www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Adult (+18) Yetişkinlere Özel > Adult eski arşiv

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 07-25-2008, 08:31 AM   #771
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Akfabi
1/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Akfabi derdik biz ona.
Latince’yi ilk belleyendi Akfabi.
Kozayı ilk yırtan yani.
Sayın ki müderristi medresede.
O bilse de bilmese de
Her bir mesele zatına danışılırdı.
Akfabi derdi herkes ona.
Bize göre bilgisi tamdı onun
Yani maşallah akîl bir adamdı.
2/...
Akfabi derdik biz ona
Gençliği doludizgin küheylandı...
İçkide saki, kumarda erkete
Herkese “mim tuttururdu” iskambilde.
Gecesi haramîydi onun doludizgin
Gündüzü ise hazinede talandı.
Yarış atları gibi koşardı düğünden düğüne.
Güldüğüne gelinler yanardı
Ağladığına amcası...
Babası bir cinayet vurgunuydu.
Akfabi
Galiba bir tek onun yorgunuydu.
3/...
Akfabi derdik biz ona.
Gençliği onun
Ne kadar küheylan gibi doludizginse
Erişkinliği o kadar durgun suydu.
O, ele avuca sığmaz
Yani kuş uçurtmaz
Ve yüreğinden kervan geçirtmez adam
Tam orta yerinde anaforun
Vuruldu bir prangaya.
Eli çekildi,
Ayağı döküldü çılgın halayın ortasında
Sayın ki bir kalyon oturdu karaya.
Akfabi derdi Roma’ya gidn yollar ona.
Memuriyet bile dizdi tespihine hayatın
Yılları saya saya gına içinde.
4/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Akfabi derdi çılgın geçen takvimler ona.
Amca olduğunda Akfabi
Yani saçlarına kırağı
Kalbine ölüm izi düşende...
Serdi pişmanlık seccadesini
Kederli kaderinin üstüne.
Ne geçmişe mil çekti
Ne geleceğe çiçek...
Karlı bir kış zemherisinde
Soğuk tandırlara harlı bir haber düştü.
Oğlu, kızı, dostu, düşmanı
Çember çember çevrildi çevresi
Başucuna pervaneler üşüştü.
En çok azrail’den korkardı
En az ona direndi.
“Yaşa be Akfabi! ” derdi hayat ona
Yalnızca ölüme yenik düştü.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #772
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bekrçavış
A/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Bekrçavış derdik biz ona.
Seferberlikten kalan tek adamımızdı.
Dündeki zulme dirnen yanımızdı.
Daha on beşindeyken bekrçavış
Demişti hökümet “Haydi sefere! ..”
Ayakta delik çarık, sırtta yamalı mintan
Sürülmüştü garip bekr cepheye...
B/...
Bekrçavış
Sahici adını bırakmış bir savaşta
Daha onaltı yaşta
Bıraktığı bir adı olsa hadi neyse...
Bekrçavış sarıkamış’a gömmüş
Bir kolunu da.
Umutlarını yemen’de bırakmış.
Hayalleri ise kalmış ta... Galiçya’da.
Bekrçavış derdik biz ona.
Ya da gazemmi
Ömrü acılarla kolkolaydı onun
Hüzünlere gebe idi her demi...
C/...
Yedi yıl dile kolay! ..
Nerde bir olay veya bir vak’a
Gazemmi’nin müfrezesi orada.
Yastığı taş, yatağı yağız yer
Gökyüzü olmuştu yorganı.
Yıldızları saya saya
Kurşun sıkmıştı düşmana.
Yanıbaşında vurulan Süleyman’a
Ağıt yakamadan daha
Bir kurşun halil çavuşa
Bir kurşun emirber Ramazan’a.
Bekrçavış derdi hatıralar ona
Anlatırdı günlerce anlatırdı yana yana...
Ç/...
Ve günlerden bir gün
“Terhis olmuştu ordusu” Bekrçavış’ın.
Alınmıştı elinden
Yedi yıl koyun koyuna yattığı
Patır patır patlattığı
Can yoldaşı mavzeri.
“Çok zor oldu” derdi ayrılmak ondan.
Koymamıştı bu kadar yemen’de kalan hayali
Ayrılırken sarıkamış’ta sol kolundan.
Yüreği kabarmıştı
Çöküp bir filistin taşının üstüne
Sessizce ağlamıştı...
