www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee  

Geri Git   www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee > Spor > Futbol

Futbol Futbol Hakkındakı Düşüncelerinizi Buradan Paylaşabilirsiniz...

CevaplaCevapla
 
Konu Araçları Görünüm Modları
Old 04-14-2008, 08:43 PM   #71
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Futbolcu, spor adamı, Galatasaray Spor Kulubü kurucularından.

Ünlü yazar ve dilci Şemsettin Sami’nin oğlu olan Ali SamiYen 20 Haziran 1886’da İstanbul’da doğdu. Mekteb-i Sultani!de (Galatasaray Lisesi) öğreninm gördüğü yıllarada spora başladı. 1905’te yedi okul arakadaşı (Emin Bülent Serdaroğlu, Tahsin Nahit, Şehit Celal, Bekir Bircan, Cevdet Kalpakçı, Abidin Daver, Asım Tevfik Sonumut) ile birlikte Galatasaray Spor Kulubü’nün kuruluşuna öncülük eden Yen, kulübğn 1 sicil numaralı üyesi ve ilk başkanı oldu. Galatasaray’ın 1906’da oynadığı ilk maçta kaptanlık yaotı. Futbolu bıraktıkatan sonra uzun yıllar spor yöneticiliği, hakemlik yapan, Türkiye’de futbolun gelişmesi için uğraş veren ve ilk Türk resmi spor örgütü Türkiye İdman İttifakları Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer alan Ali Sami Yen’in adı Galatasaray’ın Mecidiyeköy’deki stadyumuna verildi (1964).

Ali Sami Yen, 29 Temmuz 1951’de İstanbul’da öldü.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:43 PM   #72
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Ertuğrul Sağlam </B>
Ertuğrul Sağlam; Beşiktaş'ın ve Milli Takım'ın eski futbolcusu... Şu sıralar Beşiktaş Jimnastik Kulübü teknik direktörlüğünü yapıyor.

Futbola Fenerbahçe altyapısında başladı. Gaziantepspor'da profesyonel oldu. 2 sene Gaziantepspor'da oynadı. 1990 yılında Samsunspor’a transfer oldu. Spor Akademisi'ni bitirdi ve daha sonra aynı bölümde master yaptı.

Samsunspor’da gösterdiği başarılı performans sonucu 1994/1995 sezonunda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş Ertuğrul’u transfer etmek için yarışa girdi. Ertuğrul Sağlam, bu transfer yarışının sonunda o döneme kadar transferde tutumlu davranan Beşiktaş’la anlaşarak kulübün en pahalı oyuncusu oldu.

Beşiktaş’taki ilk sezonunda bekleneni veremedi. Sezon sonuna doğru toparlanan Ertuğrul’un başarılı performansı ve 28 golü Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Beşiktaş formasıyla geçirdiği 6 sezonda toplam 167 Lig maçı oynadı ve 103 gol attı.

Forvet olarak oldukça başarılı olan ve pek çok önemli gole imza atan Ertuğrul Sağlam'a John Benjamin Toshack'ın takımın başına gelmesinden sonra defansta görev verilmeye başladı.

2000/2001 sezonunda Beşiktaş'ın yönetimine geçen Serdar Bilgili yönetiminin ilk transfer adımlarından biri olarak Samsunsporlu Erman Güraçar’la takas edildi. 2003 yılı sonunda futbolu Samsunspor’da bıraktı. 250'in üzerinde maça çıktı ve 125 gol attı.

İlk defa 27 Ekim 1993'de Polonya'ya karşı A milli olan Ertuğrul Sağlam, 26 kez A Milli Takım forması giydi. Bu maçlarda toplam 11 gole de imzasını attı.

Aktif futbol hayatından sonra antrenör olarak görev yapmaya başladı. Gigi Multescu ve Erdoğan Arıca'nın yardımcılığını yaptı. 2004/2005 sezonunda Samsunspor'un başına geçti. Bir sene sonra Kayserispor teknik direktörlüğüne getirildi.

