www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Adult (+18) Yetişkinlere Özel > Adult eski arşiv

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 07-24-2008, 11:11 AM   #521
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Avcı Gez, Göz Ve Aşkın Peşinde
Apostol'la Seksen Birinci Sayfaya İlave

1/:
Akşam olalı bin bir gece oluyor,
Çoktan yatmış folluğuna yumurta ehli,
Bir ay, ağlayarak doğuyor apışında dağların,
Göğün gözlerindeki lacivert yıldızlı fon,
Nisandaki öksüz karlar misali soluyor...
***
O sesler mi ne, gecenin sahibi sesler,
Zirvelerde uluyan aç kurt ve çıplak çakallardır?
Gönülde olup biter av ile avcının serüveni,
Ansızın patlayan bir volkan olur arzu,
Ki o sevdanın karasız krater ağzıdır,
Ve de zamansız bir lisansız bağrışmasıdır arzın,
Biz tıkasak da kulaklarımızı rüzgara karşı,
İklim yapar yapacağını,
Yürek sever çaresiz,
Kurt ve çakal parçalar,
Avcı gez, göz ve arpacığın peşinde.
2/:
Ve ey aşk ve şiir sever ins ehli...
İşte böyle bir hikayettir ki benimkisi de,
hayal meyal bir zamanda, sayın ki bir rüyada:
Apostol “hesap,” diyordu kararlı. Ceplerimde para arandığımı gören Ostrogot rahibi şen bir kahkaha bırakıp: 'kuzeyli,' diye devam ediyordu. 'kendini yorma, Apostol'un hediyesi olsun sana.' Bizim Apostol da anasının damı yani. Hediye mediye iplediği yoktu. Moralı puştlar da şimdilik içiyorlardı meccane sanarak it öldüreni. Hareket ordusu yalbırdak... Dalıyordu içeri. Ardından tüm komitacılar. Hacılar, Kudüs’e giden yolcular, Bastil kaçkınları ve İsa’nın yoksul savaşçıları...
3/:
Ve ey aşk ve şiir sever cin ehli...
İşte böyle bir hikayettir ki benimkisi hayal meyal:
O sırada herkes sus pus. Yalnız... Diyordu ki sınırdaki hikayedar: Dinleyin! Bu Kuyucu Murtaza paşamızdır. Şu da yaveri. Onun her yeri ölmüş at leşidir. Ve yüklü kadana. Ondan bu yana ışıklar kısık yanar. Bebeler ağlar. Ve daha neler neler...
Ve ey şiir sever naif ademoğulları...
Böyle bir hikayetti benimkisi herhangi bir tarihte.
Apostol ise,
Keskin ağzında kalan yıldız kırıklarını siliyordu bileğine hırsla.
Aslında kadehime doldurduğum kanımdı o saatte benim de... ***
Usulca, 'Lan Barba,” demedeydim; “ikiletme de doldur!
Çıldırtan şıradan olsun itin ölümü,
Rahvan atın ölümü ise şeytan suyundan,
Sek şiir kalır bana da...'
Olsun. Ne çıkar?
***
Ey şiir ve aşk sever eloğulları...
Böyle bir hikayet benimkisi de işte,
Aşk ve ölüm ve som şiir üstüne,
Yazmaz böylesi mesnevide de...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:11 AM   #522
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

