PDA

Tam Sürümü Görüntüle : Ahmet Ünal Çam


Sayfa : [1] 2

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:25 AM
-YARIM KALMIŞ Şiirlerim

07-01-2006 şiirlerimden başlangıç
-
Her günüm dünden beter

Bir zalimin elinden
gecem kara, gün kara
Çok muradım var iken,
zehir oldu Ankara

Son kale'me girildi, son duvarım yıkıldı

Ben annemin gönlünde
bir değerli tac idim
Her bişeyim tamdı da
Sevgiye muhtac idim

Alıp beni attılar
gurbet ele, yad ele
Muhtaç ettiler beni
hain ile nanköre

Oy nideyim, nideyim
Düşmana ne diyeyim
Dostlar bırakıp gitti
Kötü günmüş, öleydim.

Parça parça ah yarem
anca halime güldüm
Ne dost kalmış, ne çarem
anladım ki ben öldüm.

Yıkılıp yıkılıp doğruldum
Can evimden vurulup ölmedim ki ben


Eller çare aradı,
el çaremi bilmez ki
Yare 'Bir çare' dedim de
yar çaremi vermez ki
Dertlere düştüm, dert oldum
dertler geçit vermez ki


Kötü günde (yar yar) dost dediklerim
alır başın gider,
koyar dert ile

07-01-2006 şiirlerimden bitiş
-




Şiirler yazdım sana her gece
Şarkılar mırıldandım günlerce
Kar yağarken ısıttı içimi gülüşün
Şarkı oldu ismin dilimde hece hece





Gönül ferman dinlemiyor,
yar geçti ben geçemedim
Dünya güzel dolu, amma
geçilmiyor geçemedim



Vaktim ve duygusal yoğunluğum olduğunda tamamlayacağım şiirlerim
aksi halde böyle kalacak şiirlerim kaybolmasın diye şiirlerimin en çok yer aldığı antoloji.com'a kaydediyorum.

Kendimde dahi basılı halde bulunmayan şiirlerime, bilgisayarımda bir sorun oluştuğunda veya ilerde ölürsem (vb..) şu anda şiire uzak çocuklarımın, ulaşması için en büyük kaynak haline geldi antoloji.com.

KAYBOLMASIN DİYE EKLENEN YARIM ŞİİRLERİM
************************************************** **********
İSTANBUL KOKULU YARİM

Gözlerinde, nemi Haliç'in
Saçlarında, Çamlıca rüzğarı
Habercisi gibi, gönlümde kışın
Hep hüzünlü, yarin bakışları


***
Yağmur yağıyordu çisil çisil
Saçlarında bir kuru karanfil
Sus ağlama artık nolur sus
Gözyaşlarını usulca sil

***
Giderken,
unutma şemsiyeni
Gökyüzü ağlar acılarıma
ıslanırsın

Sonra,
güneş açar
sokaklarda
açar amma
Bir hüzün kalır dudaklarda

Bir şarkı çalar, uzaklarda
bir acı sızlatır içini, ağlarsın



***
Ölüme Gülümsemeyi Öğretmek gerek
Çekilir gibi son fotoğrafım,
gülümseyeceğim
Yanağıma bir buse konmuş gibi
gelsin ölüm,
Son yağmurum,
son fırtınam dinmiş gibi
gelsin ölüm


***
Sevdayla yüklü bulutlar gibi
Yürekleri delen şarkılar gibi
Her köşede çıkan anılar gibi
Sen de unutma, hatırla beni

Bir de bu acıyla koymasan beni
Unutup, hicrana atmasan beni

Dostlar uzaklaştı, yaklaştı dertler
İçimde hep hüzün, içimde hep keder

Son umut durağından almasan beni

Yaşarım, başı dik çınarlar gibi,
Coşar çağlarım pınarlar gibi.

Eski yaramdan yaralar gibi
Son hatıradan da karalar gibi
Ne olur unutma, hatırla beni

***
Kır çiçekleri topladım gönlümden sana
Yüreğimde umutlar, gözümde yaşla
Geldiğimde bir gün, bir gün kapına
Ne bir kez baktın, ne güldün bana


Ah çeker, inilerim
Gün olur, zaman gelir
Geçip giden yıllara Ah! ..
Dertlenirim an gelir

Düşerim dertten dertlere
Yar, gidersen ellere
Biter de tüm baharım
Gönlüme hazan gelir

Hastayım, sanma(m) (yın)
doktor sağlar beni
Kazın mezarım(ı) gayri
Neylesin sağlar beni

Hasretlik yüreğimden dağlar beni
Aldı dağlar benden beni
Gözlerde(ki) yaş olurum
Dertliler de ağlar beni
garipler de ağlar beni
Ezer gönlümü ezer sevda
Gurbete yollar beni

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
-YARIM KALMIŞ Şiirlerim - 2

Yağmur yağıyordu içinde doğaçlama yazılmış ama başka yerlere alınmaış küçük parça şiirler

-O zaman dinle, benim için yazılan bir şiiri okuyayım.
-Heyecanla, merakla bekliyorum.
-Bak şiirlerimi okuduğum arkadaşlarımın, bana yazdığı bir şiirdir bu;

Yıllardır bekleriz de, vazgeçmezsin şiirden,
bize insafın yoksa, bari acı kendine,
bir kaza çıkacak elimizden.



-Ben hüzünlü şiirler dinlemeye bayılırım.

Adımlarımı yavaşlattım, ‘intikamın böylesi’ diye düşündüm. Hüznümü satamasam da, birazını düşmana vermek, iyi fikir. Düşmanım! , yaralarımın sebebi;

-Sen dert nedir bilir misin!
Ya karşılıksız sevda,
Ya yanyanayken hasreti,
Kavuşup, ölmeyi.
Sevip sevilmemeyi.

-Ben her derde giriftar oldum,
Her dert zaten bendedir.
Ben, az zamanda çok yaşadım, çok öldüm.
Gönlüm, elde, ecel bendedir

Şiirime şiirler karşılık vermesi hoşuma gitmişti. Ben içimdeki acılara göre dogaçlama bir şiir uydururken, anında bir şiir okuması, ezberinin güzelliğini gösteriyordu herhalde.

-Yar sever eli,
El bilmez yar kıymeti
Sorsam alimlere, elde mi ki,
Sevilip sevilmesi,.
Dağlar aşsam, bulunur mu
Karşılıksız sevda çaresi

-Leyla olsam, Mecnun’um yok
Derya olsam, Yunus’um yok,
Öyle bir dertteyim ki,
Derdi güzel, devası yok







TASLAK-1
gittin gideli
yok bende huzur
baktığım her yerde
hayalin durur
sorma ne olur(2)
yok bende huzur


TASLAK-2
.....................05-08-2007 12:30
Her gülüşüme bir hüzün takılır
Şimdi kederler koşar gelir toplanır
Ben yandıkça hep uzaktan bakılır
Şimdi hangi dağa yaslansam yıkılır

Ben ettim, ben buldum, herkesi dost bilmekle
Düşman kahkahada, dostler gizli gülmede

TASLAK-3
.....................05-08-2007 12:30
Arttıkça artar kederim
Üstüste geldi her yenilgim
Gülmeyin dost sandıklarım, gülmeyin halime
Bir gece vakti toplarım hüzünleri
Bir gece vakti sessizce giderim

Ne bekleyenim var, be kaldı geride vefa
Kararlıyım bu defa, kararlıyım bu defa
Yanmaktansa her gün elinde bir hayırsızın
İlk sevda ateşinde yakarım kalbimi ansızın

TASLAK-4
Çocuğum
.....................06-08-2007 21:30
Ağlasam da, yıkılsam da kederden
Ümidi kessem de artık kaderden
Sen görünsen son anımda köşeden
Bir gayretle doğrulup yerimden
Silip gözyaşımı,
çıkarıp tozlu tebessümleri maziden
Gülerim…gülerim…gülerim ben

TASLAK-5
(Kaldırım Serçesi lakaplı Edit Piaf’ın etkisiyle)
Kıyısından, köşesinden tanıdın daha hayatımı, ağlama küçüğüm
Senin bildiklerin artık dert bile değil bana, ben onlarla büyüdüm
Sil gözyaşlarını, sil sil ağlama
Anlatsam demek ki, dayanamazsın yaşadıklarıma
Her biri ayrı çile
Görmedim, bir gün bile
En çok sevenler de
Gitti, ben bitince
‘Otur’ demeyeceğim yanıma
Git, duramam, anlatırım sana
Yazık, yazık gözyaşlarına
Dinleme nolur, nolur ağlama
Artık mazime sığmaz çektiklerim
İçki içmedim, ne de içerim
Bitkinliktendir perişan halim
Bir ahbabım yok ki minik serçe
Madem istedin, şimdi anlatır giderim.
Kızma nolur, kaldıkça içimde
Bu acı, bu keder, bu hüzün
Yer bitirir beni, bitirir de
Farkı kalmaz geceyle gündüzün
Hararır hep, yakar içimi de
Tek dostum yalnızlık oldu
Çünkü görmedim bir vefa
En güvendiğim hançer vurdu
Kaçıp durdum, isyanlarla

Güvenememek kimseye
Sarılamamak kimseye
Ve ne zordur bilir misin
‘Dost’ diyememek kimseye
…..

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Bosna Şiirleri) Sessiz Olun Müslümanlar Uyuyor

Bu gün hava açık,
güneş yakıyor
İnsanlar günlük telaşında,
Caddelerden akıyor,
bir o yana,bir bu yana
Bir çocuk gülümseyerek bakıyor! ..
Bosna'da insanlar ölüyor! ..
* * *
Enflasyon aldı başını gidiyor,
doğu yine kan gölü
Meclis tatile çıkıyor! ..
Haberler aynı; '-..kadar kişi öldü.'
İçimde bir ateş,beni yakıyor,
Bosna'da insanlar ölüyor! ..
* * *
Karabağ elden gitti-gidiyor,
Azerbaycan'da iktidar kavgası,
Afganlılar birbirini vuruyor,
Radyolarda 'KASAP' havası...
Müslümanlar hala uyuyor,
Bosna'da insanlar ölüyor! ..

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Bosna Şiirleri) Bosna'da Saklambaç

Çocuklar sağa-sola kaçışıyor
Analar çocuklarını arıyor,
bulmaktan korkarak,
...her taşın altında

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Bosna Şiirleri) Bosnalı Çocuklar - 1

Bosna'da çocuklar
körebe oynuyor,
Çoğu ebe! ..

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Bosna Şiirleri) Bosnalı Çocuklar - 2

Ve..
Hiçbiri körebeyi bilmiyor
Ebeler,
kaçacak sığınak arıyor! ..

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Bosna Şiirleri) Sobe

Bosna'da,kurşunlar çocukları
sırtından 'Sobe'liyor...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Manzum Şiir-1) Dilimdeki şarkılardan silinmeli hüzün

Ya Çankırı’da köyümde olmalı, yüreğim gibi kıraç tepeleri seyre dalmalıyım ya da Ilgaz’da yeşillikler arasında kendimi unutmalıyım.
Beton yığınlarında hapis değil, gökyüzü altında özgür olmalıyım. Baktığımda yıkılmalı gökyüzü üstüme, koşmaca oynamalıyım şekil şekil bulutlarla. Ve akşamları yıldızlarla sohbet etmeliyim sessizce. Şiirler yazmalıyım. Öyküler geçmeli zihnimden yüreğimi yaralaya yaralaya, kimse görmeden ağlamalıyım. Öten böceklerin sesini bastıran türküler söylemeliyim. Ve bütün acılarım unutulabilir olmalı, yürüdüğümde arkamda kalabilmeli. Nur gibi kök salmamalı acılı yüreğimde, her bakışımda yakmamalı içimi, her umudumu yıkmamalı. Kapımı çalma yalnızlık, kapımı çalma hüzün, gidin artık, gidin. Puslu bir hatıra olun geçmişte. Platonik sevdalar veda etmeliyim size. Yanımda Nur ve karşımda umutlar yürüyebilmeliyim. Dilimdeki şarkılardan silinmeli hüzün, müjdeleri olmalı artık bu yaklaşan güzün.
Durmayın kuşlar, kaçın bu siyah gökyüzünden, birazdan yüreğimin ateşiyle tutuşacak her yer, uçun uçun memleketime.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Manzum Şiir-2) Hüzün tekrar kuruldu, gönlümde başköşeye

Bir veda saatidir gelmiş çatmış, düşmüştük sanki karanlığına ayrılıkların, vedaların. Gitmeliydik, Önce ondan bekledim veda sözlerini. Oysa gitmek istememek ve gitmek zorunda olmak. Umutla tutunmak kıyıdaki son kuru dala. Geleceğini bile bile o anın, susarak geciktirmek arzusu. Bakıştığımızda ilk konuşacağımız veda sözleri sanki, bakmamaya çalışıyorum yüzüne, gözlerine.Çok korkuyorum, gideceksin diye. Hadi uzat ellerini, uzatsana…

Kalktı, gidiyordu son ümitlerimi de ezip geçer gibi.

Benim yanımdayken gülmeni o kadar isterim ki, gülüşün bana da olsa, halime, garipliğime de olsa gül. İçimde gülüşünü görmek için fırtınalar estirirken yüreğim, dilim söyleyemiyordu..

-Birkaç defa dönüp baktı, gülümsüyordu.

Sonra yavaşça kayboldu silueti siluetler arasında. Yalnız kaldım kalabalıklar içinde. Hüzün tekrar kuruldu, gönlümde başköşeye. Gidişiyle değişti heryer, oturduğumuz tabure bile o yokken sıradanlaştı. Herşey o varken güzel.

Zerrin Özer’in uzaktan gelen sesi mi bunları düşündürdü bilmem. Sevdiğim bir şarkıyı söylüyordu; “
Her şey seninle güzel yolda yürümek bile,Olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile
Ağlamaktan korkarak uzaklaştım, geride kalan yüreğim, çaresiz koşar gelir peşimden.

Gitti işte gönlümün sultanı, gözümün nuru, gitti. Sabahlar o kadar uzak, saatler o kadar yavaş ki.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:26 AM
(Manzum Şiir-3) İçimdeki şair gözlerimin içine bakıyor.

”. Sanki dikkatli bakınca ismimi görecekmişim gibi aradım kendimi şair isimlerinin arasında... yoktu... Bir burukluk yavaşça girdi koluma. İsyan şiirleri geçerken zihnimde sıra sıra, kendimi buldum bir kitapçıda. Baktım, Yimpaş’ın kitap bölümündeyim. Sonbahar rüzğarları eserken gönlümde, karıştırmaya başlıyorum edebiyat kitaplarını.

Kitap kapaklarında ismim çarpmıyor gözüme, zaten beklemiyordum. Fakat derlenmiş hikayeler içinde görüyorum ismimi, şaşkınlık içinde. Garip duygular doluyor içime; “Aradığım bu değildi ki”. İçimde aynalar kırılıyor, ayaklarım kan içinde,...görüyorum. Bir an içimdeki şair gözlerimin içine bakıyor. Suçlu suçlu kaçırıyorum gözlerimi.

Hikayeyi yazan mıdır, derleyen midir sanatçı? Titrek parmaklarla karıştırıyorum sayfaları.

İçimde bir hüzün, bir burukluk. Oyuncağı alınmış gibi bir kırgınlık. “Hikayemi habersiz aldılar” diye mi? yoksa “kendi kitabımı bastıramadım” diye mi? sebebini arıyorum bu hislerin.

Boynum bükük çıktım kitapçıdan. Kanadı kırık kuşlar gibi, çaresiz bakışlar gözlerimde. Sevdiği terk etmiş, aşıklar gibi ağladı ağlayacak bir düşüklük dudaklarımda, süzüldüm caddelerde.
Bir gemi alabora oluyor içimde. Ne imdat, ne çığlık... sessizce gömülüyorum sulara.
Suçluyum, cezalandırıp duruyorum kendimi düşlerimde. İşte bir idam sehpası. Şiirlerden, hikayelerden bir ip boynumda. Yazdıklarımı habersiz, izinsiz alanlar, aynı anda vuruyor tekmeyi tabureme. Ve ardımdan timsah gözyaşları dökerek, yazdığım şiirleri okuyarak uğurluyorlar beni;
Bütün aşklar yarım şimdi içimde, kavuşmak yarım, şarkılar yarım. Anladım işte niçin bitiremediğimi hikâyelerimi. Her yazdığımdan bir gönül kırıklığı bana kalan.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
(Manzum Şiir-4) Kavuşamamakta mı aşkın sırrı.

yine iç dünyama dalmaya başladım. Orda bekliyordu beni gözleri güzel. Yine, “ekşi alıp, ekşi satarım” bir bakışla yüzünde hüzün. Yanındayken bile gidiverecekmiş gibi, ellerimden uçup kaçıverecek bir yaralı kuş gibi, ne gülüyor doyasıya, ne bırakıyor güleyim. Bir gülümsese yıkılır sanki duvarlar. Fakat o sanki sadece halime gülecek gibi, hayali bile tepeden bakıyor, yaralı gönlüme. Çırpındıkça göğsümdeki ümit kuşu daha da düşüyor karşılıksız aşk uçurumuna.

Acele çıkıyorum evden, ellerimde giysi ve kitap dolu çantalar, yüreğimde heyecan, dizimde titreme. Son platonik aşkımı görmenin stresi ve sevinci iç içe geçmiş, dolanıyor sanki ayağıma. Otobüs ben düşünceler içindeyken geçmiş Kızılay’ı. Ben mi iniyorum otobüsten, başka bir vücut mu dalgın sürükleniyorum peşi sıra. Sürükleniyorum sanki rüzgarlarla daha büyük fırtınaya.
Bir köyü perişan eden ejderhayı görmenin heyecanı gibi, görüp öleceğim sanki Nur’u ve sanki ölürken “Gördüm ya, değdi ölmeye” diyeceğim gibi. Bir miras bırakmak ister gibi, bir daha şansım olmayacakmış gibi sarılıyorum kaleme ellerim. Çantaları koyuyorum kenara, oturuyorum bir duvar kenarına. Aceleyle kaçıyor kalemim kağıdın üzerinde soldan sağa, sonra tekrar... tekrar.İçimdeki şairin mesajını görüyorum kağıtta yavaş yavaş;

Yanında, yanı başında
hasretinle yanarım.

Kalkıp gidiyorum gönlümün sultanına. Yaklaştıkça sokağına gül kokuları, leylak kokuları geliyor sanki. Gülden güzel hayali karşılıyor beni. Hayaline soruyorum, bu bendeki nedir, sana mı sevdam, seni sevmeye mi. Kavuşursam biter mi bu heyecan, bu güzellikler. Aşk acısı mı güzel, kavuşamamakta mı aşkın sırrı. Kirletir mi sevdanın saygınlığını vuslatlar. Ben sana kavuşamamayı mı seviyorum.

Gözlerine umutsuz bakıpta
ağlamayı sevdim

Anlıyorum ki, her şey mümkün olsa ve sevdiğimi söylesem, yıkılacak bu dünya. Beni sevmediğini söylemesi öldürmeyecek beni, bunun ihtimali yetecek o an veda etmeme bu cana.

Dönüyorum son sokağı ve bahçede görüyorum, rüzgarda dans eden saçlarıyla gönlümün her telini titreten ahu gözlüyü.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
(Manzum Şiir-5) Git istersen, bırak beni acılarla, git gönül yollarına bakınsın.

Hayallerimde Nur vardı, rüyamda Nur’u görüyordum. Uyanık mıyım, değil miyim anlayamıyordum. Çünkü hayallerimde de rüyalarımda da erişilmezimdi.

“Yanımdayken bile hasretimdin” diyen şarkıyı şimdi anlıyorum. Uzatsam elimi tutacak gibi ellerimi, yakınsın. Git istersen, bırak beni acılarla, git gönül yollarına bakınsın. Alışmak zor şey varlığına, ne gerçeksin ne de rüya. Baharda kışım, yanağımda gözyaşım, karşılıksız aşkımsın.

Yolcusuz trenler gibi gidiyoruz meçhule. Her istasyonda umut arıyoruz ama gittikçe eksiliyor umudumuz, biz eksiliyoruz. Niçin her şey güzel olmuyor, senin, ince hastalıktan kurtarmanın ümidi büyürken, benim içimde bir şeyler eriyor.

Bir üzgün aşık sessizce ağlıyor içimde. “Ben kahırım, ben acıyım, ben derdim. Gücüm yeter dağlara, deviririm ben, derdim. Dertler uzaktı bana, dert bende şimdi, ben derdim.” Kuşlar geçiyor üstümüzden, gülümsüyor Nur kuşlara, gülümsüyor sonbahara, gülümsüyor bana. Anlıyorum bu gördüklerim hala rüya.
************************
Bitti sonunda rüya, açıyorum gözlerimi sanki karanlıklara. Bana yakın hayali gidiyor Nur’un ve gerçeği, ağlamış gözleriyle hemen yanı başımda. Uyanmak istemiyor gözlerim rüyalardan.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
. Noktalı Sevda .

Sevinç nidalı ünlemler olsun istedim
Hep virgüller olsun istedim sevdamızda
Sen ise nokta

Önce soru işaretleriyle doldurdun
Sonra buldun aradığını; nokta

Sevdamızda ‘hüzün’ oldu uç nokta,
Her sözüm yarım kaldı,
Her sözümün sonunda üç nokta,

Yine de virgüller istedim, virgüller
Sen ısrarla nokta

Ne sevinç, ne ümit nidaları uğramadı sevgimize
Sen korkularıma ekledin ünlemi, her an gidecekmiş gibi

Huzursuz bir Çankırı akşamıydı,
gidiyordun isli bir vagonda
Biriktirdiğim virgüller istasyonda kaldı
Göz bebeklerimizde ise nokta

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
‘Yâr’ diye diye

‘Yâr’ diye diye
20-07-2006 00:05
Ah halden bilmez yâr, gel!
Kenarındayım bir hüznün
Beni bırakma, beni tut.
Yıkılmasın acılarımla yüzün,
Bir kez güldür beni,
sonra, ya sev ya unut.

İçindeyim sılanın,
içimde hâlâ gurbet
Bitmeyecek,
bitmeyecek biliyorum,
sana olan bu hasret.

Kan ağlıyor yüreğim, sevdam kan ağlıyor
dudaklarımda bir acı tebessüm
gözpınarlarımsa damlaya hasret.

Ne gelir yâr, ne dinler halim.
Yaralı gönlüme derdim söyler,
derdim kendim dinlerim.

Ey garip gönlüm! Ey hayırsızım,
bitmez mi derdin,
bitmez mi bu gönül sızım.
‘Yâr’ diye diye,
düşürdün beni uçurumdan,
düşürdün beni yardan,
Ne halden anladın, ne de geçtin yârdan.
Sürdüm şu sefil vucüdu da her diyardan
Anladım ki çarem yine yârdan, yine yârdan.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
‘Yok’u buldum içimde

Bir “üşüdüm” desem
Üstümü örtecek yok
Kırılsam, üzülsem
Gönlümü alacak yok

Yok yokun içinde
‘Yok’u buldum içimde
Öyle bir masal ki bu
Ben yok oldum içinde

Derdimi hiç soran yok
Halimi hiç bilen yok
Dertlensem, ağlasam
Gözüm yaşı silen yok

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
“Nisan Günlükleri” 4 Nisan

08-04-2008 08:20


Baharı çağırmıştım aylardır, işte nisan geldi
Neşe beklerken, aynama gamlı insan geldi
Günlerdir hüzün, günlerdir yağmurlu sokaklar
Ne hüzün bitti, ne durdu yağmur, 4 nisan geldi.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
“Nisan Günlükleri” 6 Nisan

08-04-2008 11:30

Yaş 41, 6-Nisan’dayım, balkondayım
Almışım garip gönlümü, işte karşımdayım
Düşünüyorum da bu akşam,
…her akşam
İçimde artık hep akşam
Gün doğmayacak bu ömürden bıktım,
Cesaretimi toplasam
Kırıp zincirlerimi, yola çıksam
Başka başka ufuklara baksam
Geçmiş sıkarken boğazımı
Köşe köşe toplarken hatıralarımı
Gülemem bu şehirde
Güleceksem başka şehirde,
Öleceksem başka şehirde
… ya da yaşayacaksam

41 bitti bitecek, hala gönül gün görecek
Ah Nisan aldattın beni, ne filiz, ne çiçek.
Hani dert bitmişti de, neşe vardı sırada
Hani hayat dolacaktım bu baharda

Bir sabah eller gibi, gülümseyerek uyansam
Nazar değmesin diye bunu yazmasam
Uzanıp, son kalemi de kırsam
Aynada gözlerimin içine baka son kez
…son kez
Bir tarafta ben ağlasam,
Bir tarafta Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
“Nisan Günlükleri” 7 Nisan

“Nisan Günlükleri” 7 Nisan
08-04-2008 11:50
Bitti 6, geldi 7 Nisan,
Kaçamadım ne bu şehirden
Ne de kendimden.

Yürüdüm, ıslandım, ağladım
Daha bi acıttı yüreğimi,
bitirdi, beni yedi Nisan

Kaç zamandır sürgünüm?
Kaç gönülden sürgünüm?
İki el ile on parmakla
hesaba gelmez miyim?
Bu kadar acı yetmez mi Nisan,
Bu kadar acıyla ölmez miyim?
Beni mi denersin,
“Ne kadar dayanır acıya insan? ”


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:27 AM
“Nisan Günlükleri” 8 Nisan

16-04-2008 10:35


Geçti işte Ocak, Şubat, Mart bile
Sohbetteyiz nisan ile
Erişmek ne mümkün menzile
Yine hüznümdeyim,
yine ah’ımdayım,
yine akşamdayım
yine tenha yollardayım
Üstümde buluttan bir tavan
Yağmur var zaman zaman,
zaman zaman ıslanır saçlarım
....ıslanır bakışlarım
Oysa suskunluktan
kurumuş dudaklarım
Gönül geveze de
Konuşmayalı ne çok olmuş
Halden bilmez insan ile

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
a y N I

Düşmanlarım gülüyor
Hep aynı artık yazdıklarım, diye
Oysa bilmiyorlar ki,
Oysa anlamıyorlar ki,
Bu yarınsız hayat
Gönlümdeki sancı aynı,
Aynı bu keder, bu acı,
Çektiklerim de
Yıllardır yolumu gözleyen ölüm,
İçime doğan karanlık
Ufkuma doğmayan güneş aynı
Aynı, beni boğan ıssız gece...
Değişen aynalar sadece
İçimdeki umutsuzluk
Lime lime eden huzursuzluk
...aynı

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
Acele Sahibinden - 1

Yer darlığından gönlümde
Sahibinden hüzünler, acele

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
Acele Sahibinden - 2

Sahte dostluklar
Tükenmiş umutlar

Vadesi dolmuş
çocukluk düşleri
Kullanılmamış
mutluluk gülüşleri
Ardına bile bakmadan
yarin gidişleri

Kötü hatıralarım
Mahzun bakışlarım
Kurumuş göz yaşlarım
……sessiz isyanlarım

Bitmemiş şiirlerim
Yalnızlığı alnından
Öpüşlerim

yeni boşalmış gönlüm
Kısaca,zayi olmuş ömrüm
Bitmeden bu hüzün dolu gece
…..sahibinden acele

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
Acı Gülüş

Bazen,en hüzünlü anımda
bir gülümseyiş takılır kalır
dudağımın ucunda.

