![]() |
![]() |
#601 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İçinden geçilir zamanın!
Bilesin Ne baharlar ne muratlar Beklenirdi derde deva umutlar Hali Anlamayan yobazlar Sevda yolunda davlumbazlar Davul Sen ondan anlamazsan Çık ta dışarıya şöyle serbestçe anır İman Olmazsa çekili mi kahır Sen ahırdaki davarlara idrak ile sarıl Her Verilmiş bir can İçinde dolaşan hikmetten anlamayan Yaşarken Anlamlı olmayı Başaramayan kan içinde bizar olan can Aşk Hüccettir bir erktir Çile onun için en vefalı refakattir Gül Manasız mı şakıyor Durmadan öten bülbül aşiyana bir süzül Sanat Durma aşiyana bak ta anlat Onun içinde şefkat ile çırpınır umuda kanat Yat Ölmek için hale bak Serilecek önüne işlediğin kabahat Uymak Ölümle müşterekliği Düşünmeden pervasızca yaşamak Anlamak Hayata bigane kalarak Hali unutmak, yar için biçare olmak Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#602 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İçsel bir sitemin izlerinde giderken!
Müntesibi olunan bir kimliğin sosyolojik serencamından ve uğradığı değişim aşamalarından, asırlara sâri aşağılanmalardan kişiliğin ve kimliğin yozlaşmaya uğramasından, sinelerin buhran içinde nefes almasından hareketle… Nihayetinde bizler gibi bir insan olan, insanlığı kurtarmak için mübelliği kılınan, varlığını ümmetine adayan ve adların en güzeli olan ve Muhammet diye ebediyete kadar var olacak olan bu insan… Ne yazık ki artık gereği gibi anlaşılmıyor ümmeti Muhammed nezdinde… Akidenin güzelliğinde, sinelerin hasredildiği mezbelelik olan ahenklerde… Getirdiği mesaj evrensek olduğuna göre, müntesipleri nelerin derdinde… Bidatlerin kuşattığı, serkeşliğin çoğaldığı, maslahatların zirve yaptığı bilinirken… Bir insan olarak, hissiyatın güzelliğinden beslenen ruhi enginliğe hasretken… Gündelik bir hayatı yaşmaya mahkûm edilirken, tercihler sana dahi sorulmazken… Neredeyse insani hasletler “medeni devletlerce” sürekli yok edilmek istenirken… “Muhammed’e” Ümmetinin anlayacağı bir şekilde, umulanların dehliziyle bir sitem! O en sevgiliyken, nefislerin en bariz derdiyken, ruhların inkişafıyken anlaşılmıyor! Akideler maksatlı bir şekilde sulandırılıyor, her şey belirli günler için hesaplanıyor! Kaç asır geçti! Hani nerede şura ve nerede ümmetin ileri gelen icmâa ümmetleri? Vuslat kimlerin ve hangi ölçüler saltanatında! Gözyaşı dökenlerin olacaktır derdi! Hala anlaşılmayan Kuranın okunan ayetleri, sosyolojik olarak açılım bekleyen erleri! Kılınan namazlarda fark etmez okuyun o vakit İngilizce veya almanca süre ve ayetleri! Huzura duruyorsun, kulluğunun aczini anlatıyorsun, taleplerin haricinde hiç anlamıyorsun! O vakit ne söylediğini bilmeyen ve anlamayan için şimdilerde ümmeti Muhammed’e ne demeli! Bir canı bu kadar zillet içinde taşımak kimlere yaraşır, hangi ölçekte bizler “Muhammedi” anlıyoruz ve bu manada onun bıraktığı emanetler sahip çıkıyoruz. Milletin bireylerinin vicdanını çaldılar… İdraklerini uyuşturarak öyle bıraktılar… Nesil güceniğini maslahatlarla ellerinden aldılar… Bir zamanlar muvahhit olan bu insanları darp ve şiddetle teslim olacağı şartları sıraladılar! Aksi takdirde bizar ve alenen damgaladılar “bağnaz ve yobaz” hezeyanıyla! İşte bu sebeple ve içsel bir sitemle “var git Muhammet işine” diye başlık atılabiliyor. Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#603 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İçselliğimde yol alırken düşündüklerim.