5 Az Ötemde de Heredot Diye Biri Var
Apostol'la On Birinci Buçuk Sayfa Dibacesine Ek

1/:
Ve ey şiir sever naif ablamoğulları...
Böyle bir hikayetti benimkisi de işte,
Sayın ki herhangi bir masalda ve herhangi bir bitişte:
***
Canhıraş bir duyguya kapılıyordum. Arsız bir dekor müziği doluyordu içerisine meyhanenin. Ya Betofen ölüyordu, ya da Itri efendi... Belki Motzart... Cenaze marşı gibi geceyi dolduran panik atak hastası savaşçı naralarına ne demeli? Bilmiyordum. Bense ne bulursam şimdilik içiyordum anasını satıyım.
2/:
Umuyordum ki arada bir Çekoslovak işi piştovların patlamaları karışmasın müziğe. Yanılıyordum. Harlem berduşlarının keyfi yerindeydi bu gece. Atlantalıların kara derili yellenmeleri bir başka ritim. Ve en büyük piramidin gölgesinde boğazlanan isyankar şehzadelerin tiz ve Arapça inlemeleri... Onlara yalel arabeskleri karışıyordu arada bir. Yani gri fonunda filmin ne ararsanız mevcuttu. Son uluyan da bir kara kurttu. Bense şimdilik içiyordum anasını satıyım.
3/:
'Lan barba kardeş ikiletme de doldur.” Demeyim mi şimdi ha? Ya da, “Şıradan olsun itin ölümü
Atın ölümü şeytan suyundan...'
Böyle bir hikayet işte benimkisi de,
Önümde yüreğim,
Yüreğimde kor gibi kızıl bir şarap,
Onun yanı başında son şiirlerim,
Ve tarihe dair yazılmış atmış dört bin sayfalık notlar,
Onun az ötesinde de Heredot diye biri var,
Ve tabii ki şiirimin baş belası vandallar...
4/:
Apostol bu akşam da sendeyiz dostum,
Benden ve hayalimdeki şahım.
Her zamanki şuhluğu üzerinde olacak yine,
Ellerine lahuti bir renkle kına yakacak,
İçeriye umursamaz bakacak...
***
5/:
(Apostol'la On Birinci Buçuk Sayfa Dibacesine Eke Dipnottur.)
***
çatısı kalyonlara benzer bizim meyhanenin,
Uzayın yan sokaklarında yüzer kendi kendine,
Maddenin antimaddeyle birleştiği yerde olur biter her şey,
fiziğin karşı köşesindeki çınar ağacının altında yani,
Fıstıkî yeşil bir sıvası vardır yan duvarlarında,
mavi boyalıdır dudakları her zaman,
Ve kaçaktır belediyeden inşaatı,
Ruhsatı az önce alınacaktır kıyametten,
Kaçaklığından dolayı kaçaklar yurdudur doğal olarak.
Çevrede inşa edilen en sonuncusudur mey evlerinin,
Ruhsatsızlığı ruhsuzluğu anlamına gelmez tabii ki,
Ve tek kattır karanlıklar ortasında,
Lacivert camlı gözlerinin sayısı ise belki binlerce,
Kendince bir takım kurallara bile sahiptir,
Ölmeden önce girilmez mesela içeri.
Ve kuzey steplerine bakar daima karanlık gözleri...
Elleri kan-ı revandır,
Düşmeye gör,
Düştünse halin yamandır...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #523
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bahtı Kara, Rengi Ak Bir Kıta
Apostol'la Yedi Yüz Birinci Sayfaya Sonsöz

1/:
Ve ey şiir sever ademoğulları,
Susun ve siz de dinleyin beni...
Gün olur, denir ya işte,
Gün olmuştur (şahım) bilesin(iz) ki...
2/:
Ve bilesiniz ki ey şiir sever gafil ademoğulları...
Böyle bir hikayettir bizimkisi herhangi bir tarihte.
Kadehimize doldurduğumuzsa safi şiirdir,
Yalnızca hatıralarımızla baş başa halvet olduğumuz sivil anlarda,
Olur da bizim de burada belaya girer ise başımız,
İçer ve bir başka uyku remine göçeriz,
Kazası ve belasız...
ve kuşlarla koyun koyuna geçer bizim yazgımız,
Ol nedenle her sonbaharlarda aşk diyarına göçeriz,
usul usuldan yürür kervanımız çansız sessizliklerde.
Aslında bir semadar dönmesidir ki bizimkisi,
Başımız türbansız seyyare olur kış kıyamette,
Her dönüş bir başka uygarlığa annelik eder,
Bahtı ak bir sultan sulara hükmeder,
rengi kara bir denizde serensiz kalyonlarda.
Ben ve oyuz aslında polarisin kazığına dolanan zincir
yazmaya vururuz başımızı geceleyin denizci adreslerini,
Kızılca kıyametlerde bin kez yıkılır arz,
çaresiz ve korunaksız kaçışan insancıklar,
Yüreğimizin kuytusuna saklanırlar can havli ile,
Yüreğimiz ise o an koygun aşklar bekler semadan,
Özlem dolu sevmelere kanadı kırık kuşlar gigi dalar,
Ve kıran kırana sarmaşır semadaki felekler meleklerle...
2/:
Böyle bir hikayet benimkisi hepi topu:
Fatih Mem, şeşberini biliyordu. Diliyordu ki Sarayburnu’nu satın aldığı yırtık medeniyet bir daha dirilmesin. Geri gelmesin savaş. Yavaş yavaş ilerliyordu kanlar içinde ordu. Kılıç kabzalarındaydı elleri. Ve çingeneleri hatırlıyorlardı kapıkulu süvarileri. Bir de cülus vaktinin yaklaşmakta olduğunu. Şehzadelerin boğulduğunu kimse aklına getirmiyordu. Zor işti tabi saltanat. Sabah erken kalkacaksın. Sobayı yakacaksın. Fırından sıcak ekmek alacaksın.
Bir de yöneteceksin koca memaliki. Sultanların da canı sıkılırdı. Bakın işte. Kaşlar çatık. Çengel misali. Aldanmışlardı anlaşılan son alış verişte.
4/:
Ve ey şiir ve aşk sever ademoğulları...
Böyle bir hikayetti benimkisi de işte,
Bu deyişte kendime yandım,
Ve bir Mavera-ün ozana abandım,
İçtim ve yazdım...
***
'Lan Barba,” demdeydim her kupa bitiminde,
“İkiletme de doldur!
Çıldırtan şıradan olsun itin ölümü,
Rahvan atın ölümü ise şeytan suyundan...'
Ne çıkar?


