www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee

www.cakal.net Forumları YabadabaDuuuee (https://www.cakal.net/index.php)
-   Eskiler (Arşiv) (https://www.cakal.net/forumdisplay.php?f=188)
-   -   Vahdet Nafiz Aksu (https://www.cakal.net/showthread.php?t=138905)

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:28 PM

-Şükür
Bir vakitsiz geliş öyküsü anlatılıyordu akşam
Sırf yalancı çıkmasın diye zarif hikâyeci
Şöyle bir uğradı sevgili soframıza
Çakırkeyf sözcükler eşliğinde
Katıldı aramıza

Toprak kokuları aldık
Nurlu sular fışkıran teninden
Mekân bir anda yoklukla doldu
Zaman kurtulmak istiyordu elinden

Zevke dair şiirler mi söylüyordu ne
Sözlerinde en yüce hazlardan izler
Denizler nefesiyle köpürmelerde
Gökler gözler kadar sessizler

Eşsiz nağmeler melekler orkestrasından
Güftekâr diz çökmek üzereyken
Derin bir itaatle sakinin önünde
Bir velveledir ki koptu
Ve ışık hızıyla haberci
Çıka geldi ferman elinde

Kadehler çatlayıp durmada
Dizlerimizden eksilmede derman
Bir uğultu sarmada gök kubbeyi
Yıldızlar telaşla kaçışmada
Ve tan ağarmada

Gönülsüz rüyaların bittiği ana şükür
Şükür çekip gidişine sevgilinin
Geceye şükür…
Sehere şükür…

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Tövbe Bozumu...
Bir ikindi vaktinin boynu bükük hüznü
Elinden tutarak gün görmüş gölgelerin
Akşamı karşılamaya çıktığında
Gözlerinin ışığını çağırmam gerek
Hava kararmaya başladığında

Unutmam gerek ellerinin müşfik sıcaklğını
uyutmam gerek içimdeki alevlerle oynayan cocuğu
Bir yarım gamzeyle idare etmem gerek
Bitirmem gerek bu pusulasız yolculuğu

Gözlerime söz geçirebilsem bir kerecik
Hayallerim reddetmese yalvarışlarımı
Tövbemi bozmasam her nefes alışımda
Bir de uslandırabilsem göz yaşlarımı

Kükremelerle sarsmasa gönlümün dağlarını
Parçalayıp kaçmasa kafesini şu huysuz aslan
Baş mı eğerdim bu hırçın sevdalara
Sen olmasan

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Unuttum Yokluğunu
Çokluğunu fark ettim neden sonra
Unuttum yokluğunu

Dudaklarının titrekliğini ilan ediyordu deniz
Dalgaların havayla her temasında
Bir çılgın öykünün izini buldum
Benim olmadığın her anın inadına
Her salise senin oldum

Çekik gözlerini dikmiş gözlerime
Ufuk kırık dökük anılarla meşgul
Renklerin yeşile karşı hain ittifakında
Parmağı var biliyorum haşin seherin

Ve o aşina seher ilk kez baş kaldırıyor
Sabaha emanet ettiğim umutlarıma
Kezzaplar ekiyor özenli bir ıslarla soluğu
Ama ben hala güveniyorum bulutlarıma

Yoksulluğunu kutsuyorum sevdanın
Elinden tutup gezdiriyorum ayrılığı
Unutmuşluklara, unutulmuşluklara
Şiirler söylemiyorum artık
Umut bağlamıyorum dost ufuklara

Çokluğunu fark ediyorum neden sonra
Unutuyorum yokluğunu

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Üşüme Vakti, Ya da…
Tam da üşüme vaktiydi
Hani yarım baharların
Cana kastı vardır ya
Zaman öyle bir zaman…

Gecenin Tanrı misafirini
Ağırlama telaşına düşmeden
Akşamın gamına beşikler bulmak gerek
Derin uykulardır kederin süs aynası
Gömüp aynalara abus çehreleri
Uyanıklık telaşından kurtulmak gerek

Sevmeyi ertelemek gerek
Kara sevdaya isyan vaktidir seher
Bir tek sehere o yüzden
Bin sabah kurban etsek, değer…

Kaçıran sevgili değil
Yıldızların neşesini
Meğer zifiri karanlıklarla
Ufkun ittifakıymış
Yırtıveren güneşin peçesini

Demli çaylar tükettiğimiz
Kendine özgü şafakların birinde
Düştün hayalimize yine
Teklifsiz, tekellüfsüz
Kıskanılacak bir vakar
Ve sadelik içinde