Bir sitem ki geliyor sineden sabretsem de aksederek. Bir hayat ki hak tanınmış, fırsat verilmiş, nasip edilmiş, evvel ve ahir öncelenmiş, Haktan ve şeytandan olanlar belirlenmiş, elçiler gönderilmiş. Cihanı arzın sükûnu ve saadetinin temini bakımından kitabı kebirler gönderilmiş. Mutlak uyulması, akide birliğinde dirilmesi, vahdet için bilenmesi, vuslat için didilmesi, şeytanın lanetlenmesi, enelere taviz verilmemesi akide olarak tayin edilmiş ve böylece yerini almış. Şirk ve tuğyan o kadar zikredilmiş ki ve sosyolojik olarak sınıflandırılarak insanlığın önüne istifade etmesi ve ibret alması için senetleşmiş. Bireyin tercih haklarına asla müdahale edilmemiş, yalnızca meşveret edilerek tebliğ silsilesi takip edilmiş. İnsan bir yaratılan olarak cihanın öznesidir. Ancak mükellefiyet prensibine sadık kaldığı ölçüde de, akide birliğini muhafaza ettiği müddetçe, arzı mekânın efendisi ve en şerefli yaratılanıdır. Bireyin tercihleri konusunda, ilk yaratılan ve öğretiyle donatılan ve bu prensibe sadık kalarak yaşarken… Zillet ve isyan adına ilk müdahale ve vehimler iblisten gelerek kanaat ve vicdan tahribe muarız bırakılıyor. İnsani zafiyeti ağır basan o güzel insan kandırılmış oluyor. Yani ilk asilikten, yaratana başkaldırmaktan sonra bu sayede ikincisi devreye konarak, melekût âleminden insanlığa geçerek icra edilmiş oluyor. Kim tarafından? Cenabı Hakka o denli sadık ve bağlı bulunarak aşk konusunda rakipsiz olan iblis tarafından. Sebep üstünlüğü kendinde görmesiyle, teslimiyeti gölgelemesidir. Bir yaratılan insan olarak, bu sıfatın kimler tarafından verildiğine inanarak bazen içimden şunlar geçmiyor değil. Eğer mükâfat ve ceza benim içinse, Helal ve haram benim için var edilmişse, Cennet ve cehennem bunun için sebepse, Ahirim ve zahirim yalnızca beni ilgilendirecekse, Kabir, Arasat, mizan yalnızca beni ilgilendirecekse, Mahşer gününde her nefis kendi başının çaresine bakacaksa, Öyleyse bırakın Allah aşkına, kendi tercihlerimi, hayat felsefemi dilediğin yönde tespit ederek yaşamak imkânına rahatlıkla vasıl bulunayım. Yani başka bir ifadeyle, arzın sahibi ve mutlak hâkimine, evvelin ve ahiri yaratan Cenabı Allaha ve onun resulüne dilediğim zihniyette itibar ederek inanayım. Çünkü ben bir insan olduğuma inanıyorum. İnsanı yaratanı tanıyorum ve ona iman ediyorum, sıratı müstakimi, geleceğim, ahirim ve akıbetim için tek yol olarak kabul ediyorum. Hürriyetin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Bu bakımdan akide olarak en son dini mübini islamı muhtevası bakımından, öğretileri açısından, zenginliği noktasından ve insanlığın en son dini olduğu nazarından iman ediyorum. Hayat felsefem, dareyn saadetim olarak mütalaa ediyor ve yaşıyorum. Hülasa edersek bırakın insanlara tahakküm etmeyi, hakir görmeyi aşağılamayı. İlk isyan eden, şirki önceleyen en açık bir şekilde ayan meyan ortadayken neden hala tuğyana, şirke, mezalimliğe, mukallitliğe, müstekbirlere köleliğe insanları davet edersiniz. Enaniyetleri öncelersiniz, sekülerdik adına mücadele edersiniz, paganlaşmak adına dur durak bilmezsiniz. Kini, nefreti, hakareti önceleyerek bir kuplaşmaya kapı aralarsınız. Bu ülkenin insanlarının, yeryüzü mazlumlarının çektikleri zülüm ve işkence revamı daha yetmedi mi? Sevgi diliyle konuşa bilmek, onu bahşedeni bilmekle orantılıdır. Öyle değil mi? Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#604 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İdrak aidiyetindir muhakkak!