Bekrçavış derdi gözyaşları ona.
Ve o hala huş kal’ası gibi ağlardı.
Mavzeri patlardı gözlerinin zaman tünelinde
Yüreği kor ateş tandırlarda yanardı...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #773
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Çakırgız
A/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Çakırgız derdik biz ve pınar başları ona.
Kışın bile yalın ayaklarıyla yalardı karı.
Parmak aralarında kıvrılarak çıkar
Ve kurtçuk kurtçuk olurdu ilkbahar çamurları.
Sonbahar akşamları kaybolan sarıkızını arardı
Azalan aydınlığında sokakların.
Mor yamalı peşini sokardı her daim
Üç eteğinin Antep işi kınalı kuşağına.
Yaşına erişilmezdi asırların harmanında
Gezerdi onunla ardını bırakmayan geçmişi.
Gözleri bulutsuz gökyüzü gibi mavi
Lenger yüzü kalaysız bakır gibi kırmızıydı
Eşini hiç sormayın, deli dolu biriydi.
Ama yine de vurgunuydu karısının
“Çakır” dedimiydi bir daha çıkardı ağzından
Vaz geçmesi ne mümkün Anşa’sından
Bir de alt dudağına yapışık Bafra artığı cigarasından.
Anlaşılan tam ortasından vurmuştu Çakırgız
Delidolu kocasının doludizgin yüreğini.
O işte buydu:
Masmavi gözleriyle akardı esrik gönüllere.
Çakırgız sayın ki bir bengisuydu...
B/...
Çakırgız derdik biz ve bulgur imeceleri ona.
Yitirdiği umutlarını arardı belki boş harmanlarda.
Belki de bereketsiz geleceğini karatoprakta.
Nasırlı ellerini bağlardı birer dirgen ucu gibi
Asla eğilmeyen doksan derece bükük beline.
Eline yaralı ve sevdakeş türküler yakardı.
Yüreğine Yemen işi allı kına...
Ama kendimi içerdi bilmem
Çorak yüzüyle delidolu kocası mı yoksa.
Hep cıgara cıgara kokardı.
Çakırgız derdi geçmiş asırlar ona
O yalnız Çalap’tan korkardı.
Bir gümüş çiğ düşmüş sabahleyindi
Çaldı yüreğinin kapısını Çalap, Çakırgız’ın
O gece bütün köylüler gördü gökyüzünde
Kayıp gittiğini masmavi bir yıldızın...
***
Çakırgız şiirinin meraklısına dipnot:
İlk çocukluk anılarımda kalan yaşlı bir nineydi Çakırgız. Adı Ayşe ya da Anşa idi. Çakır Anşa olarak da biliniyordu köyünde. Çakırlığı gözlerinin mavi rengindendi sanırım. Kocasının adı Kadir’di. Namı diğer Deladir. Deladir emmi karısına düşkün bir adamdı herhalde. Bu yüzden evinden pek ayrı kalamazdı, diye anlatılır söz açıldığında. Şimdilerde de, o yörede uzun gurbet hayatı çekemeyen kişilere “Deladir gibi” yakıştırması yapılıyor. Çakırgız’ın bir oğlu vardı bildiğim kadarıyla. Kızı var mıydı, bilmiyorum. Çakırgız’ın oğluna Deladir’in Osman abi diyorduk biz köy çocukları. O da babası gibi komik bir adamdı. Çakırgız’ın fotoğrafı doksan derece bükülmüş beli ile kalmış belleğimde. Bir de yaz kış yalın olan ayaklarını anımsıyorum. Çakırgız yetmişli yılların birinde göçtü bu dünyadan. Şimdi ardından bir Fatiha bekliyordur sanırım.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #774
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Kazimmi
A/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Köylük yerde Kazimmi derdik biz ona.
boyu ince ve yaralı bir iğde dalı misali uzun
ama kaderi yedi cüceden biriydi sanki.
kahküller döşenirdi bin bir özenle
erken çizilmiş alnına köy bebelerinin.
bir mavi ve aynalı bavulu vardı tahtadan
ve sahtiyan kösüresi yarı kör usturasının
eli gibi, kolu gibi, hatta yüreği gibi
sanki kendinden bir parçaydı.
sofrada baş yemeği tekti Kazimmimizin
tek ve yağda pişmiş yumurtaydı.
kazimmi derdi saçlı, saçsız herkes ona
berberlik olan mesleğinde ustalığı ortaydı.