Sonra gelirim kendime
nedenini düşünürüm,
nihayet anlarım
güldüğümü halime...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
Acı Olacak

Bazen,en hüzünlü anımda
bir gülümseyiş takılır kalır
dudağımın ucunda.

Sonra gelirim kendime
nedenini düşünürüm,
nihayet anlarım
güldüğümü halime...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
ACIMA SEN BiLE

-------02-10-2007 12:15

Ne diye doğurdun bu hayırsızı anam
Hayrım yok kendime bile
*******e sığındım, gün toplayamam
Bütün isyanlarım kendime
Acıma artık bana anam, acıma sen bile

Sürdüm kendimi yokuşlara
Arıyorum çocukluğumu, huzuru
Arıyorum her köşede son umudu
Ah anam Ah! ..niye doğurdun bu hayırsızı
Kaybetmişim ki arıyorum kendimi bile

Ne zormuş be anam, dönmek geri hatadan
Ne zormuş, iz bulmak vefadan
Ah! .. anam,
sırtımdan pişmanlıklar
Çıkarsam bir gün karşına
Gözüm görünmese yaştan
Yıkılsam da içimdeki sızıdan
Acıma artık anam, sen bile acıma

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:28 AM
ADI Nurten

ADI NURTEN
- 1 -

Ne çok sevmiştim onu, ne çok.
Fark etmezdi bile beni.
Onun için ha varım, ha yok.

Bense, yüzündeki bir gülüşe hayran.
Ölçülemezdi o varken geçen zaman.

O güldüğünde mevsim bahardı,
Konuştuğunda çöllere yağmur yağardı.

İçimde kopardı fırtınalar, yokluğunda.
Yokluğunda gönlüm bir küçük kayıktı dalgalarda.
Varlığında, sığınırdım sakin limanlara,
Varlığında, bir asude bahar kucak açardı,
Bir kelebek uçardı güllerden
Bir umut kıpırtısı, kurumuş gönlümden
Yavaşça inerdi, pınar başlarına.

- 2 -
Böyleydi sevdam, böyleydi işte.
Onu görürdüm hayalde, düşte
Dudağımda oydu niyaz
Gözleri yeşil, elleri beyaz
Teni nur, Adı Nurten
Ağlattı beni giderken.
Giderken aldı gülüşümü,
Sanki yaşadım ölüşümü


- 3 -
Gönlüm ezilmiş,
İçim dolmuştu artık
Ümit tükenmiş
Bahar solmuştu artık.
Her şey bitmiş,
Al bir duvak, gözlerinde nem
Nurten gelin olmuştu artık.


- 4 -
Uzaktan gördüm, yıllar sonraydı
Başkentin tozlu sokaklarındaydı

Kimse bilmez, bunca yıl sevdiğimi,
… Nurten de
Yıllar gelip geçmiş işte,
Ayrı ayrı, ondan hep uzakta
Neye yarar söylesem de
İki çocuk yanında, biri de kucakta

Bakışlarında yok,
Ne eski heyecan, ne huzur
Bu mudur, canım senden kalan,
bu mudur!






Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:31 AM
Affet Anne.............................................. ...........

Uzaklarda hep seni özledim,
Hep senin şarkını söyledim;
“Gönlü büyük, ….elleri ufak tefekti
Bütün anneler gibi, O bir melekti
Güldümü güller açar, bahar gelirdi
Bütün anneler gibi, o bir melekti.”

“Ağlamaz ardımdan ne dost, ne yar,
ağlarsa anam ağlar
Yolum uzak, takatim az,
Yol verin dağlar
Bu hasretlik gayri yakar,
yakar da yüreğim dağlar”
Diyerek aştım yüce dağları, geldim,
…affet anne

Nice geçici sevdaya kapıldım, …gittim
O güzel günleri, sildim, gittim
Her türlü hatayı yaptım da, işte geldim
Ne olur kızma da, affet anne

Hep yanlışı seçmişim, hata dolu geçmişim
Yanıyor bak içim, kızma nolur, affet anne!
Sana verdim hep zahmet, bilmedim kadir, kıymet
Nolur beni affet, ….affet anne

İçim dışım kördüğüm, karardı bak gecem, günüm
İnan ki çok üzgünüm, ‘Yavrum’ de, affet anne

Sıkı sıkı sarıl bana, masallar anlatsana
İnan muhtacım buna, büyümemişim ki daha
Yalan dünyaya kandım, altın kalbini kırdım
Ben aldandım, kendim yandım, affet, affet anne

Sensiz geçen her günüm, karadan da karaymış
Anladım, en büyük yara, gönüldeki yaraymış
Dedim, “Yaram anca iyi olur, anam saraymış”,
Senin olduğun yer bana saraymış, affet anne.

Sensiz herşey hayal, herşey yalan, hiçmiş
Birşeye değişilmez, anne kıymeti ölçülmezmiş,
Yaşadıkça aldım dersi, annedenmiş gerçek sevgi
Ben pişmanım, yeter ki; sarılıp affet anne

Sensiz aradım da, bir nebzecik huzuru
bulamadım, bulunmazmış annem
Sen affeyle bu büyümeyen bu çocuğu
‘Yaramaz’ de yine, …yine affet annem


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:31 AM
Ağlamak varmış Ankara'da

İçimde kanar eski yaralar
Göz kırpar eski sevdalar
'Eski' gibi herşey ama
Biriktikçe içimde acılar
Yenilenir gözümde yaşlar.

Birikmiş özlemler dudaklarımda
Hüzünlü bir yağmurdan sonra
Doya doya, kana kana
Ağlamak varmış Ankara'da

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:31 AM
Ağlarım Ben

Garib bir gasvet basar da
Beni benden alır ya
Kalırım tek başıma
Ağlarım ben bahtıma

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:31 AM
Ah ulan, Ah!

.............................. 02-Mart-2007 15:50
İçimde bir ses var,
yine çığlık çığlığa acılar
uzak durun,
toplanır gelirler şimdi
şiir olurlar

Ah ulan, Ah!
kaçıp gitmek vardı
Kaçıp gitmek, bu diyardan
Geride bırakıp şiirleri
Ulaşılmazlarda bırakıp yitik ümitleri
Kaçmak, tüm acılardan
tüm vefasızlardan


Ne anlayan var halden,
ne de anlarım kendimden
Yalnızlığın tüm köşegenlerinden
teğet geçmek vardı

Ben gidince buralardan
Ardımda kalır bir ses,
(ki, içinde biraz da sevinç)
gizliden veya açıktan;
'Bir garip şair vardı! '

Ah ulan Ah!
Gitmeyi beceremem,
ölmeyi beceremem
Unuttum tüm kötü sözleri
Küfretmek vardı namussuzlara,
Namluların üstüne,
ölümüne yürümek vardı

Ah ulan Ah!
Açıp bağrımı rüzğara karşı
bağırmak vardı, bağırmak
sonra dinlemek uçurumdan
İzlemek vardı dünyayı
bulunmayan mezarından


Ne yaşamayı becerdim ne ölmeyi,
Şafaklarda söndürüp tüm mumları,
Kapayıp ziyaretçisiz, gönül konağımı
Ardımda bırakıp gözyaşlarımı
Ah ulan Ah! ..
Kaçıp gitmek vardı

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:31 AM
Ah! ve Rengi

Dolaşır sokak sokak bir bedbaht
Bir aşık ağlar, yükselir bir ah!
Ve rengi yalnızlığa karışır

Tenhada bir şiir yanar,
Bir şair hüzünlü bakar.
Çeker gider gizlere
Gözleri gelir aklıma kâh,
..ve rengi
kaybolsam umutsuzluklarda
o gözler pusulam,
o gözler hedefte nirengi
o gözler kahverengi

Akşam olmalı,
bir bahar rüzgârı çarpmalı yüzüme
ve bir kahve elimde
İçerken acısını renginden anlamalıyım
Ne kadar koyuysa kahve rengi
Her yudumda odam hüzne karargâh,
Ve rengi değişir, kararır

Yavaş yavaş
Bir melankoli beni alır,
Tüm sevdalara yüreğim olur dergâh,
Ve rengi kızarır

Bir yetim ağlar uzaklarda,
Bir zalim güler,
Kadeh kadeh günah
ve rengi geceye karışır

Sonra,
Yare söylen(e) memiş sözleri(mi)
Yıldızlara bir bir dize dize
şiir şiir, dize dize
ağlarım,
Belki gece biter,
gün de doğar sabah
Ve rengi güneşlenir

Unutturur eski acıyı yenisi
Düzelmez dengesi ruhun
Her aşkta eski hüzün
Her aşkta yeni güzergâh,
Ve rengi değişir umudun




Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Akşamüstü Kızılayda

Kalabalık akıyor,o yandan o yana
Aklım sana gidip gidip geliyor.
Anlamıyor insanlar beni,anlamıyor.
Çalıyor bir kaset,ortalıkta gürültü
Senden gayrısını kulaklarım duymuyor,
gözlerim görmüyor.
Saatler beş'i vuruyor Kızılayda
Sensiz bir akşam daha yaklaşıyor,
geliyor pervasızca üstüme.
Ne dizlerimde derman,
Ne içimde umut kalmış,
kıpırdamıyorum bile.
Karanfil sokağı telaşlı,
Kalabalık akıyor o yandan o yana.
* * *
Gözlerim,seni görmüş bir renkte,
Ben sendeyim,ya da sen bende
Karanfil sokağı yok,
İnsanlar yok,
Kasetçiden gelen ses yok,
Zaman-mekan kaybolmuş,
Sen ve ben varız;
Bir şeyler fısıldıyorsun kulağıma,
Anlamıyorum,dinlemiyorum,
Dalmışım güzelliğine.
Sesin sadece bir nağme,
sözcükler önemsiz.
Konuşuyor,gülümsüyorsun,
ellerini uzatıyorsun,
ellerimi uzatıyorum...
...ellerim boşlukta kalıyor.
Gülüşler,garip bakışlar üstümde
dönüyorum gerçeğe;
sen yoksun! ..sen yoksun! ..
Utanarak indiriyorum ellerimi.
Gülümseyişin uzaklaşan bir kızda
kalıyor.
Saatler durmuyor
akşamın altısındayım Kızılayda.
Bir daha,bir daha uyanıyorum
...sensizliğe.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Alacağını alır zaman

Nedir bu ah! , bu ne figan!
Alacağını alır zaman
Önce şakaklarda aklar başlar
Sonra çekilir dizde derman

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Alır Götürür

Bu yollar
alır götürür, seni benden
Şarkılar
alır götürür, beni benden
Kahırlar
alır götürür, canı tenden

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Alıştım

Her yıkılışımda yeniden
doğrulmaya çalıştım
Acılarla birlikte
yaşamaya alıştım.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Aman Yar Neyler

Gözüm Nur’u, çıkmış da, seyran eyler
Baksa, aşkla yanan gönlüme derman eyler

“Ol bi ilaç” derken derdime,
Acımaz da halime, “Aşkımla yan” diye ferman eyler

Sıkıntılı anımda, olsa yanımda
Güldürür günü-güneşi, en güzel zaman eyler

Dostum az, düşmanım çok iken
Düştüğüm darımda, tutar da “aman” eyler

Çıkarıp beni umut dağına, sonra bırakır
Umulmadık anda halim yaman eyler


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Ankara'da, Denizlerin içindeyim 03-03-2006 16:45

Gemiler geçip, gidiyor
dalgaları yara yara...
görüyor musun?

Ve koca dalgalarda bir gemi
çırpınıyor
görüyor musun?

Hep iş, hep güç
kaldır başını artık
fırtınalar kopuyor içimde.

Allah aşkına söyle...
Ben senin gözlerinde boğulurken,
sen de benim gözlerimde...
gözlerimin ta içinde
denizi görüyor musun?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Anlar mısın? .............................(Şarkı-Türkü biçimi)

Gökyüzünde parlayan yıldız,
Derdim desem anlar mısın?
Kalbim O'nun için yanar,
'Yanar'desem anlar mısın?

Yoksa sen de benim gibi
Bir hayırsız yar elinden
Gece-gündüz ağlar mısın?

Neye baksam,karşımda 'O'
Ekmeğimde Aşımda 'O'
Dertli, garip başımda 'O'
'Sevdim'desem anlar mısın?

Yoksa sen de benim gibi
Bir hayırsız yar elinden
Gece-gündüz ağlar mısın?

Gündüzlerim, gece oldu,
Gülen yüzüm, yaşla doldu,
Görmeyeli aylar oldu,
Hasretimi anlar mısın?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Aralık Bırak Kapıyı

Kusura bakma, anlayamadım
“Merhaba” demek için uğradığını.
Bitireceksin sandım, yalnızlığımı…
Giderken, dönecekmiş gibi
aralık bırak kapıyı.

Gözlerini mi bıraktın duvarlarımda
Ve sıcacık ellerini avuçlarımda.
Bu kışı çıkaracak kadar,
Biraz da ümit bırak ne olur.
Hele, bahara kadar çarparsa kalbim
Gelir kapısına, yeni hüzünler, yeni sevdalar
Gizlenip, umutların ardında

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:32 AM
Arama

Beni, yoklugunda arama
Ben, seninle var oluyorum
yoklugunda; deli-divane
zamansız hiçliklerdeyim

Kendimi kaybediyorum
Adressiz odalarda
Caddelerde buluyorum.
Henüz 'Ben' olamadan
'Sen' oluyorum,
'Ben'i arıyorum
Aynalara bakıyorum
Yalnızlık sırıtıyor
Takma dişleriyle

Yalnızlık;
'Ben sen değilim' diyor
Kimliğini çıkarıyor
...ağlaşan insanlar dökülüyor
Zor kapattığı cüzdanından
gözyaşları süzülüyor
'Ama sen bendesin' diyor
süzülen güzyaşları arasında
hemen tanıyorum kendi acılarımı
sesimi duyuyorum; imdat isteyen
Atılıp kurtarmak istiyorum
Ayna kırılıyor...
Yalnızlık darmadağın
Elim kanıyor

Bir ses beni uyarıyor
sensizlikten sensizliğe
Bakıyorum gerçekten yoksun!
Ses yine usulca bağırıyor
'Hayat devam ediyor! ..
Saat akşamın beşi! ..'
Yemek saati
Sofrayı hazırlıyorum, uyurgezer
Mutfak bana yardım ediyor.
Senin için de çatal-kaşık koyuyorum
'Baba' diyor, yavrumuz; 'Ben de geleyim mi? '
Boşluğa bakıyorum, gülümsüyorum;
'Acele etme yavrum, henüz yoksun! '
Duvarda bir çocuk ağlıyor...
Yokluğun acı veriyor
Lokmalar yine boğazımda
vagon vagon...

Çatalını kırıyorum
Ümidimi kesiyorum
Sevinme;
tıbben yaşıyorum...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Ardından

Dağları yıkacak gücüm vardı
...elim kolum kalkmıyor.
Haykırınca titretecek sesim vardı
...sesimi kulaklarım duymuyor.
Kahkahamdan durulmazdı
...gözyaşlarım durmuyor.
Yıktı beni hasretin
...bil bende öldüm;
kapanırken gözlerin.

'Aşk' derdine düştüm, beteri varmış
Seni sevmekten beteri, sensiz kalmakmış

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Artık ağlatamazsın beni

Her gün, bir yanımla güçlendim.
Alıştım acıya
Vur daha, daha vur daha…
Çıkmasam da sabaha
ağlamamayı öğrendim.
Uzanmak isterken
ellerim ellerine
direndim
kendim kendime
direndim
yanan yüreğime
Durdum, yanında
başım dik, tavizsizce
Yalnızken indi,
yağmurlar gözlerime
El yanında gülümsedim,
içim kan ağlarken
Yenileri eklenirken derdime
El yanında gülümsedim,
Yenileri eklenirken hüznüme.

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Artık beni kimse tanımaz

……………………07-08-2007 19:30

Artık beni kimse tanımaz oldu
Soldu çiçeklerim, soldu bağlarım
Gözlerip kuruyup, yediden doldu
Maziye dalıp dalıp ağlarım

Gönlümü virane hana döndürdüm
Kanatsız çırpınan kuşa döndürdüm
Herşeyi yeniden başa döndürdüm
Yıkıldı, yıkılmaz nice dağlarım

Varım-yoğum hep, ‘hiç’ oldu gitti
Sevmek-sevilmek güç oldu gitti
Mutluluk artık düş oldu gitti
Düştüm, perişanım, şimdi harabım.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşık

Çiçek suladım, yağmurlu havada,
Çaya tuz ektim, aşa şeker koydum,
Palto giydim, güneş beni yakarken.
Hay Allah! . ben yine mi aşık oldum?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Âşık SAKAR

ÂŞIK SAKAR
Bağa girdim üzüme
Çubuk değdi gözüme
Çağırdım da gelmedi
Darıldın da gelmedi
Darıldım sevdiğime

Çankırı yolları buz,
Gel beraber gezelim.
Tut ellerimden kız
Sonra kayar düşerim

Bir taş attım havaya
Düştü birinin kafaya
Niyetim yoktu valla!
Kafa-göz yarmaya

Karlı dağları aştım
Buzlu yolları geçtim
Aman yarim yandan geç
Ortada ben de düştüm.

Duydum yarim geliyor
Yollarına çiçek serdim
Alerjisi var imiş
Ah! ben nerden bileydim.


Bir beyaz atla
‘Gel’ demiştin ya bana
At buldum, ben de şaştım.
Ne çare sevdiceğim
At tepti, ben de kaçtım.

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşık Xp Der ki; Windows'um Gitti

Dosyaları düzeltip ZIP’layamadım
Hepsi de RAR oldu gitti
Programların DEMOsu bitti
İllegal kullandım, kâr oldu gitti

İnternet saygı göstermiyor dilime
Polisler neylesin bu halime
Web’den mail attım da köyüme
Virüsleri alıp içine de gitti

Web masterlar izin vermez geçeyim
Login olup, mp3’ler seçeyim.
Zor geldi Q klavye bana
Bırakın ben de F’ye geçeyim.

Anket yapmış, sormuşlar Aşkı
Ben aşığım,tercihim de ‘A’ şıkkı
Neyleyim cahil ile meşki
3 yanlış 1 dogru götürdü gitti

Şiirler yazdım notepad, word ile
Gönderdim yahoo,hot maile
Üç gün oldu bakamadım nafile
İnternet sorunlu, bağlantım gitti

Düzelir mi şimdi bu sistem,
Düğmeye bassam, reset etsem
Ah. Ekranda bir ipucu görsem
“Bip” demeden, windows’um gitti

uzmanlar geçsin, kalksın acemi
kursun yeniden, kursun sistemi
“Söyledim de bir amire derdimi,
“Ben anlamam” dedi de gitti.


Aşık Xp garip, derdin söyler
“Aman bana bir çare beyler”
Feda olsun size tüm Cd’ler
Hard diskte şiirler kayboldu gitti.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşık; ‘ Borçlu’ / Ahmet Ünal ÇAM

----------09-Kasım-2006 09:00
Bakkal-kasap borcu
Birikti, aştı burcu
Kuru-pilav yetmese de
Alamadım ki turşu

Oy nidem, nidem, nideyim
Taksitlere böleyim
Yakama yapışana
Önce borcun ödeyim.

Halimi bilen gülmüyor
Borç veren halden bilmiyor
İyi gün dostlarım nerde
Eş-dost kapım çalmıyor

Gömleğin cebi yırtık,
Pabucun biri delik,
Karardı günüm-gecem
Lambanın üçü kırık

Derdim desem valiye,
Gidip söyler deliye.
Halden anlayan olsa,
Demeden Aliye-Veliye

Çıplak başımda buz-kar
Sobada, bir soğuk rüzgar
Mutfak boş, tam-takır
İki öğün yemesem kâr

İlacı alınamamış reçete,
Az kullanılmış peçete.
Ne varsa satsam mı?
Yoksa kaçsam mı yiğitçe?

Ahmet Ünal ÇAM






Not: Lütfen şiir ve öykülerimi arkadaşlarınızla paylaşırken ismimi silmeyiniz.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşık; Maşuk.................Ahmet Ünal ÇAM 26-10-2006 16:00

Gözlerin parıl parıl
Lens mi takıyon yoksam
Başkasına bakma hiç
Ortalıkta ben varsam

………. Öyle güzel baktın kız
………. yanıyom, yanıyom, yaktın kız
………. Sen yüzüme gülünce,
………. hülyalara dalıyom kız
………. Her kapı çalışında
………. seni geldi sanıyom kız

Yenice köyden aşağı
indim, sürdüm eşeği
Onca şiir yazdım da
dönemedim köşeyi

………. Öyle güzel baktın kız
………. yanıyom, yanıyom, yaktın kız
………. Sen yüzüme gülünce,
………. hülyalara dalıyom kız
………. Her kapı çalışında
………. seni geldi sanıyom kız

Nakarat; estarabin
200 bin, 300 bin
“Eğer paran yok ise
Taksiyi bırak, eşeğe bin”

………. Öyle güzel baktın kız
………. yanıyom, yanıyom, yaktın kız
………. Sen yüzüme gülünce,
………. hülyalara dalıyom kız
………. Her kapı çalışında
………. seni geldi sanıyom kız

Denizleri aştım da
dereyi aşamadım
Çok uzakta kaldı da
yare ulaşamadım

………. Öyle güzel baktın kız
………. yanıyom, yanıyom, yaktın kız
………. Sen yüzüme gülünce,
………. hülyalara dalıyom kız
………. Her kapı çalışında
………. seni geldi sanıyom kız

Rakamları neym biliyon
Bakıp halime, gülüyon
Borç para isteyince
Usul usul gidiyon

………. Öyle güzel baktın kız
………. yanıyom, yanıyom, yaktın kız
………. Sen yüzüme gülünce,
………. hülyalara dalıyom kız
………. Her kapı çalışında
………. seni geldi sanıyom kız






Şiir yazma+ekleme: -26-10-2006 16:00 + 30-102006 08:00


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşina ölüm haberleri

………….07-08-2007 18:30

Artar aşina ölüm haberleri
Çoğaldı gittiğim cenazeler
Farkediyorum ki şaşkın yüzleri
“Hâlâ yaşıyor musun! ” der gibiler

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:33 AM
Aşk İçin Dua

Allahım! ..sen bilirsin
Bana ya sabır ver,
ya da onu.
Olmuyor ki başka türlü
bu aşkın sonu.

NOT:'Allah sabır verdi.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:34 AM
Attın Başımı Sevdalara

Bir bahar günü
attın başımı sevdalara
çekip gittin
erişilmez yollara

Koştum peşinden,
Çıkmaz sokaklar
kesti yolumu.
Döneyim dedim
aşılmaz duvar ördü yüreğim.

Çaresizliğin sınırlarındayım
hayalin yol gösteriyor
yolların sonu uçurum
Tam 'kurtuldum' derken
tekrar tekrar düşüyorum
...sevdana

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:34 AM
Ay buluta dolandı yar

Gün bitti, gece oldu
Ay buluta dolandı yar
Gelecektin, sözün noldu
Demek sözün yalandı yar

Yaktın yar, bağrım yara
Sen düşürdün beni dara
Karardıkça daha kara
Oldu bahtım, bahtım kara

*******e gücüm yetmez
Gayri benim derdim bitmez
Sandın mı ki beni ölmez
Ölüm başta zaten gitmez

Hayırsızım, ince sızım
Gelmedin ah vefasızım,
Sensiz zaten cansızım
Vur ki ölem, insafsızım

Gün bitti, gece oldu
Ay buluta dolandı yar
Gelecektin, sözün noldu
Demek sözün yalandı yar

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:34 AM
Ay sorabilir

Sessizce dur,
Konuşma, dinle geceyi
Her an bir yıldız kayabilir

Ve ay sorabilir
bir bilmeceyi; “Sevda nedir?

İçinde bir kıpırtı varsa, düşünürken beni,
Ya da çirkinliğim acıtmıyorsa yüreğini
Aşıp aynalardan, kurulmuş tezgahlardan
Sevebilirsin beni

Ve ay sorabilir
bir bilmeceyi; “Güzellik nedir? ”

Uzaktan baktığında bir güzel yüze
Bir titremeyle yanarsa için
Sonra gün gelip eriştiğinde
göremezsen şefkati, merhameti
…odur çirkin

Ve bir yüzü çirkin,
kaldırırsa düştüğün yerden seni,
Kendi açken, uzatırsa bir tutam ekmeğini
Anlarsın ki güzeldir.

Ve ay sorabilir
bir bilmeceyi “Hayat nedir? ”
Kimi için yemek,içmek,
kimi için huzur
Bir gün anlarsın ki,
Gülen insanlar görebilmektir

Ve ay sorabilir,
bir bilmeceyi
“cimri nedir, cömert nedir? ”
İnsana sevgi vermeyen cimridir
Cömertlik ise
Saklayıp derdini, huzur vermektir,

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:34 AM
Aynalarda yok ki vefa

Aynalarda yok ki vefa
Kar yağmış her umuduma
Saçlarıma doluşurken
Sanki aklar sordu bana

Yollarım hep doldu diken,
Düşmanlarım güldü erken.
Boşa geçip gider iken
Sanki yıllar sordu bana

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:34 AM
Azabımı bekler baykuşlar / Ahmet Ünal ÇAM

Sen gidiyordun
içimden alıp beni
söker gibi
yerinden kalbimi
gidiyordun.

Zaten unutmuştum
kendimi
al git
benden beni

Ama ne olur
umut bırak ki geri
Zümrüdü anka gibi
yakıp kendimi acınla
doğayım tekrar tekrar,
…tekrar aşkınla

Herşeyi unut
unut zulumlerini
ama beni unutma

benden söktüğün
her parça
hatıra hatıra
asılsın her bir
mazi pencerene

Mezarım asude,
Mezarım bile yalnız,
Mezarım bile sessiz,
Ne güvercinler, ne serçeler
Baykuşlar gelir bazı *******.

