Tam Sürümü Görüntüle : Fıkra arşivleri
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
85 yaşından bir adam doğumhanenin kapısında beklemektedir.
>Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra
>yaşlı adama sorar:
>D-"içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?"
>A-"Evet, eşim."
>D-"Ama bayan 25 yaşlarında..."
>A-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?"
>D-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de."
>A-"Nesi varmış dedenizin?"
>D-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca
>zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma
>dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi Israr etti ve
>hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline.
>Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik
>gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe
>bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..."
>A-"Olur mu, başkası vurmuştur onu."
>D-"Ben de onu demeye çalışıyorum işte."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
85 yaşından bir adam doğumhanenin kapısında beklemektedir.
>Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra
>yaşlı adama sorar:
>D-"içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?"
>A-"Evet, eşim."
>D-"Ama bayan 25 yaşlarında..."
>A-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?"
>D-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de."
>A-"Nesi varmış dedenizin?"
>D-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca
>zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman yapma
>dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi Israr etti ve
>hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı eline.
>Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik
>gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe
>bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..."
>A-"Olur mu, başkası vurmuştur onu."
>D-"Ben de onu demeye çalışıyorum işte."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:41 AM
Bir gün adamın biri sıcak kumlarda yürürken deve satan bir yer görmüş: Şurdaki deveyi bana versene! demiş. Adam hemen deveyi vermiş. Deveyi satın alan adam: Bu deve nasıl gider ve nasıl durur? diye sormuş. Deveyi veren adam: Oh beh deyince yavaş yürür, oh oh deyince koşar, amin deyincede durur demiş. Adam yola çıkmış. Deveye binmiş. Oh Beh demiş. Yavaş yavaş yürümekten usanan adam oh oh demiş. Deve hızla koşarken adam coştukça coşmuş. Sonra bir uçurum görmüş. Telaştan ne diyeceğini unutan adam sonunun geleceğini anlamış. Hemen son duasını etmiş. Dua bitmiş, amin demiş. Deve zınk diye durmuş. Adam rahatlamış. Sevinçten her şeyi unutan adam yanlışlıkla oh beh demiş.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
AIDS
Temel birgün ölümcül hastaliga yakalanir. Dursun da yaninda refakatçi olarak
kalmaktadir. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve
sonunda sorar :
- Temel sen AIDS felan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun?
Temelde:
-Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
AIDS
Temel birgün ölümcül hastaliga yakalanir. Dursun da yaninda refakatçi olarak
kalmaktadir. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve
sonunda sorar :
- Temel sen AIDS felan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun?
Temelde:
-Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
AIDS
Temel birgün ölümcül hastaliga yakalanir. Dursun da yaninda refakatçi olarak
kalmaktadir. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve
sonunda sorar :
- Temel sen AIDS felan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun?
Temelde:
-Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:41 AM
Bir gün köy ahalisi köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyor, bir yandan da pişpirik çeviriyorlarmış. İçlerinden biri (Mustafa Abi) televizyonda Ecevit'i görür ve;
" Ulan, Başbakan oldu yüzümüze bakmıyor. Eskiden böylemiydi be! Etrafımda dolanırdı! Hey be, zaman ne çabuk geçiyor..." der.
Kahvedekiler merakla sorarlar:
" Mustafa Abi? Sen nereden tanıyorsun Başbakanı yahu?"
Mustafa Abi istifini bozmadan cevap verir:
" Ulan üniversite yıllarında abilik ettim ona! Az ekmeğimi yemedi!! Gel gör ki şimdi bizi unutmuş baksana! "
Kahvedeki ahali inanmamış tabii ki. Mustafa Abi'de inandırmak için;
" Gelin ulan! Meclisin önüne gidiyoruz. Çıkışta yakalayacağız Ecevit'i. O zaman anlarsınız yalan mı, değil mi?"
Hep birlikte T.B.M.M.'nin önüne giderler ve çıkışta Ecevit'i yakalarlar. Ecevit hemen Mustafa Abi'nin elini öpmeye kalkışır ve;
" Abim, Mustafa Abim; kusura bakma Başbakanlık bir dakika boş bırakılmıyor ki! Kusuruma bakma abi. "
Mustafa Abi kahve ahalisine şöyle bir bakar ve ahalinin acayip şekilde etkilendiğini görür.
Başka bir gün gene kahvede ahali ile televizon seyreden Mustafa Abi televizyonda Süleyman Demirel'i görür;
" Bu da öyle. Cumhurbaşkanı olunca kendisini birşey zannetti. Hayırsız çıktı bu da!!"
" Hadi canım. Ecevit'i belki şans eseri tanıyorsun ama buna inanmıyoruz!!"
Mustafa Abi hemen ahaliyi toplar ve Çankaya'ya gider. Mustafa Abi'yi gören Demirel hemen Ecevit gibi Mustafa Abi'nin ellerine sarılır ve öpmeye kalkışır. Mustafa Abi buna izin vermez tabi. Demirel ekler;
" Abi Vallahi billahi kusura bakma. Uzun yıllardır göremiyordum seni. Tam da seni ziyarete gelecektim. " der.
Mustafa Abi tekrar ahaliye dönerek bir bakış atar ki artık ahalinin gözünde peygamber kadar yükselmiştir.
Yine birgün kahvede televizyon izlerken bu sefer televizyona Clinton çıkar. Mustafa Abi söze başlar;
" Ulan ne çabuk unuttun o sefalet dolu günleri? Tabi zengin oldun, Amerika'nında başına geçince unuttun bizi.. Hayırsız herif!!"
Ahali bu kadarının da fazla olduğunu söyler ve diğerlerinin belki bir şans eseri olabileceğine ama Clinton'u tanımasının imkansız olduğuna imece usûlü karar verirler.
Mustafa Abi'nin tabii ki kafası atar ve bazı köylüleri alarak Beyaz Saray'a giderler. Kapıdaki görevliye Clinton ile görüsmek istediklerini söylerler.. Görevli de sadece bir kişinin girebilecegini söyler. Köylüler düşünürler ve sadece Mustafa Abi'nin Clinton'u tanıdığını söyleyerek Mustafa Abi'nin gitmesini isterler.
Güvenlik Mustafa Abi'yi iyice arayarak içeri sokar. Saatler geçer ama kapıdan kimse çıkmaz. Köylüler sıkılır. Penceredende bakma olanakları olamadığı için oradan geçen uzun boylu birine sorma kararı alırlar.
Şans eseri orada o anda Michael JORDAN geçmektedir. İngilizce bilen bir köylü Michael Jordan'a döner;
" Ya Jordan Abi. Senin boyun uzun. Camdan içeri bakıp neler oluyo, kaç kişi var bi baksana..."
Jordan camdan bakar ve cevap verir;
" Vallahi ne olduğunu bilmiyorum. İçeride 6 kişi var. Biri Mustafa Abi, diğerlerini tanımıyorum."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:41 AM
Kadının biri "armudun sapı üzümün çekirdeği" deyip yıllarca evlenmemiş, bu konudaki tüm teklifleri geriye çevirmiş.Neden sonra birine razı olmuş ve evlenmeyi kabul etmiş.Güzel bir düğün yapılmış ve yeni evlerine taşınmışlar.
Tabii henüz kocasını tam olarak tanıma fırsatı bile bulamamışken ilk sabah kocası erkenden kalkmış ve karısına mükemmel bir kahvaltı hazırlamış.Yumurta rafadan, tam istediği gibi. Ekmekler kızarmış, taze portakal suyu vs... Bir kuş sütü eksikmiş. Kahvaltıyı yatağa kadar getirmiş ve nazikçe hanımını uyandırmış.Tabii kadın bunu görünce çok sevinmiş ve:
-Yahu durduk durduk ama turnayı gözünden vurduk diye içinden geçirmiş.Kadın bunları düşünürken kocası sormuş:
-Nasıl karıcığım, beğendin mi? Kadın cevap vermiş:
-Evet evet çok teşekkür ederim, harikasın kocacığım. Bunun üzerine kocası ilave etmiş:
-Bundan sonra hep böyle isterim.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
ÇİMENTO TORBASI
İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş..
Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirmiş ve yüzükoyun masaya yatmasını istemiş, adam denileni yapınca Doktor içeriden getirdiği beyzbol sopasını 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin poposunun tam ortasına, "Tamam" demiş sonra, "Şimdi tuvalete gidin.." Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış şekilde çıkan amele "Sağol Doktor bey.." demiş,
"Hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım?.."
"Bir şey yapmana gerek yok.." demiş doktor,
"Tuvaletini yaptıktan sonra poponu çimento torbasıyla silme yeter..!"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
ÇİMENTO TORBASI
İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş..
Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirmiş ve yüzükoyun masaya yatmasını istemiş, adam denileni yapınca Doktor içeriden getirdiği beyzbol sopasını 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin poposunun tam ortasına, "Tamam" demiş sonra, "Şimdi tuvalete gidin.." Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış şekilde çıkan amele "Sağol Doktor bey.." demiş,
"Hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım?.."
"Bir şey yapmana gerek yok.." demiş doktor,
"Tuvaletini yaptıktan sonra poponu çimento torbasıyla silme yeter..!"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 11:41 AM
ÇİMENTO TORBASI
İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş..
Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirmiş ve yüzükoyun masaya yatmasını istemiş, adam denileni yapınca Doktor içeriden getirdiği beyzbol sopasını 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin poposunun tam ortasına, "Tamam" demiş sonra, "Şimdi tuvalete gidin.." Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış şekilde çıkan amele "Sağol Doktor bey.." demiş,
"Hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım?.."
"Bir şey yapmana gerek yok.." demiş doktor,
"Tuvaletini yaptıktan sonra poponu çimento torbasıyla silme yeter..!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:41 AM
Adamın biri yolculuk yapmak üzere trene biner.Kompartımana girdiğinde içeride hamile bir bayanın oturduğunu görür.
Kadının karşısına geçer ve oturur,aradan belli bir zaman geçer adam tam sigara yakacakken;
Kadın:
- aa şey o sigarayı yakmasanız (karnını işaret ederek) benim için değil küçük için
der. Adam sigarayı yakmaktan vazgeçer belli bir süre sonra tam camı açacak kadın:
- aaa lütfen camı açmasanız hani benim için değil (yine işaretini yapar ) küçük için
der. Adam camı açmaktanda vazgeçer ama ufaktanda sinirlenmeye başlar. Birsüre sonra adam yemek yiyecek bizim hatun yine atılır.
- Lütfen yemeseniz olmaz mı benim için değil küçük için
adam bunada ya sabır çeker ve yemekten vazgeçer.
Aradan bi süre daha geçer kadın bacak bacak üstüne atmaya çalışırken bir yerleri gözükür ve Adamda:
- Hanımefendi biraz daha dikkatli otursanız (şeyini işaret ederek) benim için değil küçük için küçük...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:41 AM
Turhal'lı ağa günübirlik denize gider. Deniz kıyisında kabinlerde soyunur. İçeriden karısına:
- Ver şu benim mayomu.
Torbayı karıştırır bi türlü bulamaz.
- Yok bey unutmuşuz.
Adam:
- Kahretsin..ver şu çuvalı beni burda kim tanıyoki..
Verir karısı çuvalı altına iki delik açıp giyer bizimki çuvalı mayo niyetine. Denize girer o girerken sahildekiler ellerini ağızlarına götürüp bakarlar bizimkine. Denizden çıkarken de denizdekiler ağızlarna ellerini götürüp hayretler içinde kalırlar. Turhal'lı sorar karısına:
- Bu millet ben denize girerken önüme bakıp, hayret işareti yaptı, çıkarken de arkamdan hayretle baktı bak bakalım der önümde arkamda ne var?
Karısı adamın arkasına bakar okur:
- Kayseri Şeker Fabrikası ,
Önünü okur:
- Net: 50 KG...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:42 AM
Adam karısını o kadar çok seviyor ki, her akşam yatarken onun için şöyle dua edıyor; "Allah'ım… Onun başı ağırmasın, benimki ağırsın… Onun bir yeri kırılmasın, benimki kırılsın… O üzülmesin, ben üzüleyim…" Son olarakta da şöyle diyordu; "Allah'ım… Onu dul bırakma, beni dul bırak…"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:42 AM
- Karım zayıflamaya karar verdi.
- Peki bunun için ne yapıyor?
- On gündür, her sabah üç saat ata biniyor.
- Şu anda durum nasıl? Adam, hüzünle başını eğdi:
- At, beş kilo zayıfladı.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:42 AM
Sol gözü takma olan adam otobüse binmişti. Otobüs kalabalık hava sıcaktı. Bir süre sonra sıcaktan bunalan, terleyen ve canı sıkılan adam, takma gözünü çıkardı, havaya atıp tutmaya başladı.Durumun biraz sonra farkına varan yanında oturanlar dehşetle irkildiler :
-Ne oluyor yahu!... Adam gayet sakin gözü atıp tutmaya devam ederek cevap verdi :
-Hiç, burada canım sıkıldı da ön taraflarda yer var mı diye bakıyordum!...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:42 AM
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
temel ve dursun bir banka soymaya karar verirler. ertesi gün bankaya girip kasayı boşalttıktan sonra kaçmaya başlarlar. ama arkalarından güvenlik görevlisi bağırır;"kaçmayın lan o****u ç****u"
temel durur ve der ki;"Dursun sen kaç beni tanıdı"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
Vampirler birgün bir barda toplanmış ve sıcak kan iciyorlarmış. İçeriye giren vampirler hey barmen bana bir bardak sıcak kan diyorlarmış ve bizim Türk vampir içeri girmiş ve barmen bana bir bardak sıcak su demiş ve diyer vampirler gülmüş vampire bak su içiyor demişler. Bizim Türk vampir de ne gülüyorsunuz lan ****ler demiş ve cebinden orkidi çıkartıp ben sallama içiyorum demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
İki katlı ve garajlı bir evde oturan ailenin biri tam yatmaya hazırlanırken karısı kocasına:
- Garajda hırsız var, der.
Adam camdan sessizce dışarı bakar, garajın ışığını açar. İki kişi esyalardan bazılarını taşımaktalar.
- Evet, der adam.
- Dışarıda iki kişi var bizim esyalari caliyorlar..
Bunun üzerine hemen polise telefon eder..
- Alo memur bey şu anda bizim bahçede iki hırsız var ve garajdaki esyalarımızı çalıyorlar. Acele araba gönderin, der.
Bunun üzerine polis:
- Evin içindeler mi? diye sorunca adam
- Hayır garajdalar, der.
- Tamam o zaman içerden kapıları iyi kilitleyin ses yapmadan evde bekleyin. Eger zamanımız ve arabamiz olursa göndeririz, çünkü şu anda hepsi meşgul.
Adam telefonu kapatır ve yüze kadar saymaya başlar.. Saydıktan sonra tekrar polise telefon eder.
- Biraz önce size evimde hırsız var diye telefon etmiştim. İkisinide vurdum, der telefonu kapatir.
İki dakika gecmeden bir sürü polis arabası ve bir de ambulans gelir ve hırsızları suç üstü yakalarlar. Memurun biri adama yanaşır:
- Hani adamlari vurdum demiştiniz?
Bunun uzerine adam da:
- Hani siz de şu anda arabamız yok demiştiniz!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
Çok zengin bir ülke kralının oğlunun organı 50 santimmiş. Ne yapsa ne etse kral oğlu olmasına rağmen hiç bir kız bu zavallıyla evlenmiyormuş.
Zamanın en büyük büyücüsüne gitmiş çocuk; büyücü çocuğa "gece yarısı deniz kenarına git bekle orda bir deniz kızı göreceksin ona evlenme teklif et deniz kızı sana her hayır dediğinde seninki 10 santim küçülecek " demiş. Zavallı çaresiz çocuk gitmiş ve beklemeye başlamış ve büyücünün dediği gibi denizkızı gelmiş ve hiç vakit kaybetmeden deniz kızına;
- Deniz kızı benimle evlenirmisin?
Denizkızı;
- Hayır...
Çocuk bakmış sahiden 10 santim gitmiş bidaha sormuş;
- Deniz kızı benimle evlenirmisin?
Denizkızı;
- Hayır...
Çocuk bir bakmış 10 santim daha gitti. Kendi kendine " Bir kere daha sorarsam 10 santim daha gider ve ideal boyuna gelir o zaman evlenirim" Deniz kızı benimle evlenirmisin?
Denizkızı sinirlenmiş:
- Ne laftan anlamaz adamsın be HAYIR HAYIR HAYIR
(zavallı gitttiiiii gitti gitti)
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
Adanalı İsmail Safa Beye dostlarından biri sormuş:
- Adanalılar neden hep çatal matal, bacak macak diye konuşurlar?
- Öyle söyleyenler çocuk mocuktur!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:43 AM
Üç bayan ve üç erkeğin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları gerekir. Tren garına giderler. Üç bayan 3 bilet aldığı halde erkekler tek bilet alır. Bayanlar bunun sebebini sorduklarında erkekler:
- Bekleyin ve görün, derler.
Trene binerler ve tren hareket ettikten bir süre sonra üç erkek kalkıp hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktör gelir ve üç bayandan üç bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp:
- Bilet lütfen, der.
Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. Bayanlar bunu görürler. Taktiği kapmışlardır. Dönüş yolculuğu için yine gara giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet almışlardır. Erkekler ise hiç bilet almaz. Bayanlar yine şaşırıp sebebini sorduklarında Erkekler yine bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra yolculuk başlar. Önce bayanlar kalkıp tuvalete girer. Ardından da erkekler karşısındaki tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakın bir erkek çıkıp karşı kapıyı tıklar ve:
- Bilet lütfen, der.
Açılan kapıdan bir el bileti uzatir. Bileti alan erkek diğer tuvalete geri girer.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:44 AM
Adamın biri aklını kuru fasulye ile bozmuş. Her gün en az 5 porsiyon kuru fasulye yiyormuş. Tabi doğal olarak sürekli gaz çıkartıyormuş. Bir gün bir kıza aşık olmuş. Sonuçta evlenmeye karar vermişler. Ama kızın bir şartı varmış, o izin verene kadar bir daha kuru fasulye yemeyecekmiş. Adam kızı çok sevdiğinden çaresiz kabul etmiş şartı ve evlenmişler. Aradan 2 yıl geçmiş. Kadın kocasının iş yerine telefon etmiş ve geç kalmamasını, kendisine bir sürprizi olduğunu söylemiş. Adam içinden "yaşasın" demiş "demek bana en sonunda kuru fasulye pişirdi". İşten izin alıp erken çıkmış. Tam evine doğru yürürken bir lokantanın önünde mis gibi kuru fasulye kokusu gelmiş burnuna. "Nasıl olsa evde de yiyeceğim şurada bir porsiyon yesem birşey olmaz" diye düşünüp girmiş lokantaya. Kuru fasulyeyi görünce kendisini kaybetmiş ve 10 porsiyon yemiş. Daha sonra hemen kalkıp evinin yolunu tutmuş. Karısı onu kapıda karşılamış ve sürprizi görene kadar gözlerini bağlayacağını, sakın açmamasını söylemiş. Adam denileni yapmış. Kadın kocasının gözlerini bağlayıp onu salona götürmüş. Tam gözlerini açacakken telefon çalmış.Kadın:
- Sakın bir yere ayrılma ve gözlerinide açma. Sürprizin bozulmasını istemiyorum.
Diyerek, diğer odada bulunan telefonu açmaya gitmiş. Sürprizin kuru fasulye olduğundan emin olan adam beklemeye başlamış. Tam o anda 10 porsiyon kuru fasulyenin gazı adamı sıkıştırmaya başlamış. Karısı gelene kadar rahatlamak için zaaaaart diye bırakmış. Koku gitsin diye el yordamı ile pencereyi açıp ceketi ile kokuyu dışarı doğru süpürmüş. Karısı telefonu kapatıp geri dönmüş. Tam gözünü açacağı sırada yine telefon çalmış. Kadın yine gözlerini açmamasını tembihleyip diğer odaya geçince adam yine koyuvermiş zaaaaaart diye. Hemen pencereyi açıp aynı şekilde havalandırmış salonu. Sonunda karısı gelmiş. Adamın gözündeki mendili açmış ve
-Müjde hayatım annemle babam bize geldi!
Demiş, heyecanla kanepede oturan yaşlı çifti göstererek.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:44 AM
Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa çekmiş ve polis gelmiş:
"Buyrun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz"
"Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım" Karisi lafa atlamış:
"Aaa yapma hayatim.. yarim saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda"
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
"Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra çözdüm"
Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mi acaba...."
Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken;polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar misiniz sağ sinyaliniz de kırık"
"Aaaa.. kırık mi?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik" Karisi çenesini tutamamış yine:
"Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık sinyalin icabına baktır diye....."
Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
"BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"
Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"
Kadın cevap vermiş:
"Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:44 AM
New York da küçük bir çocugu azgin bir köpegin dislerinden kurtaran ve hayvani bogan iri yari delikanlinin yanina kosan gazete muhabiri sormus:
-Kahraman Amerikali çocugun hayatini kurtardi, diye yazabilir miyim?
