![]() |
Bu kahpe *******in derinliğinde
Bu kahpe *******in derinliğinde Ne var Allah aşkına? Başımı kaldırıp her gökyüzüne baktığımda, Ya bir yıldız kayar Bir ömür sonlanırcasına! Yada biri göz kırpar Kadeh kaldırır gibi mutluluğuma... Bu derin *******in kahpeliğinde Ne var Allah aşkına? Bu şehrin dar sokaklarını Her dolaştığımda, Hep yalnızlığımı hissederim Her adımda ve Her adımda... Çaresizliğim, Sokak lambalarının gölgesi gibi Hep peşimdeyken....! Bu şehrin *******inde, Bu derin *******in kahpeliğinde Ne var Allah aşkına? ... 29.9.2002 01:56 uğurböceği |
Bu sevdayı terk ediyorum…
Evet işte Bu gün, Bu saat, Ve bu dakika Bu sevdayı terk ediyorum… Derin uçurumlardan umarsızca atlamanın, Bile bile ölüme gözü açık katlanmanın, Ve geri dönmeyecek birini kucaklamanın Acısını hiç mi hiç yaşamıyorum… Ve bu saniyede Bu sevdayı terk ediyorum… Bu sefer katlanmak zor gelmedi Pervasızca sarf ettiğin sözlere, İçimi acıtmadı açtığın yaralar, Ve biliyorum ki kapanması an meselesi, Ve biliyorum ki Bir sızımlık bıçak darbesi,… Evet işte Bugün, Bu saat, Ve bu dakikada Bu sevdayı terk ediyorum… 21.02.06 18:45 |
Bulunmazlık
Gecenin karanlık ve gizemli yüzüne sordum seni… Hasret ve özlemlere açılan yollarda aradım; Ümitsiz yüreklerde buldum sitemlerini… Vuslatsız sevdaların acılı gözlerinde aradım; İntihar eşiğindeki beyinlerde buldum seni… Hüzünlü aşk hikayelerinin son cümlelerinde aradım, Göz yaşlarımla ıslanan son sayfalarda buldum terk edişlerini… Bir tek kendime sormaya korktum, Kendimde yargılayamadım sevgisizliğini… 23.08.2005 Salı |
Can Dostum'a....
Uzat ellerini de dertlerin bana geçe, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Derdinle ağlamazsam,gözlerim yardan geçe, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Görürüm gülmez yüzün,acıtanı üzerim. Yakından dinler seni,hep uzaktan süzerim. Dertlerin benim olsun,deryalarda yüzerim. Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Sen gülümse yeter ki acılar benim ola, Dallarda güllerimde,lalelerimde sola, Yüreğin hep huzurla,mutluluklarla dola, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Gayrı ağlama sakın,yüreğim bak kaldırmaz, Benim canım acırda ellere bak aldırmaz, Severim diyenlerde derdine el daldırmaz, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Senin ellerine hiç gül dikeni batmasın, Yüreğin sevdiğinden başkasına atmasın, Kalbin sevgiyle dolsun,dertleri hiç tatmasın, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin. Bu yaren derki sana,tek dostun ben olayım, Güller senin yüzünde,ben derdinle solayım, Bir gün ah dersem sana Allah bilir n'olayım, Dostumsun yüreğimde bütün mekanlar senin….. 25.05.06 |
Can yoldaşım............
Sevgiyi bilmezdim senden gelmeden, Gel be yüreğime can yoldaşım gel…. Bir kez yaşayıp ta,aklım çelmeden, Gel be yüreğime can yoldaşım gel…. Kurudu dalarım,kollarım tutmaz, Su içtim yalandan,boğazım yutmaz, Görür gözlerimde,kimseye bakmaz, Gel be yüreğime,can yoldaşım gel… Giderim derdimle,gayrı kalamam. Kimseden vefayı hayrı bulamam, Acırım kendime saçım yolamam, Gel be yüreğime,can yoldaşım gel…. Sevginle sevindim,derdim kuruttum, Artık yüreğimde kaygım unuttum, Şimdi gökyüzünde beyaz buluttum, Gel be yüreğime can yoldaşım gel…. 30.04.06 |
Can............
