![]() |
Gezi Geçitlere al puşilerden işaretler koyarak
Aşmasına aştık sıradağları Ama gölgemiz nöbetlerdedir hala Zirvelerde bir yerde Buruk bir tad kaldı dimağımızda Bulutlarla sır dolu sohbetlerden Seher ışıklarına müjdeler sunan Gözlerimizden destur alıp Göçtük sevda yurdundan Üstatlar öyle buyurdu Ruhlarımızı iliştirdik çimen tohumlarına Toprağın hararetli yarıklarından Nazlı nazlı süzülüp gelen O ırmağın köprüsüdür gönlümüz Gelip geçenlerden pay alırız Aşk birikir mendilimizde *******imiz madem yıldız fukarasıdır Bir damla yağ olsak yeridir Kendi kandilimizde |
Çoktandır.... Çoktandır umudumun yatağı soğuk
Üşümüş ellerine cep bile bulamıyor Nefesiyle ısıtacak bütün alemi Nefes alamıyor Çoktandır içi geçmiş gönlümün... Gezinip durmada kuşkular ortasında Bir gelebilse kendine ah bir gelebilse Alemler dönecek etrafında Gelemiyor Çoktandır güzelliklerin üstünde Tozlu,bulanık perdeler, perdeler Bir ayna tutulabilse yüzüme bir ayna Ah bir pay edilebilse hisseler Edilemiyor Çoktandır anlayamaz oldum dilinden Yeni sözcükler mi peyda etti kendine Bir çevirmen bulunabilse bir çevirmen Ah bir erişilebilse alfabesine Erişilemiyor |
Nedendi? Ellerimizden tutup çeke çeke
Götürdüğün gölgelikte Yüzümüzün ışığını Rehin verişin nedendi Yolu menzilimize varmayana Kokusu burnumuza hepten yabancı... Rüzgarımızla ıslık çalmayana... Israrla selamlar gönderişin Nedendi Nedendi emanet verişin canı Can olmayana Nedendi gözlerimize mil çekişin İndirişin hışımla perdeleri Nedendi.... |
Umut Bunun Adı Umut bunun adı umut sevgilim
Saçlarının omzuna değişi gibi Yanağında gamzenin yayılışı Dilinin türküler söyleyişi gibi Bakışlarının semada salınışı yani Yani gözlerinin okyanuslaşması Ellerinin çiçeklere dokunuşu yani Pınarın güneşte buharlaşması Zemheride tenimize değen nefesin Temmuz sıcağında serinlik yani Issız dağ başlarında neşeli sesin Şu sığ denizlerde derinlik yani Sanki kavuşmanın tılsımlı tadı Susuz dudaklara zemzem servisi Hasret alerji yapmış ciğerlere Soluğun oksijenin ta kendisi Ve sanki son nefeste iman gibisin Dudağıma pamukla sürülen su... Balayı gecesinde bir güveyinin Gelin kucağında ilk uykusu... Umut bunun adı umut sevgilim Unutmaya kurulan sehpa bir nevi Biliyorsun ben sihirbaz değilim Seninle bu alem bir sihir evi... |
Bir Güler bir yüz dolaşıyor göğümüzde
Göğsümüzde bir yürek çarpıyor Göğümüzdeki de bir Göğsümüzdeki de Seher yeli nöbet tutmada başımızda Kapımızda sıralanmış yıldızlar Başımızdaki de bir Kapımızdaki de Katı açılmamış düşler *******imizde Hecelerimizde yorgun argın yorumlar *******imizdeki de bir Hecelerimizdeki de Ta can evinde bir sevgili ateş Eş serin rüzgarlara, nemli yellere Ateşimizdeki de bir Rüzgarımızdaki de Yine kurmuş padişah çadırını bahçemize Soframıza bağdaş kurmuş sarhoşlar yine Bahçemizdeki de bir Soframızdaki de Ateşten kurtaran el erişti elimize Dilimize kelepçeler misafir oldu Elimizdeki de bir Dilimizdeki de |
Bir Unuttum ki Sorma... Bir unuttum ki sözümü