-Ben Amerikali degil Pakistanliyim" demis adam.
Ertesi gün New York Times da manset:
Köktendinci Müslüman, Central Park`ta bir köpegi bogdu. FBI olayin El Kaide baglantisini arastiriyor.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:44 AM
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir.
Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir....
Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır.
Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
-Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Tatil köyünde bir amerikalı ile tanışan türk işadamı adamı sohbet ediyorlar. bizimki anlatıyor:<BR>- böyle bir tatil aklımdan bile geçmezdi. bir yangın fabrikamı kül etti. sigorta paramı ödeyince, "oğlum dedim, bunca yıl eşek gibi çalıştın da ne oldu? şimdi tatil zamanı", dedim ve bu tatile çıktım.<BR>- tesadüfe bak, demiş amerikalı... benim de çok iyi iş yapan bir restoranım vardı. bir kasırga taş üstünde taş bırakmadı. sigorta paramı ödeyince ben de bu tatile karar verdim.<BR>Epey bir zaman geçtikten sonra, sessizliği bizim iş adamı bozmuş:<BR>- yahu anlatsana, sen kasırgayı nasıl başlattın?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Sadece erkeklerin katıldığı bir ziyafette ev sahibi sordu:
- Karısından memnun olmayan varsa, ayağa kalksın.
Bir kişi dışında herkes ayağa kalktı. Ev sahibi adama dönüp :
- Maşallah, maşallah! Ne mutlu size ki karınızdan memnunsunuz!
- Yok canım. Karım bugün ayağımı kırmasaydı, sizden önce kalkardım!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Birgün Viyana´da bir Avusturya´lı arkadaşım bir Türk`ün arabasına binmiş. Yolda ilerlemeye başlamışlar. Lambalara gelince ışık kırmızı olmasına rağmen bizim Türk gaza basıp geçmiş. Avusturya`lı şaşkın bir edayla :
- Kırmızı ışıkta niye geçtin.
Bizimki kendinden emin bir ifadeyle:
- Ben Türk´üm.
Yola devam etmişler ve karşılarına yine kırmızı ışık gelmiş, durmaksızın devam etmiş. Avusturya`lı birazda alaylı bir ifadeyle:
- Niye kırmızıda geçtin. Bizimki aynı emin ifadelerle:
- Ben Türk`üm.
Yola devam etmişler, epeyce bir yol aldıktan sonra yine lambalara yaklaşmışlar, ve ışıklarda yeşilmiş. Bizim şöför durmuş. Avusturya`lı arkadaşı:
- Yahu niye durdun, devam etsene. Bizim Türk korkak bir sesle:
Bir TÜRK GEÇEBİLİR!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Köylü ihtiyar eşeğine binmiş ilçeye inerken ilçenin girişinde trafik polisi çevirmiş emniyet kemerin bağlı değil demiş ihtiyar şaşkın bir şekilde eşeklerde emniyet kemeri zorunluluğu varmı diye sorunca polis elbette ceza yazmak zorundayım sana yazarsam 100 lira eşege yazarsam 20 lira hanginize yazayım diye sormuş.İhtiyar düşündükden sonra sen demiş en iyisi bana yaz polis neden diye sormuş oğlum demiş ihtiyar eşeğimi polislik sınavına sokacagımda sicili temiz kalsın
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev
alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra
ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler
yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp çağırarak tekmelerler. Bu
çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne
çıkar, onları durdurur ve:
"Çok tatlı çocuklarsınız çok da eğleniyorsunuz. Sizden bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi
hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size birer dolar vereceğim..." der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün
sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der;
"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece 50 sent
verebilirim."
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine gürültüye devam ederler. Aradan bir kaç
gün daha geçer ve yaşlı adam onları karşılar. "Bakın" der, "Henüz maaşımı
alamadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?".
"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi
yapacağımızı sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:45 AM
Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:
- "İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.
- "Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:46 AM
İki kadın(hayli yaşlı sayılabilir) sohbet ederken kadınlardan biri gençliğinde bahsetmeye başlamış.
"işte ben gençliğimde şöyle güzeldim böyle iyiydim" diye atıp tutarken karşısındakinin inanmadığını görünce cebinden bir fotoğraf çıkarıp göstermiş.
"İşte bak benim gençlik fotoğrafım" diye. Arkadaşı şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açık sormuş:
"Ay senin gençliğinde fotoğraf var mıydı?"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:46 AM
Sehrin hayirsever vakiflarindan birindeki çalisanlar sehrin en <BR>basarili avukatindan henüz herhangi bir bagis almamis olduklarini fark <BR>ettiler. <BR>Bagis toplama görevindeki kisi avukati bagista bulunmasi için ikna etmeye çalisiyordu: <BR>"-Arastirmalarimiza göre yillik geliriniz en az 500 000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayir isine bir kurus bagista bulunmamissiniz. O paranin bir kismini bir sekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?" <BR>Avukat bir süre düsündü, sonra: <BR>"-Önce, arastimalariniz annemin uzun bir hastaliktan sonra ölmek üzere oldugunu ve hastane masraflarinin onun yillik gelirinin bir kaç kat üstünde oldugunu da gösterdi mi?" <BR>Görevli utandi: <BR>"-Sey, hayir." <BR>"-Sonra, kardesimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum oldugunu?" <BR>Görevli utancindan kipkirmizi kesilmis bir halde özür dilemeye çalisirken avukat onun sözünü kesti: <BR>"-Ya da kizkardesimin kocasinin bir trafik kazasinda öldügünü ve onu üç çocuguyla bes parasiz biraktigini?" <BR>Görevli yerin dibine geçmisti, sadece, <BR>"-Hayir, hiç bir bilgim yoktu ..." diye mirildanabildi. <BR>Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti: <BR>"-Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:46 AM
padişahın biri bir gün sarayının etrafına kocaman bir göl yaptırır.
Gölün içine bütün vahşi deniz yaratıklarını atar ve ülkenin dört bir yanına "her kim burdan yüzerek karşıya geçerse mirasım ve kızım onundur" diyr mustular salar.
suya atlayan herkes ya geri döner ya da vahşi balıklara yem olur.Derken adamın birinin hiç ardına bakmadan son hızda yüzdüğünü görürler.
padisah nefes nefese kalmıs olan adama sorar:
-söyle bakalım kızımı mı istiyorsun?
adam hala nefes nefesedir:
-hayır.
-tahtımı mı istiyorsun?
-hayır
-E söylesene be adam ne istiyorsun benden.
-Onu bunu boşver de beni iten herifi bul bana..!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:46 AM
Taksinin yokuşta frenleri patlamış, müthiş bir hızla aşağı iniyor.
Kayseri'li müşteri bağırmış.
-Durdur şu arabayı.
Şoför panik içinde haykırmış.
-Durduramıyorum!
-O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:47 AM
Kompartmanda tek başına yolculuk ediyordu. Birden kapı açıldı ve çifte tabancalı biri:
-Çabuk paraları sökül diye bağırınca, adam korkudan titreyerek cevap verdi:
-Kusuruma bakmayın ama meteliğim yok.
-Öyleyse niye titriyorsun?
-Yolcu güldü:
-Ben sizi kondüktor sanmıştım da!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:47 AM
FBI eleman alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur. FBI binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır... İlk adam içeri alınır ve şu sorular sorulur:
- Karını seviyor musun?
- Evet, efendim.
- Ülkeni seviyor musun?
- Evet, efendim.
- Pekalâ, biz karını da getirdik. Şu an yan odada, der ve masanın üzerine bir tabanca koyar.
- Şimdi odaya gir ve karını öldür!
Adam silahı alır yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri döner. Kravatı gevşemiş, ter içinde kalmıştır.
- Yapamıyacağım efendim, der ve orayı terk eder.
İkinci adam içeri alınır. Aynı sorular sorulur. Aynı yanıtlar... Ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Adam yapamayacağını söyler ve ayrılır. Son adam girer. Aynı sorular. Aynı cevaplar... Ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Adam içeri girer. 5-10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye başlar. BAM, BAM, BAM, BAM, BAM, BAM .... Derken kısa bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur. Adam geri döner, biraz terlemiştir. FBI personeli sorar:
- Ne oldu?
Adam cevaplar:
- Efendim bana verdiğiniz silah kurusıkı çıktı, o yüzden onu pencerden aşağıya atmak zorunda kaldım...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:47 AM
Isfahanlı, Şirazlı ve Kaşanlı birlikte seyahat ediyorlardı ama ceplerinde metelik yoktu. Acıkınca bir lokantaya girdiler. Yemekten sonra Isfahanlı yerinden kalkıp lokantacıya gitti ve "Paramın üstünü verir misiniz?" dedi. Daha parasını bile almamış olan lokantacı sinirlenerek "Bana para vermedin ki üstünü isteyesin!" diye bağırdı. Herkes başlarına üşüştü. Birisi lokantacıya "Bir daha düşün. Belki parayı almışsındır" derken Şirazlı yanlarına geldi ve "Ben yemek parasını öderken bu biçare Isfahanlı da parasını veriyordu" dedi. Lokantacı bu kez onunla da verdiydin vermediydin davasına başladı. Tam bu sırada Kaşanlının lokantanın ortasına oturmuş ağladığını gördü. "Ne oldu? Niye ağlıyorsun böyle ?" diye sorduklarında "Neden ağlamayayım; benim paramın da üstüne yatmasından korkuyorum!" dedi.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:47 AM
Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Adam ne yapayım ne yapayım diye düşünürken birden bir Afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "işte şimdi boku yedik" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım boku yemedin.
- Peki ne yapmam gerek.
- şuradaki mızrağı görüyor musun?
- Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır. Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır.
- Evladım iste şimdi boku yedin.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:47 AM
Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar. - Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran. Bu arada adamın her yerine bebek yağı sürer, üzerine de bebe pudrası serper. - Sakın kımıldama ve heykelmişsin gibi davran! ... - "Bu nedir, hayatım?" diye sorar kocası kapıdan girer girmez. - O mu? Sadece bir heykel. Smith'ler yatak odaları için bir tane almışlardı. O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım... O gece heykel hakkında konuşulmaz; hatta herkes yatana kadar. Gece saat iki gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile geri döner. - "Al bakalım" der, "bir şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde idiyot gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:48 AM
Bir gun ,Turkmenin biri hanımı ile aksam yemegine oturmus. Bakmiş her gun rutin yemekler,
-Avrat ,yahu yarın ben bir tavuk alayım da ,sen de pisir ,adam gibi bir tavuk yiyelim, biktim bu yemeklerden.demiş.
Karisi:
-Adam ne bicim konusuyorsun, insan nasipse yiyelim der. demis.
Adam:
-Yahu avrat nasibi mi var bunun, ben parayi verecem ,sen de pisirecen o kadar. Kadin sesini cikarmamis, ertesi gun kararlastirdiklari gibi adam tavuk satin almis, karisi da pisirmis. Aksam kadin sofraya tavugu koymus. Kadin mutfakta salatayi hazirlarken, adam yemek icin paldir kuldur tavugu parcalamis. Ilk lokmayi tam eliyle ağzına götürdüğü anda kapi calınmış.
Kapiya akşam akşam erkeğin bakması lazım, ağzında yemekle de kapıyı açmak olmaz, mecburen lokmayi geri birakmiş kapiya gitmiş.
Bakmış kapida polisler:
-Hakkında ihbar var, kanunsuz işler yapıyormuşsun, yürü karakola. demişler.
Adam caresiz ac bir sekilde karakola gitmis. Bunu iceri bir almışlar, üç gün üç gece konuşturmak için bazı sorgulamalardan geçirmişler,iyice bir dövmüşler.
Sonunda ihbarın yalan olduğu anlaşılmış , adamı salivermişler. Adam bitkin bir şekilde evin yolunu tutmuş.
Eve gelmiş kapıyı calmış. Içeriden karısı korku ile sormuş
-kim O ?
Adam cevap vermiş :
-Nasipse kocan.
ONAY TARİHİ : 05.09.2004
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:48 AM
Üç Yahudi genç kardeş kendi işlerini kurup zengin birer adam olmuşlar ve yaşgününde annelerine aldıkları hediyeleri birbirine anlatarak böbürlenmişler.
Birincisi demiş ki:
-"Ben anneme kocaman bir ev aldim"
İkincisi:
-"Ben bir mercedes aldım ve bir de şoför tuttum"
Üçüncüsü:
-"Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin Tevratı okumayı ne kadar çok sevdiğini ve artık gözleri iyi görmediği için okuyamadığını biliyorsunuz.
Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim.
Onu eğitmek için 12 haham 12 yıl boyunca uğraşmış. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım ama buna değer.
Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak.
Kısa bir süre sonra anneleri üçünede birer teşekkür mektubu yazdırmış:
Birinciye:
"Milton, bu ev çok büyük. Bana birtek odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum"
İkinciye:
"Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba"
Üçüncüye:
"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin.
Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:48 AM
Hasan annesini aksam yemeğine davet etmiş.
Yemek sırasında anne hep Hasan'ın ev arkadasının
ne kadar cekici oldugunu dusunmeden edememis. Yemek
boyunca ogluyla kız arasında neler oldugu konusunda
meraktan çıldırıyormuş. Bunu farkeden Hasan 'Anneciğim
Ayse ile aramızda inan hicbir sey yok. Biz sadece ev
arkadasıyız' demis.Bir hafta kadar sonra Ayse Hasan'a sormus:
' Annenin yemege geldigi geceden beri çorba kepçesini
bir türlü bulamıyorum. Nerde oldugu konusunda bir fikrin var mı?
Sence annen almış olabilir mi?'
Hasan cevap vermis 'Aldığını sanmıyorum ama bir e-mail
gönderip ona sorayım' ve annesine şöyle yazmıs:
'Annecigim, sana aldın demiyorum, almadın da demiyorum ama
gercek şu ki bize yemege geldiginden beri çorba kepçesi kayıp'
Bir kac saat sonra annesinden soyle bir e-mail gelmis:
' Sevgili oğlum, sana Ayse ile yatıyorsun ya da yatmıyorsun
demiyorum. Ama gercek su ki eger o kendi yatagında uyuyor
olsaydı simdiye kadar corba kepcesini coktan bulmus olmalıydı..'
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:48 AM
Karakolun kapisindan iceri bir kucuk oglan girmi$...
"Polis amca, lutfen yardim edin babam sokakta 3 ki$iyle kavga ediyo..."
Ve birlikte sokaga inmi$ler gercekten de cocugun babasi 3 tane adamla tekme tokat dovu$uyo, polis sormu$:
"Peki hangisi senin baban????"
Cocuk cevap vermi$:
"Bilmiyorum.. zaten bu yuzden kavga ediyolar...."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:48 AM
Adamın biri adını değiştirmek için mahkemeye gitmiş.Hakim sormuş:
-Adın ne?
Adam cevap vermiş:
-Mehmet HİYAR
,efendim...
Hakim:
-İsim değişikliği istemekle haklisin evladım...peki
yerine neistiyorsun?
Adam:
-Ahmet HİYAR efendim.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Dün gece seni o kadar aradım ki, soğuk vücuduma dokunmanı o kadar çok istedim ki yatağa sensiz ve çıplak girmek zorunda kala kaldım nerdeydin benim canım pijamalarım!!!
***
Bu güzellik, bu gülüş, bu zeka, bu akıl hele anlam dolu gözler varya; Tüm güzellikleri bir arada toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim senden ne haber?
***
Bir göz gördüm masmavi denizin dibine sinmiş,bir göz gördüm simsiyah *******den bezmiş, bir göz gördüm yemyeşil yaprağı ucuna değmiş, bir göz gördüm mosmor üstüne yumruk yemiş :)
***
Ya ben sana çok mesaj yolladım.İnternet parası çok gelecek.Yanlış anlama paranın önemi yok.Önemli olan miktarı:)
***
Birini sevdim araba çarptı birini sevdim kanserden öldü birini sevdim çatıdan düştü bak kızdırma seni de severim ha... :)
***
Sana bi kafa korum, bi de Kamuran Akkor... Hihihi... Bu espriye kim güler? Güler Duman.Sana kim inanir? Kadir İnanır.
***
Yat dedi yattım, aç dedi açtım, aletini çıkarıp soktu. İşini bitirdiğinde kan gelmeye başladı,çok korkmuş ve çok acı çekiyordum.Çünkü ilk kez diş çektiriyordum!!
***
Elleriyle beyaz vücudumu ellediler.Dudaklarıyla emdiler.Ateşiyle yaktılar.Ne suçum vardı.Gül gibi sigaraydım?
***
Onun o sert şeyini elime aldım.Elimle sıktım.Ucunu dudaklarımın ağzına aldım.O eşsiz sıvı bana hayat verdi.Hayatın tadı Coca Cola!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Kalp hastası bir delikanlıya köpek kalbi nakledilmişti. Delikanlı bir süre ameliyatı yapan cerraha gitti :
- Doktor bey, bir süredir kötü bir huy edindim. Ne zaman bir telgraf direğinin yanından geçsem, bir ayağım havaya kalkıyor!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Şakacı pilot iniş yaparken, kuleye her seferinde :
-bilin bakalım ben kimim? der. Kuledekiler çok sinir olur. Bir gece pilot yine:
-Bilin bakalım ben kimim? der. Kuledekilerde ışıkları söndürür.
-Bil bakalım pist nerde?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş..
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim
bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş:
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki,
sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış..
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir
görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir
arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye
anlatmış.. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına
sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için
arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine
giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Peder ve Bahadır ölmüşler.Cennetin kapısında onları bir melek beklemekteymiş.Melek sormuş:
- "Yaşadığınız sürece ne günah işlediniz?"
Peder hemen atlamış:
- "Ben sürekli Tanrı için dua ettim. Hayatım boyunca onun yolundan hiç çıkmadım"
demiş.Bahadır ise:
- "Valla benim tek kötü huyum vardı oda çok hızlı araba kullanırdım"
demiş. Peki demiş melek:
- "Peder sana cennetin gümüş anahtarını, Bahadır sana da cennetin altın anahtarını veriyorum".
Peder bu duruma çok sinirlenmiş ve meleğe sormuş:
- "Ben hayatımı Tanrı ya adadım,sürekli onun için dua ettim, şimdi bu çocuk niye benden üstün tutuluyor?"
Melek cevap vermiş:
- "Peder sen vaaz verirken herkes uyuyordu ama Bahadır araba kullanırken herkes dua ediyordu"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:49 AM
Bir gün bir işadamı is için, Diyabakır'a gitmiş. Randevusu bittikten sonra da trenle İstanbul'a dönmeye karar vermiş.
Kompartımanına geçmiş oturmuş. O sıra Diyarbakırlının biri de gelmiş aynı kompartımana. Neyse bizimkinin uykusu gelmiş, açmış yatağını, uzanmış.
Diyarbakırlı amcamında karnı acıkmış açmış bohçasını çiğ köfteyi çıkarmış. Bizimkisi de bakmış ne yiyor diye.
Adam demiş ki "Buyur gardaş, çiğ köfte yiyek."
Adam da; "Yok benim basurum var!" demiş...
Diyarbakırlı da; "Olsun." demiş "Onu da sonra yerik!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
Usame Bin Ladin Bush'a telefon etmiş, kendini tanıtıp, konuşmasına devam etmiş..
- "Sayın Bush size iki haberim var,biri iyi bir kötü hangisini önce söylememi istersiniz?"
Bush :
- "Önce iyisini söyleyin "
demiş.Ladin:
- "Teslim olmaya karar verdim",
Bush :
- "Pekii kotu haber ne?"
Ladin:
- "Uçakla geliyorum ...!!!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
Avukat, müvekkiline telgraf çekti:
-"Başınız sağolsun. Karınızın gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?"
Ertesi gün yanıt geldi:
-"Emin olmak isterim. Her üçü de yapılsın."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
kadının biri bir gün , akvaryumcudan papagan almış .
fakat akvaryumcu papaganın önceki yeri kerhana demiş,ve uyarmış çok küfür eder demiş. kadın olsun bizim evde çoluk , çocuk var onu terbiye ederiz demiş almış eve , gitmiş. öğleye doğru evin kızı eve gelmiş ,papagan kızı gö rünce müşteriniz birazdan gelir odaya çıkın demiş.biraz sonra evin oğlu gelmiş ve papagan , hoşgeldiniz efendim 2 nolu odaya çıkın demiş. ve akşam olmuş evin reisi ahmet bey gelmiş ve papagan, basmış çığlığı ooooooo ahmet bey yeni yerimizi ne çabuk buldun....
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
Adamın biri kendisinden para isteyen dilenciye:
"Ben sokakta dilenen kimseye para vermem." diyenice dilenci;
"Ne yani, sizden üç kuruş para koparabilmek için büro mu açacaktım..."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptanı gemideki herkesi güverteye çağırmış. Yolcular toplanınca:
-Size bir iyi bir kötü haberim var.Önce hangisini söyleyeyim?
-Elbette iyi olanını...
