![]() |
![]() |
#431 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Vezirler Vezaretten Usanmaz
Züldar Begüme Sekizinci Masallama 8a/: Eyvallah Zü... Kükrer öfke, Ocakta alev kükrer. Yalanır hırsla sevda yutan volkanlar. Ummanları serpsen bile üstüne aşk ehlinin, Sönmezler asla zifafı ertelenen turaçlar. Yabanıl cangılların kükremesidir işitilen. Deli arslan masalıdır. Delişmen kızın çeyiz bohçasıdır yüreğindeki. Yani Zü... Takvimin arka yüzü de dönüverir. Durulur artık yaşlı zamanlar, Anılar koleksiyonunu kabartınca aritmetiğin. Kalbin acul yalnızlığı gölgesiyle oynaşır. Yine de Züldare... Vezirler vezaretlerinden asla usanmaz. Her hanedanlıkta akşam zamana oturur. Güneş akşama siner ve esneyerek kaybolur gider. Ay daha ilk zifafında yıldız doğurur. Yıdız siyahını emer basma entarilerin. Zaman aşk zamanıdır. Ama yine de babam beni çağırır. Ardından annem... Uzak bir diyardadırlar oysa onlar. Sesleri gelir yine de ayan beyan. Ürperse mi tüylerim ürpermese mi? Karar veremem ama savaşçılar kılıçlarını bilemeye başlamışsa ben korkarım yine de. Sen de kork ayak seslerinin görünmeyen kaynağından ya da dere boylarında yakalanmaktan aşka. Çünkü o vurur atları ve terkisindeki süvariyi alınlarından birkaç çift su verilmiş sövgüleriyle. Yani Zül kız, anlatılan hikâye ölüm üstünedir bil ki tüm cephelerde. Çok etkilenmişlerse atlılar Düldül'den, vah atlara ve vah küheylanlara. Züldare, eğer etki fazla uzun sürerse etkili olur. Eskiden olduğu gibi diye bir şey yoktur aslında. Çünkü her şey şu anda olacaklar gibidir. Vezirlerse vezaretlerinden usanmaz hiçbir zaman. Ölüm kokan savaşçılarla oynamayı sürdürenin vay haline yine de... Günlerden bir gün, diye bir şey olamaz yaşamda. Zira gün bu gündür Züldar. Ama şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen. Bilmezsin bütün bunları. Yalanıp hırsla sevda yutan volkanları, Yabanıl cangılların kükremesini, Siyahını emen basma entarileri, Birkaç çift su verilmiş sövgüleri, Düldül'den etkilenen atlıları... Bilemezsin. Bilir misin yoksa Vezirlerin Vezaretleri Tarihini Züldar kız? Ah hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#432 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Yağmuru Maviye Boyayan Kimdir?
Züldar Begüme İlk Güzelleme 1/: Hayal ülkemin begümü Züldar: Bir gülümseme gibi indi dudaklarıma merhaban, Ve bir mektuptu senden bana yazılan, O ilk uğrun bakış. Hiçbir zaman okumadığım bir türkü parçası... Eyvallah Zü... Birçok zamanlar üzerine çadır kuran, Kadim aşkları anımsardık bardağımızdaki çaya bakarak. Geçmiş geçmiştir bence sensiz geçmişse boşuna, Günlerimi sana bir Torah rulosu gibi sunamamışsam. Geleceksin diye çiğdem biriktirmiştim, Unutmama imkan var mı kız? Sen seversin sarışın olan her zaman parçasını. Bilmem mi Züldar, Kehkeşanlardaki sevecen yolculuk öykülerini, Sarışına olan dayanılmaz tutkunun sonucunda, Tabii ki aklımda her şey sana dair... Yani Züm’m... Duygularım yenilmişti bir artık savaşta... Bu savaşta dilime karşı verdiğim, Ve hepsi birer birer silinen imgesi şiirimin, Bahtsız anılar içinde benimle kayboldular. Yine de dualarımdan kalan bir parçayla avundum: “Allah’ım bu kız niye çiğdem tarlası taşır yanında? ” diye. Haberdar mısın? hiç kabul olmadığından... Şimdi arta kalan gözlerim senin ve onundur, Artık ıslak ıslak bakabilir camlara sinen, Kahır tuvaline boyanmış hissiz gölgesine. Avuçlarıma düşense gözyaşı değil, Dedim ve inanmadın değil mi Zül? Hani yağmur ve türkümüzle boyayacaktık ya Gözlerimizdeki küçük aşk tablolarını... Bir bulut gibi kalacaktı saçlarımızda ak ellerimiz, Hani Zü? Sonbaharlara ilk konan turaç nerde? Rüzgar gibi geleceksin sandığım bıldırcın? ... Yalnız yıldızları aydınlatacak masallar? ... Nerde? ... Nerde? ... Nerde? ... Dayanamaz beynim buna kız! Cibril'le senkrona keser gökyüzünde kozmik hız. Şiir ilinin ölümsüz burcundasın. Sen ey begüm kız... Arzın semaya hurucundasın, Yıldız yıldız... Ah hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#433 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Yarasına Merhem Döver İlaçdar
