www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Vedat Akdeniz (https://www.cakal.net/showthread.php?t=133717)

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:01 AM

Gidiş
GİDERKEN (2)

Şafak sökmeden gitmeliyim
Hiç kimseler duymadan
Sessiz sedasız olmalı
Bu kent uyanmadan gitmeliyim
Sensizlik burada kalmalı
Karanlık ******* burada
Hiç görülmemiş uzak diyarlara gitmeliyim
Yağmurlar bu kente yağmalı
Rüzgarlar bu kentin olmalı
Giderken olduğun şehre uğramalıyım
Haberin olmadan
Son busemi yanağına kondurmalıyım
Tüm sevgiler senin olmalı
Sevdalar sadece sende yaşanmalı
Bir duble rakıya gömmeliyim acını
Bir an bile olsa seni unutturmalı
Senin beni unuttuğun gibi olmasa da.
Doğan güneş sana beni hatırlatmalı
Ve bütün ışıklar senin olmalı
Güneş yalnız seni aydınlatmalı
Ve seni aydınlatan o güneş sevdam olmalı...

18.10.2002

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:01 AM

Gonca Gülüm
GONCA GÜLÜM

Gonca gülüm açma şimdi
Mevsim bahar değil ki
Fırtınalar alır seni benden
Daha ellerinden tutamadım ki
Gonca gülüm açma ne olur
Koparır seni yaban eller
Doymadan daha sana
Soldurur seni hain mevsimler
Gonca gülüm bir tek bana aç gözlerini
Doya doya ben koklayayım seni
Mevsimlerin ne önemi var ki
Ben seni bir ömür soldurmam ki!
09.08.2006

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:01 AM

Gözlerin
GÖZLERİN

Gözlerin, ateşin bir parçasıydı
Karanlık *******de bir yıldız
Gözlerin, cehennemin öbür adıydı
Varlığında yakıp kavuran
Yokluğunda çıldırtan gözlerin.
Gözlerin, aşkın ta kendisiydi
Ben sevdayı gözlerinde gördüm
Her ne kadar avuçlarımın arasında kaybolsa da
Ellerimi sıkı sıkı tutan gözlerin.
Gözlerin bazen bir deli çocuk
Bazense en ağır başlı bir bilgeydi
Gözlerin bazen bir damla su birikintisi
Kağıttan gemilerimi yüzdürdüğüm
Bazense uçsuz bucaksız bir okyanus
İçinde keşiflere daldığım
Gözlerin bazen çıkmaz sokağım
Bazense tüm yollarımın sonu…
Gözlerin dünyanın sekizinci harikasıydı
Bazen inadına mavi
Bazen tutkusuna kara
Bazense tüm çocukluğuyla kahverengi.
Gözlerindi insanları yaşatan sanki
Can veren şairin ellerine
Şiirler yazdıran delicesine
Gözlerindi beni derde düşüren
Arıyorum şimdi nerde gözlerin…

09.01.2003

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:01 AM

GÜLÜŞLERİN

O kadar güzel gülüyorsun ki!
Darağaçlarında iplerden döndürüyorsun beni
Biraz daha bağlıyorsun yaşama
Kış ortasında cemre düşer gibi
Düşüyorsun yüreğimin iklimine.
Nasılda sakınıyorum seni bir bilsen
Kardeleni fırtınadan sakınır gibi.

Sen taşırken gülüşlerini yüzünde,
Ağlayan bir çocuk görmeye dursun seni
Gözyaşları donup kalır kirpiklerinin ucunda,
Neşenin sesi alır feryadın yerini,
Bir uçurtma sevincidir gülüşlerin
Artık, o ağlayan çocuğun içinde.

O kadar güzel gülüyorsun ki!
Mutluluk saçıyorsun her yere,
Şu ağaçlar bir başka dans ediyor rüzgârlarla,
Kuşlar bir başka güzel söylüyor şarkılarını,
İnsanın seninle ıslanası geliyor şu deli yağmurda,
Bak! seller bile daha uysal koşuyor denizlere,
İşte asırlardır şairlerin aradığı ilham bu,
diyorsun
Abidin'in bile çizemediği mutluluğun resmi bu!
Dahası insanın tanrıya bile inanası geliyor
O gülüşlerini, o gülmelerini görünce!

