![]() |
![]() |
#431 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Özlenilen memleket
aç tenceredeki boş nefesin kokması gibidir ateşin ocağa, ocağın sıcağa yabancılığıdır bu başka bir şeydir. hiçbir türkü dökülmez dillerinden aç çocukların zor acılar, kırık notlarını vermektedir karnelerine uykularından öncedir. yabancılık korkularını yükler küçük bedenlerine düşler değil, başka şeyler gelir gözlerinin önüne açlık gibidir. özledikleri memleket, bu memleket değildir. yarın olacaktır, olmaması gereken her şey gibidir alfabenin ilk harfini yazacak temiz kağıt hala yoktur ne olacağı bellidir. ağır işçilikte bir saat, on yıl olarak işlenir kimliklere verilecek cezalar sürekli kaldırımların gölgesidir sömürü düzenidir. içinde kar, boran ve fırtınanın önlenemez soğuklukları taşımaz kırar tutundukları her ağacın bahar dalını tuhaf bir mevsimdir. özledikleri memleket, bu memleket değildir. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#432 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Paydos zili
beyaz tebeşir üzerine kara tahta ile yazıldım. tüm yaşadıklarım ondandır, ölürsem olmaz haberin tozum kalır. her saatinde yanarım paydos zilinin kalmaz geride izi bile küllerimin. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#433 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pencereme yağmur yağarken
bir yağmur damlası penceremde. tepeden tırnağa sırılsıklam. nasılsın iki gözüm desem, sorsam halini, nerden başlasın, nasıl anlatsın derdini. o bir kanatsız kuş penceremde. yukarıdan aşağı sırılsıklam. intihar süsü vermiş kendi kendine. ruhsuz bir içtima gibiyim böyle sabahlarda. alçaktan uçan yağmur yüklü bulutlar, garip sıkıntılar gibi kararır yüreğimde. ben ellerim dizlerimin üstünde, baş başa iken çatılmış tüfeklerimle. ne bir isyan tutkusu ve ne bir sevişmek arzusu kalmamıştır içimde. bir yağmur damlası penceremde. sanki bir gidişin yorgun habercisidir. tepeden tırnağa sırılsıklam ve yukardan aşağı… ölü bir toprak kokusu gibi, ardımdan koşar gelir zaman. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#434 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pencerenin buğuları
korkma gecenin sakladıklarından, her karanlık sahnelemez aynı oyunu. sen, sil camların buğusunu ellerinle. içerdeyse sıcaktan dışarıdaysa soğuktan olsun. sil camların buğusunu ellerinle. avuçların pencere koksun. sonra adımı yaz parmak uçlarınla. silinmemiş buğular üzerine. ilk harfim gözyaşı olsun, bırak aksın sen son harfini yazmadan ismimin, hasretin ağlamaya başlasın. korkma gecenin yalnızlığından. karanlıktır belki ama mutlaka aydınlık gelir arkasından. istersen birde dışardan bak, üşümezsen. en sivri ucundan kazı, camın üstündeki buzları. bakarsın dayanamam çıkar gelirim, dün giderek küçüldüğüm yerden bugün adım adım büyüyerek. çıkıp gelirim bakarsın gecenin içinden. korkma gecenin şehvetinden. ayrılıklar daha da büyütür kavuşmaları Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#435 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pera'da aşk çok eskidendi