Kayserispor ile oldukça başarılı bir dönem geçirerek Şampiyonlar Ligi’nin resmi dergisi olan Champions'un gelecek vaat eden 20 teknik direktörden biri olarak gösterildi.
Mayıs 2007 sonunda Beşiktaş ile anlaşarak 2007/2008 sezonu için bu takımın başına geçti.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:43 PM   #73
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Gaffar Okkan ( 1952)- (24.01.2001)

Silahlı ve bombalı saldırı sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan 1952 yılında Sakarya’nın Hendek ilçesinde dünyaya geldi.İlk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra Ankara Polis Enstitüsü'ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. Ege Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Okkan, İzmir, Eskişehir, Urfa ve 1993'de Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde Kars'ta görev yaptıktan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.

Kars Emniyet Müdürü iken, Diyarbakır gibi yıllarca PKK ve Hizbullah terörünün ve aşırı göçün ağır sonuçlarını yaşayan bir ile emniyet müdürü olarak atandı. Hüseyin Velioğlu'nun İstanbul Beykoz'daki villasına yapılan baskında büyük rolü vardı. Gaffar Okkan, Hizbullah'ın çökertilmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kadın polisler Diyarbakır'da ilk kez onun emriyle sokağa çıktılar, trafiği yönettiler. İki küçük otomobil aldı Gaffar Okkan. Mavi-beyaza boyattı. İkişer kadın polis görevlendirdi. Bir otomobil kaybolan çocukları toplayıp ailelerine teslim etti, diğeri de yürümekte zorlanan yaşlılara yardım etti. Havaalanındaki kadın polisler yaşlı yolcuların bilet işlemlerini yaptı, uçağa kadar götürdü. Havaalanına tekerlekli sandalye aldırdı. Okkan'ın ilklerinden biri de şehrin kritik noktalarına kurdurduğu kameralardı. Gece yarılarına kadar makam odasındaki dev ekranda sokakları gözlerdi.

Evli ve iki çocuk babası Okkan'ın son Emniyet Müdürleri Kararnamesi'nde ismi İstanbul için geçmişti. Hükümet içinden Diyarbakır'da büyük başarı gösteren Okkan'ın İstanbul'a atanması için yoğun baskı gelmişti. Ancak İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, ‘‘Diyarbakır'da başarılı işler yapıyor, onlara devam etsin’’ demişti.Okkan'ın adı daha önce Ankara Emniyet Müdürlüğü için de geçmişti. Diyarbakırspor Kulübü Başkanı olarak sporla yakından ilgilenen ve halkla içiçe yaşayan ve Gaffar Okkan 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır’da pusu kurularak öldürüldü.Okkan’la birlikte 5 polis memuru da öldürüldü.Suikastı Hizbullah örgütünün yaptığı sanılıyor.

Ölmeden önce Diyarbakırspor Eğitim Vakfı’nın kuruluş çalışmalarını yürüten Gaffar Okkan, 30 Eylül 2000 tarihinde, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti tarafından Diyarbakır’da huzur ve güveni sağladığı için ´Yılın Bürokratı´ seçilmişti.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:43 PM   #74
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Hasan Doğan
1956 yılında Kastamonu'nun Abana ilçesinde doğdu.
İlk, orta ve lise tahsilini İstanbul'da yapan Doğan, 1979 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra 1979-1980'de İngiltere'de lisan eğitimi aldı. 1981-1988 arası Koç Holding bünyesindeki Beldesan firmasında pazarlama koordinatörü olarak görev alan Doğan, 1988 yılında kurucusu olduğu Ramsey'in genel müdürlüğü görevini üstlendi.

Aysel Doğan ile evli olan ve Zeynep ile Selim adlı iki çocuğu bulunan Hasan Doğan, halen Ramsey Giy. San. Tic. A.Ş yönetim kurulu üyeliği, Gürmen Giy. San. Tic. A.Ş yönetim kurulu üyeliği, Kip-Teks Konf. İmalat Paz. San. Tic. A.Ş yönetim kurulu başkanlığı, Star Medya Yayıncılık yönetim kurulu üyeliği görevlerini yürütüyor.

Doğan, Levent Bıçakcı'nın Futbol Federasyonu başkanı olduğu dönemde federasyonda başkan vekili olarak görev almıştı. Hasan Doğan'ın bu görevleri dışında, İstanbul Sanayi Odası Meclisi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği sanayi konseyi, Boks Federasyonu yönetim kurulu üyelikleri bulunuyor.