Toprak, Arzın döşeği serilmiştir yere Olmaz bir itirazı, yapılan her bir şeye Çiğnenirsin, Dökülürsün yinede çok sessizsin Suhulette sabredersin, gördüğün her şeye Bereket Kapısı, tohumların bir yuvası İnsan ki, husule gelir âdemi beşer mayası Kıtaların Anası, denizlerin hırçın dalgası Hakikatin şahikası, insanın aşikâr manası Güneşin Aşkı, ayın sevdası yıldınız ahısın Dağın odağı, karın, yağmurun mümbit yatağısın Nebatatın Membaı, hayvanatın barınağı, Enaniyetin, tekebbür kimliğin de şahit olanısın Sabrı halsin İfşayı sevmezsin, Ona bırakırsın Kâinatın en şereflilerini iftiharla bağrında yatırırsın Bir beklentin Bulunmaz, şekliyete dalmazsın Çocuğu şefkatle kucaklar, onlara sem hiç kızmazsın Hazindir ki Hakikatin izlerini itiraf etmeyiz Saçarız, pareleriz, günahlarımızı gizleyerek örteriz Ondan Besleniriz, mekânın da kayboluruz Hiç itiraz etmez, asla gücenmez, tebessümü eksik etmez Hayatın Manası, anıların bir karesi kabirdir Ahirin penceresi, mizanın beklentisi haşyet yelpazenesidir Bedeni Temizler, iskeleti süzer ve o anı bekler Nefesler insan ve can kimliğinde kayda giren hazanlar Ey Hak Biçare olduğumuz malumundu Elçiler, nebiler, gönderdin, bizzat ihmal edildin Eşrefi Mahlûkat payesi verdin, taltif ettin Zerrelerin sahibiydin, kâinatın hâkimiydin, Ama azgın Bir nefsin sahibi bulunan kullar Olarak avuntuyduk, sana olan kulluğumuzu hep unuttuk Sen ki arzın Ve arşın sahibi, canların banisisin Bizlerden, rahmetini ve merhametini esirgemezsin Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#605 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İftira!
Henüz, idrakin ve inkişafın tarafımdan bilinmeyen yıllardı… İlkokul ikinci sınıfa gidiyordum. O yıllar bir başkaydı… Heyecan ve merakın vazgeçilmez zamanlarıydı… Kendi halinde, yaşamaya çalışan bir kişiliğim vardı! Kimseye sataşmaz, bir hinlik yapmaz ruh halindeydim. Belki böyle olmak zorundaydım, arkamda kimseyi bulamazdım. Şımarıklığı, hadsizlik yapmayı içime sindiremezdim. Aynı mahalleden arkadaşlarım vardı, fakat çok farklılardı. Bir açık kapı gördüler mi, oraya nüfus etmeyi marifet sayarlardı. Babalarımız aynı iş yerlerinde çalışırlardı, aynı sokakta oynardık. Yine okulda teneffüse çıkmıştık. Semih diye arkadaş yanıma geldi. Haydi, gel de şu bakkala gidelim dedi. Sessiz kaldım ve yanına takıldım. Kalmak zorundaydım, çünkü harcayacak param hiç bulunmazdı. Semihle bakkala birlikte girdik. Ben kenarda bekliyordum. Bakkal biraz kalabalıktı, öğrenciler ihtiyaçlarını alıyorlardı. Ben Semihe bakıyordum. Ne alacaksa, alsa da çıksak diyordum. Semih her bir şeye el uzatıyor, bakıyordu. Cebine bir şeyler koyuyordu. İçimden, Semihin ne kadar çok parası varmış, diye geçiriyordum. Zil sesini duydum. Teneffüs bitmişti, öğrenciler sınıflarına giriyordu. Ben artık beklemekten sıkılmıştım, asla bir keyif almıyordum. Fakat Semih yeni tanıştığımız bir arkadaştı, babası da komisermiş. Öyle söylüyordu, Semihin yalan söyleyeceğine, ihtimal vermiyorduk. Sınıfta ve okulda ona farklı davranıyorlardı, bu çok fark ediliyordu. Nihayet Semih, alacaklarını almış olmalı ki, bana haydi gidelim dedi. Zil sesine ve sınıflara koşan öğrencilere baktığımdan, Semihin, neler aldığını pek fark etmedim ve ne kadar ödediğini göremedim. Bakkalın kapısından tam çıkıyorduk ki, bakkal amca Semihin kolundan tuttu. Yeniden içeriye aldı. Ben şaşkın bir halde, ne yapacaklarını bekliyordum. Bakkal amca, Semihin ceplerine elini sokarak, saklananları çıkartıyordu. Bir taraftan da kızgın bir şekilde Semihe bakıyordu. Nihayet durakladı. Anladım ki ben, arkadaşım Semih, verdiği paradan çok şeyler almış. Bakkal amca utanmıyor musun çalmaya, bir de öğrenci olacaksın dedi. Ben bunları duyunca, yerin dibine