Öyle bir kovdum ki Yeminleri kapımdan İşret sofrasında Arama vefadan zerre Yararlanma ne olur Bin türlü zaafımdan Bir uyuttum ki Coşkuları sorma Öyle avuttum ki Heyecanları Öyle bir ah ettim ki Sehere karşı Titremeler tuttu canları Şundan bundan Bahsettim durdum yine Sohbetimin ucu Bir türlü gelmedi sana Methiyeler düzmek İstiyordum gözlerine Bir ağırlık çöktü cana Nüzul indi dilime Ne harflerde anlam Ne sözcüklerde sır Nedenini bulamam |
Gece Ve... Gece çıkageldi elleri bağlı
Karanlığı kovmuş gözlerinden Azad etmiş ayrılık şarkılarını Öyle anladım sözlerinden Işıkla da barışmış bir güzel Kardeş olmuş güneşle,ayla Almış koynuna ikisini de Sırayla Geldi çattı düşlerin ıstırabı Yine düğümler atıldı bahtımıza Göz dikti felek varlı vakitsiz Tacımıza, tahtımıza Şefkatini ikram edip duruyor Hüznünü cevirmiş aşk müjdesine Şafak işte, işte seher; gün doğuyor Her can dönüyor kendi kıblesine |
İhtiyaç Bir nefes bana enfes bir nefes
Gürültüler içinde Kaybolmayacak Bir ses bana Şifalı bir ses Bir yüz bana, nurlu bir yüz Ayın şavkıymış gibi Parlak ve pürüzsüz Bir çift göz bana Bakar ufuklara Ölümsüz... Bir dil bana tatlı mı tatlı bir dil Alfabesi sevda yani Sırların şifresi sanki Her harfi bir muamma Anlaşılır gibi değil Bir can bana canan gibi bir can Hicran içinde neşe Hüzün yanında coşku Her nefeste sarhoşluk Her an bin heyecan Bir sevda bana bana bir sevda Bir yanı sen sevgilim Bir yanı yokluk Bir sevda bana bir sevda Her anı sarhoşluk |
İkindi Sayıklamaları Hadi anahtarları al gel
Yahut söke dur kilitleri Hazineler bunaldı kasalarda Hadi davet et çilingirleri Göçünü toplasın keder Tebessümle barışsın hüzün Bilmem kader buna ne der Tutar mı elinden gönlümüzün Bu gece suya yatır kadehleri İzin ver gitsin sakiye bu gece Şarabı döküver ayak yoluna Ab-ı hayat sunsalar bile içme Suya da küs badeye de Bu gece kesil memeden Ağlamaya son ver Gülmeye de Suru da çalma bu gece Sessizliğe egemenlik ver Çengileri kov bu gece Raksçıya bir yatak göster Zöhreyi yatır uykusuna Bu gece yolu sen göster Hadi anahtarları al gel Yahut söke dur kilitleri Hazineler bunaldı kasalarda Hadi davet et çilingirleri |
Bir Gece Türküsü Şimdi sözlerini unuttuğum bir Türküde
Boynunu bükmüş bekliyordur adın Ne zamanki suskunluğu seçti gönül Esir kaldı zindanlarda muradın Aşk rüzgarları taramıyor saçlarını Gözlerin bulutlarla küstü küseli Ellerinden kelepçe hiç eksik değil Ayakların bu yollara düştü düşeli İncinmeyi unuttu gönlümüz çoktan O yüzden duymadık barış çağrını Ama hep merak edip durduk Kime emanet ettin yürek ağrını Sessizlik unvanını kaptırmadı kimseye Gece, sarhoş naralarına aldırmadan Koynundaki karanlığa aşığız biliyor Soyunup duruyor utanıp sıkılmadan Seher ellerimizi ısrarla bağlamasaydı Kırağılar çalan göğsümüzün üstüne Olmazdı sarılmaların haddi hesabı Kulak vermezdi kimse gecenin Türküsüne |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:45 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.