Devran öyle bir devran…

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Yani Ben
hiç asmadığın bir tablo duvarlarına
tuvaline uğramayan renk cümbüşü...
ve gönlümün ebemkuşağı
öylece sahipsiz asılı
gök yüzüne

yaprağını hiç kıpırdatmayan rüzgar
toprağının yarıklarından
hiç sızmayan yağmur
tarlana hiç ekilmeyen
bereketli tohum

sessizlik orkestralarına
yazılan beste
bir çift kulak bulamayan
öksüz ve yalnız seda
ebedi ve ezeli sükut

bir tek harfe bile hasret anlam
bir sözcüğe bile rastlamamış mana
hiç bir cümlede kullanılmamış virgül
bir gül ki dikensiz, kalkansız

bin bir tabyayla sarılmış
surlarla örülü bir yüreğe
güçsüz ordularla hücum eden
beceriksiz bir kumandan

mengenelerle ahbap bir can
prangalara teslim yürek
milyonlarca zincir,binlerce kürek
ve can çekişmekle meşgul bir heyecan

gözlere geri dönmek isteyen,
kirpiklere asılı iki damla yaş
omuzlar üzerine zorla tutturulmuş
bir baş

işte böyle bir şey hayat
arkadaş!

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Yani Hiç
Bir çiçeğin çiy tanesini kucaklaması gibiydi
Açman kollarını hasretle benden yana
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Sarılmalar doyasıya olmadı hiç

Bir kelebeğin telaşla kaçışması gibiydi
Gelip bahçemizde şöyle bir gözükmen
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Bahçemiz mamur olmadı hiç

Bir arının çiçekle öpüşmesi gibiydi
Dudaklarının yüzümüzle ünsiyeti
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Dudaklarım yorulmadı hiç

Tavus kanatlarını seyretmesi gibiydi
Gözlerimin gözlerinde gezinmesi
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Gözlerim ufuklarla tanışmadı hiç

Dilsizin sağırla konuşması gibiydi
Dilimin sözcüklerle alış verişi
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Senelerdir hatırım sorulmadı hiç

Bir meleğin kanat çırpması gibiydi
Gözlerini kırpıştırarak el sallayışın
Belki de sırf bu yüzden
Bu yüzden evet
Ayrılıklar ölümcül olmadı hiç

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Yani Sabah…
Sel olmayı seven sularla buluştuk
Bulutların öfkesinden çekinmeyerek

Can, sıkıntıyla barışmış, keder bizden biri
Göz dikmişiz neşenin sarp kayalıklarına
Şu cilveli akşamın en hüzünlü deminde
Kapanmışız karanlığın ayaklarına

Can dudağa tutunmuş kalmış
Geceden biraz önce, akşamdan biraz sonra
Ak alnımızda ihlâssız secde kırıntıları
Bir titreyiş kaplamış serin suları

Biri kaşlarını çatmış, nedeni gerçekten meçhul
Makbul bir söz bulamayıştan sekteye uğramış dua

Eller, çoktandır avuç olmayı unuttu gülüm
Parmak uçlarımızla dikenlerin sevdası
Sözü şiir yapmaya yetmez bilmez misin?
Bilmez misin hiç bitmez, ellerin
Avuç olma hülyası

Hangi rakkaseyi bekliyor meydan
Hangi çalgıya nasip bu fersiz soluk
Sarhoşluğumu hoş gör diyor
Uçsuz bucaksız bir deniz
Zifiri karanlıklara oluk oluk
Seherler dökülüyor

GooD aNd EvıL 12-28-2008 01:29 PM

-Yeni Baştan…
Bir nefes bir nefes daha, yeni baştan
Soluksuzluğumda günahın var çünkü
Vebalin var her nefes ölüşümde
Ve bir büyük mucizen
Her nefes dirilişimde

Hayatı yorgun kollarımızla sarıp sarmalama çabası
Ve sonra okşamak umutların kırlaşan saçını
Kâbuslar kurgulamak geleceğe dair
Kederli Ankara akşamlarında…

Bir umut bir umut daha, yeni baştan
Esenlik dileklerine has dualar
Kederlere tebdil hava vermeler
Kurtulma ayinleri, telaştan

Sensizliğin yan etkisi çok anlayacağın
Bensizliğe hiç benzemiyor sensizlik
Sensizlik hepten kimsesizlik

Bir selam bir selam daha, yeni baştan
Çek al gönlümü kalabalıklardan
Sessizliğe buyur et beni, sessizliğe
Ayırt et diğer aşıklardan

Günüm günüme uymuyor doğru
Gelişler gidişler içindeyim
Gezginim muhtelif dünyalar arasında
Nerde olsam ama seninleyim
Kimle olsam sendeyim

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

-Yeşilin Vedası
gecenin tam yarısı
uykuyla ihtilaftayız
belki sehere çok az kalmış
belki bir daha
şafağa ulaşamayız


iğneli fıçı gibi şimdi gözlerin
ve yüreğim usul usul akmada
gözlerine şimdi

ve kapanmak üzreyken göz kapakların
kirpiklerini veda niyetine okşayan
yüreğimdi....