Sen o kadar güzel gülerken
Birileri yasaklıyor sanki gülüşlerini!
Bense avucumda taşıyorum seni
Ve bu kentte gördüğüm her duvara
Gözlerimle çiziyorum gülüşlerinin resmini
Her insan bakışlarında taşıyor bayrak gibi
gülüşlerini
Her yaşam kendinde taşıyor aslında seni
Çünkü gülüşlerinki sevginin
Çünkü gülüşlerinki mutluluğun
Çünkü gülüşlerinki yaşamın
En saf ifadesidir, hatta ta kendisidir!
Bir insan anca bu kadar güzel gülebilir!
22.06.2005

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:01 AM

Günahkar
GÜNAHKÂR

Sen yasak bir meyve
Tanrıların bahçesinde
Bense o meyveyi çalan günahkâr
Asırlardır tanrılara kafa tutan


Haram sayıldı güzelliklerin hepsi
Cennette vaat edildi bütün rezillikler
Seni sevdim diye günahkâr oldum
Ve bana cehennemin sahibi dediler

08.08.2004

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:02 AM

Güzellik Tanrıçası
GÜZELLİK TANRIÇASI

Bildiğim bütün güzellikler senden geliyor
Denizlere biraz senden sürüyorum
Öyle mavileşiyor
Dağların zirvesine seni koyuyorum
Öyle sonsuzlaşıyor
Suya biraz senden katıyorum
Öyle saflaşıyor
Yani senin anlayacağın
Her şey senle güzelleşiyor…
Bütün güzellikleri sen yaratırsın elbet
Bense güzellikleri severim doğal olarak
Ama ben sana aşık olmasam
Senin güzelliğinin ne anlamı olur
Ben sana şiirler yazmasam çıldırırcasına
Kim fark eder senin güzelliğini
İşte kurulma öyle Güzellik Tanrıçasıyım diye
Ben Aşk Tanrısı olmasam
Kim yaratır sevdaları
Ve kim tapar O Tanrıçaya…

04.06.2004

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

Güzelsin İşte Bugün

GÜZELSİN İŞTE BUGÜN

İşte bir başka güzelsin bugün
Yaprakta asılı kalan bir yağmur damlası gibi
Sulusepken altında kaçışan telaşlar
Ya da sırılsıklam gezen
Deli sevdalar gibi
Bir gülüşün dünyaya bedeldi ya
İliklerime kadar geçen ıslaklığı kuruturdu ya
Umutları sende filizlendirirdi ya
İşte öyle güzelsin bugün
Bir gülsen,
Belki senin için sıradandır
Ama öyle değil işte
Güldüğün vakit
Dolular dururdu delicesine yağarken
Seller çekilirdi yuvalarına
Kara bulutlar tek tek terk ederken gökyüzünü
Bir güneş açardı
Dünyamın üzerine
Güneş gibi, ışık gibi
Güzelsin işte bugün
Deniz gibi, toprak gibi
Ekmek gibi, su gibi
Güzelsin işte bugün…

26.12.2003


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

‘HA’ DESEM

‘Ha’ desem koparıverecekti dizginlerini
şaha kalkmış bu sevdam
çıkacaktı asırlık kılıçlar kınından
ve sivriltecekti kalemleri
gideceklerdi birlikte zulmün üstüne
‘ha’ desem yıkacaktı bentleri
yatağına sığmayan sevda selleri
bir tufan olup kopacaktı gözlerimden
şehirler sevgiler altında kalacaktı
ve tüm denizler ayağına serilecekti
‘ha’ desem kıracaktı zincirlerini
idamlık sevgiler, müebbet sevdalar
bozkırlarda çiçekler açacaktı karşılıksız aşklar
yıkacaktı aşılmaz sıra dağları
bir bir kaybolacaktı gökteki yıldızlar
çünkü gecenin üstünde bir şafak sökecekti
ve ağarırken tan yeri
yüreğimde bir sevda belirecekti.
‘ha’ desem sevdam sende çoğalacaktı
düşlerin içinden bir şair doğacaktı
bir tutsaydın elimden tutuşacaktı
yalnız ben değil sen de yanacaktın
ah bir ‘ha’ diyebilseydim

