www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Forum > Eskiler (Arşiv)

Eskiler (Arşiv) Eski konular

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 08-22-2007, 10:25 PM   #571
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Karla kaplı sokakta sağa sola koşuyor ve rastladığı kişilere, avucunda tuttuğu şeyi gösteriyordu:

- Bak, abla ne verdi!..

Olayı başından beri görmüştüm. Okuldan çıkan liseli kızlardan birisi yanına yaklaşmış ve yanağına bir öpücük kondurup, küçücük avuçlarına birşeyler bırakmıştı. Beş ya da altı yaşlarındaki yavrucuk, kızın arkasından bir süre baktıktan sonra büyük bir sevinçle yerinden fırlamış ve belki de şimdiye kadar kendisine verilen o tek hediyeyi, başkalarına göstermek istemişti.

Sıra bana geldiğinde, gülen gözlerle yaklaşıp aynı şeyleri yaptı :

- Bak, abla ne verdi!..

O değerli hazinesine duyduğum merakla ellerini araladığımda, ne diyeceğimi bilemedim. Soğuktan moraran avuçlarında, erimeye yüz tutan bir kartopu tutuyordu.Hemde dizlerine kadar kar içindeyken.

Çocuk hızla kaybolmakta olan hazinesini birkaç kişiye daha göstermek arzusuyla koşarak yanımdan uzaklaştı.

O küçük çocuğun kim olduğunu sorduğumda, ailesinin bir kazada öldüğünü ve dedesiyle birlikte yaşadığını söylediler.

