![]() |
![]() |
#591 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Lâl Rengi Bir Gece
elveda gündüz elveda ateş çiçeği yorgun sardunya ışığını söndürdüm günün! adım adım girilecek siyahlığa göğe yükselecek yüzüm gece hüznü çoğaltıyor yüreğime ben geceye taze bir yüküm lâl rengi esrarlı bu gecede bir takımyıldızına astım umutları gençliği suya bıraktım eski bir kavmin yazgısıydı yok olmak kaderle yüzleşmek tam bu saatte ikinci tekil şahsı çıkartıyorum şiirden böylesi daha anlamlı doğuma hazırlık yaparak güneşe doğru kainatı tutuşturuyor kandiller asıyorum göğe aşk ve sevdaya dair ne varsa içimizde ödünç veriyorum küheylan bir buluta nasıl da dolaştırıyor görmelisiniz ah...nasıl da evrende! sevginin beşiğini sallarken ben lâl rengi gecede (29 Temmuz 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#592 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Leblebi
narin boyunlu tutsan kırılacak bir 'ağıt'ım kendime kasaba kokulu orta halli ana caddesinde her gün can sıkıntısına uyanan mahalle ahalisinden sıradan bir çocuk arkada eski istasyon biraz harap Fransızlardan kalma komşuda biri karısını dövüyor her gece babam sinirli: dokunsan patlayacak “Allah yarattı” demedi nitekim bir gün ara sokaklar toz toprak izbe teknolojik çip’lerden habersiz seksekli kaldırım taşları dans ediyor kalbimizde sancılı o kadın kim bilir nerde şimdi tezgahında kazak dokuyan Müveddet Teyze koca burunlu Hüsnü Bey Amca yahut mum yaparken loş bodrumunda gözbebekleri göverirdi yüz mumluk ampuller gibi -o yüzden alıştım ispermeçet kokusuna kadınına “yastık gülü” derdi hani o güzellik ki yattığı yerden şarkılar söylerdi sütbeyaz mumlara neremi okşasan orası ağlıyor şimdi insanlar terk etmiyor bizi giden yalnızca zaman bırakın kalsın! hiç değilse özleyişin büyüsü aksın göz yaşlarımdan ceplerimde yüz paralık çocukluk leblebim bir de (22 Haziran 2005) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#593 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() LETHE'den Kaçış!
ey kaçak yolcu! yepyeni bir güne sıfırdan başlarken nereye gizledin sesine sindirdiğin ağır yükü rüzgar çanları saklanmış gözbebeklerinde esintiyle dolmuş, kabarmış ruhun bezgin bir hayat mahkumusun düşmüşsün yepyeni çileler peşine avuntuyla yaşamıştın armağandın bir dağ gelinciğinden yaşamsal iç kıpırtılar şimdi isyankar bir vedaya benzer tanıdık adreslere gönderilen cesurca döşemek gibi raylara bilinmedik kentleri bakir sularda yıkamak tutunmaya çalıştığın ölü simgeleri böylesi bir çığlıktır duyduğum işte! trenin sesinde akıyor zaman son yağmurda ıslanıyor bedenin görüyorum, sonuncu vagon geçiyor üzerinden nefesine iri bir kuş süzülüyor yanıyor tutuşuyor göğüs kafesin Lete’den* kaçış bu besbelli! uçman gerekiyor yolcu! nereye gizlendi kanatlar sırtına tırmanacaksın bulutların umudu oraya sakladılar Lete’yi unutma! bulutlar Lete’den kaçtılar ....... (*) Lete (Lethe) : Suyundan içen ölülere, acılar ve yeryüzü zevklerini unutturan (cehennemdeki) ırmak. (12 Aralık 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#594 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mahmuzlar*
mahmuzum olur sam yeli sıtma nöbetleri çöreklenir uykuma yitirilir haritalar kuma iner böyle *******de yıldızlar yaprak tutmaz fidanlar dikerim yollara susmaz fırtına göz pınarları çakmak çakmak gürlerken inler inlerken gönlümü dinlerim puslanır takvim gün sonu başlar çılgın bir koşu yağmalansam da bedevi sancılarda terini rüzgara bırakan şiirim ey! kah bir Tuareg kısrağı olur kah dörtnala koşarım sırtında yakardınız canımı mahmuzlar! bilirdik ama sevilirdi acı ne olsa (15 Mayıs 2004) (*) Şiir üzerine derin sohbetler yaptığımız kıymetli genç dostum; hüznün şairi Engin Kahraman’ın yaş gününü en içten dileklerimle kutluyorum. Acıyı şiire dönüştürmeyi en iyi bilenlerden biridir O. Şiiri okuma şansı yok çünkü “o şimdi asker”…Olsun varsın, yürekten gelen bir dost ve sevgi sesi hissedilir elbet! ... Mutlu yıllar Sevgili Engin ) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#595 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Maluliyet
seyreyle gözüm dünyayı özünden bal damlar sözünden zehir vurulup düşerken gülün elinden meçhuldür akıbet o ki ağlayan o ki hep solgun mesele çetrefil müşkülat çok adeta maluliyet bulmaca çözümsüz felek ne yapsın! maluliyet de bir mecburiyet (12 Temmuz 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#596 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Martı Çığlıkları!
