www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Vahdet Nafiz Aksu (https://www.cakal.net/showthread.php?t=138905)

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:25 PM

*...Oyun ve Oyuncak.
Bir şeyler karışıyor bir birine
Bir şeyler olup bitiyor
Bakıyorum kederle
Kaderin gözlerine
Bir sonsuz siyahlık
Kara delikler gibi
Rüya gibi hayal gibi bir hal
Vakitsiz anlatılan bir masal
Uyuyorum bir rüya görüyorum
Meçhulden maluma götürülmüşüm
Ağlayanlar sızlayanlar …var..
Ölmüşüm

Oyuncaklar..oyuncaklar…
Daha kimler oynayacaklar
Oynuyorum…doymuyorum
Alıyorlar elimden oyuncaklarımı
Ağlıyorum

Çünkü şimdi bir başka
Oyun başlayacakmış
Kırmış oyuncaklarını dünya
Benimle oynayacakmış

Kader kederle bakıyor yüzüme
Bir şeyler anlatıyor bir şeyler söylüyor
Dudaklarının kımıldanışından belli
Rüya gibi hayal gibi bir hal
Duyamıyorum
Uyanıyorum
Ölmüşüm

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:25 PM

*..Bir Kış Gecesinde............
Gel tut ellerimi çok üşüyorum
Hayal kurmak ile gece bitmiyor
İğneli bir fıçı bu döşek sensiz
Yar yorganın üzerimi örtmüyor

Buz kesmede zemherinin ayazı
Sen üşüme alem donmaya razı
Tenine özenmiş giymiş beyazı
Ulu dağlar beyaz renkten geçmiyor

Özlemle, hasretle seni sararda
Korkarım kollarım kalmaz kararda
Eksi kırka varmış hava dışarda
Ateşimi söndürmeye yetmiyor

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:25 PM

*..Bu Gecenin Masalı
...........................O ' na...



Sevgili masal istiyor
Gecenin ruyayla
Buluştuğu noktada

Gerçekle gecenin
Alışverişini
Gerçi anlardı o
Biz anlatmasakta

Gerçekle gecenin
Buluştuğu noktada
Zaman takvimlere
Bir tarih düştü
Ruhuma karanlık
Sırlar üşüştü
“Bu gece ansızın”
Uykuyla gelen
O ne güzel rüya
Ne güzel düştü

Gerçekle gecenin
Buluştuğu noktada
Bir ' semt-i meçhule '
Doğru kanat vururum
Rüyamda omzuna
Konan bir kuş olurum

Karanlık yollarda
Menzile eşsiz giderim
Yıldız görmedim
Gökte Seneler var ki
O karanlığa ben
Güneşsiz giderim

Gerçekle gecenin
Buluştuğu noktada
Belki hakikatti
Belki hayaldi
Saydım Birer birer
Yıldızlar kaydı
Hissetmedi kimse
Bu manzarayı
Dünya semalara
Kervansaraydı

Gökten üç elma düştü
Herkes uykudaydı

Saat sıfır kırk üç

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:25 PM

*..Evet Gönlümde Yoksun*
Girmiş gönül köşkünde
Dolaşmış bu gece yar
Ne beni görmüş orda
Ne de kendisi var

Yangına öyle mi gidilir
Hani başında miğferin
Hani yangın elbiselerin

Gönlümde yoksun evet
Ama unutulmaktan değil

Gönlümdeki yangına
Benden çok sen dayandın
Öyle bir an geldi ki
Gönlümle sen de yandın

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:25 PM

..İki Kişilik Bir Oyun Müşteri ikimizden ibaret
Sahne yarım yamalak ışıklandırılmış
Dekor derme çatma, duvarda kaçak bir gölge
Bir perdesiz yerde yönetmen diyor ki “ perde “

Bir misafir ışık dolaşmada gözlerde
Neşeli bir şarkı söylenecek
Oyunun bir yerinde
Darbukanın kıpırdanışından belli
Ve akordun yumuşaklığından

Güzel mi, güzelliğini zamana
Rehin vermiş biri mi..aktris
saçları darmadağınık
Yüzündeki çetin aşkların yol izlerine
Ellerinin lacivert damarları tanık

Vücudunun yıllanmış sıcaklığından
İliklerimize yol bulan bir sıcaklık var
Yoksa fena halde üşüyeceğim
Pencereler yarım açık
Süklüm püklüm süzülmede
Sevda dumanları

Bir tanıdık müziğin yeniden
Doğmuş nağmeleriyle şenlendik
Aklımızda gamlanmak gibi
Nostaljiler vardı erteledik
Kaç perdelik bir oyundu bilmiyorum
Ne kadar sürdü oyundaki konser
Birileri es dedi biz ses dedik