B/...
kazimmi derdik biz göbeller de ona.
gahi öne düşerdi utangaç saçlarımız
gahi sol yana onun yaba gibi ellerinin altında.
“Karga kekili” modeli biz çocuklar içindi
Büyükler içinse hep üç numaraydı yerel moda.
kazimmi derdi kimi komik anıları da ona.
Kazimmi “Dön kıçını pis karı...” diye başladımıydı
Hepimiz yutkunur ve susardık
Saç örgüsü bulutlara türkü yakan dudağı
İş üstünde bile işlerdi durmadan onun.
tarihini yazardı haki asker kışlalarının.
Bir çavuş arkadaşından söz ederdi
“Allah’ına kadar Adanalı…”
Bir de parolayı anımsayamayan geceleyin
Omzu dört yıldızlı uyurgezer komutanından.
Yetmezdi ve “Anlat hele Kazimmi.” derdik biz ona
bir şıklatırdı konunun girizgahı olarak
cephede mavzer sanıp perma marka makasını.
bir de kışlasındaymış gibi o an Sarıkamış’ın
selam ve hazrol dururdu çakı gibi asker anılarına.
ulu yaşına rağmen gencecik yürekliydi Kazimmi
ve gönlü hala gezde, gözde, arpacıktaydı.
Haftalık saç kesimi nöbetinde gelirdi bize.
Tekdüze yaşamında sevdiği bir işi,
bir tıpkı kendisine benzeyen karısı
Ve bir de yağda pişmiş yumurtaydı.
Rus Zaza’sıydı bıçkısının unutulan adresi
usturası markasız, kaba ve su verilmemiş çelikti.
Delikti kulağı köyde pişen her aş hususunda
Kimin ocağında kavrulmuş un hellesi pişti
Hangi horanta yağsız yedi o akşam sütlaşı
Veya kim kime ne dedi, hepsini bilirdi.
kazimmi derdi her traşlı baş ona
rus zaza’sı dinine ve imanına kadar kör
nankördü ona göre bütün kafası keller
traşını sormayın canlar
Oldukça acıcaydı.
Daha bu gün gibi belleğimizde
Saçlarımızın kesekli tarlalardan
Arpa kökleri gibi yolunuşunun dayanılmaz acısı
Ve tıraş boyu akıttığımız istem dışı gözyaşı.
C/...
kazimmi derdi her kirli traşlı yüz ona
Odaların ortalığındaki hayali tarlalara kıl ekerdi
Yanağına kırmızı pamuk herkesin.
kazimmi derdik biz ve tüm bıyıklar ona.
boyu ince ve uzun ama kısmeti kısacıktı.
kim ki kestirecekti accık ucundan
ya da söktürecekti dipteki çürük azısını
veya ilk tıraşını olacaktı
mutlaka ona uğrayacaktı.
bıyığın palası ondan sorulurdu.
Kelebeği, börtüsü böceği ondan.
o boşaltırdı bir ustura darbesiyle ortasını
iki yandan sarkık ortasyalı Camoka’yı.
Dudak üstünün bir parmak basımı Hitler biçimi
ya da üst dudağın su içimi...
kazimmi derdi burun altları bile ona
yalnızca traştandı geçimi.
D/...
Kazimmi düştü karlı bir günde toprağa.
makas düştü, düştü zaza ve kör ustura...
ak karlara kızıl kan düştü.
buhurlandı pınarlar tuzlu gözyaşı düştü.
direndi kırçıl sakalları komşuların.
O an öksüz kalan kahküller ağlamada.
her harmanda alırdı hakkını.
kendi de düştü toprağa
o yıl alamadığı yarım kalan hakkı da...
kazimmi derdi mevsimler ve harman yerleri ona.
gözü yaşlı, un çuvalı boş
ve şaşkın ve yapayalnız iki oğul ile
kocamış bir kadın bıraktı arkada...