Dinleyiver istersen
dinginliği
rüzğar sesini
dökülürken yapraklar
toprağıma
Ve… dökülürse
mezarım başında
gözün yaşları
Dinle sevdiğim
şarkımı söyleyen baykuşları

Dökülsün dilinden
pişmanlık dolu heceler
Senin de yaksın ruhunu
Kimsesiz akşamlar, *******
Beklerken mezarımda
azabımı baykuşlar


------------
Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
B E L K i ............................05-03-2007 03:00

BELKİ 05-03-2007 03:00
Gün gelip kavuşmak sevdiğine,
…belki

Mehtaba birlikte bakmak,
Ellerimizde çocuklarımızın elleri,
Yürümek, neşeli şarkılar dilimizde
…belki

Anlamak insanları,
…anlaşılmak
Sevmek insanları,
…sevilmek
Irklardan üstün bir sevgiyle
Seviyorum Türkü, Kürdü
Yaradandan ötürü

Belki… belki… herşey belki…
Akan kanım durulursa belki…
Kapanırsa yaralarım belki…
Ay ışığında kaçan katiller
Döner de geri
Sararsa yaralarımı
…belki

Biri geçer az sonra, duyar iniltimi
…belki

Belki son kurşundur bu insana,
Belki ben son maktul,
Belki sevmek suç değildir artık insanları
Seviyorum,Boşnak,Sırp, Azeri, Ermeni
Ellerinde kan olmasın yeter ki

Şafak söküyor, ne gelen var, ne dönen geri
Ellerim sogudu, kanım bitti
Oysa yeni gün, yeni şeyler getirecekti
Ben Türküm, Sunni
Yaşasaydım belki çok ırakta şiilerde sevecekti beni
…belki
Belki bir Kürt ağlayacaktı bir dizeme
Belki bir şiirimi besteleyecekti Ermeni
…belki

Bitecek bu hayat denen talaş da
Az sonra öleceğim,
Kapanacak gözlerim yavaşça
Kim bıçakladıysa beni,
Kim kurşun sıktıysa karanlıkta
Yarın gazeteden okuyacak,
…üzülmüş gibi yapacak belki
Belki kan isteyenlere
bahane olacak kanım,
Oysa ben barış için yaşamıştım,
Ölümüm de barış için olmalıydı.

Dursun bu kan, son olsun benim ki nolur
Dolaşsın barış şiirleri toprağımı karış karış
Söyleyin, ben göremesem de
Barış gelir mi ülkeme, barış?
…belki



Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bahar ne istersin benden

Bahar ne istersin benden,
Ölüyorum kederimden.
Kuşların başka pencerelerde ötsün,
Çiçeklerin açsın başka bahçelerde
Rüzğarın aşk şarkıları taşısın, şen gönüllere
Değme bahar bana değme,
Vurgunuyum bir hayırsızın
Hastasıyım bir vefasızın
Ne gecem belli, ne gündüz
Teselliler hükümsüz
Fayda etmez şarkılar bana,
Bir gülüşü serilse ufkuma,
Bir umut verse bahtıma …yeter.
Yeter bahar, yeter başka kapıya.
Daha ne istersin benden,
Ölüyorum kederimden
Git başka gönüllerde eyle sefa,
Dert bende, dertler ben de
Dağ-tepe arıyorum deva.




Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bahar Sana Kış Bana

Benim için üzülme
Zor olacaktı zaten
Mutluluk şiirleri yazmak
Alışmadığım şeydi gülmek,
sevdiğimle olmak.
Ben yine yazarım
hüzün şiirlerini
Süslerim gözyaşım ile
Gülmek istersem,
düşlerim yeter bana
Bana yeter hayallerim
Uzanma bana
Gerçek gülüşler sana
Sana umutlar,
mutluluklar sana.
Sana yaz, sana bahar
rengarenk çiçekler
Bana yalnızlık, kış, kar
ve sahte gülüşler...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Baharda Ayrılık

Hava güzel, çiçekler güzel
Herkes şen, gülüp oynuyor
Ölmek için..
Yanlış zaman seçtin,
Ey !.. ümidim...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bakamadım Gözlerine

Bakamadım Gözlerine
Mazi kapısına bıraktım.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bakışlarda Veda

Gülümseyişin müjdesi sandım baharın
Umutlandım, mutluluğa hazırlandım.
Sözlerin oldu başlangıcı
Gönlümdeki depremin, fırtınanın.
Yepyeni binalar yıkıldı
Tüm güzelliklerin yerinde enkaz.
Bahar geliyor, derken yine kış
Bahardan geçtim gelmiyor yaz,
Ve, gözlerinde hayırsız bakış.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Baktı da geçti

Aha şuram, sol böğrüm
yanıyor bazı
Nesini söyleyim doktorum
yürekte bir sızı
geldi de geçti

Her dert anlatılmaz ya
bir ahu gönlümü
yaktı da geçti.
Vurdu, yaraladı da
dönüp şöyle bir
baktı da geçti

Denmeyle dert bitmiyor doktorum
içimde volkanlar kaynıyor da
“yandım! ” denmiyor doktorum.
Koca ömrü tükettim de
sanki bir yel
esti de geçti.

Boş ver beni, sen de arama
sürme melhemin bağrıma
ilaç kar etmez yarama
gönlüme bir hançer
değdi de geçti...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bana ait herşeyi yaktın mı

08-07-2007 20:15
Bana ait herşeyi yaktın mı
Sevdamı maziye bıraktın mı
Yangın benim içimde
Hep yaktın bir biçimde
Sanma bu garip aşık unutur
Giderken küllerim peşin sıra savrulur

Doğru söyle, bir mendil sallayışıyla
Beni kalbinden sildin mi
Yoksa içinde bir gamla
Son pişmanlıkla, son heyacanla
Giderken bir kez dönüp baktın mı
Son trenle, son umudumla giderken,
Son mendiller sallanırken,
İstasyonda, sensiz aşığını gördünmü

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bana ayrılan sürenin sonuna geldim hayatta

Artık katlanamıyorum solmasına
Bahçemde gülümün
Artık bakamıyorum acısına
Aynada bakan yüzümün
40 yıllık süresi bitti
Bir acı kahvesin daha içtim ömrümün,
Ne desem, ne istesem boş,
…Yaşadım …
kimi gün acı, kimi gün hoş
Yalan olur, hep ağladım desem
Gülümsedim de,
Halime çok güldüm hatta
Bana ayrılan sürenin
sonuna geldim hayatta
Hoşçakalın, ayrılmam lazım
Ecel bekler diğer hatta



03-Nisan-2008 16:00
Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bana bir huzur borcun var

Bana bir gülüş borcun var,
Bana bir huzur borcun var,
Çok uzak diyarlardan geldim,
İçimde hep hüzün, heybemde derdim
Ben sana harcanmamış umutlar getirdim
Senin yerine de ağladım uzaklarda,
Kan doldu gözlerime, vurdum dizlerime
Senin yerine de Dünyanın kahrın çektim
Bensiz güldüğün yıllardan
Bana bir huzur borcun var.…

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bana hep diken oluyor güller (DÖRTLÜK)

Bir candan seven, çıkmadı gitti
bana hep diken oluyor güller
Yarabbi, nedir çilem, dolmadı gitti
dost güler halime, gülüyor eller

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:35 AM
Bana kalan yine dert olsun

Al git neyim var, neyim yoksa
Bir damla huzur bana çoksa
Al git, al git
Alışırım yine pencerelere
Alışırım yalnız köşelere
Al git benden beni,
yık dünyamı,
bük boynumu
El sallarım ben, gülüşlere,neşelere




Huzuru al git, Umudu al git
Al git, al git,
Al git, dünyama hüzün,
odama yalnızlık dolsun
Bana kalan yine dert olsun
Sen gül daim, beni boş ver, boş ver!
Yürek acısın, ağlasın her gün
Boş ver, gözlerime kan dolsun
Bana kalan yine dert olsun

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Bana ne, bana ne

Bana düşen ne
Bu kargaşa içinde
istiyorum, bana ne, bana ne!
Bu kadar acı,
bu kadar dertten sonra
Bana yetmez
istiyorum daha fazlasını işte
Biraz daha ışık,
Biraz daha huzur,
Açlara yemek, dertlilere çare
Bitmeden içimdeki umut yine,
Uyanmadan son düşten de,
Yoklukların içine
Biraz daha gülüş,
Biraz daha sevgi, barış
Biraz daha, biraz daha
bana ne, bana ne

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Bana yalnız ölmek yaraşır

Şahane bir gece
hafif bir rüzğar
derin bir sessizlik
koyu bir yalnızlık

Ah çeken her sese dönüyorum; benim
Kırdığım kalemlerde kırılıyor sanki elim,
Hayatımın son perdesi bu, bu son bölüm
Adım adım peşimde ölüm

İçimde coşkun ırmakların,
kurumuş yataklarında
Son ümidin, son izi kalmış.
İçimde bir şair,
Ümidin bol olduğu maziye dalmış

Yaralarımı topluyorum,
Çarpıyorum hatalarımla
Yalnızım, yapayalnız
Dost sandıklarım
Solmuş fotoğraflarda

Süzülüp çoook eski günlerden
'Gül' diyor bir şarkı,'Gül biraz daha'
Gülemem, gülmek uzak bana
Bana ağlamak yaraşır
Bana kaybetmek,
bana hep susmak,
Bana ‘Yalnız ölmek’ yaraşır





Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Bazen dalıp kalırım

Bazen dalıp kalırım,
Hayalinle yanyana.
Seni sensiz yaşarım,
Sensizlik haram bana






Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Belki Bir Gün

Belki Bir Gün
16-08-1990 00:30
Gece yarısı,
herkes uykuda
Ben, yarı uykulu,
şiir okuyorum.

Bazen, gözlerim satırlarda ilerliyor
Aklım başka konuda
Dalıyorum hayallere.

Belki bir gün, başka biri de
Benim şiirlerimi okuyacak
Aynı böyle bir gecede,
Böyle bir sessizlikte
Ve, şiirlerimi okurken
Uykusunu dağıtan bir sesle
Mırıldanacak; “ne hüzel yazmış” diye

Bunları düşünürken
Gözüm duvara astığım karikatüre takıldı;
Kapısı örümcek bağlamış bir odada,
Ciltler dolusu kitaplar yazmış bir adam
Masası başında,
benim gibi
hayallere dalmış, düşünüyor
“Bir gün” diyor
“Bir gün, değerimi anlayacaklar”

Selam olsun,
Değeri öldükten sonra anlaşılanlara

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben Derdim

Ben kahırım,
ben acıyım,
ben derdim.
“Gücüm yeter dağlara,
deviririm ben”, derdim.

Dertler uzaktı bana,
Artık, ben dertteyim,
dert bende
şimdi, ben derdim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben Eski Ben Değilim

Ben, buz misali sevdalarda, kayan oldum,
Herkese yabancı, kendime ayan oldum.
Gülüşlerim yüzümü terketti, hoş görün,
Biten bir dert üstüne, bin dert sayan oldum.

Zor gelirdi gurbet, gurbette kalan oldum,
Bağ idim, bahçeydim, şimdi ben talan oldum.
Eski ben değilim, düştüm aşk deryasına,
Yalan bilmez iken, şimdi ben yalan oldum.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben gideyim- diyor hüznün

Şiir gibisin; sımsıcak ve biraz buruk
Hazlar ve elemler var sende
Geldiğinde 'Ben gideyim' diyor hüznün,
gülemiyorum
Giderken, seni görebilmenin sevinciyle
ağlayamıyorum
Alt-üst bile değil
karmakarışık ediyorsun beni
Yaz gününde, kar yağdırıyorsun gönlüme
Serinliğe sevinemeden donuyor, buz gibi
Kışın varlığın ateşliyor;
'Isınmak' gelirken aklıma yanıyorum,
kül oluyorum
Çöz de git, darmadağın gönlüm
Sessizliğim aldatıcı
Biliyorum; fırtına başlayacak gidişinle

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben hayalinle 23-07-2007 22:45

Ben seni, sensiz sokaklarda ararım
Ben seni, korkarak senden, severim
Korkarım,
…bir gün öğrenirsin
Öğrenirsin …biter büyü
Biter bu kara sevda.
Sen, sevgime yetmezsin
Hayalin avutur beni
Hayalinle gezerim güzel bahçeleri,
Hayalinle çıkarız mehtaba
Hayalinle haykırırız
acıyı
sevinci
sensizliğin ızdırıbanı
ve senin özlemini
sen duymazsın,
duysan da anlamazsın
sen, seni sevmeyi bilemezsin
sen hiç kor alevi tuttunmu
nazik ellerinde
sen sevdin mi
bile bile karşılıksızlığını
uzanacak kadar yakınken
uzak kaldın mı sevdiğine

sen,
şarkılar söylersin şimdi
şımarık artisleri düşünüp
ben hayalinle ağlarken sensizliğe
ben büyütürken içimde seni
sen küçülürsün gitgide
sarılıp sarılıp, hiçlerin içinde hiçe

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben ölünce başlayacak herşey, ben ölünce 05-03-2006

Ben ölünce başlayacak herşey
...ben ölünce...
Aklınızda şiirlerim,
ve binlerce düşünce
Arayacaksınız beni satır satır, dize dize
Duygularım yol gösterecek size
Sevmeye başlayacaksınız beni,
...ben ölünce...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben ölürsem, Diner mi Yağmur

24-11-2006 17:20

Ben ağlarım gökler ağlar,
Şehirde yağmur
Şehirde kara bulutlar

Ben ölürsem biter mi
tüm ayrılıklar
Ben ölürsem diner mi yağmur
Gider mi kara kara bulutlar
Ben ölürsem kuru güller açar mı
Tütmeyen bacalar tüter,
Kuşlar öter mi

Ben ölürsem belki de
Belki de ben ölürsem
Kurur gözlerde yaşlar
Gece Mehtap gülümser,
Gündüz güneş açar,
Neşeyle çırpınır kuşlar
Sular akar, açlar doyar.
Parklarda çocuklar oynar
Ben ölürsem

Her yenilgimde eksildim,
Kendime küstüm, kendim
Ben üzüldüm dert çoğaldı,
Dert çoğaldı, ben üzüldüm.
Çıkmazların içindeyim
Çaresizlik beni boğar.




Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Ben seni sevdim de söyleyemedim' sokağından geçtim dün.

'Her derde şifadır da, aşka çare etmez' suyundan içtim dün.
'Gitme! olursun harap' diyarından döndüm dün
'Her köşede sen varsın' şehrine geldim dün
'Ağlar gezerim' Caddesinde aradım seni
'Ben seni sevdim de söyleyemedim' sokağından geçtim dün.

'Gönlü yanık aşıklar ağlar'
tepesinde seyrettim göğü
'Çobanlara yol gösterdim'
yıldızını karanlıkta seçtim dün
Gece dolarken gönlümden içeri,
eserken bir serin rüzğar
Mehtapta gördüm de,
sevinçle gözlerinden öptüm dün

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:36 AM
Bencil

Ey Afrikalılar !..
Ey aç insanlar !..
yoksul insanlar !..
Alın şu şiiri,
yarım ekmeğimi de.
Ben ekmeksiz umut yiyorum.
Size yarım ekmek arası şiir kaldı.
Umutsuz olduğu için kusura bakmayın
affedin bencilliğimi,
Umutların hepsi bende kaldı.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:37 AM
Bende

Aldın gönlümü de, demezsin ki; 'Bende'
Diyar diyar boş yere dolandım ben de
Gördüm gül yüzünde ben var imiş
Güldür o, gül kokar o ben'de

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:37 AM
Benden bu kadar....(Dörtlük) ....31-03-2008...11:55

Yetti gücüm, eğildi de önümde dağlar
Neyleyim. bir gülüşü çok gördü, yar
Git gönül kime yalvarırsan yalvar.
Benden bu kadar, benden bu kadar...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Beni Uğurlamak

.........................28-03-2007 11:20

Havada bir gasvet ve
şiddetli bir sağnak
Yol boyu şiir kokulu toprak
Bu yağmurda zor değil mi
beni uğurlamak
Oysa, deniz kenarında uzanmak vardı
sahte hüzünden kaçmak
….
Kalbleriniz gibi elleriniz de soğuk,
Dokunmayın cesedime üşürüm
Ne çare, gözüm kapalı, dudağım buruk
Sağ olsam halinize üzülürüm

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Benim Yerime

Dostlarım !..
Benim yerime bakın ağaçlara
Benim yerime göz kırpın yıldızlara
her gece
Benim yerime şarkı söyleyin
karanlıklara.
Ve sonra
Benim yerime '-Merhaba'deyin
sabaha.
Gücüm tükendi benim,
bir gönülde hapisim,
hasretim ışıklara...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Benimki kara sevda....16-7-2007...14:40

Her derde bir çare, bulmak nasip olsa da
Yar’dan gelen dertlere, yar’dan gelir deva
Benim ki bitmez dava, son nefeste, son sözüm
Seviyorum, seveceğim, benimki kara sevda

Vardığım pınarlar, kurumuş olsa da
Bütün çiçeklerim, bir bir solsa da
Gönlüme gayri, bahar uzak olsa da
Neyleyim, geçemem, benimki kara sevda

Sevdim, sevilmedim, gerisi hep yalanmış
Sevdaların büyüğü, karşılıksız olanmış
Desem de gönlüme; “Sevilmek rüyaymış”
Geçmez ki, geçemez, benim ki ‘Kara Sevda’

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Beş kasımda yaktım sobayı

Beş kasımda yaktım sobayı
“Nasıl geçer bu kış” diye çektim tasayı
Kim icat etmiş, söylen bu yasayı
Verdiği kömürün, alır yarısın kaymakam

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bırakıp Gidiyorum

Seni bırakıp,
Şen gülüşünle loş odalarda
İçimde hüzünle, içimde ah’la
Alıp yalnızlığı koynuma
gidiyorum.

Ne sevdin beni, ne anladın
Gülüşünle vurup, yaraladın
Üzülüp kendim, kendime
Bırakıp seni zalimliğinle
gidiyorum.

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bırakıp Gittin Beni Yaralı

Bırakıp Gittin Beni Yaralı
Ah.. Gittin De Kime Yaradı
Buldun Mu Söyle Benden İyisini
Hala Gözlerinde Hüzün
Bırak Gerisini

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bil ki !

Biter sandığım nice şey
devam ediyor sensiz de
Yalnız nefes alışım değil
gülümseyişlerim de.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bilir misin ?

Bilir misin ki ?
Sana şu satırları
Herkes uyurken yazıyorum.
Bölmüşsün uykumu yine ;
Seni düşünüyorum ,
Ne kadar istemesem de !..

Bilir misin ki ?
Ümitlerim sen olmuş ;
Geçmişsin karşıma,
Olmayacak dua gibi
Gülüyorsun...
Bakıp gözlerime.

Ve,
Bilir misin ki ne kadar acı;
Bunun hiç olmayacağını bilmek,
Hayalinle bile gülememek.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bir Akşamdı

Yeni umutlar büyüttüm içimde,kış günü
Umutlar ki; taşıdı yüzüme gülücüğü.
Güzeldi sevdiğim, nazlıydı sevdiceğim,
Kasvetli bir akşamdı, Ah.. duydum öldüğünü.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bir Barış Yılı - Bir Kış Günü

(Türkiyem ve terör)
Yüreklerde sevgi eksikti
Bir serseri kurşun daha sekti,
Bir çocuk daha öldü.
Kar üstüne kan düştü,
...sonra da çocuk.

Ümit tükenmiş, gözler kaygılı
Kimsenin haberi yok ama
bir barış yılı.
Duvarlarda yazılar, pankartlar
...kimi bombalı
Ne yapmalı...ne yapmalı?

Kar üstüne kan düştü,
...sonra da çocuk.
Herhangi bir kış günüydü,
Bir çocuk daha öldü.
Hava soğuk, hava soğuk !..
Tüm yürekler üşüdü...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:38 AM
Bir Demet Hüzün

Bak;
Bulutlar geziyor gökte,
Rüzğarlar esiyor.
Ben acı çeksem de
Hayat devam ediyor.

Sonu olmayacak gidişin
Sevinçlerimin, gülüşlerimin.
Biliyorum, yansa da kalbim şimdi
Unutacağım,d aha öncekiler gibi.

Her alev söner, köz de kalmaz,
Unutanlar elbet unutulur,aranmaz.
Dönersen, arama maziyi,
Bil kî; nehirler yukarı akmaz.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Düş Gördüm

Vücud gönle dar idi
Etrafım gülzâr idi
Mutlu idim, baktım
Yanımdaki yâr idi

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir gülüşün ısıtır …….. 19-10-2006 09:00

Gece indim bahçeye,
Kavak dibin eşmeye.
Yarim gelmiş diyorlar
Gizli derdim deşmeye

Sarıl-Sarıl sar beni
Hiç bekletme yar beni
Bir gülüşün ısıtır
Üşütemez kar beni.

Gözleri sürmeli yar
Elleri kınalı yar
Her gün gel-geç yolumdan
Sensiz dünya bana dar

Sarıl-Sarıl sar beni
Hiç bekletme yar beni
Bir gülüşün ısıtır
Üşütemez kar beni.


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir huzur Nağmesi.............................Ahmet Ünal ÇAM

12-07-2007 08:25

Gönlümün kırık sazı, bir huzur nağmesi, çalmadı gitti
Ömrümün son perdesi, bir içten dost,bulmadan bitti

Son dalım da kurudu
Bütün yapraklar soldu
Bir ömrü heba ettim
Aramakla umudu

Sıra sıra pişmanlıklar
Boşa geçti güzel yıllar
Çalar şimdi ardımdan
En hüzünlü şarkılar

Neşe bitti, haz bitti
Bahar bitti, yaz bitti
Artık gönül yorgun,
Yâr’e niyaz bitti

Gönlümün kırık sazı, bir huzur nağmesi, çalmadı gitti
Ömrümün son perdesi, bir içten dost,bulmadan bitti

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Hüzün İkliminde

Bir hüzün ikliminde
Çiçek açmış yüreğim.
Korkularım dağ gibi
Bırakmıyor güleyim.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Sabah Uyanamadım ki

Bir sabah uyanamadım kî; ölmüşüm.
Yüzüme gülen
arkamdan daha çok gülen
Sahte yüzler
sahte hüzünler takmış.
Bir sabah uyanamadım kî;
herşey bitmiş.
Para-pul gözümde değil.
Sonra,sanki biri seslendi
'-Zengin olmak ister misin?'
Eski hırsla şöyle bir kıpırdadım
Baktım kî kefene ;
'-Yan cebime koy' bile diyemedim.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir sevda yolculuğu

11-09-2007 23:00

Gönlümde bütün koltuklar senin,
Cam kenarı, huzur yanı
Dışarıda yağmur yağıyordu,
Dışarı serin
Kalbimin tüm sıcaklığı senin,
Yolların hepsi sana gidiyordu
Sense bir uykuda, uykun derin.
Gülümsüyordun zaman zaman
Ben hayaller kuruyorum
Ben mişim gibi rüyan
Oysa uyandın ve
Uyardın beni rüyadan
Bütün virajlar çıktı karşıma
Engeller çıktı sevda yoluma
Uçurumlar kesti umutları
Akşamlar, *******
Yeniden aldı beni koynuna
Sen bensiz gülümseyişlerle
Bensiz bir huzurla
Gidiyordun uzaklara

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Şair Bin Hayat Yaşar

Vatanı kurtardım bir gün,
Bir gün uçtum kaf dağına.
Herkese sarıldım bir gün
Bir gün kaçtım yalnızlığa.
Güneşe uzandım bir gün
Bir gün düştüm karanlığa.
Yaşamadıklarım da
Şiir olur bende.

Ağladım,
gözyaşımı yazdım.
Düşündüm,
hüzünleri yazdım.
Dört yanıma baktım
dertleri yazdım.
Kaçamadıklarım da
Şiir olur bende.

Kaç kez olmuştur
güneşli havada ıslanmışım.
Kaç kez olmuştur
kıpırdamadan koşmuşum
Kaç kez,kaç kez
sevdiğimle elele gezmişim
Yapamadıklarım da
Şiir olur bende

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Şiir Yaz

Beni düşün ve
Bir şiir yaz bu gece.
Umut olsun içinde
geleceğe dair.
Kavuşmak olsun,
Ve...
Mutlu gülüşler olsun
dizelerinde
Sonra bu gülüşleri
Takın yüzüne
Beni gördükçe
Gözyaşlarını sakla
Hüzünlerini göm,
sonsuz çukurlara.
Kalbinde yer aç
Yeni mutluluklara.
Bana güven,
Beni düşün,
Bitsin hüzün,
Gülsün yüzün.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Veda Zamanıdır Şimdi, Umutsuzluğa Direniş Bitti, Ahmet Ünal ÇAM da Gitti

22-03-2007 10:00

Bahar bitti, ümit soldu gönlümde
Hep hazan, hep hazan oldu ömrümde
Hakka ‘ Merhaba! ’
dostlar ‘ Elveda! ‘ olsun
giderken son sözüm de

Bir veda zamanıdır, …geldi gayri
Her güzel şey gibi umut da bitti
Artık sevinin, sevinin şimdi
Eski hatıra oldu,
..Ahmet Ünal ÇAM da gitti

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir Yaprakta Seyahat

Gece yarısı, tam onikide
Evimin balkonunda
gönlümün yalnızlığındayım.

Gecenin anlaşılmaz uğultusu
ve rüzğarın fısıltısı
kulaklarımda.
Gözlerim ufukları kolaçan ediyor.
Yüreğimin tik-takları
saatleri geçiyor.
Gece yarısı, tam onikide
Gözlerim çekiyor beni ufuklara.
Bir yıldız kayıyor,
bir yaprak uçuyor rüzğarda.
Gözlerim takılı kalıyor yaprağa,
Gözlerim gidiyor,gidiyor yaprakla,
ben kalıyorum yalnızlığımla..
* * *
Sincan-Fatih arası, yaprak uçuşu
kaç saat!. sormayın, bilmiyorum
Ama Sincan garındayız.
Biletimiz yok, kaçak biniyoruz trene
söylemeyin biletçiye.
İstanbul'a gidiyormuş trenimiz.
Bir köşede titremekte yaprağım,
gözlerim üstünde.
Bir çocuk uzanıyor, aldı-alacak...
Yeni bir rüzğarla kaçıyoruz,
Biletçi arkamızdan dalgın bakıyor.
İlk kaçak yolculuğumuzun heyacanı
gözlerimde.
Biletçi gidiyor...
Biz savruluyoruz vagonda,
oradan oraya...
* * *
Bir istasyonda duruyor tren,
hala trendeyiz.
Yaprakla gözlerim süzülerek iniyor,
Genç bir kızın okuduğu mektup üzerine
Bir damla ayrılıyor,kızın gözlerinden
Düşüyor gözlerime,gözlerim nemleniyor.
'Elveda'yı okuyorum,
kız mektubu buruşturup atmadan önce
Yaprağı alıyor,yüzüne yaklaştırıyor,
Bir an gözgöze geliyoruz,
...gözlerimi kaçıramıyorum.
* * *
Tren hareket ediyor,
Ne olduğunu anlamadan atıveriyor kız
yaprağı ve gözlerimi pencereden.
Korkunç bir savruluş,peşpeşe takla,
Yerdeki su birikintilerine
düşmekten korkarak
zor atıyoruz kendimizi kenara.

Bir kaç sarhoş oturmuş şarkı söylüyor,
Bir köpek havlıyor uzaktan,susuyorlar.
Biri kalkmak isterken düşüyor,
biri sızıyor,
diğeri,bacası tüten bir eve bakıyor,
...ağlamaklı.

Bir tren geçiyor yine,
Yine savruluyoruz,
rüzğarın kollarında uzaklara...