-13 dalda oscar kazanacağız.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:50 AM
Bush öğrencilerle sohpet amacıyla bir lisye gitmiş.Girdiği sınıftan Boby söz almış ve;
-Size 3 soru soracağım:
1-Daha az oy almanıza rağmen nasıl Başkan oldunuz?
2-Hiroşamaya atılan atom bombası tarihin en büyük terör eylemi değil mi
3-Bu sıralar neden sebebsiz yere Irak'a saldırmaya çalışıyorsunuz.
Boby sorlularını bitirir bitirmez zil çalar ve tüm öğrenciler teneffüse çıkar.Teneffüs bitip derse geri dönülünce bu sefer Tommy söz alır ve
-Sayın Başkan siz 5 soru soracağım der.
1-Daha az oy almanıza rağmen nasıl Başkan oldunuz?
2-Hiroşamaya atılan atom bombası tarihin en büyük terör eylemi değil mi
3-Bu sıralar neden sebebsiz yere Irak'a saldırmaya çalışıyorsunuz
4-Neden teneffüs zili her zamankinden yarım saat önce çaldı
5-BOBY NEREDE???
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:51 AM
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler.. Yolcular fena halde şaşırmışlar.. Nasıl şaşırmasınlar. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant. Yardımcı pilotun elinde bir köpek tasması. Tasmanın ucunda bir köpek.. Sağa sola çarparak öyle ilerliyorlar uçağa.. Günlerden bir nisan değil ama, "Şaka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa..
Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda. Uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. Uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. Uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş dua etmeye başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 10 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.. Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış. Derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
"Biliyor musun?" demiş, "Bir gün çığlık atmayacaklar ve hepimiz öleceğiz!.."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:51 AM
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım
yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek
için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz,
sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim. Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış... Cuzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış.
Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:51 AM
Adamin biri barda kavga çikardigi icin tutuklanmis, mahkemeye hakimin
karsisina çikmis. Hakim sormus :
- Nerede yasiyorsun?
- Orda burda...
- Ne is yaparsin?
- Onu bunu...
- Barda dövdügün adami önceden taniyor musun?
- Söyle böyle...
- Ne demek yani nerden taniyorsun?
- Ordan burdan...
Hakim artik dayanamamis :
- Anlasildi, götürün bu adami tikin iceri!..
2 jandarma adamin koluna girmis gotürürlerken adam hakime seslenmis:
- Heeeey bi dakika!.. Ne zaman çikicam ben burdan!..
Hakim de ona seslenmis:
- BUGÜN YARIN!...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:51 AM
Amerika'ya gezmeye giden Papa, otelde sıkılmış ve şoföründen anahtarı alıp, limuziniyle dolaşmaya başlamış. Bir ara kırmızı ışıkta geçince polis durdurmuş. Memur bir bakmış ki arabayı Papa kullanıyor. Hemen telsizden âmirini aramış.
- Âmirim çok mühim birisini durdurdum, ne yapayım?
- Bill Gates'i mi?
- Hayır.
- Clinton'ı mı?
- Daha mühim...
- Daha mühim kim var?
- Valla âmirim, bilmiyorum ama, şoförlüğünü Papa yapıyor.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:51 AM
Köylünün biri hocaya gelip:
"Abdest almak için soyunup göle girdiğim zaman ne tarafa döneyim" diye sorar. Hoca şu cevabı verir:
"Ne tarafa soyunduysan o tarafa dön ki, elbiselerini çalmasınlar."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:52 AM
Şoför kullandığı taksiyle "Sağa dönülmez işaretine rağmen sağa saptığı sırada trafik polisinin keskin keskin çalan düdük sesiyle birden yavaşladı, sonra yolun kenarına çekilerek durdu. Trafik polisi, sağ elinde zincirden tuttuğu düdüğü sallaya sallaya yürüyerek tak sinin yanına geldi, sert bir sesle sordu:
— Levhayı görmedin mi?
Şoför, kabahatli olduğunu kabul etmenin rahatlığı içinde itirafta bulundu:
— Görmesine gördüm de sizi görmedim...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:52 AM
Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış , ovalamış.
Lambadan cin çıkmış ve sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile´ demiş.
Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak ´Orta Doğu´da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, barışın tesis edilmesini diliyorum.´ diyivermiş.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle ´ Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum.Başka bir dilekte bulun.´ diye bağırmış.
Kadın birkaç dakika düşünmüş ve ´hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım bilirsin; hem düşünceli, hem karizmatik hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili, sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık olacak erkek diliyorum,´ demiş
Cin derin bir iç çekmiş: - Uzat şu kahrolası haritayı!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:52 AM
Amerika da bir süper markette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor.Tezgahtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga çıkıyor.Tezgahtar koşa koşa müdüre çıkıyor:
- "Efendim, hayvanin biri yarim kivi almak istiyor", der demez söyle bir arkasına dönünce ne görsün!!Müşteri birlikte gelmiş, ensesinde duruyor... Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:
-"Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim..." Mudur durumu anlıyor, adama yarim kiviyi mecburen verip gönderiyorlar. Mudur bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
-"Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin, nerelisin sen?
-" Brezilyalıyım efendim..."
-"Amerika'ya niye geldin?"
-"Brezilya cazip bir yer değil efendim,orada insanlar ya ******, ya da futbolcu..."
-"Biliyor musun benim karim da Brezilyalı..."
-"Yaa öyle mi, acaba kariniz hangi takımda futbol oynuyordu?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:52 AM
Adamcağız suya düşmüş çırpınıyor ve imdat istiyordu. Yoldan geçen biri sordu:
- Niye bu kadar bağırıp çağırıyorsun?
- Yüzme bilmiyorum da ondan!
- Allah iyiliğini versin! Ben de yüzme bilmiyorum ama senin gibi bağırıyor muyum?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:52 AM
TEM'de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da yaşlı bi adamcağız çaresiz gözlerle yoldan geçenlere bakıyomuş. Ferrarici, adama acıyıp durmuş, "Amca gel seni İstanbul'a götüreyim, yarın bi tamirci getirip arabanı yaptırırsın" demiş. Yaşlı amca, "Oğlum madem bi iyilik yapıyosun tam yap. Benim bütün mal varlığım bu. Bur'da bırakırsam çalarlar arabayı. Sen beni İstanbul'a kadar çekiver" demiş. Ferrarinin şoförü de iyi bi adammış. "Okey amcacım. O zaman arabanı arkaya bağlayalım" demiş ve öylece, önde Ferrari, arkada Anadol TEM'de gitmeye başlamışlar.
Ferrarici yolda giderken, "Acaba bi arabayı çekerken en fazla kaç yaparım?" diye düşünüp köklemiş gazı. 240-260-280 derken uçmuşlar yolda. Bu arada epey de bi araba sollamışlar taabi. Haliyle Anadol'daki amca kafayı yemiş. Arkada, bağırıyomuş, kornaya basıyomuş, selektör yapıyomuş. Zavallıcık korkudan gebermiş.
Ertesi gün bi BMW'ci oto sanayiye, Anadol tamir eden bi dükkana girmiş. "Usta" demiş, "Bana bi ikinci el Anadol bulucan ve onu 300 kilometre yapıcak şekilde modifiye edicen!" Tamirci accayip şaşırmış taabi, "Aman beyim, sen Anadol'a istediğini yap 150'den yukarı çıkaramazsın. 151 yapsın, gel ben sana dükkanın anahtarlarını vericem." BMW'nin şoförü kızmış. "Sen ne diyosun yahu" demiş. "Dün gece ben 250'yle giderken yanımdan en az 280 yapan bi Ferrari geçti. Arkasında da kıçına kadar girmiş bi Anadol vardı. Herifçioğlu kornayla, selektörle Ferrari'den yol istiyodu!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:53 AM
Köyün birinde bir çukur varmış ve pekçok kişi içine düşüp yaralanıyormuşköyün ileri gelenlerinden üç kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.
Birincisi demiş ki:
Çukurun yanında bir ambulans beklesin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin
İkincisi...
Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yatiştirmasi vakit almaz
Üçüncüşü...
Kafanız hiç çalışmıyor. Gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:54 AM
Gökdelenin asansörü bozulmuştu. İki arkadaş yirminci kata kadar merdivenleri çıkmak zorunda kalınca, her katta gülünç bir fıkra anlatmaya karar verdiler. Böylece tam on dokuzuncu kata çıkmışlardı ki, bir tanesi:
- Şimdi, dedi. En şahanesini anlatacağım. Kapının anahtarı arabada kaldı...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:54 AM
Bir gün erkeklerle kadınlar bir cafede oturuyorlarmış.
Erkekler demiş:
- Biz kahve içeceğiz.
Bayanlar demiş:
- Biz süt içeceğiz.
Aralarında böylece tartışma başlamış. Aralarından biri demiş ki
- İçeri ilk gelen erkek ise hepimiz kahve içeceğiz. Eğer kadın gelirse süt içeceğiz.
Biraz beklemişler kapıdan bir gölge belirmiş. Fatih Ürek'in geldiğini görünce hepsi sütlü kahve içmişler.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:54 AM
Amerikan Delegesi Hanımefendi kürsüye gelmis..
"Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım.Eve gider gitmez kocama: "Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka. İşte makine orada.." dedim.
İlk gün birşey görmedim. İkinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor."
Alman Delegesi söz almış, arkasından..
"Ben de kararımız gereğince kocama: 'Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka" dedim..
Birinci gün birşey görmedim. İkinci gün birşey görmedim. Üçüncü gün baktım, makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da yıkıyor."
Üçüncü konusmacı bizden feminist bir kardeşimiz.. "Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki: "Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek. İşte mutfak orada.."
Birinci gün birşey görmedim. İkinci gün birşey görmedim. Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu, hafiften görmeye başladım.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:54 AM
Adamın biri ölmüş.yıkamak için camiiye götürmüşler. Aradan bir saat geçmiş çıkmamış.iki saat geçmiş çıkmamış.üç saat ,dört saat derken sonunda çıkmış.sormuşlar"hoca neden bu kadar geç kaldın?"diye. Hocada "ne yapayım adam dirildi gebertene kadar canım çıktı"demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:54 AM
Adam eczaneye gelmiş :
-Sizde asetilsalisilik asit var mı? Eczacı adama dönmüş :
-Yani aspirin istiyorsunuz değil mi ?
-Evet evet, şu meredin adını bir türlü ezberliyemedim de.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:55 AM
Kanser hastanesinde başhekimken Serap
adında genç bir hanım hastam vardı.
Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurtdışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.Serap'ı özel bir ilgiyle biz-zat ben tedavi altına aldım.
Ve kısa bir süre sonra da Allah'ın izniyle iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.
Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi.Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim.
Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz
bindiği otobüsün kaza gecirmesi uzerine 6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 sure sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı.Serap bacak kemiklerindeki metasaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahuru sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu.
Evine gittiğim gün,yine güçlükle konuşarak:
- Doktor bey, dedi. Ben size...dargınım.
-" Niçin?"diye sordum.
-d indar... bir... insanmışsınız... niçin...bana...da, Allah'ı... ölümü... ahireti... anlat mıyorsunuz?"
Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
-"Doktora ulaşmak kolaydır dedim. Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."
Konuşmaya mecali olmadığından "ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra,ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan Serap için bu dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü.
Anlattığım iman hakikatlarını bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soruyordu.
Vefatına bir hafta kala:
-"Doktor Bey, dedi.Ben...ölürken...ne...söyleme-liyim?"
-"Senin durumun çok özel" dedim. Kelime-i
Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince Muhammed (s.a.v) sana yeter."
O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı.Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim.
Dönüşumde annesi telefon ederek:
-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi.
"Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor."
Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının
sebebini sordum. Aldığım cevabı hala
unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.
-"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda
yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.
İşte Serap, böyle bir hanımdı.
Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gun daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını
rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine olacak ki Salp gunune kadar yaşıyacağına dair işaret sezdim.
Ertesi gün O'na:
-"Hiç korkma!" dedim."İğneyi vurdurabilirsin. "Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
- Doktorbey...Azrail...bana...nasıl...görünecek?"
-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi?Hiç
merak etme,sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."
Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandi. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
-"Doktor bey, biliyor musunuz , bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!"dedi ve devam etti:
-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını
attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı,
iki rekat namaz kıldı. Bütın ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
-"Doktor bey'e söyleyin, dedi.
Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!!!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:55 AM
Adamın biri arabasını park ettiği yerden almaya geldiğinde arabasına fena halde çarpılmış olduğunu görür. Camda bir not vardır.......:
-- Beyefendi ileri vitesle geri vitesi karıştırıp arabanıza çarptım. Olayı gören kimseler şu an çevremde benim bu notu yazmamı seyrediyorlar ve benim buraya adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar ama ben o kadar enayi değilim....:
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:55 AM
Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalktığında işe gider ve patronuna anlatmaya başlar;
- "ATIF bey ikimizde aynı yolcu uçağında seyir halindeyken ikimizde yuvarlanıp uçaktan düşüyoruz. Siz bal çukuruna ben ise bok çukuruna düşüyorum",
patron hemen atılarak:
- "O kadar olacak tabiki patronluk..."
- "Fakat ilginç yanıda bu ya, ikimizde birbirimizi yalayarak temizliyoruz..."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:55 AM
Üç Adanalı zengin, bir gün "ulan" diyorlar "Atlardan bizden iyi anlayan yok, neden yarışlarda oynamıyoruz?" Tamam da, kumar mumar, karar veriyorlar az oynamaya ve ceplerine onar bin lira koyup, hipodroma gidiyorlar.
İlk yarış için padoga gidiyorlar, bakıyorlar 3 numara şahane bir at. "Tamam, buna 10 bin lira oynayalım" diyorlar, tam oynayacaklar biri geliyor "aman abi, 8 den şaşma, sağlam tüyom var" diye ısrarcı oluyor. "Eh" diyorlar bir bildiği vardır herhalde hadi 8 e oynayalım.
Yarış başlıyor bitiyor, 3 numara birinci, 8 numara sonuncu.
Çok kızıyorlar "Tamam, bir daha kimsenin lafına inanmak yok, kendi beğendiğimiz ata oynayacağız" diyorlar.
İkinci yarış için padoga gidiyorlar, bir de bakıyorlar ki 5 numara harika bir hayvan.
Tamam ikinci 10 bini buna oynayalım, gidiyorlar gişeye, tam 5 numara diyecekler, aynı adam bitiyor gene yanlarında " Amam abiler, çok özür dilerim, ya ben yanlış anlamışım tüyoyu, 8 numara bu yarışı kazanacak at imiş, oynayın bari de zararınızı çıkarın" der.
Bizimkiler "Yaa" derler "adamın bize bir düşmanlığı yok ki; hadi onun dediğini yapalım"
Yarış başlıyor bitiyor, 5 numara birinci, 8 numara sonuncu.
Küplere biniyorlar hırslarından, adamı bulsalar parçalayacaklar ve karar veriyorlar "bir daha bildiğimizden şaşmak yok"
Gidiyorlar padoga bakıyorlar 1 numara garanti kazanır, son 10 bini de ona oynamaya karar verip gişeye gidiyorlar ki, aynı adam kendini yerden yere atıyor "Ah abiler, öldürün beni, gebertin, sizi mahvettim, nasıl özür dilesem, nasıl affettirsem kendimi, bari bu yarışta 3 numaraya oynayın da zararınızı çıkarın" yalvar yakar razı ediyor bizimkileri gene, 1 numaradan vazgeçip oynuyorlar 3 numaraya.
Yarış koşuluyor, sonuç gene aynı 1 numara birinci 3 numara sonuncu.
Para da bitti, oturuyorlar tribünlerde, günün muhasebesini yapıyorlar; bu arada karınları da acıkıyor, bakıyorlar ceplerine, 5 lira 10 lira toplayıp en gençlerine veriyorlar "Git de şuradan birer sosisli al gel" diye.
Bekle bekle, sosisli almaya giden dönüyor, elinde bir kese kağıdı leblebi.
- Yaa bu ne? Hani sosisli alacaktın?
- Ah abi yaa sormayın, gene o adam "sosisliyi napacan, en iyisi sen leblebi al" dedi.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:55 AM
Küçük Temel birgün sokakta oynarken geçen bir bayanı durdurur.
Kadının karnını işaret ederek:
-O ne teyze? der.
Kadın da:
-O benim çocuğum, der.
Temel:
-Seviyor musun teyze? der.
-Tabii ki evladın, diye cevap verir.
-O zaman onu niye yedin? der.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:56 AM
Coca Cola'nın pazarlama temsilcilerinden biri Ortadoğu'daki
görevinden büyük bir hayalkırıklığıyla dönmüş.. Bir arkadaşı ona
sormuş:
"Sence Araplar üzerinde niye başarılı olamadınız?"
"Beni Ortadoğu'ya ilk gönderdiklerinde kendime çok güveniyordum,
bir tek sorun vardı o da arapça bilmememdi.. O yüzden onlara vermek
istediğim mesajı yanyana 3 poster halinde düzenledim..
1. posterde kızgın bir çölde kumların üstünde sürünen, susuzluktan
kavrulmuş bir adam...
2. posterde adam yerde bulduğu Coca Cola alıp içiyor..
3. posterde ise adam diriliyor ayağa kalkıyor ve capcanlı oluveriyor.."
"Eee bu harika bir reklam, niye işe yaramadı?"
"Arapların sağdan sola dogru okuduklarını bilmiyodum ki?!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:56 AM
birgün bir kadın temizlik yapıyormuş.pencereyi açmış,aşağıdan açmaaaaa diye bir ses duymuş, ve kapamış.sonra fırını açacakmış yine dışardan açmaaaaaaa diye bir ses gelmiş.en sonunda merak etmiş ve aşağıya bakmış. bir de ne görsün...
adam aşağıda açma satıyormuş
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:56 AM
Safça bir delikanlı çıktığı geziden sonra, arkadaşıyla dertleşmektedir:
- Sorma birader perişan oldum, tren yolculuğu berbattı.
- Hayırdır, ne oldu ki?
- Trende ters tarafta oturdum, midem bulandı, içim dışıma çıktı.
- Aman be kardeşim, karşındakine söyleseydin de yer değiştirseydiniz.
- Ya benim de aklıma geldi gelmesine de, karşımda kimse oturmuyordu...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:56 AM
Kamyon şoförü soluk soluğa karakola girdi:
-Bu bölgede siyah bir inek var mı?
Polis:
-Yok
Şoför:
-Siyah bir at
Polis:
-Yok
Şoför:
-Siyah çoban köpekleri
Polis:
-Yok
Şoför:
-O zaman papazı ezdim
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
Call center
(gercek ses kayitlarindan alindi)
- Garanti
- Benim pos cihazimda sorun var islem yapamiyorum.
- Nasil bir sorun var? Hangi islemi yaparken problem cikariyor?
- Ekraninda yabanci terimler var. Hic bir menuye giremiyorum
- Anladim. Makinizin programi silinmis. Yetkili servise bildirimini yapiyorum bir teknisyen isletmenize gelip makinanizi degistirecek.
- Ne zaman gelecekler?
- Ben bildiriminizi su an itibariyle yaptim, en kisa surede geleceklerdir.
- Kardesim burasi bir firma en kisa sureden kastiniz ne?
- Teknik servisler firmalara bize bildiris sirasina gore mudahale
ediyorlar.Sizi yaniltmamak icin net bir saat veremeyecegim.
- Ben onu bunu bilmem 15 dakikada bu makinayi degistirmezseniz gorursunuz siz neler olacagini.
- Benim ismim Cengiz. Kiminle gorustugumu ogrenebilirmiyim?
- Cemal ben
- Cemal bey size yardimci olmak istiyorum fakat 15 dakika icinde gelemezler bunu sebebi yetkili servislerin firmalara bize bildiris sirasina gore mudahale etmeleridir. Ama sizin icin yetkili servislere bizzat telefon acip acil oldugunu belirtecegim.
- Ben onu bunu bilmem 15 dakika icinde birisi gelmez ise bu makinayi
yakarim. Hatta sunu soyliyeyim 13 dakikaniz kaldi
- Cemal bey dukkani yaksaniz itfaiye 13 dakika icinde gelmez.biraz anlayis lutfen :)))
- Simdi 13 dakikada kimse gelmiyormu.
- Maalesef bunun icin size soz veremiyorum.
- Isminiz Cengiz`di degil mi?
- Evet ismim Cengiz
- Bak Cengiz sana soyle diyeyim o zaman. Buraya yarim saat icinde birini yollamazsan Genel Mudurlugunuze telefon acip 15 gun once sana bildirim yaptigimi ve halen kimseyi yollamadigini ve kimse gelmedi diye bugun sana telefon actigimda bana kufur ettigini soyleyecegim. Sanirim isinden olmak istemezsin
- Cemal bey oncellikle su an zaten genel merkez ile gorusuyorsunuz.
Ayricada su an konustugumuz telefon dinleniyor ve kayit yapiyor. Soylediginiz hersey kayit altina alindi ve istendiginde arsivden cikarilip dinlenebiliniyor.