Futbol Federasyonu Başkanı olan Doğan, bunun yanında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyeliği ile Beşiktaş Kulübü kongre üyesi olarak sporun içinde yer alıyor
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:44 PM   #75
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

İbrahim Altınsay
İşadamı ve Siyasal Bilimler Uzmanı 1954 yılında Çanakkale'de doğdu. Orta öğrenimini Darüşşafaka Lisesi'nde, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, lisans üstü eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde tamamladı. İş hayatında değişik gazete, dergi ve ansiklopedilerde yazar ve editör olarak faaliyet gösteren Altınsay 1990'da televizyon sektörüne geçti, SHOW TV, Kanal 6, ATV, Kanal D ve Cine 5'te genel yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu. Halen spor, müzik ve belgesel gibi konularda yayın yapan uluslararası konuların Türkiye temsilciliğini üstlenen Multi Channel Developers şirketininin ortağı ve yöneticisi olarak faaliyet gösteren Altınsay, kısmen İngiltere'de ikamet ederek medya, TV yayıncılığı, bilgi teknolojileri ve uluslararası futbol sektöründeki gelişmeleri araştırmaktadır. Yabancı dil olarak İngilizce bilmektedir.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:44 PM   #76
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Giovanni Agnelli (1921 - .... )

document.title="Giovanni Agnelli (1921 - .... ) - Kim Kimdir? - FORSNET";