Bir pencere önüne konuyoruz,
İçerden çocuk ağlaması duyuluyor,
ve bir ninni...
gözlerim ağırlaşıyor...
Ezanlar başlıyor,dalga dalga,
Ayaklarım yanımda değil,
...toplayamıyorum.
Güzel bir bahar günü başlıyor,
Derin bir nefes çekmek istiyorum,
...çekemiyorum.
* * *
Gün ışıyor yavaş yavaş,
İşe gidenler telaşlı.
Yoldan alımlı bir kız geçiyor,
Gözlerim kızda kalıyor,
Yaprak bir kuşun gagasında
uzaklaşıyor...
Kız bir kaç mektubu zarfa
yerleştiriyor.
Zarfa bakarken,içine düşüyor
gözlerim.
Bir posta kutusunda kalakalıyorum.
* * *
Kapım iki defa çalıyor,açıyorum,
Postacı,gülerek uzatıyor mektubumu.
Hayli kalın bir zarfı merakla
açıyorum.
İade edilmiş mektuplarımın arasında
Gözlerimi buluyorum,...ağlamış.
Anlaşılan okumuş veda satırlarını..
* * *
Gözlerimi kuruluyorum,
'Üzülme'diyorum,
...üzülüyorum.
Saat kaç,günlerden ne !..
...bilmiyorum.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:39 AM
Bir yavru ceylan gördüm

............................ (Öykümdeki Zeliş'in ağzından, anne özlemiyle)

Sarı dağda gezer iken, bir yavru ceylan gördüm
Ah o güzel gözlerinde, iki damla yaşı gördüm
Ceylan bekler, ana gelmez, halin çok kötü gördüm

Karşı dağlar duman olmuş, gözlerim yanar olmuş
Ah, o avcılar ne zalim, ceylanı vuran olmuş

Çimenlerin üstünde, bir yavru ceylan ağlar
Ağladıkça yavru ceylan, ciğerlerimi dağlar
Bekleme ceylan bekleme, anneni vurdular

Heybem dolu keder ile, gidemedim başka yere
Oturup da ağladım, kara gözlü ceylan ile

Ah güzelim, ceylanım, ne anam var ne de yavrum
Sen yavru ol, ben ana, dolaşalım yana yana
Zalimler görmeden gel, gidelim başka diyara

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Bir yenilmişlik var içimde

-----------09-08-2007 10:40

Bir yenilmişlik var içimde
Sonu gelen bir vade
Dışım sakin, içim volkan
Hüznüm daha ziyade
Gidiyorum işte,
Kaçıncı gidiş bilmem
Ne uğurla, ne ardıma çık
Bıraktım kapıları açık
Nem var kitleyecek
Geçmişim viranhane
Yanımda tüm birikimim
Derdim, acım, gözümyaşım
Ki silemem, silmem
Bu gidiş benzemez nicesine
Ne gül ne ağla, ne mendil salla
Dönmem dönemem.
Bir yazı yazılmış alnıma
Silmem silemem
Bundan gayri bana haram
Gülmem gülemem
Kaldıysa bir eski resmim
Yak,yırt ama saklama
Kaderimdir der giderim
Beni unut, hatırlama
Sen hep gül ne olur,
Benim için ağlama

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Biraz ötede

23-03-2007 01:30

Biraz ötede,
belki bir sokak,
belki bir hane sonra
İnsanlar eğleniyor.
Biraz ötede,
belki bir aşık
Sevdiğini düşünüyor,
şiir yazıyor
Biraz ötede, bir çocuk gülümsüyor
Biraz ötede
şarkı söyleniyor belki
Belki biraz ötede biri
çıkar da evinden
dönüp bakar,
görür beni
Sokakta yalnız yürürken

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Birdenbire Gelir Yalnızlık

Birdenbire
çalar kapımı yalnızlık
birdenbire

Eskitmeden kendini
Özlenmiş bir dost gibi
Yıkarak üstüme ümitleri,
son neşemi
gelir…
uykularımı bölerek
doğup doğup bende
bende ölerek

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
BiRi KÜÇÜK iKi KEDi

-Adam iş çıkışı yorgun argın evine varmıştı. Hanımı kapıyı açtığında şaşkın baktı;
-Hayırdır bey, bu palto nerden çıktı.
-Bu gün aldım.
-Hani çocuğa çanta alacaktın, para anca yeter demiştin. Bak, defter kitaplarını poşetle götüren bir o var koca sınıfta.
-Ben çocuğumun gönlünü alırım merak etme.
Bir an durdu, biraz üzgün baktı hanımının yüzüne;
-İş yerinde laf oldu, soğukta bile ceketle gitmem, utandım. İnan istediğimden değil.
Hanımı yol verirken sordu;
-Kaça mal oldu kim bilir, bu kadar pahalısını alman gerekir miydi?
Adam gülümsedi;
-Şansım yaver gitti, itfaiyeden ucuz bir kullanılmış palto arıyordum. Bunu satan adamla karşılaştım, açıkçası cebimdeki paraya göre ucuz bir şeyler sordum, tuttu bunu çok ucuza verdi.
-Aman bey, çalıntı filan olmasın.
-Aklıma geldi, çekinerek sordum. Bazı zenginler alıp, sıkılınca eski niyetine satıyormuş bu adamlara.
Şöyle bir baktı hanımına;
-Ne yapayım hanım, adamı sorguya mı çekeyim. Ortalıkta zabıtası da var, polisi de.
-Ne bileyim çekindim işte. Neyse güle güle giy.
İlkokula başlayan çocuğu kapıya koştu;
-Baba, baba!
-Noldu oğlum, bu ne heyecan?
Çocuk az ilerde, duvar dibinde çömelmiş bir anne ve bir yavru kediyi gösterdi.
-Bak iki kedimiz oldu. Ama annem eve almam diyor kedileri.
Kadın; “Oğlum, sokak kedisi eve alışmaz kolayca. Hem evimiz tek odalı, gece gelip üstüne filan yatarsa ne yaparız.”
Adam; “Annen doğru söylüyor oğlum. Tek odalı evde olmaz, gece senin yanına gelir, ağzına tüy kaçar filan”
-Ama baba bu gece soğuk olacakmış, üşürler.
Adam kedilere baktı.
-Alışmışlar gibi buraya gitmeye niyetleri yok galiba. Yemek filan mı verdiniz?
Çocuk; “Ben peynir verdim. Annemle de şarkısını söyledik kedilerin”
-Hımm, söyle bakalım, ben de duyayım.
-Biri küçük iki kedi, verdim peyniri yedi. Küçük olan bakıp bakıp, “Daha doymadım.” dedi.
-Aferin çok güzelmiş. Neyse ben gidip onlara göre bir karton kutu bulayım, gece içinde ısınırlar.
-Tamam bey, ben de kutuya koyacak kumaş parçaları bulayım.
Çocuk; “Yaşasın! ”
-Ama beni beklemeyip annenle uyuyacaksın, çok geç oldu tamam mı?
-Tamam babacığım.

*** *** *** *** *** *** *** ***
Adam, karanlık sokaklara doğru süzüldü. Gecenin soğuk geçeceğini o da duymuştu. yeni paltosunun sıcaklığına bayılmıştı, “Biz sıcacık evimizde otururken, kapımıza gelen iki kedinin üşümesi hiç güzel olmaz, içimizi yaralar.” Çocuklarının küçüklüğü hastalıkla geçtiği için üzerine titriyorlardı. Özellikle kendisi hayvanları çok sevdiği halde, eve kedi, kuş almayı düşünmek bile istemiyordu. Dışarda kedi-köpeği sevdikten sonra ise kendisi gibi, çocuğunun da elini iyice yıkattırıyordu.

Büfelerin, marketlerin, akşamları dışarı attığı temiz kutulardan bulacağını umuyordu. Fakat sokağın ıssızlığı, sessizliği içine bir ürperti salmaya başlamıştı. Gecenin karanlığında bir süre kendi ayak sesinden başka ses duyamadı. Karanlık, loş kısımlardan uzak durmaya çalışıyordu ama sönük gece lambaları yüzünden bazen karanlıkta yürümekten kurtulamıyordu.

Bir markete yönelmişti, yolunun üzerinde geçmesi gereken uzun bir karanlık ve duvarların loşluğunda bir kaldırım vardı. İşin kötüsü karanlığın içinden kendisine doğru yaklaşmakta olan adamları görmüştü. Bu sessiz gecede tanımadığı insanlarla, üstelik karanlık, loş kaldırımlarda karşılaşmayı hiç istemezdi. Adımlarını yavaşlattı. Sonunda kendisi karanlığa girmeden adamlar ışığa çıkmıştı. Selam verdi;
-Selamün aleyküm!
Adamlar yüzüne garip garip bakarak, cevap vermeden yavaşça yanından geçtiler.

Canı sıkkın karanlığa daldı. “Yuh be, ne biçim adamsınız. İnsan Allah’ın selamını almaz mı! ” Birkaç adım atmıştı ki, arkasında uzaklaşmakta olan ayak seslerinin iyice uzaklaşmasını beklerken, birden kendisine yaklaştığını farketmişti. Bakmamaya çalıştı ama sesler çok yaklaşınca endişeyle döndü. Aynı anda öndeki iri yarı adam paltosunun yakasından yapıştı, ince zayıf olan adam da bir bıçak çekip boğazına dayamıştı bile.
-Çıkar lan paraları.
-Param yok.
-Uzatma da sökül paraları.
-İnanın param yok.
Biraz uzakta duran 3. adam pis pis sırıttı;
-Yalan söylüyor. Parası olmasa bu pahalı paltoyu giyebilir miydi!
adamın konuşmasına imkan vermediler. İri yarı adam öfkeyle;
-Bu bizi oyalacak, birileri gelir şimdi.
Onun lafı bitmeden, ince zayıf adamın kolu bir ileri bir geri hareket etti. Adam yeni paltosunun göğsünden sızan kana inanmaz gözlerle bakarak yerdeki boş karton kutunun yanına doğru yere yığıldı.
Üç adam birden bütün ceplerini kurcalamaya başladı. Kısa sürede parası olmadığını anlayıp, uzaklaştılar.
Yerde kalan adamın gözleri kapanmaya başlamıştı, uzakta bacası tütmeyen bir eve bakar gibiydi. Gözlerinde gülümseyen bir çocuk yüzü canlanınca dudaklarında bir acı tebessüm donup kaldı.


Biri küçük, iki kedi üşüyordu
Biri küçük, iki kedi donuyordu
Birkaç sokak ötede, kan içinde
Siyah paltolu adam ölüyordu

Bir gece kondu, bir kadın-bir çocuk
Yeni yeni acıları bekliyordu.
Gece karanlıktı, ayazdı gece
Mehtap şahit oldu,susup sessizce

Karanlıktı soğuktu, ve bir yağmur
Issız sokakta bir ceset sadece
Dudağında yarım acı gülüşle
Tütmeyen bir bacaya bakıyordu

Biri küçük, iki kedi üşüyordu
Biri küçük, iki kedi donuyordu
Birkaç sokak ötede, kan içinde
Siyah paltolu adam ölüyordu


Ahmet Ünal ÇAM
YAZILIŞ: 25-12-2007 01:10

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Biten bir Ömrün Sabahında...........20-Haziran-2006 12:55

Biten bir Ömrün Sabahında (20-Haziran-2006 12:55)
--------------------
Bir sabah sesim çıkmayacak
Yaramaz yavrum öptüğünde yanağımdan
Sarılamayacağım sevgiyle
'Neden soğuk babacığım yanakların' derken
cevap veremeyeceğim.
Bir yarım kalmış gülümseyiş dudaklarımda
Gözlerim uzaklarda...
Öyle bakakalacağım.
Ölümü bilmeden yavrum,
'Oynamıyorsun benimle! ' diyerek,
kırılıp gidecek yanımdan.

Bir mahzun hava, bir serin rüzğar
üşütecek soğuk yanaklarımı
'Yemek hazır' diye seslenirken hanım mutfaktan.
Belki de 'Yorgunsa uyandırmayın babanızı'
diyecek usulca çıkarken odadan.

Yarım kalacak herşey yarım,
Öykülerim yarım, şiirlerim yarım.
Bütün düşler tükendi,
Yarını bekledim de hep,
yarına çıkamadım.

Son yazdığım şiir
kayacak parmaklarımın ucundan
uçuverecek açık camdan
Bir kıymet bilmez, bir hoyrat elde yıpranacak
Belki atılıverecek bir kenara,
belki de okunacak sessizce,
merak bile etmeden şairini
tıpkı diğer şiirlerim gibi.

Benden sonra da, “yarın yarın” diye
gelmeyecek yarını bekleyecekler
Benden sonra da hayaller kurulacak
benden sonrada ölecek şairler

Kimbilir belki de,iki satır yazan olur ardımdan,
Belki de, bir-iki şiirim akla gelir
iki damla gözyaşı süzülür
kirpiklerin arasından...




Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Biter belki dertlerin

......... 01-04-2007
Ağlama gönül ağlama
Ağlama ne olursun
Son bir ümit var yarına
Biter belki dertlerin;
Ya y âr gelir
Ya ölürsün

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Boşuna

Boşuna dalarım ufuklara,
Gözyaşlarım boşunadır.
Yazdıklarım raflara,
Aşkım maziye atılır,
Yalnızlık yine bana kalır.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:40 AM
Boynumda ilmik, koynumda ölüm

10-07-2007 13:23
Oy dağlar, dağlar mısın
Benim gibi yanar mısın
Derdim çoktur da yok halim
Benim için ağlar mısın?

Yar boynunu bükme yar
Gözyaşını dökme yar
Devran döndü leyli yar
Başın öne eğme yar

Boynumda ilmik, koynumda ölüm
Ben dünyadan kestim ümidim
Hep hazırım da son nefese
Vadem bekler azrailim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Böyle Gitme

Gönlümde başladı ağrı
Olamam ki yarim ayrı
Kimim kalmış senden gayrı
Ne olursun böyle gitme

Gonca olsam, solarım ben
Hazanlara dalarım ben
Yanarım ben, yanarım ben
Ne olursun böyle gitme

Neş'e, huzur yok ki ben de
Açma yeni yara sen de
Gözyaşımdan seller olur
Ne olursun böyle gitme

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu bahar çok, çok üşüyeceğim...............15-08-2006 11:50

Bu bahar
Savuracak beni rüzğarlar,
Perdelerimin arasından göreceğim;
Dışarda pürneşe bir bahar
Bense, içimde dolu dolu kırgınlık.
Sarılacağım tek dost; yalnızlık
Aynalarda bir yenilmiş adam
Ayak sesimle dolu odam
Her akşam, her akşam
....ağlayacağım.
Her terkedilişte
hatıra...binlerce
Unutmak için çabalar, ki günlerce
Neylesen olmaz, çıkmaz izi
her köşede tekrar tekrar mazi
bir söz, hatta bir şarkı
ve taze gözyaşı
Silmek isterken baktığım yerlerden yüzünü
Ezberlerim tekrar tekrar sonbahar hüznünü
Bu bahar çok üşüyeceğim,
Sen yoksun
ısıtacak bakışların yok,
Gönlümde soğuk rüzğarlar esecek
Son umudum, son köşeyi dönüp gidecek
Eski raflarda bulacağım yine
hüzünlü şarkıları
Kapımda, eskimiş acılarım
Başımda yeni sevdalarım
Yeni terkedilişlerim
Yeni yenilişlerim
Eski raflara kalkacak tekrar
gülüşlerim
Özletmeden dönecek hüzünlerim
Bu bahar çok, çok üşüyeceğim.









Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu devirde şiir, bu devirde hüzün

26-04-2006 23:50

Bozmayın keyfinizi,
rahat edin
Ben vazgeçtim, dönüyorum.
yanlış ettim,
hata ettim,
Vah! Ben ne ettim!

Bu devirde şiir,
Bu devirde hüzün,
affedin.
Kalkmayın,
Biraz gürültü ettim gelirken,
(duymadınız zaten)
Ama giderken, giderken…
Şiirlerimin, dizelerimin
Ucuna basa basa
Sessizce giderim.

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu Kaçıncı

Bu kaçıncı, söyle bu kaçıncı
Kaçıncı yıkılışım, ölürcesine
Ne candan dost, ne vefalı yâr
Bu kaçıncı kış, kaçıncı sonbahar.
Çiçeklerim açmadan soluyor
Güneş doğmadan ömrümde akşam oluyor
Söyle kaçıncı akşam bu sensiz
Söyle kaçıncı gün kî güneşsiz

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu nasıl gitmek böyle

31-08-2007 Anamur

Bu nasıl gitmek böyle
Sade et-tırnak değil,
Korkularım da benimle

Bu nasıl gitmek böyle,
…nasıl terketmek ki
Terkettiklerim benimle;
Hırs,intikam,acı
Yalnızlık, yenilgilerim de

Yeni olacaktı gün hani!
Deli olacağım, deli
Kaçmak yetmiyor ki
Koşmak yetmeyecek
Daima önümde,
Huzursuz gelecek

Umudu saklamıştı mazi
Hepten umutsuz bir ati
Bir fısıltı dört yanımda
“Böyle gelmiş, böyle gidecek,
Şairler yalnız ölecek! ”

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu Sana Son Mektubum

Sana bu son mektubum olacak.
... bir dahakine kadar.Hep öyle olmuyor mu! ..

'Bu son...' diyerek kaç mektubu bitirdim.
Kalemi bırakırken bulduğum
kişiliğimi, hasret uzadıkça yitirdim.

'Bu son,bu son...' Neyin sonu,mektubun mu,ağlayışların mı,vefasızlığının
mı?
'Bu son..' yazdığımda içimden geçen ince bir sızı hatırlatıyor;
Ne son mektubum olduğunu,ne de cevapsızlığının son olduğunu.

Burda akşam erken iniyor,dağlardan süzülerek.Uyku geç giriyor gözlerime.
Uykusuz kalıyorum *******ce,gözlerin gözlerimden gidene dek.
Dağlardan gelen kurt ulumaları bölüyor uykumu sonra.
Sonra,sonra... yine yalnızlığım yanıbaşımda,…sen Ankara'da.

Sabahlar erken oluyor burad****uş sesleri,köpek havlaması ve horoz sesi
delicesine uyandırıyor beni.Bakıyorum,hüzün kollarımda,sen Ankara'da.

Memuriyetimin kaçıncı yılı burada,bilemiyorum.Çünkü,senden ayrı olunca
yalan söylüyor takvimler, yalan söylüyor saatler. Asırlar geçiyor beş dakkada.
Gönlümde nice kış yaşanıyor bahar günü.Biliyor ağaçlar,çiçekler,kuşlar seni
düşündüğümü, baharı bensiz yaşıyor.Ben de tufanlar,kar,boran,fırtına.Bende
gün, hep kış günü.

Güvensem sana,alıp başımı düşeceğim yollarına.
Bahar demeden kış demeden.
Yolların uzak,demeden,dereden-tepeden.
Korkuyorum kî,sen hayâlimdeki kadar bile bakmayacaksın yüzüme,uzanmayacaksın uzanan ellerime.Bu satırları yazma
hakkım bile kalmayacak.Gözlerin beni yine yakacak,bu kez sönmemecesine.

Ve korkuyorum sana gelmekle,taş yüreğine kibirler taşırım diye.
Bitiriyorum sözümü yine sitemle,yine gözlerim hayâlinde ve ezikliği
umutsuzluğun,yüreğimde.Ama unutma,yaşım gibi duygularımda büyüyecek.
Bir gün vefasızları unutmayı öğreneceğim, sen koşsan bana yıllar sonra,ben döneceğim, sen gelsen ben gideceğim.
Elbet,elbet gün olacak sensiz de güleceğim, …şimdi
inanamasamda...

öyle bir gurbetteyim kî
sen yoksun.
Bu şehirde rüzğarlar eser
senin kokunu getirmez.
Kızlar dolaşır caddelerinde
hiçbiri sana benzemez.
İçim burkulur,baktıklarımda
seni göremedikçe.
Birikir birikir,kaçar
yaşlar gözlerimde.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu Son Sözüm Olmasın Sana

'Seni geç tanımak' İşte tüm suçum.
Oysa sen beni tanımaya bile çalışmıyorsun,
başlamadan bitiyor mutluluğum.
Ben kaybedeceklerimi biliyorum,
Sen onu bile bilmiyorsun.
Şimdiye kadar olanlar (veya olamayanlar)
Benim suçum, kabul ediyorum.
Ama son tren henüz kalkmadı,
Biletler sende;
İstersen beraber gideriz.
Ya da yıllar sonra,
Bu günleri düşünüp 'Ah !.'çekeriz.
Haydi, tren son düdüğünü çalıyor,
Haydi vakit kalmıyor.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bu yolcu, hangi diyardan gelir

Sorsam; 'Erkenden, bir huzur vakti,
Bu yolcu, hangi diyardan gelir? '

Ah! .. Yaram çoktur gönülde, dostlardan
Ah kî, ben de hep gamlanma vakti

Yüzünde bir neşe gördüm de,
Anladım, geldiğim yollardan değil
Bencil gönüllerle varılmaz diyardan gelir

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:41 AM
Bundan Sonrası Yalnızlık

------27-13-2008 12:45

Hiç kimseye hayrım yok,
Bir kuru çekirdeği nar etmem bundan sonra
Kalmadı ateş, heves döndü küle
Artık nafile, nâr etmem bundan sonra

Geçti gönlüm hevesi
Aldım hayattan dersi,
Bundan sonrası, ölüm ötesi
Bir zalimi gönlüme yâr etmem bundan sonra

Ağlamışım, gülmüşüm
Yaşandı, bitti her düşüm
Yıkıldım, gayri düştüm
Zalimlere dünyayı dar etmem bundan sonra

Olmasa da ocağımda bir yavan aşım, olayım hür
Bulursam bir kuru ekmeği, tuz katıp arasına,
Nasipse üstüne de bir yudum su, …şükür
Kızılcık şerbetine kar katmam bundan sonra

Unutuldum, alkışlar kesildi ağırdan,
Kan damlıyor eskimiş yaramdan
Ses yok artık meydanda naramdan
Alıştım yenilgiye, ar etmem bundan sonra

Felekten aldım boyum ölçüsünü
Söyledim, son ati türküsünü
Gönül her sevda da kaybetti, ütüldü
Yüzde bir ihtimale zar atmam bundan sonra

Kalmadı bende tasa
Bin gün daha yaşasam da
Kapattım ömrü satır başlarında
Ne bir eksik ne bir fazla
Anca idare eder giderim, kâr etmem bundan sonra

Kimsem yok imiş,
Anladım ki, yalnızım, hiçim
Büküldü belim, değişti biçim
Bunca karardıktan sonra içim,
Gün doğmuş doğmamış dert etmem bundan sonra

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:42 AM
Büyümek

Evden ağıtlar yükseliyor,
ağlıyorlar.
Ben daha çocuğum
ama ağlamamalıyım.
Artık evin erkeği benim
büyümeliyim,
Anneme bakacağım.
İlk iş, yarın simit satacağım.
Oysa... oysa yarın...
Balığa gidecektik babacığım...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
Cesaretle

Eğmeden, bükmeden sözü
Çıkıp karşına
Ve…bakarak gözlerinin
Ta..içine
Söylemeliydim,
Büyük bir cesaretle
“Korkuyorum” diye.
“Korkuyorum, bu sevdadan.”

Ağlamadan, başım dik,
Kaçabilmeliydim,
Görünce manayı gözlerinde,
ve görünce karşılıksız sevdayı.

Söyleyemedim aşkımı,
Ama gördüm gözlerinde
Aldırmayan bakışı,
yaralı gönlüme.

Sen avcı,
Ben yaralı ceylan gibi,
Oklar savruldu gözlerinden.
Hacet kalmadı söze,

Şimdi avutmak lazım, avutmak…
bir savaştan daha mağlup çıkmış,
bu sersefil gönlümü.
Ve avutmak için
yeni sevdalara yola çıkmalı
yeni seferlere düşmeli,
Unutmak için bir öncekini,
Yeni tuzaklara koşmalı,
Bağlanmalı yeni zalimlere.



Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
CiNAS SANATI ve ŞiiR

' BEYAZ GELDİ ' …/… Cinaslı şiirler-1
-----------

Kış geçti, bahar geçti
Özledim sılayı gardaş be! Yaz geldi
Evime mektup yazdım
Mor gömlek istedim, beyaz geldi
Çankırı’da Çarşı Pazar doldu da,
Kadınlar çok, bey az geldi


' EDEBİ ' …/… Cinaslı şiirler-2
-----------

Şiir yazsam ebedi
Demezler hiç edebi
Darılsam, kızsam da
Bırakmam ben edeb’i



' DÜŞÜ NE BİLİR MİSİN? ' …/… Cinaslı şiirler-3
-----------
Bir garibin çektiğin,
düşüne bilir misin?
Derdi, hayali ne,
Düşü ne! bilir misin?


' YARADAN ' …/… Cinaslı şiirler-4
-----------

istemezse Yaradan
Ölünmez ki yaradan


O YATMIŞ …/… Cinaslı şiirler-5
-----------

Zebra diye korktum idi
Şaşırtmak için beni
Boyamışlar çizgili
Kandırıldım oy, ‘at’mış

Vapur sandım kıyıda
Bir bilene sordum da
Güldü bakıp bakıp da
O ‘yat’mış

“Sen gurbete giderken
Küçücüktü” dediler
Geldim, gördüm selviler
Uzamış, boy atmış

Uzak diyarlardan gelip de,
Yari sordum seherde
Çiçekler boynun büküp de,
Dediler; “O yatmış”

Her gün ‘Ah! ‘ çektikçe
Üzülmüş gibiydiler halime
Toplanıp oy ile seçtiler hediye
Dost dediklerim bile, dertlere oy atmış





‘ ANLATAYIM ’ …/… Cinaslı şiirler-6
-----------
Derdim çok, hangisin anlatayım,
Çilesiz geçmiyor günüm, ayım
Yıldızlar bile bana küstü,
Ben sustum, sen anlat ay’ım

Yola çıkacam seherde,
Darılma bu sefer de
Gidemem ki eğer de
Yol çetin, yol uzak, anla tay’ım



Gönlümün her gün ah’ı …/… Cinaslı şiirler-7
-----------
Bitmez oldu şu garip gönlümün her gün ah’ı
Karşılıksız sevdaymış, ah! bu gönlüm günahı
Beklesem de gelmiyor, umutlu bir sabahı
Neylesem de dinmiyor, seven gönlümün ah’ı

Ben derde ‘YÂR’dım …/… Cinaslı şiirler-8
----------
Ne olur gel,
Ey huzur
Gülmedim,
hep derde ‘YÂR’dım
Ağladım, gönlümü dertle yardım
Gayri bunaldım
Gel, gel de, et bana yardım.