Ona, " mahallenin yetimi" diyorlarmış...
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:25 PM   #572
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Onu ilk defa oturduğumuz yerde,fırına bakkala alışverişe geldiğinde görmüştüm.Ve sonra bindiğmiz belediye otobüsünde hemde tam arkasında oturuyodum ve yolculuk boyunca ona bakmaktan kendimi alamamıştım,kalbim kıpır kıpırdı.neyse sonra böyle duygular içindeyken üniversite bitmiş,askerlik başlamıştı.Tam 16 ay sonra askerliğim bittikten sonra bulunduğum yerde işyeri açmaya karar vermiştim.tesadüf bu ya birde baktım işyerime çıkıp geldiler yanında en yakın arkadaşı vardı.bilgisayar kursuna gidiyolardı ve pratik yapmak için benim netcafeye gelmişlerdi.bilgisayar başındayken onunla ben ilgilenmiştim onaben yardımcı oluyordum.Günler geçtikçe cafeye gelmeleri sıklaşmıştı ve her geldiğinde benim ona yardımcı olmamı istiyordu.bende ona her geldiğinde kivi ikram ederdim bu onun çok hoşuna giderdi.günler ilerledikçe sabahları bakkala alışverişe gelirken bana uğramadan geçmezdi.tabi bende onun yolunu dört gözle bekliyordum.ilk defa birine karşı böyle duygular içindeydim ve bunu bir türlü ona söyleyemiyordum.neyse birgün yine cafede olduğu bigün sana bir yerlerde bir kivi ısmarlayayım dedim bütün cesaretimle,tabiki neden olmasın dedi.neyse sonra o ilk buluşmamızda aslında beni askerden önce durakta gördüğünü özellikle gözlerimi çok beğendiğni söylediğinde çok mutlu olmuştum.içimden bu benim kaderim diye geçiriyodum.........ama ona duygularımı açık bi şekilde ifade edemiyordum..10-15 günlük bir aradan sonra birgün telefonda onunla tartışmıştık ve telefonu yüzüme kapatmıştı ve ben çok üzülmüştüm.saatler sonra ondan bi mesaj aldım hemde nasıl bir mesaj!!!SENİ SEVİYORUM..SENİ SEVİYORUM...SENİ ÇOK SEVİYORUM...,evet aynen böyleydi.ve bende ona aynı şekilde karşılık vermiştim ve evet hayatımda ilk kez birine SENİ SEVİYORUM demiştim,benim için anlamlı anlatamadığım kadar büyük olan o kelimeleri ilk defa biri için kulllanmıştım...rüyada gibiydim,çok mutluydum onu çok ama çok seviyodum..bana olan ilgisi üzerime titremesi,daha önce yaşamadığım ve görmediğim şeyleri yaşıyodum.Yanında iken o kadar mutluydumki anlatamam,oda çok mutlu olduğunu ve beni çok ama çok sevdiğni her seferinde söylüyordu.o kelimeleri çok fazla kullanıyordu,onun mutlu olduğunu görmek beni daha çok mutlu ediyodu..o kadar güzel bir beraberliğimiz vardıki ben artık hayatımın insanını bulduğumu ve artık onula bir ömür yaşayacağımızı düşünüyodum.
herşey böyle güzl giderken ne olduysa aşkım heşeyim değişmeye başlamıştı,sürekli kaprisler yapmaya kavga etmek için bahaneler bulmaya başlamıştı ve ben tabiki her seferinde onu üzmemek için herşeyi haklıda olsam alttan almaya çalışıyodum..ama inanın bu benim pasifliğimden değil sadece onu herşeyden çok sevdiğim için üzülmesini tek damla gözyaşı dökmesine dayanamadığım için yapıyodum.bir yıla yakın bir zaman sonunda evlilik planları yapmaya başladığımız bir dönemde beni hayata küstüren şeyi yaptı ve benden ayrılmak istediğni söyledi hemde kısa bir telefon görüşmesinde((inanamıyordum buna sevdiğim insana neler olmuştu sanki o gitmiş yerine bir başkası gelmişti onu böyle değiştiren şeyin ne olduğunu bilmiyordum,bana ailesiyle sorunları olduğunu ve onu bana vermeyeceklerni söylemişti..ki bana daha önce ne olursa olsun herşeye rağmen beni bırakmayacağına dair defalarca söz vermişti,bu kadar çabuk pes edemezdi.mücadele etmemesi beni yıkmıştı ve ben onu o kadar iyi tanıyordumki o istedikten sonra ailesine bunu nkabul ettirebilirdi ama yapmadı..bende yaptığı şeyi kabül edemedim hazmedemedim.ve sonra onu hiçbir şekilde aramadım çok sevememe herşeyden çok sevmemem rağmen,elim defalarca telefona gitti ama bir türlü yapamadım zaten oda yapmadı.Bu olay beni çok yıpratmıştı bir türlü kendimi toparlayamıyordum,daha önce yapmadığım şeyleri yapıyodum insanların kalbini kırıyodum