Önceleri "dolce vita"ya (tatlı hayat) düşkün olan İtalyan işadamı Agnelli ekonomik ve politik etkisi çok büyük olan modern bir karma şirket kurdu. FIAT şirketi otomobilcilik alanı dışında çok sayıda aluslararası şirkette hisse sahibidir.
Torino'da dünyaya gelen Agnelli, annesiyle babasının trafik kazalarında ölmeleri üzerine çocukken hem yetim hem öksüz kaldı. Dört kardeşiyle beraber FIAT otomobil şirketinin kurucusu olan büyükbabasının yanında büyüdü. Agnelli doğduğu kentte liseyi bitirdikten sonra, savaşın başlaması üzerine 1939'da orduya gönüllü yazıldı. SSCB'de ve Tunus'ta savaştıktan sonra 1943'te faşistlere karşı savaşan İtalyan Direniş Hareketine katıldı.
Ülkesinin müttefik kuvvetlerince kurtarılmasından sonra, Agnelli Torino'da hukuk okudu, doktorasını yaptı ve aile şirketine girdi. Başkan yardımcılığı ve yönetim kurulu üyeliği yaptığı bu ilk yıllarda mesleki açıdan fazla işe yaradığı söylenemez. Magazin basının sık sık gündeme getirdiği playboy, parti aslanı (partilerin Don Juanı) ve yelken sporcusu olarak gününü gün ediyordu. 31 yaşında bir otomobil kazasından ağır yaralanarak kurtulunca (sağ bacağı kısmen felçli kaldı), hayatının akışı değişti. Bundan böyle, 1953'te evlendiği ve birlikte iki çocuk sahibi olduğu prenses Marella Caracciolo di Castagneto'nun desteğiyle, kendini işine adadı.
1963'te yönetim kurulu başkanlığına getirildikten üç yıl sonra şirketin yönetimini tümüyle üstlendi. Agnelli otomobil branşıyla kısıtlı kalmayıp, 30'lı yıllardan beri Fiat'ta belirli bir ölçüde, alışılageldiği gibi (örneğin yerüstü ve yeraltı inşaatı gibi) çeşitli iş kollarına yayılmaya özen gösterdi.
60'lı yılların sonunda Agnelli ile şirketteki sendikalar arasında başgösteren sürtüşmeler gazete manşetlerine geçti. İşletme yöneticisinin ödün vermeyen tutumuna karşı işçi temsilcileri 1974'e kadar uygulattıkları grevlerle sosyal iyileşmeler sağlamakla beraber, FIAT'taki durum gerginliğini korudu. Şirket 70'li yılların sonuna kadar yeni grevlerle birkaç milyon iş saati kaybedince, Agnelli stratejisini değiştirdi. İtalya'nın işverenler başkanlığını 1974-76 yılları arasında üstlenmiş olan Agnelli, politikaya atılmak suretiyle bütün politik gruplarla şirket temsilcileri ve sendikalar arası sosyal bir konsensüs (anlaşma) sağlamayı amaçladı. 1976-79 yılları arasında Hıristiyan Demokrat Partisi (Democrazia Cristiana) milletvekili olarak Roma Parlamentosunda yer aldı.
Libya devlet bankasının 1976'da sansasyon yaratarak (1986'ya kadar, % 15 ile) FIAT'a ortak olmasına ve şirketin SSCB'ye yayılmasına karşın, Torino'daki şirket grevlerden ve satış sorunlarından sonra 80'li yılların başında krize girdi. Şirketin tüm alanlarında verimliliği artırmaya yönelik önlemler alarak şirketi 1983'e kadar kârlılık düzeyine döndürdü.
Gelecekteki mali darboğazları karşılayabilmek amacıyla sermayeyi dağıttı ve var olan "Instituto Finanziario Industriale" ve "Finanziaria di Partecipazioni" adlı aile holdinglerine ek olarak "Giovanni Agnelli ve Ortakları" adlı dev holdingi kurdu. Boş zamanlarında tutkulu bir kayakçı olan Agnelli, şirket başkanı olarak böyle yapmakla, uzun yıllar tartışma götürmeyen liderlik pozisyonunu garantiye aldığı gibi, bundan böyle holding hisselerinin yaklaşık % 40'ını elinde tutan ailenin parasal temelini güvence altına almış oldu. Aynı yıl içinde Alfa Romeo şirketini satın alan Agnelli, böylelikle FIAT'ın piyasadaki pozisyonunu genişletti.
Şirket alımları ve üretim girişimleri şayesinde Agnelli personel sayısını % 17'den fazla artırarak toplam kuruluşlarında 270.000 kişiye yükseltti. Toplam kuruluştaki ciro katılım payı yaklaşık olarak % 60'ı bulan otomobil branşını genişletmesi yanı sıra, Juventus Turin futbol kulübü başkanlığını ve mali destekçiliğini de üstlenmiş olan Agnelli, şirketin diğer alanlarını da genişletti. Ailenin çok geniş bir biçimde dallanmış katılım ağı, arasında sayısız teknik ve endüstriyel ürün ve aygıt yapan fabrikaların yanı sıra inşaat şirketleri, nakliyat firmaları ve reklam ajanslarında da ortaklıkları bulunmaktadır. Bunların dışında besin maddesi şirketlerinde (Gervais-Danone), turizm şirketlerinde (Club Mediterranee) ve Alitalia Hava Yollarında ailenin ortaklıkları bulunmakta. La Stampa adlı basın kuruluşunun başkanlığını da yürüten Agnelli 80'li yıllarda FIAT'ın medya sektöründeki varlığını kuvvetlendirdi. Yayınevleri (Bantam, Books, ABD), ayrıca Telemontecarlo televizyon kanalı ailenin varlıkları arasında bulunmaktalar. Uzun yıllar Agnelli'lerin doğum yeri Villâ Pexosa'nın belediye başkanlığını üstlenmiş olan Agnelli, 1991 Haziranında ömür boyu İtalyan Senatosu üyeliğine getirildi. Aynı yıl içinde bir kalp ameliyatı geçiren Agnelli yakında emekliye ayrılacağını bildirdi.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:44 PM   #77
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Yusuf Ziya Öniş
document.title="Yusuf Ziya Öniş (1892 - 1960) - Kim Kimdir? - FORSNET";

1892 yılında İstanbul'da doğan Öniş, Galatasaray ve İsviçre'nin FC Servette takımlarında futbol oynadı.
İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulması için büyük çaba harcayan Öniş, 1923'te Futbol Federasyonu Başkanı oldu. 1950-52 yıllarında Galatasaray'a başkanlık eden Öniş, yöneticilik yaptığı yıllarda "İmparator" adıyla anıldı. Öniş, 1960 yılında yaşama veda etti.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:44 PM   #78
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Bernard Roger Tapie (1943 - .... )

document.title="Bernard Roger Tapie (1943 - .... ) - Kim Kimdir? - FORSNET";

Aniden yükselen Fransız girişimci, ucuza kapattığı ve verimli hale getirerek yüksek kârla sattığı iflas etmiş firmalar sayesinde büyük bir servet kazandı. Olympique Marseille Futbol Kulübü'nün başkanı olan Tapie, büyük umutlar beslediği politik kariyerini birkaç skandaldan sonra unutmak zorunda kaldı.