Öyle garip andı ki …/… Cinaslı şiirler-9
-----------

Yakarak hepsini,
Andı tüm şiirlerini
Andı, anmasına da
Öyle garip andı ki

Usulca ağlıyordu
Yenilmekten yorgundu
Büküverdi boynunu
Öyle garibandı ki

Son şiiri, ölümdü
Dünya tersine döndü
Yıldızlar da söndü
Öyle ‘garip an’dı ki


‘YAR’DI, YAR …/… Cinaslı şiirler-10
-----------

Bir bakışla, vurdu sinem yardıyar
Kırdı gönlüm, savurdu diyar diyar
Gülmeyin halime dostlarım
Beni benden alan yardı yar

Aldı gönlüm yardı yar
Savurdu diyar diyar
Ele bırakmadı, gönlümü
Kendisi yardı yar

Gözlerin süzünce, yıldız kayardı yar
Önce güldürür sonra dertler sayardı yar
Hayallerim boşmuş dostlarım
Öyle sandım ki, benle ayardı yar

Aldı gönlüm yardı yar
Savurdu diyar diyar
Ele bırakmadı, gönlümü
Kendisi yardı yar

Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
CiNASLI ŞiiR-12.....UYU TÜRK’üm UYU, AKSIN DEĞiRMENİN SUYU

31-03-2008 10:20

Paran çok, havan da, amma
Boş laf dövülmez havanda
Uyan, kendini küheylan sanma
Gör aynada, semersiz bir katırsın

Diktin mi bir fidan söyle,
Fidan kesen bir satırsın
Şerrin yazsam kitaplara sığmazsın,
Hayra baksam, 1-2 satırsın

Bir yudum su desek,
Anca bir elek taşırsın
Yetim malı götürmede
En önde koca bir tır'sın

Dolandırıcıya, hırsıza açık kapın,
Zalimlere bir türbesin, yatırsın.
İstersin ki, “Yumsun gözün halk,
evlatların ninniyle yatırsın.”

Deme 'Uyu Türk'üm uyu! '
Akmaz değirmenin suyu
Mazlumlar açtı uykuyu,
Bence kaçın, bence ‘tırs'ın


Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
CiNASLI ŞiiR-13....(Dörlük) Görmedim ki bir hayrın

Görmedim ki bir hayrın
Zor günde bıraktın bir başıma
Yansam, bir yudum su taşıma
'Gün görmedi, garip gitti' yaz taşıma

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
CiNASLI ŞİİRLER-12...UYU TÜRK’üm UYU, AKSIN DEĞiRMENİN SUYU

UYU TÜRK’ÜM UYU, AKSIN DEĞİRMENİN SUYU
31-03-2008 10:20

Paran çok, havan da, amma
Boş laf dövülmez havanda
Uyan, kendini küheylan sanma
Gör aynada, semersiz bir katırsın

Diktin mi bir fidan söyle,
Fidan kesen bir satırsın
Şerrin yazsam kitaplara sığmazsın,
Hayra baksam, 1-2 satırsın

Bir yudum su desek,
Anca bir elek taşırsın
Yetim malı götürmede
En önde koca bir tır'sın

Dolandırıcıya, hırsıza açık kapın,
Zalimlere bir türbesin, yatırsın.
İstersin ki, “Yumsun gözün halk,
evlatların ninniyle yatırsın.”

Deme 'Uyu Türk'üm uyu! '
Akmaz değirmenin suyu
Mazlumlar açtı uykuyu,
Bence kaçın, bence ‘tırs'ın





Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:43 AM
Cinaslı Şiirlerim - 2 : ' EDEBİ '

Şiir yazsam ebedi
Demezler hiç edebi
Darılsam, kızsam da
Bırakmam ben edeb’i


Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinaslı Şiirlerim - 6: ' Gönlümün her gün ah’ı

Bitmez oldu şu garip gönlümün her gün ah’ı
Karşılıksız sevdaymış, ah! bu gönlüm günahı
Beklesem de gelmiyor, umutlu bir sabahı
Neylesem de dinmiyor, seven gönlümün ah’ı

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinaslı Şiirlerim -1: ' BEYAZ GELDİ '

Kış geçti, bahar geçti
Özledim sılayı gardaş be! Yaz geldi

Mektup yazdım evime
Mor gömlek istedim, beyaz geldi

Çankırı’da Çarşı Pazar doldu da,
Kadınlar çok, bey az geldi


Şair: Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinaslı Şiirlerim -11 ' Bendenizem Efendim!

27-03-2007 14:10

Sormayın kim bu mecnun, kim bu gariban
Her gün ah ile ağlayan, her gün perişan
Düşüp sevdaya, umutsuz bir düşe dalan
Aşkınız ile yanan bendenizem efendim

Uzakta değilim, yanınızda ‘giz’em
Kah rüzgârım, kah saç telinizem,
Dalmışım, kaşınızım, gözlerinizem
Gül yanaktaki ben’den izem efendim

Hazırım sizden gelen her cefaya,
Gerek yok ele danışmaya, sormaya,
İster köle, ister işçi, ister kâhya
İster bende’nizem efendim

Bir gülün, bitsin ah’ım, gülsün yüzüm
Hazırım sonra gelirse gelsin ölüm
İster dağ, ister göl, ister çölüm,
İsterseniz ben denizem efendim





Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinaslı Şiirlerim -3 : ' DÜŞÜ NE, BİLİR MİSİN? '

Bir garibin çektiğin,
düşüne bilir misin?
Derdi, hayali ne,
Düşü ne! bilir misin?


Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinaslı Şiirlerim -5: ' O YATMIŞ '

Zebra diye korktum idi
Şaşırtmak için beni
Boyamışlar çizgili
Kandırıldım oy, ‘at’mış

Vapur sandım kıyıda
Bir bilene sordum da
Güldü bakıp bakıp da
O ‘yat’mış

“Sen gurbete giderken
Küçücüktü” dediler
Geldim, gördüm selviler
Uzamış, boy atmış

Uzak diyarlardan gelip de,
Yari sordum seherde
Çiçekler boynun büküp de,
Dediler; “O yatmış”

Her gün ‘Ah! ‘ çektikçe
Üzülmüş gibiydiler halime
Toplanıp oy ile seçtiler hediye
Dost dediklerim bile, dertlere oy atmış



Şair: Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:44 AM
Cinayeti Gördüm

Kavak yelleri esiyordu
başımda efil efil
ve orda, bakışları hançer hançer
soğuk kanlı katil.

Biliyorum, cinayete hazırlanıyordu
Bir masa başında oturuyordu
Boştu masada bir sandalye
Kaçarken ordan, şahit yazarlar diye
Parçalaya parçalaya içimi
Gördüm, öldürdü… son ümidimi…
Gülücükler dağıtarak çevresine
İmza atıyordu nikah defterine…

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çaldım Sevgiyi

Çaldım sevgiyi annelerin kucağından,
Babaların şefkatli ellerinden
Çoktu onlarda, engindi denizlerden
Savurup rüzgarlara, gönderdim en acımasızlara
Ve aşsın tüm radarları, delip geçsin istedim, kalkanları
Taşlaşmadan yürekler,
Çekilmeden daha fazla tetikler
Ulaşsın istedim kan gölü orta doğuya

Tutundum ben de rüzgarlarına
Bulut bulut dalga dalga
Ulaştım kavgalara, döğüşlere
Ve acımasız savaşlara
Gökten sevgi dağıttık,
rüzgar rüzgar, nefes nefes

Kimisi aldı, ölmeden gülümsedi, başındaki cellada,
Kimisi çiçek uzattı, üzerine doğrulmuş namlulara

Ah canım ah neylesem olmadı!
Gaz maskesi takmıştı zalimler
Sevgiyi alanlar gözlerini usulca yumarken

Yeni emirler dinliyordu maskeli katiller telsizden
Kimisi pilot, kimisi Amerikan piyade
Ne gezer sevgi, ne gezer şefkat, hatta insaf nerde!
Gözlerinde nefret, zalimlik vardı daha ziyade
Cesetler gençti, gencecik
Kadın, çocuk ve masum binlerce bebecik

Topladım umutlarla, uçtum siyah göğe bulutlarla,
Amerika barış getirmeden zorla,
son umudu da tanklar ezmeden,..kaçtım,
kaçtım içimde yangınlarla

İçimde yıkılan duvarlara tuğla aramaya koştum.
Ne çare ki Dünya, “barış” diye bağıran katillerle dolmuştu.
Son sevgiyi suladım göz yaşlarımla
ama ….kurumuştu, solmuştu

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çanakkale'de Bir Mehmetçik

Trablus, Bingazi, Yemen, Medine
Yorulmuştu yıllarca cepheden cepheye
Yorulmuştu Mehmedim, öle öldüre
Mehmetçiğin
gönlünde sıla,
gönlünde hasret,
gönlünde sızı
Sonunda Çanakkale’de de
Dizilmişti karşısına İngiliz’i Fransızı

Her cephede, kurşun sesiyle
unuttular eşi dostu
çoluk çocuğu
Unuttu o an herşeyi,
ne can, ne canan
Önce vatan,
İlle vatan,
ille de vatan.

Boğazımızı sıkmaya gelmiş düşman,
Düşerse esir “El aman, el Aman! ” yalvardılar
Ya Mehmetler esir düşünce ne yaptılar;
Ya öldürdüler ya medenice yaktılar.
Can Mehmetler yanarken, kahkahalar attılar.

Ah Mehmetçik ki, islam ile yoğrulmuş
Silah doğrultana azrail,
Esir düşene şefkat olmuş.
Cephe cephe diyar diyar
Yıllar var ki, ne ana, neyar
Yok yok içinde, hep doğrulmuş,
“Vatan vatan” diye
göğsüyle siper olmuş.

Cephe cephe savaşmış bir asker,
Her gün görmekten ölümü,
ölüme alışmış bir asker,
bakıp bakıp kızıl ufka
siperde türkü söylüyor;

“Düşmanların namlusu
Parıl parıl parlıyor,Parıl parıl parlıyor
Eşim kaldı sılada
Anam ile ağlıyor,Yavrum ile ağlıyor
Ağlama sevdiceğim
Eşin şehit oluyor”

Bir makineli kıstırdı kayaya,
Mehmedim, güldü de “Ya şehit ya gazi” dedi
Çarpıştı durdu, akşam üstü vuruldu
Sayarken göğsündeki kurşunları
Sızdı da kanı yavaşça,
“Allah! ” dedi eğdi başını.
Bir gün sonra aldılar naaşını
“Var mı kimi kimsesi,
sorun” dediler,
Garip geldi, garip verdi son nefesi
“Karavandan ismin silin”, dediler
Bir fatiha okuyup, “Gömün” dediler

Nice taze gelin, gözünde yaş kaldı
Nice analar yol gözledi de, kucağı boş kaldı
Yel değmiş başak gibi, uzandı şehitler toprağa
Son yastığı baş ucunda hilalli bir taş kaldı

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çarem Yok

Kaçarım kaçarım kurtulamam
Hüzün tutmuş yollarımı.
Ben imdat istedikçe.
Sıkar dostlarım boğazımı,

Ayrılık acısı yakar yakar
Daha yanyanayken yüreğimi
Ezilirim, ölürüm bin kez
Girmeden kara topraklara

Çarem yok, çekerim çekerim
Atarım derdimi derinlere
Kimse bilmez, eririm, biterim
Mahkumum uykusuz *******e

Çarem yok, çarem yok, yok!
Tutunduğum dallarım da;
Ok olup vurur beni, ok!
Ümit yok, yok yarınlarda

Kaç deli berduş, kaç
Yok anlayanın, yok
Derdine dermanın yok
Ölsen, ağlayacak yarin yok

Mutluluk geldi sandım
Kucak açtım herkese
Bin acı bakış, bin tokat-tekme
Yıkıldım, yıkıldım yerlere

Sitemler hep bana
Bana acı sözler bana
Vurun vurun, kalkmayım
Vurun yüreğime, laflarla

Nefes alıp versem de
Yok oldum, artık yok oldum
Benliğim bitti, yok oldum
Ben artık yaşamıyorum

Kafeslerin içindeyim
Kafes, kafes içinde
Özgürlüğe hakkım yok
Hakkım yok uçup gitmeye

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çay İçerken

Çay İçerken
28-03-2007 08:50
Beni kötü hatırlama,
Beni hatırlamak üzmesin seni,
Bükme boynunu, düşündükçe beni
Huzurlu bir anında hatırla,
Hatırla, gülümserken
Meselâ, akşamüstü balkonunda,
ufukları seyrederken,
kuş seslerini dinlerken,
Meselâ,
çay içerken…






Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çek misali

Sahte değildi ama
Karşılıksız çıktı
sevdam.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çiçek

Bir şiir okudum
Şair;'-Kar çiçekleri kadar
güzelsin.'demiş sevdiğine.
Ben sana diyemem;
Bizim orda kışlar yaman olur,
Karlar diz boyu,
Çiçekler görülmez.
Kışın gördüğüm tek çiçek
...sensin.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çiçekçi Kız

Antalyadayız, çiçek fabrikasını gezdik
Çiçeklerden güzel kızlar çalışıyordu.
Gözlerim de, ben de çiçeklerden bezdik.
Bir kıza takıldı gözlerim; güzeldi
yorgundu.

Vakit geçmiş, ben öyle kalakalmışken,
Biri kolumdan çekti, bindik otobüse.
'Geride kalan var mı ? ' dediler ,
giderken ,
Söyleyen olmadı, kalbim kaldı geride.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çitlembik .............................(Şarkı biçimi)

Mutlu olmaz ama
Hayal kurar Çitlembik
Bir zalimin elinde
Yanar durur Çitlembik

Yıkılmış hayalleri
Umut arar Çitlembik
Maziyi aralar da
Kimi arar Çitlembik

Çitlembik kara kaşlı
Çitlembik kara gözlü
Çitlembik karabahtlı
Karalar bağlar Çitlembik

Yıllar sonra nihayet
Yüzünü gördüm Çitlembik
Gülen yüzünde yazık ki
Hüzünü gördüm Çitlembik

Ağır yürür Çitlembik
Mahzun durur Çitlembik
Gözyaşı dökmese de
İçten ağlar Çitlembik

Çitlembik kara kaşlı
Çitlembik kara gözlü
Çitlembik karabahtlı
Karalar bağlar Çitlembik

Yüreği engin Çitlembik
Kocası zengin Çitlembik
Önceden şen idi
Şimdi dingin Çitlembik

Rüzğarlarda savrulur
Yaman saçların Çitlembik
Kor ateşte kavrulur
Aman yüreğin Çitlembik

Çitlembik kara kaşlı
Çitlembik kara gözlü
Çitlembik karabahtlı
Karalar bağlar Çitlembik

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çocukken

Elimde iki balonum vardı,
Çocuk çaldı birini.
Ben ağladım, çocuk kaçtı.
Kaçarken araba çarptı.
Diğer balon elimden uçtu.
Ne acı;benim ilk balonlarımdı
O çocuğun ise, sonuncu...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:45 AM
Çok Yanmışım, Bittim

Her gün, yüreğimde rahmet
ele ‘YAR’, yare ‘EL’ idim.
Yar yanında yare hasret
çekilmiyor, çekemedim.
Yuvam oldu şimdi gurbet,
gurbet ele gittim.
Gönlüm erir mum gibi elbet
çok yanmışım, bittim.
Verilmez ki bunca zahmet
gayri ben, bana yettim.
Unutmak mümkün, ha gayret
fırtına idim, dindim.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Çorak Ömrüm

Maziyi unutup, atiye baksam
Bütün dertler biter mi
Her acıma bir mum yaksam
Mumlar bana yeter mi?

Acep, bir haber salsam nazlı yare
“Yar, bana bir çare,bana bir çare! ”
Tutar mı elden.
Yoksa ben biçare.
Son nefesim tende iken yiter mi?


Gelsin şimdi, çalsın davullar, zurnalar
Halay çeker gönlümde acılar
Küsüp gitti artık bana aynalar
Şu çorak ömrümde, gül biter mi?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Çözemedim

Ellerle güler, eğlenirsin
pür neşe
Dalgın, donuksun
benim yanımda.
Gizli bir sevda mı,
düştün mü ateşe ?
Yoksa küçük görmenin
izleri mi bakışlarında ?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Dayan

Bu geceyi
atlatırsan gönlüm,
tamam
dayan ha dayan
Birazdan doğacak inan,
dogacak umutlar
İlk güneşle ufuktan...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Değseydin

Ağlamak ne zormuş meğer
Gidişinle seller akacak sandım
Denedim, denedim ağlayamadım.
Ağlardım belki, değseydin eğer.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
DEMEK Ki

...................... 04-04-2008 13:50

Hiç bir derdi silememişim,
hepsi sırtımda kambur
Demek ki,
hüzün rengiymiş bulutlar
Benim için ağlarmış yağmur

Demek ki
içimde karakışlar varken
dışarda baharmış
Demek ki
şiirim son nefesi
vermemişken
...henüz yaşarken resmen
Unutulmak varmış

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Derde Düşen bilir

Ne zaman ki,
yıkıldım, yere düştüm
Ne dost yüzü gördüm
Ne de bir güldüm
Söylesem de anlamazlar beni
Derde düşen bilir, dertlinin halini

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Derdin, Hayat Verdi Bana

Derdin, hayat verdi bana
yaşamayı sevdim.
Gözlerine umutsuz bakıpta
ağlamayı sevdim

Perişanlığıma sevinme,
Aşkından kahrolmayı sevdim.

Gönlüm, dağda-taşta seni arar,
Sen, kaçarsın diyar diyar
Aşkın içimi sensiz de yakar
Bulmayı değil seni aramayı sevdim.

Sevdim seni, gözleri ahu,
Ben karşılıksız aşkları sevdim,
Senden bulduğum, bulacağım bu,
Ben “hicran” bulmayı sevdim.

Ararsan bir gün, beni ara;
Boş yollarda, sensiz akşamlarda
Ara beni, hüzünlü akşamlarda
Boş yere dönmeni beklemeyi sevdim

Hadi, durma, bekleme
Vur hançerin sineme
Bakarak gözlerinin içine
Candan geçmeyi sevdim.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Derdinle

Derdin derdim diyerek
Dertlendim senelerce
Şimdi ellerin oldun
Derdim arttı binlerce

Sana mutluluk dolu
Bir ömür diliyorum
Sensiz gülemesem de
Tebessüm ediyorum

Bahar gelmiş, baktım da
Kuşlar cıvıl cıvıl yine
Sensiz hayat sürüyor
Sensizim,derdinle

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Dertlerim şaha kalkar

Gözümde yaş birikir
Dertlerim şaha kalkar
Garip gönlüm sıkışır
Kararınca ufuklar

Kimse bilmez derdimi
Kimse görmez halimi
Bin kor kaplar içimi
Yanarım her gün yanar

Bir bende huzursuzluk
Bir bende bu dertler var
Bir ben yanıyorum da
Kimsem yok halden anlar

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Dertliyim

Ben ki; İlkbaharın ortasında
Hazan hatırasıyım.
Ben ki; Işıkların arasında
Bir karanlık noktayım.
Ben ki; gülüşlerin arkasında
Hüzünüm, ki; yastayım.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
Dogacak umutlar

Bu geceyi
atlatırsan gönlüm,
tamam
sabret, dayan ha dayan
Birazdan doğacak inan,
dogacak umutlar
İlk güneşle ufuktan...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:46 AM
DOLANDIRMA BENi

DOLANDIRMA BENİ
08-04-2008 09:30
Ey ecel,
Gelmeyecek yarınla avundurma beni,
Tuz bitti, yaram hüzün bağlar gayri
Dert verip çare arandırma beni
Bir gülüş ver, sonra uyut, uyandırma beni
Zafer hanem boş, kollarım boş
Dola kolların, dolandırma beni

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
DOST HANÇERi

..................................... 31-07-2007 03:05

Ne zaman sevinsem sabaha,
... gündüzüme gece doğar
Ne zaman kaldırsam başımı,
... uzanır bir dost eli,
.... beni boğar

Her günüm kara, öncekinden
Kanım damlar dost hançerinden
Öyle gün gördüm ki, öyle gün!
Korkmam artık beterinden

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Dön Geri

Korkularım, yalnızlığımla dengeli
Bulmak istiyorsan bıraktığın gibi
Hasretin yıkmadan beni, dön geri.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Duysana

Duysana
------
Beni bir kez anla,
Bir kez…bir kez anlasana
Bakışlarından mahrumsam
Bahar yaralar beni,
Sensiz kokladığım gül yaralar
Tatlı gülüşlerden,
topladım baharı
Kır çiçeklerinden
taç yaptım sana
Haykırdım seni sevdiğimi,
Etme, bu sensiz zamanlarda
Gönlümü Yıkıp durma
Haber saldım rüzğarla
Duysana…duysana…duysana
Pencerede esintisi baharın
Duvarlarımda gölgesi yalnızlığın
Hüzünler yine koynumda,
Hayalin karşımda.
Saat sabahın dördü,
Mahzun bakışların
uykumu böldü
Gel nazlım
gel vafasızım
Gel, dermanım ol,
çarem ol Yar, yar
gel, al beni sinene sar
Belki diner gözümde yaşlar
Belki diner gönül sızım
Gel zalim gel arsızım





Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Dünyadan kestim ümidim

Dünyadan kestim ümidim
Boynumda ilmik, koynumda ölüm
Ben hazırım da son nefese
Vadem bekler azrailim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Düşer ömrümde bir bir yapraklar 20-10-2006 08:30

Güz geldi, Ah! . Düşer ömrümde
bir bir yapraklar
Hüzün, hep hüzün içimde,
gider umutlar
Vagon vagon dönmemecesine


Pişmanlıklar güler halime
bakıp bakıp köşeden
Bir eser kalmadı yüzümde
eski neşeden
Şimdi dost oldum, dost kederle






Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Düşler Bitince

Bir sevgilim olmadı
gerçekte
Ama düşlerim-hayâllerim çoktu.
Hayâllerimdeydi ;
sevdim, dünyanın en güzel kızını
hem de karşılıklı
elele gezdik
ve güldük, içten.
sonu olduğunu bilmeden düşlerin
* * *
Gerçeklerin tokatları uyandırınca
Yitirdik birbirimizi
Adını bile koymadığımı hatırladım
Zamanla
gülen yüzü silindi gözlerimden
* * *
Şimdi bir güzel kız görünce,gülen
Cevabını bile bile
'O mu ?' diye bakıyorum.
Bir yanlışın acısı geçmeden
Tekrar tekrar aldanıyorum.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Düşün ki

Düşün ki
Farklı yönlere giden
İki tren penceresinden
gördük birbirimizi.
Ne acı, ne dert, ne keder,
Sadece
birer gülümseyiş kaldı hatıra
O kadar...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:47 AM
Düşüncelerde Seyahat

Ufuklarda savruldu gözlerim, gecede
Dünya üzerime yıkılıyor, şu küçük tepede
Savur beni... olmazsa yüreğimi rüzğar
İçimde zaten fırtına oldu pişmanlıklar.
Sessiz çarklara takıldım gidiyorum,
Reddettiğim fikirlerden, takdir bekliyorum.
İnsanlar deniz, insanlar okyanus, herkes damla.
Gerçi zordur, zordur anlamak başkasını, ama ;
Bilir misiniz, ne zordur, anlayınca insanları
Bir kralın ya da çobanın, paylaşmak acılarını.
Aynalar yabancı, yabancı şu gülen yüzüm.
Hayatım darmadağın, düşüncelerim de, nedir çözüm?
Bazen en büyük hüzünle, takılırım geceye ;
Övgüler, sitemler... dizeler yazarım sevgiliye
Sonradan acı gelir, karşılıksız sevdalarla uğraşmak
Düşünürüm, yarını ve sonrasını, yüreğim yanarak
Yine düşünürüm ki, zaman hızla geçiyor,
Daha dün, 'yarın' dediğim mazi olmuş gidiyor.
İnsanlar var; 'Bana dokunmayan bin yaşasın' fikrinde
Çırpınıyor, adaletin değil menfaatin peşinde.
Adaletli isen 'Enayi' diyen gözler üstünde.
Yaşamak acı, duygulu isen hele bir de.
Yakarsa içini bir çocuğun gözyaşları,
Hissedebiliyorsan, başkasını vuran kurşunları,
Gariplerin gözünden kaçabiliyorsan, yaş olup, akıp
Bazen, gidebiliyorsan coşkun ırmaklara katılıp
Ağıtlara, acılı bir türküye eşlik ederek
Duyamadığın sesinle, haykırıyorsan, içini ezerek...
Yaşamak zor gelir, gülmek de, bir dert biter bin gelir,
Acı tebessümler dolaşır dudağında, eller gülüyor bilir.
Duygulu olma, düşünceli olma, yoksa hep
Paylaşırsın hüzünleri, üzülmek için bulursun sebep.
Geçiyor, geçiyor, geçiyor da yıllar
'Ben yaşadım... yaşıyorum' diyecek neyim var ?
Beni anlar mı insanlar, günlerce bağırsam ;
'-Yanlış birşeyler var, yanlış sürüyor yaşam !..'

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Efkar tepesinden (28-08-2006 17:11)

Bir ceylan gezer,
yalnızlığın sessiz koylarında
kan sızar yarasından
ağlar sessizce
Efkarı yakar duyanları
Efkarıyla dolaşır,
kan eyler kıyıları
Avcılar toplanmış,
göz eyler yarasına
Ceylan, düşmanı
dost sanar davasına

Baktıkça maziye
sızlar yaraları
dost dediklerinde hançer,
gözlerinde zulm görür
Döner tekrar, tekrar döner,
Neşelerin kenarından
efkar ülkesine...

Kırılmış kalbinin,
sızısı acıtır
geçer diğer acıları

Beklerken ölümü
Artar tüm sancıları.

Çöker dizlerinin üstüne
Bakar son yarasına,
son 'dost' sandığından

Gömer başını sulara
Kurtulur son nefesinde
son acısından.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
el-VEDA

Sustuk,dakikalar mıydı geçen,asırlar mıydı?
Bilemedik,sustuk.
İnceden bir yağmur yağıyordu.
O benim konuşmamı bekliyordu,
ben konuşmaktan korkuyordum.
Yağmur gözlerimize iniyordu,
belli etmeden siliyordum.
Gözleri gözlerime değince kaçırıyordum.
'-Yağmur yağıyor',dedi usulca.
'-Evet. ',diye fısıldadım.
Herkes biliyor gibiydi,sevgimi,ama o anlayacak diye korkuyordum.
Oysa,onun bildiğini de biliyordum.
İlan edilmemiş bir aşkı yaşıyorduk,sessizlikte.