- Demek dinleniyor :((((
- Evet kayit altinda hersey
- !!!!!!!! ????????? Peki Cengiz bey siz benim niye makinama 15 gundur
mudahale ettirmiyorsunuz 15 gun once size bildirimini yaptim ayip degilmi????
- :) cemal bey beni daha simdi aradiniz bakin bunlara hic gerek yok biz
burada sorunlarinizi halletmek icin calisiyoruz. Oradaki pos makinasinin calismasini bende sizin kadar istiyorum.. Sonucta oraya pos cihazini calismasi icin koyduk. Dedigim gibi servis ile telefon ile gorusup en kisa surede makinanizin degistirilmesini saglayacagim. Buna emin olabilirsiniz
- Tamam tamam Cengiz gonderde ne zaman gonderirsen gonder. size hic dis gecmiyor senide sevdim orada adresim vardir bir ara gelde cay ismarliyayim sana.
- tamam oldu Cemal bey
- hadi optum
-:))) Iyi gunler..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
Akşam eve dönen adamı karısı kapıda karşıladı. Sonra da heyecanlı heyecanlı anlatmaya başladı:
-Bugün neredeyse, duvardaki saat annemin başına düşecekti. Adam umursamaz bir tavırla başını salladı:
-Sahi mi? O saat hep geç kalıyor zaten.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
Hayrola nereden?
-Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardı radyoda?
-Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da...
-Eeee, ne oldu?
-Bı bı bı bırak yahu? Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadılar.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
SERSERİ
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbirseyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
"Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin su karşılığı verir :
Ben çekilirim!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder.
- Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yukselmiştir.
Adam :
- 1 milyar dolar.
Papa :
- Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayır.
- 5 milyar dolar.
- Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur.
- Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:57 AM
Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var. Damat rahibin yanina yaklasip fisildar:
- 'Bakin. Size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. Hani su bana soracaginiz
'Sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz? ' kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum.'
Rahip gulumseyerek basini sallar ve damat rahibin avucuna $100 sikistirip iceri doner.
Ve dugun baslar, herkes yerini alir, gelin ve damat rahibin onunde bulusur ve yeminler okunmaya baslanir.
Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parlar ve rahip damata sorar:
- '....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize, her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize, ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...? '
Tabi damadin bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi acilir. Saga sola bakar, bir yutkunur.. ve kisik bir sesle:
- 'E..eee.. evet efendim'
Ama toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikilir:
- 'Bir anlasma yaptigimizi saniyordum! ! ! ! '
Rahip gulumseyerek cevaplar:
- 'Esiniz daha iyi para verdi..'
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:58 AM
Padişah veziriyle oturmuş hurma yiyor, çekirdeklerini de vezirin önüne atıyordu. Hurmalar bitince padişah vezire:
"Önündeki çekirdeklere bak. Ne kadar obursun!" dedi. Vezir altta kalır mı? Cevabını verdi hemen:
"Hünkârım; obur ona derler ki önünde ne hurma bırakır ne çekirdek!" dedi.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:58 AM
Kadının biri eczaneden içeri hışımla dalar ve eczacıdan bir şişe arsenik ister. Eczacı, kadına arsenikle ne yapacağını sorar ve kadın ;
- "Kocamı öldüreceğim"
diye cevap verir.
Eczacı;
- "Kusura bakmayın ama size bu sebeple arsenik satmam olanaksız"
der.
Bunun üzerine kadın çantasına uzanır ve içinden kocasıyla eczacının karısının yatakta çekilmiş fotoğrafını çıkarır. Eczacı fotoğrafa bakar ve;
- "Reçeteniz olduğunu neden daha once söylemediniz!!!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:58 AM
Sistem analisti ile broker at yarışı oynamaya hipodroma gitmişler. Broker:
"9 numaraya 12.000 $" demiş. Sistem analisti:
"Sen o atın kilosunu, daha önceki derecelerini, atasını vs.vs özelliklerini biliyormusun ki direk o ata oynuyorsun" diye brokera itiraz etmiş.Broker:
"Offf hep hesap hep hesap" demiş ve 9 numaralı ata parayı yatırmış. Şans bu ya kazanmış. Sistem analisti hayretle yarış sonunda sormuş:
"Tamam kazandın. Ama neden 9 numara?" Broker:
"2 çocuğum var biri 2 yaşında biri 6 topladım ve oynadım"
Sistem analisti itiraz etmiş;: "Ama 2 ile 6'yı toplarsan 8 eder..." Broker:
"Offf gene hesap gene hesap"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:58 AM
Yaşlı borsacı ile genç borsacı parkta sohbet ederek dolaşıyorlar. Yaşlı, gence mesleğin puf noktalarını anlatıyor:
-Bak evladım.Bu meslekte başarılı olmak için sadece fırsatları değerlendirmek yetmez.Zaman zaman fırsatları da senin yaratman gerekir.Bunun için sürekli dikkatli olman gerekli.Uygun bir yorumla hiç umulmadık olaylar bile, çok büyük fırsatlara dönüşebilir.Bak mesela, şu karşıda gördüğün taze köpek pisliği sana sadece iğrenç bir şey olarak geliyordur.Ama ben eğer, "şu pislikten bir lokma alıp ağzına atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin acından nasıl da büyük bir fırsata dönüşüverir, değil mi? Yapar misin?
Genç borsacı "Tabi efendim" der. Parmağını pisliğe daldırır, bir lokma alır yutar. Yaşlı borsacı cebinden bir milyarı çıkartır, gence verir.Bir süre yürürler, genç dayanamaz sorar:
- Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz? Bakın ileride de başka bir pislik var. Bir milyar karşılığı dener miydiniz?
Yaşlı borsacı "tabi ki" der. O da bir lokma alıp yutar.Genç borsacı da çıkartır, biraz önce kazandığı 1 milyarı iade eder.Bir sure sessiz sessiz yürürler. genç yine dayanamaz sorar:
- Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktarı değişti. Ne de benim cebimdeki. Söyler misiniz, biz bu boku niye yedik ?
Kurt borsacı cevap verir:
- Öyle deme evladım.2 milyarlık işlem hacmi yarattık!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:58 AM
Yaşlı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormuş... Hava çok rüzgarlıymış ve şapkası uçmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş... Derken genç adam teyzemize yaklaşmış..
"Hanımefendi, kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteginizin havalandıgını bilmeniz gerek diye düşündüm.."
Teyze hiçoralı olmamış;
"Evet ama ne yapabilirim, bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum, yoksa bırakayım uçsun mu?"
"Ama hanımefendi ben demek isterim ki eteginiz havalandıkça bazı yerleriniz görünüyor..!!"
Teyzemiz adama şöyle bir bakmış ve gülümsemiş;
"Evladım... Etegimin altından görünen 85 senelik ama ben bu şapkayı dün aldım!!!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:59 AM
Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir turlu hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve bu parayı istediğiniz gibi harcayın dedi..
Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi:
- "Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!"
İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini, en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi:
- "Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacak."
Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure içersinde para kendini ikiye katladı ve bu parayida çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:
- "Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!"
Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:
- "Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için bir suru kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım."
Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti. Karar vermek için arkadaşlarının verdiği cevaplar hakkında bir sure düşündü ..... düşündü........... düşündü.........Çok iyi düşündü... bu belki de hayatinin en önemli kararı olacaktı..... kolay bir karar değildi.... arkadaşlarının verdiği cevapları bir daha düşündü..... ve en iri göğüslü olanla evlenmeye karar verdi...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:59 AM
Adamın biri supermarkete kivi almaya gitmiş ve manav reyonundaki görevliye yaklaşıp yarım kivi istiyorum demiş.
Görevli ona yarım kivi veremeyeceğini söylemiş. ama adam tutturmuş yarım kivi diye.
Görevli adam da en sonunda dayanamamış patronun yanına gitmiş
Bir geri zekalı yarım kivi istiyor demiş. O sırada arkasına bakmış ve adam oradaymış. Hemen patrona dönmüş ve adamı göstererek.
Bu beyefendi de diğer yarısını istiyor demiş.
Sonra adama yarım kivisini verip göndermişler. Patron görevliyi yanına çağırmış.
Aferin çok zekisin bir anda nasıl uydurdun öyle. Seni sevdim, nerelisin sen demiş.
Venezüellalıyım efendim demiş. Patron olum taa oralardan buraya niçin geldin demiş.
Adam bizim oralarda hiç düzgün iş yok herkes ya rugbyci olur ya da ****** olur demiş.
Patron ama benim karım da Venezüellalı demiş.
Adam hiç bozuntuya vermeden :
karınız hangi takımda oynuyordu???!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:59 AM
Cin Ali ve annesi plaja gider. Ilk kez büyükleri çiplak gören Cin Ali annesine sorar :
- Anne erkeklerin mayolarinin önleri neden kabarik?
Ne diyecegini bilemeyen anne bir yalan uydurur :
- Erkekler cüzdanlarini mayolarin önünde sakliyor ondan...
Ama Cin Ali devam eder :
- Peki neden bazilari daha kabarik?
Anne sasirir ama terettüt etmeden cevap verir :
- Bazilari zengin, parasi çok, cüzdani kalabalik o yüzden...
Cin Ali anladigini belirtir, aradan yarim saat kadar geçer, güneslenmekte
olan annesine dönerek :
- Anne yandaki amca sana bakip bakip zengin oluyor :-)
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:59 AM
Alttaki metni sesli okuyun ve kendi agzinizdan cikani bir
dinleyin!
- I run each teen me?
- A wet each team.
- I run each make is tea your sun each.
- Higher them in each team.
- Catch bar duck each teen?
- On bar duck each team.
- Why high one why!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 11:59 AM
Papa makam otosuyla Roma'da dolaşmaktadır. Bir süre sonra canı sıkılır ve şöföre durmasını söyler. Soförü arkaya geçirir ve arabayı kendisi kullanmaya başlar. Araç kullanmanın zevkine varınca hız yapmaya başlar. Hız sınırını aşınca da tabi ki radara yakalanir. Trafik polisi çevirir, arabayı kenara çeker. Polis arabanın penceresine eğilince afallar ve durumu merkeze aktarmak için telsizine davranir.
- Amirim bir oto çevirdim, ama içinde çok büyük bir adam var. Ne yapayim?
- Vali mi?
- Daha büyük.
- Başbakan mı?
- Hayır daha büyük.
- Amerika Başkanı mı?
- Hayır daha büyük.
- Daha büyük kim var oğlum?
- Bu adam kim bilmiyorum ama makam soförü Papa!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:00 PM
Uzun çabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen genç, babasına sürpriz yapmak için sevinç içinde eve koşmuş:
- Babaaa, bak Alman vatandaşıyım artık...
Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun," diye gürlerken oğlunun suratına bir de Osmanlı tokadı akşeder... Koşa koşa geri dönen oğlan bir yandan da şöyle
söyleniyormuş:
- Şu hale bak yaa, Alman vatandaşı olalı bir saat geçmedi Türklerle başım belaya girdi...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:00 PM
Bir golf kulubünün soyunma odasında bir sürü adam giyiniyormuş. Ortada duran bir cep telefonu çalmıs. Yakınındaki bir adam hands-free konuşma düğmesine basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.
Adam: Alo
Kadın: Merhaba şekerim, kulupte misin?
Adam: Evet.
Kadın: Ay ben burda süpper bir deri ceket gördüm. 1000 dolarcık. Alabilir miyim?
Adam: Oluur, madem cok sevdin, al tabii.
Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım. 2002 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte bir tane buldum.
Adam: Ne kadar?
Kadın: 60 bin dolarcık.
Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını isterim ama...
Kadın:Yaşasınnn! Bir şey daha var. Geçen sene beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 bin dolar istiyorlar.
Adam: Tamam, ama 420 bin dolardan fazla verme sakın.
Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni seviyorum.
Adam: Ben de seni... Görüşürüz.
Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden topluluğa döner ve sorar:
"Bu telefon kimin, bilen var mı?"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:00 PM
Bir adam ölüp öbür dünyaya gelmiş.Yanındaki iki öbür taraf görevlileride:
-Sen bekle biz hemen geliriz demişler.
Adam cennete bakarmış sessiz sessiz iki üç beş kişi taburelerin üstünde otururlarmış,adam şaşırmış.
Sonra adam cehenneme bakarken birde ne görsün dolu millet şen şakrak oynuyor dansözler oynayanlar bir cümbüş var.
Sonra görevliler gelir.Ve adam dayanamıyarak sorar.
-Niye cennette adamlar suskun suskun oturuyorlarda cehennemde millet şen şakrak?,der.
Görevlilerde:
-Ulan üç dört kişi için dansöz mü? tutucaz...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:00 PM
Ana kız dertlesiyomus.Anası kızına söylenmiş :
- Kızım seni ne profesörler,ne doktorlar,ne eczacılar,ne mühendisler istedide vermedim demiş.Kızı cevap vermiş :
- Üzülme anne ben hepsine verdim demiş...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:00 PM
Bir ingiliz bir Çin li bayan ile evlenir ve Londra'ya yerlesir.
Çin li kadin ingilizce konusunda oldukça zayiftir. Tarzanca da olsa
eşi ile anlasabilmektedir. Sorun kadin alisverise yalniz çiktiginda ayyuka çikmaktadir. Yine bir gün bayan kasaba domuz butu almaya gider. Ama
bir türlü derdini anlatamaz en sonunda etegini
siyirarak kendi poposunu gösterir ve kasap bayanin ne anlatmak istedigini
kavrayarak bayana istedigini verir.
Ertesi gün bu kez kasaba tavuk gögsü almaya gider ve bu kez de
gömleginin dügmelerini açarak gögüslerini
gösterir ve istedigini alir. Üçüncü gün bu Çin'li bayan sosis almak ister
ve yanina kocasını alarak kasaba gider...
Ne mi olur?... aşağiya bakin:
..
..
..
..
..
..
..
..
..
..
..
: ))) ohoooooooo aklinizda hep fesat seyler var. Unuttunuz galiba
Çin li olan
bayandi kocasi ingilizce
konusabiliyor.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:01 PM
Adamın biri evlenmeye karar vermiş,60 yıldır evli ve çok mutlu dedesine mutluluğunun sırrını sormak için köyünün yolunu tutmuş..
DEDESİ BAK EVLAT DEMİŞ
Babaanneni evlendiğimiz gün eşeğimle biraz gezdireyim dedim..
köyden bayağı açıldık,birdenbire bi fırtına patladı,eşeğin inadı tutmazmı!!! nuh diyor peygamber demiyor yerinden milim kıpırdamıyor..babaannen başladı vır vır vır ne olacak şimdi niye geldik sanki vs vs..eşeğe döndüm dedimki bak eşek bu biiiirrrrr,eşekte yine tık yok..çektim tabancayı eşeğin kafasına oracıkta sıktım..babaannen dehşet içinde naptın senn öldürdün eşeği,şimdi biz nasıl geri döneceğiz be adam diye gene vır vır vır..sonra babaannene döndüm dedimki..bak hanım bu biiiirrr
işte o gün bu gündür gül gibi geçinip gidiyoruz...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:01 PM
Evin hanımı işe başlayan hizmetçiye:<BR>"Biz 8'de kalkar, 9'da kahvaltı yaparız. Sen ona göre hazırlanırsın tamam mı?"<BR>Hizmetçi, gayet sakin:<BR>"Uyanamazsam, siz başlayın."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:01 PM
Köylünün biri bir gün istanbul gelir ve bir kuyumcuya girer. Kuyumcuya:
- Kardeş sen burda ne satıyon, der.
Kuyumcu da adamla dalga geçmek için:
- Eşek kafası satıyoruz, der.
Köylü de:
- Vayy bayağı iyi iş yapıyon baksana dükkan da seninkinden başka eşek kafası kalmamış...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:01 PM
Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin
karşısına çıkmış.
Hakim üzülmüş, "yapmayın ya" demiş "yetmiş yıllık evlisiniz
niye boşanacaksınız?"...
"yok" demiş "adam
biz çoktan boşanmaya karar verdikte
çocuklar etkilenmesin diye, Ölmelerini bekledik
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:02 PM
Fakır bır adamın zengın bır komsusu varmıs. Zengın adamın bırde Oscar adında bır kopegı varmıs. Zengın adam bır gun hayrına fakır adamı evımde doyurayım demıs ve evıne cagırmıs. yemekte adam kurufasulyeyı cok kacırmıs ve gazı gelmıs. Ayıp olur dıye kendını tutmus fakat dayanamamıs ve bıraz bırakmıs. Sesı duyan zengın adam Oscaaaaaar dıyerek kopege bakmıd. Fakır adam, herhalde kopegın gaz kacırdıgını zannettı dıyerek bıraz daha bırakıyım demıs. Adam yıne kopegıne donmus vedaha yuksek bır sesle Oscaaaaaaaaaaaaaaar demıs. Adam, ev sahıbı kesın kpegın yaptıgını zannettı dıyerek hepsını bırakıyımda rahatlıyım demıs ve felaket bır ses cıkmıs. Bunu duyan zengın adam telasla Oscaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaar kac yoksa adam ustune sıcıcak demıs. :)
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:02 PM
Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa doğru götürülüyormuş. Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş. Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış. Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar "Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük" diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış. Operasyon altı saat sürmüş.
Ameliyattan çıkan doktor alnından akan terleri silmiş ve "çok zor oldu ama galiba yaşayacak" demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:02 PM
Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider. Fakat adamı evde bulamaz. Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner.
Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır:
- Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzandan anladım.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
SABIKA
Hakim Temel'e sorar :
-Sabıkan var mı?
Temel :
-Hayır efendum, Allah'tan paşka kimsem yoktur...
-Peki arkanda bir düşman gördün ne yaparsın?
- Oni da vururum komutanum, ama senun benden başka askerun yok mi?
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
SABIKA
Hakim Temel'e sorar :
-Sabıkan var mı?
Temel :
-Hayır efendum, Allah'tan paşka kimsem yoktur...
-Peki arkanda bir düşman gördün ne yaparsın?
- Oni da vururum komutanum, ama senun benden başka askerun yok mi?
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
SABIKA
Hakim Temel'e sorar :
-Sabıkan var mı?
Temel :
-Hayır efendum, Allah'tan paşka kimsem yoktur...
-Peki arkanda bir düşman gördün ne yaparsın?
- Oni da vururum komutanum, ama senun benden başka askerun yok mi?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:02 PM
Kadın yatak odasına bir dolap ısmarlamış. Dolabı kadının yatak odasına monte edip gitmişler. Evin yanından tren yolu geçiyormuş.
Mobilya şirketinin adamları gittikten bir süre sonra, bir tren geçmiş ve dolap en küçük parçalarına kadar dağılmış. Kadın çok şaşırmış, mobilya şirketine telefon etmiş ve durumu anlatmış. Hemen birilerini göndermişler ve dolabı tekrar monte etmişler.
Adamlar gittikten bir sure sonra tekrar bir tren geçmiş ve dolap yine dağılmış.
Kadın bu sefer çok kızmış ve genel müdürle konuşmak istediğini söylemiş telefonda. Genel Müdür kadını dinledikten sonra,
"Hanımefendi bu inanılmaz bir şey, durumu incelemek için bizzat ben geliyorum" demiş.
Genel müdür kadının evine vardığında durumu incelemiş, kendi elleriyle dolabı tekrar monte etmiş ve "Bu sefer bir trenin geçmesini bekleyeceğim hanımefendi, üstelik dolabın içine girip öyle bekleyeceğim. Sorunun ne olduğunu kendi gözlerimle görmek istiyorum" demiş ve dolabın içerisine girip beklemeye başlamış. Genel müdür dolabın içinde beklerken, kapı açılmış ve kadının kocası eve gelmiş. Adam zaten çok sinirliymiş, yatak odasına girip dolabı
görünce daha da sinirlenmiş.
Karısına, "Bu dolap ta nerden çıktı" diye bağırarak dolabın kapısını açmış.
Genel müdürü görünce daha da sinirlenmiş ve kızgınlıkla "Sen de kimsin" diye bağırmış. Genel mudur, iri yari adama şöyle bir bakmış ve
"Simdi, tren bekliyorum deseeem... inanmazsın"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KARŞI KALDIRIM
Temel yolda gördüğü adama yanaşmış ve yorgun bir ifadeyle sormuş: "Hemşerum karşı kaldurum neresidur?" Adam eliyle yolun diğer tarafını işaret ederek, "Orası" demiş.
Temel cevabı duyar duymaz öfkeyle bağırmaya başlamış:
Penumla dalga mi geçeysunuz? Oraya gideyrum burayı gösteriyiler, buraya geliyirum orayı gösteriyiler? J
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KARŞI KALDIRIM
Temel yolda gördüğü adama yanaşmış ve yorgun bir ifadeyle sormuş: "Hemşerum karşı kaldurum neresidur?" Adam eliyle yolun diğer tarafını işaret ederek, "Orası" demiş.