istemeden,yiyemiyodum içemiyordum,uyuyamıyordum....sanki dünyayla ilişkimi kesmiş Azrailin gelip beni almasını bekliyodum inanın beni çok etkilemişti..aşkı bulmuşken ilk defa sevgiliyi bulmuşken ilk defa doyamadan terkedilmiştim...bunu bir türlü hazmedemiyorum hala...neyse uzun bir zamandan sonra çevremin telkinleriyle arkadaşlarımın yardımlarıyla kendimi biraz buldum ama hala kimseyi sevemiyorum...ve inanın hala onu ÇOK SEVİYORUM..belki yaptıklarından sonra hala onu nasıl seviyorsun diyebilirsiniz.ama elimde değil seviyorummmm.aşkı yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum AŞK ACI VERSEDE...
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:25 PM   #573
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Saat gecenin ilerlemiş bir vakti şu anda..
Yoksa sabaha yakın bir vakitmi deseydim..
Vakit ne halde olursa olsun, hiç umurumda olmadan hala seni düşünüyorum..
Ve bitanem seni düşünemediğim vakitlerde...
Elime bir çiçek alıyor ve içime sindire, sindire kokluyorum..
Seni daha çok düşünebilmek için...
Ama, gerçek olmayan bir çiçek...
Bu sahtelik seni bana ne kadar yaşatabilir ki?
Ve hala seni düşünüyorum..
Neden mi?
Çünkü, sensiz geçmeyen zamanlarım onlar...
Seni düşünüyorum..
Nedenmi ?
Çünkü, acı hissetmeden geçirdiğim , işte bu zamanlar.
Seni düşünüyorum..
Çünkü, sevgimi çekinmeden söyleyebildiğim, elinden tutabildiğim, o güzelim gözlerine kanasına bakabildiğim ve "hayalimdeki sevdiğime benimsin" söyleyebildiğim tek dakikalar...
Seni düşünmelerimden dolayı bana karışanım yok, beni kıskananım yok...
Hayallerimdeki sana karışsınlarda göreyim..
Hayallerimde ki sevgim gizli ve benim mutluluklarım...
Hayallerimde ki umutlarım bir sır gibi bana..
Hayallerimde bana umutsuzluğa yer yok...
Ayrıca da en önemlisi güzelim, seni benden ayıracak hiç kimseye yer yok hayallerimde...
Birtek sen varsın, sen..
Hayal dünyamda bir de ne var biliyor musun?
Boğazıma düğümlenmiş bir mutluluk değil...
Sonsuz olan ve uçsuz bucaksız bir mutluluk...
İşte canım, benim hayallerim bunlar...
Sana hayallerim dediğime bakıpta küçümsediğimi sanma sakın..
Bana mutluluklar tattıran hayaller herşeyim benim...
Huzur bulabildiğim tek dakikalar...
Bütün herşey sınırsız hayallerimde...
İlk önce sen ve hayallerim...
Ve sonsuz bir mutluluk bunlar...
Yaşadığım gerçek olan dünya ise kısıtlı...
Ama hayır..
Buna itirazım var..
Gerçek dememeliyim...
Herşeyi sahte ve yalan dünya..
Güllük, gülistanlık gibi görünüp te, insana dikenini batıran dünya...
İnsanı bir anlığına güldüren...
Sonra, gülmeyi ve sevinci unutturan yalan dünya...
İnsana umut bağlatıp..
Karşılığında, insanın mutluluğunu çalan sahte bir dünya...
Sevdiğimi benden alıp götüren dünya...
İşte böyle sevimsiz bir dünya..
İçinde yaşadığım bu dünyaya mı gerçek diyeyim?
Yoksa, akan gözyaşlarım arasında gülmekmi istiyeyim?
Bütün bu sıkıntıları bırakıpta şiirlermi yoksa güzel nağmeler mi söyleyeyim?
Ancak ve ancak bütün bunları nerde yapabilirim biliyormusun bitanem..
Sadece hayallerimde yapabilirim..
Hayal dünyamda seni düşünürken yapabilirim.
Hala seni düşünüyorum..
Çünkü, ancak bu şekilde içimdeki senle birlikte olabiliyorum...
Ayrıca da çok korkuyorum..
Nedenmi? meleğim...
Seni düşünürken aklımı yitirmekten çok korkuyorum...
Seni çok düşünmekten dolayı eğer bir gün aklımı yitirirsem..
Asla yüreğimdeki senle birlikte olamam...
Bir daha sana ulaşamam.
İşte benim hayallerim bunlar...
Uzaklarda ve yüreğimde yaşattığım bitanem..
Kimse engel olamaz hayallerime ve seni düşünmeme...
Sen bile olamazsın..
Ben bile olamam..
Seni düşünürken seni ne kadar çok sevdiğimi daha iyi anlıyorum.
Ve seni düşünürken seni daha da çok seviyorum bitanem..
Ve hala gecenin bir vakti seni seni düşünüyorum...
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:26 PM   #574
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bir issiz Microsoft'un temizlikçi için verdigi is ilanina
basvurur.