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #524
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Arkadaş Ay Aydınlığı Gösterir Yolu
Apostol'la Kırk Beşinci Sayfa Kaynakça Eki

1/:
Ey bergüzar şahım,
Ahirimiz sisli haritalarda belli belirsiz,
Yani hayr olur inşallah yazgımız,
Yitirdiğimiz ya da yeni bulduğumuz aşk savaşlarında.
Çünkü o dem sana kırık bir kılıç kalır,
Kını bile yitmiştir yeşim taşı toplama akınlarında,
Ve dırahşan ganimetlerden ancak beşte bir...
Arkadaş ay aydınlığı gösterir yolu,
Acele etseler de yol tutanlara gece,
Bana ulaşmayan yollar daraldıkça daralır kafalarda,
Ve yaramazlığımın buzlu Kamçatka’sına ulaşır umutsuzluğun,
Ve yolların bulaşığı kalır ayaklarında Tunguzların,
Albızların fitneleri bir de.
2/:
Ve ey aşk ve şiir sever ins ve cin ehli...
İşte böyle bir hikayettir ki benimkisi meta hayal:
Merak bu ya... Neresidir kavimler kapısı? Ve göçü ne zamandır aryan ırkının? ... Soruyordum yakın çevreme. Acele ile. Vandal avcılardan biri: 'Susturun şunu! ' diye höykürüyordu. Aristo, pantolon cebinden kocaman ve kirli bir mendil çıkarıyordu sümüklü. Dörde bükülü bir de kitap... Yani kütübü Aryan... Onunla birlikte kılıç şakırtıları... Barbar bağırtıları... Latin çığırtıları... Olimpos dağını Troya savaşının ağzına tepip sesini kesiyordu kadim tarih yazmanı. Vandalı ve beni teskin ediyordu.
***
'Lan barba ikiletme de doldur,” diyordum sinirim ellerimde.
“Ölümcül baldıran şırasından olsun itin ölümü,
Atın ölümü ise iblis şeytan suyundan...'
Apost, cömertleşirdi bu durumlarda,
Üç beş gazel, birkaç mersiye kupalara...
Böyle bir hikayetti benimkisi de işte ey kari.
Kadehim yüreğimdi,
Yüreğime doldurduğumsa som avratotu,
Ve Alman altınından imitasyon alınyazımdı belki...
***
Ardından kevser içmeye ve gazel yazmaya duruyordu.
Şiir burada tek ilaç ve cinayet teskiniyetiydi.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #525
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ben de Giderim Sırat Üstünden
Apostol'la On Beşinci Sayfaya İlave

