![]() |
![]() |
#3311 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() II DÜNYA SAVAŞI BİTTİ Mİ?
Yasli Italyan, kasabanin papazina günah çıkarmaya gitmisti.Ihtiyar adam itiraflarina basladi: "Ikinci Dünya savasinin ilk günlerinde bir güzel kiz kapimi çalip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim.Ve Onu asla bulamadilar. "Bu harika birsey" dedi, papaz.. "Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim. Birgün ondan, kendisini saklamamin bedelini bazi arzularimi gidererek " odemesini istedim." Papaz bir süre düsündü,sonra.. "Himmm..Savas yillari. Zor günler.. O kosullarda böyle bir zaaf affedilebilir.çok büyük bir riski göze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlarin eline düsse, basina çok daha kötü seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos görülü ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kötülükleri tartar, sizi sefkatle yargilar.." "Tesekkür ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi içim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?." "Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz.. "Ona savasin bittigini söylemem gerekiyor mu?.." |
![]() |
![]() |
![]() |
#3312 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3313 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3314 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() DİLE BENDEN NE DİLERSEN
Yaslica bir bayan evindeki koltugunda oturup uzun gecmis hayatini gozden gecirirken birden bir peri karsisina cikiverir ve ona 3 dilekte bulunabilecegini soyler. Peki der yasli kadin "Zengin olmak istiyorum" Peri bir el hareketiyle kadinin koltugunu som altina ceviriverir. "Ikinci olarak ta sanirim guzel ve genc bir prenses olmak istiyorum" der. Birden basinda paha bicilemez bir taci olan dunya guzeli bir prenses oluverir. "Ucuncu ve son olarak olarak ne istersin ?" diye sorar peri. O sirada yasli kopegi agir bir sekilde kafasini kaldiriverir ve zayif bir "hav" sesi cikartir. Prenses cok sevdigi kopegine bakar ve soyle der "Kopegimi yakisikli bir prense donusturebilirmisin?" Tam o anda, simdi guzel bir prenses olan yasli kadinin onunde dunyada hic kimsenin gormedigi kadar yakisikli bir prense donusur kopek. Hic kimsenin hayal bile edemeyecegi kadar yakisiklidir bu prens. Kadin ona buyuk bir hayranlikla bakar ve o anda ona asik oluverir. Prens ona dogru yaklastiginda kadinin heyecandan dizleri titremeye baslar. Prens ona dogru egilir ve dudaklari neredeyse kadinin kulagina degecek sekilde soyle fisildar: - "Eminim simdi, zamaninda beni hadım ettirdigine cok pismansin |
![]() |
![]() |
![]() |
#3315 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() aşlı bir amca eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir.Bunu gören trafik polisleri amcaya takılmak isterler ve durdururlar.
Polis: Be amca, necin dakman golani? (Golan:Emniyet kemeri) Amca: Dakmam be iste! Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik. Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem,acele isim var. Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi?.. Amca: ??? Polis: Yani cezayi sana yazarsak 5 milyon odeycen, esege 3 milyon odeycen. Amca: Bana kes o zaman. Polis:Neden sana keseyoz amca? Amca:Onun sicili temiz ossun polis yapcez onu!............. |
![]() |
![]() |
![]() |
#3316 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() KAHRAMAN ER
Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor; - Söyle bakalım nerdensin ? - Maraş’lıyım komutanım.. Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor - bir daha söyle bakalım nerdensin ? - Maraş’lıyım komutanım.. Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor - ulan sona son defa soruyorum nerelisin ? - Kahramanmaraş’lıyım komutanım.. - Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine soruyor, - Oğlum sen nerelisin ? - Kahramansinop’luyum komutanım ! |
![]() |
![]() |
![]() |
#3317 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile çıkarlar.
Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Aksam güzel bir yemek yiyip sonra uykuya dalarlar. Bir kaç saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de dürtükleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir: -"Ne oldu? Ne istisun?" -"Temelciğim. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle." Temel gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Ha punun içun mu uyandirdun benu?. Paktum iste. Milyonlarca yilduz cörirum...İsıl isıl parliyan milyonlarca yilduz..." Birol tekrar sorar: -"Peki, bu sana neyi gösteriyor?" Artık iyice uykusu kaçan Temel biraz düşünür ve filozofça cevap verir: -"Teolojik olarak Allah'ın kudretinu ve kendu acizliğimuzu cörirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzluğunu ve onun karşisındaki önemsizliğimuzu cörirum. Astironomik olarak galaksilerun, yıldızlarun, gezegenlerun varliğini corirum. Meteorolojik olarak pucün havanun çok güzel olacağinu cörirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun körü ve saatin 3 olduğunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu cörüyurum...niye sordun punu paa? Ha sana neyi costerur?", Birol cevaplar:-"Ulan hıyar, çadırımızı çalmışlar..." |
![]() |
![]() |
![]() |
#3318 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() ALTIN ANAHTARLI TAKSİCİ
iki adam ölür ve cennetin kapisina gelirler. Cennetin kapisinda Aziz Peter beklemektedir. Aziz Peter ilk adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin? - Ben rahiptim, ömrümü Tanri’ya verdim, karima sadiktim, her gün dua ettim, insanlara yardim ettim, çocuklari sevdim, der. - Çok iyi, der Aziz Peter, al sana cennetin gümüs anahtari. Ikinci adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin? - New Yorkta taksi soförüydüm, der adam. Çok iyi, al sana cennetin altin anahtari. Rahip bunu görünce öfkelenir. - Aziz Peter, nasil olur bu? Ben ömrümü Tanri’ ya adamis bir insanim, bana gümüs anahtari bu taksi soförüne de altin anahtari uygun gorüyorsunuz? Aziz Peter gülerek: - Oglum, der. Sen vaaz verirken herkes uyuyordu, bu adam araba kullanirken herkes dua ediyordu. |
![]() |
![]() |
![]() |
#3319 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() amerika'da adamın biri normal işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. bi süre sonra yandaki cama birisinin tıkladığını görür ve camı açar.
ne var acaba? - teröristler bush'u yakaladılar eğer 10 milyon dolar verilmezse, üstüne benzin döküp yakacaklarmiş. işte onun için, herkesten biraz yardım alıyoruz... - insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak? - valla yaklaşık olarak 5'er litre !!!! birgün carlsberg, miller, tuborg ve efes pilsen in başkanları barda içmeye gitmiş. garson gelince teker teker soylemişler; - ben bi carlsberg alıyım - ben bi büyük miller istiyorum - ben tuborg içeceğim sıira efes pilsen'in adamına gelince; - ben bir kola alıyım, demiş. garson gidince yanındakiler sormuş, "yahu sen niye efes istemedin" diye; - kimse bira içmiyordu, ben de size uyayım dedim.. demiş.. amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. tam da türkiye'ye tatile gideceği gün. aksilik bu ya... uçağı kaçıracak, kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı ?!.. hemen almış yerden, bir bakmış ki leanardo di caprio'nun pasaportu.. "ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş. çıkarmış leonardo'nun fotografını, kendi fotografını yapıştırmış.. uçmuş türkiye'ye. atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karşısına geçmiş.. kim olabilir memur.. tabi ki temel... :-) almış