![]() |
![]() |
#71 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kara bulut var git öteye
Bozulmasın şu gönlümün hayali, İnme kara bulut, var git öteye. Başımın üstünde kuzgun misali, Dönme kara bulut, var git öteye. Dertlerimle bırak baş başa beni, Keder defterini açmışken yeni, Bu kollar, bacaklar taşımaz seni, Binme kara bulut, var git öteye. Havalan göklere, bak sen işine, Girme gariplerin hayal, düşüne, Gelir geçer gözlerimin yaşına, Kanma kara bulut, var git öteye. Dert yüklendim nice derdi çoklardan, Sırtımda götürdüm çok sokaklardan, Sakın ha beni de derdi yoklardan, Sanma kara bulut, var git öteye. Ataroğlu’m etti bedenden firar, Daha bir mekânda kılmadı karar, Ataşımdan sana kıvılcım sıçrar, Yanma kara bulut, var git öteye. |
![]() |
![]() |
![]() |
#72 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kınıyorum
Bulutun ağlaması toprağı güldürürken, Bu hikmeti görmeyen gözü de kınıyorum. Dağlar çiçek yollarken çobanın torbasında, Teşekkür göndermeyen düzü de kınıyorum. Her şey sevgi üzere, dünya dönüşü bile, Sevmesini bilmeyen düşer çıkmaz müşküle, Sevdalar saf olmalı, hile girmesin hile, Yürekleri yakmayan közü de kınıyorum. Bir mısrada anlatmak kolay mıdır vatanı? Damla damla sulamış şehidin kutsal kanı, Tarihlere yazdırmış ölümsüzlük destanı, Ay yıldız taşımayan bezi de kınıyorum. Çiftçimizin tarlası, ekin onda saklı, Gelin kızın çeyizi, takımı onda saklı, Anamın ninnileri yakımı onda saklı, Türküleri çalmayan sazı da kınıyorum. Yaradan’ın emrini dinlemeyen, duymayan, Küçüğünü sevmeyen, büyüğünü saymayan, Töresini bilmeyen, geleneğe uymayan, Oğulu kınıyorum, kızı da kınıyorum. Yapılan bir haneyi yıktırmamak gerekir, Hasret ile uzaktan baktırmamak gerekir, Her şeyde karar lâzım, bıktırmamak gerekir, Âşığı uzandıran nazı da kınıyorum. İnsanı insan eden içinde nuru iman, Ataroğlu dikkat et, gaflette hâlin yaman, İnsanlar birbirini küçük gördüğü zaman, Sizi de kınıyorum bizi de kınıyorum. |
![]() |
![]() |
![]() |
#73 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Konyada
Dünyamızın dört ucundan Yollar birleşti Konya da Mevlana’nın çağrısıyla Kullar birleşti Konya da Gelen geldi doldu geçti Hamlar pişti oldu geçti Bülbülleri güldü geçti Güller birleşti Konya da Hoş görüydü onun kastı Hoş görünün yoktur üstü Meramdan Gedavet esti Yeller birleşti Konya da Güney, kuzey, batı, şarkı Kaldırdı aradan farkı Arap, Acem ile Türkü Diller birleşti Konya da Karatay medresesinde İnce minare süsünde Alaaddin tepesinde Eller birleşti Konya da Hak aşkını bulan yandı Testisini dolan yandı Giden yandı gelen yandı Küller birleşti Konya da Bayramlaştı sevinçleşti Günler geçtikçe dinçleşti Zaman kocar O gençleşti Yıllar birleşti Konya da Düşündükçe ince ince Hak sevgisi geldi önce Gönül teli titreyince Haller birleşti Konya da ATAROĞLUM gelmez giden Şems-i Tebriz Konevi den Aşık Şemi, Sururiden Teller birleşti Konya da |
![]() |
![]() |
![]() |
#74 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Köprü ile muabbet
Göksu üstündeki köprüye sordum Dedi ne suskunlar sesliler geçti Oturdum dibine muhabbet kurdum Başı duman gözü puslular geçti Dedim köprü sesli konuş duyayım Ezber edip kıt aklıma koyayım Dedi bir çırpıda nasıl sayayım Dili tatlı kalbi paslılar geçti Para tutmamıştı eli avucu Yaban elindeydi ipinin ucu Kiminin ayakta yoktu pabucu Tepeden tırnağa süslüler geçti Pür neşeyle takla atanı gördüm Kuş tüyü yatakta yatanı gördüm Irmağa göz yaşı katanı gördüm Sırtı keder yüklü yaslılar geçti Karacoğlan geldi sazı omuzda Deli gönül abdal, Elifi nazda Dadaloğlu baş kaldırmış bu yazda Keremlerden evvel Aslılar geçti Ataroğlu epey anlattım sana Salavat köprüsü diyorlar bana Ayaktayım Selçukludan bu yana Başı kalpak, sarık, fesliler geçti |