1/:
Anımsasana,
Oluyordun ya bir hünkarı zaman sen arasat'ta,
İçimde uyuyan bir deli aslanı emzirerek hani,
Çözen de sen miydin?
Bilmem o ah düğümünü,
Ve kuru yerden kaldıran yiğit, zavallı yüreğimi...
İşte böyle bir aaha yanarım ben de...
Ve giderim belki şimdilerde sırat üstünden,
Anılarımızda ayırdığımız tenha adrese doğru.
***
Yol yürür bahçelerin yeşil patikasında,
Ben yürürürüm,
Ardımca anılarımın koygun gölgesi yürür.
İşte böyle bir aaha yanarım ben de...
2/:
'Yazdır.' derler ya mevsimlerin en olgun yaşı,
Yiğidin ki ölümdür.
Öl be mirzam, öl ama ağlama...
İşte böyle bir aaha yanarım ben de...
***
Acı ile ıslanmasın o sedeften ellerin.
Göz yaşını dökersin ya yoluna değmezlerin,
İşte arkada sesi kalır o hüzünlü akşamların,
Ve anneden yetim,
Babadan öksüz yağmurların,
Bir ahmak gibi ıslanır zaman ve vaktoğlu,
İşte böyle bir aaha yanarım ben de...
3/:
Yani budur kader dediğin,
İplik dilli bir çizginin yaptığını yapamaz hiçbir nokta,
Arza teğet geçer günahlardan uzanan eyvah,
Bize ve kalbimize değe değe.
Ve siyah bir sis gibi süzülür yazgı yaşamdan,
Ve onulmaz pişmanlığımız yüreğimizden,
Ben de geçerim belki şimdilerde sırat üstünden,
Çünkü fakirin geçebileceğim her yolda keskin kenar olmalı,
İmbiklerden süzülen aşk ve ışk olmalı yekpare,
Ve sana dair kader yazmalarının sahtiyan ruloları...
İşte böyle bir aaha yanarım ben de...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #526
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ben Her Gece Kendi Türkümü Yaşarım
Apostol'la Kırk Altıncı Sayfa Derkenarı

1/:
Ara verelim aşka,
Ve nakarat mahallerinde ritmik saymaya.
Biliriz ki dersi simyadan,
Aşkı aramamız boşa zaman kaybıdır koçaklamalarda.
Ay, aysız *******in süsü yar,
Penceresiz bir duvardır sensizlik,
Ve o saldırgan surlara dönmenin anlamını kim anlar peki?
Yani ışk'sız seyr aşksız yoldaşlıktır fezada.
Hatırlar mı bilmem yinelenen davranışını beyin,
Ama unutmak olmaz anıların arzulu ayrıntılarını,
Ve seni ve yarını...
2/:
İşte böyle bir hikayet benimkisi.
Ve ben her gece kendi türkümü yaşarım buralarda an be an,
Ama sen yoksan unutulmuştur çorbaların tadı tuzu,
Ufku gri ve çiçeksiz bir zalim çarşaf...
Ben seni sararmış bir bıyık diye bilirim,
O yüzden cıgara yapraklarında yeniden sararım düşlerimi,
Ve kırılmış göz yaşı şişelerini yalnızlığımın,
Bir aynanın serinliğinde gezinir ya sarı güneş,
Toplar ya tüm arzuları,
Zavallı ve bir avuçluk kapkara kavuçuk zaman içinde,
O dem bana pörsümüş bir cilt ve derin kırışıklıklar kalır.
Şiir tutup kaldırır kederimi topraktan ancak ruhumu alır.
Ama hız, hıza eş değilse şahım,
Bana kendi sahrama diz üstü düşmek kalır...
Bedenimi el alır, yüreğimi yel...
Dedim ya bencil bir şiir tutup kaldırır yerden beni,
Ancak ücret olarak ruhumu alır.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #527
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Beş On Yoksul Kafiyeye Muhtacız
Apostol'la İki Yüz Yetmiş Dokuzuncu Sayfa Dibacesi