girdim. Yüzüm kızardı, şaşırdım kaldım. Ne olacakları bekliyordum ki, Semih fırladı ve beni göstererek söyledi! Bakkal amca, bunları bana Mustafa verdi. Sen sakla da paylaşırız dedi. Diyerek, bakkal amcaya beni, bir parmak işaretiyle gösterdi. Benim nutkum durdu. Donup kaldım. Hiçbir şey yapamadım. Ve Semih hala konuşmaya devam ediyordu. Benim babam komiser diyordu. Bakkal amca bir bana ve birde Semihe bakıyordu. Yalan söyleme diye haykırıyordu. Semih ağlamaya başladı ve babamı istiyorum diye feryat ediyordu. Ben perişan ve çaresiz olarak akıbetimi bekliyordum. Babamlar duymamalıydı. Yıkılırdım. Her bir cezayı çekmeye hazırdım, fakat Annemlar duymamalıydı. Çünkü onlar, bizleri bu konuda, çok hassas yetiştirmişlerdi. Yoksa yıkılırlardı! Bakkal amca, öğretmenimizi çağırttırdı. Polise haber vereceğini söylüyordu. Öğretmenimiz, telaşlı bir şekilde bakkala girdi. Neler olduğunu sordu. Bakkal amcada, olanları bir çırpıda, öğretmenimize anlattı. Öğretmenimiz bir nefes aldı. Yeniden bizlere dönerek, gözlerimizden bir şeyler arıyordu. Yeniden yutkundu. Mustafa’yı her zaman, evimin anahtarını vererek, bir şeyler getirmesini istemiştim. Bu güne kadar takip ettim, en ufak bir şüpheye kapılmadım diyerek savunma yaptı. Bakkal amca, bende biliyorum bu çocuk şu köşeden hiç ayrılmadı. Hiçbir şeye elini dahi uzatmadı, zavallı çocuk masun dedi. Öğretmenimiz, özür diledi ve gerekli cezayı vereceğini söylemişti. Bana, kimlerle arkadaşlık yapacağıma dair, dikkat etmemi öğütledi. Komiserin oğlu olan ve benim arkadaşım zannettiğim Semih bir iftira atmıştı. Hayatım boyunca, yaşadığım bu durumu asla unutamadım. Hüznümü yudumladım! Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#606 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İhmal edilen merak!
'İt ürür, kervan yürür' Söylemini çözüm üretmekte Problem yaşayanlar veya tahkiki İhmal edenler olarak değerlendirmeliyiz. İtin ürümesini Sadece bir refleks olarak Algılarsak yanılgımız kaçınılmaz olur. Kervanın Her şeye rağmen yürümesi 'verilen komuta kitlenmiş' Nice mürebbiyelerin hallerini hatırlatır. Zekâ insan içindir Peki, insanda ne işe yarar? Merak ederek öğrenmemizi sağlar. Merak etmeyi Ve öğrenmeyi kimilerine Havale edenler ve bunun ne demek Olduğunu bilmeyenlerin zekâsı! Evlerimizin misafir! Odalarını süsleyen vitrinin içinde Asla kullanılmayan aksesuarlara benzer! Mazi ve atisinden bihaber Bir millet nasıl düşünülmez ise, Tarihi hakikatleri gizleyen, külleyen Ve gereksiz gören fertler ve idareciler… Millet olgusundan Yoksun renksiz ve mekanikleşmiş Kimlik erbabı olduklarını mutlaka biliyordurlar. İşte bunlara sessiz kalanları Ve alkış tutanları milletimin efradı olarak Görmek zorunda bırakılmam nedense hüzünlendirir. Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#607 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İklimi halden!
Boşalttım Sinemi namludan Boşalan mermiler misali Derdimi Kalbin dinmeyen Hüznünü dinmeyen çilesini Sabrın Baharında açan Envayı çeşit gül yapraklarını Çilenin İkmalinde kokusunu Hasretin dirliğine yolculuğunu Katlanan Asırlarca karlarda Asudeliğini koruyan beyaz alan Vicdanı Toprağın devranıyla Ruhu semanın haşmet sunumuyla Dağları Kemalatın arzıyla Ummanları ufkun pervazlarıyla an Zan Seni senden koparan Sevgiyi yaralayan kapkara olan han Fikrin Netliğindedir sürur Zikrin meşkinde kalbin ahengi bulur Zerrede Gücün gizemi solur Hareket ve kuvvetin banisi unutulur Uyumak Gözleri kapatarak Zihnin normlarını bulmasını sağlamak Asıl uyku Hakikatten azade olmak Kalbin sahibinden habersizce yaşamak Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#608 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İksir-i hayatın eskimeyen sahnesi!