İhtiyar hüznü …genç umudu…
Vakur gamı bekledik sabırla
Ağlamanıza benzer bir gülüşle güldük
Gülmenize benzer şekilde ağladık
Gece boyu hüzün çaldı biz oynadık

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:27 PM

*..Kışta Veda...
Ayaz ayaz bakıyordu gözlerin
Yüzünde bir zemheri maskesi
Eksikti dudaklarının
Mübarek gülümsemesi

Bir anlık tereddüt
Sonra yarım yamalak selam
Mecburi tokalaşmalar
Hava çok soğuktu
Eldivenlerim yoktu
Çıplak parmaklarımla
Buzlu bir demiri kavrar gibi
Tuttum ellerini
Derim teninde kaldı

Dudakların hala
Yanaklarımda

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:27 PM

*..Senle İlgili
Yıldızlar safa sürüyor kucağında
Karanlık ne aydan korkuyor
Ne ürküyor güneşten
Yüzün titretiyor
Karanlığı sadece
Sen odana çekilince
Geliyor gece

Yıldızlarla göz kırpıştığınız
Her gecenin seherinde
Gündüz diz çöküyor
Saygıyla önünde

İkindi gölgesinde saçının izleri var
Gözlerine umut bağlamış akşam
Göz kapakların kucakladığında
Hasretle yeşilin en güzelini
Yeşili siyaha döndürecek
Akşam, bıraksam

Sanırdım ki Allah’ın izniyle
Geceyi gündüze döndürensin sadece
Lakin dünya döneli beri etrafında
Sözü en çok geçenmişsin mevsimlere
Bahar: gülümseyişi yüzünün
Yazmış soyunup dökülüşün
Sonbahar: çehrene yerleşmesi hüznün
Ve kış gelirmiş güneşe kızdığında

Ne varsa şu misafirhanede
Benle ilgili ey sevgili
Hepsi senden
Senle ilgili

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:34 PM

*..Şiirimde Canlanıyorsun
Bütün sözler adına çıkıyor …
Sensiz bir bahis yok sohbetimde
“sen gelmezsen neler geliyor
hatırıma “ bir bilsen...

Şiirimde gözlerinden söz ediyorum
Kelimelerden bakışların akıyor
Ellerinden bir şeyler yazıyorum
Mısralardan ellerin uzanıyor

Bir dizede diyorum ki mesela
“ dudaklarınla mühürle şu yazıyı “
Dudakların beliriyor titrek titrek
Dokunuyor kağıda gülümseyerek

Sonra sıcaklığından bahsediyorum
Tam bir öykünün çatısını kurarken
Tam da üşümüşlüğüm depreştiğinde
Ta iliklerimde hissediyorum sıcaklığını
Ve gölgeni eşiğimde

Kavuşmalardan dem vuruyorum
Ayrılıklardan şikayetteyim
Elim yazmıyor, kalem duruyor
Acayip bir vaziyetteyim
Kağıt oyuncak bir uçak gibi
Bana doğru uçuyor

Şiirimde kokundan bahsediyorum
Harfler sen kokuyor

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:34 PM

*..Yasak
Ayrılık koymuş
Oluruz araya
Göz yaşı döksek,ağlasak
Gücüne gider hasretin
Ağlamasak

Başını taşa çarpan
Çağlayanız biz
Şırıl şırıl akmamız
Deryaya ayıp
Aşk kadehi boş kalır
Çağlamasak

Verip verdikleri kırk oda
Birisi yasak
Uğrasak hak incinir
Yar küser
Uğramasak

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:34 PM

*..Yol Yorgunluğu
Bir ihtiyar ümit şakaklarımda
Yorgunluğa direnmekte
Asırlardan süzülüp gelen
Efkar çizgileri
Vefalı aynama
Bir taze gelin
Edasıyla
Yürümekte

Ayak sesleri var zamanın
Sokağımızda
Eşkıya belli ki dağımızda
Ve kendi canımız çırpınıyor
Kendi ağımızda

Felek çok içten gülüyor
Fanilik vuruyor kapıyı
İşte görünüyor kıyı
Durak geliyor

Ağlamalar sessizleştikçe
Fi tarihinde ömrün
Ve karanlıkları
Tenhalıkların
Korkuttuğu gecede
Göz yaşları
İbadet serhoşu olur
(Gözlerini uykunun
kaptığı anda)
Binlerce yıldız
Kara bir delikte
Kendini bulur

Bir kervan
Kapımızda durur
Alır yolcusunu
Hep aynı biter
Binlerce değişik
Öykünün sonu

Bir çakıl taşı
Fırlatılır deryaya
Düzensiz,bıkkın
Ölgün …halkalar
Titreyen sularda
Kaybolur
Kaybolur
Kaybolur


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:46 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.