pasaportu eline temel adamın ismine bakmış : ''leonardo di caprio", fotografa bakmış, bir zenci. adama bakmış aynı zenci... bir kaç şaşkın bakıştan sonra temel öbür masaya seslenmiş, ula cemal, bu titanik batmış mıydı, yanmış mıydı? bi gün adamın teki ormanlık bir yolda arabasıyla gidiyomuş. aniden önüne kırmızılar içinde bir adam fırlamış ve "ben bu ormanın kırmızılı hipnasıyım, bana yiyecek bi şey vermezsen burdan geçemezsin" demiş. adam da uğraşmamak için bir şeyler verip yoluna koyulmuş. derken bu sefer sarılar içinde bir adam arabanın yolunu kesmiş ve "ben bu ormanın sarılı hipnasıyım, bana içecek bir şey vermezsen burdan geçemezsin" demiş. adam yine noğlur noolmaz diye bir şeyler verip yoluna devam etmiş. birazcık yol aldıktan sonra mavi elbiseli birisi arabanın yolunu kesmiş. artık adam dayanamamış ve camdan beline kadar çıkıp "sen ne istiyosun lan ormanın mavili hipnası!!!" diye bağırmış. adam şöyle cevap vermiş: ehliyet ve ruhsat. dünya polis teşkilatlanması örgütü bir gün alman, fransız ve türk polislerin katıldığı bir yarışma düzenler. buna göre ormana bir yaban tavşanı bırakılacak ve en organize, en çabuk şekilde tavşanı bulup görevlilere teslim edecek teşkilat büyük ödülün sahibi olacaktır. bütün hazırlıklar tamamlandığında yarışma başlar. fizik gücü yüksek disiplinli polizeiler ormana girerler, sağlı sollu koşuşturmacalar, değişik tuzaklarla birlikte yakalanması hayli zor olan yaban tavşanını 5 dakikaya yakın bir sürede görevlilere teslim ederler. sıra gelir fransızlara. kartezyen fransızlar, "ulan ben bir yaban tavşanı olsam nereye saklanırdım acaba?" diye düşünerek, arayarak yaban tavşanını bulurlar, böylece 3 dakikalık bir zaman dilimi içerisinde tavşanı görevlilere teslim ederler. türkler son yarışmacı olarak ormana dalarlar, bir curcuna olur ve ortalıktan kaybolurlar. yarım saat olur, bir saat olur, iki saat olur hiçbir haber alınamaz. yetkililer tam dağılmaya hazırlanıyorken, türk polisler çıkagelir, yanlarında kelepçelenmiş, ağzı burnu kan içinde bir boz ayı da onlara eşlik etmektedir. yetkililer sorar: - hani kardeşim yaban tavşanı? onca saattir nerdeydiniz? - (polis boz ayıya dönerek) konuş ulan! - (boz ayı ağlayarak) ben bir küçük yaban tavşanıyım, ben bir küçük yaban tavşanıyım... 6-2 biten man.united-fenerbahçe maçından hemen sonra fenerli li rüştü tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bir cafe ye gider. cafe de yanına yaşlı bir bayan yanaşır ve : -"naber rüştü" der. bunun üzerine rüştü delirir nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. ertesi gün yine aynı cafede aynı kadın yanaşır rüştü'nün yanına yine -"naber rüştü" der. 3.gün rüştü çok değişik bır kılıkta gider cafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine -"naber rüştü" der. rüştü dayanamayıp sorar nerden tanıyosun beni diye. yaşlı teyze : -"olum ben tuncay len" der. ingiliz,amerikalı ve türklerin bulunduğu gemi kaza yapar ve su almaya başlar.kaptan telaşla yolcuların arasına girer ve "lütfen herkes sakince filikalara doğru gitsin gemi su almaya başladı" .yolcular bu uyarıyı umursamaz ve aynen devam ederler.kaptan aynı uyarıyı birkaç defa yapar ve insanların gemiden ayrılmadıklarını görünce ç****izce geri çekilir.bu arada uyanık kaptan yardımcısı kaptana "ben bu insanların hepsini gemiden çıkarırım".kaptan nasıl yapacaksın bunu hemen yap".kaptan yardımcısı gider ve bir süre sonra geri döner.gemi bomboşdur.kaptan merakla sorar "ya nasıl başardın bunu??"kaptan yardımcısı anlatır. "ingilizlere sizin gibi asil bir milletin böyle batan bir