bir çukurda yığıldı külleri ya da atıldı dalgalara: kimse bilmiyor nerede olduklarını şimdi, yok onların mezarları, işkence edilmiş parmakları ve kurşunlardan parçalanmış yürekleri dağılmış dört bir yana memleketin kökleri arasında: Şili'lilerin gülüşü bozkırın yiğit erkekleri, sessizliğin kaptanları. Kimse bilmiyor bu bedenleri katillerin nereye gömdüğünü, ama topraktan doğrulacaklar yeniden ve dökülen kanın hesabını soracaklar halkın diriliş gününde. Bu cürüm bulvarın tam ortasında işlendi. Ne bir çalı gizleyebildi ne de bozkırın kumu içebildi halkın temiz kanını. Kimse ört bas edemedi bu cürmü. Bu cürüm bulvarın tam ortasında işlenmişti.
__________________
Buraya Kadarmış ..
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|