evet şu anda...şimdi
mağrur başım
ey kader hükmüne
saygıyla eğildi

evet şu anda şimdi
bütün kainat mezar
bütün canlılar ölü

her kırmızı gül fidesinde
açıp durmada aralıksız
bir siyah fanilik gülü

eylüle yenik düşmemek için
ağustos sıcaklarında daha
nazlı yeşiller solmayı seçmişti

açıktı gönül kapımız ve o hür bir kuştu
kanat çırpışlarından anladım
biraz yorgun ve sarhoştu
yüreğimi takmak istedim kanatlarına
nazarlık niyetine
çoktaaan uçmuştu

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

-Yine de
sensizlik öfkeli dolular gibi
yağıp durmada şemsiyesiz başıma
karanlık koymuş ağlayışın adını gece...

ninni söylemeyi unutmuş
bir annenin kucağında yıldızlar
uyanık,kederli ve çok uzaaaaaktalar...

pencereler aralasaydı felek yeşilliklere
gözlerini açınca gördüğün gözlerim olsaydı
saçlarını bir kez salsaydın omuzlarıma
omuzlarım taşırdı dünyayı hiç üşenmeden
hele bir de birlikte uyumalara
vakit kalsaydı

umrunda olmak güzel şey yine de
bir şey ifade etmek imkansızlıklarda
yüz binlerce nefes içinde bir tek soluk
bir tek tebessüm milyonlarca kahkaha arasında
bir kısa iç çekiş, sessiz ve nedensiz ağlamalarda…

umrunda olmak güzel şey yine de
gerisi vallahi umrumda değil…

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

-Yoksa Küstün mü Yine
Uykunun yolunu yüzün mü kesti yine
Saçlarında kaybolan gece miydi yoksa?
Ay yüzüne resim yapan dudakların mıydı
Seher vaktine buzlu şerbetler kavuşturan
Ellerin miydi bir solukta

Kaşlarını ufka neden siper yapmadın
Kirpiklerin yağmadı düşman bakışlarına
Ürkmedi gecenin kalleş efkarı, yürüyüşünden
Bir taş atmadı gamzelerin korku kuşlarına

Her gördükçe derdim artmada diyor sevgili
Ayrılıklarla sükun bulmada dalgalarım
Bu yüzden anlamıyor musun, bu yüzden
Ayırılıklara umut bağlamlarım

Gönlümün başını alıp gittiği *******de
Keşke saçlarını salmasaydın rüzgara
Böyle suskunluklara mahkum olmazdım
Umut bağlamazdım karanlıklara

Soğuk yüzlü *******den korkmuyorum artık
Üşümüyorum buz saçaklı zemherilerde
Ellerimi koyuyorum yüreğimin üstüne
Vefa arıyorum kelimelerde

Kadehle aramda derin bir sorun
Şarabı sirkeye çevirmiş felek
Sözün ucunu da iyice kaçırmışım
Şiir söyleyeceğim diyerek

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

-Yüzde yüz Eylül
Şimdi şifalı ellerini
Şöyle alnıma koyup
Yüreğimi yüreğine indirmenin
Tam da zamanı
Çünkü mevsim yüzde yüz güz
Çünkü ay yüzde yüz Eylül…

Çetin bir gün yani, yol yokuş yokuş
Yorgun bir kuş kanatlarına küsmüş
Rüzgâr söylemedi istediği Türküyü diye
Bir yaprak bir dala küsmüş
Tanrıya yalvarmanın tam da zamanı
Zamanı gözlerini çevirip göğe
Ayetet-el kürsi okumanın
Çünkü mevsim yüzde yüz güz
Çünkü ay yüzde yüz Eylül…

Kirpiklerin bir okşuyor
Bir okluyor geceyi
Bulmak imkânsız
Kara gözlerinin izini
Dizini seherin dizlerine
Dayamış felek
Çehresini şafaklara
Çevirmiş
Şimdi “bir al şale bürünmenin” zamanı
Yürümenin zamanı şimdi
Çünkü mevsim yüzde yüz güz
Çünkü ay yüzde yüz Eylül…

Yol upuzun, güvenli ve aşina
İz belirsiz, yön meçhul, işaretler sökülmüş
Yıkılmış oteller, harabe istasyonlar
Dökülmüş ağaçların yüzü kara toprağa
Sularda belli belirsiz titremeler
İnlemeler şükre ve dualara karışmış
Can korkusu yolcularda, eşkıya kaygısı
Saygı duyulmuyor araba markalarına
Beygir gücüne, fren emniyetine… Konfora…
Zora düşmüş ki gönüller sormayın gitsin
Yol boyunca taçsız taşsız gariban mezarları
İhlâssız fatihalara itirazda: biz ölmüş müyüz?
Bir fısıltı, bir dedi kodu, bir başkaldırış kervanda
Kervanbaşı hain miymiş neymiş ve cümle pusulalar arızalı
Can havliyle öksürmeler, abdest tazelemeler taze dualar için
Heyy kaybolan ruhlar şu uçsuz bucaksız gökten
Bir yıldız da siz seçin… Diye bir seda yankılanmada heyyy