Can dedim, Cana…….. Canımın içinden Can çıkartarak………. Canım dedim Cana, Can çekip gitti Ruhunu geride bırakarak……… Uzaklardan kokusu duyulur şimdi Cana Can katarak……… Canım dedim, Can dedim, Canımın yerine Kor bırakıp gitti…….. 06.02.06 |
Çam İğnesi Değilim Ama,Aşk Bu Ya.............
Bir yaprak dökümüyle başladı her şey Ki Soğuk bir sonbahar sabahı Düştüm dalından…….. Savruldum, Sormadan kendime bile Nereye gittiğimi…….. İstemedin beni, Gitmek zorundaydım kanatlarından…….. Sonbahar gelmişti Ve Bir güz dökümü, Bir yaprak düşümü……… Her rüzgarda savruluşum Biraz daha acıttı Biraz daha kanattı Yaralı olan yüreğimi…… Sordum sonra hayat ağacıma, Ne olur, Bir kış, Bir bahar daha……. Sende doğup, Sende filizlenip, Sende büyüdüm……. Ne olur, Üç mevsim var Bir sonraki son bahara…… Döndüm şimdi. Kışta da buradayım, Baharda da…… Ve Üç mevsim daha……. Ve bu dalda Hayal kurup, Kurumak var ya……. Çam iğnesi değilim ama Aşk bu ya…………….. 08.02.06 |
Çıldıran Zamanlar..........
Ve zaman çıldırdı artık! Uykusuzluk haddini aşmış, Yakarken kale duvarı misali Yıkılmayan göz kapaklarımı, Bu kaçıncı kızıl gün doğumu, Yorgunluğumun kaçıncı vakti, Ve kaçıncı isyanı bedenime sığmayan ruhumun Bilmiyorum.... .......... Ve zaman çıldırdı artık.! .......... Kağnılar taşıyordu sanki Ağır aksak ilerleyen saatleri, Ve düşüncelerimi köpekler kovalıyordu Kan ter içinde, Güzel günlerle randevum vardı Ama geç kaldım sanki Yoktular... Küçük bir not buldum ardından gidenlerin, Akrep yelkovanı sobelerse bir gün Görüşürüz.......... ............. Ve zaman çıldırdı artık........ ............. bu kaçıncı vakti yorgunluğumun Bilmiyorum....... .............. Eylül 2006 |
Çiçek Bahçelerim....
Maviliklerinde kayboldum Deniz gözlerinin… Deniz gözlerinden yüzerdim,beyaz kayalıklara… Ve beyaz bir ruh hali sarardı Bütün çiçek bahçelerimi… Yağmurlar yağmaya korkardı Islatmamak için mavi sevdamızı… Ve mavi gökyüzünde, Mavi bir çift göz ağlardı mutluluktan… Avuçlarında kaybolurdum Bembeyaz ellerinin… Sıcaklığın bütün ruhumu sarardı… Sarı sıcak bir güneş gibi doğardın Bütün çiçek bahçelerime… 17.01.06 05:55 |
Çok geç herşey için...
Yalnız bir gecenin koynunda, Yalnız bir sevdanın Son dakikalarını yaşamaktayım… Vurulmayı bekleyen atlar gibiyim… Koparın artık uğurböceklerinin kanatlarını, İçine göz yaşlarımı doldurmalıyım… Ateşböceklerini söndürün, Karanlıkta kalmalıyım ömür boyu… Yalnız yaşamayı öğrenmeliyim, Hem hayatı, Hem aşkı… Yalnız bir gecenin koynunda, Yalnız bir sevdanın Son dakikalarını yaşamaktayım… Yarın çok geç olabilir Her şey için………. 04.06.2002 01:46 |
Çözemedim Ben Seni...