Temel cevabı duyar duymaz öfkeyle bağırmaya başlamış:
Penumla dalga mi geçeysunuz? Oraya gideyrum burayı gösteriyiler, buraya geliyirum orayı gösteriyiler? J
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KARŞI KALDIRIM
Temel yolda gördüğü adama yanaşmış ve yorgun bir ifadeyle sormuş: "Hemşerum karşı kaldurum neresidur?" Adam eliyle yolun diğer tarafını işaret ederek, "Orası" demiş.
Temel cevabı duyar duymaz öfkeyle bağırmaya başlamış:
Penumla dalga mi geçeysunuz? Oraya gideyrum burayı gösteriyiler, buraya geliyirum orayı gösteriyiler? J
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KILÇIK KAFAYI ÇALIŞTIRIR
Temel hamsi yerken kılçıklarını ayırarak özenle yan tarafa koymaktadır. Deniz ürünlerinin nasıl yeneceğini bilmeyen bir vatandaş yaklaşır ve kılçıkları göstererek: "Bunları niye ayırıyorsun" der.
Temel "bunlar insanın kafasını çalışturur, onun için onları ayiriyirum, gerekli olunca yiyecoğim" der. Adam kafasının çalışması için kendisine biraz kılçık vermesini Temel'den ister.
Hamsi kılçıklarının zar zor yemeğe başlar, ama hiç memnun olmaz "Yahu bu kılçıklar hiç kafa çalıştırır mı?" diye Temel'e sorar. Temel "bak gördün mi kafan çalışmaya başladi bile" der. J
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KILÇIK KAFAYI ÇALIŞTIRIR
Temel hamsi yerken kılçıklarını ayırarak özenle yan tarafa koymaktadır. Deniz ürünlerinin nasıl yeneceğini bilmeyen bir vatandaş yaklaşır ve kılçıkları göstererek: "Bunları niye ayırıyorsun" der.
Temel "bunlar insanın kafasını çalışturur, onun için onları ayiriyirum, gerekli olunca yiyecoğim" der. Adam kafasının çalışması için kendisine biraz kılçık vermesini Temel'den ister.
Hamsi kılçıklarının zar zor yemeğe başlar, ama hiç memnun olmaz "Yahu bu kılçıklar hiç kafa çalıştırır mı?" diye Temel'e sorar. Temel "bak gördün mi kafan çalışmaya başladi bile" der. J
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
KILÇIK KAFAYI ÇALIŞTIRIR
Temel hamsi yerken kılçıklarını ayırarak özenle yan tarafa koymaktadır. Deniz ürünlerinin nasıl yeneceğini bilmeyen bir vatandaş yaklaşır ve kılçıkları göstererek: "Bunları niye ayırıyorsun" der.
Temel "bunlar insanın kafasını çalışturur, onun için onları ayiriyirum, gerekli olunca yiyecoğim" der. Adam kafasının çalışması için kendisine biraz kılçık vermesini Temel'den ister.
Hamsi kılçıklarının zar zor yemeğe başlar, ama hiç memnun olmaz "Yahu bu kılçıklar hiç kafa çalıştırır mı?" diye Temel'e sorar. Temel "bak gördün mi kafan çalışmaya başladi bile" der. J
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:02 PM
üç tane vanpir varmış bu vanpirler uçak
ta imişlersonra ingiliz vampir birinin kanını emmek içi uçaktan atlamış.ağazı yüzü kan içinde gelmiş.sormuşlar nereden aldın bukadar kanı?
şurada bir direk var onun altındaki çocuktan içtim demiş.sonra bizim temel uçaktan atlamış.sonra ağazı burnu kan içinde gelmiş.diğer vampirler sormuş sen nereden buldun bukadar kanı?temel:şurada bir direk var gördünüz mü?ben o direği göremedim demiş.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
TABUT
Temel'le Fadime bir gün kavgaya tutuşmuşlardı. Fadime bir ara:
"Herif!, herif! Sen benum iyiluklerumi ödemek içun omuzlarunda taşımalisun peni" der.
Temel bu sözleri duyunca bir soluk alır, ve: "İnşallah kari, Allah bana o günleri de gösterur" diye cevap verir.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
TABUT
Temel'le Fadime bir gün kavgaya tutuşmuşlardı. Fadime bir ara:
"Herif!, herif! Sen benum iyiluklerumi ödemek içun omuzlarunda taşımalisun peni" der.
Temel bu sözleri duyunca bir soluk alır, ve: "İnşallah kari, Allah bana o günleri de gösterur" diye cevap verir.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:02 PM
TABUT
Temel'le Fadime bir gün kavgaya tutuşmuşlardı. Fadime bir ara:
"Herif!, herif! Sen benum iyiluklerumi ödemek içun omuzlarunda taşımalisun peni" der.
Temel bu sözleri duyunca bir soluk alır, ve: "İnşallah kari, Allah bana o günleri de gösterur" diye cevap verir.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
PATATES
FBI gizli ajan eksikliğini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermiş. Ve hergün üçer kişi çağırıp aralarından birini ajan olarak himayelerine alıyorlarmış. Seçimlerin 3. günü Temel' de katılmış. Yanında da bir ingiliz ve bir amerikalı varmış. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarını istemişler. İçinde sadece bir çuvalın bulundu boş bir odaya sokmuşlar ve burada gizlenmelerini söylemişler. İlk önce ingiliz girmiş. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmiş içinde ingilizin saklandığı çuvala tekme atmaya başlamış. Hemen çuvalın içinden bir ses gelmiş: " Miyaw, miyaw." İngilize ilk testi başarıyla geçtiğini söyleyip amerikalıyı odaya koymuşlar. Amerikan' da aynı çuvala saklanmış. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmiş ve çuvala bir tekme atmış. Çuvalın içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmiş. Amerikalıyı da tebrik edip Temel' i odaya koymuşlar. 5 dk. sonra odaya giren aynı görevli gitmiş çuvala bir tekme atmış. Ama ses yok. Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan cılız bir ses yükselmiş: " Patateeeesss"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
PATATES
FBI gizli ajan eksikliğini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermiş. Ve hergün üçer kişi çağırıp aralarından birini ajan olarak himayelerine alıyorlarmış. Seçimlerin 3. günü Temel' de katılmış. Yanında da bir ingiliz ve bir amerikalı varmış. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarını istemişler. İçinde sadece bir çuvalın bulundu boş bir odaya sokmuşlar ve burada gizlenmelerini söylemişler. İlk önce ingiliz girmiş. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmiş içinde ingilizin saklandığı çuvala tekme atmaya başlamış. Hemen çuvalın içinden bir ses gelmiş: " Miyaw, miyaw." İngilize ilk testi başarıyla geçtiğini söyleyip amerikalıyı odaya koymuşlar. Amerikan' da aynı çuvala saklanmış. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmiş ve çuvala bir tekme atmış. Çuvalın içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmiş. Amerikalıyı da tebrik edip Temel' i odaya koymuşlar. 5 dk. sonra odaya giren aynı görevli gitmiş çuvala bir tekme atmış. Ama ses yok. Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan cılız bir ses yükselmiş: " Patateeeesss"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
PATATES
FBI gizli ajan eksikliğini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermiş. Ve hergün üçer kişi çağırıp aralarından birini ajan olarak himayelerine alıyorlarmış. Seçimlerin 3. günü Temel' de katılmış. Yanında da bir ingiliz ve bir amerikalı varmış. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarını istemişler. İçinde sadece bir çuvalın bulundu boş bir odaya sokmuşlar ve burada gizlenmelerini söylemişler. İlk önce ingiliz girmiş. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmiş içinde ingilizin saklandığı çuvala tekme atmaya başlamış. Hemen çuvalın içinden bir ses gelmiş: " Miyaw, miyaw." İngilize ilk testi başarıyla geçtiğini söyleyip amerikalıyı odaya koymuşlar. Amerikan' da aynı çuvala saklanmış. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmiş ve çuvala bir tekme atmış. Çuvalın içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmiş. Amerikalıyı da tebrik edip Temel' i odaya koymuşlar. 5 dk. sonra odaya giren aynı görevli gitmiş çuvala bir tekme atmış. Ama ses yok. Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan cılız bir ses yükselmiş: " Patateeeesss"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:03 PM
Meclis Genel Kurul Salonu'nun giriş kapısının tamiri gerekiyormuş. Konuyla ilgili bürokrat, iki ayrı firmadan marangoz davet ederek kapıyı göstermiş, fiyat istemiş... Birinci marangoz:
"500 YTL olur bu iş." demiş... "200 YTL malzeme, 200 YTL işçilik, 100 YTL da kâr..."
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş:
"Siz aynı işi kaça yaparsınız?"
"2500 YTL..."
"Nasıl olur bu kadar fiyat farkı?"
"1000 YTL bana, 1000 YTL size..." demiş ikinci marangoz, "500 YTL'de bu arkadaşa veririz kapıyı yapar..."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEK ASKER
Manevra varmış. Temel elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş :
- Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?
Temel cevaplamış.
Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan. Temel bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
Temel dayanamamış ve :
- Hapu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEK ASKER
Manevra varmış. Temel elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş :
- Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?
Temel cevaplamış.
Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan. Temel bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
Temel dayanamamış ve :
- Hapu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEK ASKER
Manevra varmış. Temel elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş :
- Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?
Temel cevaplamış.
Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan. Temel bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
Temel dayanamamış ve :
- Hapu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:03 PM
Hamdi ve Halil adında iki profesör arkadaş varmış.Bunlar araştırma için dağa çıkmışlar,çadırlarına kurp uyuyorlarken Hamdi seslenmiş,
sakin bir sesle:
- Halil gökyüzüne bak ve bana ne gördüğünü söyle
- Yıldızlar net gözüküyor bu demek oluyor ki bulut yok ve yarın hava güzel olacak.Bu bizim için iyi ve ayrıca yıldızlar çok büyük ve parlak buda demek oluyor ki bu dağ en az 100 m.
Hamdi sinirli bir şekilde yanıt verir:
- ULAN HALİL BIRAK ŞİMDİ BİLİMSEL AÇIKLAMALARI GÖRMÜYOR MUSUN ÜSTÜMÜZDEN ÇADIRI ÇALMIŞLAR!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
DÖRDÜNCÜ MOTOR
Temel Reis , İdris reisle birlikte uçakla İstanbul’a gidiyormuş.Bir sarsıntı olmuş. Herkeste bir telaş...Pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var. Ama meraklanmayın, üç motorla da gidebiliriz...
15 dakika sonra bir anons daha :
-Bir motor daha stop etti ama telaşlanmayın, iki motorla gideriz...
10 dakika sonra pilot üçüncü motorun da bozulduğunu ama tek motorla da gidebileceklerini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula İdris Reis, ister misun şimti törtünçü motor da pozulsun da hepten havata kalalum...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
DÖRDÜNCÜ MOTOR
Temel Reis , İdris reisle birlikte uçakla İstanbul’a gidiyormuş.Bir sarsıntı olmuş. Herkeste bir telaş...Pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var. Ama meraklanmayın, üç motorla da gidebiliriz...
15 dakika sonra bir anons daha :
-Bir motor daha stop etti ama telaşlanmayın, iki motorla gideriz...
10 dakika sonra pilot üçüncü motorun da bozulduğunu ama tek motorla da gidebileceklerini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula İdris Reis, ister misun şimti törtünçü motor da pozulsun da hepten havata kalalum...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
DÖRDÜNCÜ MOTOR
Temel Reis , İdris reisle birlikte uçakla İstanbul’a gidiyormuş.Bir sarsıntı olmuş. Herkeste bir telaş...Pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var. Ama meraklanmayın, üç motorla da gidebiliriz...
15 dakika sonra bir anons daha :
-Bir motor daha stop etti ama telaşlanmayın, iki motorla gideriz...
10 dakika sonra pilot üçüncü motorun da bozulduğunu ama tek motorla da gidebileceklerini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula İdris Reis, ister misun şimti törtünçü motor da pozulsun da hepten havata kalalum...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TUVALET KAPISI
Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye : -Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun.
İltifata alışık olmayan Fadime : -Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar?
-Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle, kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince, Fadime yataktan fırlar ; -Gözün kür olmasın herif, buzdolabuna mu işedun!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TUVALET KAPISI
Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye : -Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun.
İltifata alışık olmayan Fadime : -Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar?
-Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle, kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince, Fadime yataktan fırlar ; -Gözün kür olmasın herif, buzdolabuna mu işedun!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TUVALET KAPISI
Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye : -Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun.
İltifata alışık olmayan Fadime : -Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar?
-Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle, kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince, Fadime yataktan fırlar ; -Gözün kür olmasın herif, buzdolabuna mu işedun!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:03 PM
Bu yaşanmış bir olaydır.
Amerika'lı köklü bir taşıma firmasının yetkilisi Türkiye'ye taşımacılık alanında yatırım yapmak için araştırma yapmaya geliyor.Gerekli incelemeleri yaptıktan sonra.Şöyle bir rapor sunuyor.
Türkiye'de yapmış olduğum araştırmada çok büyük bir firma buldum bir türlü yetkileriyle görüşemedim ama nerdeyse bütün kamyonetlerde o firmanın yazısı yazıyordu hemem bu firmayla irtibata geçmeliyiz demiş.
Kamyonlardaki yazıda şuymuş MAŞALLAH.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEMEL VE İNGİLİZ
Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor bir gün bir Amerikalıyı alıyor başlıyorlar gezmeye...Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor
Temel : -5 yılda, diye cevap veriyor... Amerikalı :-Yazık bizde olsa 1 yılda yapılırdı.
Biraz sonra bir cami görüyor. -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor...
Temel : -2 yıl, diye cevap veriyor. Amerikalı : -Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor.
Temel uyuz oluyor duruma... Biraz sonra bi tarihi yapı daha görüyorlar..gene soruyor Amerikalı...
Temel : -2 ay, diyor. Amerikalı yine : -Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
Amerikalı yukarıyı göstererek : -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp : -Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEMEL VE İNGİLİZ
Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor bir gün bir Amerikalıyı alıyor başlıyorlar gezmeye...Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor
Temel : -5 yılda, diye cevap veriyor... Amerikalı :-Yazık bizde olsa 1 yılda yapılırdı.
Biraz sonra bir cami görüyor. -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor...
Temel : -2 yıl, diye cevap veriyor. Amerikalı : -Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor.
Temel uyuz oluyor duruma... Biraz sonra bi tarihi yapı daha görüyorlar..gene soruyor Amerikalı...
Temel : -2 ay, diyor. Amerikalı yine : -Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
Amerikalı yukarıyı göstererek : -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp : -Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
TEMEL VE İNGİLİZ
Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor bir gün bir Amerikalıyı alıyor başlıyorlar gezmeye...Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor
Temel : -5 yılda, diye cevap veriyor... Amerikalı :-Yazık bizde olsa 1 yılda yapılırdı.
Biraz sonra bir cami görüyor. -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor...
Temel : -2 yıl, diye cevap veriyor. Amerikalı : -Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor.
Temel uyuz oluyor duruma... Biraz sonra bi tarihi yapı daha görüyorlar..gene soruyor Amerikalı...
Temel : -2 ay, diyor. Amerikalı yine : -Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
Amerikalı yukarıyı göstererek : -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp : -Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:03 PM
Küçük bir köyde imamlık yapan Ahmet ezanın okunmasıyla namazı kıldırmak üzere caminin yolunu tutar.Yine her zamanki gibi dualarını,ayetlerini okumaya başlar.Ortalık sessiz,herkes Allah aşkıyla duasını ederken Ahmet kendini tutamaz ve osurur.Herkes kahkalarla gülmeye başlar.Atılan kahkalar bütün köye yayılmıştır.Ahmet ne yapacağını bilemez.Utancından yerin dibinde yer olsa oraya da girecek.İnsan içine çıkamıyor.En sonunda tayin istemekten başka bir çözüm yolu bulamaz.Aradan uzun seneler geçer.Ahmet içindeki köy özlemini yenemeyerek kendi kendine :
-"Olayı ben bile hatırlamıyorum köydekiler de unutmuştur"
der ve kendini köyün yolunda buluverir.
Köye vardığında bir çocukla karşılaşır onunla koyu bir muhabbete dalarlar.
İmam:
- "Sen kaç yaşındasın evladım?"
Çocuk:
- "İmam osurduğunda 3 yaşımdaymışım..."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
İDDALI MAÇ
Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu imamlar maçı...Ama Trabzonlu imamlar zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi :
-Alın, Hami'yi oynatın.
-Yahu hiç olur mu?
-Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz?
Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu :
-Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı?
-Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı.
-Eeee, nasıl yenildiniz?
-Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de *****t hoca vardı ki, bütün takıma yetti
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
İDDALI MAÇ
Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu imamlar maçı...Ama Trabzonlu imamlar zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi :
-Alın, Hami'yi oynatın.
-Yahu hiç olur mu?
-Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz?
Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu :
-Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı?
-Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı.
-Eeee, nasıl yenildiniz?
-Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de *****t hoca vardı ki, bütün takıma yetti
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
İDDALI MAÇ
Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu imamlar maçı...Ama Trabzonlu imamlar zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi :
-Alın, Hami'yi oynatın.
-Yahu hiç olur mu?
-Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz?
Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu :
-Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı?
-Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı.
-Eeee, nasıl yenildiniz?
-Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de *****t hoca vardı ki, bütün takıma yetti
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
SESSİZLİK
Rizespor amigosu seyircilere taktik veriyordu :
-Sağ elimi kaldırırsam demek ki gol kaçırmışızdır, hep bir ağızdan :
-Ahhh diye bağıracağız.Sol elimi kaldırırsam gol atmışızdır. Hep bir ağızdan yaşa Trabzon diye bağıracağız.Eğer iki elimi kaldırırsam, bizim takım gol yemiştir.O zaman sessizlik.
Neyse maç başladı. Rizespor golü kaçırdı. Amigo sağ elini havaya kaldırdı. Hep bir ağızdan bağırdılar :
-Aaaaaahhh...
Sonra bir gol attı Rize....Amigo sol elini havaya kaldırdı. Tribünler ayaktaydı.
-Yaşasın Trabzon.
Sonra bir gol yediler. Amigo iki elini de havaya kaldırdı.Seyirciler başladılar bağırmaya......
-Sessizluk...Sessizluk
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
SESSİZLİK
Rizespor amigosu seyircilere taktik veriyordu :
-Sağ elimi kaldırırsam demek ki gol kaçırmışızdır, hep bir ağızdan :
-Ahhh diye bağıracağız.Sol elimi kaldırırsam gol atmışızdır. Hep bir ağızdan yaşa Trabzon diye bağıracağız.Eğer iki elimi kaldırırsam, bizim takım gol yemiştir.O zaman sessizlik.
Neyse maç başladı. Rizespor golü kaçırdı. Amigo sağ elini havaya kaldırdı. Hep bir ağızdan bağırdılar :
-Aaaaaahhh...
Sonra bir gol attı Rize....Amigo sol elini havaya kaldırdı. Tribünler ayaktaydı.
-Yaşasın Trabzon.
Sonra bir gol yediler. Amigo iki elini de havaya kaldırdı.Seyirciler başladılar bağırmaya......
-Sessizluk...Sessizluk
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:03 PM
SESSİZLİK
Rizespor amigosu seyircilere taktik veriyordu :
-Sağ elimi kaldırırsam demek ki gol kaçırmışızdır, hep bir ağızdan :
-Ahhh diye bağıracağız.Sol elimi kaldırırsam gol atmışızdır. Hep bir ağızdan yaşa Trabzon diye bağıracağız.Eğer iki elimi kaldırırsam, bizim takım gol yemiştir.O zaman sessizlik.
Neyse maç başladı. Rizespor golü kaçırdı. Amigo sağ elini havaya kaldırdı. Hep bir ağızdan bağırdılar :
-Aaaaaahhh...
Sonra bir gol attı Rize....Amigo sol elini havaya kaldırdı. Tribünler ayaktaydı.
-Yaşasın Trabzon.
Sonra bir gol yediler. Amigo iki elini de havaya kaldırdı.Seyirciler başladılar bağırmaya......
-Sessizluk...Sessizluk
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:03 PM
Pamuk prenses, Herkul ve Notredame'ın kamburu aynı sirkte sahneye çıkıyorlarmış. Bir gün otururken pamuk prenses demiş ki:
- Benim çadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en güzel ben mıyım?
Çadıra girip çıkan pamuk prenses demiş ki:
- Aynaya sordum hala en güzel benmişim.
Bunun üzerine herkul :
- Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ?
Ve çadıra girer. Çadırdan çıkınca derki
- Hala en kuvvetli benmişim.
Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda
En çirkin hala ben mıyım sorayım diye çadıra girer.
Çadırdan on karış suratla çıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir şekilde derki;
- Kim lan bu Reha Muhtar?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:04 PM
Kadin kahvalti sofrasinda gazete okuyan kocasina bakip soylenmis :
Keske bir gazete olsaymisim. Boylece butun gun sıkı sıkı tuttugun
ve ilgilendigin tek sey ben olurdum.
Adam kafasini bile kaldirmadan cevap vermis :
Evet keske sen bi gazete olsaydin; boylece yarin senin yerine yeni bir tane alabilirdim ...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Genc bir kadin sol gözu mosmor bir halde evine gelmis.
- aman allahim kim yapti bunu kizim?
- kocam.