Çünkü mevsim yüzde yüz güz
Çünkü ay yüzde yüz Eylül…

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

******.............Sunum
Tam dumanların koynuna girmişti ki tepe
Bir titretme aldı arzın derinliklerini
Bulutlar korkusunu yensin diye boşa bekledik
Boşa yırttık dağın eteklerini

Bir patika yolda zamanın izleri
Gözleri çapaklanmış dev anasının
Boy aynasına ihanet etmiş bir yüz
Kesmiş gamzeleriyle bir kız öz bileklerini

Dileğimi sorma ey tavus kanatlı dilber
Gözlerimi diktiğim gökte hayalin yok senin
Ellerinin çoktan bitti yüzümdeki görevi
Çekti felek perdesini gözlerinin

Önünde el pençe divan durmaktayım
Mahkeme-i kübra mübaşirinin
Hakimin hükmüne kurban
Kurban al renkli sehpalara
Ve ak sabahlara

Ben dumanlı palandöken tepelerinde
Sevdalara ne derin mezarlar kazdım
Kızdım kefen renkli giysilerine sevdanın
Kara kalemlerle ayrılıklara şiirler yazdım

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:07 PM

******.......Bir Kış Günü Tutanağı
Eşkıyanın inmediği bir günü kollayıp
Pazılarımla fethetmek istedim şehri
Gönül ferahlığıyla uzattım ellerimi
Uzaktan kumandalı kelepçelere

Mahpusluk istiyordu canım
Gardiyanla bir ruh alış verişi…
Özbeöz sevgili diyarında
Bir hasret yükselişi

Bıçak uçlarına havale bir kılcal damar
Dikiş tutmayan yaşlı dokular
Nasıl da esir almış ufku hey gidi
O bildik kadim korkular

Güya çıkarmıştık gündemimizden
Kasvet rayihalı gurbet türkülerini
Dudakları susuzluktan çatlamış
Nice can öptü bu gün gözlerimizden

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

El en sevdalı fısıltılara niyetlendiğinde bile
ellerinden tutmak isterim derdi, ellerinden…
gözlerime güvensizlikler musallat derdi
o yüzden beklentim yok gözlerinden…

bir eli böylesine kutsayan bir deli
belki bir daha gelmez dünyaya derdi
hey gidi ellerini öptüğümün güzeli
sözü bile elleriyle söylerdi

her ele el vermek olmaz derdi

konuk ettiğinde yüzünü avuçlarına
sanırdım ki dünya daha bir güvende
elleri uzaklığı seçtiğinde, bilseniz
ne bet kalırdı bende ne beniz

ellerinizi birbirinizin ellerine
ellerini ellerime verdiği gibi verseydiniz
Ölmezdiniz

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Kaçış Zamanın ricat vakti…
Taa seherden başlamıştı kaçış
İşte ışıkların kayboluş saati
Ufukta belli belirsiz bir heyecan

Omzuma bir gölge düştü
Kolun sandım

Yolcu… ihtirasına esir şu an
Bundan …. menzil diye tutturuşu
Feleğin kelepçeler vurduğuna bakmayın
Özgürlük heykeli gibi muhteşem ellerine
İnanmayın pes edişine

Çoktandır ayaklarıma
Bir meçhul yol düştü
Yolun sandım

Yürüyüşüm ondan

Hey gidi avareliğimin coşkulu bestesi
Yani sessizliğe heveslenip ağlayışım
Hey gidi etrafımda fır dönen saki
Uzaklaş dönmesin başım

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Göç Senfonisi Sakındığı köşklerini açtı düşünmeden
Kırk yılda bir gelen konuğuna
Hiç alışamamıştı ama hiç
Geçen zaman içinde
Yokluğuna

Bir şeyler vermek diledi geliş müjdesine
Bir sille yedi ki sorma gelişin ta kendisinden
O yüzden unutkanlıkları kutsadı
Sevdi ihmal edişleri o yüzden

En büyük devlet bildi bir anlık gafleti
Kırkladı göz yaşlarıyla baş koyduğu yastığı
Ne kir kaldı göğün yedi katında
Ne bir zerre leke yerin yedi kat dibinde
Epey günler geçirdi epey
Aşkın sonsuz saltanatında

Bir cılız naralanmaya şiir dedik, izin verdi
Sizin ulaşılmazınızla sehpaya çıktık biz
******* boyu sürüp giden yolculuklarda
Deli gömleklerine hiç yabancı değiliz

Yolcuysak eğer …ve …
Dağarcık taşıyorsak sırtımızda
Başımız dağarcığımız için
Aşımız kaselerinize kurban

Tutun ellerimizden tutun
Çekip gidelim buralardan ….