Çözemedim seni, Ne gerçeklerimde,Ne rüyalarımda Çözemedim seni, Ne sevdalarımda,ne yarınlarımda… Her sorduğumda seni kendime Kendimle yüzleştim İçinden çıkamadığım geçmişimle… Çözemedim seni, Ne sevdalarımda Nede yanık yarınlarımda… Avuçlarımdan akıp giderken zaman, Yanıkları kaldı ellerimde, içimi acıtan Kimi zaman masum, kimi zaman şeytan İçimde beliren duygularımla kafam, Kimi zaman sakin,kimi zaman duman… Çözemedim seni, Çözmedim! ! ! Belki de açmak istemedim İçindeki gizlerini, Beklide seni bu halinle sevdim. Ne gerçeklerimde ne rüyalarımda Çözmedim seni… Korktum beklide, Doğrularınla yüzleşmekten, Beynime bir çamur gibi sıvanacak olan Gerçeklerinden korktum… Korktum beklide Hayallerinin berisindeki geleceğinden, Umutlarından,sevdalarından, Tanımadığım senden korktum… İçimde alev topu ateşler yanarken, Seni görmekten korktum, Gözlerinin derinliklerinde kaybolup, Kendimi bulamamaktan korktum…. Çözemedim seni Zamanlı zamansız çıkışlar yapan, Arzularımdan korktum. Çözemedim seni, Seni çözecek olan kendimden korktum. Çözmedim seni…. 29.08.05 01:26 |
Darağacındaki Veda.........
Suskun bir ayın şavkında Gözlerimde bulamadım matemin gizli yüzünü Bir damlası kalmamıştı Gün yüzü görmemiş deli bir sağanağın……. Ve Kudurmuş köpeği andıran ruhum Ve artık yaşıyor mu,yaşamıyor mu Bilmiyorum…… Sonsuz bir nefretin izlerini taşıyordum Bedenimin her hücresinde, Günümün her saniyesinde…. Yangınlardaydım Bir darağacının ipinde sallanırken Ayaklarımın altından kayarken ömrüm Yutkunamıyordum artık…. Oysa nefes almak isterdim en güzel günlerde Derin bir çam kokusu sarmalıydı Her şeyi özleyen ciğerlerimi… Ruhum yeniden canlanmalıydı Bir çiçeğin gülümsemesiyle… Ve güneş Ve güneş doğmalıydı ömrümün her zerresine……… ………. Suskun bir ayın şavkında, Ruhumun deli bir sağanağında, Ve bir darağacındaki ipin ucunda, Ayaklarımın altından kayıyordu ömrüm………. Ve ben kördüm…….. ………………… …………………………………………………………..Eylül 2006 |
Darbeyle Ertelenenler.....
Erteledim acılarımı, Elime yüzüme bulaştırmadan geçirdim En kötü anlarımı… Darbe yaptım yüreğimde, Yönetimini değiştirdim duygularımın. Acılarım, Hüzünlerim, Sorguda, Kelepçe altında… Ve Yeni doğan sevinçlerim hür artık… Erteledim acılarımı, Biriktirdim sigara külü gibi Hüzünlerimi, İzmaritlerini sakladım Kinim için… Sayı boncukları gibi dizdim Serzenişlerimi, Düşüncesizliklerini, Gün gelir saymayı da öğrenirim Yeni umutlarım için… Erteledim acılarımı, Gün gelip senin yüreğine ekmek için…. 29.10.2007 06:00 |
Dayanamayız.............
Gözlerin kötü kaderimi delip geçtiği anda, Uykularım kaçar sensiz geçirdiğim her zamanda! Kavuşmak aslında bize fazla gelir, Vuslat uzak bir noktada,bir çaresiz haykırış… Yaşamakta aslında bize fazla gelir, Sabır taşımızın son katresinde… Buluşmakta aslında bize fazla gelir, DAYANAMAYIZ… Seni sevdiğim ve ümitsizliğe düştüğüm her anda, Bir çaresiz haykırış içimi delip geçer. Nefes alamadığımı hissettiğim her anda, Gözlerinin en derin noktası aklıma gelir. Çıldırdığımı hissederim önceleri, Sonraları içimde bir umut, Bir özlem belirir. Sensiz geçirdiğim günler gelir aklıma Kavuşmak aslında bize fazla gelir. Vuslat uzak bir nokta, Bir çaresiz haykırış… Buluşmakta aslında bize fazla gelir DAYANAMAYIZ…. ? .9.2001 |
Deli Benliğim..........
Bir gün batımı sessizliğini bozdu, Umutsuz bir haykırışa gelen ayak seslerin………… Kopartıverdi benliğimi ki, Benliğim, Bir kör kuyuda kaybolan En içten deliliğim……… 15.04.06 |
Deli Mavi Sevdalar.......