Züldar Begüme Yirmi Sekizinci Masallama 28a/: Eyvallah Zü... Yüreğimizde pıhtı, Beynimizde tortu, Ve sahte anılarını taşırız, Tutsaksak beyazına. Metropolde bir karabasanın... Oysa yüz yıllık yalandır ero... Ve milyarlarca yıla uzanır erosun hezeyanları. Bilir misin kız Zül? Dibekleri neden tunçtan döker ustalar? Kamaları çelikten? ... Neden? Kanıyla yarasına merhem döven ilaçdar kendi kurdunu da atmıştır canı içine. De ondan işte. Oysa Zü... Merhem yapılırsa gün ışığından, yaralar yıldız doğurur. İyileşmişsen yolculuğa çıkman yakındır Züldar kız. Hangi yola mı? Artık o da senin bahtınadır. Fakat, kendi cinsinden biriyle arkadaş olmamanın bedeli vardır bütün zamanlarda. Bazen kişi hatasını hayatıyla ödemiş de olur. Bazen cinsiyetiyle... İşte benim de korkum budur vaktin düzleminde. Anunice sahte bir dildir bilir misin? ... Çünkü ne telve savaşçıları ne de fincanın kölesi anlar lordun anlattıklarını. Yani Zü ilet mesajımı kendi klanına. Ve de ki... Çağlardan en antik çağdasınız ey ehli şiir. Sizin anlamanız gerekir Anunice’yi. Çünkü sizin ağzınızdan yayılır süt kokusu. Ve yalan. Şiir burcunun kuzeydoğusundaki bölük size aitse son şiir kimin malı sayılır? ... Büyük atalar en iyi şiir yalancılarıdır bilir misiniz? Ulusunuzun eski çağlarda yaşamış belli başlı bilgelerine biyol göz atın. Aynı anda şairdir cümlesi de. Sizin ilde oturan bir Sami halkının konuştuğu dille ırlamışlardır en iyi Mesnevilerini. Ama yine de ben benim işte. Seni seviyorum kız Zül. Bu yüzden bunda başım. Tarih yanlış yöne akar diye endişeleniyorum arada bir. Eğer akarsa yıldızlar, kim bakar meteorlara? Ama şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen ey Züldar. Bilmezsin bütün bunları. Dibekleri neden tunçtan döker ustaları, Yıldız doğuran yaraları, Lortlar meclisindeki telve savaşçılarını, Baş lordun anlattıklarını anlayan fincan kölesini, Şiir burcunun kuzeydoğusundaki bölüğü, Tarihteki en iyi şiir yalancılarını, Sami halkının konuştuğu dille ırlananları, Mesnevileri... Bilemezsin. Bilir misin yoksa Anunice’yi Züldar kız? Ah hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#434 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Yevmi Aşk Zannı Zamandır
Züldar Begüme Yedinci Güzelleme 7/: Hayal ülkemin begümü Züldar: Ne demiştik son çayımızı yudumlarken? Tunç bir semaverin suyunu kaynatırkan aşk yaka yaka: 'Biz kaçarken arkamızdan kimse koşmasın.' 'Sevdamız kovalasın ekvatora uzanmışlığımızı.' Göğsümüzden iten bizi musonik iklimlere, Umarsız bir delirmişliğin eliydi oysa. Ancak içimizde mahpus olan cümle yalanlar, Ve sahte yıllar yakalamıştı bizi. Ya Zü... Delirmiş ve inadına kefire vurmuştum ben, Çünkü istemezdim sakin içmeyi zuhuratı. Ayaklan sen de artık sürmeme çekilen göz ol, Söz ol, Saltanata karşı gelen Belh beginin dudağında, İyi bak... Sükunetin dağında ha doğdu, Ha doğacak son zamanın bir an öncesi. Hücresi yarılacak bil ki, Toprak altını mekan tutmuş beglerin Ama fışkıran her hücreden yıldız-ı zühre değildir, Belki de yevmi