15.08.2003


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HABERCİ

Ah yine keder düştü payımıza
Bir çocuğun elinden tutup
Kanat çırpmak varken gökyüzünde
Gözyaşlarıyla düştük toprağa
Ezildik ayaklar altında
Direnirken gencecik ömürlerle rüzgarlara
Savrulduk güz yapraklarıyla
Karıştık toza dumana
Bir sabah vakti
Perdeden sızan ışık olmak isterken
Gün batımızdaki
Akşam kızıllığının gölgesi olduk
Umutlar getirmek isterken çocuklara
Karanlık *******in habercisi olduk

03.11.2002
01.40

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HANGİ

Faili meçhul bir sevdanın son kalıntılarıyım ben
Hiç kimseler duymadı bu kıvılcımların çığlığını
Tek görgü tanığımdın sevdamın
Ama sen görmezlikten geldin bu çağ yangınını
Şimdi ben nasıl dindiririm bu acıyı
Hangi yaylalardan su serpeyim bu aleve
Hangi dağdan savurayım küllerimi
Ve yerinden söküp nereye göndereyim
Sana sızlayan yüreğimi
Nasıl beklerim sensiz bir sabahı
Neyleyim sensiz doğan bir güneşi
Hangi dipsiz kuyularda boğayım bu ateşi
Hangi rüzgarlarla göndereyim sana son sözümü...

23.08.2001
Yeni su


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HASTA

Bu kalp ağrısı öldürecek beni
Üstelik hasretinle artırıyor etkisini
Bunlar yetmezmiş gibi
Bir de mide sancısı kıvrandırır beni
Ah! Bir sorsan halimi
Bu ağrılar, bir de yokluğun
Bir gün öldürecek beni

15.07.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HAYLAZ GÖNLÜM

Sen bir başka sahilin
Söz dinlemez dalgası
Çarpar durur yüreğin
Yabancı kıyılara
Bense bu limanın
Köhnemiş sandalı
İçinde sarhoş duyguların
Şiirler mırıldanarak sabahladığı
Nerden vuruldum sana bilmem
Sevmeyeceğini bile bile
Rüzgarına kapılıp sürüklendim
Peşin sıra uzak denizlere
Sözlerinin fırtınasında
Alabora oldu umutlarım
Sürükledin oradan oraya
Sonunda attın okyanuslar ortasında
Hiç kimsenin bilmediği bir çöle,
Yağmurlara hasret
Kıraç topraklara döndü haylaz gönlüm
Susuzluğu yaşattın asırlardır
Denizler ortasında
Sense kim bilir
Hangi körfezin limanında beklersin
Ellerinden tutacak olan sandalı



Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HAYYAM’A RUBAİLER

Cennet sizin olsun, dünya benim
Sevap sizin olsun, günahlar benim
Al tanrını da git başımdan be mümin
Sizin şeytan dediğiniz işte benim.
05.07.2007
Yenisu / Silifke


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:03 AM

HİÇBİR ŞEY

Bazen her şeydin, bazen hiçbir şeydim
Ne sevgi, ne dostluk ne de aşk
Yarattığımızın ismi yoktu belki,
Adı konmamıştı daha tarihte
Bir ucunda sen vardın işte,
her şeydin
Öbür ucunda ise ben,
hiçbir şeydim!
Var olmalar ve yok olmalar arasında
Akıp giderken ömür
Ben güzdüm, yok oldum
Sen bahardın, var oldun
İşte sen hiç kimsenin her şeyi iken
Ben herkesin hiçbir şeyi idim
Sen herkestin
Ben hiç kimseydim!
13.11.2005