Bekliyordum Bir sonraki adımın ne olacağını bilmeden Sessizliğin ikliminde umut için beklerken Nefeslerin Derunilik tefekküründe zikredilen niyetin Sadakat duyarlılığında akdedilen kısmetin Vaktin An sahnesinde kalbin ritimlerinde giderken Hoyratça tüketilen sevginin evvelin kaygısı Aşkın Yürek devranında hislerin harmanında kalışı Çilenin insan kimliğinde kemaliyeti için aşısı Ruhun Hafife alınarak ulu orta muhabbet sahneleri Bizzat banisi unutularak icra edilir bahanesi Anlamak İnsan içindir muhakkak lakin idraksiz kalmak Hayatı gereğince anlamadan öylece yaşamak Sanatı Bizzat insanı halk edeni hiç bilmeden solumak Kadehler eşliğinde nazariyeler içine kokuşmak Cihanı Hakk ekseninden uzaklaştırarak zulümle anmak Sırat çizgisinden feragat ederek güne başlamak Melanetin Her çeşidine kılıf uydurarak takiyyeyi tanımak Feraset konusunda duyarsız kalmayı başarmak Yaşamak Hayatın bahtında, hülyaların için ayazı solumak Kurşuni salonlarda yargıç yozluğuna şahit olmak Okumak İstikbalden azade, hınç içinde makamı korumak Siyaset sahnesinde naçarlığın halini sorgulamak Yönetmek Liyakatsiz nefeslerden desiseler için ifşa aramak Bizar cürümü ihdas eden hasımı dostlukta anmak Çareyi Hiç bilmeden çaresizlik için zümreleri koşturmak Monoton bir hayatı aşk ile anarak yalnız yaşamak Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#609 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İksiri hayatım yavaşça eksilirken!
Bilinmez sevdalar bir ok misali vurur Sineler insicam içinde solurken korku Haşyet ürpertileri haz içinde eni bulur Sanılır ki vuslat budur oysa ne olunur Aşk her kim ne derse desin hali hazdır Mana terennümüyle ancak o anlamlıdır Zevkler ne için tartışılır ki idrak kimindir Kulluk bilinci neden önemli aşk halimidir Anı halk eden ki canı veren aşkı öğreten Sevdanın enginliğinde keşifleri serde ten Ahirin namütenahiliğinde hali ibreti seçen Cemale aşina için tercihlerinde ısrar eden Aşk ne fıtri bir hilkati mucip sebep midir ki Sevda meşkinde nefeslendiren hikmettir ki Rahmete gark eden ummanın kadrimidir ki Vuslatın nihayeti maksudun şevki gayesidir Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
#610 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() İlk filizlenen duygular!
Hakikat Karşısında yaram Ne kadar da ağırmış meğer Düşündükçe bir şeyler Yüreğim çok daralıyor Oysaki hepimiz taptaze Bir fide olarak yeşermiştik Esen rüzgârlardan Uçuşan tozdan Sanki hepimiz bizardık Nasiplenmeyi bekledik Şefkatin engin kanatlarında Kâh ağladık kâh güldük Uykularımızın arasında Anamızın Sımsıcak kucağında Çok sıçramışızdır Mananın kuytusunda Bilemezdik elbette ki Neler gelecek başımıza Ne zaman bir talih kuşu Konacaktı elan kafamıza Bitmeyen umutlarımızla Enginlikte hülyalarımızla Bizi asla terk etmeyecek En sadıktı yalnızlığımızla Bir tutkuydu belki de İlk yeşeren sevdalarımız Dayanılmaz meraklarımız İlk çocukça yaşanan aşkımız Akan gözyaşlarımız Anlamsızdı kızgınlıklarımız Hiç unutulmayacaktı Gereksiz olan kırgınlıklarımız Tutkuyla bağlandığım Avuçlarımızda ki aşkımız Heyecanın senfonisini Yaşadığım uçurtmamız Sevinçle koparttığımız Papatya gelinciklerimiz Koparak uçmuştu güzel Umutlarımız o anılarımız Mustafa Cilasun
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|