aşk ve zann-ı zamandır. Yanı başımızdan geçen doludizgin, Yılankavi arzuların vaktidir aşk seherinde. Kız güzeli Zü begüm... Gel delişmen arzularla girelim galerilere. Beynimize dolanan ateşten parmağı emelim. Belki de tutar bağlar kıskıvrak beni aşkım, Çünkü... Çünkü... Çünkü... Cibril'le senkrona keser gökyüzünde kozmik hız, Sen ey begüm Züldar... Şiir ilinin ölümsüz burcundasın. Arzın semaya hurucundasın, Yıldız yıldız... Ah delişmen hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#435 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Zaman Devri Fetrettir Ağalar
Züldar Begüme İkinci Masallama 2a/: Zaman ki devri fetrettir... Zü... Ey Zü... Atlılar gelir geçer. Aynları ışılar ayda. İrisleri gah bozarır. Gahi keser parlemente. Yüzleri kapalı, bir Gormanya işi şalla. Pek de tekin değildir bu zamanları tarihi nevayi'nin. Şiirler çalınır Hazine-i Hassadan. Türküler katledilir. Zaman devr-i fetrettir. Her anın kanlı püskülü sarkar. Düşünceler farklıdır ibis kuşlarının kentinde. O olduğu için saraylılar telaşlıdır bu gün. Atlılar gelir geçer. Ve tepetaklak yuvarlanan yarın... Ve devrisi gün genel de... Kim bilebilir ki Zü? İki kere ikinin dört ettiğini? Değildir belki de. Şehzadeler arasında Azazil'le en samimi olan orta boylu, enine poslu delikanlı vurgundur Züldar'a. Yani ona. Veya sana kız. Fısıldanır ağızdan kulağa bir sefer hazırlığı. Harbiye nazırlığı teyakkuzdadır. Bir komşuluk ilişkisi yoktur aslında aralarında kent Fardum ile Hotrav sitesinin. Bütün korkusu bir kötülüğe uğramaktır bundan, Züldar'ın sanırım ıssız bir yolda. Bu yüzden uzak durmaya çalışır ondan ve Lozdani tarihinin iki yüz ellinci sahifesinden. Bu konuda dikkatli olmaya çağırır karındaşlarını da. Fakat onlar, değillerdir doğru bir karar verecek yaşta. Şehzadeler de harem ücralarında hapistir zaten. Bundandır suların arsız arsız şırlaması. Ve uykusunda horlaması kralların. Ama şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen ey Züldare. Bilmezsin Zü. Şiirleri çalınan Hazine-i Hassayı, Katledilen türküleri, İbis kuşlarının kentini, Şehzadeler arasında Azazil'le en samimi olanı, Lozdani tarihinin iki yüz ellinci sahifesini, Ve uykusunda horlayan kralların öyküsünü... Bilemezsin bunları. Bilir misin yoksa Tarihi Nevayi'yi Züldar kız? Ah majestik hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#436 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Zamanın Bir Bölümü Zamansızdır
Züldar Begüme Beşinci Masallama 5a/: Zü... Kalem ateştir bilene. Tandırlara eştir. Yazgıdır ki onu yazandır kalem. Bu yüzden derununda mağma taşır sır gibi. Zü, karadır kalemin mürekkebi. Hammaddesi istir. İs ise mumdan. Bir de gözlerin kapkara bebeğinden. Eskilerin anlattıklarına göredir her hikayet ve rivayet ve sultanlara şikayet. Hidayet vardır bir de lisanı Hermes'te. Hermes ise bir firavun beyidir. Adında begüm olan kız da bil ki mahkumdur beg doğurmaya. Akıllı ve sıradan bir yavru annesine şehzade sayılır oysa. Buysa 'Herkes kendi mülkünün sultanıdır,' anlamındadır lisan-ı sultani'de. Kalelerinin içinde vurulur muhafızlar kesin kes. Herkes o yüzden örer burcunu serhatte. Ama Zü, albızlar kale kuramaz ki kendisine. Yek vücuttur kale komutanıyla çünkü. Yani tek beden ve tek yürek ve tek bilek... Oğluyla arkadaş olabilir mi sor bakalım Muhteşem Süleyman'a. Sana verilecek yanıt tek ve hayırdır bu sual sebebiyle. Öyleyse hayır dileyelim Züldar kız. Zamanların büyük bölümünü zamansızdır çünkü. Duydun mu? 'Satranç oynamak oyalanmaktır.' der Şehrezat'ta. Ama şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen ey Züldare. Bilmezsin ki kız. Bilemezsin bunları. Kalemin kara mürekkebini, Eskilerin aşk üstüne anlattıklarını, Beg doğurmaya mahkum olan kızı, Burcunu serhatte ören muharipleri, Komutanıyla yek vücut olan kaleleri ve de, Zamanların büyük bölümünü zamansızlığını... Bilir misin yoksa Lisanısultani'yi Züldar kız? Ah zamansız hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#437 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Zifafı Derceden Tahrirat