![]() |
![]() |
![]() |
#75 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Köyümün çiçekleri
Çiçekçiye uğradım girdim bir selâm ile Bakındım iki yana zevkime gitmiyordu İlk bakışta gözlerim kaydı kırmızı güle Aldım burnuma tuttum kokmuyor tütmüyordu Köyümdeki güllerin yerini tutmuyordu Bu ne dedim arkadaş? Dedi deve tabanı Çabuk büyür kol atar boşa vermez çabanı Bizim buralı değil bilir yadı yabanı Hele canım görmedim bağımda bitmiyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu Sıklementmiş, kaktüsmüş bilmediğim isimler Çiçek diye saksıda ağaç olan cisimler Duvarları süslemiş bilmediğim resimler Serçeler uçmuyordu, bülbüller ötmüyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu Menekşeler rengarenk rengi var kokusu yok Papatyalar kocaman nazenin dokusu yok Her şeyi göz önünde okusu fokusu yok Gönlümü okşamıyor tatminde etmiyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu Kardeleni, çiğdemi aradım göremedim Görmeyince oranın zevkine eremedim Lâlenin karanfilin demini süremedim Aşılı çiçeklere doymadım, yetmiyordu Köydeki çiçekleri hiç biri tutmuyordu Seyrettim ama dostlar sol tarafım yanmadı Gözlerim gördü amma gönlüm ise kanmadı Anılar canlanmadı, gözüm buğulanmadı Hiç heyecan duymadım kalbim küt atmıyordu Köyümdeki gülleri hiç mi hiç tutmuyordu Eğer bu çiçek ise çiçek açmalı dedim Etrafına hoş koku yaymalı saçmalı dedim Bal toplayan arılar konmalı uçmalı dedim Ot’a çiçek denmesi kafama yatmıyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu Hani gösterin dedim aşka düşüren var mı Sevdanın ateşiyle yakıp pişiren var mı Yiğit yolunu kesip yolu şaşıran var mı Türkümüze türküler söyleyip katmıyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu Alınıp satılırdı beni tanımazlardı Günaşığı değildi yönü tanımazlardı Güneş görmüyorlardı günü tanımazlardı Elektrik ışığı doğup ta batmıyordu Köydeki çiçeklerin yerini tutmuyordu ATAROĞLUM inlettim sazımın tellerini Yaylamızdan olsaydı anlardım dillerini Unuttu mu sandınız mezarlık güllerini Bizim köyün insanı parayla satmıyordu Köyümdeki gülleri hiç mi hiç tutmuyordu |
![]() |
![]() |
![]() |
#76 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kuyruk
Ta uzaktan görsem seni tanırım, Herkese hâlini bildirdin kuyruk. Ardına durmaktan çok utanırım, Vallahi usandım, yıldırdın kuyruk. Sabahtan kuruldu, akşam dağıldı, Koyun gibi birer birer sağıldı, Nefesi kesildi yere yığıldı, Kaç tane emekli öldürdün kuyruk. Kapılarda çok eskidin, yıllandın, Kullanıldın, kaç kişiyi kullandın, Menfaate cilve, nazla sallandın, Sahibini işe aldırdın kuyruk. Haftamızda yedi günde sen varsın, Koşuyorum, yine önde sen varsın, Alışveriş merkezinde sen varsın, Bütün hayatıma saldırdın kuyruk. Ayın on beşinde, ayın birinde, Ne çabuk dirildin sabah köründe, Postane önünde, banka önünde, Genç iken ömrümü soldurdun kuyruk. Uyuyunca hayal yaptın, düş yaptın, Çoğumuzu bu güreşte tuş yaptın, Cuma günü bir hayırlı iş yaptın, Dışarıda namazı kıldırdın kuyruk. Kimse atamıyor sana kösteği, Aslında yok hiç kimsenin isteği, Kimden aldın sen bu sağlam desteği, Nice başlara baş kaldırdın kuyruk. Kökün sağlam, nerelere bağlandın? Kaç asırdır bizim ile eğlendin, Nereden beslendin, nasıl yağlandın? Biz rağbet ettikçe çıldırdın kuyruk. Bu destanı duyar isen kızarsın, Kendinden uzun bir cevap yazarsın, Yedi göbek torunuma uzarsın, Nasıl olsa yolu buldurdun kuyruk. Ataroğlu’m gemim vurdu karaya, Parmak bastın iyi olmayan yaraya, En sonunda ben de durdum sıraya, Ardında sazımı çaldırdın kuyruk. |
![]() |
![]() |