İspanyol göçmeni bir kalorifer montörünün oğlu olarak Paris'te dünyaya geldi. Çocukluğunu geçirdiği Paris'in banliyösü Le Bourget'de ailesinin kısıtlı bütçesine katkıda bulunmak için okul saatinden sonra, aralarında kömür hamallığı da bulunan rastgele işlerde çalıştı. Tapie, o zamandan beri mesleki başarı sayesinde, parasal ve sosyal yönden sınıf atlamaya kararlıydı. 60'lı yılların başında şarkıcılıkta başarı gösteremeyince, 17 yaşındayken başladığı mühendislik eğitimini Paris'te tamamlayarak 1968'de diploma aldı.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra Tapie, 1969'dan itibaren kendisine çeşitli endüstriyel danışmanlık şirketlerinde bir isim yaptı. 1977'de Duverger kâğıt fabrikasını satın aldığında, henüz 34 yaşındayken firma patronu oldu. Bunu izleyen zamanda iflas etmiş şirketleri satın alıp temelden rasyonelleştirerek ve ardından yüksek kârla satarak bu işin ustası oldu. Bunu yaparken özellikle borçların geri ödenmesi konusunda çok cömert davranan Fransız iflas yasasının uygun kurallarından yararlandı.

36 yaşında kurduğu Groupe Bernard Tapie'nin çatısı altında şirketlerini ve katılımlarını topladı. Başarılı genç girişimci kendisini belirli bir alanda sınırlamadı. Moda sektörü olduğu kadar spor malzemesi üretimi ve duyarlı ölçü aletleri konusu da ilgi alanları içindeydi. Kitle iletişim araçlarından kendisini tanıtmak için geniş ölçüde yararlanmayı bilen becerikli işadamı, BT Communication adlı reklam danışmanlık firmasıyla Fransız TF-1 televizyon kanalına düşük bir hisseyle ortak oldu.

80'li yılların sonunda sahip olduğu şirketler grubunun cirosu yaklaşık 5 milyar frankı bulan spor tutkunu milyoner, önce bisiklet sporuna angaje oldu. 80'li yılların ortasında La vie claire bisiklet yarışlarını düzenledi. Bu isim aynı zamanda Tapie'nin besin maddeleri mağaza zincirine aitti. Tapie bu mağazalarda sattığı, kimyasal madde içermeyen besinlerle, sağlığına düşkün alıcılara hitap ediyordu. Bisiklet yarışları örgütü, 1986'da Tapie tarafından desteklenen Greg Lemond (ABD) ve Bernard Hinault (Fransa) en önemli yarış olan Tour de France'da (Fransa Turu) birinciliği paylaşınca, zirveye ulaştı. Aynı yıl içinde Fransa'nın en popüler futbol kulübü Olympique Marseille'in başkanlığını üstlenen Tapie, TF-1 kanalında bir talkshow başlattı ve Gagner (Kazanmak) adlı otobiyografisini piyasaya sürdü.

Marsilya'da popüler olan aşırı sağcı Jean - Marie Le Pen'in ufukta görülen yükselişini önlemek için, Tapie Bouches-du-Rhone seçim bölgesinden Millet Meclisi seçimlerinde sosyalistlerin adayı oldu. Seçimin ikinci turunda en güçlü rakibi olan (burjuva) Guy Teissier'yi yenerek 1989'da Paris milletvekili oldu. Üç çocuk babası (birinci evliliğinden iki, ikinci evliliğinden bir çocuk) olan Tapie, 1987'de kendi finans şirketini (BT Finances) kurdu ve kendisini bundan böyle giderek spor malzemeleri piyasasına adadı. 1988'de müflis Belçika tenis raketi fabrikası Donnay'ı satın aldı, iki yıl sonra da Adidas'a % 80 hisseyle ortak oldu. Bu katılım payını finanse edebilmek için, aralarında La vie claire ve TF-1 ortaklığı da bulunmak üzere, birkaç şirketini satmak zorunda kaldı. Buna karşın, kapasitesini aştığı için 1993'e kadar Adidas hisselerini elinden çıkarmak zorunda kaldı. 1992'deki Provence-Alpes-C&te d'Azur'un bölgesel başkanı olmak için katıldığı seçimleri kaybetti. Görevi kötüye kullanma ve hesaplarda tahrifat yapma suçlamasıyla dava edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı için, Başbakan Pierre Beregovoy'nın kabinesindeki şehircilik bakanlığından 52 gün sonra ayrılmak zorunda kaldı (1992). 1985'te Toshiba ile yaptığı bir işten 13 milyon frank kara para aldığı iddia edildi. Bu dava kapandıktan kısa bir süre sonra, Avrupa'nın en iyi futbol takımı haline getirmek istediği Olympique Marseille Futbol Kulübü'ne ilişkin bir rüşvet skandalı ortaya çıkarıldı. Ligdeki rakibi Valencia takımının rüşvet suçlaması incelendikten sonra Olympique Marseilles ikinci lige indirildi. Finans cambazı Tapie'nin 1994'ün sonunda bir mahkeme tarafından iflası bildirildi.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:44 PM   #79
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Fernando Torres