gemide ne işi olur dedim hepsi denize atladı,amerikalılara deniz suyu insan sağlığına yararlıdır dedim onlarda hemen suya atladı.." kaptan hararetle sorar "peki türklere ne dedin onlar kesinlikle ayrılmaz gemiden!!"kaptan yardımcısı pişkin pişkin gülerek "türklerede denize girmek yasaktır dedim" . üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. içlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman oldugunu sormuş. - bir saat on beş dakika... arkadaşlarına dönmüş: - daha çok var, hadi gidip su karşıki kafede çay içelim... oradan buradan derken laf lafı açmış... birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile... tren kaçmış.. sormuşlar: - sonraki tren ne zaman? - bir buçuk saat sonra... yine dönmüşler kafeye. yine çay, yine laf ve derken yine düdük sesi... koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. bir saat sonra bir tren daha varmış. dönmüşler kafeye... ama bu kez uyanık duruyorlar. trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. içlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri başka vagona zar zor yetişmiş... üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş... bir süre dövündükten sonra baslamış katıla katıla gülmeye. durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş: - hem treni kaçırdın hem gülüyorsun! - nasıl gülmeyeyim!... onlar beni uğurlamaya gelmişti... kayseri'de yol çalışması yapılıyormuş. köylüler eşeğin birini salıp geçtiği yerden yolu geçiriyolarmış. o sırada oradan geçmekte olan amerikalı bir mühendis görmüş bunları. merak etmiş; gitmiş yanlarına. -merhaba dayı nabiyonuz böyle? demiş. köylü -yol yapıyoz diye cevap vermiş. -"e bu eşek ne" diye devam etmiş mühendis. köylü genel prosedürü şöyle bir anlatmış. eşeğin yolun nerden geçecegine karar verdigini söylemiş. bizim amerikalı mühendis yerlere yatmış gülmekten, öyle şey mi olur diye. alaycı bir tonla: - "eee demis, eşek bulamayınca napiyonuz?" köylü: - "o zaman amerika'dan mühendis getirtiyoz. adamin biri sinemaya gider. tam sinemada film başlarken önüne saçını kazıtmış biri oturur ve sinemanın ışıkları bu saçını kazıtmış adamın kafasına vurur... arkasındaki adam bir türlü filmi izleyemez. adam içinden "şunun ensesine bi tane yapıştırayim" der sonra "oğlum adam iri yarı... ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanına temel oturur.. adam temel'e dönüp "şu kafasını kazıtmış adamın ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. temel de dayanamaz adamın ensesine bi tane yapıştırır ve devam eder "ulan hasan sen burada mıydın" der. adam dönüp ; "ne hasanı kardeşim" der temel de "pardon kardeşim karıştırdım" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alır. adam dayanamaz ve temel'e dönüp "kardeş bi tane daha yapıştır sana 10 milyon verecem" der. temel bi tane daha adamın ensesine vurur ve ilave eder "hasan sensin be yeme beni" adam dönüp "hasan değilim kardeşim be " diyip ön koltuklardan birine oturur. temel'in yanındaki adam artık filmi bırakıp bu kafasını kazıtan adamı aramaya başlar ve bulur hemen temel'e dönüp "bak kardeşim işte oraya oturmuş. git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayı verecem" der. temel hemen kafasını kazıtmış adamın arkasına geçip ensesine bi tane yapıştırıp "ulan hasan burda mıydın, ben de yarım saattır arkadaki adamı sen sanıp ensesine vuruyorum afrika'da, çok geri kalmış olan bir köye gelen bir papaz, yerlileri eğitmeye çalışıyormuş. her sabah insanların iyilik yapmalarını, birbirlerine karşı iyi davranmalarını vaaz ederken, öğleden sonraları da, kabilenin