Ne deli mavi sevdalar sarardı ruhumuzu, Mart akşamlarının sancılı soğuklarında……. Canımız yanardı belki, Belki yüreklerimiz üşürdü. Şiirlerimizle ovardık donmuş hislerimizi…. Ve yüreklerimizde yanan ateşe, Bir odunda biz atardık….. Ve kor oluncaya dek Bakar,bakar ağlardık……. Ne deli mavi sevdalar sarardı hüzünlerimizi, Bedenlerimizi hiç titretmeyen, İçimizdeki ateşi hiç söndürmeyen…… Sessiz bir körebe oynardık acılarımızla, Akşam kızılıklarının gün batımlarında….. Ve yüreklerimizde kuruyan umutlarımıza, Bir çakmak da biz çakardık…… Ve kor oluncaya dek, Bakar,bakar ağlardık…… Ne deli mavi sevdalar hazırlardı sonlarımızı, Sadece bakar Ve sadece Ağlardık…… Deli mavi sevdalar şiir grubuna ithafen…… 11.03.06 |
Doğum günüm kutlu olsun...!
Doğduğumda nasıl kestilerse göbeğimi, Nasıl bu dünyaya geldiğime lanet ettiysem, Nasıl ağladıysam bağıra çağıra, Yine ağlıyorum işte her doğum günümde… Her seferinde yüreğimin göbeğini kesiyorsun sen, Hem de tam senin yüreğinin orta yerinden… Doğduğumda nasıl ağlattılarsa çığlık çığlığa, Yine ağlıyorum bak, Hem de bu kez göz yaşlarımla… Doğduğum günde, Nasıl terk ettiyse bedenim, anamın bedenini, Sende beni terk ettin Hem de kesmeden göbeğimi… Yine ağlıyorum bak! Doğum günüm kutlu olsun… 26.10.2005 20:00 |
Doğum günüm...
Hep doğduğum günlerde kaybettim seni… Ve her seferinde acılı bir doğum arkasından, Ve her seferinde sancılı bir terk edilişle… Hep doğduğum günlerde kaybettim seni, Her büyümenin arkasından gelen çığlıkla, Her yeni bir doğum gününde, Ve hep aynı terk edilişle… Tarihten silseydik bu günü, Veya ben hiç doğmasaydım! ! ! Veya hiç bilmeseydim Ne zaman,nerede, Nasıl doğduğumu… Hep doğum günlerimde kaybettim seni, Ve hep keşke ölseydim dedim… 26.10.2005 23:55 |
Dostumsun! ! !
Can dostum, Biricik sırdaşım, Arkadaşımsın artık… Seninle yaşadıklarımı nasıl unuturum bilmiyorum, Ama artık can dostumsun.. Sana bakarken gözlerimdeki aşkı, Sana bakarken gözlerimdeki ateşi Nasıl söndürebilirim…? Ama, Artık can dostumsun, Biricik sırdaşım, Arkadaşımsın artık… 2001 kso |
Dönmeyen Uğurböcekleri...
Bin gün geçti gözlerim gözlerinde erimeyeli… Dört kış ve üç sonbahar… Yüreğime sorarsan bin asır oldu… Bin asırdır yalnız kalbim ve üç ilk bahar… Uğurböcekleri uçtu gitti kilometrelerce. Binlerce kişiye umut oldu,mutluluk oldu! ! ! Bir seni getirmediler bin asır boyunca… Ve bir seni döndüremediler inat yolundan.. Ölü bir uğurböceği bulduğumda anladım ki Milyonlarca asır geçecekti ve binlerce kış, sonbahar… Kalbim kırık ağlarken köşe odalarda, Hıçkırıklarını bir sen duymadın! ! ! Ve bir sen hissetmedin masumiyet yalnızlığımı… Geri dönüşünde oldu elbet,uğurböceklerinden önce! Ama bir sen fark edemedin Uğurböceklerinin gittikleri yoldan dönmeyeceklerini…………. 20.02.05 01:16 |
Ellerine Hiç Dokunmadım...
Mavilikleri battı gözlerinin Yüreğimin derinliğindeki kimsesiz yalnızlığıma… Sonra kaybolduğumu sandım, Zavallı hırçın bir rüzgarda… Ha dokundum, Ha dokunacağım derken ellerine Ellerine hiç dokunamadım... Güneşin batışı gibiydi seni görmeyişim… Gel desem, Gelirdin biliyorum… Ve zavallı bir yüreğin, Nuh-nebi den kalma acılarını Bir dikişte zehir gibi içerdin Biliyorum… Ne sana gel diyebildim, Nede içimdeki sevdana dur! Ha dokundum Ha dokunacağım derken ellerine, Ellerine hiç dokunamadım…. 06.01.2006 05:05 |
Elma şekeri! ! !