Personel sefi kisa bir is görüsmesini takiben ve test (yer temizletme)
yaptiktan sonra sunu söyler "-Ise kabul edildin, bana email adresini
ver, sana baslama tarihini ve getirecegin evraklari bildirecegim."

Adam boynu bükük bir sekilde bilgisayarinin ve tabii ki emailinin
olmadigini söyler. Personel şefi bu durumda, yaşayan birisi olarak
düşünülemeyeceğini ve yasamayan birisini de ise alamayacagini
yüzüne vurur.

Adam ne yapacagini bilmez ve kirgin bir sekilde ve cebinde
sadece 10$
ile disari çikar. Sebze Haline gidip 10 kg domates almaya karar
verir, kapi kapi dolasarak domatesleri satar ve sermayesini iki katina
çıkarir.

Bu isi üç kere daha yapar ve sermayesini 160 $'a yükseltir.

Artik bu sekilde yasamini devam ettirebilecegine kanaat getirir. Her
sabah evinden biraz daha erken çikar ve daha geç döner..

Hergün parasini katlamakla mesguldür artik. Kisa bir zaman
sonra bir el arabasi satin alir, daha sonra bunu bir kamyonla degistirir.
Bir süre sonra bir sevkiyat filosunun sahibidir artik.

5 yil sonra adam ABD'nin en büyük gida distribütörü olmustur. Artik ailesini
gelecegini düsünür ve bir hayat sigortasina basvurur. Görüsmenin sonunda
sigortaci teklifini göndermek üzere email adresini ister. Adam email
adresinin olmadigini söyleyince sigortaci söyle der "-Çok tuhaf, bir
emailiniz olmadan böyle bir imparatorluk kurmuşsunuz, hele bir de
emailiniz olsaydı ne olurdunuz kim bilir.."

Adam düşünür ve şöyle cevap verir
"Microsoft'da temizlikçi olurdum".





Kissadan hisse no.1: Internet yasam için bir çözüm degildir.


Kissadan hisse no.2: Eger emailin yoksa ve çok çalisirsan $ milyoneri olabilirsin.


Kissadan hisse no.3: Bu mesaji email ile aldığına göre, temizlikçi olma
olasiligin $ milyoneri olmana göre daha yüksek.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:26 PM   #575
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ülkenin batısındaki küçük bir mahallenin bir sokağının neredeyse
tamamı ressamlardan oluşmaktaydı. Bu mahallede, üç katlı bodur
bir tuğla yığınının tepesinde iki kız arkadaşın stüdyoları bulunmaktaydı.
Alt katlarında ise yaşlı bir ressam otururdu.

Günlerden bir gün kız arkadaşlardan biri zatürree hastalığına yakalandı.
Genç kız günden güne eriyordu. Bir gün, arkadaşı resim yaparken
o da yatağında pencereden dışarı bakıyor ve sayıyordu...

Geriye doğru sayıyordu; "Oniki" dedi, biraz sonra da "onbir"; arkasindan
"on", sonra "dokuz"; daha sonra, hemen birbiri ardina "sekiz" ve "yedi".
Arkadaşı merakla dışarı baktı. Sayılacak ne vardı acaba?
Görünürde sadece kasvetli, bomboş bir avlu ile altı yedi metre ötedeki
tuğla evin çıplak duvarı vardı. Budaklı köklerinden çürümüş,
yaşlı mı yaşlı bir asma, tuğla duvarın yarı boyuna kadar tırmanmıştı.

Dönüp arkadaışna "Neyin var?" diye sordu. Hasta kız fısıltı halinde" altı" dedi.
"Artık hızla düşüyorlar. Üç gün önce neredeyse yüz tane vardı.
Saymaktan başıma ağrı giriyordu. Ama şimdi kolaylaştı.
İşte biri daha gitti. Topu topu beş tane kaldı şimdi."
"Beş tane ne?" diye sordu arkadaşı. "Yapraklar, asmanın yaprakları.
Sonuncusu da düşünce, ben de mutlaka gideceğim. Hissediyorum bunu."

Arkadaşı ona saçmalamamasını söyleyip içmesi için çorba götürdü.
Fakat o: "İşte bir tanesi daha gidiyor. Hayır, çorba filan istemiyorum.
Bununla geriye dört tane kaldı. Hava kararmadan sonuncusunun da düştüğünü
görmek istiyorum.. Ondan sonra ben de gidecegim." diyerek cevap verdi.

Genç kız uykuya daldığında arkadaşı da alt katta ki yaşlı ressama
ziyarete gitti. Bu sırada yaprak olayını da anlattı yaşlı adama.
Yukarı çıktığında arkadaşı uyuyordu. Ertesi sabah hasta kız hemen
arkadaşına perdeyi açmasını söyledi. Ama hayret! Hiç bitmeyecekmiş
gibi gelen upuzun gece boyunca aralıksız yağan yağmur ve şiddetle esen
rüzgârdan sonra, bir asma yaprağı hâlâ yerinde duruyordu.

