![]() |
|
|
#51 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Kekik Kokusu
bir kekik kokusu geliyor sözcüklerin dalından... saçlarının boynuna dokunduğu yer gibi sanki uzak bir sahil akşamında buluştuk ikimiz de yorgun argın ayrılıklardan bu yağmur öncesi bekleyiş... yüreğim çın çın... gözlerinin derininde kanayan keder gibi. çiy düşmüş sözlerinin gül goncasına ben seni tanıyorum kahrolmayası bin yıldır aradığımsın... belki de aşk deli sağnaklarla iki yıldırımın çarpışmasıdır ve iki yüreğin görmeden tanımadan araması... iki dağ selidir bir koyakta buluşan “belki de tapınağı taşıyan iki sütun” ben seni biliyorum yarasını nasıl bilirse herkes her sözcüğün yaprağında ürperen heyecandan karanlıkta yolunu bilmesi gibi yabanıl hayvanların ve kelebeğin gülü biliyorum sen o’sun dikenli bozkırlarda kan-revan koşan yüreği linç edilmiş türkülerime, yüreği vatan... şimdi haykır çiçek sağnaklarıyla işgal etsin içimdeki bozkırı sesine ses arayan sonsuzun bir insanı tanımak bir ummanı tanımak gibi aşksızlığa bahane ki acı bir yanılsamadır... yıkar ömrünü çoğunun insanım sandığı... herkesin bir o’su vardır görür görmez tanıdığı... *******de menzilsiz bir atlıyken yüreğim sözcükler yoluma sağnak inen vahşisarı ayışığı... belki de ömrümüzün tortusu sevinç kelebeğinden parmak uçlarında kalan toz ve gözyaşındaki tuz ömrümüz sevgilim tut ki kuru yapraktır rüzgarlarda savrulan ve geriye kalan... coşkulardır yalnızca anların kıvrımında saklanan gerisi yalan... ben seni tanıyorum yitik güzelliklerden kalan ıssızlığın ortasında bir hazin şarkısın eski bir gramofonda çalan... |
|
|
|
|
|
#52 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Susuşun Kaldı
Dağınık saçlı bir susuş kalır senden Zaman zaman ellerinle taradığın Küheylan bir gece terk eder kenti Öpüşün kalır ve mahrem yerlerin Avuçlarında sımsıkı Sessizliğinin... Ve belinin kıvrımında devinen hayat Suya bırakılmış usul bir kayıktır birden bire Birden bire Yüzünde yasak bir lâhit gibi taşıdığın Bıçaklanmış-dövülmüş-terk edilmiş geçmişin Şiirlere sarılır Dizeleri kement yapar asar kendini Susuşun kalır senden... Geriye sarılmak kalmıştı oysa Yalınyürek ve bilgece bir insan sıcağına Koyuvermek gövdende kilitlenmiş gökgürültüsünü Uçurumlarına düşmek vardı Uyumak sularında Saatleri kırmak vardı öpüşlerin örsünde Uykuna karışmak vardı karanlıklara inat Düşlerle başlamak için yepyeni bir şafağa Kabında su Suyuna kap Gülünün gövdesinde özsu olmak vardı O hazin susuşun kaldı geriye Her sabah taradığın... |
|
|
|
|
|
#53 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bir Yaprağın Düşüşü
bir yaprağın düşüşü bin yıl sürüyor elim yüzüm sonbahar yıkılan düşleri deli yeller götürüyor taşlaşan bir anı var suskunun kör kuyu uykusuzluk gece bir menzilsiz yol ki bitmiyor sular sızım sızım içimde delirmesine durgun çatlarsa sabır taşı akarsam bir yara sel keser bir dehşet hicran bir magma isyan bir koygun sancı akar akarsam... bir sancı bin delirir dağa taşa çarpa çarpa yüreğini bir sancı bin delirir... ve yıkılır içimdeki tapınağın sağlam kalan son yeri akarsam bir daha dönmem kahreden yatağıma... kimse bilmez suyun damarlarını yaşadım ben yüreğe oluk oluk dökülen ateşlerde dal süren sancılar ülkesi bu bekleyiş sancılar ki döker sıvasını sevincin uçurur gülüşün çatısını sabrın da dağlanır dağları acının da aşıldığı bir deli yer olmalı gidersem geri dönmem varsın