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

İntikam Çifte benlerle geldi üstümüze
Ne savaşlar verdik aşk meydanında
Soluklanmadan...bir yudum su içmeden...
Ne kerbelalar yaşadık divanında

Sessizliği umut belledik nice an
Suskunluklardan saraylar inşa ettik
Ayrılıklara bir gün bile ağlamadan
Nice vuslatlar tükettik

Çeşmeler başında pusular kurmuştu iblis
Vazgeçtik bir yudum su uğruna orucumuzdan
İki kudretli el gibiydi bir çift narin kanat
Tutup götürdü bizi kolumuzdan

Ah kimler yararlanmadı ki yokluğumuzdan
Yoksulluğumuzdan abideler dikdik
Her nefeste hazineler bulduk
Her solukta eksildik

Bir tutam saçla çıktık bahara
Alemin en şedit zemherisinden
Daha yeşil çalınmadan dağlara
Tattık yeşili gözlerinizden

Bir ikindi vaktine sığdırıp efkarı
*******i azat kıldık kasavetten
Seheri kutsadık bakışlarımızla
İntikamı böyle aldık felekten

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Diyordu ki Diyordu ki ******* ne kadar amansız
Dermansız bakışların sınırsızılığında...
Gözleri kör olmuştu zamanın
Sabaha çıktığında

Diyordu ki soğuk bir kışın kuşluk vaktinde
Dualarımın keser yolunu bin bir sebep
İkindilere hasret türküleri söylerim o yüzden
Dinleyen gölgelerdir sözümü hep
Ve deli fermanlarını alan elimden

Sehpalara çıkarılmış hayallerim yine
Meğer mahkumiyet alan benmişim
Yedi kat göğe kurulan mahkemelerden
Celladı irademle seçmişim
Urganlar örmüşüm kelimelerden

Diyordu ki ölüm ateşli bir dudağın son busesi
Yahut bestesi şımarık bir sessizliğin
Nihayet duymuştu özlediği sesi
Sağır olmadan biraz önce
Vuslattı adı çaresizliğin

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Aşk Adlı Eski Arkadaş Aşk adlı eski bir arkadaş
Sekerek yürüyor önüm sıra
Toplayarak son kırıntılarını
Bitmez sandığımız saltanatın

Kolay yalan söylenen
Mevsimindeyim hayatın

Can sunuluyor kadehlerde
Mola verilen her sofrada
Yolcuların hepsi körkütük sarhoş
Ayık dolaşan bir benim ortada

Her zerresi bin esrara bürünen
Mevsimindeyim hayatın

Her solukta yeni bir kıyamete
Uğrayıp durmada dünyam
Her solukta toplanmada mahşer
Yoklamada herkes tamam....

Kalıntıları toprakla örtülen
Mevsimindeyim hayatın

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Gezi Geçitlere al puşilerden işaretler koyarak
Aşmasına aştık sıradağları
Ama gölgemiz nöbetlerdedir hala
Zirvelerde bir yerde

Buruk bir tad kaldı dimağımızda
Bulutlarla sır dolu sohbetlerden
Seher ışıklarına müjdeler sunan
Gözlerimizden destur alıp
Göçtük sevda yurdundan

Üstatlar öyle buyurdu
Ruhlarımızı iliştirdik çimen tohumlarına

Toprağın hararetli yarıklarından
Nazlı nazlı süzülüp gelen
O ırmağın köprüsüdür gönlümüz

Gelip geçenlerden pay alırız
Aşk birikir mendilimizde
*******imiz madem yıldız fukarasıdır
Bir damla yağ olsak yeridir
Kendi kandilimizde

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Çoktandır.... Çoktandır umudumun yatağı soğuk
Üşümüş ellerine cep bile bulamıyor
Nefesiyle ısıtacak bütün alemi
Nefes alamıyor

Çoktandır içi geçmiş gönlümün...
Gezinip durmada kuşkular ortasında
Bir gelebilse kendine ah bir gelebilse
Alemler dönecek etrafında
Gelemiyor

Çoktandır güzelliklerin üstünde
Tozlu,bulanık perdeler, perdeler
Bir ayna tutulabilse yüzüme bir ayna
Ah bir pay edilebilse hisseler
Edilemiyor

Çoktandır anlayamaz oldum dilinden
Yeni sözcükler mi peyda etti kendine
Bir çevirmen bulunabilse bir çevirmen
Ah bir erişilebilse alfabesine
Erişilemiyor

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Nedendi? Ellerimizden tutup çeke çeke
Götürdüğün gölgelikte
Yüzümüzün ışığını
Rehin verişin nedendi

Yolu menzilimize varmayana
Kokusu burnumuza hepten yabancı...
Rüzgarımızla ıslık çalmayana...
Israrla selamlar gönderişin
Nedendi

Nedendi emanet verişin canı
Can olmayana

Nedendi gözlerimize mil çekişin
İndirişin hışımla perdeleri
Nedendi....