'1936'da İtalyan gönüllüler, bir halk cephesi kuracak. Kadın-erkek-çocuk-ihtiyar herkes silahlanacak. Ve ölümümden ellidört yıl sonra İspanya'da kurulan savaş taburları Franco'ya karşı, Benim adımla anılacak.......' işte ölümsüzlük yani.. Sırtımı dayadığım bir kilise duvarı vardı hani. Yorgun ve bakımsız bir sokağın sonunda, Pera'da, yani., işte orada.... Çok sonraki günlerde cemaatliğine soyunduğumuz St.Marie Dresperi'nin karanlık merdivenlerine, Soluk soluğa yüklenip, kol kola kol açtığımız, Pera'da, yani., işte orada.... '1854'de mum imalatı yaptım new-york'da. Roma'nın savunmasından kaçıp da Yeni ülkeye sığındığım o yıllarda. Başbakan Kont Cavour, başkomutan olarak atamasaydı beni, Belki Fransa'nın yolladığı kuşatma ordusu ile kalırdım, Romanın aydınlanmamış tarih sayfalarında...' İşte geçmişe özlem yani.. Ezberlenmemiş sokak isimleri vardı hani Yağmurun yağıp yağmadığını bilmediğimiz. Pera'da, yani.,işte orada. Saçların ilk kez o gün mü dökülmüştü omuzlarıma. Bir güneş gibi doğduğun umutsuz karanlığın sonrasında. Dün gibi, anlıyormusun aklımdasın. Çok uzaklarda ama tam yanımdasın. Pera'da, yani., işte burada... akdenizli garibaldi için... Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#436 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Peron, önümde tren yolu
duygularımın anayurdunda; dağılmış tüm sistemler. tarlalar kurak ve çaresiz bir yazın ilk habercisi. göçmen kuşlar en uzak molada, gökyüzü bomboş. bundan böyle yaşanacak herhangi bir yaşam bol gelecek bu memlekette.. yürünülecek bir yol da gözükmüyor hiç bir geniş ölçekli haritada. yok başka çare artık. şairim diyerek sayısız kez en azından kovalamaya ne hakkım var esin perilerini. bu memleketi terketmeli. ayda yılda bir, bir trenin belki geçeceği son istasyondayım. şimdi yakalanacak olan, zaman, hareket memuru ve makastar. yani zaman ve kadro eksiksiz oluşmalı birde tek kişilik bir kompartıman bulunmalı. yitmemiş bir kente gidecek şimendifer. haydi çal sirenini, geliyorum de! ben çekerim kampanaların ipini. geç kalma ne olur. canım fazladan sıkılıyor. sonra anlamsız şeyler yaparım, ondan korkuyorum. bak pencerenin pervazında bir çiçek kurumaya yüz tutmuş. belli ki susuzluktan.... iki adım ötemde bir çeşme, musluğu açık unutulmuş..... haydi gel, geç kalma. ama gözükmüyor hareket memuru ortalıklarda. kim değiştirecek makasları? Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#437 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pişmanlık
kısacık, siyah bir etek vardı o gün üzerinde. kırmızı ve incecik parlak kemer belinde. yandan bakınca göğüslerini görmüştüm, hafifçe ucundan. görür görmezde acayip sarhoş olmuştum efkarımdan. çok iyi hatırlıyorum daha doğmamıştım. daha doğmadığıma o gün bin pişman olmuştum Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#438 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Plak kolleksiyoncusunun anıları
otuzüç devirde ağır ve geniş dönüyorum eteklerim pervane şehrin en kenar sokaklarında bir meyhane. tambur elimde, kanun dizimde hicazkar geçiyorum. hey barba, duydun değil mi çığlıkları dışarıda bir fırtına ki koptum, kopuyorum demekte. siz, kalender meşrepler haydi kaldırın kadehlerinizi şerefe. son tramvayın dönüş saati geldi işte fatlh-harbiye. bundan sonrası iki adımlık yol. hele bir de sıklaştırırsak adımlarımızı, fırtınaya yakalanmadan çalarız kapımızı. kırkbeşlik oldum, sahibimin sesini susturdum şimdi twiste gel. kola amerikano, mambo italyano. hilton da beş çayındayız vakit erken. seni gördüğümü sandım birden spotlar yanıp, sönüp göz kırparken. barmen, duydun değil mi cankurtaranları. gene ölümleri taşıyacak sanki yada bir kız davasından vurulanları. ortalık karışıyor mu ne. bir yolunu bulup kaçmalıyız buradan. başımıza bir dert açılmadan. şahit-mahit yazarlar bize ne. alırız bir kaset, olmazsa bir si-di çekiliriz evimize değil mi. peder bey dostları ile açmış tezgahı biz kapanmışız odamıza döndürüyoruz ortada fabrika kızını. bir fırtına kopmuş ki dışarıda, cankurtaranlar geçiyor peşi sıra hepimiz ağlıyor gibiydik neden acaba. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#439 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Pusular karanlığı saklar içinde
içime saklanan düşmanlar onlardır, dalları çiçeklerinden kopartan. boy vermesine fidanların, kötü ve anlaşılmaz gözlerle bakan. ve en sevdalısı yazılacak iken, kelimelerin şiir olup ak kağıtlara aydınlığın önüne siyah perdeler geren. içime saklanan düşmanlar onlardır, sevgilileri umutsuz bekleyiş olup bekleten. niyet edilen tüm cinayetlerin dosyalara hiç girmemiş kanıtları izbe zulalarda pas tutmuş suç aletleri. arkadan ve kalleşçe, bilinmeyen isimler görünmeyen belki hiç olmayan yüzler gibi, yakalasam en derin hücrelerde tereddütsüz sonsuzluğa mahkum edeceğim hepsini. içime saklanan düşmanlar onlardır. kendinden bile korkanlar söylemeye kendi renklerini. sabah uyanışlar demi tutmamış çaylardır. koşar gidersin içindekilerle hesaplaşmaya, mertçe ve çekip alarak tam karşına. en orta yerinde bulursun kendini bir şövalye gibi pusulardan çıkıp gelecek karanlıkların. kurtaracağın önce sen ve senin yaşam adına ödünsüz korumaya çalıştığın insanlığındır ve bir başka hesaplaşmanın adıdır. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() |
#440 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Renkler kaybolurken
eyvah, turuncu takıldı güneşin peşine kayboldu. yeşiller siyaha döndü. sahil boyunda yoksul bir meyhanedeydik. bir bacağı kırık sandalyenin masaya dayanışını seyrediyorduk. belli etmemeye çalışıyordu gururluydu. ama biz saklandığımız yerden çok iyi görüyorduk. masanın örtüsünün rengi yoktu belli ki bir sandık asma üzümünün arkasına saklanmıştı. sandalye asma üzümü sandığı ile uzaktan akraba oluyordu. masa da öyle. bağbozumundan çok sonraydı, asmanın renkleri sıcaktan kavruluyordu. masanın üzerinde şişeler vardı birisi yarısı içilmiş gibi duruyordu diğerleri boştu ve kaldırılmayı bekliyordu. şişelerin rengi yıllanmış cam göbeğiydi ama belli olmuyordu. masanın sarhoşları da yoktu ortalarda. ya sızmışlardı bir köşede ya da bıçaklayıp birbirlerini dinlenmeye çekilmişlerdi bir morgda buz beyazında. soğuk bütün renkleri alıp götürmüştü. onlar bunun farkında değillerdi kuşkusuz. ama uykusuz ama babacan tavırları ile meyhaneci alacaklı hesaplarını boyundan aşırıyordu. sabit kaleminin moru bir şey yazmıyordu. mor, hesap kaleminin ucundan kaçmış bir başka kaleme konuk olmuştu. karanlık bir oda ve gene çıplak bir masa. mor, ucuna saklandığı kalemle yatıyor masanın üzerinde. altlarında bir gazete sayfası. üzerinde kocaman bir fotoğraf basılı. bir gülen insan, bir güzel insan. üzeri mor kalemle çizili. altlarında ağlayan bir gazete sayfası. örtmüş,yerde yüzükoyun yatan bir güzel insanı. sahil boyunda yoksul bir meyhanedeydik. bir şeyler uçuşuyordu etrafımızda, bir şey anlamıyor, sarhoşluğumuza veriyorduk. turuncu takıldığı güneşin peşinde kayboluyordu. Cevat Çeştepe |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|