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

Hiçim

HİÇİM

Yaşım kaç bilmiyorum
Kaç çağ devirdim
Şimdi hangi yüzyıldayım
Birçok nesne var tanımadığım
Adını bilmediğim ne çok insan
Bir şey söylüyorlar
Ne söylediklerini anlamıyorum
Ben bir başka dilde yaşıyorum
Anlamsızım şimdi her cümlede
İşaretleri de tüketmiş insanlar
Boş gözlerle bakılanım, tuhafım
Tüm yolları elinden alınmış
Ezeli bir yolcunun izleriyim
Çizilen tabloda kayıbım
Ressamın da anlam veremediği
Şekilsiz bir imgeyim
Benzetme kullanılmaksızın benzeyenim
Benzetilenin vakitsiz eceliyim
Çok bilinmeyenli denklimin
Tek bilinmeyeniyim
Sonu, sonsuzluk olan bir işlemim.
Dahası satılanım, yurdunu satanım
Kavga meydanlarından kaçanım
Bir döneğin yoldaşlarına ihanetiyim
Korkağım, korkulanım sanki.
Sensiz ben koskocaman bir hiçim
Bilmiyorum kimim, neyim…
Mart 2007

Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

Hüzün

HÜZÜN

Yalnızlığımı içtiğim demli çayıma
Esmerliğin yoldaş olur
Geceleyin el yordamıyla bulunan kağıtlara
Saçının rengiyle yazarım sensizliğimi
Sonra elim titrer, çayım dökülür
Kağıttaki şiir ölümün ıslaklığıyla
Yüzündeki hüzün sayfasına gömülür

24.02.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İbadet

İBADET

Şafaklar sökmekte gözlerimin ağında
Kaçıncı doğuşundasın sen güneşin
Su katılmamış bir hasret bindi omuzlarıma
İbadete döndü bende seni bekleyişim

30.08.2003
Yeni su


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İçiyorum

İÇİYORUM

Yine sensiz içiyoruz bu akşam
Sana içiyorum güzelim
Yokluğuna, vefasızlığına, hasretine içiyorum
Ay var bu akşam
Ay dolunay
Ay düşmüş Akdeniz’e
AKDENİZ düşmüş sevdana
Yakamoz var bu akşam
Kadehlerde sen, ay da sen
Gecede sen varsın bu akşam
Ayda yüzün, gecede tenin
Kadehlerde acın var bu akşam
Yalnız değilim inan
Can dostum barışım var
O da benim gibi dertli
Acılar içinde
Zaten şu Mersin’in
En yalnızı, en dertlisi
Biz, ikimiziz.
Unutma ay gün doğunca gidecek
Gece sabah olunca bitecek
Kadehler içtikçe tükenecek
Ama Akdeniz’de sevda sönmeyecek

19.07.2003


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İhale

İHALE

Boş hayallere dalma yüreğim
Sende kalır bu sevdanın ihalesi yine
Dürüstçe oynamayı denersinde
Aldanırsın bu oyunun her hilesine
Sonra acılar doldurursun yine heybene
Acılar taşırsın yarınlara yine
Gözlerinde süzülen sözcükleri
Tek tek toplarsın avuç içlerinde
Adına yazdığın her şiirden
Bir mısra bağlarsın saçlarına sevgilinin
Sonra “seni seviyorum” diye bitirirsin
Kurduğun her cümleyi
Ama yenilmişsindir artık savaş meydanlarında
İşte her cümlen düşmandır şimdi sana

03.05.2004


Vedat Akdeni

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İlk / Usta

“İLK”/ USTA

Ver usta ver
Demli bir çay ver
Tavşan kanı olsun
Birde samsun ver ordan
Uzunundan olsun
Yak da ver usta
Bilirsin ben yakmayı beceremem
İlk cigaram olsun bu
İlk aşkım gibi
İlk sevişmem
İlk terk edilişim
İlk yalnızlığım gibi
Usta be öksürtüyor bu meymenet
Biliyorum pekte ağır yanıyor
Benim yandığım gibi demi
Oysa ne ilk dayak yediğimde
Mahallenin çocuklarından
Ne ilk sürgün yediğimde
Ne de ilk vurulduğumda sırtımdan
Böylesine yanmıştım ben
Usta be zehir sanki bu duman
Boğdu beni vurgun yemişçesine
Ne ilk içtiğim rakı böyle acıydı
Ne ilk deniz suyu yutuşum
Ne de ilk içtiğim şekersiz çay
Usta neden susuyorsun bir şeyler söylesene
Zaten her şeyin bir ilki yok mudur
Aslında bu ilk cigaranında
Diğerlerinden farkı yok usta
Çünkü yüreğimde tatlı bir sevda acısı var
O yüzden her şeyin böylesine tadı yok