Fernando Torres, tam adı Fernando Jose Torres Sanz olup 23 Mart 1984'te İspanya'nın başkenti Madrid'de doğmuştur. Annesinin adı Flori, babasının adı Jose'dir.3 kardeşin en küçüğüdür. Bir kız kardeşi birde erkek kardeşi vardır.

Kariyeri&Başarıları

Futbolla ilk kez, ağabeyinin futbol topuna evde yaptigi vuruşlarla 2 yaşında tanıştığını söyleyebiliriz. 4 yaşına geldiğinde gerçek anlamda futbolla ilgilenmeye basladi. Babası ile Galica kentine bağlı küçük bir kasaba olan Gastrar'da futbol oynamak o zamanlar en keyif aldığı şeydi. 5 yaşında ilk takımı olan Parque 84 ile idmanlara başlayarak gelecekte nasıl bir futbolcu olacağını göstermeye başlamıştı.

Futbola bu kadar ilgi duymasinin sebebi olarak cocuklugunda TV'de yayinlanan Oliver and Benji(Küçük Golcü diğer adıyla Kaptan Tsubasa) adli cizgi filmin büyük önemi oldugunu vurguluyor Fernando. Cizgi filmin konusu ise futbola eglence icin baslayan birkac delikanlinin bu isi daha sonra profesyonel olarak sürdürmesidir. Yani Fernandonun hayati gibi...
Büyükbabası ile küçük yaşında yaptığı futbolla, özellikle Atletico Madrid ile yaptigi sohbetlerle bu ise daha da özen göstermis,daha da ilgisi artmistir.Dedesinin kendisine hediye ettigi Atletico Madrid amblemli ve üzerinde dedesinin isminin yazdigi tabak, onun hayatinda en önemli yeri olan hediyedir.
Bir komsusunun kafesi sponsorlugunda kurulan Mario's Holland isimli klüp Fernando'nun 7 yasinda iken oynadigi ikinci takim olmustur.8 yasinda tasindiklari yine Galicia'ya bagli Estorde'de ilerleyen zamanlarda hayatinda büyük önem tasiyan kiz arkadasi Olalla ve su anda arkadasliklarini sürdürdügü bircok kisiyle tanisti.
9 yasindayken Atletico Madrid'in Kupa Müzesine babasinin bir sürprizi üzerine götürüldü ve orada gördükleri sayesinde futbola daha da bir tutundu ve o müzede kendisi adina birsey görmek istediginden cok calismaya basladi.
Ve 1995 yilinda,yani 11 yasindayken en büyük hayali olan klüp, Atletico Madrid kücük takimina, en genc oyuncu olarak girdi. O zamanlar antrenörlügünü yapan Manolo Rangel'in O'nun icin yaptiklarini unutmuyor, cünkü antrenmanlari bir oyun edas&yacute;yla yaptigi ve eglendirdigi icin futbolu daha da sevmis Fernando.
12 yasindayken Genc B takima secildi, orada oynadigi zorlu maclar ve kendisinden yasca büyük rakiplere karsi daha da hirslaniyor,daha da mücadele ediyordu.Genc B takiminda gecirdigi basarili sezon sonrasinda 13 yasinda Genc A takima secildi.
Manu,Sergio Torres,Molinero gibi oyuncularla Avrupa 16 Yas Alti Futbol Sampiyonasinda sampiyonluk yasadi.
14 yasindayken katildigi Nike Cup'da Real Madird,Barcelona,Juventus,Milan,Manchester United gibi takimlarin arasindan siyrilarak takimi sampiyonluga ulasirken kendisi de turnuvanin gol krali oldu ve ayni sezon yilin en iyi genc oyuncusu ödülünü aldi.
15 yasindayken ilk profesyonel kontratini Atletico Madrid ile imzaladi.
17 yasinda Atletico Madrid As takimina secilerek,profesyonel takimla idmanlara ve La Liga maclarina cikmaya basladi.Atletico Madrid takiminda 6 sezondan beridir La Liga (Ispanya Süper Ligi) 'da mücadele eden Fernando, bu 6 sezonun tam 5 inde takiminin en golcü oyuncusu olmayi basardi
İspanyol oyuncunun peşinde İngiliz devleri Manchester United ve Chelsea bulunmaktadır.Son zamanlarda Atletico madrid'in Antonio Reyes'le ilgilenmesi ve Barcelona'nın Thierry Henry'i renklerine bağlaması nedeniyle boş kalan forvetini doldurmak isteyen Arsenal'de Fernando Torres'in peşine düşmüştür.
İspanya Ligi'nde oynandığı bir maçta pazubandının açılması ve arkasında Liverpool tribünlerinin dilinden düşmeyen 'You Will Never Walk Alone'sözlerinin çıkması üzerine adı sıkça Liverpool'la anılmaya başlamıştır.
2007 yılı transfer döneminde Atletico Madrid'in Torres'in gitmesine izin vermesi üzerine devreye giren ilk takım Liverpool olmuş ancak İspanyol kulübünün başkanı Torres'in bu konuları kendisinin bileceğini ancak takımı güçlendirmeye çalıştıklarını ve kendilerine hiçbir kulüpten teklif gelmediğini söyleyerek çıkan haberleri yalanlamıştır.
Son dönemlerde çıkan haberlere göre Fernando Torres'in gitmesini istemeyen bir grup Atletico Madrid taraftarı çeşitli yürüyüşler yaparak kulüplerini protesto etmişlerdir.