Kimsesiz çocuklar gibi kaldım Kaldırım köşelerinde... Elimde kendimi kandırmak için Minik bir elma şekeri! Ne gidecek bir yerim var, Nede sığınacak bir köşem... Yalnızlığım vurmuşken beni Ta kalbimin orta yerinden Ölümsüzlüğe koşuyorum sanki, Kollarım açık, Gözlerim kapalı... Bazen hala yaşıyor muyum acaba diyorum. Gözlerimi açıyorum ve hemen kapatıyorum sonra! Korkuyorum hala yaşıyor olmaktan belki de! Belki de hala görmediğim,göreceklerimden korkuyorum. Bir adım atıyorum,çok çok uzaklara gitmek için Ancak bir adım... Ve sonra kalıyorum yerimde, Donup kalıyorum. Gidemiyorum çok uzaklara... Ve yine korkuyorum. Neler bekliyor beni acaba bu kocaman hayatta? Neler göreceğim, Nelere ağlayıp,nelere güleceğim? Ve yine korkuyorum... Kalıyorum köşe başlarında... Elimde yalandan bir elma şekeri! Kimsesiz çocuklar gibi korkuyorum... 11.12.2001 12:49 salı |
En olmadık zamanlarda...
Masmavi gökyüzünde Beyaz bulutlar gibi yüzün... Başımı kaldırıp gökyüzüne baktığımda Hep göz göze geliriz En olmadık zamanlarda... Bazen ağlarsın Üzülüp canın sıkıldığında! Başımı kaldırırım, Göz yaşların benim yanaklarımdan süzülür, Derbeder,umutsuzca... Ağladığın anlarda, Bazen hıçkırıkların duyulur, Gökyüzü aydınlanır En olmadık zamanlarda... Bazen sevinirsin Göz yaşların arkasından Güneş doğar ve Renk renk gülümsersin Birkaç dakika pervasızca... Gülüşünün altından geçmeye çalışır İnsancıklar Dilekleri kabul olsun diye Vefasızca... Bazen sinirlenir kızarsın, Çığlıkların duyulur İnletirsin gökyüzünü, Kıyametler kopar,şimşekler çakar Sonra ağlarsın..... Göz yaşların benim yanaklarımdan süzülür, Derbeder,umutsuzca... Bazen küsersin gökyüzüne,hayata; Her yer simsiyah olur,bulanıklaşır, Ağlayamadığında ortalık kararır, Güneş bile görünmez gözüne İçin sıkılır,umutsuzluğuna, Mutsuzluğuna... Sen masmavi gökyüzünde Beyaz bulutlar gibisin aslında... Başımı kaldırıp her gökyüzüne baktığımda Hep göz göze geliriz EN OLMADIK ZAMANLARDA... 14.8.2001 10:30 SALI |
Fazlalıklar...
Ben sana hep fazla geldim.. Daha ağır bastı yüreğimin sancıları… Kalkamadım altından hiç Tutamadığım çenemin, Ve sarf ettiğim onca sözlerin… Fazlamı deliydim, Yoksa fazlamı akıllı… Neydi benim bu kadar içimi döktüren… Çok mu doğal davrandım, Yoksa yapmacık mı sandın… Ben sana hep bir kalıp fazla geldim… 20.01.06 |
Geceye Baş Kaldırma! ! !
Bak gece, Hiçbir şey sana meydan okuyamıyor! O bildiğimiz koskoca güneş ışıkları bile! ! ! Sadece başkaldırıyor yıldızlar sana… Ali’nin defterinden kırpıştırılmış, Yaldızlı beyaz kağıtlar gibi Sere serpe uzanıyor gökyüzüne. Sanki bütün dünya onların, Sanki mutluluktan uçarcasına göz kırpar gibi… Bazıları toplanmış, Bazıları küs sanki… Körebe oynuyorlar çocuklarla! Ve sanki…….. 1992 |
Gel............