16.01.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İmkansız

İMKANSIZ

Öyle uzak ki kurduğum kentler
Belki canlanır dönüşünde ölü düşler
Kayboldu bu kentte hayaller
İşte öyle imkansız yaşadığım sevgiler...


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:04 AM

İMKANSIZ SEVDALAR

vakit gece yarısı
oda karanlık
ben daha karanlık
o da benden de karanlık...
uzak dağların ardında
bir amansız gül açtı
sevgimi verdim ona
yüreğimi verdim
yetmedi benliğimi verdim
hiç biri ama hiç biri geri gelmedi...
bir uzun yola çıktım
sonu belli olmayan
ne bir ışık var ne bir umut
karanlığın ortasında bir kara bulut
ne yoğunlaşır yağmur olurum
ne de rüzgarlarda dağılır yok olurum...
dedim ya vakit gece yarısı
oda karanlık
ben daha karanlık
o ise güneş olmuş
doğmuş gözlerimin ülkesine
ve sevgim
ve yüreğim
ve benliğim
çiçek açmış
o uzaklardaki gülün dalında...
vakit şafak
gün doğmuş bu kente
yokluğun ise duruyor yine
odanın bir köşesinde
bende ise hala hüküm sürer
bu gözü kör olası karanlık
ve ben avuçlarıma düşen damlalarla
sararım kanayan yaraları
ah bilirim bu imkansız sevdaları
bilirim de tutulurum
bile bile tutuştururum bu yangınları.....

08.04.2001


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İNADINA

Acıların kalesinde büyüdüm ben
Vuruldukça yürekler ateşler yaktım
Kundakladılar sevdanın ocağını da
Dimdik ayakta durdum zulmün ortasında
Cesaretin kalesi düşerse eğer bir gün
Bugünün umutları değil, acıları kalırsa bizden sonraya
Ve ben sende saklı kalırsam eğer
Durma hiç, korkaklığınla yürü aydınlığa
Karanlıkların bende kalsın, acıların bende
Gül yeter ki yarınlar için sevda güneşine
Ulusumsun sen benim, bağımsızlığımsın
Kalbimden beynime giden akyuvarlardasın
Demir parmaklıklar arasında, zindanlarda olsam da ben
Tel örgüler koysalar da aramıza
Dikenli telleri batsa da sıktıkça yumruğumu
İnadına afişlerle donatırım kanlı duvarları
Sloganlar atarak uyanırım hep şafak zamanı
Yeni doğan çocuk gibi yepyeni bin umutla
Bin yıllık bir çınar gibi yeni bir kavgayla...

02.05.2001


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İNANIR MISIN

Sensiz iki yıl geçti aradan
Ve ben hala matemdeyim
Gecenin bir yarısı uykuya hasret
Senin için hüzünleniyorum desem inanır mısın?
Esmer teninin rengi girer
Karanlıkta gece yarısı kanıma
Şafak sökmez bir türlü
Tan yeri ağarmaz hasret dağımda
Ve sonra bakışların hançer gibi yüreğime saplandığında
Sözlerin çığ düşer gibi düşer aklıma
Bir damla gözyaşı akar yavaş yavaş
Tutmak isterim de tutamam
Ellerini tutamadığım gibi inanır mısın? ! !