- peki ama o londra da degil miydi?
- bende öyle zannediyordum anne
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Genc bir kadin sol gözu mosmor bir halde evine gelmis.
- aman allahim kim yapti bunu kizim?
- kocam.
- peki ama o londra da degil miydi?
- bende öyle zannediyordum anne
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Genc bir kadin sol gözu mosmor bir halde evine gelmis.
- aman allahim kim yapti bunu kizim?
- kocam.
- peki ama o londra da degil miydi?
- bende öyle zannediyordum anne
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:04 PM
Adamın biri adını değiştirmek için mahkemeye başvurmuş...Hakim sormuş:
-Adın ne?
Adam cevap verir:
-Ahmet Hıyar , efendim...
Hakim:
-İsim değişikliği istemekte haklısın evladım...Peki yerine ne istiyorsun?
Adam:
-Mehmet Hıyar...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:04 PM
Adam günün yorğunluğu üzerinde, perişan bir vaziyette İETT durağında otobüs beklemektedir. Nihayet uzun bir zaman sonra beklediği güzerğahın aracı gelir ve biletini attıktan sonra arka taraflara doğru ilerlemeye başlar. Bir-iki adım ilerisindeki çift kişilik koltuğun boş olanına doğru ilerler, tam oturacağı sırada engelleyici bir ses tonu onu durdurur;
- ''Buraya oturamazsın! Ben kimim biliyor musun?''.
- ''Kim olduğunuzu bilmeli miyim?''.
- ''Ben Yrd. Doç. falan kişiyim''.
- ''Evet?''
- ''Benim gibi kıdemli birinin yanına oturamazsın!''.
- ''Size bir soru sormak istiyorum, Siz Yrd. Doçentlik ünvanınızdan sonra ne olacaksınız?''.
- ''Doçent''.
- ''Peki sonra''.
- ''Şayet başımıza bir şey gelmezse Profesör''.
- ''Daha sonra''.
- ''Belki zor ama, Ordünaryus Profesör''.
- ''Evet... Peki bu dereceden sonra?''.
- ''Hiiç''...
- ''Ben şimdiden hiçim lütfen müsade edin yanınıza oturayım''...
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Fransız delikanlı, Paris'in bulvar kahvesinde oturmuş, tipik kahvaltısını yapıyormuş. Kahve, kruvasan, ekmek, tereya , reçel. Yan masaya a zında cikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş. Sohbet başlamiş...
Amerikalı: o ekme in hepsini yiyecek misin?
Fransız: Tabii..
Amerikalı: Biz yemeyiz. İçinden biraz alır yeriz. Kalan bir fiçida toplanır. Fabrikaya gider. Kruvasan yapılır. Fransa'ya satılır, demis. Fransiz cevap vermemiş.
Amerikalı: Reçel de yer misiniz?
Fransız (öfkeli): Tabii..
Amerikalı: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarını, çekirdeklerini, çürümüşlerini bir fıçıda toplar fabrikaya gönderir, reçel yapar, Fransızlar'a satarız.
Fransız: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri seviştikten sonra ne yaparsiniz?
Amerikalı: Atarız tabi...
Fransiz: Biz atmayız. Bir fiçida içindekilerle biriktirir, fabrikaya gönderir, ciklet yapar, Amerikaya satarız, demiş....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Fransız delikanlı, Paris'in bulvar kahvesinde oturmuş, tipik kahvaltısını yapıyormuş. Kahve, kruvasan, ekmek, tereya , reçel. Yan masaya a zında cikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş. Sohbet başlamiş...
Amerikalı: o ekme in hepsini yiyecek misin?
Fransız: Tabii..
Amerikalı: Biz yemeyiz. İçinden biraz alır yeriz. Kalan bir fiçida toplanır. Fabrikaya gider. Kruvasan yapılır. Fransa'ya satılır, demis. Fransiz cevap vermemiş.
Amerikalı: Reçel de yer misiniz?
Fransız (öfkeli): Tabii..
Amerikalı: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarını, çekirdeklerini, çürümüşlerini bir fıçıda toplar fabrikaya gönderir, reçel yapar, Fransızlar'a satarız.
Fransız: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri seviştikten sonra ne yaparsiniz?
Amerikalı: Atarız tabi...
Fransiz: Biz atmayız. Bir fiçida içindekilerle biriktirir, fabrikaya gönderir, ciklet yapar, Amerikaya satarız, demiş....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Fransız delikanlı, Paris'in bulvar kahvesinde oturmuş, tipik kahvaltısını yapıyormuş. Kahve, kruvasan, ekmek, tereya , reçel. Yan masaya a zında cikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş. Sohbet başlamiş...
Amerikalı: o ekme in hepsini yiyecek misin?
Fransız: Tabii..
Amerikalı: Biz yemeyiz. İçinden biraz alır yeriz. Kalan bir fiçida toplanır. Fabrikaya gider. Kruvasan yapılır. Fransa'ya satılır, demis. Fransiz cevap vermemiş.
Amerikalı: Reçel de yer misiniz?
Fransız (öfkeli): Tabii..
Amerikalı: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarını, çekirdeklerini, çürümüşlerini bir fıçıda toplar fabrikaya gönderir, reçel yapar, Fransızlar'a satarız.
Fransız: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri seviştikten sonra ne yaparsiniz?
Amerikalı: Atarız tabi...
Fransiz: Biz atmayız. Bir fiçida içindekilerle biriktirir, fabrikaya gönderir, ciklet yapar, Amerikaya satarız, demiş....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Adam kendisi için aldigi Viagralarin papagani tarafindan yutulmus oldugunu
farkeder. Papagani ates basmistir. Adam sinirlenerek atesi düssün, sogusun
diye buzluga atar papagani. 4 saat sonra buzlugu açip papagana bakan adam,
papaganin hala ter içinde oldugunu görür ve sasirir.
- Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasin...
- Lan bu donmus tavuklarin, donmus bacaklarini hiç ayirmaya çalistin mi sen?
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Adam kendisi için aldigi Viagralarin papagani tarafindan yutulmus oldugunu
farkeder. Papagani ates basmistir. Adam sinirlenerek atesi düssün, sogusun
diye buzluga atar papagani. 4 saat sonra buzlugu açip papagana bakan adam,
papaganin hala ter içinde oldugunu görür ve sasirir.
- Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasin...
- Lan bu donmus tavuklarin, donmus bacaklarini hiç ayirmaya çalistin mi sen?
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Adam kendisi için aldigi Viagralarin papagani tarafindan yutulmus oldugunu
farkeder. Papagani ates basmistir. Adam sinirlenerek atesi düssün, sogusun
diye buzluga atar papagani. 4 saat sonra buzlugu açip papagana bakan adam,
papaganin hala ter içinde oldugunu görür ve sasirir.
- Ne oldu sana? Niye terledin? Saatlerdir buzluktasin...
- Lan bu donmus tavuklarin, donmus bacaklarini hiç ayirmaya çalistin mi sen?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:04 PM
Cebinde meteliği yoktu. Bir lokantanın önünde durdu, gözü vitrinde bir levhaya takıldı: "Girin ve istediğinizi yiyin. Hesabınızı torununuz ödesin." Adam, "tam bana göre", diye mırıldanarak içeri daldı. Havyar, ıstakoz, karides, kuzu pirzolası... Doyduğu halde ne varsa söyledi. Yemeği bitirince, çıkmak üzere hazırlandı. Fakat garson yetişip, hesap pusulasını burnuna dayamasın mı? Hem de tuzlu bir hesap... "Ama", diye derhal itiraz etti bizimki tabii. "Kapıda hesabınızı torununuz ödesin diye yazmıyor mu?" Garson gayet nazik cevap verdi: "Yazıyor tabi efendim. Ama bu size takdim ettiğim hesap, sizin büyükbabanızın."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
NASIL DÜNYAYA GELDIM?
Ali babasina sormus:
- Baba ben nasil dünyaya geldim?
- Gece annenle yatmaya gittigimizde yatagin çevresine seker koyduk. Sabah kalktigimizda sen gelmistin.
Bu fikir Ali'nin ilgisini çekmis ve denemeye karar vermis. Yatarken yataginin çevresine seker koymus. Sabah bütün karinca, böcekler, vs yatagin çevresindeymis.
Ali:
- Ulan demis, simdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüregi iste!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
NASIL DÜNYAYA GELDIM?
Ali babasina sormus:
- Baba ben nasil dünyaya geldim?
- Gece annenle yatmaya gittigimizde yatagin çevresine seker koyduk. Sabah kalktigimizda sen gelmistin.
Bu fikir Ali'nin ilgisini çekmis ve denemeye karar vermis. Yatarken yataginin çevresine seker koymus. Sabah bütün karinca, böcekler, vs yatagin çevresindeymis.
Ali:
- Ulan demis, simdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüregi iste!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
NASIL DÜNYAYA GELDIM?
Ali babasina sormus:
- Baba ben nasil dünyaya geldim?
- Gece annenle yatmaya gittigimizde yatagin çevresine seker koyduk. Sabah kalktigimizda sen gelmistin.
Bu fikir Ali'nin ilgisini çekmis ve denemeye karar vermis. Yatarken yataginin çevresine seker koymus. Sabah bütün karinca, böcekler, vs yatagin çevresindeymis.
Ali:
- Ulan demis, simdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüregi iste!
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Ortaokul ogrencisi kahramanimiz, babasinin omuzuna dokunur, sorar:
- Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir", anlatmamiz lazim.
Nedir
politika?
Baba oglunun yasina uygun bir formul bulur:
- Bak yavrum, simdi su kelimeleri iyice aklinda tut... Ben ucretli
calisiyorum, buna KAPITALIZM diyoruz. Parayi nasil harcayacagimiza
annen karar veriyor, ona HUKUMET de. Hepimiz aslinda senin icin
cabaliyoruz, sen HALK'sin. Bebek kardesine bakan dadin, ISCI SINIFI.
Kardesini de GELECEK diye dusun. Simdi bunlari boyle ezberle, yarin
kahvaltida sana politikayi anlatirim.
Oglan bunlari ezberler, aksam olur, herkes yatar. Gece bizimki,
kardesi
kucuk bebegin aglamasiyla uyanir. Gider bebegin odasina, bebek
altini
kirletilmis aglamaktadir. Annesinin odasine girer, annesi derin bir
uyku
cekmektedir, uyanmaz. Dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi
dadisiyla
ayni yatakta, "Bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri
yok.
Bizimkisi gerisin geriye doner, yatar...
Ertesi sabah kahvaltida babasina,
"Baba ben politika neymis anladim" der. Babasi "Neymis soyle
bakalim" diye sorunca anlatir:
"KAPITALIZM, ISCI SINIFINI beceriyor. Bu arada HUKUMET uyuyor. HALK
kimsenin umurunda degil. Ve de GELECEK bok icinde..."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Ortaokul ogrencisi kahramanimiz, babasinin omuzuna dokunur, sorar:
- Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir", anlatmamiz lazim.
Nedir
politika?
Baba oglunun yasina uygun bir formul bulur:
- Bak yavrum, simdi su kelimeleri iyice aklinda tut... Ben ucretli
calisiyorum, buna KAPITALIZM diyoruz. Parayi nasil harcayacagimiza
annen karar veriyor, ona HUKUMET de. Hepimiz aslinda senin icin
cabaliyoruz, sen HALK'sin. Bebek kardesine bakan dadin, ISCI SINIFI.
Kardesini de GELECEK diye dusun. Simdi bunlari boyle ezberle, yarin
kahvaltida sana politikayi anlatirim.
Oglan bunlari ezberler, aksam olur, herkes yatar. Gece bizimki,
kardesi
kucuk bebegin aglamasiyla uyanir. Gider bebegin odasina, bebek
altini
kirletilmis aglamaktadir. Annesinin odasine girer, annesi derin bir
uyku
cekmektedir, uyanmaz. Dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi
dadisiyla
ayni yatakta, "Bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri
yok.
Bizimkisi gerisin geriye doner, yatar...
Ertesi sabah kahvaltida babasina,
"Baba ben politika neymis anladim" der. Babasi "Neymis soyle
bakalim" diye sorunca anlatir:
"KAPITALIZM, ISCI SINIFINI beceriyor. Bu arada HUKUMET uyuyor. HALK
kimsenin umurunda degil. Ve de GELECEK bok icinde..."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
Ortaokul ogrencisi kahramanimiz, babasinin omuzuna dokunur, sorar:
- Baba, okulda ders verdiler, "Politika nedir", anlatmamiz lazim.
Nedir
politika?
Baba oglunun yasina uygun bir formul bulur:
- Bak yavrum, simdi su kelimeleri iyice aklinda tut... Ben ucretli
calisiyorum, buna KAPITALIZM diyoruz. Parayi nasil harcayacagimiza
annen karar veriyor, ona HUKUMET de. Hepimiz aslinda senin icin
cabaliyoruz, sen HALK'sin. Bebek kardesine bakan dadin, ISCI SINIFI.
Kardesini de GELECEK diye dusun. Simdi bunlari boyle ezberle, yarin
kahvaltida sana politikayi anlatirim.
Oglan bunlari ezberler, aksam olur, herkes yatar. Gece bizimki,
kardesi
kucuk bebegin aglamasiyla uyanir. Gider bebegin odasina, bebek
altini
kirletilmis aglamaktadir. Annesinin odasine girer, annesi derin bir
uyku
cekmektedir, uyanmaz. Dadinin odasina gider, bir bakar ki, babasi
dadisiyla
ayni yatakta, "Bebek agliyor" demesine hic aldiris eden bir halleri
yok.
Bizimkisi gerisin geriye doner, yatar...
Ertesi sabah kahvaltida babasina,
"Baba ben politika neymis anladim" der. Babasi "Neymis soyle
bakalim" diye sorunca anlatir:
"KAPITALIZM, ISCI SINIFINI beceriyor. Bu arada HUKUMET uyuyor. HALK
kimsenin umurunda degil. Ve de GELECEK bok icinde..."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:04 PM
Üç adam barda oturmuş konuşuyorlarmış.
Birincisi demiş ki, "karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."
Diğer kisi anlamamışlar. "Ne aldın?" diye sormuşlar.
"Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu." diye cevap vermiş.
İkinci adam demiş li, "Ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım."
Hemen anlamışlar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldın?"
Adam gülümsemiş: "Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım. Gerçekten de ona çokyakıştı." demiş.
Bu sefer üçüncü adama sormuşlar: "Peki sen ne aldın karına?"
Adam demiş ki: "Ben öyle bişey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."
Adamlar şaşırmışlar: "Atıyosun!" demişer, "Öyle bir araba olmaz ki?!"
Adam cevap vermiş:"Araba aldığımı kim söyledi? İşte bunu aldım" demiş ve baskül resmi göstermiş.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
bi dene daha
Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis. Yolculara
gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus.
Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi
kendine konusmaya baslamis.
-"Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi miçayim, sonra da hostesi
güsseellll bikeyim demis."
Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber
vermek için tam kosacakmis ki, birinin valizine takilip düsmüs.
Adamin biri hostesi yerden kaldirirken
-"Acele etme bacim herif önce miçacak" demis..
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
bi dene daha
Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis. Yolculara
gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus.
Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi
kendine konusmaya baslamis.
-"Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi miçayim, sonra da hostesi
güsseellll bikeyim demis."
Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber
vermek için tam kosacakmis ki, birinin valizine takilip düsmüs.
Adamin biri hostesi yerden kaldirirken
-"Acele etme bacim herif önce miçacak" demis..
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:04 PM
bi dene daha
Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis. Yolculara
gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus.
Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi
kendine konusmaya baslamis.
-"Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi miçayim, sonra da hostesi
güsseellll bikeyim demis."
Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber
vermek için tam kosacakmis ki, birinin valizine takilip düsmüs.
Adamin biri hostesi yerden kaldirirken
-"Acele etme bacim herif önce miçacak" demis..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
Almanya´da bir arkadasa ricada bulundum. Benim bir adrese gitmem lazin, senin arabanda navigasyon var, beni bir zahmet götürürmüsün, diye. Arabaya bindik, basladi navigasyon yolu tarif etmeye, ama kalin bir erkek sesi cikiyor.
Dedimki: "Arkadasim bu ne böyle, benim bildigim navigasyonlardan kadin sesi cikar, sen neden erkek sesine ayarladin?"
"Erkek adam kari lafina gitmez" Gardash
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
sizimi kırıcam hadi bi tane daha
Arabin biri türk kizina asik olmus, sonra turk arkadasina onunla
evlenmek için ne yapmasi gerektigini sormus;
Türk arkadasi araba :
-"Öncelikle kendine entarinin altindan giymek için bir kilot diktir,
sonrada kizi gidip ailesinden iste" demis, Arap kendine bes metrelik
kumas almis, iki metresiyle kilot diktirmis, üç metresinide evde
birakmis ve kizi istemeye gitmis.
Arabin heyecandan çisi gelmis ve tuvalete gitmis, kilodu tuvalette
unutmus, disari çikip koltuga bacaklarini açarak yayilmis.Kiz
kahveleri tutarken
-"Aman tanrim!" deyip elindekileri düsürmüs.
Arap gülerek cevap vermis :
-"Çok mu begendin üç metreside evde."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
sizimi kırıcam hadi bi tane daha
Arabin biri türk kizina asik olmus, sonra turk arkadasina onunla
evlenmek için ne yapmasi gerektigini sormus;
Türk arkadasi araba :
-"Öncelikle kendine entarinin altindan giymek için bir kilot diktir,
sonrada kizi gidip ailesinden iste" demis, Arap kendine bes metrelik
kumas almis, iki metresiyle kilot diktirmis, üç metresinide evde
birakmis ve kizi istemeye gitmis.
Arabin heyecandan çisi gelmis ve tuvalete gitmis, kilodu tuvalette
unutmus, disari çikip koltuga bacaklarini açarak yayilmis.Kiz
kahveleri tutarken
-"Aman tanrim!" deyip elindekileri düsürmüs.
Arap gülerek cevap vermis :
-"Çok mu begendin üç metreside evde."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
sizimi kırıcam hadi bi tane daha
Arabin biri türk kizina asik olmus, sonra turk arkadasina onunla
evlenmek için ne yapmasi gerektigini sormus;
Türk arkadasi araba :
-"Öncelikle kendine entarinin altindan giymek için bir kilot diktir,
sonrada kizi gidip ailesinden iste" demis, Arap kendine bes metrelik
kumas almis, iki metresiyle kilot diktirmis, üç metresinide evde
birakmis ve kizi istemeye gitmis.
Arabin heyecandan çisi gelmis ve tuvalete gitmis, kilodu tuvalette
unutmus, disari çikip koltuga bacaklarini açarak yayilmis.Kiz
kahveleri tutarken
-"Aman tanrim!" deyip elindekileri düsürmüs.
Arap gülerek cevap vermis :
-"Çok mu begendin üç metreside evde."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla :
"300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor" der.
Alparslan hiç önemsemeyerek söyle der :
"Biz de onlara yaklaşıyoruz.”
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
İkiz kardeşler annlerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış, derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
İkiz kardeşler annlerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış, derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
İkiz kardeşler annlerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış, derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
Balıkçı oltasını atıp küçük bir balık yakaladı. Tam sepete atacakken balık:
-Sevgili balıkçı; ben henüz çok küçüğüm. Ancak bir lokma olurum sana. Beni bırak da büyüyeyim. Ertesi yıl gel, al beni. Bütün ailen doyacaktır benimle, dedi.
Balıkçı :
- Sevgili balık; doğru diyorsun da, kabul edemem bunu. Çünkü "peşin tokat veresiye helvadan iyidir" demişler
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur, kız da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden oynaşırlar. Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne yaptın.?
Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu.? Cevap yine aynı bişi olmadı.
Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu.
Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım yakında kesin delerim der.
Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik olmaz sonunda babası oğluna der.
Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve babası haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve derki beni bu gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi bitirmiş olarak size teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam derler, adam zaten hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet, sabah olur delikçi gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim eder, üstüne üslük yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker gider. Akşam olduğunda yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu arada gelin işi öğrendi tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni damada her şeyi neyi nasıl yapacağını gösterir ve sabah olduğunda babası tekrar sorar ne oldu oğlum tamammı damat cevap verir.
Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok aşağıdan delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan delmişti.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur, kız da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden oynaşırlar. Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne yaptın.?
Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu.? Cevap yine aynı bişi olmadı.
Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu.
Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım yakında kesin delerim der.
Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik olmaz sonunda babası oğluna der.
Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve babası haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve derki beni bu gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi bitirmiş olarak size teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam derler, adam zaten hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet, sabah olur delikçi gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim eder, üstüne üslük yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker gider. Akşam olduğunda yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu arada gelin işi öğrendi tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni damada her şeyi neyi nasıl yapacağını gösterir ve sabah olduğunda babası tekrar sorar ne oldu oğlum tamammı damat cevap verir.
Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok aşağıdan delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan delmişti.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur, kız da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden oynaşırlar. Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne yaptın.?
Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu.? Cevap yine aynı bişi olmadı.
Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu.
Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım yakında kesin delerim der.
Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik olmaz sonunda babası oğluna der.
Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve babası haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve derki beni bu gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi bitirmiş olarak size teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam derler, adam zaten hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet, sabah olur delikçi gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim eder, üstüne üslük yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker gider. Akşam olduğunda yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu arada gelin işi öğrendi tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni damada her şeyi neyi nasıl yapacağını gösterir ve sabah olduğunda babası tekrar sorar ne oldu oğlum tamammı damat cevap verir.
Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok aşağıdan delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan delmişti.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
Dallas'daki NASA uzay ussunde, us komutani, George ve Bob adindaki astronotlari yanina cagirip, ertesi gun cikacaklari Mars yolculugu hakkinda son talimatlari verir ve bu zor yolculugun oncesinde uyumak uzere evlerine gitmelerini soyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon gelir. Arayan Bob'dur.
"Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
"Henuz degil."
"Ben cok heyecanliyim. Uyku tutmadi. Sana da uyarsa, benimle birlikte icmeye ne dersin? Uzun sure icki icemiyecegiz..."
"Ok."
Bir saat sonra George ve Bob bulusurlar, bir bara girip icki soylerler. Barmen tam ickiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.
"Hey men. Sizi tanidim. Yarin Mars'a gidecek astronotlarsiniz. Size icki verdigim ortaya cikarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayin."
George ve Bob barmenle tartismalarina ragmen o barda icki icemezler. Baska barlarda sanslarini denerler; ama TV programlarini surekli izleyen barmenler onlari her seferinde tanirlar ve icki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalidir. Tam eve donmeye karar verdiklerinde Bob'un aklina bir fikir gelir.
"Yahu George'cugum. Bizim uzay roketine koyduklari yakitin kokusunu hatirliyor musun. Ayni viski gibiydi. Istiyorsan ondan icelim."
Birlikte uzay ussune girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakit tankinin yanina gelirler. Kimse suphelenmez. Onlara guvenmeyip te kime guveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah fuzeye binecek olanlar onlardir. George ve Bob yakit tankindan aldiklari yakittan birer kadeh
icerler; sonra da evlerine giderler. George tam uyumak uzereyken telefon calar. Arayan yine Bob'dur.
"Alo George. Yine ben. Rahatsiz ettim ama kusura bakma. Sana birsey sormak istiyorum. Karnin agriyor mu?"
"Evet Bob. Hem de cok."
"Peki. O zaman sakin gaz çıkarayım deme. Ben seni TOKYO'dan ariyorum..."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda okumadıkmı ? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadıkmı sen benim hayatımı kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini kurmak için sermayeni ben vermedimmi,şevket...
şevket bari ben konuşurken dur....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda okumadıkmı ? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadıkmı sen benim hayatımı kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini kurmak için sermayeni ben vermedimmi,şevket...
şevket bari ben konuşurken dur....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda okumadıkmı ? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadıkmı sen benim hayatımı kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini kurmak için sermayeni ben vermedimmi,şevket...
şevket bari ben konuşurken dur....
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini düşünür. Ve kadına beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir. Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm, ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben ne yapabilirim.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini düşünür. Ve kadına beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir. Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm, ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben ne yapabilirim.
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini düşünür. Ve kadına beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir. Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm, ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben ne yapabilirim.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
Anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bıyıkları yeni terleyen delikanlı, bavulunu toplamış..
"Sakın beni durdurmaya kalkmayın.. Ben heyecan istiyorum, Aşk istiyorum.. Coşku istiyorum.. Bol para, güzel kızlar istiyorum.. Bu evde bunların hiçbiri mümkün değil.."
Sonra kapıya doğru yürümüş..
"Dur" diye bağırmış, babası arkasından..
"Size söylemiştim, beni durdurmaya teşebbüs etmeyin diye geriye bağırmış delikanlı.."
"Dur" diye yeniden bağırmış babası, oğlu bahçe kapısından çıkarken..
"Dur... Beni bekle.."
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının bulunduğu bölüme gelmişler ve bir çitin önünde durmuşlar. Çitin üstündeyse "Bu boğa geçen sene tam 50 kez çiftleşti." yazıyormuş. Kadın bunu okuduktan sonra kocasına dönerek "Bu boğadan öğrenecek şeylerin olmalı" demiş. Adamın siniri bozulmuş ama ses çıkarmamış. Bir başka çite gelmişler ve "Bu boğa geçen sene 100 kez çiftleşti!". Kadın kocasına dönerek "Deminkini boşver asıl bunu örnek almalısın kendine" demiş. Adam yine sesini çıkarmamış. Bir sonraki çitte ise "Bu boğa geçen sene tam 365 kere çiftleşti !!!". Kadın kocasına dönerek "Çüşş!!! Bir yıl boyunca hergün çiftleşmiş. Asıl bu boğayı kendine idol olarak seçmelisin!" demiş. Adam artık dayanamamış ve "Peki karıcım ama bi sor bakalım, arkadaş hep aynı inekle mi çiftleşmiş?"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının bulunduğu bölüme gelmişler ve bir çitin önünde durmuşlar. Çitin üstündeyse "Bu boğa geçen sene tam 50 kez çiftleşti." yazıyormuş. Kadın bunu okuduktan sonra kocasına dönerek "Bu boğadan öğrenecek şeylerin olmalı" demiş. Adamın siniri bozulmuş ama ses çıkarmamış. Bir başka çite gelmişler ve "Bu boğa geçen sene 100 kez çiftleşti!". Kadın kocasına dönerek "Deminkini boşver asıl bunu örnek almalısın kendine" demiş. Adam yine sesini çıkarmamış. Bir sonraki çitte ise "Bu boğa geçen sene tam 365 kere çiftleşti !!!". Kadın kocasına dönerek "Çüşş!!! Bir yıl boyunca hergün çiftleşmiş. Asıl bu boğayı kendine idol olarak seçmelisin!" demiş. Adam artık dayanamamış ve "Peki karıcım ama bi sor bakalım, arkadaş hep aynı inekle mi çiftleşmiş?"
F.S.Mehmet1453
09-05-2007, 12:05 PM
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik hayvanlarının bulunduğu bölüme gelmişler ve bir çitin önünde durmuşlar. Çitin üstündeyse "Bu boğa geçen sene tam 50 kez çiftleşti." yazıyormuş. Kadın bunu okuduktan sonra kocasına dönerek "Bu boğadan öğrenecek şeylerin olmalı" demiş. Adamın siniri bozulmuş ama ses çıkarmamış. Bir başka çite gelmişler ve "Bu boğa geçen sene 100 kez çiftleşti!". Kadın kocasına dönerek "Deminkini boşver asıl bunu örnek almalısın kendine" demiş. Adam yine sesini çıkarmamış. Bir sonraki çitte ise "Bu boğa geçen sene tam 365 kere çiftleşti !!!". Kadın kocasına dönerek "Çüşş!!! Bir yıl boyunca hergün çiftleşmiş. Asıl bu boğayı kendine idol olarak seçmelisin!" demiş. Adam artık dayanamamış ve "Peki karıcım ama bi sor bakalım, arkadaş hep aynı inekle mi çiftleşmiş?"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:05 PM
huriye,nuriye,duriye 75-80 yaşlarında çok eski
üç arkadaştır.huriye nuriye'ye telefon eder ve
duriye'ye gitmek için anlaşırlar ve giderler.
biraz muhabbetten sonra duriye arkadaşlarına
kahve yapar ve içerler.biraz muhabbetten sonra duriye:
_ay kusura bakmayınunuttum birer kahve yapayımda içelim der.huriye ve nuriye bir şey
demezler.aradan zaman geçer ve duriye:
_size birer kahve bile yapamadım,hemen yapayımda içelim der.bizimkiler yine ses çıkarmazlar.akşama doğru huriye ve nuriye kalkarlar.yolda bastonlarıyla tin tin yürüken aralarında şu konuşma geçer:
_kız gördün mü duriye'yi ne kadar pinti olmuş
bir kahve bile ikram etmedi.nuriye:
_sen duriye'yi ne zaman gördün ki!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:06 PM
Bir yaz akşamı ılık bir meltem iyot,kokusu denizin üstünden ruzgarla havada uçuşan.
Kumral saçlarını savurup ruzgara,kumsalda tek başına oturan incecik narin yapılı,bir kız sanki biraz sert esse ruzgar uçacak ,bulut olacak gökyüzüne.Yavaşça kaldırıp başını bana baktı gözyaşı dolu gözleriyle, ne olur ağlama demek geldi içimden.. Yapamadım, zaten hiç bir zaman dinlemedimki içimin sesini,ben hep bu yüzden kaybettim ya.
Biraz ilerledim kumsalda gözümün önündeydi gözleri,arkama baktım kaybolmuştu boşlukta sanki
tutamayıp kendimi az önce bıraktığım yöne doğruldum..Bir sandalın arkasından hıçkırık sesiyle karışık ağlamalı bir uğultu geliyordu.Yanaştım yanına,Sessizce biraz ürkerek belkide
....Neyiniz var sizin.?
....Cevap vermedi.Hala ağlıyordu.sadece kaldırıp başını bana baktı.
....Ne olur ağlama artık yeter.!
....Hafifçe gülümsedi,sende kimsin? ben mi? şey..boş ver beni dedim.
.. .Hıçkırıkla karışık anlatmaya çalıştıı
....Bu gün benim doğum günüm ve kimse hatırlamadı beni,
....Ben unutulacak kadar daha büyümedimki,on dokuz yaşıma bastım bu gün.
....Bütün gün bekledim, belki biri gelir yanıma diye kimse gelmedi!!!
....Hala ağlıyordu, içimden sarılmak geldi,sanki anlamıştı başını omzuma yasladı.,,
....Sustuk dakikalarca,hiç konuşmadık,
....Benim gitmem lazım dedi,sessizce ....
....Tamam dedim ve yürüdük evine kadar kapısında,içeri girerken !!!!
....İçinden gelen sesi dinlediğin için sağol dedi!!!!
....kapattı kapıyı.
....Sabahın ilk ışıklarıydı beklemeye başladım kapısının önünde,saatler geçti hiç ses seda yok.Kararlıydım,gece yarısı hatta günlerde geçse beklicektim,akşama doğru bir kadın ince cılız korkak bir sesle,
... evladım ne bekliyorsun saatlerdir orda,
....okadar benziyorduki ona
....sizin kızınız var mı?.
....kadın duraksadı gözlerinde bir telaş,..
....içeri gel,,,,
....kapı açıldı,tekerlekli sandayede oturan kadın sanki o idi.
....ben şey akşam,,doğum günüymüş,,ağlıyordu,,ne söyliceğimi bilemeden,,resimlere daldı gözlerim..
....Heryerde onun resimleri vardı..
....Anlamsızca bana bakan, yaşlı kadına işte bu bir şey sormak için geldim..
....Kadın gülümsedi sence biraz geç kalmadınmı????
....Nasıl yani dedim,,
....Daha onaltı yaşındaydı sen onu bırakıp gittiğinde.
....Ve aynı geceydi,sahilde kendisini karanlık sulara bırakıp intihar etiğinde..
....Yıllar geçti,,ACI DOLU YILLAR ,
....Şimdi tekrar soruyorum sana biraz geçkalmadın mı?.
....İçinin sesini dinlemeye....!!!!!!!!!!!!!!!!!!
....Onun ömrü KELEBEĞİN ÖMRÜ kadar kısa oldu....!!!!!!!!!!!!!!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:06 PM
İki yaşlı hanım otobüste konuşuyorlardı. Biri sordu:
- Sahi kardeş, kaç yaşındasın sen?
- Biliyorsun işte, otuz. Peki sen kaç yaşındasın?
- Ben de yirmi yedi.
Sonra ikisi de yanlarında ayakta duran ve konuşmalarına kulak misafiri olan genç kıza sordular:
- Kızım sen kaç yaşındasın?
- Sizin hesaba göre daha doğmadım ben!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:06 PM
Dostlarinin baskisina dayanamayan Baba Erenler, camiye gitmis hocanin vaazini dinliyordu. Hoca ickinin kotulugunu anlatmak icinaklina ne geliyosa soyluyomus. Bi ara soyle dedi;
-Bir essegin onune bi kova su bi kova sarap koysan hangisini icer ? Elbette suyu icer. Peki essek neden sarabi icmez ?
Bektasi dayanamayip seslendi:
- Neden olcak essekliginden...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:06 PM
Dört ayda beşinci işini değiştiren adam son girdiği şirkette depo görevlisi olarak işe başlar. İlk haftanın sonunda yükleme yapılırken adam kullandığı yükleyicinin kontrolünü yitirerek bazı malların zarar görmesine neden olmur. Bunu gören depo sahibi yanına gelerek adama, zararın tazmin edilmesi için zarar karşılanana kadar maaşının %10'unun kesileceğini söyler. Adam bunu duyunca gülmeye başlar. Patron şaşırır, adam sorar: "Ne kadar sürer bu zararı karşılamam sizce?" "Yaklaşık 8 ay sonunda zararı kapamış olursun." "Çok güzel. Nihayet sürekli ve güvenli bir iş bulabildim!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:06 PM
İran hükümdarı Enûşirvan'ın veziri Bozorcmihr her sabah erkenden sultanın huzuruna gider ve ona erken kalkanın mutlu olacağını söyler, sultan da bunu bir sitem olarak değerlendirirdi.
Bir gün Enûşirvan hizmetkarları çağırarak ertesi sabah erkenden kılık değiştirdikten sonra Bozorcmihr'e saldırmalarını, ona zarar vermeden elbiselerini üstünden almalarını emretti. Hizmetkarlar ertesi sabah sultanın emrini yerine getirdiler.
Üstünde giyecek bir şey kalmayan Bozorcmihr giyinmek için evine gitti.Bu yüzden de huzura geç çıktı. Sultan gecikmesinin sebebini sorunca Bozorcmihr "Hırsızlar yolumu kesip giysilerimi çaldılar. Eve gidip giyindiğim için geç kaldım" cevabını verdi.
Enûşirvan "Bana hep erken kalk diye nasihat eder misin? Bu bela da erken kalkmak yüzünden geldi başına!" deyince Bozorcmihr lafını esirgemedi:
- Bu kez erken kalkan hırsızlardı. Mutluluk onların da hakkı!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:07 PM
Adamın biri yaglı boya resmi üzerinde özel dersler almıs pek cok tablo yapmıs sonrada hevesi gecmis ve resim yapmayı bırakmıstı. Fakat yaptıgı resimlerin bazılarını beğenip oturma odasının duvarına asmıştı. bir gün kendisini ziyarete gelen bir arkadası sordu:
_Nerden buldun bu resimleri?
adam arkadasının begendigi zannıyla kasılarak, resimleri kendisin yaptıgını soyledi. Arkadası, bu cevap üzerine rahatladı:
_Aman cok memnun oldum. para verip aldın sandımda, o yüzden acımıstım
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:07 PM
12 yaşındaki çocuk bir kadına tecavüz etmekten yargılanmaktadır. Tesadüf bu ya çocuğun avukatı da bir kadın. Kadın avukat mahkemede olayın imkansızlığını kanıtlamak için çocuğun pipisini çıkartıp mahkeme heyetine doğru sallar:
"Sayın hakim bu kadarcık pipiyle tecavüz edilir mi hiç? Akıl var nizam var!"
O sırada çocuk avukatın kulağına eğilir:
"Avukat hanım biraz daha sallarsanız davayı kaybedeceğiz!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:07 PM
Hayrola nereden?
-Be be ben mi?Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardı radyoda?
-Spi spi spi spiker sı sı sı sınavı vardı da...
-Eeee, ne oldu?
-Bı bı bı bırak yahu?Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadılar.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:07 PM
iki çocuk sokakta tartışıyorlarmış ve ordan geçen bir adam çocuklara sormuş neden kavga ediyorsunuz çocuklardan biri biz bu köpeği sokakta bulduk ve aramızda anlaşma yaptık ve dedik ki kim en büyük yalanı sölerse köpek onundur ve adam da bakın çocuklar çok ayıp bişey yalan ben hayatım da yalan söylemedim ve çocuklarda köpeği adama verir al amca köpeği sen kazandın.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:07 PM
Adamın birisi eve geldiğinde karısının kolunda çok pahalı altın bir saat görünce şok olur ve onu nereden aldığını sorar. Karısı:
- Komşumuz Celal beyden aldım
der. Adamda:
- Sana bedavaya bu kadar pahalı saati nasıl verdi
deyince kadın:
- Ne bedeavası canım bende ona tam 6 saat verdim
der.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:08 PM
Yoksulun biri bir bakkaldan sadaka istedi. Bakkal kovalayıp küfretmeye kalkınca o da ayakkabısını çıkarıp bakkalın başına indirdi. Bakkal doğru kadıya gidip şikayette bulundu. Kadı yoksulu çağırtıp:
- Niye vurdun bakkala?, diye sordu.
- Bana küfretti de ondan.
- Yine de kötü bir şey yapmışsın. Ama fakir olduğun için sana fazla ceza vermeyeceğim. Bakkala yarım kıran ver ve git!
Cebinden bir kıran çıkaran yoksul, parayı kadıya verirken onun başına da ayakkabısını geçirdi:
- Adalet buysa, yarım kıranı sen al, yarım kıranı da ver ona!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:08 PM
Çok eski devirlerde Fransada yakalanan 4 tane azılı katil idama mahkûm edilmişler ve sırayla idama baslamışlar fakat idam edildecek mahkûm ölüm şeklini kendi seçebilecek ama olurda hayatta kalırsa serbest bırakılacak suçlunun birine sormuşlar 3 seceneğin var nasıl ölmek istersin?
1) Silahla vurularak
2) İple asılarak
3) Giyotinle kafan kesilerek
suçlu giyotini istemiş ve giyotine yatırmışlar giyotin tam indiği sırada giyotin durmuş adam hayatta kalmış serbest bırakmışlar sıra başka katile gelmiş katil çabuk ve acısız olması için giyotini seçmiş ve giyotine yatırmışlar bıçak yağlanmış herşey hazır giyotini tam indirdikleri sırada boynuna deymeden giyotin durmuş ve adam kurtulmuş sonraki bunu görmüş ve belki bende kurtulurum diye giyotini seçmiş ve aynısı bundada olmuş giyotin adama deymeden durmuş bunuda bırakmışlar son katile gelmiş sıra buna sormuşlar nasıl ölmek istersin?
katil;
Silahla vurulmak istemiom
Giyotinde bozuk
en iyisi siz beni asın...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:09 PM
Amerika'da olen bir kadin icin kilisede cenaze toreni duzenlenmisti. Toren sonunda cenaze gorevlileri tabutu tasirken, tabutun on bolumunu yanlislikla kilisedeki sutunlardan birine carptilar. Bu olaydan sonra tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut acildi ve oldugu sanilan kadinin yasadigi anlasildi. Bir sure hastanede tedavi edilen kadin iyilesti ve 10 yil daha yasadi. 10 yil sonra oldugunde ise cenaze toreni yine ayni kilisede yapildi. Toren sonrasi gorevliler tabutu tasirken, kilisedeki ayni sutunun onune geldiklerinde, olen kadinin kocasinin, arkalardan sesi duyuldu; "Lutfen sutuna dikkat ediniz......."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:09 PM
Papaz Ölmek Üzere Olan Adamin Üzerine Egilerek ;
- "Ölmeden Önce Seytani Ve Onun KÖtÜlÜklerini Lanetle " Der . Ancak Adamdan Ses Çikmaz .
Papaz Gene;
- "Ölmeden Önce Seytani Ve KÖtÜlÜklerini Lanetle" Ama Adamdan Gene Ses Çikmaz .
Papaz Iyice Kizmis Bir Sekilde ;
- "neden Seytani Ve KÖtÜlÜklerini Lanetlemiyorsun Be Adam?"
- "nereye Gidecegimi Bilmeden Kimse Hakkinda Yorum Yapmak Istemiyorum
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:09 PM
Öğretmeni izci barış a sormuş :
- Her gün bi iyilik yapıp birini sewindiriyo musun ?
İzci barış cevap vermiş :
- Dün teyzeme gittim çok memnun oldu ! Biraz kalıp geri geldim daha çok memnun oldu !
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:09 PM
Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. Adam acı, tatlı,
tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş. Berbat bir
kaşıntı hariç, doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- Ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
Bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- Size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam malesef o biçimmiş, kaşınması da bu yüzden
- Ee nolucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, zittirin gitsin !
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:10 PM
Birinci adam gururla ' Benim karım bir melek'
İkinci adam ' Şanslısın benimki hala yasıyor.'
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:10 PM
Görme özürlü biri geceleyin elinde kandil, omzunda testi çarşıda yürüyordu. Birisi "Be ahmak! Gece ile gündüz senin için bir nasıl olsa. Kandilin ne faydası var sana?" dedi.
Kör gülerek "Gecenin karanlığında üstüme gelip testiyi kırmayasın diye kandil taşıyorum; kendim için değil" dedi
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:10 PM
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:
Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve bitince kontrole gel.