Züldar Begüme Doksan Yedinci Güzelleme 1/: Hayal ülkemin begümü Züldar: Dinlesin ardınsıra beyaz yüzün, Ve dinlensin cephede sürünen ayak izin... Ya da bilcümle cebeci ortası, Humbara erbabı veya... Bir kaya ise aşk yol ortasında, Vaktidir kaldırmanın ayak altından onu. Haydi iş başına levazımat... İşte Zü... Yüzümüze düşmüşse bir zebercet damla gibi, Yakın geçmişe dair bir ak nokta, Son solukta, bil ki, Harman tanesinde şarkılar esecek her eylülde. Tarihi zifafı derceden tahrirat değil, Kalemlerden damlayan terdir aslında. Düşecekse dudaktan bir damla söz, İş bize düşer... Nerdesiniz bildiğimiz Kamus'un satır araları İnsanlar diyemez meramını kapanınca kapaklar. İlk biz gösterdik oysa aya arka yüzünü Hayatın anlamını ise, Kabirde kazılan çukurlar saklar. Yapraklardan kaçan damar daralır, Her uca yaklaşanda açı derece düşmez ama. O anda bir hrcü merçtir mekan, Rüzgarlar geçer kapımızdan, Boz bulanık hecin develerinin sırtında. Alabora olan sefineler kendi sırrını gömer Gizem ve çürük aşk mezarlığı deryalara. Sen Zü... Martıların gözlerindesin oysa, Zabitan yağmurlarından kaçmışsan dahi. Akşamları saklandığın yerse, Biliriz ki karanlığın kanat altıdır. Sarhoşlar dostlarını gömer kadehin arkasına, Sen ve ben de diyemediğimiz yürek yangınımızı... Bir turna geçtiyse meyhane savranından, Ya da bulutları yalayarak katar geçerse daha sonra O güllerle serili Nil sahili bile Sevgi ile güler göçmen kuşlara.... Yolun yolla yarışını koşu belirler ey Zü... Cibril'le senkrona keser gökyüzünde kozmik hız Şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen ey begüm kız, Arzın semaya hurucundasın, Yıldız yıldız... Ah şafakta hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#438 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kes Tıraşı be Şair
Züldar Begüme On Birinci Güzelleme 11/: Hayal ülkemin begümü Züldar: Son misafiri de göçmüştü yıllar öncesi, Zincirleri paslanmış zamansız ilişkilerin. İşte bu yüzden Züla, Örselenen sevdaların kilitleri kırıktır, Kalabalıkları barındıran ıssız diyarda. Yok mu sanırsın yalnız bir adam? Çarşıda, Pazarda, Handa, Hamamda... Ya da yanıbaşında... (Kes tıraşı be şair! Yine yanma kafiyenin narına. Bilirsin ki sevmem ben hazır kafiyeleri. Yani tam, yarım, zengin ve redif... Bize göre değil anlayacağın. Ama kendi buluşumuzdur ters uyak ya da çapraz kafiye... Her nereye koysan da yakışır haspa kız. Yıldız buradan çavar şiirimde... Sen şimdi boş ver kafiyeyi mafiyeyi de elinden uçmak üzere olan kuşa dil dök. Mektubu soğutma. Yoksa yandı gülüm keten helva...) Neyse kız Zü... Bir yolcu gidiyorsa geniş yollarda, Damgalı kalpler uyanır ve ağlar. Kansa bekleyen önümüzü... Bekleyen ve gözlerimizi tutandır. Bitkindir o an tutuşmuş ellerimiz. Ve biz emeriz habire aşkın zehrini. Uykulu ve yorgunluğumuz ondandır işte. Eyvallah Züla... Sevdalı ve vurgun mu sanırsın kendini? Yürürüz, koşar ız ve düşeriz sonunda yolun, İneriz, çıkarız kat be kat ayyuka, Uzaklaşırız yakınlaşırız terk etmeyiz fakat , Bu tasalı yol sana aittir Züldar, Çünkü... Çünkü... Çünkü... Cibril'le senkrona keser gökyüzünde kozmik hız, şiir ilinin ölümsüz burcundasın, Sen ey begüm kız... Arzın semaya hurucundasın, Yıldız yıldız... Ah kifayetli hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#439 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Yontu ve Yontucunun Birliği