başka uçurumlar dursun yoluma üzerime atılan dilenci giysileri sabrıma vurulan bukağı zaptedemez onurumu değil mi ki bu kamaşma açılır her mevsimden kanayarak yüreğimin yıkık yerinde kalırsın sen ey göz bebeğim onurumu kurban ettiğim çirkef sokaklarında ve seninle bakarım ben bulduğum her güzelliğe ülkesiz... bir sürgün gibi yağmur sağnaklarıyla bu yanık küllerimden akan menekşe bu ateş kesilip de ruhumu yakan sabır senin içinde göz bebeğim ağlama akarım kan köpüklü akarım yana yana belki gelmez sesim yittiğim çölde senin için öldüm aslında ama sen ölmedim diye küfret beni bağışlama... oysa ne çok isterdim ki bilmeni bilmeyeceksin bu acılı ırmak hep senden beslenip hep sana yanacak hep seni kanayacak ömrünce bilme ve bağışlama... senden uzak tükenen bu ateşten yüreği ama sevdalar mekanın olsun isterim bu kalbimin son dileği... |
|
|
|
|
|
#54 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Boynu Buruk Ay
kalbim... sarı başak şarkılarla salınan sevda yurdu hüznün ay ışığında şavkıyan harman yeri kalbim yorgun yılkılar gibi giden akşamın hicran yeri kalbim küheylan tayım bilirim saklamaz yarayı *******in karası her sevdanın sureti düş-tü de bin parça kırarak o her kırığında düş çoğalttı sayısız kalbim ey ömrümün kırık aynası yaralım boynu buruk ayım toz burgaçlarından-tipilerden geçtik dağlandık dağlar aştık coşku biledik hançer uçurumlarda katliamlar katliamlar süveyda yerinde bombalar kahredilmiş topraklarda kaç bin yıl geçti göğün sonsuzunda yurtsuz bulutlar gibi aşık yağmalandık yağmalandık kalbim çılgın çayım |
|
|
|
|
|
#55 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bozkır Gecesinde Çıban
akşam düşer anızlar uzanır gider sarı bir sızı yazıya ıssızlık düşer suskunluk vahşi orada kalırım ben bilmeden nereye gideceğimi gün devrilir yanar ufuk kararır yıldızlar kuş sürüsü yokluğun tuhaf bir duygu yüreğe konan bir kuzgun korku gibi sen beni göremezsin gecedir yok sayarsın karanlıkta ama ben varım karanlıkta kanayan su gibi... |
|
|
|
|
|
#56 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bozkırlı Sevdaya Gazel
rüzgârda ürperdi su ve dalda titredi yaprak sen raksa durdun-ay şarkı söyledi kıvranarak yıldızlar rakkasen oldu dolandı etrafında böyle anlattın aşkını sabaha dek oynayarak ben şiirler söyledim gece boyunca tavafında yanıbaşındaki hasretimi anlattım ağlayarak kesektendi suratlar- gülüşler bozarmış çorak yıkıktı kerpiçten umutlar- cümle sevdalar kurak ağustosta cehennem konuk olurdu- kışınsa ölüm doyurmazdı onca canı güneşte kızaran orak değişsin yazgısı istedik- ışısın bakışları düşman topladık bir silah gibi aşka davranarak şafağıydık coşkunun- umudun muştusuyduk ve onlar çıktı karşımıza karanlığı kuşanarak kin ışıdı yüzlerinde- şavkımız parladı söndü kaldılar karanlıkta bizse ayrıldık yanarak |
|
|
|
|
|
#57 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bozlak
Akşam oldu sarı bozkır bozlak bozlak kanadı Mezar ıssızlığı çöktü göçük yüzlere Biçilmiş göğ ekin bakışlarıyla Birer gölgeydi kadınlar Sevinç devşirirlerdi Bebelerinin ilk umut mumu yanan gözlerinden Deli bir hayaket gibi koştu yel bağırarak Parçalanmış eteklerini savurarak Bir tarih zuhur etti göğün yırtık yerinden Alaca kuşlukta çekip gittiler On beş kişiydiler Onbeşindeydiler Öküz gönü çarıklarıyla dağlar gibi basarlardı toprağa Bir kaç nikel para kuşaklarında Bir de yavukludan yadigâr Kınalı saç dürülü