1/:
Ah şahım!
O demi anımsasana,
Güneş mahreçli tacının aydınlığındaydık,
Yol alıyorduk karanlık anılar ülkesinde,
Açtık,
Üç beş hece,
Beş on yoksul kafiyeye muhtaçtık...
Ama mahreci güneşti başındaki Kronanın,
Ancak o gösterirdi çünkü yolu bu fetret karanlığında.
Senin payına, Roma’ya ulaşan bir patika düşmüştü,
Sürgün yeri olarak sevmenin karşılığında,
Bana da yüreğimin merkezindeki karıncık zindan.
Oysa karaya ulaşmayan yolların ne çekiciliği vardı?
Bin bir direkli sefineler için ki...
Ama hız da kimi zaman başa bela idi değil mi şahım?
Eğer tespihlenen zaman, kavranan hıza eş değilse,
Bize de kendi kendimizi geçmek kalırdı ancak,
Toroslardan artakalan kafiye yollarında,
Üryan ve yayan yapıldak,
Bulutlara toslayarak,
Yuvarlanarak ak şakaklı karlar içinde,
Ve ardından asimetrik bir sahraya ulaşır şiirin atı,
Sert bir vezne diz üstü düşmektir kaderi yazılanların.
***
Bedeni dökülmemişse sözün retorik kalıplara,
Beğenilmek zor zanaattır eski zaman ehlince,
Herkes kendince hesap üretir,
Zamanlı zamansız sormak için,
Özgür vilayetlerin asık duvarlı gümrüklerinde,
Oysa biz kaçın kurasıyız şahım?
Ben unuttum gideceğimiz yönü,
Ya sen anımsar mısın Roma’daki sürgün günlerini? ...
/:
Ve ey şiir ve Dadal sever nazik ademoğulları...
Böyle bir hikayetti benimkisi de zatınıza uzak bir tarihte:
Ortalık yerde ben ve demirci Vandal ve kılıç ustası Bulgar ve papaz Ostrogot ve jül Sezar'dan arta kalan kılıç kırıkları yatıyorduk. 'Aman Allah'ım, diye mırıldanıyordu Kisra’nın sarayını yıkan ebu Fettah ibni Şammar. Hannibal: 'Bu ne lan? ' demiyordu ve o da içiyordu. Lüksemburg'un yüzü sükûnet içinde öylece yüzüyordu Atlantik okyanusu sahillerinde. Çünkü ikinci savaş daha yeni bitmişti. İnsanlık aranıyordu kendini. Ama çoktan yitmişti erdem... Derken... Hüzünleniyordu fakir.
***
'Lan Barba,” diyordum, “ikiletme şairi kupayı doldur! ”
“Belki de son demdir bu arza ait takvimde,
Bil ki bu sınırda eyvahlı bir nihayetteyiz.
Hatta şimdi, zamanın sonu belki de hemen her yerde...
Yani bütün gözyaşı bundan ibaret,
Ve görüp göreceğimiz kader öyküsü,
Ve koçaklama şiiri bu kadar.
Çıldırtan şıradan ve mersiyeden olsun itin ölümü,
Rahvan atın ölümü ise şeytan ve ateş suyundan...'
Ne çıkar sanki bundan böyle adem için?


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #528
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bibel Bap Bilmem Kaçta Geçmez Bu Sevda
Apostol'la Elli Altıncı Sayfanın Son İlavesi