Ekim 2001
Diyarbakır


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İNAT ETTİK

yağmurları unuttuk özlem mevsiminde
yüreğimize serpecek bir damla su bulamadık
kıvılcımlar yangına döndü, dumanında bunaldık
yeşille mavinin birleştiği yerde sevgiye doya doya
bir nefes alamadık
sevgimizi ektik kıraç topraklara
tohumundan hasretler filizlendi bugünden yarınlara
çatlayan bir dudak gibi umutlarımız kanadı
bir avuç tuz bulamadık kanayan yaralara
şimdi bir ağaç gibi tutsağız yeşile
ve bir serçe gibi özgürüz mavide
inat ettik kazanmak için kavgada ve sevgide
hazan olsa da mevsimiz, baharı bekleriz biz yine de

22.05.2001
Yeni su


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İNSAN VE HAYAT

Bazen olmadık anlarda efkârlanmalı insan
Düşünmeli bir sevdalıyı şiir tadında
Saklanmayan gözyaşı ile türküler söylenmeli
Bahçedeki gülleri utandırabilmeli kendinden
Ve ağlatabilmeli bir öyküyle yemlenen güvercinleri

Bazen hayatla vuruşmalı insan
Yenik savaşlarda önder olabilmeli
Yapabildiği tek uçurtmayı verebilmeli
yitik bir rüzgâra
Tanımadığı bir yolcuyla azığını paylaşabilmeli
Ve terk edilince prangalandığı aşkı tarafından
Duvarları yumruklamak yerine
Kaybetmeyi de öğrenmeli insan

Bazen kendisiyle konuşmalı insan
Bağırmalı, çağırmalı dertleşmeli yani
Sonra tarafsız davranıp kötü huylarını da
kabul edebilmeli
Bir bütün olabilmeli kişi her yönüyle
Keşfedebilmeli hayatın tüm güzelliklerini
Yedisinde de yetmişinde de güzele güzel demeli

Bazen hayata karışmalı insan
Yaşına aldırmadan bir çocukla oynayabilmeli
Bir teyzeyle sohbet edip ortak olmalı gözyaşına
Dahası bir cerenle suya inip vurulabilmeli
Sonra her sabah güneşle doğmalı yeryüzüne
Gülümsemeli sevdaya, umuda, acıya
Canlılara, yaşama gülümseyebilmeli insan….

15.09.2007


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İNTİHARIMSIN SEN

Şimdi yüreğine komşu bir şehrin
Hasretine boğulmuş bir odasındayım
Saat gecenin iki buçuğu
Şehirde yine her zamanki ölü sessizliği
Sen uykularının ortasında
Ben savaşların yarısındayım
Bir an şarap rengine bezenir duygular
Her yer kıpkırmızı sevda olur
Ateş gibi kızıl hasretler yakarken bağrımı
Sende tozpembe hayaller
Yemyeşil umutlar filizlenir
Her yer deniz, her yer gökyüzüdür
Senin uçsuz bucaksız gözlerinde
Bilmem kim bakacak sabah uyanınca
O masmavi manzaraya,
Ya da kim uyutacak
Savaşlar ortasındaki kan kızılı hasretleri!
Ağzımda ucuz şarap tadı
Avucumda biriken özlemler varken
Beynimde intiharlar sıraya girer bir bir
Mozart gibi yolun yarısında ölmek de var.
Sevdalarım tutar beni yersiz
Yok olmalar çağırır derinden
Martin Eden intihar etmemiş miydi zaten
O bencil sevdaların zirvesindeyken,
Ya sen, uyuyan güzel ya sen
Ben yokluğunun cehenneminde çıldırırken
İntiharım değilsin de nesin sen!
Bak nehirler akar yatağında yine denize doğru
Heyecanını kimseler görmez bu vakitte
Gemiler geçerken uzaktan
Kıyıya vuran dalgalar anlar bu hali
Dağlara ayağı takılıp da düşerken denizlere
Ben görürüm yıldızların sarhoşluğunu bu vakitte.
Bu vakitte her ölü şiir senin içindir kalemimden düşen
Bütün intiharların nedeni sensin yeryüzünde
Bu sebeple ölü doğar sevmelerim her seferinde…
12.05.2006