bir sabah martı çığlıklarını dinledim akşamcı kahvehanesinde sisten fışkırıyordu gemiler kafam karışıktı anımsıyorum uykum da yoktu üstelik boşluğun içinden uzanıp bir tutam zamanı yakalıyordum ıslak soğuğa vurulur mu insan ben vuruldum! elimde yarı solmuş bir karanfil yoksa gül müydü bilemiyorum taze bir sabah çayının dumanında gözlerim körfeze takılmış da alamıyordum hüznüm darmadağın kuş çığlıkları mazot kokulu suda deliduman bir sevda gemi değildi denizde oynaşanlar benim duygularımdı suyun buğusunda bir ileri bir geri sallanan gün uyanamadı sabaha çok utandı güneş, tan vakti hançerleyemedi geceyi martılarla dillenen martılardan azade canlanıp güçlenen yaşam coşkusuyla özgürlüğüm ayaklanıyordu o saatte o sabah martı çığlıklarıyla yüreğimde bir tutam zamanı yakalıyordum akşamcı kahvehanesinde (22 Şubat 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#597 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() MASAİ MARA' da Yağmuru Beklerken...
Saat: 04:55 diyorum ki bir su sesi çarpsa kulağıma mesela yağmur yağsa yağmurla uyansam bütün sabahlara hışırtısını dinliyorum yaprakların rüyalarımı dövüyor dans eden dallar derin bir uykudan uyandırıyorlar bayram esiyor masai mara’da* yağmuru bekliyorum baskıcıydı kuraklık kuruyor eziliyordu ruhum başardım saklamayı özümü kışı hasada döndürmek üzere ufaldım küçüldüm olanca gücümle Saat: 05:26 çıkın gölgelerden bengisuyum ey! alın beni durmayın kucaklayın içimde kocaman bir bahar gizleniyor güneşi ertelerken gönlümde yağmuru bekliyorum Saat: 08:49 su açıyor toprakta ebedi bir ezgi ilkbahardan şifreler kırıyor hücrelerimde dışarıda yağmur var ruhum yağmur tutmakta yağmuru seviyorum... .................. (*) Masai Mara: Kenyanın güneydoğusunda Tanzanya sınırında doğal bir koruma alanı. 'Sonsuz topraklar' anl****** gelen bu bölge, ulusal bir park alanı olup Mara nehrinin suları sayesinde zengin bir hayvan çeşitliliğine sahiptir; leopar, aslan, fil, buffalo ve gergedan ('the big five') gibi... (24 Ekim 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#598 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Masumiyet!