Adam bir hafta sonra geldiğinde doktor öksürüğün geçip geçmedigini sormuş. Adam cevap vermiş:
Cesaret edip öksüremiyorum doktor bey!.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:10 PM
Karı-koca ağız münakaşası yapmaktadırlar. Koca:
- Hanım, komik oluyorsun. Hem göğüslerin yok, hem de sütyen takıyorsun.
Kadın kızar ve cevap verir:
- Ben sana neden don giydiğini soruyor muyum, kocacığım?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:11 PM
Kadın: Evlendiğimiz zaman, senin bütün üzüntülerini ve sorunlarını paylaşmak istiyorum.
Adam: Çok tatlısın hayatım... Ama çok şükür, benim hiçbir üzüntüm ya da sorunum yok....
Kadın: Ama daha evlenmedik ki...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:11 PM
Onsekiz yıl kadar önce sinemalarda "camdan kalp" diye bir film oynamıştı. o filmde öyle bir detay var ki fıkra gibi:
Birbirini tanımayan iki adam trende yanyana yolculuk ediyor:(biri genco erkal,diğeri almanya'da çalışan işçi)
Derken muhabbet başlıyor. İşçi olan elindeki teybe bir kaset yerleştiriyor ve kasette konuşanlarla ilgili genco'ya bilgi veriyor:
Kasetteki ses:
-Babacığım,karlar erimiştir,çiçekler açmıştır,seni çok özlemişem,ne zaman gelisen?
Adam genco'ya:
-Bu benim oğlan,yedi yaşındadır. diyor.
bu defa kasette yine aynı cümlelerle bir kız sesi.
adam:
-Bu benim kızdır,oniki yaşındadır. diyor.
.................................??
(kaset dönmeye devam ediyor,ancak ses yok.)
-Bu da benim karı,utaniy,gonişmiy..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:11 PM
Sağırın biri hasta ziyaretine gidiyor, hem yürüyor hem düşünüyordu:
-Hastanın başucuna oturunca "Nasılsın?" diye sorarım. "İyiceyim" diyecektir. "Ne yiyorsun?" diye sorarım. "Falan filan " diyecektir. "Doktorun kim?" diye sorarım. "Filanca" diyecektir…
Hastanın başına geldi; eğilip sordu:
- Nasılsın?
- Ölüyorum!
- Elhamdülillah! Neler yiyorsun?
- Zıkkım!
- Afiyet olsun! Doktorun kim peki?
- Azrail!
- Hoşgelmiş!..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:11 PM
Birisi eski dostlarından birinin evine gitmişti. Ev sahibinin hanımı beyine sordu:
- Bu bey kim ?
- Nasıl yani?
- Canım, hep anneme bakıyor da!
- Ha o mu ? Antikacıdır!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:11 PM
Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye
girmis.
Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun
degil.
Ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!!
"Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar.
"Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!"
"Peki, satis sorumlusu olur musunuz?"
"Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim."
"Finans isleriyle ilgilenseniz?"
"Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer.
"Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim."
"Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?"
"Siktir git."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:12 PM
Bir adamın işi çıkmış iş için şehir dışına çıkmak zorundaymış hava alanına giderken yolda bir civciv görmüş acımış beslemeye karar vermiş hava alanına gidinceye kadar civcivi elinde taşımış hava alanına gelince omzuna koymuş uçağa binmiş yanında da peder oturuyormuş civciv devine devine adamın fermuarına gelmiş adam civciv rahat nefes alabilsin diye fermuarını açmış civciv kafasını fermuardan uzatmış ve adamın yanındaki peder şöyle demiş adama
-kusura bakmayın ben bu işlerden pek anlamam ama sanırım yumurtalarınızdan biri çatlamış demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:12 PM
Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder.
- Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yukselmiştir.
Adam : - 1 milyar dolar.
Papa : - Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayır.
- 5 milyar dolar.
- Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur.
- Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:12 PM
Adamın biri yüksekçe bir yerden düşer.
Düştüğünü gören bir başkası koşarak yanına gelir. Bir yandan adamı kaldırmaya çalışırken,diğer yandan telaşla sorar:
-Ne oldu ?
Adam, sinirli bir halde, bir yandan da üstünü başını silkeleyerek cevaplar,
-Ne biliyim ..mına koyiim, ben de şimdi geldim..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:12 PM
Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:
"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın...
Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.
"Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:12 PM
KGB karargahındaki telefon çalmış..
- "Alo?.."
- "Komşum Salamon bir devlet düşmanı.. Odunluğunda deklare edilmemiş elmaslar saklıyor."
- "Not edildi, merak etmeyin."
Ertesi gün KGB Salamon'un evini basmış. Odunluğa dalmışlar. Tüm odunları kırmışlar, içlerine bakmışlar. Bir tek elmas bile bulamamışlar. Salamon'a sövmüşler gitmişler.
Akşam üzeri Salamon'un telefonu çalmış..
- "Alo?.."
- "Ben Mose.. KGB geldi mi?.."
- "Geldi.."
- "Kışlık odunları kırdı mı?.."
- "Kırdı.."
- "O zaman telefon etme sırası sende. Sebze tarlamın ekim için
çapalanması gerek.."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:13 PM
Kilisenin birinde zangoç çanların altında dikiliyormuş.Papaz sinirle zangocun 2m ötesine gelmiş ve
- "Yine kutsal şarabi içtin değil mi?" diye bağırarak sormuş.Zangoç
- "Ya dediğin hiçbir şey duyulmuyor.Bağır bağır!"
demiş yandan yandan bakarak.Papaz iyice sinirlenmiş
- "2 metreden nasıl duyulmuyor?" demiş.Zangoç hala
- "Dediğin duyulmuyor.İstersen sonra konuşalım."
diyormuş.Papaz artık o kadar çok sinirlenmiş ki neredeyse zangocun üzerine üzerine yürüyecekmiş.
- "Nasıl duymuyorsun be adam?"
diye kükremiş.Sonunda zangoç
- "İstersen yer değiştirelim.O zaman belki duyulur."
demiş ve yer eğiştirmişler.Zangoç
- "Simdi sen söyle bakalım.Gecen ay toplanan hayır parasına ne oldu?" diyerek papaza bakmış.Papaz
- "Zangoççum valla sen çok haklisin.Gerçekten de 2 metreden duyulmuyormuş."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:13 PM
Yıllarca, iki kahraman heykeli; biri erkek, biri dişi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmış, ta ki bir gün bir melek cennetten gelene kadar... - "Sizler iyi ve örnek birer heykel oldunuz, bu yüzden ben de size özel bir hediye vereceğim. Yarım saat için sizi canlandıracağım, siz de bu süre içinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demiş. Ve melek ellerini çırpar çırpmaz heykeller canlanmış, birbirlerine biraz utanarak yaklaşmışlar, ama sonra hızla parktaki çalılıkların arkasına koşmuşlar. Kısa bir süre sonra çalılıkların arkasından kikirdeşmeler, kahkahalar duyulmuş, çalılar sallanmış. Onbeş dakika sonra, çalılıklardan çıkmışlar, ikisinin de yüzünde geniş bir tebessüm varmış. - "Onbeş dakikaniz daha var!" demiş melek, gözlerini anlamlı anlamlı kırparak... Dişi heykelin yüzündeki tebessüm biraz daha yayılmış ve erkek heykele dönmüş: - "Harika! Ama bu sefer güvercini sen tut, ben pisliyim kafasına!"
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:13 PM
İbik Dayının yaşadığı yıllarda hayvan besleyen kişilerden sayım vergisi, yol yapmakla yükümlü olanlardan ise yol vergisi alınırdı. Sayım vergisi Koyun, Keçi, İnek, Öküz gibi hayvanlardan alınır, At ile Eşşekten alınmazdı. Bir gün Aliuşağı mahallesinden Çavuş Emi hasta olan eşeğinden söz ederken:
-Eşek ölürse deriye yüzüp ineğin sırtına geçireceğim ki sayım vergisinden kurtulayım, der. İbik Dayı da:
-Sen o deriyi kendi sırtına geçir ki yol vergisinden kurtulasın.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:13 PM
Kızın bir nişanlısı varmış ve nişanlısını ailesi ile tanıştıracakmış. Yalnız nişanlısının bir kusuru varmış. O da bol bol osuruyormuş. Kız nişanlısına ne olur ailemin yanında gaz çıkartma kendini tut demiş.
Akşam yemeğe gelmişler. Masaya oturmuşlar. Genç adamın oturduğu sandalyenin altında evin köpeği Hector da bulunuyormuş. Genç adamın bir müddet sonra gazı gelmiş tutmuş tutmuş ama sonunda dayanamayıp çıkarmış. Kızın babası yüksek sesle bağırmış "Hector".
Genç adam oh be köpekten bildiler diyerek hep gazını bırakmış.
Her seferinde kızın babası biraz daha gür olarak "Hector" diyerek bağırmış.
Adam öyle bir gaz çıkarmış ki baba dayanamamış ve demiş ki
- Hector oğlum kaç adam ağzına sıçaçak.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:14 PM
Temel bir maskeli balonun yarismasinda kompozisyonuyla birinci gelmis.
Çirilçiplak, kafasinda gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve orasinda sallanan bir prezervatif.
Juriye göre: Çiplaklik fakirligi, gaz maskesi hava kirliligini, prezervatif bedensel kirliligi, bir demet çiçek ise doğayi simgeliyormus.
Hemen itiraz etmis Temel.
- Punu temek istemiştum. Kaput kullanmak, çiçegi gaz maskesiyle koklamaya penzer.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:14 PM
At çalmak için bir ahıra giren hırsız yakalanır.Evsahibi merak ederek,sorar:
-Nasıl at çalındığını bana öğretirsen bir daha atlarımın çalınmasına çare arayacağım ve seni de serbest bırakacağım.
Hırsız kabul eder.Adamın gözü önünde atın yularını çözer,gemini vurur,üstüne atlayıp dört nala uzaklaşırken bağırır:
-Öğrendinmi?işte at böyle çalınır.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:14 PM
Yaslıca kadın kaldığı otelin merdivenlerinden hısımla inerek resepsiyon
memurunun karsısına dikilir :
- Bu ne rezalet!..
diye bağırmaya baslar :
- Dün gece delikanlının biri geç saatlere kadar kapımı yumrukladı durdu ve ben
bütün gayretime rağmen kapıyı bir türlü açamadım...
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:14 PM
Yarın dünyaya dev bir meteor çarpacak. Okyanuslar taşaçak, dünya nüfusunun yarısı o anda ölecek. Havaya yükselen tozlar dünyayı karanlığa gömecek. Buzul çağı başlayacak, kalanlarda bu çağda ortadan kalkacaklar. İnsanlığın sonu gelecek. Böyle bir felaketi önceden haber alsan ne yaparsın???
Türk hiç düşünmeden yanıtlamış;
- Bütün paramla dolar alırım.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:14 PM
Karı-koca sehate çıkmıştı. Birden kadın:
- Eyvah ütüyü prizde unuttum der, kocası gayet sakin:
- Üzülmene gerek yok, nasıl olsa ben de musluğu açık bıraktım.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:15 PM
Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu:
"Bu çığlık da ne?"
Hapishane yetkilisi:
"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."
-Peki niye çığlık atıyor
-Eletrikler kesildi de mumla idare ediyoruz.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:15 PM
Nüktedan biri dervişlerden birinin evine konuk oldu.
Derviş evin tavanını zayıf ve ince tahtalarla kapatmıştı. Ağır yük altında tahtalardan çıtır çıtır sesler geliyordu.
Konuk " Derviş ! Beni bu evden başka bir yere götür. Korkarım bu tavan çökecek!"dedi.
Derviş: Korkma, korkma. Tahtaların zikir ve tespih sesidir bu.
Konuk: Zikir çeke çeke tahtalar vecde gelir ve hep birden raks ve semaya başlayıp bir de secde ederlerse, işte ondan korkarım!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:15 PM
bir adam otobüsün en arka koltuğuna oturmuş takma gözünü çıkarıp atıp tutmaya başlar yanındaki adam şaşkınlıkla sorar neden gözünü atıp tutuyorsun diye adam cevabı zımbalar burda canım sıkıldı önde yer varmı diye bakıyorum lan demiş
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:15 PM
kekme bir adam bir gün tophane de bir at ölüsüne rastlamis. polisi aramis
-iiiyyii gügünnleeer... bubuuurada biiir aaat ölüsüüüü var... polis:
-nerde? demis kekeme:
-totooop..tooop toptop.. polis:
-topkapida mi demis kekeme:
-haayyyir... polis:
-aman be!! demis ve cat diye kapatmis. biraz sonra kekeme tekrar aramis:
-iiiyyiiii gügüüünler... bubuuradaa biiir aaat ölüsüü vaaar... polis:
-nerede kardesim? demis. kekeme:
-tooop...totooop..toop... polis:
-topkapi da mi? demis. kekeme:
-hahahaaayiiiir... polis:
-yeter bee!! deyip tekrar kekemenin yüzüne kapatmis. ayni konusma 9 defa gecmis aralarinda, ayni sekilde biterek... kekeme aramayi birakmis . polis oh be! diye rahatlamis. iki saat sonra telefon calmis. polis acmis. karsisinda bir ses:
-iiiyii gügüünler .... bububuuradaa bir aaat ölüsüüü vavar... polis:
-nerede? diye sormus. kekeme:
-toooo..tootooop...top..top.. polis:
-topkapi da mi kardesim? demis. kekeme:
-ooooorarayaa gögötürdüüm
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:16 PM
20.yüzyılın başında bir evde küçük bir çocuk babasına sormuş:
-Baba, kedilerin kuyruklarını kesip kemer yapmak günah mıdır?"
Baba ilgisizce:
-Günahtır evladım, demiş
-Peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah mıdır?"
-O da günahtır evladım
-Peki baba japonların beyinlerinden çorba yapmak günah mıdır?
-Off! o da günahtır evladım
-Peki baba yahudilerin yağlarından sabun yapmak günah mıdır?
Baba en sonunda dayanamaz:
- Değildir ulan. Off bee Adolf, nerden aklına gelir böyle sorular?
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:16 PM
Oğlu, Kayserili'den para istedi:
- "Baba 500 bin lira verir misin?" Kayserili :
- "400 bin mi? Naapcan lan 300 bini. 200 bin neyine yetmiyor. Al sana 100 bin yeter" der ve çıkartıp 50 bin lira verir. Bunun üzerine oğlu pişkin pişkin güler:
- "Baba bana zaten 50 bin lira lazımdı." Kayserili:
- "Bak kerataya, sahte para vermesem kazıklayacaktı beni.."
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:16 PM
Adamın birisi 4.kattaki evinin balkonunda hanımıyla boğuşmaktadır.Ve hanımına bir taraftan
-Artık bıktım senden . senden kurtulmak istiyorum demekte bir taraftan da hanımının direnmesine rağmen onu balkondan aşağıya atma hazırlıkları yapmaktadır.
Aşağıdan geçen Kızılörenli vatandaş bağırır.:
-Abi Abi bir dakika yav.Ne Yapıyorsun?
adam burnundan soluyarak
-Yeter bu kadının yaptıklarından usandım artık .Ondan temelli kurtulmak istiyorum.
Gariban ve fakir kahramanımız aşağıdan seslenier:
ÜLEN ABİ ATMA DA BANA VER.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:16 PM
HALE ile JALE adında iki dönme Antalyanın Konyaaltı sahilinde bir müşterinin arabasına biner.giderken yolda HALE uyuya kalır .ilerde polislerin kimlik sorduğunu gören araç sahibi HALE ile JALE ye arabadan inmelerini söyler...uyuyan HALE ye JALE seslenerek 'HALECİĞİM uyanırmısın?'der... HALE den ses çıkmaz.tekrar seslenerek 'HALECİĞİM uyannırmısın polisler yolda çevirme yapıyor,iniceğiz.'der HALE den yine ses çkmayınca JALE HALE yi dürterek yüksek bir sesle 'HASAN ABİİİİ!!!'HASAN ABİİİ!!! KALKK.KALKK.KALKK.... der
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:16 PM
Dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine giderek sadaka istemişti. Ev sahibi uşağına seslendi:
- Ey Mübarek! Kanber'e söyle. Kanber Yakut'a söylesin. Yakut da dilenciye "Allah versin" desin.
Dilencinin tepesi attı:
- Allahım! Cebrail'e söyle. Cebrail Mikail'e söylesin. Mikail İsrafil'e söylesin. İsrafil de Azrail'e "şimdi ev sahibinin canını al" desin!
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:17 PM
Bir zamanlar kuru fasulyeye çılgınca düşkün bir adam varmış. Kuru fasulyeye bayılırmış, ama her zaman fasulyenin sonraki etkisi utandırıcı ve canlı bir tepki oluyormuş. Bir gün bir kıza rastlamış ve aşık olmuş. Evlenmeye karar vermişler fakat kız ancak kuru fasulye yemeği bırakırsan evlenmeyi kabul ederim diye şart koşmuş. Adamımızda büyük bir fedakarlık gösterip fasulyeyi bırakmış. Kısa bir süre sonra evlenmişler.
Bir kaç ay sonra, bir aksam adamımız işte iken telefonu çalmış. Arayan hanımı. Akşamleyin bir saat geç gelmesi için rica etmiş, adam kabul etmiş. İşten çıkan adam dışarıda bir saati doldurmak için gezinirken bir restoranttan gelen kuru fasulye
kokusuna yenik düşmüş. Sadece bir porsiyon yerim diye içeri girmiş fakat
hızını alamamış. Bir, iki, üç, beş, yedi derken 10 porsiyona tamamlayıp dışarı çıkmış. Fakat dışarı çıkar çıkmaz hemen gaz olayı başlamış.
Adamda koşturarak karşıdaki parka gitmiş ve bir güzel başlamış osurmaya. Fakat durmaya niyeti yok. Osurdukça osuruyor. En sonunda tamam demiş artık kalmadı. Saatte zaten doldu, artık eve geri dönebilirim.
Eve gelmiş, zile basmış, karisi kapıyı açıp kocasının kucağına atlamış. Kocacım sana bir sürprizim var fakat biraz bekle deyip bir mendil bulmuş ve kocasının gözlerini bağlamış. Ardından kocasının koluna girip onu yemek masasının başındaki sandalyeye oturtmuş. Gözündeki bağı tam açacakken telefon çalmış. Karısı gözünü açmaması için yemin ettirdikten sonra telefona cevap vermeye gitmiş.
Fakat bu arada adamımızın gaz olayı yine son haddine gelince bakmış karısı da hala telefonla konuşuyor adam ağırlığını bir poposunun üstüne vermiş ve koyvermis. Hem yüksek sesliymiş, hem de çürük yumurta kadar olgun. Hemen el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu çıkartmış, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatarak gene el yordamıyla yerine dönmüş. Karisi konuşmaya devam. Ee demiş bizimki fırsattan tekrar istifade edelim. Bu sefer öbür polosunun üstüne ağırlığını vermiş ve tekrar koyvermis. Bu ödül bile kazanabilirmiş.Hemen tekrar el yordamıyla pencereyi bulmuş, koşmuş pencereyi açmış, pantolonunu indirmiş, donunu çıkartmış ve dışarıda donunu sallayarak havalandırmış. Pencereyi kapatmış ve yerine dönmüş. Kulağı içerdeki telefon konuşmasında,veda sözleri özgürlüğünün sona erdiğine işaret edene kadar bu duruma beş dakika kadar devam etmiş. Mutlu bir şekilde gülümsemiş masumca. Karisi döndüğünde, onu o kadar beklettiği için özür dilemiş. Gözünü açıp açmadığını sormuş ve kocası gözünü hiç açmadığına yemin etmiş. Bunun üzerine karisi, gözündeki bağı çözmüş ve bağırmış ...
- "IYIKI DOGDUN ALİ, HAPPY BIRTHDAY ALİ..."
Fakat bu sırada DOGUM GÜNÜ PARTISI için hazırlanmış masanın etrafında oniki adet misafir ağızları bir karış açık oturmuş adama bakıyorlarmış..
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:17 PM
Meşhur bir filozofa “Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?” diye sorulduğunda “Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan”demiş.
GooD aNd EvıL
09-05-2007, 12:18 PM
Beyefendinin tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün ona "Yusuf, ayakkabılarımı getir" dedi.
Yusuf ayakkabıları getirdi ama pis ve boyasızdı.
Beyefendi : Bugün ayakkabıları boyamamışsın !
Uşak : Beyefendi, bugün caddeler çamurlu. Dışarı çıkınca ayakkabılarınız nasıl olsa çamurlanacak!
Beyefendi güldü ama hiçbir şey demedi. Dışarı çıkarken Yusuf:
-Beyefendi, beyefendi! Anahtar!
- Anahtar mı? Ne anahtarı?
- Kahvaltı etmek için, dolabın anahtarı!
- Kahvaltı etmek için mi? Bugün kahvaltı etmeyiver. Nasıl olsa iki saat sonra acıkacaksın!
vBulletin® v3.8.11, Copyright ©2000-2026, vBulletin Solutions Inc.