Güncel

Fanatik bir Atletico Madrid taraftarı olan anne ve babası tarafından çok küçük yaşlarda gitmeye başladığı Atletico Madrid'den 2007 yılına kadar ayrılamamış ve 2007 yılında,Luis Garcêa + 27 milyon pound karşılığında Liverpool'a transferi gerçekleşmiştir. İngiltere Premier Ligi'nde gelecek sezon şampiyonluk için güçlü bir kadro kurmak isteyen FC Liverpool, Atletico Madrid'in genç golcüsü Fernando Torres'i renklerine bağlayarak tarihinin en pahalı transferini yaptı.Atletico Madrid'te oynarken bir maç sırasında kaptanlık pazu bantının altında You'll Never Walk Alone yazması dikkatlerden kaçmamıştı. El Nino lakabıyla anılan ve 11 yaşında Atletico Madrid'in altyapısına giren İspanya Milli Takımı'nın golcüsü, Polenezya'daki tatilini kısa keserek Liverpool ile 133 bin dolar haftalık ücret karşılığında anlaşmaya vardı. Torres, anlaşmanın ardından, Teklifi aldıktan sonra kulübümle de görüştüm, fakat son kararı kendim verdim. Zor bir karardı ama benim için çok büyük bir adım. Reddedilmesi zor bir teklifti. Kalbim her zaman Atletico ile birlikte dedi.
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Old 04-14-2008, 08:45 PM   #80
[stop]
Daimi Üye
 
[stop] Kullanıcısının Avatarı
 
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Konum: İstanbul
Mesajlar: 580
Teşekkür Etme: 17
Thanked 16 Times in 16 Posts
Üye No: 46334
İtibar Gücü: 1396
Rep Puanı : 810
Rep Derecesi : [stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold[stop] is a splendid one to behold
Cinsiyet : Erkek
Varsayılan

Roque Santa Cruz


Roque Luis Santa Cruz (d: 16 Ağustos 1981, Asunción) Blackburn Rovers kulübünde forma giyen Paraguaylı bir futbolcudur ve forvet mevkisinde görev yapmaktadır.