Bir yağmur yağıyordu inceden ince.
Şimşekler çakacak gibi geliyordu,
gözlerimiz birbirine değince.
Sustuk,konuşmak isterken delice.
Gökkuşağını gördü,
-Ne güzel,dedi usulca.
-Evet,diye fısıldadım.
İnceden bir yağmur yağıyordu gözlerimize.
-Gidiyorum.
-Biliyorum.
-Bir gün döneceğim.
-Belki! .
-Döneceğim...
Sustuk,dakikalar mıydı geçen,asırlar mıydı?
Bilemedik,sustuk.
İnceden bir yağmur yağıyordu gözlerimize.
Elini uzattı, bu eli ilk defa tutmayı istemedim, tuttum.
-Görüşürüz,dedi.
-Belki,bile diyemedim.
Gözlerindeki yağmurları gördüm.
Döndü gitti.
Önce gökkuşağı kayboldu,
sonra yağmur durdu.
Yanaklarım hâlâ ıslanıyordu.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
El Sallayışlar

Bir dostun el sallayışıyla
gidiverir hüzünlerin
'-Nasılsın' sözü, ısıtır içini
Gözbebeklerinizdeki
sevgiler çarpışır
Bazen gülümseyiş
bazen kahkaha
kaplayıverir dünyanı
Yıkık omzun doğrulur
Geri gelir kuvvet koluna.
* * *
Ve...
Bir dostun el sallayışıyla
dönüverir hüzünlerin
'-Güle güle.'dersin
sahte gülüş yüzünde.
Tekrar çöker omuzların,
düşer kolların, güçsüz.
Açana kadar çalar kapılarını,
Aşina korkusu yalnızlığın...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Ellere Bayram

Güneş doğmuş,
Çiçek açmış,
Havada mis gibi
bahar kokusu...
Bana ne !..
Ben düştüm derdime
Ben düştüm derdine
Ellere bayram
Bana hasret.
Gidişinle bana haram
gülmek...
Ellere bayram

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Elveda aşkım

13-06-2007 10:12

Elveda aşkım
Gitmek vakti,
Korkma sana bıraktım,
..tüm güzellikleri
Elveda aşkım

Sonbahar rüzğarlarında
Titreyince dallar
Şarkımı söyleyecek
Kuru yapraklar
Sil, varsa gözünde yaşlar
Hatırla beni
Güzel bir anı gibi,
Elveda aşkım,
Aşkım elveda

Yolum uzak,
Yolum tuzak,
Yolum sensiz artık
Her aşktan bir yara,
Seninki bir başka
Ah bu gönlüm
Ahh… hep yara, hep yara
Elveda aşkım elveda
Düştüm bilinmez yollara

Elveda aşkım, elveda
Beni güzel hatırla
Düşününce beni,
Bir gülümseyen yüz
Belirsin gözlerinde

Akşam huzurla,
Çekilirken insanlar evlerine
Sarılırken sevdiklerine
...hatırla beni
Mutluymuşum gibi…
Mutluymuşum gibi…

Elveda aşkım, elveda
Gönlümde senden
…… binlerce hatıra
Hepsi ateş hala
Hepsi yakar,...ben giderim,
Kalbim geriye bakar
Ben seni hep uzaktan sevmedim mi güzelim,
Gitmişim, ne çıkar
Elveda, elveda,…içim yanar

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
En çok yakışandır bana ölüm

Gün görmeyeli ne kadar oldu bilmem,
her kavgada yenildim
Kalmadı kıymetim
Dinlenmeyeli sözüm,
ne kadar oldu bilmem
Ömrüm sona yaklaşıyor
artık sustum...
Susmak bana yakışıyor

Biliyorum
Gitti son umudu taşıyan kervan
Bana kalan,
her savaşı kaybetmiş bir gönül
ki,
perişan, kan revan

Tüm acılar, beni yakından tanır
Bir gün olur anlarsan,
Bir gün olur Dinlersen
Bak gözlerime, sana bir ömrü anlatır
'Bir yanımda acı' demeyeceğim,
Bundan gayrısı da var
her yanımda acı
Her yanımda hüzün var


Tenhamı, kırdığım kalemler ısıtıyor
Son terkedilişim,
son düşüşümden beri nankörlüğe
bir kaç dakika,
bir kaç ömür oluyor
Sevda çiçeklerim çoktan soldu,
Kahinler yarınımı görmüyor,

Ah ne çare be gönlüm,
bu çileli ömrüm
bitiyor,
Anladım
Son akşam bu,
Bu son yalnızlığım
Bitiyor bu zulüm
İçimde boş sayfalar dolusu bir şair ölüyor
Ki en çok yakışandır bana ölüm




Ahmet Ünal ÇAM 10-02-2008 00:40

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Erenler

Keyf çatacak günümüz yok
bin çileli kervanlara
katılır da
gideriz biz.

Malda,mülkte gözümüz yok
gün olur da rüzgarlara
kapılır da
gideriz biz.

Haktan başka korkumuz yok
sonu bilinmez yollara
atılır da
gideriz biz.

Dünya için tapumuz yok
gönüllerin pazarında
satılır da
gideriz biz.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Erken Değil mi?

Gülüşler “Merhaba” demeden dudağıma
Acılar damla damla doluverdi yanağıma
Ben alışkınım acıya, alışkınım ama
Böylesine acı, erken değil mi?

“Sevmiyorum” desen ama gitmesen
Yüzünü doyasıya göremeden
Bir resmini bile öpemeden,
İnsaf et yâr, bu veda erken değil mi?

Ömrümde bahar görmeden daha
Saçımda aklar..., erken değil mi?
Yâr giderken..., Yâr giderken daha...
Gözümde yaşlar..., erken değil mi?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Eşim

Umudumsun
Varım-yoğumsun
Hayallerim-düşlerim
Herşeyimsin.
En önemlisi
Yüzümü güldürenim
Eşimsin.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Etme gönül, nafile

Etme gönül, nafile
Yar’dan uzak kalamam
Neylesem de kimseyi
‘yar’ yerine koyamam

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Eylül Geldi, Sen Yoksun

Anlamıyorsun
Sen yokken
bir parçam eksik daima
Sevincim, öfkem bile yarım
Ne hırçınlığımı dindiren, sözlerin
Ne hüzünlerimi bitiren gülüşün
Yoksun
Yoksun işte...
İnanmak istemesem de! ..
* * * *
Eylül sensiz başlıyor
Bilirsin; kolay hüzünlenir,
kolay ağlarım
Eylülde sonbahar gasveti
elimi,kolumu kıran yalnızlık.
Mevsim hüzün, yediğim-içtiğim hüzün
Sonbahar.. sonbahar.. sonbahar
Ayrılık...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:48 AM
Fark

Bir çocuk
sıcacık simitlere
iç geçirerek bakarken
Bir delikanlı
son model arabayla geçti
Çocuk iç geçirdi
Delikanlı vites değiştirdi
Çocuk çaresiz giderken
Delikanlı hız yaparak döndü
Bir adama çarpmamak için
aniden kaldırıma çıktı
simitçiye ve çocuğa çarptı
Çocuk mis gibi simitleri
Burnunun dibinde buldu
Kokladı, kokladı, ölmeden önce.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Fırtına

Önce sen gittin,
En son gözlerin.
Gidişin, fırtınaydı
yüreğimde,
Hasretin fırtınaydı.
Çırpındım durdum
yoruldum.
Ama yaşıyorum.
Gözlerin de gitti,
Fırtına bitti...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Fırtınalar içindeyim

Fırtınalar içindeyim,
fırtınalar içinde
Ceylan gözlü yarimle ben,
Çankırı kentinde

Bir gün sormasam halini,
çok büyük kabahat.
Yakar şu gönlümü de,
hata bulmaz kendinde.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Fotoğraflardaki Yalan

Elimde bir fotoğraf,
Bir an ben bile şaşırdım
Ne o öyle
Yanyanayız,
İkimiz de gülüyoruz.
Gör de inanma,
Bir pozluk mutluluk.
Ne yani
Seninle yanyana
gülebilmek için
Hep fotoğraf mı
çektirmeliyiz..?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
G E Ç T i M

14-04-2007 00:30

Ey, kara saçlım,
hançer bakışlım
Ey çocukluk aşkım
Geçtim eski, tozlu yollardan
İçimde hüzün,içimde hatıran

Kaybolmamış çocukluğum hâlâ
Hâlâ gönülde eski heyecan

Dün gibi aklımda,
Gözlerinde düşmüştüm ilk aşka
Ne çabuk geçiverdi yıllar
Savrulduk ordan oraya
Sen bir gurbette, ben başka

Büyüdük birbirimizden uzakta
Gittik,
kaldı geride çamurlu sokaklar
kaldı geride sıcacık insanlar,
dostluk, samimiyet,
ve son nefesiyle merhamet

Dün, resmini gördüm gastede,
Yandı içim,
yandım ha yandım
Önce bir kabus sandım,
Sonra bir çok şeyin bittiğini anladım.
İçimde bir burukluk, içimde bir hazan
İçimde hep hüzün, içimde hep hüsran
Sen, boyalı saçlarla İstanbulda
Sen, sahte gülüşlerle sahte dünyada
Ben yorgun, ben çamurlu ayakkabılarımla
Eski mahallede, eski sokağında
Bir an döndüm de çocukluğa;
Mahsun hallerini gördüm,
Masum bakışlarını gördüm
Eski evinin önünde, bahçe kapısında
Eğdim başımı önüme, yürüdüm geçtim
Geçtim bir tanem, ‘ah! ’ çeke çeke
senden de geçtim.



Ahmet Ünal ÇAM.

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
G i t

Salatayı severim,
Elmayı severim,
Seni de.

Salatasız ölmedim,
Elmasız ölmedim,
Ölmem sensiz de...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Gecedir

Gecedir;
Çalarsın kapıları
açan olmaz.

Gecedir;
Hemde yıldızsız
gözgözü görmez,
Bir ses duyar irkilirsin,
Sarar korkusu yalnızlığın.
Rüzgar eser savrulursun,
Düşersin kucağına karanlığın.

Gecedir;
Ararsın yolların bulunmaz,
Gecedir;
Kalbinin gürültüsünden durulmaz,
Üşürsün...
Sevdiğini düşünür,ısınırsın,
Gözleri gelir aklına...
Bir çift yıldız gibi
Asılır kalır karanlık göğe.

Gecedir;
An olur yenersin korkuyu,
An olur canın çeker
Oturursun bir köşeye
Dinlersin geceyi,
hissedersin...
Gözlerini yumup susarsın,
An olur, gece olursun.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geceydi, yalnızdı, ağlıyordu.

24-12-2007 13:38
Hüzün topluyordum geceden
Uzaklarda bir yerde yağmur yağıyordu.
İçimde dar sokaklarda bir şair geziyordu
Geceydi, yalnızdı, ağlıyordu.

Ellerimde acısı kalmıştı vedanın
Gözlerimde izi son bakışının,
Köşeyi dönerken son anın
Bir şair köşeden bana bakıyordu
Geceydi, yalnızdı, ağlıyordu.

Yıldızlar küsmüydü bilmem,
Ay saklanmıştı buluta
Bahtımdan da karaydı bulutlar
Gözlerimden bir ayrılık damlıyordu.
Bir şair kalemini kırdı, içi acıyordu
Geceydi, yalnızdı, ağlıyordu.




Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geç-me

Bir selamın, bir bakışın, umut verecek bana.
Sen ise konuşmaya tenezzül etmiyorsun.
'Defol,git'desen, inan susmandan iyi.
Şimdi hiç göremez oldum.
Gel-geç yine, ben umut içinde bekleyim,
Sen yine görmemezlikten gel...
Eskiden gözlerinde pırıltılar vardı,
...hayran olduğum.
Sonra, beni gördükçe şimşekler çakar oldu
gözlerin.
Son günlerde onu da göremez oldum.
Yine yollarımdan geç,
Yine kahrolarak yüzüne bakayım,
Şimşekler çaksın gözlerinde yine
...razıyım.
Liseli aşıklara döndürdün beni;
Yollarında bekliyorum,geçeceksin diye,
Deyim yerindeyse 'ağaç' oluyorum.
Pekala ;
Hoşuna gidiyorsa eğer, ben yine bekleyim
...sen yine geç-me.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geç Kaldın

Saçaklarımda aklar var,
Şarkılarım
sonbahara dayandı
seni beklemiyorum artık
gelme

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geç Kıyılarımdan

Attım acılarımı İçime,
büyüttüm ağır ağır
diyemedim sevdiğimi
Gelip geçti koca yıllar,
İster ağla ister bağır
yalnızlığım çığ gibi
kapladı benliğimi
Rastlamadım dengine
Düşman oldum kendime
Ne gelebildim sana,
ne alıştım yokluğuna
Beterim beter, halim yaman
Geçmedi gitti sensiz zaman
Kaybederdim kendimi, sensizlikte
Sensizlikte hüzünlenirdim,ağlardım,
ağlardım, gün boyu, günler boyu
Şimdi sildim içimden eski huyu
Yığınlar yaptım umutlarımdan
Ateşler yaktım sahil boyu
Geçersin diye kıyılarımdan

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geçip gitmek lazım hayattan

29-06-2007 12:00

Hatalarsa kalan arkanda
Yoksa artık umut ufukta
Bir akşam, bir rüzğarla
Geçip gitmek lazım hayattan

................Adımlarını sıklaştır
................Adımlarını sıklaştır
................Beklenen sonu yaklaştır

Herkes, sırtını dönmeden
Daha yaşarken ölmeden
Düşünüyorum da bazen;
Geçip gitmek lazım hayattan

................Adımlarını sıklaştır
................Adımlarını sıklaştır
................Beklenen sonu yaklaştır

Yalnız kaldığını farkedince
Ta ciğerinden kan gele gele
En son ‘Dostum! ’ diyenin hançeriyle
Geçip gitmek lazım hayattan

................Adımlarını sıklaştır
................Adımlarını sıklaştır
................Beklenen sonu yaklaştır

Düşmanım çok, dostlar bitti
Rüzgarım ters esti gitti
Ben umudu, umut beni tüketti
Geçip gitmek lazım hayattan

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Geçip Gitti Yıllar

Her döndüğüm köşede
Kederler, pusu gibi
Ömrümde yıllar bir bir
geçip gitti su gibi

Tüm hüzünlü şarkılar,
Geceydi, Sabahdı bana
Daha gözüm açmadan
Gizli sevda acısı
'Merhaba' dedi bana

Hayat bana
hüzün şarkısı,
ayrılık şarkısı
Her makamdan çaldı
kimi hüzzam, kimi
nihavend idi
Bu şifa bulmaz gönlüm
tüm acıları ezberledi
Ah ne çare tükendi ömrüm
Yıllar gülmeye yetmedi

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:49 AM
Gel

Karanlıklardayım,gel
ışığım ol
Unuttur çirkinliğimi
aşığım ol
Dar günümde ekmeğim,aşım
can yoldaşım ol
Al beni benden
ver kendini bana
gir kalbime
canım ol
cananım ol

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gelişin ve Gidişin

-----------------09-11-2006 13:20

Sen gelince
İçim ürperirdi önce
Sonra bir fırtına, bir heyecan
Yer kayardı ayaklarımdan
Bakışların bakışlarıma değince

Ve.. figan başlardı baykuşlarda
Kanadından vurulurdu bir serçe,
Bir ceylan yalnız kalırdı dağlarda
Sen gidince

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gemiler 08-03-2006 22:00

Gemiler gider içimden sıra sıra
Oof… gemiler
Gönlümü kor ateşte yaka yaka
gemiler Oof… gemiler

Deniz azgın, dalga dalga
İçimizde deli sevda
Ben kaçtıkça peşimsıra
gemiler Oof… gemiler


Yelkelerinde fırtına
Her gemide hüzün, keder
Her gemide binbir yara
gelip geçer, geçer gider
gemiler Oof… gemiler

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gemiler kalkar içimde

Gemiler kalkar içimde
Gemiler... sensizliğe
Dalgalardan süzüle süzüle
Sensizliğe... Sensizliğe

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gerçekçi Şiir

İlahi Hüseyin...
'-Beni ve aşkımı anlatan
gerçekçi bir şiir yaz.' diyorsun
Ne yazayım ben gerçekçi şiire?
'-Üç senedir sevdiğine açılamadı.'
mı diyeyim?
'-Yazıp, veremediği mektuplar,
bir kış yakacak olur.' mu diyeyim?
Geç canım, geç sen gerçekçi şiiri,
Bunlarla kızın gönlünü çalamazsın.
Ama üzülme;
Ben senin için ne yalanlar yazarım;
Kor gibi yanan bir yürekten,
Mehtaplı *******den, bahsederim.
Arkadaşım değil misin?
İnan ki borç para istediğimden değil,
Ne ilgisi var canııım...






Şiirin geçtiği oykum

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gideceğim buralardan

Gideceğim buralardan
İçimde hüzün,
İçimde acı,
İçimde dertle, Gideceğim buralardan

İnmeden ömrüme son perde
Düşmeden başka başka derde
Üzülecek yokken (hazır) geride
Gideceğim buralardan

Hep acıya mahkum oldum,
Hep ağladım, artık bıktım
Ha yaşadım, ha ki öldüm
Gideceğim buralardan

Dertle gönül doldu-taştı
Çok dayandım, herkes şaştı
Gayri beni bile aştı
Gideceğim buralardan

Bir arşın gitmişim, dönüp baktım da
Gülmedi gitti, şu kara bahtım da
Hep, çekip-gitmek vardı aklımda
Gideceğim buralardan

Herkes, bir maske takmış
Hak-hukuk çook uzakmış
Artık ruhum candan bıkmış
Gideceğim buralardan

Ne bir dostluk, ne bir vefa
Her ümidim, kalktı rafa
Kararlıyım artık bu defa
Gideceğim buralardan



Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gidiyorum

GİDİYORUM 28-01-2006 22:31

Gidiyorum,
taşan nehirler var içimde
Gidiyorum
gözlerimde yaş,
adımlarımda telaş,
fırtınalar içinde

Bakıyorum geriye,
bir ömür,
bir ömür geçmiş
Nice, nice mutluluk
ben beklerken
gitmiş

Mazi torbam boş
umutlarım tükenmiş
bırakıp sizi size
gidiyorum.

Bir sisin içindeyim,
yürüdükçe yürüdükçe
kahırlara gidiyorum
anlıyorum,
büyüdükçe
adım adım bitiyorum.
fırtına olamadan daha
meltem gibi sessizce
gidiyorum, gidiyorum...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gitmek vakti

Gitmek vakti gelir buralardan,
ardımda ne bir gözyaşı,
ne veda bakışları
hüzünleri alır koynuma giderim.

Kalem yorgun, kağıt yorgun
son satıra gözyaşımı döker
kırar kalemi giderim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gitti

Ve bitti
Sessizlik hüküm sürüyor
gözlerimde
Kalbimdeyse fırtına
Ve bitti... gitti
'Herşeyin sonu var'
der gibiydi
mutluluk
veda ederken

Ellerim ellerindeydi
'O' giderken
Şimdi ise
kurşun gibi ağır iki parça
kollarımın ucunda.
Bunlar el değil
ellerini tutamadıktan sonra

Hasreti yaşadım
ölesiye hasreti
O köşeyi dönmeden daha
kavrulurken yüreğim
ıslanırken gözlerim.

Mutluluk veda ederken
'Herşeyin sonu var'
der gibiydi.
Ve bitti... gitti.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gizli Yare

........................ 28-02-2007
Sevdiğin bu mudur,
Sardığın bu mudur,
baharım, dalda gülüm
Anca mı sararsın beni
gelince başa ölüm

Yarim senin uğruna
Bu da geldi başıma
Bakam o gül yüzüne
Otur gülüm yanıma

İster dövsünler beni
İster vursunlar beni
Bir kez gül de yüzüme
Mezara koysunlar beni

Başımda bin bela var
İçte derin sevda var
Aç bak yarim usulca
Sol yanımda sızım var

Ay battı yavaş yavaş
Ömrümde bu son telaş
Gel nolur, sarmaş dolaş
Sarıl, sev de
Belki, sondur bu gecem
Gözlerin gözlerimde
mutlu ölecem

Sokaklarda lambalar
Sarıdan sarı yanar
Ah yarem içimdedir
Gizliden gizli kanar

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gönlüm

Yalnızlık kalesi oldu şu gönlüm,
Nice dertle yine doldu şu gönlüm.
Binbir umuda sarıldı durdu,
Umutsuz yarına kaldı şu gönlüm.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gönlümün ateşinde gül kuruttum

Gönlümün ateşinde gül kuruttum
Yar aklıma gelince, gül yandı, ben unuttum

“Gün gelir unutur” demiş nazlı yar
Yar aklımda, sitemini unuttum.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:50 AM
Gönlümün Kırık Sazı...... 15-haziran-2006 09:15

Gönlümün kırık sazı
çalmıyor, çalmadı gitti
içimde bir derin sızı
bitmiyor, bitmedi gitti
Ne 'yar' dedi, ne sevdi
sevmiyor, sevmedi gitti
Bir tatlı tebessüm bazı
içten gülmüyor, gülmedi gitti

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gönül evim perişan 31-08-2006 08:25

‘Gül’ diye uzandım, kanattı diken elimi
Bülbül oldum bahçesinde, yâr duydu sesimi
‘Al’ dedim de, çıkarıp uğruna kalbimi
Kalbim bıraktı sade, aldı da her şeyimi

Yâr, simsiyah saçın, gözün ok, kalem kaşın
Beni nârdan nâra, düşürür bir bakışın

Gönül evim perişan, harap,
Düştüm dertten derde, düştüm bitap
Mutluluk meğer serapmış, serap
Güldür artık yüzümü, güldür ya Rab!

Yâr, zülfün tarama, od düşürdün bağrıma
İlaç istedim senden, tuzlar ektin yarama.






Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gönül Limanları

Karanlıkların ortasında
bir kör ışığa kanıp,
Çok limanlara yanaştım,
Limanların hepsi boştu.
* * *
Deniz fenerlerini
yakıp yakıp kaçan güzel
Bir gün ;
bir deniz fenerini yaktığında
bir de bakacaksın ki ;
çoktan gelmişim,
kaçamayacaksın...
* * *
Hiç bir zaman bilemeyeceğiz,
Sen,benim fenerlerimi yakan mısın?
Ben,senin kaçıp durduğun mu ?
* * *
Yine fenerleri yakanlar olacak,
Yine kaçanlar,kovalayanlar.
Biz gülümseyeceğiz sadece,
birlikte bir limandan...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gönülde hasret, dilimizde sıla

Hatırladın mı arkadaş,
o eski günleri
Bahçelerde gezerdik,
ne güzeldi, ne güzel,
çocukluk günleri.
Sağda solda koşuşurduk,
Düşerdik, dizilerimizde hep yara,
acımız çabuk geçerdi,
mutluyduk yanyana
Bağıra bağıra türkülerle
Çıkarken tozlu yollarda köye
Omuz omuzaydık,
kolay yıkılmazdık,
Yıkılmazdık dostum…

Yıkılmazdık, yıktılar.
Hatıralarda o şen kahkahalar,
Hatıra şimdi o mutluluklar,
Karşılaşırsak, bir soğuk “Merhaba”
Nerde o sevgi, nerde o vefa
Şehirli olduk, can dostum, şehirli
Birimiz gülse, birimiz kederli
Şarkılar yabancı hâlâ
Gönülde hasret, dilimizde sıla“



Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Görmedim ben böyle zalimi (Dörtlük)

Görmedim ben böyle zalimi
Çare yok, desem de derdimi
Yıktı gönül evim neyleyim
Perişan eyledi halimi

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözden Yaş Geldi 03-Kasım-2006

Kara gözlerine kurban olduğum
Gittin, gözlerimden yaş geldi

Ne hal kaldı bende, ne mecal
Siyah saçlarıma kış geldi.

‘Hüzün, yakışmaz’ derdin. Nafile,
Gülüş gitti, dertli bakış geldi

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözgöze Gelince

Gülümseyişim
önceden kalmıştı
gözümde
Bir an gözgöze gelince
Alınıverdin üstüne

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözler

Gözlerin çarptı gözlerime
Ortada ne tanık var,ne polis.
Gözlerim yaralı,çırpınıyor,
Çırpınıyor,bakamıyor gözlerine.
Gözlerin suçlu,cezası müebbet.
Mahkum olacak gözlerin gözlerime.
Boşuna uğraşma,yer yok kaçacak.
Gözlerim gözlerini elbet bulacak.
Gözlerin gözlerime mahkum olacak.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözler Yeter

Herkes sorar da
sen ne diye sorarsın
'Nedir bu halin
Nedir bu derbederlik' diye
Bal gibi bilirsin sebebini
İllâ dille mi söylemeli
illâ bağırmalı mıyım
'Seni seviyorum! ' diye

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözlerin

Gözlerin ;
Bir serseri kurşun gibi
Gözlerimden sekti
Vurdu kalbimi.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:51 AM
Gözlerinde Mana Yok ....(Tv'de cahil görüntüler çizen mankenlere)

Gözlerinde mana yok
Alık alık bakarsın
Gönülleri değil, anca
Sen kendini yakarsın

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gözü Açılmış Bir Türk - 2

Gözü Açılmış Bir Türk - 2



Sami, Jack'ten öğrendiklerini kolay okunur bir öykü formatına sokup gazetesindeki köşesinde yayınlamıştı. Şimdi, biraz da endişeyle tepkileri bekliyordu. Sabahın erken saati olduğu halde fazla beklemedi, kapıdan asık bir suratla yazı işleri müdürü girdi;

-Sami bey aslında ben sizinle konuşmak istiyordum ama yazınızın etkisi sanırım beni de aşacak ki, patron doğrudan aradı ve sizinle konuşmak istiyor. Benim odamdan arayın.

Sami, yazdıklarının arkasında da olsa, başını epey ağrıtacak bir aşamanın başlayacağını biliyordu. Ayağa kalktı;

-Şimdi burdan ararım müdür bey.

-Anlamadınız sanırım, benim odamdan ve dinlemeye karşı parazit korumalı olduğundan kırmızı telefonla aramanız gerekiyor.

Sami, olur manasında başını salladı. Odadan çıkmadan masasına 'veda eder gibi' baktı. Koridor boyunca, yazı işleri müdürü kırgın/kızıgın bir sesle konuştu durdu. Dalgın olan Sami bazı sözleri duyabiliyordu;

-Sami bey, sizden böyle bir yazı beklemezdim. Neresini eleştireceğimi şaşırdım. Sizin gibi aydın birinden hiç beklemediğim şeyler. Açıkcası, size güvendiğim ve yazılarınızı denetim dışı tuttuğum için kendimi suçlu hissediyorum. Fransız kolejlerinde yetişmiş, Üniversitede Fransızca öğretmeni olmuş, aydın biri olarak gördüğüm siz..., siz...

-Sami, cevap vermesinin boş olduğunu düşündü. Çünkü müdürün sözlerinden net bir eleştiri yoktu. İçi boş cümlelere cevap vermek, uzun süredir kendisine ağır geliyordu. Hem, patron aradığına göre, patronla görüşmesi gazetedeki konumunu netleştirecekti zaten.

Müdürün, yazılanları yorumlamak/eleştirmekten çok, kendi görevinin sallantıda olmasından, hatta işinden olmaktan korktuğunu anlıyordu. Müdür söylenerek telefonun başına geçti, numarayı çevirdi.

-Evet efendim, yanımda şu anda. Tamam efendim.

Endişeli bakışlarla telefonu uzattı 'Özür dile, düzelteceğiz de'

-Buyrun Aydın bey.

-Sami bey, sizin yazılarınız bizim için guru kaynağıydı, gazetemizin batıya bakan yüzünü temsil ediyordu.

Sami, lafın nereye gideceğini anladığı halde '-Teşekkür ederim.' dedi. Patron, ses tonunu sertleştirerek devam etti;

-Fakat bu son yazınız, herşeyi yıktı.

-Ben, yanlış bir şey yazdığımı sanmıyorum.