Sapına yakın tarafları hâlâ koyu yeşil kalmakla birlikte, testere ağzı gibi
tırtıllı kenarlarına ölümün ve çürümenin sarı rengi gelmiş olan yaprak,
yerden altı yedi metre yükseklikteki bir dala yiğitçe asılmış duruyordu.

"Bu sonuncusu" dedi hasta kız."Geceleyin mutlaka düşer diye düşünmüştüm.
Rüzgârı duydum. Bugün düşecektir, o düştüğü an ben de öleceğim."
Ağır ağır geçen gün sona erdiğinde onlar, alacakaranlıkta bile, asma
yaprağının duvarın önünde sapına tutunmakta olduğunu görebiliyorlardı.

Derken şiddetli yağmur tekrar başladı. Hava yeteri kadar aydınlanır
aydınlanmaz, genç kız hemen perdenin açılmasını istedi. Asma yaprağı
hâlâ yerindeydi. Genç kız, yattığı yerden uzun uzun yaprağı seyretti. Sonra
arkadaşına seslendi. "Münasebetsizlik ettim. Benim ne kötü bir insan
olduğumu göstermek istercesine, bir kuvvet o son yaprağı orada tuttu.

Ölümü istemek günahtır. Şimdi biraz bana çorba verebilirsin." dedi.
Akşamüstü gelen doktor ayrılırken; şimdi alt kattaki bir hastaya
bakmam gerekiyor. Yaşlı bir ressammış sanırım. O da zatürree.
Yaşlı adamcağız çok ağır bir durumda, kurtulma umudu yok ama
daha rahat eder diye bugün hastaneye kaldırılıyor dedi.

Ertesi gün doktor : "Tehlikeyi atlattınız, siz kazandınız." dedi.
O gün öğleden sonra arkadaşı artık iyileşmiş olan arkadaşına alt kattaki
yaşlı adamı anlattı. Yaşlı adam iki gün hastanede yattıktan sonra ölmüş.

Hastalandığı günün sabahı kapıcı onu, odasında sancıdan kıvranırken
bulmuş. Pabuçları, elbisesi baştan aşağı sırılsıklam, her yanı buz gibi bir
haldeymiş. Öyle korkunç bir gecede nereye çıktığına akıl sır erdirememişti
kimse. Sonra, hâlâ yanık duran bir gemici feneri, yerinden sürüklene
sürüklene çıkarılmış bir portatif merdiven, bir de üstünde birbirine
karışmış sarı, yeşil boyalarla bir palet ve sağa sola saçılmış bir kaç fırça
bulmuşlar. O zaman o son yaprağın sırrı da çözüldü. Rüzgâr estiği zaman
bile yerinden oynamayan yaprak, yaşlı ressamın şaheseriydi. Yaşlı adam,
son yaprağın düştüğü gece oraya bir yaprak resmi yapıp yapıştırmıştı.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:26 PM   #576
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Allah biliyor Şehit Analarının Yüreğindeki Acı Dinmedikçe, Allah Biliyor Türk'ün İntikam Ateşi Sönmedikçe, Şehidim Rahat Etmeyecek.And İçerim Bu Ateşi Söndürmeye, And İçerim Vatanım Uğruna Şehit Düşmeye.Allah Biliyor Bütün Şehitler İntikam Saatini Bekliyor.Parmakları Tetikte, Gözleri Bayrakta.Ne Mutlu Türk'üm Diyene ! Ne Mutlu Kemalist'im Diyene !
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:27 PM   #577
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Eflatun'a iki soru sormuşlar;
- Birincisi, İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir ?
Eflatun tek tek sıralamış,
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki
çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.Ama sağlıklarını geri almak
için de para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünü unuturlar.Sonuçta, ne bugünü, ne de
yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.