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İŞGAL

Ya seninle
Ya da sensiz
Yaşanacak
Bir sevda bende
Yüreğimi
İşgal etmiş
Silah çatmalar
Faydasız
Gerilla mücadelesine girsem de
Kuşatılmış etrafım
Bir amansız pusudayım
Kurtuluşum yok artık
Belli ki düşeceğim sevdana
Teslim oldum sana
İdamım olsan da
Teslim oldu yurdum
Yurdum işgal altında
Yurdum sevdan altında

30.12.2003


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:05 AM

İŞKENCE

Bildiri dağıtır gibi
Dağıttım tüm sevgilerimi
Giden gelmedi
Sevilen bilmedi
Ve sonra
Yaşadım bir işkence gibi
Yapayalnız *******imi

08.11.2004



Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

İZMARİT

son kez dumanını içime çekip
ayaklarının altında ezdiğin
içtiğin sigaranın izmariti değil
sana dair tutuşan hayallerimdi
işte o an sevda yüklü umutlarım
gülüşünde yüzdürdüğüm geminde battı

14.04.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KAÇAK

Kaçak aşklar yaşarız
Kaçak umutlar besleyerek
Şekersiz içeriz çayımızı da
Hasretin gölgesinde demlenerek
Yudum yudum içimize çekeriz
Uçurumlarda büyüttüğümüz hayalleri
Ele vermeyiz asla yine de
Damarlarımıza kadar işlemiş
Kaçak sevdaları

08.05.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KAÇINCI

Bilmem kaçıncı gece
Böylesine acı çektiğim
Kendi yaktığım ateşleri
Yine kendi ellerimle
Söndürmeye çalıştığım
Kaçıncı yangın bu…

19.03.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KAÇIŞ


Rüzgârın kovaladığı kenger dikenleri gibi
Kaçsam da şimdi sensiz tüm sevmelerden
Pusat Dağı’nın hiçbir koyağı barındırmaz beni
Tutar verir elleriyle bu cellât poyraza
Bir türlü vazgeçemediğim yersiz sevmelerimi
28.03.2005


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KALEMSİZ ŞAİR


Kalemi elinden alınmış bir şair
Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibidir
Ağlamak ister ama ağlayamaz
Çünkü şair kalemiyle güler, kalemiyle ağlar.
Kalemi elinden alınmış bir şair
Silahı elinden alınmış bir silahşor gibidir
Savunmak istese de doğruları, savunamaz
Çünkü silahı kalemidir şairin
Ancak kalemiyle yürüyebilir karanlığın üstüne.
Kalemi elinden alınmış bir şair
Gülşah’ı elinden alınmış bir Varka’dır
Vurur kendini dağlara, çöllere, yaşayamaz
Nasıl yaşayamazsa Ferhat Şirinsiz.
Kalemi elinden alınmış bir şair
Şarabı elinden alınmış bir tiryaki gibidir
Bağlanmıştır sımsıkı kalemine
Onsuz ne yapacağını bilemez…
09.11.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KAR

Kar yağıyor denize, deniz kar tutuyor
Gözlerim donuyor, buz tutuyor görmelerim
Gözlerini soruyorum tanımadığım insanlara
Afallıyorlar, garip garip bakıyorlar suratıma
Gözlerin nerde ey yar, görmüyor mu beni
Bak buza kesti her yanım.
Kar yağıyor kıyılara, yollar kar tutuyor
Yürüyüp giden ayaklarını kaldırımlara soruyorum
Tanımıyor kaldırımlar izlerini, şaşıyorum
Dönmelerin nerde kaldı ey yar
Hasretlere batmış bak kavuşmalarım
Bin asırdır yapayalnız seni bekliyorum
Bin asırdır beyaza bürünmüş bir kentte
Bembeyaz bir özlemle seni seviyorum.
23.12.205
Ereğli/Zonguldak