![]() |
#77 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mazi aynası
Mazi aynasına gözüm takıldı Kırkbeş yılı arıyorum orada Gurbete çıkarken dertli anamı Hasret ile sarıyorum orada Bu aynada her halimi seyrettim Kah bu güne geldim kah geri gittim Kaçan mevsimlerin ardından yettim Yorulmazı yoruyorum orada Seyrettim gurbetten mektup yazdığım Seyrettim dağlarda avda gezdiğim Seyrettim yaylada çiğdem kazdığım Cıngırşıklar kuruyorum orada Oyuncak olsa da yoktu saatim Oyun oynamaktı bütün sanatım Çamurdan araba değnekten atım Daha çocuk duruyorum orada Gurbete yollandım küçük yaşımda Babam öldü kara duman başımda Derslerimi ezberlerim düşümde Zorlu çaba veriyorum orada On dört yaşımdayken tanıştım sazla Saz ile inledim yanık avazla Ağladığım günler gülmekten fazla Tellerime vuruyorum orada Bir yanı yeşillik bir yanı sarı Kazancımdan fazla gördüm zararı Geçiyor ömrümün kışı baharı Yavaş, yavaş eriyorum orada Aynanın içine güneşler doğmuş Aynanın içine yağmurlar yağmış Aynanın içine çocuklar sığmış Adlarını soruyorum orada Ataroğlu’m yanıyorum ateş de Gül bitmişti mazi denen ağaçta Resimlerim benden hep küçük yaşta Akranımı arıyorum orada |
![]() |
![]() |
![]() |
#78 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Miş
Edilen tüm dualar Mutlak Hakka gidermiş Hak yolunda deliren Her gün bayram edermiş Hekimler hekim olsa Sevgiden yüküm olsa Adalet hakim olsa Kurt koyunu güdermiş Bir gönüle dolanlar Yolda yolcu olanlar Gerçek yari bulanlar Malı mülkü nidermiş Ana, ana kuzusu Kader alın yazısı Dost sızısı, sızısı Dost kederi kedermiş ATAROĞLU yorulur Bir mahkeme kurulur İnce ince sorulur Yediğini ödermiş |
![]() |
![]() |
![]() |
#79 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Müjdeler olsun
Ümitsiz olmayın özlenen güneş Doğdu doğmak üzre müjdeler olsun Güneşin ardından beklenen rahmet Yağdı yağmak üzre müjdeler olsun Sade hasret çeken kırmızı gül mü Gül için sevdalı yalnız bülbül mü Gündüzler geceyi adalet zulmü Boğdu boğmak üzre müjdeler olsun Evlada tasaya, elveda vay’a Eriştik zamana gün saya, saya Kaldırdık bayrağın ucun semaya Değdi değmek üzre müjdeler olsun Acı keder dolu baksan dününde Hesaplar görülür mahşer gününde Zalimler, boynunu mazlum önünde Eğdi eğmek üzre müjdeler olsun Tamamıyla bozmadıysa özünü Mutlaka açacak bir gün gözünü Şu gafiller pişmanlıktan dizini Döğdü döğmek üzre müjdeler olsun ATAROĞLUM değişmeli usuller Giden yıldan iyi geldi mahsuller Karşı yamaçlar eski fosiller Ağdı ağmak üzre müjdeler olsun |
![]() |
![]() |
![]() |
#80 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Ne diye yaşıyorsun
.Ey yüce Türk milleti silkin de diril artık Fırlayacak ok gibi yayın da geril artık Dünya seni unuttu ekranda görül artık Hedefini kaybetme nereye koşuyorsun Bayrağı çiğnetirsen ne diye yaşıyorsun. Oynanan oyunlara uyanık kalmak varken Bu oyunu bozmanın yolunu bulmak varken Etrafın düşman dolu tek yumruk olmak varken Kendi kendine kızıp köpürüp taşıyorsun Bayrağı çiğnetirsen ne diye yaşıyorsun. Ay yıldız kolayca mı indi sanırsın kana Gelecek nesillerin emanetidir sana Kalkarsa mezarından dedem tükürür bana Demez mi doğru yürü yolundan şaşıyorsun Bayrağı çiğnetirsen ne diye yaşıyorsun. Bayrağı yere attı böcek düştü ataşa Senin gibi kaç tane yem verildi savaşa Devler elini yakmaz maşa kullanır maşa Sen kendi düşeceğin çukuru eşiyorsun Bayrağı çiğnetirsen ne diye yaşıyorsun. Olanları seyreyle ince ince hesapla Ataroğlu seslendi bir destanla hitapla Tarihinden ibret al aklını başa topla Ayılar ava çıkmış sargıya düşüyorsun Bayrağı çiğnetirsen ne diye yaşıyorsun |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|