***
Kazimmi şiirinin meraklısına dipnot:
Kazimmi çocukluğumdan anımsadığım upuzun bir berberdi. Adı Kazım Atak’tı. Lakabı Pancar’ın Kazim’dı. Pancar yakıştırması renginin kırmızılığından mı yoksa anasının adının Pancar oluşundan mı geliyordu bilmiyorum. Ama küçük kardeşi de Pancar’ın Bekir adında biriydi. Yoksul bir ailenin büyük temsilcisiydi. Arazide bir karış bile toprakları yoktu sanırım. Hayatı boyunca köyünün berberliğini yapmıştı. Bu arada diş çekimi de onun ilgi alanı içindeydi. Çocukluğumda derin bir yer tutan anamın diş çekimini de o yapmıştı. Uyuşturma gibi bir şeyi bildiği yoktu rahmetlinin. Anam acılar içinde dakikalarca inlemişti. Ama Kazimmi aldırmamış ve kanırta kanırta çekmişti çürük azıyı. Ne deyim ellerine sağlık Kazimmi. Komik ve hoşsohbet biriydi. Onun anılarından süzülerek darbımesel olmuş “Dön kıçını pis karı ve sahurun ilk gününde karıyı kaşağıladım.” sözleri köyünde hala anımsanmakta. Hatta yerel bir deyim olarak kullanılmaktadır. Sanırım yetmişli yılların birinde, bir karlı kış günü göçtü berberimiz. Şimdi ardından bir Fatiha bekliyordur sanırım.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #775
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Arabacali
A/.
Sahici adı her ne ise unuttum
Arabacali derdik biz ona.
Şirin mi şirin kasabamızın
Kıyıcığından bir köydendi.
Kendine bakmazdı atına baktığı kadar.
Arabaccali ne zaman yatar?
Ne zaman dinlenirdi?
Şaşardık bilcümle ahali.
Çünkü o sabahın köründen
Gecenin koynuna kadar
Habire çul taşırdı. Çuval taşırdı...
B/.
Arabacali derdi atlar ona.
İki atından biri doru birisi demirkırdı.
Vururdu inadına yükü arabasına
Tepeleme yığardı.
Ne zaman sarsa atlar bir rampaya
Direnir, gerinir ve ıkınırdı.
Sanmayın ki arabacali
Acımazdı atlarına.
Yoo! Gözünden bile sakınırdı...
C/...
Sahici adı her ne ise...
Arabacali kışın kömür taşırdı
Yazın kum çakıl...
Ne zaman yaşlı bir nine
Ya da engelli biri...
Kasardı dizginleri.
Arabanın kasasında her daim
Bir minder bulundururdu.
Altına atardı misafirinin.
Arabacalinin yüreği umman
Hoşgörüsü sarışın ışık misali safrandı.
Ç/...
Arabacali derdik biz ona
Atlar arabacali derdi
Arabalar arabacali...
Eli açıktı onun, gönlü açık
Yani yüreği harman yeri
Ama kaderi karışık birazcık
O sisli kış günü yükleyip kömürü
Kamçıyı şaklatan arabacali
Dönünce köşeyi
Kocaman tekerlekli bir kamyon
Bastı acımasızca.
Atlar savruldu.
Araba bir yığın tahta.
Bakın ki şu bahta
Arabacali eksi soğukta ateşlere kavruldu...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #776
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Tevgenişte
A/...
Sahici adı her ne ise unuttum
Tevgenişte derdik köyde hepimiz ona.
Adı neydi? Tevgenişte ne demekti?
Hala bir bilmece gibi belleğimde.
Kaderi gibi yanık ve mısır koçanı yüzü
Rengini yitirmiş kasketinin altında
Kahverengi bir Kafkaslı fotoğrafı gibi dururdu.
Öylesine eski, öylesine soluk ve sakin
Öylesine razı ve teslim alınyazısına...
Ne oğluna, ne kızına ne de karısına
“Höt! ” bile demedi Tevgenişte.
Ha vardı bir gölge misali ya da yoktu
Bu bir yanı inadına kalabalık dünyada.
Sayın ki yeşillenerek yaşamadı Tevgenişte.
Bir göründü soluk bir yıldız gibi,
Bir Yunus Emre garibi gibi kayboldu
Kısacık, ıssız ve soluk bir rüyada...
B/...
Tevgenişte derdi sigara bulutları ona.
Anasının göğsüne yatan bebe misali
dayardı Tekel’den dolanan Bafra cıgarasını
Her daim çatlak ve suskun dudaklarına.
Arada bir de çamurdan evcikler yapardı.
Galiba Tevgenişte çamura yüreğini katardı.
Tevgenişte derdi Kazan muhacirleri ona.