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:06 AM

KARADENİZ’İN AKŞAMLARI

Bir gün daha biterken devrile devrile
Bu rüzgâr çıldırmış galiba
Nefret eder gibi karanlıktan
Vuruyor kendini daldan budağa
Düşen yapraklar toprağı kucaklıyor
Toprağımsa seni söylüyor inadına
Bense onu dinleyip hasretini yazıyorum
Karadeniz’in hırçın dalgalarına.
Ereğli Limanı’na gelen gemiler
Seni alıp bana getirmiyor
İşte bu nedenle yazdığım tüm cümleler
Karadeniz’in kara akşamlarında yanıyor.
Bu rüzgâr giden güneşe küsüyor
Güneş ona aldırmıyor bile
Arkasına bakmadan sana koşuyor
Bu rüzgârsa bana kalıyor
İçim cehennem gibi yanıyor işte
Yanıyor da rüzgârla
Bir yandan toprağımı kucaklayan
Yapraklar savruluyor
Öbür yandan saçlarım dağılıyor
Uçuşan yapraklar arasında.
Gözlerimdeki nemler donuyor
Adını anarken ellerinin boşluğunda
Gözlerim her batan günün kıyısında
Nemli bakışlarla seni arıyor hala
Dilimde ağza alınmaz küfürlerle
Söverken Karadeniz’in sensiz akşamlarına.

25.10.2005


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:07 AM

KARDELEN

Şimdi gözlerinle bana karlar yağdır
Ki açsın şu kardelen sevgim ellerinde
Hercai olma sende hadi tut ellerimden
Utansın hercai sattığı sevgisinden
İstersen ben sana ellerimle baharlar getireyim
Boş yere beklemesin kışı kardelen
Bir yayla çiçeği olup açsın bu defa
Koyaklar bembeyaz olsun çiçekten
Yüreğinse dolup taşsın sevgimden
Sonunda mutlu olsun kardelen

01.07.2004


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:07 AM

KARŞILAŞMA

Sevgisiz zamanların kesiştiği bir yerde
Karşılaştık senle ben
Bir şahin gibi baktın gözlerime
Pençelerinle kopardın yüreğimi dalından
Sonra çığlıksız kanat açtın gökyüzüne
Sancılı bir ırmak gibi sessiz sedasız gittin
Dökülen onca yaprakların ardından
Bozulan onca kuşun yuvasından sonra
Tüm yangınlar küle dönmüşken
Unutmaya alışmışken biraz
Bu şehirde yokluğuna lanet okurken
Şimdi ummadık bir anda
Karşılaşmak senle revamıydı bana...
Yine saçma sapandı sözlerin
Yine eskisi gibi sudan bahanelerin
Hiç değişmemiştin sanki
Yine bir yaşam kadar güzel gözlerin.

15.07.2001


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:07 AM

KARŞILIKSIZ SEVDALAR

Adının geçmediği hiçbir şiiri yazmaz kalemim
Sensiz hiçbir sokak lambası aydınlatmaz bu şehri
Ve hiçbiri tanımaz beni
Oysa her birinin yalnızlığıdır yalnızlığım
Bir zeytin tanesini bine böler gibi sevdim seni
Uykusunda ölen bir kuş gibi seni içime gömdüm
Bir tanesini bile sana okuyamaya cesaret edemediğim
Sayfalar dolusu kırılgan şiirler yazdım
İyi bak yokum şimdi kırık aynalarda
Sensizlikten de korkmuyorum aslında
Ama ne ben unuturum seni
Ne de sen anlarsın beni
Harcanır gider ömrüm karşılıksız sevdalarda.

20.07.2001
Yeni su


Vedat Akdeniz

GooD aNd EvıL 08-28-2008 11:07 AM

KATİL

Bir kurşun at şimdi,
Tam ortasından
Delip geçsin tüm şiirlerimi
Bir dağı delip geçen tünel gibi.
İçinden trenler geçsin
Simsiyah sevda dumanlarıyla
İçi tıklım tıklım hasret kokan.
Bir kurşun at şimdi
Tam ortasından
Delip geçsin kalbimi
Cesaretin yoksa eğer
En asi yerinden öp beni
Sonra kapa gözlerini
Elimden çeker gibi elini
Çekiver işte tetiği
Beni öldürmüşsün zaten
Şimdi de öldür şiirlerimi
27.03.2005


Vedat Akdeniz


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:14 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.