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Umut Bunun Adı Umut bunun adı umut sevgilim
Saçlarının omzuna değişi gibi
Yanağında gamzenin yayılışı
Dilinin türküler söyleyişi gibi

Bakışlarının semada salınışı yani
Yani gözlerinin okyanuslaşması
Ellerinin çiçeklere dokunuşu yani
Pınarın güneşte buharlaşması

Zemheride tenimize değen nefesin
Temmuz sıcağında serinlik yani
Issız dağ başlarında neşeli sesin
Şu sığ denizlerde derinlik yani

Sanki kavuşmanın tılsımlı tadı
Susuz dudaklara zemzem servisi
Hasret alerji yapmış ciğerlere
Soluğun oksijenin ta kendisi

Ve sanki son nefeste iman gibisin
Dudağıma pamukla sürülen su...
Balayı gecesinde bir güveyinin
Gelin kucağında ilk uykusu...

Umut bunun adı umut sevgilim
Unutmaya kurulan sehpa bir nevi
Biliyorsun ben sihirbaz değilim
Seninle bu alem bir sihir evi...

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Bir Güler bir yüz dolaşıyor göğümüzde
Göğsümüzde bir yürek çarpıyor
Göğümüzdeki de bir
Göğsümüzdeki de

Seher yeli nöbet tutmada başımızda
Kapımızda sıralanmış yıldızlar
Başımızdaki de bir
Kapımızdaki de

Katı açılmamış düşler *******imizde
Hecelerimizde yorgun argın yorumlar
*******imizdeki de bir
Hecelerimizdeki de

Ta can evinde bir sevgili ateş
Eş serin rüzgarlara, nemli yellere
Ateşimizdeki de bir
Rüzgarımızdaki de

Yine kurmuş padişah çadırını bahçemize
Soframıza bağdaş kurmuş sarhoşlar yine
Bahçemizdeki de bir
Soframızdaki de

Ateşten kurtaran el erişti elimize
Dilimize kelepçeler misafir oldu
Elimizdeki de bir
Dilimizdeki de

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:08 PM

Bir Unuttum ki Sorma... Bir unuttum ki sözümü
Öyle bir kovdum ki
Yeminleri kapımdan
İşret sofrasında
Arama vefadan zerre
Yararlanma ne olur
Bin türlü zaafımdan

Bir uyuttum ki
Coşkuları sorma
Öyle avuttum ki
Heyecanları
Öyle bir ah ettim ki
Sehere karşı
Titremeler tuttu canları

Şundan bundan
Bahsettim durdum yine
Sohbetimin ucu
Bir türlü gelmedi sana
Methiyeler düzmek
İstiyordum gözlerine
Bir ağırlık çöktü cana

Nüzul indi dilime
Ne harflerde anlam
Ne sözcüklerde sır
Nedenini bulamam

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Gece Ve... Gece çıkageldi elleri bağlı
Karanlığı kovmuş gözlerinden
Azad etmiş ayrılık şarkılarını
Öyle anladım sözlerinden

Işıkla da barışmış bir güzel
Kardeş olmuş güneşle,ayla
Almış koynuna ikisini de
Sırayla

Geldi çattı düşlerin ıstırabı
Yine düğümler atıldı bahtımıza
Göz dikti felek varlı vakitsiz
Tacımıza, tahtımıza

Şefkatini ikram edip duruyor
Hüznünü cevirmiş aşk müjdesine
Şafak işte, işte seher; gün doğuyor
Her can dönüyor kendi kıblesine

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

İhtiyaç Bir nefes bana enfes bir nefes
Gürültüler içinde
Kaybolmayacak
Bir ses bana
Şifalı bir ses

Bir yüz bana, nurlu bir yüz
Ayın şavkıymış gibi
Parlak ve pürüzsüz
Bir çift göz bana
Bakar ufuklara
Ölümsüz...