işlemeli yağlıklar... Bozkırı biçen dereyi geçemedi ihtiyarlar Birer mezar taşı gibi kalakaldılar Çile çiçeklenmiş sakallarına Farimiş gözlerinden acı yaşlar boşandı Korkularını susuşlarına saklayamadılar Öpülen ellerine bir türlü bakamadılar Birisi Yemen' den söz açtı- birisi Balkanlar' dan Yeniden sızı verdi kocamış yaraları Esirlik günlerini anımsadılar Ufaldı karaltılar kil yeşili dağlarda Kimisinin anası- kimisinin yâreni Gitti onlarla ufkun ucuna kadar Gözleri yabanıl atlar gibiydi Ve kavi yürekleri kan içinde Ölümcül bir afat oldu ayrılışları Ve bir daha dönülmez kadar uzak Kerpiçten evlerin el kadar camlarından Çocuksu gözleriyle bakakaldı yavukluları Acı yaşlarını saklayamadan siğim siğim ağlayarak.. On beş kişiydiler Onbeşindeydiler Bir daha dönmediler... |
|
|
|
|
|
#58 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bulut Zamanları...
yurtsuz bir ay akıyor eski bir kış masalı anlatan bulutlardan gecenin duvarında pencereler yalnızlık fanilikten söz eden bir şarkı rüzgar ötesin sen gül kurusu saçlarında gün batar susuşun sarı yapraklar gözlerin sonbahar ah o bulut zamanları ki zamandan kovgun kül hiçlik kil akşamlar bun rıhtımlarda beklersin beni duraklarda sonsuza daldığın her yerde gazeller döker yüreğin gözlerin aşk girdabı ben o uzak kır yollarında anızlı derin hiçlikte yıldız yağmuru *******den ıslanmış ay biriktirerek yüzümün yapraklarında sesimde çoğaltarak ırgat türkülerini bakışımda kaval kanamaları tut ki yaylası ölenler-dağı yıkıklar gibi köle pazarları... sokak çocukları... tarih yıkılmış kentlerin altında kalan hasretlere hüznümün sırtında anlatılmaz sevdalar... gelirim kederim çivilerle yüreğim cesetlerle hayvanca hoyrat eylülce şair yar bakışında uçuşan yapraklar... acı sen ki buldukça tükenen elimi uzattıkça tutulmaz rüzgar tanıdıkça yabancı izafiyet kesinliğinde bir bakış buldum da gözlerinde kuantum tadında bir şeyler keynes ve sonraki kış tam da bir uzun havanın orta yerinde mekanik metal bir bakış tam da turaç kuşu konarken dala aaah nasıl da yorgunum... ki uzak kanar gayri şuramda tökezir deli akış düş ovalarına ölümcül bir ot gibi girdi de aşk yaşlı çınarların altında sen bittin... aşkını öldürerek aşk işte devrimci ezilmişliğimizin altında seyriyen asi damar aşk işte bulut tayları yürüyen arkadaşlar keremin aslıyı sorduğu yanık ocak taşları yurtsuz bir ay akarken üşüyen yalnızlıktan şehir akşam gününde geçmiş hazanlarla günlenen ihtiyar pencerenin pervazına düşmüş ölü bir arı ışıklarla oynaştı... güllerle sevişti... dikenlerle dövüştü yağmurlar yaşadı... yellerde savruldu hala kanatlarında bulut bulaşıkları aşk işte ırgat sofralarında taze somun gülünce nasıl yayılır o gülüş sıcacık nasıl akar boşalmış dere yatağı çizgilerinden topraksı suratların aşk işte ömrüm ki iklimini yitireli çok olmuş belki bin yıllık yoldur geldiğim sevdiğim bir sevdalı yüreğin eylülüne düştün ki onca zamanda aşk da eğrilmiş... gülüş de yitirmiş aslını... bakışlarda heyelan sararan yapraklarım ürkütürken saçlarını yüce dağ başında ağlar bir ceylan bozkırlarda kuşlar toplu uçuyor dikenler kurumuş ama ayakta kış kötü geçecek bu yıl faniliğe dair bir şarkı söylüyor da bulutlar anladım kimi zaman başlamadan biter masal şu deli bulutun tayı alır da götürür ıssızıma sen gayri beni anımsama kal... |
|
|
|
|
|
#59 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bütün Vedalar Deprem...