Uzak bir diyara aitti göçebe ceddi.
O gözleri tarihin doksan üçüne çekik
Ve yapayalnız bir muhacir Tatar’dı.
Atardı abasını yıldızlık mavilikler altına
Zavallı ve yapayalnız Tevgenişte
Issız ve ıtır kokusuz bir odada
Rüyalarında bile tek başına yatardı.
Tevgenişte derdi ******* bile ona
Bir tutam şekerine iki tutam tuz katardı.
C/...
Tevgenişte derdi hüzünlü gurbetler ona.
Tek başına bu darıdünyada
Özlem ile arkadaş, hasret ile ahbaptı.
Tarlaların bulanık bereketini kavrardı
Günboyu, nasırlı ve yanık elleriyle.
Soyunur akşamları gurbet ile yatardı.
Tevgenişte derdik biz ona
O içine akıttığı acısına pekmez katardı...
Tevgenişte derdi puhu kuşları bile ona
Çünkü o yapayalnız bir Tatardı.
Ç/...
Tevgenişte derdi gri alın yazıları ona
Nedense eylemedi onu felek
Sonu iyi gelen kullarından.
Orta karar yaşamından gün görmedi.
Eşinden ve çocuklarından hakeza...
Gülmüşse bazen. Eskaza
Alel acele af dilerdi kaderden
Ve gözlerine sinmiş yaşlı ve yerli kederden.
Tevgenişte derdi boynu bükük takvimler ona.
Kırıldı kaleminin yassı ucu bir güz günü.
Düğünü gibi sükûnetle yani usulca.
Ne el sallandı ardından, ne bir oyalı mendil
Ne de döküldü tek damla gözyaşı
Ne sulbû ne de bir arkadaşı...
Geldiği gibi üryan gitti Tevgenişte
Sayın ki bitti başladığı yerden
Yeşilçam’da üçüncü sınıf ve siyah beyaz bir film.
Sahici adı her ne ise unuttum
Tevellütü ne idi ömürler skalasında
Ya da kaç idi yaşı? ...
Devlet sırrı gibi gark oldu toprağa
Ama dağlar gibi her daim dumanlıydı
o yalnız ve solgun Tatar’ın başı...
***
Tevgenişte şiirinin meraklısına dipnot:
İlk anımsadığım şey öldüğünde on kasım olduğuydu. Adı Tevfik’ti. Köy ağalarından birinin nazlı kızını aldığı için tüm köylünün eniştesi olmuştu. Bu yüzden herkes ona Tevgenişte yani Tevfik enişte diyordu. Doksan üç harbinde Tataristan’dan Anadoluya göç etmiş bir ailenin büyük oğluydu. Babası derin bir imamdı: Hamdi hoca... Tevgenişte seksenli yılların ilk yarısında toprağa düştü. Şimdi ardından bir Fatiha bekliyordur sanırım.
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #777
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

nötr kavrama inananlara...-

1/:
La/ki… Li/ki…
Bir beyaz çığ düşer saçlarıma
Sayın ki...
Kuzeyimde buz olur
Güneyimde cehennem.
La ki … li ki…
Isıtır bir ana gibi donuk dağları
Ta ki...
Zemheriyi doğuruncaya kadar ovalar
Şerefsiz bir demircidir döğen damağımda
Mizan niyetine zavallı ve nötr balyaları
Çukurova kan olur özlediğim aşkımı vurup
Toroslara banar anam rahmini...
La ni… li ki…
1.a/:
Yarılır orta yerinden bir ergen çağla
Ta ki...
Domatesler utancından morarana dek
Kimya ile inadına karaciğerimde doludizgin
Simya ile kararlı sükutun altınında
Ben ışıkların gölgesine yanmışım dağlar oy
Vurmuş sağ börümü kavramların laneti...
La ti… li ki…
1.b/:
Ta ki...
Toprakla kucaklaşmışım gerdeğimde her gece
Sayın ki...
Hayalime katrankarası gözlerimi banmışım
Sülalem terk etmiş bir caminin avlusuna,
Masumiyeti yeşile çalan bakışlarımı.
Ben ışıkların gölgesine yanmışım dağlar oy...
Yüzümdeki vadilere saklanmış kalmışım...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #778
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

1/:
De – em... Ka–er... Es...
Yani herkes...