Bir dil bana tatlı mı tatlı bir dil
Alfabesi sevda yani
Sırların şifresi sanki
Her harfi bir muamma
Anlaşılır gibi değil

Bir can bana canan gibi bir can
Hicran içinde neşe
Hüzün yanında coşku
Her nefeste sarhoşluk
Her an bin heyecan

Bir sevda bana bana bir sevda
Bir yanı sen sevgilim
Bir yanı yokluk
Bir sevda bana bir sevda
Her anı sarhoşluk

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

İkindi Sayıklamaları Hadi anahtarları al gel
Yahut söke dur kilitleri
Hazineler bunaldı kasalarda
Hadi davet et çilingirleri
Göçünü toplasın keder
Tebessümle barışsın hüzün
Bilmem kader buna ne der
Tutar mı elinden gönlümüzün

Bu gece suya yatır kadehleri
İzin ver gitsin sakiye bu gece
Şarabı döküver ayak yoluna
Ab-ı hayat sunsalar bile içme
Suya da küs badeye de
Bu gece kesil memeden
Ağlamaya son ver
Gülmeye de

Suru da çalma bu gece
Sessizliğe egemenlik ver
Çengileri kov bu gece
Raksçıya bir yatak göster
Zöhreyi yatır uykusuna
Bu gece yolu sen göster

Hadi anahtarları al gel
Yahut söke dur kilitleri
Hazineler bunaldı kasalarda
Hadi davet et çilingirleri

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Bir Gece Türküsü Şimdi sözlerini unuttuğum bir Türküde
Boynunu bükmüş bekliyordur adın
Ne zamanki suskunluğu seçti gönül
Esir kaldı zindanlarda muradın

Aşk rüzgarları taramıyor saçlarını
Gözlerin bulutlarla küstü küseli
Ellerinden kelepçe hiç eksik değil
Ayakların bu yollara düştü düşeli

İncinmeyi unuttu gönlümüz çoktan
O yüzden duymadık barış çağrını
Ama hep merak edip durduk
Kime emanet ettin yürek ağrını

Sessizlik unvanını kaptırmadı kimseye
Gece, sarhoş naralarına aldırmadan
Koynundaki karanlığa aşığız biliyor
Soyunup duruyor utanıp sıkılmadan

Seher ellerimizi ısrarla bağlamasaydı
Kırağılar çalan göğsümüzün üstüne
Olmazdı sarılmaların haddi hesabı
Kulak vermezdi kimse gecenin Türküsüne

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Neden Bu gün bana haram ediliş günün
Yahut o günün aynaya aksi
Yedi kat cehennemi göze aldım da geldim
Peşimde yüzlerce yıldız, binlerce galaksi

Yine aldatış ipine sarılmışsın sıkıca
Yüzünü almışsın bu gece bizden geriye
O yüzden bulamadım yolunu, izini
O yüzden kuşatmış iblis alemi gözleriyle

Kader kazaya döndü bir tek gülümsemenle
Ruhuma kanatlar taktı bir meçhul adam
Uyandım uykulardan mahzun sesinle
Ne kaldı isteğim, ne arzum, ne çabam

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Eğer... Soluk almama hünerini öğretti bize
Dudaklarımıza ambargolar koyarak
Karanlıklarla yarıştığımız ******* boyu
Ardımızdan koştu sessizce ağlayarak

Sarhoşluk sırrını açıklasaydım eğer
Öykülerimi kader yapmak isterdiniz
Abı hayat dudağında saklı sakinin
Ama elleriyle sizin derdiniz...

Kış mevsimi kör edecekti bizi
Gözlerin imdadımıza yetişmeseydi
Işığımız, rengimiz senden yadigar
Bir de bahçemize kar düşmeseydi

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Yani O Unutulmuş bir masalda, öyküde
Boynu bükük bir harf gibi durmada
Hüzünle söylenen adsız türküde
Kendini boşluğa salmış bir seda

Belki de zamana verilen esir
Zamandan alınan ödünç belki de
Bir ihtimal ötelerden bir sestir
Gerekçe aramak yersiz belki de

Belki menzil, belki yolun kendisi
Belki sevda, belki aşk, belki nefret
Belki bu alemin tek efendisi
Belki sonsuz vuslat, belki de hasret

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Durum Sevdaya
Bir tanım arayadur sen
Dedikodu meleği ol da...
Söz de senin olsun
Sohbette senin
Sarhoş gibi eğri büğrü
Yürü düz yolda

İster balık gibi takıl ağlara
Dağlara anne de ister a ceylan
Sürsün yeter ki bu devran
Bitmesin seyran

Anlamlara boğulmayı da bırak
Geç derin esrardan
Yüzüne çakılmış mıh gibiyim
Şekilperestim şu an
Sen en yüce günahkar
Ben çarmıh gibiyim

Saltanatlar içinde mağlup
Köşkler içinde fakirim
Bir döşek hasretindeyim hala
Hala bakirim

Anlamdan çok öte
Şekilden üstün
Gönlümde öyle
Bir yere düştün....