-Sami bey, biz ticari bir kuruluşuz, unutmayınız. Bu son yazdığınız yazı, bize reklam veren kuruluşların çoğunun hoşuna gidecek bir yazı değil, bu 1. Ayrıca, özellikle Avrupa ülkelerinin ve ABD'nin aleyhine yazdığınız noktalar bizi sıkıntıya sokacaktır 2, başörtüsü gericilerin simgesiyken, hatta siz de bu konuda modern, Avrupai yorumlar yazmışken, birden bire 'Kurtuluş Savaşında'ki başörülüler', 'Sütçü İmam' filan demeniz kendi silahımızla, kendimize ateş açmaktır 3.

-Yazdıklarımda doğru olmayan nedir?

-Bakın, sizi sevdiğim için bir kalemde silip atmıyorum, eleştirilere gögüz germek, bir dahaki yazılarınızda ortamı yumuşatacağınıza inanmak istiyorum ki, bu nedenle bu sorunuza cevap vereyim; İngilizlerin meşhur bir sözü vardır; 'İngiltere'nin dostları değil, menfaatleri vardır' demişler. Bizim de haklılık aramamız yeterli değil. Güçlü olanlar var ve onların beğenmediği söylemleri savunursak, ne olduğumuzu anlamadan kendimizi bir sürü suçlamayla mahkemelerde buluruz.

-Aydın bey, sizin için ticaret önce gelebilir ama ben böyle düşünmek zorunda değilim. Öğretmen ve gazeteci kimliğimle, inandıklarımı yazmamdır benim için önemli olan.

-Biz de vatan haini değiliz herhalde Sami bey ama günümüz şartlarında aklımızdan her geçeni söylemek yetkimiz de yok. Unutmayın ki artık dünya global bir köy haline geldi. Bizim gibi çok satan bir gazetenin atacağı bir yanlış adım da, ülkemizi Fransa ile, ABD ile ters düşürebilir. Açıkcası bu konuda beni arayıp, 'yazınızı düzeltin' diye şimdilik kibarca uyarılar gelmeye başladı. Ben de, yarınki gazetemizde düzelteceğimize dair güvence verdim.

-Aydın bey, inanın ki bu yazı bir anlık öfkeyle yazdığım bir yazı değil. Her ne kadar olanlar yaşanmış olsa da, daha önce üstün kör baktığım konuları tekrar ve ayrıntılarıyla inceledim. ABD'nin terör örgütlerini desteklediğini filan yazdım diye çekiniyorsanız, çekinmeyin çünkü doğru, Fransa'dan çekiniyorsanız, çekinmeyin çünkü onlar da bize Ermeni katliamı yalanınıyla baskı yaparken, Cezayir'de, Ruanda'da yaptıkları katliamları kanı hala ellerinde. Bize düşman olurlar diye çekiniyorsanız, merak etmeyin zaten düşmanlar. Yıllardır Avrupa Birliği mücadelemizde ne kadar dost olduklarını gördük.

Sami'nin heyacanlı konuşurken, artık öfkeli, bağırır gibi konuşması, yazı işleri müdürü Hakan beyi telaşlandırmıştı. Karşısına geçmiş, sakin olmasını işaret edip duruyordu.

Aydın, ses tonunu değiştirdi. Yorgun bir sesle;

-Sami bey, yazdıklarınızın hangi mecralara uzanacağını yeterince hesaplayamıyorsunuz sanırım. Bu ülkede oturmuş bir düzen var ve resmi/gayri resmi bazı kuruluşlar var. Bu ülkede gazeteci ölümleri var.

-Bu bir tehdit mi?

-Evet, bu bir tehdit ama kesinlikle benden değil Sami bey. Telefonumuz dinlenemediği için samimi söylüyorum, bana değişik yerlerden uyarılar geldi ve bazı uyarılar beni gazetem için olduğu kadar sizin için de endişeye sevketti.

-Gazeteciler tehditle yazı yazacaksa...(hafif bir sesle de olsa, Aydın beyin acı acı güldüğünü duydu) niçin güldünüz?

-Tehditle dediniz, oysa tamamen ısmarlama yazan 'BÜYÜK' yazarlarımız var.

-? ?

-Neyse Sami bey, beni arayan bazı önemli kişiler, takma isminiz yerine gerçek isminizi de istedi. Ben, medyadaki gücümü kullanarak, size ulaşmalarını geçici olarak engelledim, süre istedim. Önce sizinle konuşmak için vakit kazanmaya çalıştım. Sonuçta sizinle görüşmek isteyenler vardı. Ve sizin için akşama bir toplantı ayarladım. Güvenliğinizden emin olmak için ben de katılacağımı söyledim, biraz nazlansalar da sorun çıkarmadılar. Sanırım şimdilik bir araştırma niyetindeler sadece.

Sami, böyle birşeyi bekliyormuş gibi 'Olur' dedi sadece. Aydın, biraz da koruma iç güdüsüyle;

-Öldürülen gazeteciler mevzunu aklından çıkarma, pek sivrilme. Şu anda birşey yapmasalar da, başka bir konuyla ilgili görünmesini sağlayacak, hedef saptıracak bir ortam bulduklarında...

-Uğur Mumcu gibi mi!

-... gerçekten araştırmalara başlamışsın sanırım.

-Siz daha iyi bilirsiniz eminim ama gördüğüm kadarıyla Uğur Mumcu, dinciler tarafından değil de, terör örgütlerinin ticari bağlantılarını araştırırken, güçlü kişilere ulaştığını keşfedince, hatta bağlantıların taa....

-Yeterli Sami bey, telefonumuz dinlenmiyor diyorum ama teknolojisi bizden iyi olup, bizim tedbirlerimizi aşanlar olabilir. Ben ise yaşlı ve huzur arayan bir insanım, kahraman değil.

-Herkes kendi huzurunu ararsa, birlik içinde güç olunmazsa, Arap ülkelerine dönmez miyiz?

-Yani?

-Arapları küçük ülkeler bölüp, kimisini yokluğa mahkum ettiklerini, kimi küçücük devletleri de daha kolay sömürmek için zengin petrol kuyularına yerleştirdiklerini biliyorsunuzdur. Onları bekçi gibi kullanan -zengi bekçi- yapan batılılar da, korkunç petrol anlaşmalarıyla sömürmeye devam edip duruyorlar.

-! !

-Zenginliğiyle meşhur Brunei sultanı, bir Suudi Arabistan kralı bağımsız olduklarını söyleseler kaç yazar ki!

Aydın beyin yorgun bir sesle;

-Akşam görüşürüz Sami bey.

-Tamam, görüşürüz.

Sami telefonu kapatırken, alnı ter içinde, ezik bir halde koltuğuna gömülmüş yazı işleri müdürü Hakan beye baktı, gülümsedi;

-Müsadenizle, yarın ki yazımı yetiştirmem lazım.

Yazısını akşam, geç saatte telim ediyordu ama Hakan beyi yüzünde beliren korku hoşuna gitmişti.

*** ***

Hava kararmaya başlamıştı, kapı çalınınca, taslağını hazırladığı köşe yazısını kaydedip, bilgisayar ekrarnını kapattı. Gelen Hakan beydi;

-Sizi almak için gelen araba aşağıdaymış.

Sami, '-Hemen iniyorum' deyip, küçük bir dosya elinde, kapıya yöneldi. Hakan beyin, umut verici, yatıştırıcı bir cümle beklediğini görmemezlikten geldi. Asansörden inip, dışarı çıktığında, siyah camlarından içi görünmeyen arabayı gördü. Kapıcı, çekinerek sordu; '-Patron ilk defa gazeteye geliyor ve sizi almaya geliyor Sami bey. Hayırdır? ' Sami sadece gülümsedi, yürüdü. Patronla karşılaşacağını sandığı araba boştu. Şöföre sormaya gerek duymadı, anlaşılan patron arabayı göndermiş, kendisi toplantı yerinde bekliyordu.

Şöför yol boyu ne konuşmuş, ne bir çift laf etmişti. Sami, şöförle aralarındaki cam perdeyi inceliyordu, 'Ne kadar sağlam görünüyor! ' diye mırıldandı. Camın sağlamlığını incelerken, araba birden ana yoldan orman yoluna sapınca içine bir korkunun yayıldığını hissetti. Daha önce bu tür arabaları duymuştu, arka tarafta içerden kapıları açamayan, tenha bir yere götürülüp tek kurşunla susturulan adamları. Sakinliğini korumaya çalıştı, hemen yolu inceledi. İlerdeki dönemeçe umutla baktı, içinden düşündü, 'Tık sesi gelmedi, şöför arka kapıları kitlemeyi unutmuş olabilir. Dönemeçte hızı azalınca atlamam gerek'. Eli kapının kolunda, yüzüne sakin bir ifade vermeye çalışarak uygun zamanı beklemeye başladı. 'Patron uyarmıştı oysa, bir de akıllı geçiniyorum'.

Araba dönemeçe yaklaştığında yavaşladı, kapıyı hızla açtı ama dönemeçte gördükleri onu duraklattı. 'Beni öldürmeyi planlasalar, patron burda olmazdı'.

Hareket halindeyken, arka kapının açılma sesini duyan şöför, acı bir fren yaptı; 'Ne yapıyorsunuz, henüz araba durmadı ki! '. Sami; 'Özür dilerim, dalmışım' deyip arabadan indi.

Patronunun yanında, gizli teşkilatların göstergesi siyah giysili, ciddi adamlar bekliyordu. üstelik bunların, çelik gibi pazulu, tabanca, bıçak gibi ölümcül silahlarla hazır olmasını bekliyordu. Gülümsedi, bu gülümsemesinin sebebinin, beklediği tipte adamlar olmaması mı, yoksa babacan bakışlarla kendisine gülümseyen, sevimli, orta yaşlı adam mı olduğuna karar veremedi. Elini sıktı.

-Hoşgeldiniz Sami bey.

Patronu ciddiyetini koruyordu. Ormanın içindeki villaya doğru yürüdüler. Patronun 'hoşgeldin' demyişi de, sevimli amcanın kendisini tanıtmayışı da, huzursuzluğunun geçmesine engel oluyordu.

İçeri geçtikten sonra, konuya nasıl girildiğini bile anlamadan kendisii bir tür sorgunun içinde buluvermişti Sami. Patronunun, 'Beyfendi, devletten' sözüne daha açıklayıcı bir cevap isteyecekti, vazgeçti. Sonuçta çok gizli bir şey bilmiyor, elinde önemli bilgiler saklamıyordu. Köşe yazılarıma eklemekten çekinmeyeceğim bir bilgiyi, burda paylaşmamamın da bir sakıncası olamaz' diye kendini rahatlattı.

-Sami bey, ben Hulisi. Yazınızı okuduk.

Sami, 'Hah.. tamam Hulisi Kentmen diye aklımda kalır' diye düşündü, ciddiyetini korumaya çalıştı. Adam devam ediyordu;

-... bazı konularda sizinle sohbet etmek istiyoruz.

-Sorgulama değil yani.

Patronunun kaşlarının çatıldığını yan gözle farketti. Diğer adam sevimliliğni bırakmak niyetinde değildi;

-Hayır Sami bey, (gülümsedi) işkence aşamasına henüz var. Neyse, öncelikli şunu sorayım, bunları gerçekten yaşadınız mı?

-Evet ama çoğu gizli bilgi değilmiş zaten.

-Gizli değil ama ön plana çıkarılmayan, gündeme getirilmeyen/getirtilmeyen konuları işlemişsiniz yazınızda.

-Öykümde

-Sırf öykü olarak görülse, fazla ses getirmezdi ama güncel konulara değinmişsiniz ve bunu az satan gazetelerde yazılsaydı yine ses getirmezdi, oysa sizin gazeteniz, Aydın beyin gazetesi tirajı da, etkisi de yüksek bir gazete.

-Yani az satan bir gazetede çıksa bu kadar sorun olmaz mıydı!

-Kesinlikle. Duydunuz mu bilmem, ‘Her doğru her yerde söylenmez’ derler. Bir sözün söylenmesi için, doğru olması yetmez, sonuçları önemlidir.

-Bunun sonucu kötü mü?

-Kötü olmasını engellemeye çalışacağız. Şunu bilmenizi isteriz ki, en azından ben yazdıklarınızın çoğunun doğruluğunu biliyorum, saygı duyuyorum. Ama bazı görünmez güç ilişkileri ve görünmez mücadeleler var ülkemizde. Hatta bazı ülkeler, kendi aralarındaki çatışmaları bile ülkemizde yapacak kadar pervasız.

-İran’lı bilim adamının İstanbul’da kaybolması gibi mi.

-Onun gibi, İsrail’in ülkemiz üzerinden Suriye’ye saldırmaya kalkması gibi, hatta İran’ın nükleer tesislerini vurmayı palnlaması gibi.

-Şaka yapıyorsunuz sanırım.

-Maalesef ciddiyim. Bu kadar büyük planların yapıldığı bir ortamda, ne biz sizi koruyabiliriz ne de ölümünüze aldıran olur.

-Bu bilgileri niçin benle paylaşıyorsunuz.

-Birincisi, konuyla ilgili herkes bunları biliyor, hatta bazı gazeteciler köşe yazılarında değindiler. İkincisi büyük devletlerin desteklediği terör örgütlerinin gözünü kan bürüdü, sivilleri de kapsayan büyük eylemlere hazırlanıyor.

-Bana düşeni anlamadım.

-Siz de suç unsuru olmadığına, sizi tutuklayarak engeleyemeyeceğimize göre, açıklamamız gereken şu ki; Yazacaklarınız terör örgütlerini veya onu kullanan dış güçleri tetikleyebilir.

-Bil ve sus.

-Çok güzel özetlediniz.

-Madem bilmem faydalı olacak, anlatmaya devam edin.

-Neyi merak ediyorsunuz?

Sami odada bir köşede ilgisiz gibi oturan iki elemana göz ucuyla baktıktan sonra;

-Mesela, nükleer savaş ihtimali bana pek inandırıcı gelmedi.

-Evet bazı şeyler başta inandırıcı gelmez. İşgalinden de önce bir gazeteci Irak'ın üçe bölünmek istendiğini yazmıştı, kimse ciddiye almamıştı ama gidişat ortada. Neyse gelelim nükleer sava ihtimaline, 6-Eylül-2007'de İsrail uçaklarının bizim sınırlarımıza uçak yakıt tankı düşürmesi, yani hava sahamızı işgalinin ortaya çıkması ve buna savunma yapmaya bile tenezzül etmemesi, basamaklardan sadece biriydi. İsrail, havada yakıt nakli yoluyla uçaklarını uzun menzilli kullanma denemesi yapıyordu. (http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/? i=7164&y=IbrahimKaragul) Suriye’de birkaç eylemden sonra İran’a karşı uygulamaya karar verilecekti. Bu eylemde Türkiye’nin desteği olmaması, Suriye’ye dostane açıklamalar etkisini gösterdi (Aydın beye sitemli bir bakış atarak) gazetelerimizde yer almasa da Suriye yönetimi Yıllardır iyi ilişkiler içinde olduğu Yunanistan’ın tepkisine rağmen,KKTC ile feribot seferleri başlattı. Neyse KKTC için çok önemli olsa da asıl konumuz başka, 6-Eylül’de israil’in hava sahamızı işgal ettiği gün, ABD’de ağır silahlarla bir B-52 uçağı havalanmaya hazırlanıyordu, üstelik asıl yükü nükleer bir bombaydı.

-Bunu nerden bilebilirsiniz ki?

-Öncelikle Aydın beyden bize müsade etmesini istiyorum. Aslında çok gizli bilgilere değinmesek de, bu toplantıda olduğunun bilinmesi kayıt altına alınabilir, Sami beyi takip eden birimlerin raporuna ismi girebilir.

Aydın bey, ayağa kalkarken sordu;

-Kimler kayıt altına alacak ki?

-İstihbarat birimlerinde 'doruluğu bir kaç yoldan teyit ettirme' vardır. Yani bana soracakları soruları, ayrıntıları, benimle birlikte bulunan elemanlara da teyit ettiriler. Konuşmanın başında odadan ayrıldığınızı arkadaşların görmesi, sizin için daha hayırlı olur. Merak etmeyin, Sami beye dönüş bir araç temin edeceğim.

Aydın bey, odadan çıkarken Sami'ye dönerek devam etti;

-ABD farklı bir devlettir, bazen kimseye duyurmadan büyük harekatlar yaparlar, bazen de bir B-52’nin havalanması gazetecilere ulaşıp, engellenir. Yani ABD gazetelerine bu bilgi sızınca, belki de emrivakiyle başlatılacak bir nükleer savaş durmuş oldu.

-Bu devride bir nükleer savaşa kim cesaret edebilir ki!

-Savaş ABD’de veya Avrupa’da olmayacaktı ki ses getirsin. İsrail’le İran arasında gibi gösterilip, savaş alanı olarak da ortadoğu, kısmen de Türkiye seçilmiş olacaktı.

-Nükleer savaş ihtimali bile korkutuyor ama öncelikle şunu sorayım, İsrail’in yakıt tankı Türkiye’ye düşmüştü ama uçağın Suriye topraklarına bomba attığını okumuştum. Suriye niçin tepki vermedi.

-Beklenen buydu zaten, Suriye’nin İsrail’e saldırması. Bu Lübnan’da da denendi olmadı, şimdi de İsrail uçağının bomba atmasıyla denendi. ABD askeri gücünün Suriye’ye karşı kullanılması için haklı sebep/en azından kendi kamuoyunu susturacak bir sebep arıyor. Suriye yönetimi de, bu tuzağı farkedip, çaresiz sustu.

-Bu arada Türkiye’yi hesaba katan yok.

-Türkiye’den aykırı ses yükselirse diye her zaman tedbirleri vardır. 'Emniyet güçlerimiz c3 ve c4’ ler ele geçirdi' diye bir haber gözünüze takıldı mı bilmem.

-Görmüş ve sevinmiştim.

-İşte bizim, sizin kadar sevinememizin sebebi de şu, ' Biz bombaların hepsini yakalayabildik mi! Yoksa günü geldiğinde Türkiye'yi cezalandırmak için bir yerde depolanmış mı? '. ABD ısrarla bizi terör örgütüyle anlaşma yapmaya, af çıkarmaya zorluyor. Bunu bizi veya onları sevdiğinden çok, İran’a karşı kullanacağı teröristlere destek için istiyor. Biliyorsunuz, batı için kötü terörist vardır, bir de işlerine yarayan cici terörist vardır. Yani, bizi yola getirmek için birkaç Irak’ta kaybolan ve Türkiye’ye sokulduğu düşünülen bombaların, Türkiye’nin kalabalık şehirlerinde ortaya çıkarılmasından korkuyoruz. Ortaya çıktığında, bunları ABD ve İsrail’in Irak üzerinden Türkiye’ye getirdiğini de bilsek de ispatlayamayız, taşeronlar var.

-Bunlar oldukça ciddi konular ama daha çok emniyet güçlerini ilgilendirir. Ben başka bir konuda da sormak istiyorum. Ülke olarak bize karşı yapılan suçlamalara, engellemelere veya terörü destekleyen ülkelere niye yeterli cevabı vermiyoruz? Eminim bilginiz vardır.

-Hangi konuda, terör mü öncelikli soruyorsunuz?

-Teröristleri İran'a karşı kullanmak için bizi önemsemediklerini söylemiştiniz. Ermeni tasarıları konusunda da ciddi bir adım göremedim.

-Aslında ele aldığınız konularda ve ilgili ülkelerle ilginç bir bağlantı var. Bizim hayrımız dokunan her ülke, her millet şimdi bize çelme takıyor.

-Nasıl? Anlayamadım.

-Ermenilerle tarihten gelen bir dostluğumuz vardı. En rahat, huzurlu, güvenli tarih süreçlerini Türk ülkelerinde gerçekten dostane yşadılar. Hatta Osmanlı da onlara 'Emin' payesi verilmişti. Sanatta, doktorlukta önde geliyorlardı. Ta ki, Rusya ve İngilterenin kışkırtmasıyla, silah vermesiyle çeteler oluşturup, batıda savaş halindeki Osman'lıyı doğuda, zayıf noktalarında vurmaya kalkmalarına kadar sürdü bu güzel ilişkiler. Eğer Ermeniler kışkırtmalara kapılmasaydı, Türk köylerine saldırılar yapmasalardı, hala en güvenilir dostumuz olarak anacaktık. Maalesef olmadı ki, halâ batının kışkırtmlarıyla, zorunlu göç olayını, soykırım diye göstermeye çalışıyorla.

-Evet, başka hangi dostlarımız çelme takmaya başladı.

-Atalarını İspanya'da katliamdan kurtardığımız İsrail, şimdi bizim aleyhimize işler çeviriyor. Saddam'ın katliamından kurtardığımız Peşmergeler, askerlerimize tuzak kuruyor. Kore'de, Çin askerlerinin kuşattığı, imha edilmek üzere olan ABD ordusunu da, Türk birlikleri mucizevi bir başarıyla kurtarmıştı. ABD ordu komutanı en büyük kahramanlık nişanlarını Türk birliğine vermiş, teşekkür etmişti. Şimdi bizim insanlarımızı öldüren teröristlerde ABD silahları çıkıyor.

- Bir şairin dediği gibi ' Kime hayrım olduysa, gördüm ihanetini '

Hulusi bey, bir an dalgınca öne egdi, arka tarafta oturan adamın farketmemesine çalışarak fısıldadı;

-Başka tarafa bak, 05? ? 6874712 bir sokak telefonundan bunu ara.

Sonra konuşmaya kaldığı yerden devam ediyormuş gibi;

-Sami bey, olayların ciddiyetini anladınız sanırım. Evet sizden ricamız, ülkemiz aleyhine dönebilecek böyle önemli konularda yazmamanız. Herşey bir kelebek etkisiyle çoğalabilir.

-Benim önemsiz, dikkat çekmeyen yazılarım bile bir şeyleri tetikleyebilir.

Hulusi beyin dudaklarında acı bir gülümseme dolaştı, yine kimseye belli etmemeye çalışarak fısıldadı;

-Merak etme, bizim aydınlarımız kolay uyanmaz.

-Teşekkür ediyorum uyarılarınız için, dikkat edeceğim.

- Arkadaşlar sizi istediğiniz yere kadar bırakacaklar.

Vedalaştıktan sonra Sami çıkınca,Hulusi bey rapor vermek için cep telefonundan bir numarayı çevirdi.

-Görev tamamlandı, yazar Sami ile iribat kuruldu ve yönlendirme yapıldı.

-Yönlendirme en son ihtimaldi. Niçin öncelik verdiniz?

-Kendisi vatansever birisi, öldürmek gerekmeyebileceği gibi, bizim basında gündeme gelmesini istediğimiz konuları da aktardım. Tabi kuşkulanmaması için, yazmamasını da rica ederek. Vatanseverliği ağır basıp yazacağına eminim.

-Bir şekilde ölüm emrini vermişsin zaten. Sadece öldüren bizimkiler olmayacak.

-Koruma vermemiz gerekecek sanırım.

-Hayır, senden sonra başka gelişmeler oldu. Devreye başkaları girdi, üstelik öfkeli ve gözü kararmış halde. Bizim Kuzey Irak'ta yakalanan, Guantomo'ya götürülen üç ajanımızın teslimi için Sami'yi teslim etmemizi şart koştular.

Hulusi bey, telaşlandı;

-Umarım reddetmişsinizdir.

-Reddetme imkanımız yoktu. İyi niyet göstergesi olarak, casuslarımızı yakaladıklarını bile açıklamamışlar, gizlice bize iletmişlerdi hatırlarsan.

-Bir vatanseverin teslim edilmesine izin veremem.

-Bunu bize sormuyorlar bile, emir geldi. Yabancı ülkeler bastırmasa bile, Türkiye'de de onu seven pek yok, iç siyaset konusunda yazdıkları da bazı güçlü kişileri kızdırmış. Bir kaybımız olmayacak zaten, sadece ölümünü süslememiz gerek.

Hulusi bey, cevabı tahmin ettiği halde, sıkıntılıca sordu;

-Nasıl?

-Hedef saptırmak için birşeyler yapmamız gerekecek sadece. Mesela onun adına bir yazı yayınlatalım, bir örgüt aleyhine filan cümleler olsun, sonra bir tenhada öldürüp, o örgüte aitmiş gibi bildiri yayınlatalım.

Hulusi bey, yorgunca 'Tamam' dedi. karşıdan soru geldi;

-Bu operasyondaki adın Hulusi miydi?

-Evet...

-Yardımcının adı da Şevket!

-Evet.

-Şevket'i telefona verir misin?

Hulusi bey, telefonu arkadaşına uztıp, biraz uzaklaştı. Konuşulanları duymasına gerek yoktu. Bu tür olayları daha önce de yaşamıştı. Eğer kararsız kalırsa veya emredilecek zamanda Sami'yi vurmaktan vazgeçerse, arkadaşı yedek olacak ve Sami'yi öldürecekti.

***

Hulusi bey, raporlarını verdikten sonra arabasıyla eve doğru yola çıkmıştı. Bir süre önce başkası adına aldığı ve kullanmadığı telefonu açtı. Bir kaç dakika sonra telefon çalmaya başladı. Parlak ay ışığında caddeden kenara doğru süzüldü, arabayı, bir ağacın loş gölgesine çekti. Arabadan inip telefonu açtı;

-Alo!

-Ben Sami.

-Merhaba Sami bey, nasılsınız?

-Teşekkür ederim, buyrun.

-Sami bey, biliyorsunuz ki, istihbarat kuruluşları bile tek görüşteki insanlardan oluşmaz.

-Hımm?

-Bizde de, size karşı farklı görüşler, yaptırımlar...

-Cezalar...

-Kullanmak istemediğim kelime o değildi, maalesef daha da kötüsü. Anladığınız gibi size yönelen bir tehdit var. Zamanı hemen değil, önce...

-Yine soruyorum niçin bana anlatıyorsunuz, bu da önceki konuşmanız gibi bir yönlendirme mi?

-Öncekinin yönlendirme lduğunu anladınız demek.

-Hiç bir insan durup dururken, 'baksana birşey söyleyeceğim, kimseye söyleme' demez. Bu günkü konuşmalarımızda bir, Milli duyguları kışkırtma farkettim.

-Doğru tahmin etmişsiniz. Bizim basında konuşulmasını istedğimiz bazı konuları da sizin sayenizde gündeme getirmek istiyorduk. Bunun için bazı yazarlarla anlaşmalarımız da oluyor ama zamanla farkedildiği için ve/veya farkedilme korkusuyla istediğimiz gibi keskin yazamıyorlardı. Siz ise hem son yazınızla gündem oluşturdunuz, hem de ana yönlendirmeye gerek kalmadan, zaten öfkeli bir Milli duygu ile vatanın, milletin aleyhine gördüklerinizi yazacak kıvamdaydınız.

-Şimdi bunları söylemeniz beni yeni kuşkulara itiyor. Net soruyorum; Neden?

-İstihbarat teşkilatlarında karmaşık bir yapı vardır. Yukarlardan gelen emirleri fala kaşıyamazsınız, emri ilk verene ulaşamazsınız.

-Evet.