Züldar Begüme İlk Güzelleme 1/: Hayal ülkemin begümü Züldar: Öylece sensiz kalakalmıştı zavallı yağmurlar. Gözyaşlarındaki ıslaklık yarık yarıktı, Çorak tarlaların nebilerden kalma yüzü misali. Yani Zü güzel... Anneler bükük, ninniler kırık kırıktı. Bana sahillere gitmek düşerdi artık, Tavlamda kalan son kısrağı yederek, Giderek o da hayal olduğunu demeden yok olacaktı, Akşamlarla gelen ıslaklığını duyamayacaktım şiirin. İşte Zü'm... Bir melodi gibi uçuşan duygulara kurmuşsak, Beyit ve dizelerden söz tuzağı, Melodi ve kuşla kovalaşacağız zaman durdukça. Çünkü yem sensin kuşlara, Ve melodilere nota adlı sinek kovalayanı. Eyva Züla... Uçuşurdu sanki sayfalarımda benimde bir vakitler, Gözlerimizi ilk açtığımızda gördüğümüz ışık hüzmesi. Yalancı zamanlardan bir zamanda, Bunları yazıyorum yüreğine banarak divitimi. Ben seni sensizliğin ortasında da yonta bilirim. Yerlerde ise çok sevdiğim kan tozu varsa hele, Bir kez olsun harç kara bilsem artakalanlarınla. Sonuçta Kerem ile Aslının ilişkisi de, Yontu ve yontucunun birliği değil midir? Kız Züldare... Bir gülümseme olabilirdi belki eksik olan. Yüreğime bir sarı çiçek gibi onu da fideleyebilsem, Ne çok istiyorum bilsen zülfünden elma yemeyi, Omuzlarında kuş ötüşleri dinlemeyi, Yakında duyulacak özlem kuşlarının hıçkırığı. Duyulacak ve yalancı bir yalaz gibi yok olacak. Yalanlara kanan açık oynar aşk oyununu bu yüzden, Kaçacak galip gelen oyunda... Cibril'le senkrona kesecek gökyüzünde kozmik hız şiir ilinin ölümsüz burcundasın sen ey begüm kız. Arzın semaya hurucundasın, Yıldız yıldız... Ah hırsız! Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() |
#440 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Salvador'la Altıncı Esved-i Nehar Gecesi
Örsün Üstüne Yatan Adam 1/: Ay usta! Şiir göbek adı mıdır hüznün? Nedendir zamansız devrilmesi gökyüzünün? Gör ki, Çağıl çağıl geliyor üstümüze savunmasız anılar, Takvim ve tarihin öpüştüğü kalabalık duraktan. Sevdanın seli ise karanlıkta saklanmış, Bir şiirdir bu nihayeti minnacık, İfade etmez duygularını *******de yitenin. Cengaverin biridir -ki İberikli olur kendisi,- Bana, Savador'a, hatta kimseye göstermeden, Boncuk boncuk alnındaki terleri kalbine akıtmada. Oysa ne çıkar ki bu sert kayalardan güllere dair? 'Belli olmaz ey adem oğlu, Salih'de devesini taşlardan doğurtmuştu.' 2/: Biz henüz çözemesek de aşkın kördüğümünü, Gönlünde dövüleni bilir örsün üstüne yatan adam, Yivlenen ya Divriği cevheri, ya da kalbidir. Sen ne sanmaktasın lan Salvi? Örneğin, eziyet midir bedenine aşıkın hüzün? Çiz bana da Salvador usta, Divriği hangi tonuna çalar gökyüzünün? *** Anamın kızlığından da bilirim ki, Sağır bir demir gübresidir tandırlarda geriye kalan. Ya cevher-i demirdir sevda? ... Ya kılıç hammaddesi sayılır savaşan ordularda, Ya da oksit kahvesinde üfürük tozu... *** Lan Salvi, ben bilirim, Öyle ise sen de bil ki, Her hünkar günahını çökertir kaleleri almadan evvel, Günahlarsa muhalefettir asıla. Orta yaşın da bir ilkbaharı vardır yeşiller arasında. Herkes kendi arzusunda kurar yaşının çadırını. Ancak yine de zaman hiç beklemiyor, Haydi davran Salvador... Ahmet Yozgat |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|