![]() |
Mektuplar-3 27/11/2005
Resmine bakıyorum. Saat 14:10 bende. Sende 13:10. Varlığın ile yokluğun arasındaki zamandayım. Ömrümüzün bu saatleri arasındaki fark... Saat 17:36 şimdi. Bilmem kaç ayrılık yaşadım seninle. Kaç resim aradım sana benzeyen. Bu bir suç. Bu bir gaflettir tekliğinine dair! Başkası bende sana benzememeli. Şimdi o basiretsiz teşbihin yangınındayım. Ruhumda affedilmez cesetlerim var. Bu kadar çabuk çarmıha gerilir miydi masumiyetimiz. Yedinci günümüzde. Yedi kat gökten aşağıya düşmüşçesineyim. Ve yedi kat batmaktayım yere... Saatler yokluğunu arttırıyor. Kim’liğimizin gizilinde dolaşıyor bildiklerimiz. Gerçekliğimiz kanıyor. Kim’sizliğimiz düşüveriyor içimin ortasına. Başka bir yangında buluyorum kendimi. Kaç yangın söndürebilecekse varlığın, o kadar çetindir hasretin. Ne kadar gülsem sana, o kadar ağlayış biriktiriyorum Mavi Kadın. Masumiyetin hiçbir değeri yok aşkta. Ayrılık galiptir bütün sevişmelerde. Usumuz parçalıyor bizi, haberimiz yok. “Yeter! ” desek de yetmiyor hiçbir sabrımız. Bugün de sensizlik geçti içimdeki tüm sokaklardan. Bugün de yaşadığın kentin bütün hüzünleri içime birikti. Bugün de karaydı gök Mavi Kadın. Masum Elmas Gül |
Mektuplar-30 (M.S.) 30/12/2005
Yaşlanmaya gidelim. Hadi gel. Çocukluklar yetiştirelim çocukluğumuza. Safi yerlerimiz sevinsin. Hadi gel. Kalışlar ekleyelim gelişlerine. Uzunca zamanlarda duralım artık. Safi yeller essin doğumladıklarımıza. Yaşlanmaya gidelim. Ölü doğurulmuş gençliğimiz. Tamımız fazla görülmüş birbirimize. Başladığımız yerden başlayalım. Kurusundan ömrümüzün. Hadi gel. Yaşlanmaya götürelim yaşsız yerlerimizi. Kalan dünyamız. Saysak kısa sürer, biliyorsun. Hesaplasak, zaman almaz. Yaşasak çağlar geçer ikimizi. Oysa. Yaslasak iki ömrü birbirine, düşmesi zaman alır, biliyorsun. Düşmesi asırlık savaş. Biliyoruz. Yaşlanmaya götürelim safi yerlerimizi. Şom sesler tıkansın boğazlarına. Kara kelimelerin yeri olmaz bu cennette. Yaşlanmaya niyetlemişken yolumuzu. Sersem sezgilerin yeri yok inanlarımızda. Götürmeli bizi beyaz hisler. Karanın izinde niyetimiz yok. Hadi gel. Kır boynunu bu gurbetin. Yaşlanmaya götürelim vuslatlarımızı. Bir dokunuşluk olsun en çok hasretin. Teninde ıslanmaya gidelim. Sesini sür dilime. Bakışlarından dök gözlerime. Yaşlanmaya gidelim. Dizlerini yükle dizlerime. Hadi koş gel. Yaşlanmaya gidelim. Masum Elmas Gül |
Mektuplar-301 01/06/2
Zaman hızla düşüyor ömrümüzden her yıl bir yıl her ay bir ay her gün her saat her aşk Masum Elmas Gül |
Mektuplar-302 02/06/2
Dê êdî rûyê te şerm neke ji bo ken ezê bibim zilamek mezin û bikevim rêya nanê mala te ezê azad bibim ji bo zikê te kezeba te dê reş nebe Bi nanek tenûr an dewek bi meşk meşek bi te dê bibe gul ku derew be jî ev tu yeqîn bike dê bibe dê bibe Masum Elmas Gül |
Mektuplar-300 31/05/2
Kaç ülke kaç şehir kaç sokak var aramızda kaç ev kaç adım milyarlarca insan Ve sen her seferinde hepsini bir bir atlatıp ulaşıyorsun kapıma şimdi söyle ne demeli bu aşka Masum Elmas Gül |
Mektuplar-303 03/06/2
Bi bazdanek sor im niha Min dixwest em bi hev re biketina zikê diya min yan ya te Bila mirin ev be bêdawîtî evîn bila jiyan ev be Mirin bi te jiyan bê te ne be Masum Elmas Gül |
Mektuplar-304 04/06/2
Bilmediğimiz bir dilde zaman ve bizi bilmeyen Ranzamızda derin bir uykusuzluk yüzün sırtını dönmüş gizlice susmaktasın anlamaya çalışmaktayım kelimelerle çizmekte ve usmaktayım Masum Elmas Gül |
Mektuplar-305 05/06/2
Başka hikayelere ait ülkeler ayrı lisanların insanları aramızdaki sınırlar başka dünyalara ait bizim öykümüzde bize ait bizden hiçbirinde olmayacak başka bir ülke lisan sınır başka olmayacak hiçbir Masum Elmas Gül |
Mektuplar-306 06/06/2
Ciğer damlatan hasretin su sızmaz yol geçirmez dağ oğlu dağ ne yıkılır ne yıkılmaz ki nefes alayım Bir garip kıl üstünde iki yanım cehennem ah şu hasretin sırtımda koşarım koşarım sana ne yol biter ne ben biterim Ve sen hep o yolun sonunda ne ben varırım ne de sen gelirsin Masum Elmas Gül |
Mektuplar-307 07/06/2
Birbirimize düştük damlaya damlaya iki çok uzaktan birbirine binlerce yıl aşkına aşk ve sadakat mahşer aşkına düşüyoruz durmadan ve Sağanakta sıra şimdi ömrü bizden uzun kadar çoktan uzak yıllara sağanak düşüyoruz şimdi düştüklerimizi toplayıncaya mavi göğe yeni yükselinceye dek sağanak üşüyoruz aşk ve sadakat mahsen aşkına Masum Elmas Gül |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 09:09 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.