Sahilde, Bir deniz kabuğu bulmuştum… Duymak için denizin sesini, Dinlediğimde, Senin sesin yankılandı kulaklarımda… Bana gel diyordun bütün benliğinle… Denize gel diyordun, Engin maviliklere…. Pırıltılı sularda beni bulacaksın diyordun… Geldim… Yoktun……. Bir gün yemyeşil çimenler üzerinde, Bulutlu ağaçların altında, Uzaktaki mor-yeşil dağlardan Kuş cıvıltılarıyla, Uğurböcekleriyle beni çağırıyordun…. Bana gel diyordun bütün benliğinle, Dağlara gel, Doruklarda karların içinde Beni bulacaksın diyordun……. Geldim, Doruklara geldim gözüm kapalı… Yoktun…….. Biliyordum artık hiçbir yerde yoktun……. Ne denizlerde, Ne dağlarda, Ne de kırlarda… Sadece içimde vardın……… Ve hep orada kalacaktın……. Ve oradan da bana gel diyordun……. Mutluydum. Hiç yoktan mutluydum………. 03.12.2001 01:05 |
Gelemedim........
Rengarenk gökkuşağında gözlerin Ve Pervasızca sarf ettiğin onca sözlerin………. Geriye kalanlardı bunlar Bir akşam vakti Çamlıca nın gün batımlarından Soğuk bir Erciyes in doruklarına……… Gel dedin, Gelemedim, Güllerin dikenlerini ellerime batırmadan….. Dur dedin, Duramadım, Geçemedim, gök gözlerinin derin sularından……… Rengarenk gökkuşağında gözlerin Ve Pervasızca sarf ettiğin onca sözlerin………. Gel desende, Gelmem artık…… ucu yanık aşklara....... 03.02.06 |
Geveze Kuşlar
Havada mor bir ışık, Işıkta kuş cıvıltıları... Saat henüz sabahın beşi! Neye sevinirler bilmem ki Yeni bir günde daha? Ne beklerler birbirinin aynı Bir günden daha... Ne konuşurlar acaba? Sabahın kör karanlığında! Kavaktaki balıktan mı bahsederler, Yoksa söğüt dalındaki mandadan mı? Onlar mı acaba Karanlık bir gecenin ilk ışıltıları? Yoksa yine bitecek olan Bir günün son hazanları... Ne desem bilmem ki? ... 28.5.2002 05:00 Pınar Koç |
Gibi Birşey...
Nefes almadan yaşamak gibi bir şey Sana sevdiğimi söyleyememek… Kimi zaman yoldaşın, Kimi zaman kardeşin, Kim zaman asker arkadaşın… Susuz çöllerde yaşamak gibi bir şey Sana sevdiğimi söyleyememek… Acılarınla ağlıyor Sevinçlerinle gülüyorum. Kimi zaman seni, senden çok düşünüyorum Senin mutluluğun için çoğu zaman kendimi yok sayıyorum… kimi zaman dostun, kimi zaman sırdaşın, kimi zaman asker arkadaşınım… kalbimi söküp,dipsiz kuyulara atmak gibi bir şey.! Sana sevdiğimi söyleyememek… Sen bana aşk sevinçlerini anlatırken Seviniyorum! ! ! Sadece senin adına… Sen bana sevdiğinden bahsederken ‘Mutlu’ görünüyorum Sadece sevgin adına… Sonra mı? Sen onunlayken, ben yalnız kalınca mı? Kimi zaman yürekli, Kimi zaman eski, Kimi zaman eski sevgili… Kalbim ağlarken,kendime Senin adına mutlu olabilmek gibi bir şey… Seni sevdiğimi söyleyememek…. 22.10.05 00:34 |
Giderim.........
Giderim…… Şeftali çekirdeklerinin kızıl renginde İzler bırakarak dönülmeyen hayat yollarına Kimsesizliğimin en derinlerine Giderim……… Kimseyi kanatmadan, Kimsenin yüreğini acıtmadan, Sorgusuzca, Merak edilmeden, Ağlatmadan giderim, Bilirim………. Bilirim, Bir sevdanın buruk rengini, Bir acının yüreğimde bıraktığı Sancı dengini, Ve bir damla gözyaşının Tuzlu zevkini Severim……. Ve ben severken bile Yine merak edilmeden Kendi yalnızlığıma Giderim………... 15.02.06 |
Gidişin Ölümmüydü? ? ?