Sıra gelmiş ikinci soruya;
-"Peki sen ne öneriyorsun?"

Bilge yine sıralamış,
Kimseye kendinizi "sevdirmeye" kalkmayın !
Yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi "sevilmeye" bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta,"en çok şey'e sahip olmak" değil, "en az şey"e
ihtiyaç duymaktır
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:27 PM   #578
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Doğacak çocuk doğumdan bir gün önce Tanrı ile görüşür.
Bebek;
Tanrı'm dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.
Ben senin için bir melek yarattım ve senin ile ilgilenecek.
Tanrı'm onların dilini bilmiyorum. Onlarla nasıl anlaşacağım. Nasıl iletişim kuracağım.
Senin için yarattığım melek, o sana sabırla onların dilini öğretecektir.
Tanrı'm dünyada duyduğum kadarıyla çok kötülükler varmış.
- Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.

- Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme.
- Tanrı'm sana tekrar nasıl döneceğim?
- Senin için yarattığım melek, bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler ve çocuğu Tanrı'nın huzurundan götürürlerken bebek tekrar sorar.
Tanrı'm benim için yarattığın meleğin adı ne?
- Adının önemi yok ama sen ona ANNE diyeceksin.

SEN BENİM HERŞEYİMSİN ANNE
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:27 PM   #579
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Kadın 27 yaşında... Yüregi, kar beyaz soguklara terkedilmiş ama inat bu ya hala sımsıcak.Elinde samur fırçası, geçmişi karalayıp bugünü renklendiriyor hiç durmadan. Renkler kıpır kıpır, içindeki çocuk haşarı mı haşarı... Gözleri ise bugulu bakmakta hüzünlere yenik...
Hayatı sorgulamaktan çoktan caymış. Arayışları var kendinden bile sakladıgı. Bela da geliyorum demez ya... İşte böyle bir anda; ruhu sanal dünyanın kapısından sızıverir içeri sessiz, habersiz... Hani şu chat canavarı var ya bu günlerin belalısı. Orada kendisi gibi şaşkın yüreklerin arasında bulur kendini. Ve... olanlar olur o zaman. Hiç beklenmeyen anda buzdan kayar gibi ''HOOOp'' havada bulur duygularını darmadagınık. Sanki başında deli rüzgarlar hiç esmiyormuş, esenlerde yetmiyormuş gibi.
Erkegin yaşı 30. Hırslı, kendinden emin. Kendisiyle barışık ve yaşadıgına memnun. Kahkahası ekrandan yüreklere taşan, mutlu ve duygu dolu bir bulut adam. Eşi ve çocugu için yaşamakta oldugunu saklamadan kadını daver eder sanal dünyanın sanal aşk oyununa. Acemidir kadın. Belki genç adam da öyle. Oynadıkları oyunun tehlikesinden habersiz bir masalı yaşamaya başlarlar. Ekranın karşısında nefeslerini tutup beklerler sevdalısının gelmesini. Zamanın koordinatları buluşmadıgında, birbirlerine teget geçtiklerinde hüzün yayılır *******e. Sabah yeni umutlara gebe başlar. Ve ekranda dogarlar her buluşmaya yeniden...
Duyguların en fırtınalısına yakalanırlar.
Birbirlerini gerçekten merak ederler.
Bulut adam kadının açlıgında, üşümesinden bile sorumlu tutar kendini.
Kadınsa adamın yorgun hallerine dayanamaz. Elleri dokunmasa da ellerindedir artık.
Günler aylar geçer...
Hayaller ekrana sıgmaz olur.
Artık görmek isterler birbirlerini. Dokunmak, sarılmak isterler. Hatta çılgınca sevişmek...Kadın kıvranır onsuzlugun acılarında. Özlem şiddete dönüşür. Acıtır... Oyun degildir artık bu. AŞK ekranda degil hayatın ta içinde yaşamaktır.
Bulut adam sorar durmadan;
-N'olacak şimdi...
Kadın, adam kadar cevapsız...
''Bilmiyorum''der. ''Bilmiyorum''
Artık sorgulamalar başlar duyguları...
''Bu nedir?... Bunun adı ne?''
Yaşananlardır gerçek olan. Hissedilendir.
her sevdanın başını bir karabasan bekler ya...
Beklemese sevda denen şey olmaz zaten.
Artık her şeye gözlerindeki buguların ardından bakmaktadır.
Ve ekrana şunları; buzların arasından aldıgı yüreginin kalemiyle yazar. Yüregini buzlara iade etmek üzere...
''Beni ignore et. ne olur bunu yap.''
Bulut adam şaşkındır belki ama adı gibi bilir. Dogru olan budur. Düşünür bir süre.
Susar ekran.
Susar kadının yüregi...
Ölüm anıdır bu. Verilen son nefestir sanki.
''Sevdam HAYIR dese'' ''Sensiz yapamam dese''
diye bekler nefes almka için.
Bulut adam suskunlugunu bozdugu yerde ölecektir kadın...
Bunu ikiside bilirler.
Bir yazı belirir ekranda çaresizce okunan;
''Netten çıkıyorum o zaman ''Hoşçakal''
Mavi üzerine siyah yazılmış sözcükler kararlı ve kesindir...
Titreyen ve cansızlaşan parmakları son bir kez tuşları gezinir kadının
''Hoşçakal''
Düşer bulut adamın gülen yüzü ekrandan.
Ve
KADIN ÖLÜR....
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 08-22-2007, 10:27 PM   #580
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Jack yavaşlamadan önce Takometreye baktı:
Hız limitinin 50 mil olduğu yerde 73 mil ile gidiyordu
ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından
durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi?