-Yani beni de aşan yeni bir emir var.

-Zamanı hemen değil demiştiniz.

-Önce hedef saptırmak isteyecekler. Birşeyler yazmanızı bekleyecek, yönlendirecek o da olmazsa sizin adınıza kendileri yazacaklar.

Sami, huzursuzca sordu;

-Beni koruyamaz mısınız?

-İlişkiler çok karışık, benim yanımda çalışan arkadaşıma dahi benim aleyhime emir gitti. Görevi tamamlamazsam...

-Beni öldürmezseniz!

-... o tamamlayacak.

-Birşeyler yapamaz mıyım?

-Gazete büyük bir güç ve patronlarınıza emir gitti, yazdıklarınız engellenmeyecek.

-Tabi, sizin bu günkü dolduruşlarınıza, yönlendirmelerinize göre yazacağım tahmin edildiği için.

-Evet ama siz yazarlık gücünüze göre bir çözüm bulabilir misiniz bilmem. Neyse size bazı kaynak bilgileri faxlamak istiyordum. hemen bir fax numarası verir misiniz?

-Tabi, şu anda bulunduğum yerde bir dükkan var. Bir dakika bekleyin.

Sami, dükkanın fax numarasını Hulusi beye iletti. O da başka bir dükkandan faxladı, sonra arabasının yanına geldi.

-Aldınız sanırım faxları?

-Evet aldım.

-Gönderdiğim belgelerde işinize yarayabilir noktalar var. Bizde ABD aleyhine yazı yazmak kolay değildir ama bilginiz olsun. (http://www.haber10.com/makale/9004/) . ABD'nin Irak'ta uygulamaya çalıştığı, petrol bölgelerini küçük ülkelere böl ve kolayca yönet(sömür) politikasının yeni olmadığını gösteriyor. Amerika'nın petrol zenginliğine sahip bölgelere egemen olma politikasının çizgileri daha yüzyılın ilk çeyreğinde belirlenmiş. Biz Ermenileri bize karşı Rusya,İngiltere ve fransa kışkırttı sanıyorduk. Fakat İngiliz arşivleri açılmaya başlayınca gördük ki, dost görünen ABD'de o zamanlardan başlamış kuyumuzu kazmaya. Türkçe'ye i 'İngiliz Belgeleriyle Türkiye' diye çevrilecek bir kitapta, I. Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin Amerikalılar'ca nasıl desteklenip kışkırtıldıklarını gösteren belgeleri yayınlamışlar.

Bir sessizlik oldu. Sami;

-Aloo... alo! ..

Bir fısıltı geldi;

-Bir dakika, arabama alıcı yerleştirilmiş sanırım.

-Tamam, bekliyorum.

Kısa bir sessizlikten sonra bir patlama sesi ve derin sessizlik.

*** *** *** *** ***

Sami, Hulusi beyle son konuşmasından beri kalabalık yerlerde dolaşıyor ve sürekli bir kuşku içinde çevresine bakıyordu. Hulusi beyin bile öldürülmesi, ne kadar tehlikede olduğunu gösteriyordu. İnternet kafelerde köşe yazsını yazıp, gazeteye de baskıya yakın zamanda gidiyordu. İlk iki gün suya sabuna dokunmayan yazılar yazdı, eski yazılarından derlemeler, önceden gelen okuyucu yorumlarına cevaplar yazdı ama peşinde dolaşan, baktığında saklanmaya çalışan adamlardan bir türlü kurtulamadı.

Kendi ülkesinde, kendi ülkesi lehinde yazılar yazıp takip edilmek, korunmamak zoruna gidiyordu. Dalgınlıkla bir sokağa girdi. Yaptığı hatayı çabu farketti, peşinden hemen bir adam girmişti. Geri dönme imkanı yoktu. Önce adımlarını hızlandırmayı düşündü ama vazgeçti. o hızlanmaya çalışırken adam mesafeyi kafatabilirdi. Hiç vakit kaybetmeden koşmaya başladı.

Ne kadar koştuğunu bilmiyordu ama kurtulmuştu, en azından şimdilik.

*** *** *** *** ***

Birden kararını verdi, 'Ölüm gelecekse boşa gelmesin! ' Gazeteye vardı, bitkin hali yaz işleri müdürünün dikkatini çekmişti ama onu görünce hemen uzaklaştı. 'O da emir almış' diye düşündü. 'Madem ki, beni öldürmek için bir yazımı bekliyorlar, yazalım o zaman.' Yazıyı teslim etmesine az vakit kalmıştı. Bilgisayarını açtı ve yazmaya başladı;



' Yıl 2007, Türkiye'nin sahte dostlarının maskeleri bir bir iniyor. Rusya'nın zayıflamasından sonra ABD Türkiye'yi dostu, ön cephesi olarak görmekten vazgeçmişti. Petrol bölgelerini ele geçirmek üzere için yeni müttefiki olarak seçtiği Peşmergeleri kullanmaya başlamıştı artık.'



Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gurbet Elde Tükendim

Bir gün dönerim derken
Gurbet elde tükendim
Elbet gülerim derken
Gurbet elde tükendim

Aşsam yüce dağları
Görsem bizim bağları
Geçti gençlik çağları
Gurbet elde tükendim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gurbette

Gözlerim dolaşır karanlığı
Kalbimde bir hüzün,sorma gitsin.
Sonra bir hasret rüzğarı,
...yıkar beni.
Havayı bir sıla kokusudur kaplar
Dalga dalga bir titreme,
bir heyacan
Bir anda gözlerim dolar...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gül

‘Gül’ demiştim de sana
Gülmüştün bana
Bırakıp elimde güllerle
Giderken, istasyonda
Gittin, kaldı gülüşün.

Gül bahçelerinde gülüşün,
Gülen yüzlerde gülüşün,
El ele yürüyenlerde gülüşün
Önce umut verdi,
sonra yaktı gülüşün.

Gözyaşım, gül yaprağında ‘çiğ’
…damla damla
İçim yanıyor,
Yüreğim sızım sızım,
Ah! .. vefasızım
Ah! ... insafsızım
…imkansızım

Bırakıp beni hicranımla,
Gitmiştin ya uzaklara
“Gül’ gördükçe,
geliyorsun aklıma

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gül de

.....................................26-12-2006 17:11

Tüm çiçekler kıskanır
Bulunca kokun gülde

Gündoğar gülüşünle
Lâl olur Bülbül, gül de

Canım, cananım, ahum
Güldür yüzümü gül de

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gül yüzünü görmeyince

Gözümdeyse zaten yaşlar,
Ben yağmuru neyleyim

Hal bilmezsin, dinlemezsin
Yar derdinle ben neyleyim

Güneşim sen,, mehtabım sen
Gökteki ay’ı neyleyim

Gül yüzünü görmeyince
Bahçede gülü neyleyim

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Güldürdü, gülüm gülleri ...........24.01.2007 00:055

Gül arardı gülüm, güller arasında
Gül yanakları değdikçe, gül kızarırdı,
Gülerdi, güller açardı gülşende
Ağlasa eminim gökler ağlardı

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Güle Güle

'Güle güle'
deyişim kalsın kulaklarında
'Veda' sözü etme
Ya git
yarın dönecekmiş gibi
Ya da
hiç tanımamış gibi
arkana ile bakma,
Ellerini sallama.
Benim için ağlama.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:52 AM
Gülecek halim kalmadı

Gülecek halim kalmadı
18-10-2006 15:00
Bana düşen hep yalnızlık,
Korkular var içimde
Kapım önünde ayrılık
Gam-keder daima benimle

Bakıpta acılara
Gülecek halim kalmadı
Uzadıkça yollar sana
Gelecek gücüm kalmadı

Birikir gözümde anılar
Sığmaz unutulanlara
Sığmaz, içimi parçalar
Anlatırım kırık aynalara

Kaçarım yalnız odalardan
Döneceğimi bile bile
Gidemem uzaklara
Bir gün dönersin diye

Sessiz sedasız yürürüm
Yollar beni tanımaz
Her adımda, bin ölürüm
Kimse beni anlamaz

Parklarda otururum
Kimsesiz garip gibi
Her hüzünde bulurum
Kaybettiğim benliğimi

Her akşam beni bekler
Odamda bütün dertler
Girmesin diye neşe
Örtülüdür tüm perdeler

Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Gülemedim

Ben mutlu olamam
Yıkılmışım bin kere
Huzurum yok, yok artık
Gülemedim bir kere

'Gül' deyip uzandığım
Diken oldu, neyleyim
'Gül' demek kolay da
Bırakan yok güleyim.

Ummadığım anlarda
Tokat yedim dostlardan
Yaşamak güzel ama
Umut yok ki yarından.

Umudum tükendi
Sevdim, sevilmeden
Bunca yıl yaşadımda
Gideceğim gülmeden.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Güler halime felek

Gülmedi hiç bahtım da
Güler halime felek
Rabbim, çıkar karşıma
Bir yüzü melek, kalbi melek.




Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Gülmedin - Güldürmedin

Ne bahar bahardır bana,
Ne hüzün hüzün
Ömür,bir an gibi akar da
Gülmez bir kere yüzün

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Gülüyor muydun?

Gölgen uzaklaşırken sokakta
Büyük bir arzuyla,yüzünü görmek istedim
Gülüyor muydun,mutlu muydun ayrılıktan?
Yoksa son anda bir hüzün,
bir acı uğramış mıydı bakışlarına ?
Kararsızlık hissettin mi adımlarında,
ölesiye merak ettim.

Kimse yoktu sokakta,
Yalnız sen,ben,hüzün
Ve... korkunç bir müzik;
Önce ince bir ney sesi,
ona eşlik eden keman.
Hiç bitmez sanırken,bu acı makam
içimdeki sessizlik
köşeyi dönüşünle birden bitti.
Davullar çalınmaya başladı
fırtına,kar doluştu yollara
gözlerim mahkum oldu
iki damla yağmura.

Daha önce vardı da ben mi görmedim
Nerden çıktı insanlar-insanlar
Önce onlar yoktu,şimdi ise ben
Hiç biri benim farkımda değil.
Kar-yağmur-fırtına yalnız bana
Yalnız bana hüzün.
Bırakıp gittin beni üzgün.
Ölesiye merak ettim;
Gülüyor muydu yüzün !..

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Gün bu gündür anca yâr’le yaşanan

Mazi yalanmış sanki, sanki bir rüya gördüm.
Yâr aşkıyla geçti de beyhude ömrüm,
Yâr gitti gurbete, gitti ah! gitti de
Boş şimdi ellerim, dertlidir gönlüm

Gözümde yaş, saçımda ak, gerisi yalan
“Gün bu gündür anca yâr’le yaşanan”
Eksildi takvimler, geçti ömrüm, geçti
Çektiğim ‘ah! ’larım elimde kalan

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:53 AM
Gün doğar mı, yar gidende .... 17-08-2006 08:45

Ben, aklın yolunu tuttum
Sevk eyledi beni aşka
Aşk aldı aklım benden
Olmaz imiş bir bedende

Ne seher bildim, ne gün
Düştüm dert deryasına
Her günüm bedbaht,
her günüm üzgün
Çare olmadı bir nedende

'Devam' dertmiş, 'derdim' deva
Can oldukça bitmezmiş dava
Ay sönse de varmam sabaha
Gün doğar mı, yar gidende

Sular soğuk içemem ki,
Yarim nazlı, geçemem ki,
Her derdimi diyemem ki,
Ağlarım ben, dertlenende

Yol gözlerim, gelen olmaz
Halimi bir soran olmaz
Düşlerimi yoran olmaz
Dert de benim, dert güden de

Yanar, gönlüm od içinde
Sönmez mola bir biçimde?
Nasip belki son göçümde
Tutar salım, can gidende.







Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Gün Olur

Bir gasvetli rüzğar eser,
ölmek gelir aklıma...
Gün olur ;
meyve vermez dallarım
yaşamadan,boşa geçer yıllarım
peşpeşe yıkılır da umutlarım
ölmek gelir aklıma...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Güneş Batarken

Ne güzel,
içmeden sarhoş olmak.
Ne güzel,
sonsuzluğa dalmak.
Ne güzel,
yalnız kalmak.
Ne güzel,
ağlamak...

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Güneydoğudan Küçük Bulutlar Geçer bazı, Acele Acele

Bulutlar geçiyordu gökyüzünden küçük küçük.
Umutlar gibi, hep ufak ve hep uzağa doğru giden
Çocuk sarıldı kardeşine, “Ölme”.
Gözünden düştü damlalar; “Ölme, ölme! ”
Koyunlar kaçıştı sağa-sola
Uzaklarda bir gitar,..hüzün dolu.
Tellerden nağmeler yayılıyordu,
sanki yine Rodrigo ağlıyordu.
Yaralı çocuk kardeşine baktı,
kanlı dudağında bir gülümseme,
“Ağlama…”
Yan tarafta iki terörist, şaşkın.
Biri mırıldandı, “Niye ateş ettin”
Diğeri, biraz da umursamaz, “Tetiğe basmayacaktım, birden ateş aldı”
Yaralı çocuk gözlerini açtı “canım kardeşim” dedi, gözlerini kapattı.
Ateş eden terörist, seslendi; “Hey çoban çocuk, kes sesini, askerler geliyor”.
Mayınları patlatmak için parmakları düğmede bekliyordu, bir kayanın ardında.
Arkasında diğer terörist, onun da gerisinde iki çoban çocuk.
Askerler yaklaştı mayına, teröristin parmakları da düğmeye.
Çevreye bakan askerler önce bir şey göremedi,
Sonra tepeden yuvarlanan teröristi ve onun sırtına atlamış çocuğu gördüler.
Önlerine geldiğinde ikisi de ölmüştü. Fakat çocuğun yüzünde bir gülümseme.
Bir terörist kaçıyordu yukarda, bir çocuğun cesedine basarak
Gitar ağlıyordu uzakta, saz ağlıyordu.
Yakında bir köyde bir ana,
… henüz bilmiyordu ne ağıtlar yakacağını.
Bulutlara bakıyordu, “Bir nebze serinlik” dedi, bir nebze huzur
İçinde bir sızı gittikçe büyüyordu.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Güngör

Ben, sevgide daim bonkör
Sen, hep kırıcı, hep nankör
Dinmez gönül sızım, Ah! ..
Ben gün göremedim güzelim,
...sen gör


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Güzel insanlar varmış, çook uzaklarda

-----------27-02-2008 15:40

Uzak diyarlarda, çook uzaklarda
Vefa varmış hala
Doldurdum heybemi umutlarla
...gidiyorum.

Uzak diyarlarda, çook uzaklarda
Kadir-kıymet bilenler varmış
...varmış hala
Bıraktım çabalarımı,
...gidiyorum.

Güzel insanlar varmış, çook uzaklarda
Dağlardan huzur esermiş,
Çiçekler gülüş açarmış,
Güneş doğarmış her sabah
Her sabah, her sabah
İnsanlar, gülümser,
... 'Günaydın! ' dermiş
Hatır sorarmış hala
Çoook çoook çok uzaklarda
Yıktım son kalelerimi kendi elimle
Topladım şiirlerimi, gidiyorum.
Size kalsın her hüznüm
Her yenilgim,
Sırtımdan söktüğüm hançerler
Size kalsın...
Size kalsın bencillik,
Size kalsın asık suratlar
Güzel atlara binip giden güzel insanlar
İz bırakmış gönüllerde
Bir şafak vakti, biterken tasa
Her adımda, son izlere basa basa
...gidiyorum

Burukluk silinirken yüzümde
Dostluk şarkıları dilimde
Yıllar sonra çıkagelen gülüşle
...gidiyorum.


Veda zamanı sahte dostluklara
Artık düşmek yok tuzaklara
Gül kokulu izlere bata-çıka
Gidiyorum, gidiyorum
Çook çook çok uzaklara

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
H i ç

Şiire ara verip te
yüreğimde yeni çırpınışlarla
tekrar başladığımda
Başlangıcımın
henüz ilk adım olduğunu gördüm.
Korkusu sardı beni
eski bana yetişememenin.
Ve...
didinerek yetiştiğimde
gözlerindeki ümitsizliği gördüm
içimdeki eski şairin
sonra ben de farkettim zirvede
yeni yeni zirveler ördüğünü
Hiç'in





Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Hadi Beni Sev

Bakta ağlayan gözlerime
Hadi beni sev, hadi beni sev.
Ben suçlu değilim,
Başımı okşa benim.
Annem varmış, babam varmış.
İnan ki ben hiç görmedim.
Tutuversen ellerimi
Anne gibi, baba gibi.
Sana sımsıkı sarılsam,
Mutluluktan yorulsam
Gördün mü hiç güldüğümü
Yıkıp gitme gönlümü
Öpmesen de yüzümü
Hadi beni sev
Saçlarımı okşasana
Yıkarsın elini sonra
Kimse “yavrum” demedi
“Yavrum” der misin bana
Burda yüzler donuk donuk
Oyuncaklar öyle soguk
Hakkımız yok mu, söyleyin
Niçin böyle uzak mutluluk
Çorapsız ayağıma bakma benim
Nasıl üşüyor, nasıl yüreğim
Bir resmini bıraksana
“Anne” derim, “baba” derim
Sıcak geçer *******im.
Bu gece kal da amca
“iyi *******” diyeyim.
Gideceksen git ama
Uyurken bir kez güleyim.
Belki bir masal okursun
Bir buse kondurursun
Hiç gitmeyecekmiş gibi
Beni mutlu uyutursun
Gözün hep kapıda
Acelen var gibi amca
Çok bile kaldın yanımda
Gitmeden nolur, son defa
Nolur bana sarıl da,
Hadi beni sev, hadi beni sev

07-12-2005
Ahmet Ünal ÇAM
(Kendince) Şair -Yazar

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Haksızlık

Haksızlık etmeyin bana
'Hiç gülmüyorsun'diye.
İnanın sık sık gülerim ben
...halime

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Hapisten Mektup

*******i,yalnızlığa sarılıp ta
uyurum,
Hasret yiyip,dert içip
büyürüm.
Yollarıma güller ser ki
gülüm
Belki bu gün,belki yarın
gelirim.

Buharı tütsün,hazır olsun
çayın,
Gözün yolda olsun,açık kalsın
kapın.
Boş kalmış ya son resminde
sağ yanın,
Girmek için sağ koluna
gelirim.

Gülüm,beton yerde
gül bitmez.
Mektup,selam bana
kar etmez,
Bu dört duvar beni
hapsetmez,
Gözlerimi kapar
gelirim.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:54 AM
Hasret

Toprak yağmura hasret
Dallar meyvaya hasret
Gözlerim gözlerine,
Yarınlar umuda hasret.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hayal

Geç desen de hiç geçilir mi bir tanem
Sende güzellik,bende sevda var iken

Unutmak kolay mı sanırsın bir tanem
Garip gönlüm hasretinle yanar iken.

Ah !.. ne olurdu,ne olurdu bir tanem.
Yerde bulsam seni,gökte arar iken.

'Melhem olmaya geldim'desen bir tanem
Şu yüreğim,parça parça kanar iken

Gülüşünle güldürsen yüzümü bir tanem
Kendimi dertlere mahkum sanar iken.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hayallerdeki

Her seferinde
sen olduğunu biliyorum
bırakıp gidenin.
Her seferinde
acılarım artıyor
Ve...ikimiz de biliyoruz
hep sensin
Sesin değişse de
İsmin değişse de
hep sen

Alıştım
Uzanan ellerimi
boşluğun tutmasına
Senin yerine
yalnızlığın sarılmasına
Ve...hasretinin yakmasına

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Haziranda Sevmek Zor

Haziran değil midir, alıp giden sevdiklerimi
Okul bahçelerinde, boynu bükük bırakan beni.
Ellerine tutuşturulmuş birer karne
Haziranda terketti sevdiklerim,
bakmadan bıraktıklarına geride

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hep Bir Şeyler Eksik 03-03-2006 14:25

Hep bir şeyler eksik
...hep eksik
Gülüşlerimin arkasında hüzün var
Sanki, son umutları saklıyor ufuklar
Birazdan dörtnala çıkacak
...dörtnala...dörtnala
'unuttum' sandığım sevdalarla atlılar...
ve..gönlümdeki kışlar yıkılacak
Yer gök bahar...
...yer gök bahar olacak
Biliyorum...
...bekliyorum
İçimde kırıntı kırıntı mazi
kucağımda kolu-kanadı kırık ati,
saçlarımda ak,
gözlerimde sonbahar
Bu bekleyiş bitsin artık,
bitsin bekliyorum,
biliyorum...
eksik bir şeyler var....







03-03-2006 14:25 Kalaba/Ankara
Ahmet Ünal ÇAM

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hep hüzün olacak değil ya

Sevdiğimin eli-elimde
Bir neşe, bir neşe,
gözlerimizin ta.. içinde,
Konuşup, yürüyoruz sahilde
Çevrede bir sakinlik,
bir asude bahar,
Bir tarafta deniz,
bir tarafta dağlar
Neşeliyiz gülüyoruz
…ta… kî uyanana kadar


Ahmet Ünal ÇAM

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hep Kış

Her gün artıyor sızım
Bir gün gülmüyor yüzüm
Hep kış olan ömrümde
Ne gün gelecek yazım

Dertler, içim kavurur
Felek, vurur-savurur
Takvimler eksilir de
Derdim eksilmez durur

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Hep uzaklara bakacaksın, hep uzaklara

Hep uzaklara bakacaksın,
hep uzaklara

Hatırlar mısın? takıp takıştırıp gururu
yıka yıka gönlümü, Alıp gitmiştin son umudu.

Hatırlar mısın?
Ben sevda sahilinde, ...sensiz,
Ben sevda sahilinde, sevgisiz
kalakalmışken üzgün
Sen toplayıp kibirlerini gitmiştin birgün.

Şimdi ben senden, sen benden uzaklarda,
Başka başka diyarlarda.
bitirirken bir bir yılları,
ezberleyiyorsun yalnızlıkları

Aşıkların geçecek hayallerinden
Beni düşüneceksin,
vazgeçip, vazgeçip tekrar
uzanacak elin telefona
Bir gün aradığın da bir çocuk sesi;
“Babam evde yok” diyecek.

Kapanırken mazi yavaşça,
aynalara bakacaksın telaşla,
içinde bir sızı kalacak.

Hep uzaklara bakacaksın hep uzaklara
Koynunda, dolu dolu pişmanlıklar,
Saçında yalancı aklar.

Bir zaman düşüneceksin beni de,
ben de geçeceğim aklından,
“Severdi” diyeceksin
bir gülümseyiş geçerek dudaklarından.

ve aklında en eski,
en güzel bin hatıra,
Maziyi aralamak ister gibi zorla
dalıp gideceksin uzaklara
Yarının boş, kolların boş,
Hep uzaklara bakacaksın, hep uzaklara

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Her derde bir çare var sandım ben (DÖRTLÜK)

Her derde bir çare var sandım ben
Güzel her söze, daim kandım ben
Yine aldandım, yine yandım ben
Derdime çare bulamadım ben

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Her dost görünene aldandım

.................... 31-07-2007 11:10

Her dost görünene inandım, aldandım,
Her yangının düştüm ortasına
Umutlar geçerken yanımdan,
....... baktım yanlış taraflara
Yürüdüm yanlış yollara
Her engele takıldım, azaldı gücüm,
Yaş kırkı geçmiş, dağlarda gözüm
Amma göğsümde bir sızı, bir daralma
Vucud bitkin, artık isyanda,
Daha varmadan ilk hedefe, tıkandı nefes
Bir dost bulma ihtimali olsa da
Ne eski gayret kaldı, ne eski heves

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:55 AM
Her gece yollardayım

Her gece, alır başımı giderim
Ayaklarım kalır geride, kollarım kalır
Gövdem, başım, dizlerim...
Benimle gelen yalnız yüreğim
ve gözlerim.

Her gece sokaklardayım
Her gece yollardayım
Yollar kî;
Asla götürmez beni aradığıma
Götürmez kî;
Yine her gece düşerim yollara

Yetişmek ister gibi sonsuza
Daima ileri, ileri daima
En ilerde gözlerim, umutsuzca...
Aramak, koşmak, yetişememek

Ve her yolun sonunda sırlı gerçek.
Gerçek kî; duvarlar örer, geçilmez.
Karanlıklar artar, ötesi seçilmez.

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:56 AM
Her günüm vedaya hazır

18-02-2008 12:10
---------

Birikmiş hatalarımdandı her yenilgim
Omuzumda kaybedilmiş yıllar var
Sanmayın ki yüzümdeki gülüş, neşeden
Dudaklarımda buruk tebessümlerin izi var
Yanımda ne dost kaldı, ne içimde bir çaba
Umut değil artık, yakınımda bahanelerim var
Bir sonu olmalı belki bu kaybedişin
Kabul etmek zor belki,...belki 'YARIN..' var
Zehir hazırladım her gün,
yanıbaşında şifası var
Bir elimde ip, boğazıma
bir elimde makas var
İttim kendimi uçuruma,
bir elim dal arar
Ah bu hayat öldürür beni,
Kötü anılarım hep acılarım var
Ne kadar tutunmak istesem de
Vedaya hazır bir yanım var

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:56 AM
Her Şair Ölü Doğar-2

Beklemeyeceğim,
dağların ardından doğacak günü
Tükettim gün be gün
karşılıksız sevdalarla bu ömrü
Verdim, bu boş geçen hayat için hükmü
Ben zaten yaşamamışım ki,
Anladım ki,
yazdıklarım bile doğmuş ölü

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:56 AM
Her Şair Ölü Doğar-3

'Ufuklara kim bakacak,
benim yerime
Kim sayacak yıldızları bir bir'
Demiştim ya yıllar önce
İçimde yıkılırken kaleler
Ve çok uzağımdan el sallarken kibir
' Kırık kalemini al, ey şair! ',
' Yaşa ve yeni yenilgiler biriktir! '
diyen ses uzaklaşıyor şimdi beynimde
Yanan yarım öyküler ve son şiir
Isıtırken üşüyen ellerimi
Aynalarda bir yalnız bana seslenir
'Pes et, arkası gelir! '

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:56 AM
Her Şair Ölü Doğar-4

Her Şair Ölü Doğar-4
-----Virginia Woolf

Ah Virginia, 'Yaşamak neden böyle içler acısı'
Nedir bu haykıran içime içime,
Bağlayan nedir ellerimi
Dünya bu kadar kötüyse
Ve iyiler gittiyse birer birer
Beni burda tutan ne!
Söyle bana ne olur,
Çabalasam yaşar mıyım,
Geçer mi bu aldanmanın sancısı?

Ahmet Ünal Çam

GooD aNd EvıL
07-29-2008, 09:56 AM
Her Şair Ölü Doğar-5

Son şiiri kafama sıkacağım
Son köprüden atacağım, son kalemi, kağıdı
Son olacak son, ağladığım çaresizce
Son kez yazacağım kalbimden geçeni
Son kez üzüleceğim kaybedişlerime
Son yazacak gözümden geçen son hayat sahnemde
Son olacak son,
Sonra buruşturup atacağım bu hayatı çöp sepetine

Ahmet Ünal Çam