1/:
Kırpıp kırpıp kevser yapıyordum Mesneviyi,
Belki de onu da içerim diye...
Doğru, belki, kim bilir? ...
Bibel bap bilmem kaçta geçmez bu sevda.
Ancak burada,
Apost'ta yani...
Ve ey şiirsever naif ademoğulları...
Böyle bir hikayetti benimkisi herhangi bir tarihte:
Kaf dağındaki bu ülkenin bir yanı arrist Aryanların yeşil baldıran ödü, diğer yanı tay hanedanlığını emziren fahişenin yarım yağlı sütüydü biyolojik olarak. Apostol'un fahişe mahişe iplediği yoktu bu gece. Her hece bu şiire şiire çalıyordu zamanın koridorunda. Arada bir ben de ah ediyordum kürdülühicazkardan. Ve şimdilik kendi özsularımı içiyordum anasını satıyım. Bibel bap bilmem kaçta geçmez bu sevda...
2/:
Ve ey şiir ve destan sever naif ademoğulları...
'Böyle bir tarihi kezzaptı benimkisi herhangi bir koridorda:
Hirosların en zalimiydi babam. İkinci kuşak devrinde lort olan Hiros Arşelam zaman aşırı bir düktü. Boyu güdüktü. Onun adı yazılıdı en kalın harfle tarihe. Zalimliğinden tarih de ürktü...' Bütün bunlar Bibel bap bilmem kaçta geçmiyor. Ben uyduruyorum. Sanmayın. Burası ölüler meyhanesi. Yani zamanın durduğu yer. Eğer uğrarsanız yanıma, bilin ki sizinde tarihçeniz dökülecektir. Apost'un tezgahının üstüne. Bibel bap bilmem kaçta geçmez bu sevda...
3/:
Krallar böyledir işte... Kötü idarelerinden ötürü sancılıdır başları. Kahırgamdırlar. Beraberlerindeki keşişleri ile gelirler. Kötü yönetimlerine kuyruk takarlar dinsel bendelerinden. Ancak kim kurtulmuş ölümden?
4/:
Bir kral şiiri üzerindeydim. Bu yüzden gergindim biraz. Apos da benim gibi... Müseyleme diye biri bana bakıp bakıp kezzap üretiyordu yalancı imbiğinden. Belki de onu da içerim diye... Doğru, belki, kim bilir? ... Bense şimdilik içiyordum sadece zamandan süzülen kötürüm ve cilalı taş devri savaşının artakalan acılarını. Onunla birlikte kadehime doldurduğum salt ipekten elemimdi. Şiir deryasında boğulan ise imge yoksulu yüreğimdi. Ellerimdi kendi kendine ceza kesen...
5/:
Ve ey şiir ve aşksever ademoğulları...
Bibel bap bilmem kaçta geçmez bu sevda.
***
Bense böyle bir fani ademdim,
Son zamanda şimdilik içiyordum ya
Dar vakitten süzülen kötürüm saatleri,
Ve kabaralı muharipler savaşının artakalan acılarını.
Sancılarını duyuyordum yüreğimde,
Henüz doğmak üzere olan ölüm şiirlerinin.
Yani içmem gerekti bir kupa ilham daha.
Çok vardı çünkü sabaha...
'Lan Barba demdeyim, ikiletme de doldur!
Çıldırtan şıradan olsun itin ölümü,
Rahvan atın ölümü ise şeytan suyundan...'
Ne çıkar?
Bibel bap bilmem kaçta geçmez bu sevda...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:12 AM   #529
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bir Akşam Üstüdür Tüm Sermayem Benim
Apostol'la Kırk Üçüncü Sayfanın İlavesi

1/:
Söyle şahım unutur muyum?
Uzak kahverengisini duygularımın.
Duydum ki sen anımsamakta güçlük,
Kabullenmekte hiçlik çekermişsin,
Bir tespih misali ardımıza dizdiğimiz göç kafilelerini...
***
İnanmak istemem zamanın elder gözü olduğuna,
Ve yuttuğunu arsız gayyaların aşka dair cevahirleri.
Ama bilirim ki yine de şahım,
Her an bir tutam meşe külü sayılır,
Sırlar anıların aynasındaki parlak yüzeyi.
Akşam nöbetlerinde mim düş mirzam beynine,
Eğer postacı turnalar geçerse üzerinden,
Zamansız ve halsiz çırpınışlarla,
Çat silahını yüreğinin en hoşgörülü levazımında,
Ve tekellüm eyle,
Usuldan ve kızıl guruba banarak divit ucunu,
Şiirin kervanının yarım sevdalı derkenarını,
Ya da hani ezberlerdin ya zamanı gurbetinde hani ya,
O sadık türküyü tenha koyaklarda bile,
Çağla devirlerinde en ilk baharlarının.
Deme ki unuttum!
Oysa sen sabahları camıma gün ışığından kına yakardın,
Belki de bir akşam üstüdür bütün sermayen senin,
Ve burcunda taşıdığın nazenin hissin...
2/:
Biz de severiz şiiri semeresiz be mirzam,
İşte ol nedenle kafiye arefesinde apareratif olarak,
Kahır hammalına sevdasının hissiz çökeltisi,
Bize yarım aylarda yüreğimizdeki yırtığı dikmek kalır.
Ama vuslat koşusunda hıza bağlıdır her toynak,
Ve kaçkın maharetsizliğe vurgundur çölde kalanlar,
İtibarsız bir yöne düçar olanlar ateş yolundadırlar,
Aşikar bir yok oluşa uzanır bilekler.
3/:
Hamarat ayağın hızına eş değilse koşuda şahım,
İşte ol nedenle zengin kafiye arefesinde,
Bir yoksul ve yüreğinin varoşunda yaşayan şair olarak,
Bize kahırların çamurlu yutuculuğuna diz üstü düşmek kalır...
Bedenimizi bir bedevi çadır karası el alır,
Tasmasından kurtulsa da nihayet tutsak yüreğimiz,
Gayrımeşru bir çölde açgözlü bir yel...
Şiir hemhal olur yalnız zamanlarda hepimizle,
Anılarımızın soylu kulbundan tutup kaldırır kumlardan bizi,
Ancak ruhumuzu nakaratına ayak olarak alır.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-24-2008, 11:13 AM   #530
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bir Başıboş Savrukluktur Bizdeki Gençlik
Apostol'la Dokuz Yüz Dördüncü Sayfaya Ek