Jack arabasını sağa çekti,"İnşallah şu anda yanımızdan
daha hızlı bir araba geçer." diye düşünüyordu.
Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.
Bob? Bu Polis Kiliseden Bob değil mi?
Jack iyice arabasının koltuğuna sindi. Bu durum
bir cezadan daha kötüydü. Kiliseden tanıdığı bir Polis,
arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu.
Hem de hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için.

- "Merhaba Bob. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz
çok ilginç".

- "Merhaba Jack" Bob gülümsemiyordu.

- "Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken
yakaladın".

- ''Evet öyle" Bob umursamaz görünüyordu.

- "Son günler eve hep çok geç geldim.
Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi.
Ayrıca Diana bana bu akşam; patates ve biftek
yiyeceğimizi söyledi.
Ne demek istediğimi anlıyor musun?"

- "Evet ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik
kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum." diye cevapladı Bob.

- "Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi.
Taktik değiştirmek gerekli" diye düşündü Jack.
"Beni kaç ile giderken yakaladın?"

- "Yetmiş. Lütfen arabana girer misin?" dedi Bob.

- "Ah Bob, bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda
takometreye baktım. Sadece 65 mil ile gidiyordum."

- "Lütfen Jack, arabana gir" diye üsteledi Bob.

Jack canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı
çarparak kapattı. Bob not defterine bir şeyler yazıyordu.

- "Bob niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı
istemiyor ki" diye düşündü Jack. Ne olursa olsun,
bundan sonra kilisede bu adamın yanına oturmaktansa,
birkaç pazar kiliseye gitmeyecekti Jack.

Bob kapıyı tıklatıyordu. Jack arabasının penceresini
5 cm kadar açtı. Bob Jack'a bir kağıt verdi ve gitti.

- "Ceza değil bu" diye kendi kendine söylendi Jack.
Bir anda sevinmişti. Kağıtta şunlar yazıyordu:

"Sevgili Jack, benim bir kızım vardı.
Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından
öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı.
3 yıl hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden
çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar
koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı tekrar koklayabilip,
öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor.
Bin defa adamı affetmeye çalıştım. Bin kere de başardığımı
zannettim. Belki başarmışımdır, ama hâlâ kızımı düşünüyorum.
Lütfen benim için dua et ve dikkat et Jack, bir tek oğlum kaldı..."

Jack, 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı.
Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti.
Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca sarıldı.
Bob'u şimdi daha iyi anlayabiliyordu.
__________________
Buraya Kadarmış ..
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:56 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.