GİDİŞİN ÖLÜMMÜYDÜ? ? ? (Gencecik yaşta dünyayı terk eden dr Rahşan’ın anısına…) Ölümü sen tatmış olamazsın küçüğüm, Doğruyu söyle bana! ! ! Olsa olsa yalan dünyanın, Bir şakasıdır bu sana.. Kara topraklar senin umutlarını besleyemez! Çiçekler açtıramaz yanaklarında biliyorum… Mutlu olamazsın sen gittiğin uzak diyarlarda, Senin hayallerin hep burada, Bu dünyada… Ve sevdiklerinin arasında biliyorum… Binmediğin kara bir tren seni uzaklara götüremez! Sadece hayal kurabilirsin sen ardından! Ve üzerindeki beyazlar kefenin değildir asla! Olsa olsa meleklere benzeyen gelinliğindir üstünde… Biliyorum, Doğruyu söyle bana! Ölüm ve sen, asla…! Olsa olsa yalan dünyanın bir şakasıdır bu sana… Kızdırdık mı seni, Küstün mü bize! Tamam git ama haberini alalım… Affetme istersen sonsuza kadar bizi! Hoşça kal sevgili dostum HOŞÇA KAL… |
Gidiyorum işte...
Gidiyorum işte, Uzak denizlerdeki yosun kokuları gibi İçinize çekin! Gurbetliğin adının namussuza çıktığı günden itibaren, Özlemler kahpe,hasretler ******** Gidiyorum işte... Mutluluğuma gidiyorum işte... Koşarcasına gidiyorum Ne olduğu belirsiz... Sonu belli olmayan Derin uçurumlardaki mutluluğa! Tıpkı buraya geldiğim gibi... Gidiyorum işte... Yağmurun minik damlaları gibi Yüzüme vururken darbeler, Göz yaşlarımla hiçbir zaman karışmayacak, Karışıp denizleri Denizlerdeki balıkları oluşturamayacak artık; Galiba mutluluğa gidiyorum işte... Allahaısmarladık... 29.8.2001 11:40 çarşamba |
Gidiyoruz…
Uzak diyarlarda bir yer var biliyorum, Ve biliyorum ki orada her şey toz pembe… Mutlu olacağım biliyorum, Uçurumlarımı almayacağım yanıma, Ve ölümlerimi, Sadece ben gideceğim Ve Ateşböceğim… 25.02.2002 16:00 |
Gitmek Zorundayım...
GİTMEK ZORUNDAYIM… Hava henüz aydınlanmadı, Ve ben gitmek zorundayım.. Yokluğunun ecel düşlerini de götürüyorum… Peşimde gelir mi Azraillerim bilmiyorum! ! ! Minik bir kıvılcımdı sadece Karlar içinde beliriveren.. Ve hemen sonra kaybolan.. Hava henüz aydınlanmadı Ve ben gitmek zorundayım… Bu kadar hikaye duygusallık yeter! ! ! ! ! ! İçin için ağladığını görüyorum, Kar altındaki çamlarında… Haykırışlarını duyuyorum, Soğuktan donan yıldızlarında… Ve artık hava aydınlanıyor, Ve artık gidiyorum… Yokluğunun ecel düşlerini de götürüyorum… Azrail’im peşimden gelir mi bilmiyorum? Ve bilmiyorum bir daha… …. …. 07.01.2002 01:31 kdh |
Gitmeyen Hayaller...
Bu gün buradasın, Yarın gidiyorsun ardına bakmadan..! Sessizlik ve sensizliğin ertesinde, Boş hayaller,tatlı duygular kaldı gitmeyen… Onlar gitmiyor nedense! ! ! İçimden söküp atamıyorum onları… Yalnız bırakmıyor onlar beni, Senin bırakıp gittiğin gibi… 1992 |
Gizli Bahçe....
Zor muydu bedel ödemek… Veya zorluklardan bir kaçış mıydı Sevgiyi özlemlerde öğrenmek… Acıların üzeri kapatılmaz mıydı Yoksa sulamak mı lazımdı uzak memleketlerdeki Kokulu bahçeler gibi… Ağırlığı taşınmaz mıydı bir çiçek yaprağının, Yükünü kaldıramaz mıydı yürek, özlemle acının... Bir hasret mi bitirirdi hayatın güzelliğini, Bir bekleyiş mi yitirirdi en derin özel’liğini… Kimi zaman vuslatlar beslerdi sevgilerin yüreğini, Kimi zamansa yüreği sızlatırdı vuslatın uzak saatleri… Verilmiş sözler vardır,ağızdan bir kez çıkan, Pervasız engeller vardır umuda zehir katan…. Beklemek güzeldir aslında en istenen sevişleri Bekleyebilmekte güzeldir Sevginin serzenişlerini… Yalnızlık vardır hayat boyu biçare çekilen, Yalnızlığa özel’lik katmak vardır İstemsizce,sormadan Dikenli telli bir yüreğe ekilen… 06.06.06 01:10 |
Göç ediyorum...........