Sıkça kullandığım bir cümle var. “Masumiyet bir kez kaybedilir! ...” İkinci bir şansı olmaz insanoğlunun. İçindeki çocuktur ebediyen giden…. Üzgünüm dostlar. Pek çoğumuz gerçekten üzgünüz. Düşünüyor, duyumsuyor ama yazamıyoruz. Kalemlerimiz tutukluk yapıyor. Günümüzde yaşanan vahşeti, bazı odakların - belirli başka amaçların yanı sıra -masumiyeti yok etme çabası olarak değerlendiriyorum. Çalınan şey sırf yaşama hakkı olsaydı eğer, bu denli acıtmazdı. Haksızlık ve kalleşlik var burada. Geride kalanlar ciddi anlamda örseleniyor; kirletiliyor; çamura bulanarak adeta karanlığa itiliyor. İçinde masumiyet ışığının bulunmadığı çıkmaz bir sokak nereye götürebilir ki insanı? ... Sanırım herkes bir biçimde bu büyük acıyı yaşıyor. Şair belki biraz daha derinden hissediyor. Acı çekerken bile onu ayrıcalıklı yapan duygunun adı ise sorumluluktur. Ve ek olarak, en ağır yükü taşıma alışkanlığı ile keskin gözlerle bakma mecburiyetinden doğan “farkındalık”… Gözleri acıyor şairin; yummak istiyor… Kalemin sustuğu andır bu! ... İçinizdeki çocuk ve sağlıcakla kalmanızı umut ederken, “Umut yoksa yaşamanın ve insan olmanın ne anlamı kalır? ” diyor ve noktalıyorum. “Masumiyet” adına sevgilerimle… (8 Eylül 2004) – “Nanik Atak” gurubu için yazılmıştır… Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#599 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Maylo
I karanlıkta bir ses 'maylo' diye fısıldadı sessizce... maylo geldi biliyordum maylo ile tanışıyorduk mavisi duruldu denizin teknelerle yarışan sarhoşluk ve guruba dönen akşamlar sustu saygıya durdular kavga bitti açıldı kozalar derin bir soluklanma yine sessizlik maylo ile buluşuyorduk II sus maylo! -tarihsiz evrenlerin çocuğu- konuşmadan da anlaşırız biz sen benim bildiğim tüm zamanlar bilmediğim dillersin sevdalım değilsin beni kuşatman gerekmez dostum değilsin acılarımı sarmaya gelmedin dolunayın kısrağısın sen! kalk gidelim Pegasus'un kanatlarında 'Altın Kent'i aramaya özgürlük ve ölümsüzlüğü bulmaya geldi sıra III Agora'larda işin ne maylo ben Agora'ları sevmem / Kuzey denizlerini de durgun suları severim barışçıl kuşları yola koyulduk böylece mutlular ülkesinde bir kar tanesinde uçuşup el ele denizin ateşinde dolaştık okyanuslar aştık ceviz kabuğunda delişmen bir nefeste güneşe yanaştık bilinmeyen o boşluğa taştık hiçlikten gelip Apollon'da konuktuk Tibet'te bir tepeye konduk IV ne o gidiyor musun maylo? gitme kal! yürek isimde saklıyorum seni titriyor alev gölge büyürken yalnızca seni seni saklıyorum ben siyahlara karışma / sarılma karanlığa gençliği bıraktım sana ne duruyorsun düşlerimi arasana! gitme meçhulü yaratanım sokulgan kuşlar müjdecisi alıngan duygular habercisi durağan sularımın sesi sen bensin benimsin eksileceğim yokluğunda! söyle yoksa özgürlük müydü adın! (3 Mart 2003) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#600 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mendil
solmazdı yaseminler söylenmese son veda mine işlerdi aşka yine buruk sesiyle öyle dalgın bakardı gözleri vapur iskelesinde sorar mıydı yılgınlığına hiç: “neye yarar susa sığınmış bir yürek? ” yanağında iki damla yaş titrerdi mağrur ve mahcup elleri yaralı kalbi kadar karşı kıyı artık her yer! diyorum: iyi olurdu son vapur kalkmasa kalmasa tek başına biri paylaşsak acıları bir mendilde benim olsaydı yalnızlık mesela “duyguağan” koysam adını susmasa tarla kuşu sevabıma yazılsa tüm günahlar iyi olurdu heyhat! iskelede gözü yaşlı biri var sen ağla şimdi hayatın gecesi sen ağla (8 Kasım 2004) Naime Erlaçin
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|