ayrılık suskusu yüzüne düşmüş tenha kirpiklerin öksüz mü kaldı bozkır çökmüş yüreğinin başına yüzünde gülüşün gülsüz mü kaldı saatlerin ikisi var üçü var coşkuyu hüzün geçe kavuşmaya dert kala ölümlerin erkeni var geci var hain gide/mert kala yürekler dikenlere dalanarak koştukça yalınayak zalim göçer mazlum kalır yeryüzünde kum misali acı var söz yarası köz yarası sevdicem can kurutur-sevda yıkar ben giderim türküm kalır... beni dağladığın acı zamanlar geriye dönmeyen çağlara döner bir şiir bahçesi saydığım yüzün bensiz kara karlı dağlara döner baharını dolu çalar ayrılıklarda sevincini ateş sarar köz olur gam içinde bütün vedalar depremdir elveda küçüğüm elveda bir gün sen de anlarsın ki ölüm var insanın insana ettiği kalır sevdalar da gelir gider ah ne acı bir iz yaşam içinde filizkıran vurmuş mutluluklardan ezik bir yüreğin eksiği kalır dört yanın uçurum al kan içinde hançerlenmiş gençliğim oy yelde yaprak misali toz olur dem içinde... |
|
|
|
|
|
#60 |
|
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Jun 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 50,907
Teşekkür Etme: 70 Thanked 143 Times in 89 Posts
Üye No: 43266
İtibar Gücü: 12152
Rep Puanı : 59275
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
Bütün İklimleri Ömrümün
Yarım kaldığı yerden kanayan Bir hazin coşkudur bazan bazan yağmur öncelerinin Çıldırtan boğuntusu Hangi gülüşün rüzgarı dağıtır gözbebeklerine çökeren pusu yarılmış topraklar bırakır geride dinivermiş bir deli su... ey hüzün tomurcuk patlayışlı rüzgarda hazan yağmur bakışlı hüzün kayaları delen gülün düşüsün ki anavatanısın kahredilmiş bu firari yüreğin evsiz serseri aşkların yattığı ağaç altısın içimdeki, su bilmemiş ağacın emdiği özsu hüzün acının bağrında açan al gülün gülüşüsün değilse senden önce ve sonra kadim bu acı ben yine kendimi çarpa çarpa akan çay ki yaralı bir kanadı uykuma sureti düşen her kuşun can tadım an anla buluşur andan ayrılır can canla kavuşur candan ayrılır dem olur yağmalanırsın yırtılır gülüşünün giysisi paralanırsın... bir yol aşkımız bu hüznü vatan seçmiş ne ayrılık ne hasret silemez bakışıma gökyüzüyle çizilen adını yeter ki ihanet yüreği dalamasın o hep gelir çok sürmez ayrılığı kadim konuğu yürek sofrasının yalnızlığın kapısını aralayan rüzgar bekleyişin camından dökülen ay ışığı hüzün... ey hüzün yakamoz sekişli yıldız gülüşlü kokusu yar esişli ki bütün iklimleri ömrümün... |
|
|
|
![]() ![]() |
| Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|