1/:
Bir suçlu metropoldeydi yolum,
Kaldırım taşlarında rastlamıştım en son gölgene,
Üç gün mü desem,
Yoksa üç zaman mı bilemem.
Ama hüzünlü bir mağrurluk buğulanıyordu camlardan,
Umarsız çırpınıyordu somon balıkları akışın ters yönünde.
Eğer unutursan veya inkara yeltenirsen,
Ve öylece kalırsa aktimiz buluğ çağında mirzam,
O yerdeki gri yüzün ve boz yüzündeki pembe hüzün,
Tanık olur bakarsın bana.
***
Bir derin mahkemedir ki aşkın sorguhanesi,
Uzaklardan gelen zamanlar bile çok yakınımızdan geçerler,
Şimdi konuktur, bilmelisin ki onlar kaderin kazasına.
Ki bu rüzgarlarda anımsar yaşadıklarını,
Ve öylesine bir savrukluktur bizdeki gençlik,
Yani hayallerimize vurulan mühür,
İlelebet şahittir deli doluluğumuza yaşanmış hırçınlıklarda.
2/:
Ve ey şiir ve aşk sever alganoğulları...
Apostol lebaleb ruh-u mezbeleydi. Mekanik bir kıpırdanışla geriye dönüyordu zaman. Yıldızlar kayar gibi ilerliyordu. Ve meyhaneye giriyordu şahı cihan. Ve avanesi. Taç Mahal’in kubbesi başlarındaydı. Tam karşılarındaydı İrem’in asma bahçesi. İçerisi silme Mecus ehliydi. Onlar da içiyordu ateş suyunu. Ben de içiyordum anasını satıyım. İstanbul'un ortasındaki ahşap mozolesine tükürüyordu ikrah ile. Ve tekrar uzanıyordu Kommenos oğlu Kostantin diyar-ı Rumun en ücra köşesine. Apostol'un gözlerine kapanıyordu tozlu bir şiir. Yorgundu zahir. Bu uzayın dışındaydı belki de her şey. Ben ve diğer insanlar donmuş gibi takip ediyorduk çuvallar giymiş bir orduyu. Suyu zehir... Katığı baldıran bir güruhtu bunlar. Sayın ki Deggalo cinsinden birer ruhtu bunlar.
3/:
Ve ey aşk ve şiir sever ins-ü cin ehli...
İşte böyle bir hikayettir ki benimkisi sade hayal üstü pilav:
Apostol ile kral Gassani'nin hareketlerini gel de izleme. Ancak kimse işin sırrını anlayamıyordu gece vakti. Bense her zamanki gibiydim. İçiyordum anasını satarak şiire dair ne varsa. Kırpıp kırpıp gazel yapıyordum destanları. Çünkü kadehime doldurduğum ileri bir karakolun sınırlı korkularıydı...
***
Her bitişinde korkumun ve şiirimin uzatıyordum,
'Lan Barba,” diyordum. “İkiletme de doldur hele!
Çıldırtan şıradan olsun itin ölümü,
Hergele atın ölümü ise şeytan suyundan...'
Ne çıkar bir Roma daha yansa?
Hiç...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 3 (0 üye ve 3 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:19 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.