Daldırıp damarına kurşunî kupasını
Sarhoş sofrasında bir akşam
Yudum yudum…
Ama bendim binip hayalin yaprağına
Ağır ve dengesiz bir tahtaravallinin
Bu ucunda tartıp yüreğimi kendi dertlerimle uyudum.
***
Ey kast diyarının Arilere yenik zavallı paryaları,
Sanmayın kendimizin efendisiyiz
Hepimiz... Lânetli kavramların kölesiyiz
Ve gayya kuyularından
Avuçlarımızla çekip alaca ve bereketli hasatları
Kırmışız kilit kilit sandukasını
Kamış kamış üfürmüşüz acıyı
İşte biz öylesiyiz.
Yani hepimiz lanetli kavramların kölesiyiz.
2/:
De–em... Ka–re... Es...
Herkes... İşte biz öylesiyiz.
Lanetli kavramların vilayet denizlerine garkolmuş
Uçan hiçliklerin sayılmayan efendisiyiz.
Sayısız arzu tekerlenmiş
Ve dökülmüş orta yerde imaret
Kırpılmış temreninden uğuru gösteren parmak
Budanmış racalar ülkesinde o kutsal ezoterik işaret.
Ey kast diyarının Arilere yenik zavallı paryaları,
Yani sanmayın kendimizin efendisiyiz
Hepimiz... Elbet ve (galiba) ilelebet
Lânetli kavramların kölesiyiz.


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:32 AM   #779
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Kavramların Lâneti 3
1/:
Şe- şe–ar... Ay–te...
İte ite ucundayız bir derin yarın.
Çok uzakta bir bıldırcın ve ben
Çizip kanadıyla kahverengi bulutları
Yüreğimden geçiyor sırrını öte öte.
Dökülmeyin üzerine bastığım taşlar.
İçi boş bir öğle üzerine
Ve sıkıntılı avuçların yalanıyla öz.
Sekende urgan... Bükülende kın…
Harlananda kızıl köz...
2/:
Şe- şe... Ra-da...
Dönün bir kocaman “o” harfinin hüsban raksında.
Ve oturun ince uzun bir asfaltın kenarına.
Çok uzakta bir bıldırcın ki ardı yeleli
Kanadı tüysüz bir kısrak ile karışmış.
Eski ve paslı galerilerde...
Yüreği yayan, beyni yapıldak
Yeryüzünde uçarak ve koşarak bulutlarda.
Yarısını yuttuğu ipiltili tarihin yapraklarını
Tuzlu bir iştah ile ve salya salya yalayarak.
Bense veya bizse... Terkedip uzak çölleri
Batağa saplanan sinirli ve temreni kirman bir mızrak
Sayıp örs üzerinde şahsımızı
Gömüleceğiz (galiba) ...
Bilcümle karanlığı kutsallarımızla tarayarak…


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 07-25-2008, 08:33 AM   #780
GooD aNd EvıL
Aşmış Üye
 
GooD aNd EvıL Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98
Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi : GooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond reputeGooD aNd EvıL has a reputation beyond repute
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Devir tarihi kadim,
Hanedanı Ahmetistanda bir şehir,
Bölgelerden yürek bölgesi,
Bilmem kaçıncı enleminde alt alta paralellerin,
Çapraz çizgilerin,
Yani meridyenlerin sayın ki bin birincisindeyiz...
Saltanatta en ilkinci Abdullah…
Yani cennetmeken Abdullahı Sani,
Ah...Ah!
***
1a/:
Ey birinci Abdullah:
Ben Mahmut oğlu Ahmet, sadık tebandan bir kul...
Seni görende yorgun gözlerim
Ve hissedende acısını bitişin.
Elmalar kesiliyor volkan oğlu taşlarla
Lahuti şeftaliler sonbahar olgunu
Doğumu beklemede yorgun ay.
Vay Abdullah vay!
1b/:
Bir bebek yumuluyor göbeğinin üstüne
Ağlıyor suya banıp denizderya saçlarını
Sonra kopuyor kordonu karmaşanın.
Beyinleri kilitleyen sandık yumşuyor.
Tırnaklarıyla kazıyor tuğladan duvarları
Ağızda açılan galeriden ürkerek giriliyor
En ilkinci Abdullah gâh ölüyor arkaya,
Gâh öne diriliyor...


Ahmet Yozgat
GooD aNd EvıL çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 11:28 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.