Göç ediyorum artık bu diyarlardan……. Avuçlarımda, Mutlu günlerden kalan papatya yaprakları………. Sakın atmayın onları. Çünkü onlar,son ümitlerimin son çırpınışları…… Hemen toprağın altına koyun beni ne olur. Üzerime uğurböcekleri konsun istemiyorum. Ne bir şeyler getirsinler bana, Nede hayallerimi götürsünler uzaklara……… Uzaklıktan daha yakınlara…. Topraklarımda ateşböcekleri istemiyorum. Söyleyin onlara lütfen, Hiç sevmezdi deyin ateşböceklerini. Ötmesinler başımda. Seslerini duymak istemiyorum, Fısıltılarını da…… Sadece kuru güller olsun istiyorum, Kara topraklarımda….. Bir eylül sabahında, Dalından hoyratça kopartılan Ümitsiz bir ümide baş tututan, Yıllarca dikenlerine rağmen, Yürekte bir cevher gibi saklanan, Kuru güller istiyorum…….. Göç ediyorum artık bu dünyadan, Avuçlarımda, Mutlu günlerden kalan papatya yaprakları, Topraklarımda, Bir eylül sabahında hoyratça kopartılan Kurumuş gül dalları….. Göç ediyorum artık, Allahaısmarladık……. 25.02.06 02:55 |
Göğün Adaleti...
GÖĞÜN ADALETİ…. Gökyüzü bugün, her zamanki gibi değil! ! ! Belki biraz daha içine kapanık, Belki biraz daha hüzünlü… Belki de ağlar birazdan,içinden geldiği gibi… Hıçkırıklara boğulur Göz yaşlarının içinde… Belki bir derdi vardır Umulmaz,çaresiz… Anlatmaz,anlatamaz… İçine kapanıktır o, Bütün hesaplaşmaları,pazarlıkları Kendi içinde yapar! ! ! Kendi içinde cezalandırır suçluları… Yeri gelir affeder, Yeri gelir ipe çeker… Ama bugün gökyüzü, Her zamanki gibi değil… 30.11.2001 18:29 |
Gök Gözlü Dedem! ! !
Özgürlük senin için yazılmış, Beyaz güvercinlerin geniş kanatlarına! Özlemler senin için adanmış, Nazarlık gözlerinin,süslü,pırıltılı göz yaşlarına! Mutluluklar senin için bağışlanmış, Gülen gök gözlerinin derinliklerindeki Kaybolmuş sevdalara! Gök gözlü dedem, Gözlerinden öperim… ? .? .2001 |
Gömün Beni...
Gömün beni, En derin uçurumların en dibine, En derin kuyuların dipsizliklerine; Gömün beni... Kötü kaderimin kötülükleriyle, Çektiğim acıların Dayanılmaz sancılarıyla Gömün beni... Defalarca öldürün,defalarca gömün; Sonsuzluğun,sonu olmayan yolculuğuna çıkayım. Dönüşü olmayan bir bilet kesin bana... Ve gideyim hadi, Hadi gömün beni... Bitmez acılarımın sancılarıyla, Yalvarırım gömün,öldürün beni... Dayanamadığım kaderimle gömün beni... Defalarca öldürün ki İyice öleyim... Önce uçurumlardan atın, Sonra dipsiz sularda boğun beni. Kalbimin yangınları gibi Ateşlerde yakın,sonra Defalarca öldürün ki iyice öleyim. Sonra öldüğümden emin olun... Siz bilmezsiniz neler öldürmedi beni? Ayrılıklar,acılar,sancılar... Defalarca öldürün ki İyice öleyim... Dayanamadığım acılarımla gömün beni! Hadi,hadi, Öldürün,gömün beni... 8.3.2002 03:15 |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 08:02 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.