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Yine Özlemlerde Karar Kıldık... Bir kurulukta boğulup gittik yine
Yine susuzluğu kutsadık bu akşam
Doldurup içimizi ateşten denizlerle
Dedik indirin gemileri vakit tamam

Su üstünde yürüyüşler yaptı gönlümüz
Göğümüz kızıl bulutlar sundu bize
Deliler gibi seslere boğuldu kulaklarımız
Korsanlar kelepçeler vurdu ellerimize

Deli gömleğimizi yırtışın olmasaydı
Taa uzaklardan göz ucuyla bakıp....
Sular çoktan çekilmiş olacaktı,evet...
Bizi ıssız vadilerde yalnız bırakıp...

Yine özlemlerde karar kıldık yine
Yine vuslattan geçtik bu akşam
Zırhlarımızı teslim ettik ellerine
Ne korku kaldı; ne kaygı, ne gam...

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

O ve Ben Gözlerimi emzirmiş memeleriyle
Onlarca bahar, binlerce seher
O yüzden arşa varır gözümün nuru
O yüzden “ bakışım bir ömre değer “

Kundaklara sarmış ateşli bedenimi
******* boyu özenerek, bezenerek
O yüzden garip saymam kendimi
Gurbetteyim diyerek

Sözler örmüş dilinden dilime
Esrarlı divitlerle yazılar yazmış
Her gece bir ferman vermiş elime
Her seherde bin zafer kazanmış

Canlar üflemiş meğer her nefeste
Her nefes can çekişen canıma
O yüzden kapımdan ayrılmaz ebed
O yüzden ezel yoldaştır hicranıma

Hasret haritaları çizmiş pusulasıyla
Okyanus ötelerinde ülkeler kurmuş
Ne denizler yarmış minnacık asasıyla
Ne tufanlardan kurtulmuş

Ne sevdalar yeşertmiş çorak gönlünde
Ne aşklara tabut yapmış kalbini
Ne sultanlar taç bırakmış önünde
Nice kula köle etmiş kendini

Hey gidi fani sevdalarım benim
Ölümsüzlük şarapları sundunuz bana
Meğer elinizdeymiş kırk kapının anahtarı
Meğer hükmeden sizmişsiniz zamana

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Boşluk Gamıyla okşandım bu gün
Sevinciyle neşelendim
Bir dilek tut dedi sevgili
Sadece gülümsedim

Kuşkusu can tazeledi
İnkarı umudum oldu
Bir ödül arıyordu gözleri
Gözlerimi buldu

Zafer çığlıklarını sevdim
Yenilgisini kutsadım
Umursamazlığını bile
Umursadım

Susmak huyunu öldürdü
Gülmemeyi unuttu bu gün
Dünyayı velveleye veren
Yüreğini uyuttu bu gün

Kadehi kendiydi bu gün
Badesi bizzat sarhoşluk
Öncesini söyledim işte
Sonrası...boşluk....

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:09 PM

Öykü Felek ince dantellerden örmüş zırhımı
Zifiri karanlıklarda nur yüklenmiş gözlerine
Müjdeli haberler bekliyor kapıda düşman
Fermanlar tutuşturulmuş ellerine

Rehineyim has bahçende asırlardır
Güya özgürüm ki hasretim zindanlara
Alemin dünya denen elemli köşesinde
Ağlar dururum halime ağlayanlara

Ceylanımız göklerde koşup durmada
Menzili dağa bile erişmez kurşunumuzun
Hem sevgili işvelerle barışı kutsamada
Terhisini istemede ısrarla ordumuzun

Bunaldım süslü, görkemli oltalardan
Avcının hürmetle ellerinden öperim
Çekilme zamanı gelsin ortalardan
Sessiz sedasız çekilip giderim....

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:10 PM

Şifa Seni bir kez öptüm diye
Halkın malı oldu dudağım
Oksijenden ahaliyi
Nasıl mahrum bırakacağım

Nefesin seherde esti yüzüme
Ab-ı hayat şifresi artık çehremde
Sözümde bin anlam buluyor herkes
Halka tutmuş şiir ehli çevremde

Ölümcül hastalıklar sarmış
Dünyanın dört bir yanını
Ellerini bir kez tutmuşum diye
Ellerime bırakıyor herkes canını

GooD aNd EvıL 12-28-2008 02:10 PM

Ancak Sen.... Bin bir cevheri yoğurup bir tahta teknede
Ancak sen dökebilirdin bu eksantrik kalıba
Seviyorum dar gelen hudutlarımı seviyorum
Seviyorum çılgınca seni ve kendimi galiba

Örtülerin altında solmayı bekliyorsa mehtap
Gecenin bir suçu mu var bu densizlikte
Kendini nasıl gizledin kara örtüler altında
Neden istedin neden varolmayı bensizlikte

Yüzyıllarla bir anı kardeş eden hasrete aferin
Aferin yollarda kayıklar yüzdüren göz yaşına
Bilir misin kimdir galibi bu tantanalı seferin
Kim geçmiş bu akşam mağlup orduların başına?


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 12:07 PM

Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11   Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.