reisine, ingilizce öğretmeye çalışırmış. bir gün papaz yanına kabile reisini alıp dolaşmaya başlamış. bu arada gördükleri şeylerin ingilizcelerini de söyleyerek reisin ingilizce bilgisini arttırmaya çalışıyormuş. bir kayanın önünde papaz "kaya" demiş, reis de "kaya" diye tekrar etmiş. bir göle gelmişler, papaz "göl" demiş, reis de "göl" deyince papaz sevinip "aferin" demiş. biraz sonra çalılıkların arasında sevişmenin son aşamasında olan bir çifte rastlamışlar. papaz, biraz kızarmış ve yutkunarak "bisiklete binmek" demiş. reis oynaşanlara söyle bir bakmış ve tüfeği ile ateş ederek her ikisini de öldürmüş. papaz şaşkınlık içinde bağırmış "ne yapıyorsun. bunca zamandır sizi medenileştirmek için uğraşıyorum, insanlara karşı iyi davranmanızın lâzım olduğunu, bunu tanrı'nın istediğini anlatıyorum. şu yaptığın işe bak!" reis parmağı ile ölü kadını göstermiş, "bisiklet benim bisiklet" yer çekoslovakya. ikinci dünya savaşı dönemi. çekoslovakya alman işgali altında. bir tren kompartımanı. içeride 4 kişi. çekoslovak genç ve güzel bir kız, kızın anneannesi, alman bir subay ve çekoslovak yurtsever bir delikanlı. yurtsever genç tabii ki alman subaya haylı kıl durumda. derken tren bir tünele girer. ortalık kararır. karanlığın içinde bir öpücük sesi, ardından da bir tokat sesi duyulur. tren tünelden çıktığında ise kimse renk vermemekte ama bir yandan da düşünmektedir. genc kız kendi kendine : "bu genc sanırım beni öpmeye çalıştı, yanlışlıkla da anneannemi öptu. oh olsun tokatı da yedi" diye düşünür. kızın anneannesi ise "bu çocuk herhalde bizim kızı öptü, kızım da hakkettiği dersi verdi. oh olsun" diye düşünmektedir. alman subay ise dertlidir. kendi kendine "ulan herif kızı öptü, tokatı yiyen biz olduk" der. çekoslovak genç ise aklından şunları geçirir: "elimin tersini öpüp şu ******** almana bir tokat attiım ya. aklımı seveyim rus fizikçiler yerin 100 metre altında bakır tel bulduklarını, bunun ise atalarının bundan 1000 yıl öncesinde telefon şebekelerinin olduğunu kanıtladığını duyurdular. bu olaydan 1 hafta sonra amerikan gazetelerinde ilginç bir manşet. amerikan bilim adamları yerin 200 metre altında 2000 yıl öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarını, bunun ise, amerikan toplumunun ruslardan 1000 yıl öncesinde gelişmiş digital haberleşme sistemleri olduğunu söylediler. bir hafta geçmeden türk gazetelerinde yeni bir manşet. türk bilim adamları yerin 500 metre altına kadar kazdıklarını ve hiçbirşey bulamadıklarını, bunun ise atalarının 5000 yıl öncesinde mobil telefon ve kablosuz iletişim sistemlerine sahip oldukları sonucuna vardılar.... türküm 1018 |
![]() |
![]() |
![]() |
#3320 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,906
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12102
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Adamin biri Pet Shopa giderek bir Papagan almis. Satan adam ise papaganin çok küfrettigini söylemis.Bizimki yine de almis ve evine koymus.Papagan kendisine ve gelen misafirlere sürekli "G.tünü s.kim" diyormus. Bu durum 2-3 gün sürekli tekrar etmis ve papaganin "G.tünü s.kim" sözleri bir türlü bitmiyormus.Sahibi aldigi yere ne yapacagini sormus.Satici ise kafesinin üstünü 3 gün boyunca bir bezle örtmesi halinde papaganin düzelecegini söylemis.Adam papaganin kafesinin üstünü örtmüs.1. gün 2. gün kustan hiç ses çikmamis.3. günün sonlarina dogru adam durumdan süphelenmis ve bezi biraz kaldirmis. Papagan da:
-"Noldu g.tün mü kasiniyo?" demis. __________________ |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|