Kulüp Kariyeri

Futbol hayatına 9 yaşında Olimpia Asunción genç takımında oynayarak başladı. Birkaç yıl boyunca bu takımda başarılı olan ve her sezon en çok gol atan oyuncu olan Santa Cruz'u 15 yaşında, Olimpia Asunción kulübünün teknik direktörü Luis Cubilla, A takımla antrenmanlara çıkmaya davet etti. İlk profesyonel maçını da 27 Temmuz 1998 tarihinde Olimpia Asunción formasıyla Paraguay 1. Ligi ekiplerinden Cerro Porteño karşısında henüz 16 yaşındayken oynadı.[1] Daha sonra Santa Cruz, bu kulüpte daha çok şans buldu ve Olimpia Asunción ile 1998 ve 1999 yıllarında Paraguay 1. Ligi şampiyonu oldu. Ayrıca bir defa da Paraguay'da Yılın Futbolcusu ödülünü aldı.

Bayern Münih

Paraguay Millî Futbol Takımı'ndaki ve Olimpia Asunción'daki başarılı performansının ardından 1999 yılının ikinci yarısında Bayern Münih ile sözleşme imzaladı. Santa Cruz, Bayern Münih'teki ilk sezonunda 5 gol atmasına rağmen zamanla forvet bölgesindeki rekabet ve geçirdiği sakatlıklar nedeniyle Bayern Münih'te gözden düştü ve taraftarların sevgisini kazanamadı.

Blackburn Rovers

Santa Cruz, 28 Temmuz 2007 tarihinde Blackburn Rovers'ın dört yıllık sözleşme teklifini kabul etti. Blackburn Rovers, ayrıca Bayern Münih kulübüne de futbolcu için £3.5 milyon pound ödedi.[2] 2007-2008 Preimer League sezonunun açılış maçı olan Middlesbrough-Blackburn Rovers maçında sakatlanan Benni McCarthy'nin yerine oyuna giren Santa Cruz, oyuna girer girmez bir gol attı ve hem Rovers'a maçı kazandırdı hem de Blackburn Rovers formasıyla ilk golünü kaydetti. Santa Cruz, 26. yaşını kutladığı günde ve Blackburn Rovers formasıyla 90 dakika oynadığı ilk maçta UEFA Kupası'nda takımına bir gol attı.

Millî Takım Kariyeri

Paraguay 20 Yaş Altı Millî Futbol Takımı

Santa Cruz, 1999 yılında yapılan Dünya 20 Yaş Altı Futbol Şampiyonası'nda isim yaptı. Turnuvada Paraguay 20 Yaş Altı Millî Futbol Takımı adına üç gol atan Santa Cruz, Paraguay Millî Futbol Takımı antrenörlerinin de dikkatini çekti ve henüz 17 yaşında millî takımın Copa América kadrosuna çağrıldı.

Paraguay Millî Futbol Takımı

Santa Cruz, henüz 17 yaşındayken Paraguay formasıyla ilk büyük turnuvası Copa América'da 3 gol attı. Daha sonra millî takımda düzenli olarak forma giymeye başlayan Santa Cruz, 2002 FIFA Dünya Kupası ve 2006 FIFA Dünya Kupası elemelerinde tam 7 gol attı. 2002 FIFA Dünya Kupası'nda attığı golle millî takımının gruplardan 2. Tur'a kalmasını sağladı.
Santa Cruz, 2006 FIFA Dünya Kupası öncesinde dizinden geçirdiği bir sakatlıkla boğuşuyordu. Ama turnuva öncesi sakatlıktan kurtuldu ve millî takımının oynadığı üç maçta da forma giydi. Turnuvada Santa Cruz, gol atamadı ama bir maçta Nelson Cuevas'a 1 asist yaptı ve o maçta Paraguay, Trinidad ve Tobago'yu 2-0 yendi. Her ne kadar o maçta Paraguay, galip gelse de 2006 FIFA Dünya Kupası'nda 2. Tur'a yükselemedi. Santa Cruz, 2007 Copa América'da Kolombiya karşısında üç gol attı ve Paraguay, Kolombiya'yı 5-0 yendi.
__________________
__________________
ne mutlu türküm diyene
[stop] çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
CevaplaCevapla


Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 14 (0 üye ve 14 misafir)
 

Yayınlama Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap gönderemezsiniz
Eklenti ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

Kodlama is Açık
Smilies are Açık
[IMG] code is Açık
HTML code is Kapalı


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 03:25 AM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.